
D. Mehmet Doğan'ın 1975'te yayımlanan Batılılaşma İhaneti adlı eseri, Edebiyat türünün önemli örneklerindendir. Türkçe baskısı Yazar Yayınları tarafından yayımlanmıştır. Bu sayfada, eserden akılda kalan bölümler okur beğenisine göre sıralı.
Batılılaşma İhaneti'den En Beğenilen Alıntılar
Yıllarca öncesinin gazetelerinde yer alan bir habere takılıyor gözümüz:
📖 Sayfa 70 · Batılılaşma İhaneti, D. Mehmet Doğan
"Peçesini atan Türkiye". "Atatürk yarım bir ilâhtır; Türklerin babasıdır. Hiçbir Devlet şefi için hayatında bu kadar heykel dikilmemiştir. Ne Mussolini'nin, ne Hitler'in, ne de Lenin'in anıtları onunkilerle ölçülemez". (Cumhuriyet, 5.8.1935, sf. 1-5).
Engelhardt, Rusların Osmanlı reformları konusundaki görüşlerini de şöyle nakleder: "Türkler Türk kaldıkça, yani Hıristiyanlarla aralarında kesin bir sınır çizen Kur'an-ı Kerîm'in doktrininden vazgeçmedikçe (reformlar, yenilikler) uygulanamaz."
📖 Sayfa 30 · Batılılaşma İhaneti, D. Mehmet Doğan
Türkiye'nin meselesi şu veya bu şahıslarla ilgili bir hal değildir. Mesele iki asırdan beri geliştirilen ve memleketin bünyesine musallat edilen bürokratik zihniyetle ilgilidir.
📖 Sayfa 53 · Batılılaşma İhaneti, D. Mehmet Doğan
Hâlâ içimizde garplılaşmanın sırrını ve sanatını arayanlara milliyetçi adı verilmektedir
Batılılaşma İhaneti, D. Mehmet Doğan
Kur'an'la devlet idare etmek zaruridir!
📖 Sayfa 38 · Batılılaşma İhaneti, D. Mehmet Doğan
Batı hayranlarının hâli, hastalıklardan korunmak ve tam bir sıhhate sahip olmak arzusu ile tıp kitapları okuyan bazı kimselere benzer. Bunlar sonunda, kendilerinin bütün hastalıklara tutulmuş oldukları vehmine düşerek, hayatı mecburen katlandıkları tahammül edilmez bir yük, çaresiz ve uzun bir ızdırap olarak görmeye başlarlar. (Said Halim Paşa)
📖 Sayfa 91 · Batılılaşma İhaneti, D. Mehmet Doğan
"Türkler Türk kaldıkça, yani hıristiyanlarla aralarında kesin bir sınır çizen Kur'an-ı Kerim'in doktrininden vazgeçmedikçe reformlar, yenilikler uygulanamaz."
📖 Sayfa 30 · Batılılaşma İhaneti, D. Mehmet Doğan
Engelhardt
1. Dünya Harbi'ni üç kıtanın 9 cephesinde omuzlayan Osmanlı ordusunda asker İslam uğruna, aydınlar Turan uğruna savaşır. Sarıkamış harekatı bu yanlış şuurun, yanlış, beceriksiz, yine de kahramanca neticesidir.
Batılılaşma İhaneti, D. Mehmet Doğan
"Tarz-ı telebbüsümüzü (giyim tarzımızı) ifrata vardıranlar, kıyafetlerinde aynen Avrupa kadınını taklit edenler düşünmelidir ki, her milletin kendine mahsus an'anesi (geleneği), kendine mahsus âdatı(âdetleri), kendine göre milli hususiyetleri vardır. Hiçbir millet aynen diğer bir milletin mukallidi(taklitçisi) olmamalıdır. Çünkü böyle bir millet ne taklit ettiği milletin aynı olabilir, ne kendi milliyeti dahilinde kalabilir. Bunun neticesi şüphesiz ki, hüsrandır."
Batılılaşma İhaneti, D. Mehmet Doğan
"Yardım" bir buçuk asırdır Türkiye'de günün konusudur. Yapılacak, arttırılacak; azaltılacak, kesilecek... gibi fiillerle desteklenen cümleler gazetelere, nutuklara, en ciddî kitaplara yansımıştır. Bu şartlanmalar içinde yetişen kafalar, kendiliğinden bağımlı bir düzene yamanmışlardır. Hayatın her safhasını kaplayan yardımlar söz konusuydu. Eğitim, kültür, sanat... Kısaca, millî olması gereken ne kadar müessese varsa ya yabancı mütehassıslar eline verilmiş veya yabancı zihniyeti benimsemiş kendi vatandaşımızın tasarrufunda bulunagelmişti.
