CANLI

Başın Öne Eğilmesin Sayfalarında Siyasetin Gerçek Yüzü — Bekir Coşkun

Başın Öne Eğilmesin - Bekir Coşkun kitap alıntıları ve sözleri

2010 tarihli Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun'un en bilinen eserlerinden biridir. Bilgi Yayınevi baskısıyla 160 sayfadır. Siyaset dünyasından Başın Öne Eğilmesin'den seçilen bu sözler, okur beğenisiyle sıralandı.

Yazar:Bekir Coşkun
İlk Yayın:2010
Yayınevi:Bilgi Yayınevi
Sayfa Sayısı:160
Dil:Türkçe
ISBN:9789752203679
Okuma Süresi:4 sa. 32 dk.
Türler:Araştırma-İnceleme, Siyaset-Politika

Başın Öne Eğilmesin'den En Beğenilen Alıntılar

"Git ulan, zaten canım yanmış, asabım bozuk..."

📖 Sayfa 116 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun

Yabancı dil bilmeyen, imam-hatip eğitimi almış ama üçüncü küme takımlarında futbol da oynamış Tayyip Erdoğan, imamlığın hitabetini, futbolculuğun kıvraklığını çok iyi kullanıyordu.

En çok işine yarayan futbolcu karakteriydi. Dirsek vuruyor, tekme atıyor -hakem görmesin yeter- kural tanımıyor, şov yapıyor, arada bir kendini yere atp sakatlanma numarası çekiyor, mağduru oynuyor ama sahaya sedye yetiştirilirken kalkıp koşuyor, tribunleri coșturuyordu.

📖 Sayfa 37 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun

Referandum sonrası yayımlanan haritalarda kıyılar
yine kırmızıydı. Bu yüzden dinci iktidar kıyılara kızıyordu. İzmir'e "Gâvur İzmir" demelerinin nedeni de buydu. Bu ramazan fark ettim, oruç tutanların sayısı az. Camilerde öyle kalabalık cemaatler yok. İşyerlerine ayetler de asmışlar.

Ama güvenlik istatistiklerine göre; hırsızlık, adam öldürmek, mal ve cana tecavüz, sahtekârlık, dolandırıcılık gibi dehşet verici ve yüz kızartıcı suçlar öbür bölgelere göre çok az.

📖 Sayfa 64 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun

Hep söylüyordum; yanıyordu orman..
Bu dönem medyanın başına gelen hiçbir dönemde gelmemişti. Darbe günlerinde, askeri ara rejimin her türlüsünde, hatta Abdülhamit zamanında bile gazeteler daha kimlikli ve onurluydu..

📖 Sayfa 127 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun

Dün gece kıyıda oturup yıldızları saydım.
Ne çok eksik çıktı.
Hatırladım gülüm.
Efkârlandığım bir gece
Çoğunu kül tablasında söndürmüştüm.

📖 Sayfa 60 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun

''Bin erkek dostum olacağına, bir kadın dostum olsun."

📖 Sayfa 56 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun

Biz bir arada önemliydik...
Kendimiz için değil, ülkemiz için, çocuklarımız için...

📖 Sayfa 89 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun

Ortaçağ kalıntısı, ilkel, çağdışı, bir Arap yarımadası topluluğu düzeyine sürüklenmesin vatanımız...
Cemaatlerin-tarikatların devleti ele geçirdiği, türbanın simge olduğu, badem bıyığın referans sayıldığı bir geri toplumun utancını çocuklarımız yaşamasın...
Mustafa Kemal'in Cumhuriyeti için "Erken yıkıldı" denmesin...

📖 Sayfa 158 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun

Tüm bu olanları görmezlikten gelmek, susmak ve katlanmak ise bana göre Türkiye'ye ihanetti.
Ve en çok çocuklara...

