
2010 tarihli Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun'un en bilinen eserlerinden biridir. Bilgi Yayınevi baskısıyla 160 sayfadır. Siyaset dünyasından Başın Öne Eğilmesin'den seçilen bu sözler, okur beğenisiyle sıralandı.
Başın Öne Eğilmesin'den En Beğenilen Alıntılar
"Git ulan, zaten canım yanmış, asabım bozuk..."
📖 Sayfa 116 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun
Yabancı dil bilmeyen, imam-hatip eğitimi almış ama üçüncü küme takımlarında futbol da oynamış Tayyip Erdoğan, imamlığın hitabetini, futbolculuğun kıvraklığını çok iyi kullanıyordu.
📖 Sayfa 37 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun
En çok işine yarayan futbolcu karakteriydi. Dirsek vuruyor, tekme atıyor -hakem görmesin yeter- kural tanımıyor, şov yapıyor, arada bir kendini yere atp sakatlanma numarası çekiyor, mağduru oynuyor ama sahaya sedye yetiştirilirken kalkıp koşuyor, tribunleri coșturuyordu.
Referandum sonrası yayımlanan haritalarda kıyılar
📖 Sayfa 64 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun
yine kırmızıydı. Bu yüzden dinci iktidar kıyılara kızıyordu. İzmir'e "Gâvur İzmir" demelerinin nedeni de buydu. Bu ramazan fark ettim, oruç tutanların sayısı az. Camilerde öyle kalabalık cemaatler yok. İşyerlerine ayetler de asmışlar.
Ama güvenlik istatistiklerine göre; hırsızlık, adam öldürmek, mal ve cana tecavüz, sahtekârlık, dolandırıcılık gibi dehşet verici ve yüz kızartıcı suçlar öbür bölgelere göre çok az.
Hep söylüyordum; yanıyordu orman..
📖 Sayfa 127 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun
Bu dönem medyanın başına gelen hiçbir dönemde gelmemişti. Darbe günlerinde, askeri ara rejimin her türlüsünde, hatta Abdülhamit zamanında bile gazeteler daha kimlikli ve onurluydu..
Dün gece kıyıda oturup yıldızları saydım.
📖 Sayfa 60 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun
Ne çok eksik çıktı.
Hatırladım gülüm.
Efkârlandığım bir gece
Çoğunu kül tablasında söndürmüştüm.
''Bin erkek dostum olacağına, bir kadın dostum olsun."
📖 Sayfa 56 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun
Biz bir arada önemliydik...
📖 Sayfa 89 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun
Kendimiz için değil, ülkemiz için, çocuklarımız için...
Ortaçağ kalıntısı, ilkel, çağdışı, bir Arap yarımadası topluluğu düzeyine sürüklenmesin vatanımız...
📖 Sayfa 158 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun
Cemaatlerin-tarikatların devleti ele geçirdiği, türbanın simge olduğu, badem bıyığın referans sayıldığı bir geri toplumun utancını çocuklarımız yaşamasın...
Mustafa Kemal'in Cumhuriyeti için "Erken yıkıldı" denmesin...
Tüm bu olanları görmezlikten gelmek, susmak ve katlanmak ise bana göre Türkiye'ye ihanetti.
📖 Sayfa 85 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun
Ve en çok çocuklara...
Dinci iktidar ile Fethullah Gülen tarikatı el ele; tüm bürokrasiyi, üniversiteleri, tüm Cumhuriyet kurumlarını, sermayeyi, sivil toplum örgütlerini, medyayı ele geçirip sindirdikten sonra sıra askerlere gelmişti...
📖 Sayfa 74 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun
Akıl almaz şeyler oluyordu...
Hani derler ya; nehirler geri akmıyor...
📖 Sayfa 157 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun
Cami avlusunda her gün baş gösteriyor, işine ara verip namaz kılıyor, durmadan umreye hacca gidiyor, badem bıyıkları ve kılık kıyafeti ile "Ben Müslümanım." diyor.
📖 Sayfa 64 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun
Dinci gözükmeyenlere kızıyor.
Din, iman sözcükleri dilinden düşmüyor
Ama sahtekâr
Başka insanlara saygısız
Ikiyüzlü ve bedavacı...
Dün gece kıyıda oturup yıldızları saydım.
Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun
Ne çok eksik çıktı.
Hatırladım gülüm.
Efkarlandığım bir gece
Çoğunu kül tablasında söndürmüştüm .
Yetişkinler olarak bizim yaşamlarımız, gelişmemiş bir ülkenin gelişmemiş yaşamları olarak heder oldu gitti belki...
Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun
Ama çocuklar? ..
Onlar yanmasın ...
Mutsuz bir toplumun endişe korku yokluk yoksulluk içinde yaşayan bireyleri olmasınlar ...
Ortaçağ kalıntısı, ilkel, çağdışı, bir Arap yarımadası topluluğu düzeyine sürüklenmesin vatanımız ...
Cemaatlerin tarikatların devleti ele geçirdiği, türbanın simge olduğu, badem bıyığın referans sayıldığı bir geri toplumun utancını çocuklarımız yaşamasın
Kadınların her zaman yüce, anaç, koruyucu yürekleri vardı. Erkekler, çocukluklarında savaş tekniklerini tahta oyuncaklarla öğrenirken, aslında kendilerini her türlü hileye, sahtekârlığa, ezmeye ve yok etmeye göre de eğitiyorlardı. Kızlar oyuncak bebeklerini sevip – korumayı öğrenirken…
📖 Sayfa 39 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun
İyi ki yıllardır “Bin erkek dostum olacağına, bir kadın dostum olsun” deyip durmuştum.

En büyük iki medya kuruluşundan birisi olan Sabah Grubu'na önce el konuldu, sonra grubun gazeteleri ve televizyonları Başbakan'ın damadının yönettiği şirkete satıldı.
📖 Sayfa 39 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun
Damadın şirketine gazete-televizyon alacak 700 milyon doları ise iki kamu bankası verdi. Yani milletin parası ile damada gazete-televizyon alınmıştı.
Güzel günler çabuk gelip geçiyormuş...
📖 Sayfa 18 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun
Gece Kanal D televizyonunda Uğur Dündar'ın yaptığı o tarihi programda, kendi yakınlarına sağlanan çıkarları, ailesine sağlanan olanakları, bir anda zenginleşmelerini, oğlunun askerlik bile yapmayışını, kısacası bin bir türlü soru işaretini bir yana bırakarak benim yazıma kızmış, hiddetlenip bana "Cumhurbaşkanı'nı beğenmemiş. Neyi beğenmiyorsun?.. Beğenmiyorsan çek git!" demişti.
📖 Sayfa 26 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun
Medyanın siyasi iktidara biat ettiği, toplumunu kandırdığı, olup-bitenleri milletinden gizlediği yerde ne özgürlük, ne insan hakları, ne demokrasi, ne hukuk olur.
📖 Sayfa 7 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun
Ve gazete yazarı bu büyük suçun kaçınılmaz parçasıdır.
Tayyip Erdoğan ayrıca dindar geçinen ama avantacı, belesçi, okumaz, anlamaz, görmez, kafası çalışmaz, sormaz, sorgulamaz, biat etmeyi ve "şükür" demeyi tek yol bilen insanları da katmıştı arkasına, bu da imam yönüydü...
📖 Sayfa 37 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun
Kimdi o kitle?..
Ben onlara "göbeğini kaşıyan adam" diyordum...
2007 yazının ilk günlerinde biz Cunda'ya gittik. Hürriyet o sırada Yılmaz Özdil ile anlaştı ve birinci sayfada gazete yeni yazarını anonslarla okurlarına duyurmaya başladı. Yılmaz Özdil de benim gibi siyasi-mizah yazıları yazdığı için o gün Emin beni İzmir'den aradı, "Seni yedeklediler" dedi:
📖 Sayfa 19 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun
"Nasıl yani?.."
"Seni yedeklediler, yakında kovulursan hiç şaşırma...
"Yok canım..."
"Bu işler böyle olur... Önce adamın yerine koyacakları birisini bulurlar, sonra da basarlar tekmeyi..."
"Niye kovsunlar ki?.."
"Gör bak..."
Ertesi gün Emin kovuldu...
Demek ki güzel günleri hak etmedik...
📖 Sayfa 53 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun
AKP; laik Cumhuriyet'le ve Atatürk devrimleriyle hesaplaşması olan, din merkezli bir partidir.
📖 Sayfa 24 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun
Böyle bir milletindi bu ülke ...
Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun
Bir cennet vatanın üzerinde yoksulluğunu-geri kalmışlığını sorgulamadan her zaman "Evet" diyen insanlar,
bu kez akan kan üzerinde oynanan oyunlara da tepkisizdi...
Haksızlık altında adalet, tahammülsüzlük altında demokrasi, tahakküm altında özgürlük hikâye!