📖 Sayfa 101 · Batılılaşma İhaneti, D. Mehmet Doğan
Çağımızda kitle haberleşmesi bir noktada düşünen insandan çok, kitle haberleşme araçlarını ellerinde bulunduranların istediği gibi düşünen insanı şartlandırmaktadır. Kitle haberleşme araçlarının hâkimiyeti geliştikçe kitlelerin düşünme hürriyeti daha büyük tehlikelere maruz kalmaktadır. Günümüzde kitle haberleşme araçlarının şartlandırdığı düzenlenmiş ve kısıtlanmış hürriyet, kişileri sevketmeye namzettir.
📖 Sayfa 55 · Batılılaşma İhaneti, D. Mehmet Doğan
"Muhterem ahali, birbirimizi aldatmayalım. Medenî cihan çok ilerdedir. Buna yetişmek o daire-i medeniyete dâhil olmak mecburiyetindeyiz. Bütün safsataları bertaraf etmek lazımdır. Şapka giyelim mi, giymeyelim mi gibi sözler manasızdır. Şapka da giyeceğiz, garbın her türlü asarı medeniyesini de alacağız". (Akhisar'da bir konuşma, 10.X. 1925) A.S.D. II, sf. 224; Hâkimiyeti Milliye: 12.X. 1925
📖 Sayfa 87 · Batılılaşma İhaneti, D. Mehmet Doğan
Faize karşı çıkışı çağ dışı olarak mahkum edenlerin, kapitalizmi ve onun bütün çağdışı kurumlarını çağ içi olarak takdime kalkışmaları maskelerini indirmiştir.
📖 Sayfa 102 · Batılılaşma İhaneti, D. Mehmet Doğan
Islahat, düzenleme, reform, devrim... ne denirse densin, Batı için tek mana taşıyor: Sömürgeleştirme ye aracılık etmek.
📖 Sayfa 24 · Batılılaşma İhaneti, D. Mehmet Doğan
"Halkın sosyal durumunun bir opera dekoru gibi değiştirilemeyeceğini unutuyorlar ve özellikle şunu unutuyorlar: Devletin kurumlarını birden ve gelişigüzel yenilemek, terakki(gelişme, ilerleme) değil boşluk yarattı.
Batılılaşma İhaneti, D. Mehmet Doğan
Abdolonyme Ubicini

Batı hayranlarının hâli, hastalıklardan korunmak ve tam bir sıhhate sahip olmak arzusu ile tıp kitapları okuyan bazı kimselere benzer. Bunlar sonunda, kendilerinin bütün hastalıklara tutulmuş oldukları vehmine düşerek, hayatı mecburen katlandıkları tahammül edilmez bir yük, çaresiz ve uzun bir ızdırap olarak görmeye başlarlar.
Batılılaşma İhaneti, D. Mehmet Doğan
Artık kapitalist bir toplum olarak beliren ülkemiz, kapitalist sömürü ilişkileriyle Batı'ya bağlandığından, kültürel yolların ihmali fazla bir mânâ taşımamaktadır.
📖 Sayfa 120 · Batılılaşma İhaneti, D. Mehmet Doğan
Her millettin kendine has fikirleri ve hisleri olmasaydı, içtimaiyat ilmi (sosyoloji), hayvanat ilmi (zooloji) ile garip bir şekilde iç içe bulunurdu. Bunun içindir ki, başka milletlerin tecrübelerinden istifade etmeye kalkışan bir millettin, tamiri imkansız birtakım hatalara düşmemesi güçtür.
📖 Sayfa 61 · Batılılaşma İhaneti, D. Mehmet Doğan
SAİD HALİM PAŞA
"Atatürk'ün taşıdığı Kemal adı bir Arapça kelime olmadığı gibi, Arapça Kemal kelimesinin delalet ettiği mânada da değildir. Atatürk'ün muhafaza edilen öz adı, Türkçe ordu ve kale manasına olan Kamâl'dir. Son â üstündeki tahfif işareti (!) harfini yumuşattığı için telaffuz hemen hemen Kemal telaffuzuna yaklaşır. Benzeyiş bundan ibarettir." (Ulus, 5.2.1935, sf. 3)
📖 Sayfa 139 · Batılılaşma İhaneti, D. Mehmet Doğan
"Her değişikliğin iyilik işareti olduğu inancı taşımak, acayip bir düşünce ve gaflettir. Çünkü gerileme ve çöküşler de ancak örf ve adetlerin değişmesiyle olur."