📖 Sayfa 85 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun

Dinci iktidar ile Fethullah Gülen tarikatı el ele; tüm bürokrasiyi, üniversiteleri, tüm Cumhuriyet kurumlarını, sermayeyi, sivil toplum örgütlerini, medyayı ele geçirip sindirdikten sonra sıra askerlere gelmişti...
Akıl almaz şeyler oluyordu...

📖 Sayfa 74 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun

Hani derler ya; nehirler geri akmıyor...

📖 Sayfa 157 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun

Cami avlusunda her gün baş gösteriyor, işine ara verip namaz kılıyor, durmadan umreye hacca gidiyor, badem bıyıkları ve kılık kıyafeti ile "Ben Müslümanım." diyor.
Dinci gözükmeyenlere kızıyor.
Din, iman sözcükleri dilinden düşmüyor
Ama sahtekâr
Başka insanlara saygısız
Ikiyüzlü ve bedavacı...

📖 Sayfa 64 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun

Dün gece kıyıda oturup yıldızları saydım.
Ne çok eksik çıktı.
Hatırladım gülüm.
Efkarlandığım bir gece
Çoğunu kül tablasında söndürmüştüm .

Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun

Yetişkinler olarak bizim yaşamlarımız, gelişmemiş bir ülkenin gelişmemiş ya­şamları olarak heder oldu gitti belki...
Ama çocuklar? ..
Onlar yanmasın ...
Mutsuz bir toplumun endişe korku yokluk yoksul­luk içinde yaşayan bireyleri olmasınlar ...
Ortaçağ kalıntısı, ilkel, çağdışı, bir Arap yarıma­dası topluluğu düzeyine sürüklenmesin vatanımız ...
Cemaatlerin tarikatların devleti ele geçirdiği, türbanın simge olduğu, badem bıyığın referans sayıldığı bir geri toplumun utancını çocuklarımız yaşamasın

Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun

Kadınların her zaman yüce, anaç, koruyucu yürekleri vardı. Erkekler, çocukluklarında savaş tekniklerini tahta oyuncaklarla öğrenirken, aslında kendilerini her türlü hileye, sahtekârlığa, ezmeye ve yok etmeye göre de eğitiyorlardı. Kızlar oyuncak bebeklerini sevip – korumayı öğrenirken…
İyi ki yıllardır “Bin erkek dostum olacağına, bir kadın dostum olsun” deyip durmuştum.

📖 Sayfa 39 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun

En büyük iki medya kuruluşundan birisi olan Sabah Grubu'na önce el konuldu, sonra grubun gazeteleri ve televizyonları Başbakan'ın damadının yönettiği şirkete satıldı.

Damadın şirketine gazete-televizyon alacak 700 milyon doları ise iki kamu bankası verdi. Yani milletin parası ile damada gazete-televizyon alınmıştı.

📖 Sayfa 39 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun

Güzel günler çabuk gelip geçiyormuş...

📖 Sayfa 18 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun

Gece Kanal D televizyonunda Uğur Dündar'ın yaptığı o tarihi programda, kendi yakınlarına sağlanan çıkarları, ailesine sağlanan olanakları, bir anda zenginleşmelerini, oğlunun askerlik bile yapmayışını, kısacası bin bir türlü soru işaretini bir yana bırakarak benim yazıma kızmış, hiddetlenip bana "Cumhurbaşkanı'nı beğenmemiş. Neyi beğenmiyorsun?.. Beğenmiyorsan çek git!" demişti.

📖 Sayfa 26 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun

Medyanın siyasi iktidara biat ettiği, toplumunu kandırdığı, olup-bitenleri milletinden gizlediği yerde ne özgürlük, ne insan hakları, ne demokrasi, ne hukuk olur.
Ve gazete yazarı bu büyük suçun kaçınılmaz parçasıdır.

📖 Sayfa 7 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun

Tayyip Erdoğan ayrıca dindar geçinen ama avantacı, belesçi, okumaz, anlamaz, görmez, kafası çalışmaz, sormaz, sorgulamaz, biat etmeyi ve "şükür" demeyi tek yol bilen insanları da katmıştı arkasına, bu da imam yönüydü...
Kimdi o kitle?..
Ben onlara "göbeğini kaşıyan adam" diyordum...