📖 Sayfa 132 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun
Ayrıca Abdullah Gül'ün kendisi İslami kesimin teorisyeniydi bir bakıma. Milletvekili olmadan önce yaptığı bir konuşma internette dolaşmaya başlamıştı bile. Orada "Nedir bu dağa taşa 'Ne mutlu Türküm' diye yazıyorlar.. Laiklik ise bize uygun bir şey değildir.." gibi laflar ediyordu, kendisi ise bunları yalanlamıyordu.
📖 Sayfa 24 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun
Mekanınız cennet olsun Hocam
Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun
Medyanın siyasi iktidara biat ettiği, toplumunu
📖 Sayfa 7 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun
kandırdığı, olup bitenleri milletinden gizlediği yerde ne özgürlük, ne insan hakları, ne demokrasi, ne hukuk olur. Ve gazete yazarı bu büyük suçun kaçınılmaz parçasıdır.
Ve bir gün herkes gibi gazetecinin de başına bir şey gelebilir. O zaman suçlu tanık, aynı zamanda mağdurdur da.
Aldırmamayı deniyordum...
📖 Sayfa 99 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun
“Aldırma Gönül” şarkısını çok severim ben.
O şarkı Andree ile evlenmeden önce zor günlerimizin şarkısıydı.Tıpkı şarkının şairi Sabahattin Ali gibi kendimizi güzel bir kıyıda ama hapishanede hissettiğimiz zaman kanunum ile çalardım “Aldırma Gönül”ü...
"Bir gün eğer benim gitmemi isterseniz, söyleyin, ben giderim. Bunu açık açık söylemeniz yeterli, ortaya dökmek. Şimdiye kadar gitmem gerektiğini anladığımda hep ben gittim. Ama sakın "kovulmak" gibi bir ağır yükü sırtıma çalmayın, taşıyamam."
Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun

Referandum sonrası yayımlanan haritalarda kıyılar yine kırmızıydı.
Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun
Bu yüzden dinci iktidar kıyılara kızıyordu. İzmir’e “Gâvur İzmir” demelerinin nedeni de buydu. Bu ramazan fark ettim, oruç tutanların sayısı az… Camilerde öyle kalabalık cemaatler yok… İşyerlerine ayetler de asmamışlar…
Ama güvenlik istatistiklerine göre; hırsızlık, adam öldürmek, mal ve cana tecavüz, sahtekârlık, dolandırıcılık gibi dehşet verici ve yüz kızartıcı suçlar öbür bölgelere göre çok az.
O arada Türkiye'nin, hatta Avrupa'nın en çok satan mizah dergisi Leman'a kapak olmuştuk, bizim Postal ile ben. Çizimde Postal kucağımda bir köşesine sinmişim sanki sayfanın. Kapağın sağ üst köşesinde ise kocaman bir ayak bize tekme atıyordu. Ayak takunyalıydı ve tabanında "Gücü Özgürlüğünde yazılıydı.
📖 Sayfa 135 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun
"Emin'i kovan Hürriyet, neden benim iktidarla kavgamda destek oluyor?" sorusunun yanıtı ise çok basitti. Çünkü Emin'in ayrılması ile gazete 70 bin gibi önemli bir tiraj kaybına uğramıştı, bunu toparlamaya çalışıyordu yönetim.
📖 Sayfa 34 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun
2002'de iktidara geldiler...
📖 Sayfa 10 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun
Arkalarına duygusal-cahil köylü toplum çoğunluğunu alarak devleti yavaş yavaş ele geçiriyorlar...
"Şu çocukların güzelliğine bak. Bunların dünyanın en mutlu gençleri olması lazım. Çünkü dünyanın en bereketli, en cennet topraklarında doğdular. Anneler-babalar onların üzerine titreyerek büyüttüler. Oysa hiçbirisi yarınlarından emin değiller; konuşunca anlıyor insan, içlerinde korkular var. Anadolu'nun aptallığının faturasını bu çocuklar ödüyorlar, doğacak çocuklar da ödeyecekler...''
📖 Sayfa 97 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun
İşinizi iyi yaparsanız, bir gün kovulma onuruna siz de ulaşırsınız.
📖 Sayfa 119 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun
Büyük suçlar küçük kitaplara sığmıyor çünkü...
📖 Sayfa 8 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun
Böyle mi esecekti bu rüzgâr
📖 Sayfa 148 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun
Bütün kuşlar vefasız
Mevsim artık sonbahar...
Büyük suçlar küçük kitaplara sığmıyor.
📖 Sayfa 8 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun
"Dertlerin kalkınca şaha
📖 Sayfa 99 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun
Bir sitem yolla Allaha
Görecek günler var daha
Aldırma gönül aldırma...
Dışarda deli dalgalar
Gelir duvarları yalar
Seni bu dertler oyalar
Aldırma gönül aldırma..."