📖 Sayfa 109 · Batılılaşma İhaneti, D. Mehmet Doğan
Said Halim Paşa
Osmanlıyı eli kolu budanmış olarak bir coğrafyaya yerleştirmek için planını yapmış Batılı sömürgeciler, aydınlarımızın geniş hayallerine seslenerek onları meşgul etmeyi de bilmişlerdir.
Batılılaşma İhaneti, D. Mehmet Doğan
Kitle haberleşme araçlarının hakimiyeti geliştikçe, kitlelerin düşünme hürriyeti daha büyük tehlikelere maruz kalmaktadır.
📖 Sayfa 55 · Batılılaşma İhaneti, D. Mehmet Doğan
Tarihimizi 50 yıla sınırlayanlar -şaşırtıcı bir durum- geçmişimizi en az 5.000 yıl öncesine götürmek isteyenlerden başkaları değildir. Etidir, Helendir, Sümerdir, fakat herhalde Orta Asya'dır. Mecmuu en az beş bin yıllık tarih, "Tarihten önce vardık/ tarihten sonra da varız" sloganı bu zihniyetin güzel bir anahtarı. Yani asıl döneminde yokuz! 300-500-1000 yıl bu tarih anlayışında yer almaz. Türkiye'de yanlış şuurun kaynağı bı tarih anlayışında düğümlenir.
Batılılaşma İhaneti, D. Mehmet Doğan
Turan yolu: Açan başkaları, yürüyen biz… Kazanan: Emperyalizm; kaybeden: Türk milleti, Müslüman halklar ve bütün sömürülen ülkeler.
📖 Sayfa 162 · Batılılaşma İhaneti, D. Mehmet Doğan
Kitle haberleşme araçlarının hakimiyeti geliştikçe kitlelerin düşünme hürriyeti daha büyük tehlikelere maruz kalmaktadır. Günümüzde kitle haberleşme araçlarının şartlandırdığı düzenlenmiş ve kısıtlanmış hürriyet, kişileri sevk etmeye namzettir.
Batılılaşma İhaneti, D. Mehmet Doğan
Aydınlık yarınlar halkımızın maddi ve manevi sefaletten kurtularak insanca yaşama seviyesine yükselmesi ancak İslâm ile gerçekleşecektir.
📖 Sayfa 102 · Batılılaşma İhaneti, D. Mehmet Doğan
Tarihimizi 50 yıla sınırlayanlar -şaşırtıcı bir durum- geçmişimizi en az 5.000 yıl öncesine götürmek isteyenlerden başkaları değildir.
📖 Sayfa 156 · Batılılaşma İhaneti, D. Mehmet Doğan
Müesseselerimiz kendi milli bünyemize uygun olarak yeniden kurulmalı,yani yabancı yardıma muhtaç olmamalı,iktisadi bünyemiz bu esasa göre tanzim edilmelidir.Şüphesiz bu safhada halkımız iktisadi bazı sıkıntılara düşecektir.Ama yabancının bağlayıcı ve haysiyet kırıcı yardımıyla yaşamaktansa ,cefakeş halkımız iktisadi sıkıntıya katlanacaktır.
Batılılaşma İhaneti, D. Mehmet Doğan
"Peçesini atan Türkiye."
Batılılaşma İhaneti, D. Mehmet Doğan
"Atatürk yarım bir ilahtır; Türklerin babasıdır. Hiçbir devlet şefi için hayatında bu kadar heykel dikilmemiştir. Ne Mussolini'nin, ne Hitler'in, ne de Lenin'in anıtları onunkilerle ölçülmez."
(Cumhuriyet, 5.8.1935, SF.1-5)
Halkı temsil etmek demek, parmak hesabı temsilden öte, kültür, medeniyet ve inanç planlarında halkla bütünleşmeyi gerçekleştirmek demektir. Bu zihniyetle devlet yeniden kurulmadıkça, bu hükümet anlayışı yerleşmedikçe, Türkiye yanlışlıklar koalisyonları ile azınlık iktidarlarının elinde havanda su döğmeye devam edecektir.