📖 Sayfa 37 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun

2007 yazının ilk günlerinde biz Cunda'ya gittik. Hürriyet o sırada Yılmaz Özdil ile anlaştı ve birinci sayfada gazete yeni yazarını anonslarla okurlarına duyurmaya başladı. Yılmaz Özdil de benim gibi siyasi-mizah yazıları yazdığı için o gün Emin beni İzmir'den aradı, "Seni yedeklediler" dedi:
"Nasıl yani?.."
"Seni yedeklediler, yakında kovulursan hiç şaşırma...
"Yok canım..."
"Bu işler böyle olur... Önce adamın yerine koyacakları birisini bulurlar, sonra da basarlar tekmeyi..."
"Niye kovsunlar ki?.."
"Gör bak..."
Ertesi gün Emin kovuldu...

📖 Sayfa 19 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun

Demek ki güzel günleri hak etmedik...

📖 Sayfa 53 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun

AKP; laik Cumhuriyet'le ve Atatürk devrimleriyle hesaplaşması olan, din merkezli bir partidir.

📖 Sayfa 24 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun

Böyle bir milletindi bu ülke ...
Bir cennet vatanın üzerinde yoksulluğunu-geri kal­mışlığını sorgulamadan her zaman "Evet" diyen insanlar,
bu kez akan kan üzerinde oynanan oyunlara da tepki­sizdi...

Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun

Haksızlık altında adalet, tahammülsüzlük altında demokrasi, tahakküm altında özgürlük hikâye!

📖 Sayfa 132 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun

Ayrıca Abdullah Gül'ün kendisi İslami kesimin teorisyeniydi bir bakıma. Milletvekili olmadan önce yaptığı bir konuşma internette dolaşmaya başlamıştı bile. Orada "Nedir bu dağa taşa 'Ne mutlu Türküm' diye yazıyorlar.. Laiklik ise bize uygun bir şey değildir.." gibi laflar ediyordu, kendisi ise bunları yalanlamıyordu.

📖 Sayfa 24 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun

Mekanınız cennet olsun Hocam

Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun

Medyanın siyasi iktidara biat ettiği, toplumunu
kandırdığı, olup bitenleri milletinden gizlediği yerde ne özgürlük, ne insan hakları, ne demokrasi, ne hukuk olur. Ve gazete yazarı bu büyük suçun kaçınılmaz parçasıdır.
Ve bir gün herkes gibi gazetecinin de başına bir şey gelebilir. O zaman suçlu tanık, aynı zamanda mağdurdur da.

📖 Sayfa 7 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun

Aldırmamayı deniyordum...
“Aldırma Gönül” şarkısını çok severim ben.
O şarkı Andree ile evlenmeden önce zor günlerimizin şarkısıydı.Tıpkı şarkının şairi Sabahattin Ali gibi kendimizi güzel bir kıyıda ama hapishanede hissettiğimiz zaman kanunum ile çalardım “Aldırma Gönül”ü...

📖 Sayfa 99 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun

"Bir gün eğer benim gitmemi isterseniz, söyleyin, ben giderim. Bunu açık açık söylemeniz yeterli, ortaya dökmek. Şimdiye kadar gitmem gerektiğini anladığımda hep ben gittim. Ama sakın "kovulmak" gibi bir ağır yükü sırtıma çalmayın, taşıyamam."

Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun

Referandum sonrası yayımlanan haritalarda kıyılar yine kırmızıydı.
Bu yüzden dinci iktidar kıyılara kızıyordu. İzmir’e “Gâvur İzmir” demelerinin nedeni de buydu. Bu ramazan fark ettim, oruç tutanların sayısı az… Camilerde öyle kalabalık cemaatler yok… İşyerlerine ayetler de asmamışlar…

Ama güvenlik istatistiklerine göre; hırsızlık, adam öldürmek, mal ve cana tecavüz, sahtekârlık, dolandırıcılık gibi dehşet verici ve yüz kızartıcı suçlar öbür bölgelere göre çok az.

Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun

O arada Türkiye'nin, hatta Avrupa'nın en çok satan mizah dergisi Leman'a kapak olmuştuk, bizim Postal ile ben. Çizimde Postal kucağımda bir köşesine sinmişim sanki sayfanın. Kapağın sağ üst köşesinde ise kocaman bir ayak bize tekme atıyordu. Ayak takunyalıydı ve tabanında "Gücü Özgürlüğünde yazılıydı.

📖 Sayfa 135 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun

"Emin'i kovan Hürriyet, neden benim iktidarla kavgamda destek oluyor?" sorusunun yanıtı ise çok basitti. Çünkü Emin'in ayrılması ile gazete 70 bin gibi önemli bir tiraj kaybına uğramıştı, bunu toparlamaya çalışıyordu yönetim.

📖 Sayfa 34 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun

2002'de iktidara geldiler...
Arkalarına duygusal-cahil köylü toplum çoğunluğunu alarak devleti yavaş yavaş ele geçiriyorlar...

📖 Sayfa 10 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun

"Şu çocukların güzelliğine bak. Bunların dünyanın en mutlu gençleri olması lazım. Çünkü dünyanın en bereketli, en cennet topraklarında doğdular. Anneler-babalar onların üzerine titreyerek büyüttüler. Oysa hiçbirisi yarınlarından emin değiller; konuşunca anlıyor insan, içlerinde korkular var. Anadolu'nun aptallığının faturasını bu çocuklar ödüyorlar, doğacak çocuklar da ödeyecekler...''

📖 Sayfa 97 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun

İşinizi iyi yaparsanız, bir gün kovulma onuruna siz de ulaşırsınız.

📖 Sayfa 119 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun

Büyük suçlar küçük kitaplara sığmıyor çünkü...

📖 Sayfa 8 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun

Böyle mi esecekti bu rüzgâr

Bütün kuşlar vefasız

Mevsim artık sonbahar...

📖 Sayfa 148 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun

Büyük suçlar küçük kitaplara sığmıyor.

📖 Sayfa 8 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun

"Dertlerin kalkınca şaha
Bir sitem yolla Allaha
Görecek günler var daha
Aldırma gönül aldırma...

Dışarda deli dalgalar
Gelir duvarları yalar
Seni bu dertler oyalar
Aldırma gönül aldırma..."

📖 Sayfa 99 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun

Emin'i kovmuşlardı; çünkü çoktandır AKP iktidarı onun yazılarından rahatsız oluyor, Aydın Doğan'ı sıkıştırıyor, Aydın Doğan da Ertuğrul Özkök'ü Ankara'ya göndererek Emin'in yazı tarzını değiştirmesini istiyor ama Emin bildiğini okuyordu.

📖 Sayfa 20 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun

Gerçekten olup bitenlere, gazeteci yazarların yazılarının 'sansür' edilmesine, yöneticilerin 'bunu yazma bir başka konuyu yaz' ricasına tepkim şu benim:

'İster sağcı, ister solcu, ister orta yolcu, ister tarikatçı, ne olursak olalım, bu gidişe karşı çıkmazsak, bizler bir ormanın içinde ağaçlarız, orman yanmaya başladı ve bir gün hepimiz birden yanarız. Çünkü iktidarlar gelip geçicidir.

(...)

📖 Sayfa 135 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun

Bu Cunda Bodrum ya da Marmaris’e benzemiyor. Burası eğlence yeri değil, daha çok dinlenmek isteyenlerin geldiği bir yer. Durmadan her yerin adını değiştiren Türk milleti bu adanın adını da “Ali Bey” olarak değiştirmiş. Belki de “Cunda”yı Rumca sandılar. Oysa “cunda” Osmanlı donanmasında gemi direklerinin en uç kısmıdır.

Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun

Terasın merdivenlerine yine oturduk...

Andree;

"Hatırlıyor musun, sokakta rastladığımız adam Pako'yu tanımış, seni tanımamıştı?" dedi.

Tabii ki hatırlıyordum...

Diz çöküp Pakoyu okşadıktan sonra bize dönüş şöyle demişti yaşlı adam:

"Bu Pako ise, demek ki sen de Bekir Coşkun'sun..."

📖 Sayfa 60 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun

Cumhuriyet gazetesinin yayın kurulu beni orada yazı yazmaya davet etmişti. Kovulduğum gün Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Erinç, Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Yıldız, Hikmet Çetinkaya, Akın Atalay, Şükran Soner, Ali Sirmen beni tek tek arayarak "Seni bekliyoruz" demişlerdi.

Her bir telefonda burnumu çeke çeke odalara kapanıyordum...

Yıllardır okuyucusu olduğum Hikmet Çetinkaya ertesi gün NTV'ye çıkarak "Bekir'in yeri Cumhuriyet'tir. Biz yetkili kurullarımızda onu davet etme kararı aldık. O ancak Cumhuriyet'te istediği gibi özgürce yazı yazabilir" demişti.

📖 Sayfa 150 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun

Düşünüyordum kimi zaman:

Ben, toplumun önünde herhangi birisi için "Kovdum" diyemem, kimseye bunu yapamam ve asla kıyamam...

Kaç kez ama kaç kez gazete yönetimindeki herkese söylemiştim:

"Bir gün eğer benim gitmemi isterseniz, söyleyin, ben giderim... Bunu açık açık söylemeniz yeterli, ortaya dökmem... Şimdiye kadar gitmem gerektiğini anladığımda hep ben gittim... Ama sakın 'kovulmak' gibi bir ağır yükü sırtıma çalmayın, taşıyamam..."

📖 Sayfa 123 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun

"Ben başka hiçbir ülkeyi sevmedim.

Bu yurdun taşını, toprağını, sulaklarını, denizle-rini, ırmaklarını, yaylalarını, kedilerini, kirpile-rini sevdim, tanıksınız.

Bir dal kesildiğinde yanarım...

Ama orman alanını kaçak ev yapan, bana 'Bu ülkeden çek git' diyor.

Bir yeşil alan yok edildiğinde çığlık attım, canım yandı, ormandaki bir vaşak öldürüldüğünde oturup ağladım.

Ama ormanları '2-B arazisi' diye satmak isteyen Başbakan bana ve benim gibi düşünenlere 'Çekin gidin' diyebiliyor.

📖 Sayfa 27 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun

Çünkü neredeyse tüm basında muhalefet yazısı yazan sadece iki-üç kişi kalmıştık. Yani altı yüz yazar vardı, altı yüzde iki-üç... Geri kalanların tümü ya iktidara yalakalık yapıyor, Başbakan'ı mutlu edecek yazılar yazıyorlardı ya da ülkede tüm olup-bitenleri görmezlikten geliyorlardı.

O günlerde kadroları için direniş yapan Tekel işçilerinin polis tarafından coplana coplana Kızılay'daki süs havuzuna doldurulmaları, o soğukta suya bastırılmaları bile rahatsız etmiyordu çoğu yazarı. Hatta dayak yiyip ıslanan işçileri suçlu gören bile vardı...

📖 Sayfa 89 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun

Kadınların her zaman yüce, anaç, koruyucu yürekleri vardı.
Erkeler, çocukluklarında savaş tekniklerini tahta oyuncaklarla öğrenirken, aslında kendilerini her türlü hileye, sahtekârlığa, ezmeye ve yok etmeye göre de eğitiyorlardı.
Kızlar oyuncak bebeklerini sevip-korumayı öğrenirken…
İyi ki yıllardır “Bin erkek dostum olacağına bir kadın dostum olsun” demiş durmuştum.

Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun

Ağızdaki dişi çekseniz, vicdanda diş bilenir.

Haksızlık altında adalet, tahammülsüzlük altında demokrasi, tahakküm altında özgürlük hikâye!

📖 Sayfa 132 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun

Okullar kapanınca insanlar çocuklarına birer kedi, daha çok da birer yavru köpek alıyorlar. Yazlıklara getirilen bebek hayvanlar o yaz çocukların eğlencesi oluyor. O evlere, o insanlara, o çocuklara alışıyorlar, onları deli gibi seviyorlar. Sonra bir gün tatil bitip de kepenkler kapatıldığında, yazlıkçılar kedileri-köpekleri tek başlarına, sokakta bırakarak gidiyorlar.

Bu insanoğlunun ahlaki kimliğidir; ihanet...

Belki de iyi insan olamamanın sonucu...

📖 Sayfa 112 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun

Ağızdaki dişi çekseniz, vicdanda diş bilenir.

📖 Sayfa 132 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun

"Bir defa sen kötü bir şarap içiyorsun"

📖 Sayfa 44 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun

Din onlara en çok toplumu kandırmak için gerekliydi.

📖 Sayfa 35 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun

Ya, kahve?

Bambaşkadır.

Şartlar değiştiğinde, şartların dayatmasına uyacağına, şartları değiştirir.

Ortama lezzet katar.

...

Türk kahvesidir Bekir Coşkun.

...

Sabah güne başlarken, ya da, akşam günün yorgunluğunu atarken yudumlamanız ondan.

Hazmetmenizi sağlar memleketi.

Zihin açar.

...

Onsuz basın, püreleşmiş patatesler, kalbi taşlaşmış yumurtalar, telvesi donmuş boş fincanlardan ibarettir.

...

Ve siz hâlâ diyorsunuz ki:

'Köşesini almışlar elinden...

📖 Sayfa 129 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun

Türkiye değişiyordu...

Ben kendimi bir yol açma çalışmasında, hafriyat makinelerinin önünde sadece bir çakıl taşı gibi görüyordum...

Ya da yanan ormanda sadece bir çam kozalağı...

📖 Sayfa 139 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun

Gazete yazarının yazısının yayımlandığı yer her zaman yazının algılanmasını etkiler.

Hani aynı çayı su bardağında içmek gibi... Aynı şarkıyı akşam şarap içerken dinlemekle, ayakkabı boyatırken dinlemek arasındaki fark gibi...

Yine geceler cehenneme dönmüştü.

📖 Sayfa 87 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun

“Cunda’nın üç şeyi meşhur” diyorlar:
“Delisi, yeli, kedisi…”
Havası nemsiz ve bol oksijenli olduğu için burada iki imparatorluk da akıl hastaneleri kurmuş. Yeli esiyor, kediler sokakta, delileri ise belki tımarhanelerden kaçanlardan geri kalanlardır.

Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun

Aynı anda PKK'nın İmralı'daki başı Abdullah Öcalan ile pazarlık yapılıyor, onun bir yol haritası verdiğinden söz ediliyor, iktidar PKK ile anlaşabiliyor, hatta sınırdan giren teröristler törenle karşılanıyor; ama Türk Ordusu'nun terörle mücadele etmiş şerefli subayları aşağılanıp yerden yere vuruluyordu.

Niçin?..

📖 Sayfa 144 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun

Sıkça Sorulan Sorular

Başın Öne Eğilmesin kimin eseridir?

Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2010'da yayımlanmıştır.

Başın Öne Eğilmesin kaç sayfadır?

Başın Öne Eğilmesin, 160 sayfadır (Bilgi Yayınevi baskısı).

Başın Öne Eğilmesin'in en ünlü sözü nedir?

“"Git ulan, zaten canım yanmış, asabım bozuk..."”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Başın Öne Eğilmesin — Bekir Coşkun. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4