Emin'i kovmuşlardı; çünkü çoktandır AKP iktidarı onun yazılarından rahatsız oluyor, Aydın Doğan'ı sıkıştırıyor, Aydın Doğan da Ertuğrul Özkök'ü Ankara'ya göndererek Emin'in yazı tarzını değiştirmesini istiyor ama Emin bildiğini okuyordu.
📖 Sayfa 20 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun
Gerçekten olup bitenlere, gazeteci yazarların yazılarının 'sansür' edilmesine, yöneticilerin 'bunu yazma bir başka konuyu yaz' ricasına tepkim şu benim:
📖 Sayfa 135 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun
'İster sağcı, ister solcu, ister orta yolcu, ister tarikatçı, ne olursak olalım, bu gidişe karşı çıkmazsak, bizler bir ormanın içinde ağaçlarız, orman yanmaya başladı ve bir gün hepimiz birden yanarız. Çünkü iktidarlar gelip geçicidir.
(...)
Bu Cunda Bodrum ya da Marmaris’e benzemiyor. Burası eğlence yeri değil, daha çok dinlenmek isteyenlerin geldiği bir yer. Durmadan her yerin adını değiştiren Türk milleti bu adanın adını da “Ali Bey” olarak değiştirmiş. Belki de “Cunda”yı Rumca sandılar. Oysa “cunda” Osmanlı donanmasında gemi direklerinin en uç kısmıdır.
Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun
Terasın merdivenlerine yine oturduk...
📖 Sayfa 60 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun
Andree;
"Hatırlıyor musun, sokakta rastladığımız adam Pako'yu tanımış, seni tanımamıştı?" dedi.
Tabii ki hatırlıyordum...
Diz çöküp Pakoyu okşadıktan sonra bize dönüş şöyle demişti yaşlı adam:
"Bu Pako ise, demek ki sen de Bekir Coşkun'sun..."
Cumhuriyet gazetesinin yayın kurulu beni orada yazı yazmaya davet etmişti. Kovulduğum gün Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Erinç, Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Yıldız, Hikmet Çetinkaya, Akın Atalay, Şükran Soner, Ali Sirmen beni tek tek arayarak "Seni bekliyoruz" demişlerdi.
📖 Sayfa 150 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun
Her bir telefonda burnumu çeke çeke odalara kapanıyordum...
Yıllardır okuyucusu olduğum Hikmet Çetinkaya ertesi gün NTV'ye çıkarak "Bekir'in yeri Cumhuriyet'tir. Biz yetkili kurullarımızda onu davet etme kararı aldık. O ancak Cumhuriyet'te istediği gibi özgürce yazı yazabilir" demişti.

Düşünüyordum kimi zaman:
📖 Sayfa 123 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun
Ben, toplumun önünde herhangi birisi için "Kovdum" diyemem, kimseye bunu yapamam ve asla kıyamam...
Kaç kez ama kaç kez gazete yönetimindeki herkese söylemiştim:
"Bir gün eğer benim gitmemi isterseniz, söyleyin, ben giderim... Bunu açık açık söylemeniz yeterli, ortaya dökmem... Şimdiye kadar gitmem gerektiğini anladığımda hep ben gittim... Ama sakın 'kovulmak' gibi bir ağır yükü sırtıma çalmayın, taşıyamam..."
"Ben başka hiçbir ülkeyi sevmedim.
📖 Sayfa 27 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun
Bu yurdun taşını, toprağını, sulaklarını, denizle-rini, ırmaklarını, yaylalarını, kedilerini, kirpile-rini sevdim, tanıksınız.
Bir dal kesildiğinde yanarım...
Ama orman alanını kaçak ev yapan, bana 'Bu ülkeden çek git' diyor.
Bir yeşil alan yok edildiğinde çığlık attım, canım yandı, ormandaki bir vaşak öldürüldüğünde oturup ağladım.
Ama ormanları '2-B arazisi' diye satmak isteyen Başbakan bana ve benim gibi düşünenlere 'Çekin gidin' diyebiliyor.
Çünkü neredeyse tüm basında muhalefet yazısı yazan sadece iki-üç kişi kalmıştık. Yani altı yüz yazar vardı, altı yüzde iki-üç... Geri kalanların tümü ya iktidara yalakalık yapıyor, Başbakan'ı mutlu edecek yazılar yazıyorlardı ya da ülkede tüm olup-bitenleri görmezlikten geliyorlardı.