📖 Sayfa 107 · Batılılaşma İhaneti, D. Mehmet Doğan

Türkiye'nin halihazır bünyesinden milletimizin yapısına aykırı zihniyeti söküp atmadan kurtuluş ihtimali görülmemektedir. Ölçü şunun veya bunun iyi vasıfları olduğu değil, zihniyetidir. Bu zihniyet Mustafa Reşit Paşa'da neyse Mustafa Bülent Ecevit'te de odur. Bu itibarla, bürokrasinin zihniyeti, liberalizm, devletçilik, sosyal demokrasi, sosyalizm.. ne olursa olsun gayr-i millidir ve milletimizin aleyhinedir.
Batılılaşma İhaneti, D. Mehmet Doğan
Devrin değişik uygulamaları içinde Diyanet İşleri teşkilâtının kulluk devlete bağlanması ilgi çekicidir. Böylece bürokratik ideolojiye şartlı bir din teşkilâtı sınıfı oluşturulmaya çalışılmıştır.
📖 Sayfa 20 · Batılılaşma İhaneti, D. Mehmet Doğan
<<Atatürk yarım bir ilâhtır. Türklerin babasıdır. Hiçbir devlet şefi için bu kadar heykel dikilmemiştir. Ne Mussolini'nin, ne Hitler'in, ne de Lenin'in anıtları onunkilerle ölçüşemez.>>
📖 Sayfa 35 · Batılılaşma İhaneti, D. Mehmet Doğan
| Cumhuriyet, 5. 8. 1935, sf. 1. 5.
Dil Devrimini Tanzimattan sonra sürdürülen Batılılaşma çabalarının tabii bir sonucu olarak kabul etmek gerekmektedir. Aşağılık duygusunun mahzenlerinde dolaşan aydınlarımız için dilimiz, Avrupalı olmak için yetersizdi. Meşrutiyetten sonra hemen bütün aydınlar, Türk dilinin kısırlığından yakınıyorlar, bu dille çağdaş uygarlığa ayak uydurulamayacağını öne sürüyorlardı.
📖 Sayfa 136 · Batılılaşma İhaneti, D. Mehmet Doğan
"Tarz-ı telebbüsümüzü (giyim tarzımızı) ifrata vardıranlar, kıyafetlerinde aynen Avrupa kadınını taklit edenler düşünmelidir ki, her milletin kendine mahsus an'anesi (geleneği), kendine mahsus âdatı (âdetleri), kendine göre millî hususiyetleri vardır. Hiçbir millet aynen diğer bir milletin mukallidi (taklitçisi) olmamalıdır. Çünkü böyle bir millet ne taklit ettiği milletin aynı olabilir, ne kendi milliyeti dâhilinde kalabilir. Bunun neticesi şüphesiz ki, hüsrandır".
📖 Sayfa 87 · Batılılaşma İhaneti, D. Mehmet Doğan
(Konya kadınları ile konuşma 21. III. 1923)
Birkaç bin katmerli ense, birkaç bin değirmen göbek, birkaç bin patlak dudak ellerinde champagne, wisky, martini, cin, rom, cognac, armagnac punch... kadehleri “ Yaşasın Cumhuriyet” diye haykırışıyorlar. Neşeyle...
📖 Sayfa 81 · Batılılaşma İhaneti, D. Mehmet Doğan
Siz Türk kalınız, lâkin madem ki, Türk kalacaksınız şeriate uyunuz.
📖 Sayfa 31 · Batılılaşma İhaneti, D. Mehmet Doğan
Rusların Osmanlı reformları konusundaki görüşlerini de şöyle nakleder: Türkler Türk kaldıkça, yani Hristiyanlarla aralarında kesin bir sınır çizen Kur’an-ı Kerim doktrininden vazgeçmedikçe (reformlar, yenilikler) uygulanmaz.”
📖 Sayfa 31 · Batılılaşma İhaneti, D. Mehmet Doğan
"Yeni din ezanları" adlı şiirde bir makine tanrının tasviri, heyecanlı bir tapıcısı tarafından şöyle yapılır:
Batılılaşma İhaneti, D. Mehmet Doğan
Motorların şarkısı olsun yeni bestemiz,
Yeni din ezanları minareler yerine
Bulutları püskürten bacalardan okunsun.
Ceddimiz nasıl önce tapardıysa ateşe,
Öyle Cumhuriyetle doldurduk kalbimizi.
(Yaşar Nabi)
Türkiye'de kitle haberleşme araçları, ilk Türkçe gazeteden, hatta ilk matbaadan itibaren bürokrasinin Batı ile kültür-iktisat ilişkisi içinde olan okur-yazarların ve iktisadi güç sahiplerinin elinde bulunagelmiştir. Bu sayededir ki, bürokrasi, halka rağmen cebri batılılaşmacı girişimlerde bulunabilmiştir.
Batılılaşma İhaneti, D. Mehmet Doğan
Ferdin kendisi ve cemiyeti ile bütünleşmesi değil, kendi topluluğundan kopup başka cemiyetleri benzemesi şeklinde beliren mücadele, insanımızın şahsiyet yapısını sarsan, cemiyetle bütünlüğünü yok eden bir noktaya varmıştır.
Batılılaşma İhaneti, D. Mehmet Doğan
Her değişikliğin iyilik işareti olduğu inancını taşımak, acayip bir düşünce ve gaflettir. Çünkü gerileme ve çöküşler de ancak örf ve adetlerin değişmesiyle olur.
📖 Sayfa 113 · Batılılaşma İhaneti, D. Mehmet Doğan
"Atatürk'e tekbir"
📖 Sayfa 73 · Batılılaşma İhaneti, D. Mehmet Doğan
"Atatürk ekber! Atatürk ekber! Ancak O var: Atatürk!
Evliya odur, peygamber odur, sanatkâr Atatürk. Talihe hakim, zekâya önder, doğma serdar Atatürk,
Bunları geçti insan büyüğü: Kendi kadar Atatürk!
Atatürk ekber! Atatürk ekber Bizde O var: Atatürk!
Ne evliya, nede peygamber... Halkına yar Atatürk!"
(Betin, 1950, Sonrakiler Defteri'nden)
Engelhardt, Rusların Osmanlı reformları konusundaki görüşlerini de şöyle nakleder: "Türkler Türk kaldıkça, yani Hıristiyan- larla aralarında kesin bir sınır çizen Kur'an-ı Kerîm'in doktrininden vazgeçmedikçe (reformlar, yenilikler) uygulanamaz."
📖 Sayfa 30 · Batılılaşma İhaneti, D. Mehmet Doğan
"Islahat fermanı, yabancı devletlerin hazırladığı ve Babıali'nin kabul etmek zorunda kaldığı bir ıslahat programıdır."
Batılılaşma İhaneti, D. Mehmet Doğan
E. Ziya Karal

Yarınki Türkiye'nin kurucuları, yaşama zevkini bırakıp yaşatma aşkına gönül verecek, sabırlı ve azimli lâkin gösterişsiz ve nümayişsiz çalışan, ruh cephesinin maden işçileri olacaklardır. Bu ruh amelesinin ilk ve esaslı işi, insan yetiştirmektir. Hünerleri hep fedakârlık olan bu hizmet ehli gençler, hizmetlerinin mükâfatını da hizmet ettikleri insanlardan beklemeyecekler, sonsuzluğa sundukları eserin sesinin akislerini yine sonsuzluktan dinleyeceklerdir.
📖 Sayfa 5 · Batılılaşma İhaneti, D. Mehmet Doğan
| Nurettin Topçu
Kendi kafaları gibi, devleti ve devlet işlerini de dışa bağlı hale getiren batıcı bürokratlar, böylece Batı'nın müdahalesini meşrulaştırmışlardı. Onların Batı himayesi siyaseti, devletin Avrupa ülkelerinin vesayetine girmesi ile neticelendi.
Batılılaşma İhaneti, D. Mehmet Doğan
İnsan hafızası zayıftır. Hele teknolojinin tahrip edici tesirleri dikkate alınırsa, geçmişle ilgili bilgileri insanların hafızalarında değil, tarih kitaplarında aramak yerinde olacaktır.
📖 Sayfa 76 · Batılılaşma İhaneti, D. Mehmet Doğan
Batılılar her devirde Türkiye’de bir “ baş komprador bürokrat” türetmiş veya istidadı olanları destekleyerek kendi emellerine alet etmiştir. Bunların adı Reşit Paşa’dır, Mithat Paşa‘dır, İsmet Paşa‘dır veya bir başkasıdır. Fakat “Büyük”, “Kurtarıcı”, “Hürriyet kahramanı”, “Dış siyaset kahramanı”, Demokrasi kahramanı” “Umut” v.b. sıfatlarla anılırlar.
📖 Sayfa 101 · Batılılaşma İhaneti, D. Mehmet Doğan
Bülent Ecevit, 1960 darbesinden sonra teşkil edilen Kurucu Meclis'te yer alır. 1961 seçimlerinde ise Ankara milletvekili olur.