📖 Sayfa 89 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun
O günlerde kadroları için direniş yapan Tekel işçilerinin polis tarafından coplana coplana Kızılay'daki süs havuzuna doldurulmaları, o soğukta suya bastırılmaları bile rahatsız etmiyordu çoğu yazarı. Hatta dayak yiyip ıslanan işçileri suçlu gören bile vardı...
Kadınların her zaman yüce, anaç, koruyucu yürekleri vardı.
Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun
Erkeler, çocukluklarında savaş tekniklerini tahta oyuncaklarla öğrenirken, aslında kendilerini her türlü hileye, sahtekârlığa, ezmeye ve yok etmeye göre de eğitiyorlardı.
Kızlar oyuncak bebeklerini sevip-korumayı öğrenirken…
İyi ki yıllardır “Bin erkek dostum olacağına bir kadın dostum olsun” demiş durmuştum.
Ağızdaki dişi çekseniz, vicdanda diş bilenir.
📖 Sayfa 132 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun
Haksızlık altında adalet, tahammülsüzlük altında demokrasi, tahakküm altında özgürlük hikâye!
Okullar kapanınca insanlar çocuklarına birer kedi, daha çok da birer yavru köpek alıyorlar. Yazlıklara getirilen bebek hayvanlar o yaz çocukların eğlencesi oluyor. O evlere, o insanlara, o çocuklara alışıyorlar, onları deli gibi seviyorlar. Sonra bir gün tatil bitip de kepenkler kapatıldığında, yazlıkçılar kedileri-köpekleri tek başlarına, sokakta bırakarak gidiyorlar.
📖 Sayfa 112 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun
Bu insanoğlunun ahlaki kimliğidir; ihanet...
Belki de iyi insan olamamanın sonucu...
Ağızdaki dişi çekseniz, vicdanda diş bilenir.
📖 Sayfa 132 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun
"Bir defa sen kötü bir şarap içiyorsun"
📖 Sayfa 44 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun
Din onlara en çok toplumu kandırmak için gerekliydi.
📖 Sayfa 35 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun
Ya, kahve?
📖 Sayfa 129 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun
Bambaşkadır.
Şartlar değiştiğinde, şartların dayatmasına uyacağına, şartları değiştirir.
Ortama lezzet katar.
...
Türk kahvesidir Bekir Coşkun.
...
Sabah güne başlarken, ya da, akşam günün yorgunluğunu atarken yudumlamanız ondan.
Hazmetmenizi sağlar memleketi.
Zihin açar.
...
Onsuz basın, püreleşmiş patatesler, kalbi taşlaşmış yumurtalar, telvesi donmuş boş fincanlardan ibarettir.
...
Ve siz hâlâ diyorsunuz ki:
'Köşesini almışlar elinden...
Türkiye değişiyordu...
📖 Sayfa 139 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun
Ben kendimi bir yol açma çalışmasında, hafriyat makinelerinin önünde sadece bir çakıl taşı gibi görüyordum...
Ya da yanan ormanda sadece bir çam kozalağı...
Gazete yazarının yazısının yayımlandığı yer her zaman yazının algılanmasını etkiler.
📖 Sayfa 87 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun
Hani aynı çayı su bardağında içmek gibi... Aynı şarkıyı akşam şarap içerken dinlemekle, ayakkabı boyatırken dinlemek arasındaki fark gibi...
Yine geceler cehenneme dönmüştü.
“Cunda’nın üç şeyi meşhur” diyorlar:
Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun
“Delisi, yeli, kedisi…”
Havası nemsiz ve bol oksijenli olduğu için burada iki imparatorluk da akıl hastaneleri kurmuş. Yeli esiyor, kediler sokakta, delileri ise belki tımarhanelerden kaçanlardan geri kalanlardır.
Aynı anda PKK'nın İmralı'daki başı Abdullah Öcalan ile pazarlık yapılıyor, onun bir yol haritası verdiğinden söz ediliyor, iktidar PKK ile anlaşabiliyor, hatta sınırdan giren teröristler törenle karşılanıyor; ama Türk Ordusu'nun terörle mücadele etmiş şerefli subayları aşağılanıp yerden yere vuruluyordu.
📖 Sayfa 144 · Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun
Niçin?..
Sıkça Sorulan Sorular
Başın Öne Eğilmesin kimin eseridir?
Başın Öne Eğilmesin, Bekir Coşkun tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2010'da yayımlanmıştır.
Başın Öne Eğilmesin kaç sayfadır?
Başın Öne Eğilmesin, 160 sayfadır (Bilgi Yayınevi baskısı).
Başın Öne Eğilmesin'in en ünlü sözü nedir?
“"Git ulan, zaten canım yanmış, asabım bozuk..."”