Batılılaşma İhaneti, D. Mehmet Doğan
İslâm fikriyatına muhafaza eden bir milletin tam manasıyla sömürülmesi, köleleştirilmesi mümkün değildir.
📖 Sayfa 45 · Batılılaşma İhaneti, D. Mehmet Doğan
Gerçek dindar, dinî konulara yöneldiğinde ve halkla bu açıdan dialog kurup onun dertlerine çare aradığında herhangi bir istismar söz konusu değildir. Diğer taraftan dindar olmayan biri, sırf bazı çıkarlar sağlamak, siyasî yatırım yapmak amacıyla dinî konulara yönelmişse, bunun din sömürücülüğü, dinî duyguların istismarıyla neticeleneceği şüphe götürmez. Bürokrasi bazı devrelerde bu şekilde din istismarı yoluna gitmiştir. Böylece halkımızın sempatisini kazanacağım ummuştur.
📖 Sayfa 71 · Batılılaşma İhaneti, D. Mehmet Doğan
"Halkçıyız..." denirdi. Amir, memur, müstahdem "Halkçıyız..." derdi. Halkımız bu "halkçılık"tan kahrolurdu. Halkevlerinde, " palas"larda Beylerin düzenlediği baloları halkımız kapı aralığından bile göremez, esasen bu rezaletleri görmek de istemezdi. Bürokrasi lüks tüketimdeyken, sefalet sokaklarda kol geziyordu. Ekmek derdindeydi halkımız.
Batılılaşma İhaneti, D. Mehmet Doğan
Her ne halde olursa olsun , yanlış milli şuur, yabancıların çıkarları doğrultusunda hareketi besler.Yabancıların çıkarları doğrultusunda hareket ,milli şuur değil, şuursuzluğun özel bir hali olmalıdır.
Batılılaşma İhaneti, D. Mehmet Doğan
Demokrasi mide meselesi değildir.
📖 Sayfa 79 · Batılılaşma İhaneti, D. Mehmet Doğan
Tarihimizin hiçbir döneminde bu yıllarda olduğu kadar millet ve milliyetimiz ile ilgisi olmayan milliyetçilik; halkla bağlantısı bulunmayan halkçılık görülmemiştir desek, mübalağa etmiş olmayız.
Batılılaşma İhaneti, D. Mehmet Doğan
Birçok imkansızlıklarla iç içe yıllarca süren çok yönlü bir savaş vermiş, yurdu düşmandan kurtarmış, fakir, bitap milleti avutmak, çözülmemiş meseleleri çözülmüş gibi göstermek. Bunun yankılarını dönemin milliyetçilik-halkçılık anlayışlarında bulmak mümkündür.
Batılılaşma İhaneti, D. Mehmet Doğan
Dil devrimi halkçı bir hareket olarak kabul edilemez. Halka rağmen yürütülmesi bir yana, halkın dilinden ayrı, suni bir dil meydana getirilmeye çalışılmıştır. Budin halk tarafından zorla benimsetilen bazı kelimeler dışında benimsenmemiştir.
Batılılaşma İhaneti, D. Mehmet Doğan
Bir yazar" Geri kalmışlığın tarihi" dedi.
📖 Sayfa 97 · Batılılaşma İhaneti, D. Mehmet Doğan
Ne örümcek ne yosun
📖 Sayfa 72 · Batılılaşma İhaneti, D. Mehmet Doğan
Ne mucize, ne füsun
Kabe Arabın olsun
Bize Çankaya yeter. (Kemalettin Kamu)
Sıkça Sorulan Sorular
Batılılaşma İhaneti kimin eseridir?
Batılılaşma İhaneti, D. Mehmet Doğan tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1975'te yayımlanmıştır.
Batılılaşma İhaneti kaç sayfadır?
Batılılaşma İhaneti, 180 sayfadır (Yazar Yayınları baskısı).
Batılılaşma İhaneti'nin en ünlü sözü nedir?
“Yıllarca öncesinin gazetelerinde yer alan bir habere takılıyor gözümüz: "Peçesini atan Türkiye". "Atatürk yarım bir ilâhtır; Türklerin babasıdır. Hiçbir Devlet şefi için hayatında bu kadar heykel dikilmemiştir. Ne Mussolini'nin, ne Hitler'in, ne de Lenin'in anıtları onunkilerle ölçülemez". (Cumhuriyet, 5.8.1935, sf. 1-5).”