
Batılılaşma ve Düzenin Yabancılaşması, İdris Küçükömer'in Araştırma-İnceleme alanında öne çıkan eseridir. Aşağıdaki sözler, okurların en çok beğendiğinden başlayarak sıralanmıştır.
Batılılaşma ve Düzenin Yabancılaşması'dan En Beğenilen Alıntılar
Batılı görüntülü yaşantı yanında kültür emperyalizmi eğitim kurumlarıyla ve zorunlu olarak giriyordu ülkeye. 1863'te Amerikan Koleji açıldı. Anadolu'da özellikle Doğu'da Amerikan misyoner okulları kurulmuştu. Robert Koleji azınlık komitecilerinin yetiştirildiği bir yer olmuştu. Daha sonra Doğudaki Amerikan misyonerlerinin Ermeni-Kürt çatışmasını körüklediği görülecekti. ''Batıya açılan pencere'' denilen Galatasaray Lisesi ve benzeri misyon kuruluşları kurulmaya devam etti.
📖 Sayfa 79 · Batılılaşma ve Düzenin Yabancılaşması, İdris Küçükömer
Türkiye kapitalist olmadan Batılaşamaz. Ve dolayısıyla, Batıcıların istediği gibi laik de olamaz.
📖 Sayfa 9 · Batılılaşma ve Düzenin Yabancılaşması, İdris Küçükömer
... Yukarıda söylenenler açısından bakıldığında, kapitülasyonların bir lütuf olarak değil, zorunlulukla verildiğini anlamak güç değildir. Eski ve daha sonra verilen kapitülasyonlar için de aynı iddiada bulunabiliriz. Fermanların debdebeli, gösterişli ifadelerine aldanmamalıdır.
📖 Sayfa 43 · Batılılaşma ve Düzenin Yabancılaşması, İdris Küçükömer
Nitekim söz konusu imtiyazlı statülere, çeşitli kamu kuruluşları içinde rastlıyoruz. Bunları fakir halk kitlelerinden kopuk olarak kurulan kampları, dinlenme evleri, lüks lojmanları, vb.leri ile gözlüyoruz. Bu halktan ayırıcı eğilim, gittikçe de yayılmaktadır. İmtiyazlı bürokrat yönetici elemanları yer yer sendikalarda ve hatta partilerin yönetim düzeni içinde de bulabiliriz. Bunların, tabanla birlikte hareket edebilecekleri daima şüphe ile karşılanabilir.
📖 Sayfa 137 · Batılılaşma ve Düzenin Yabancılaşması, İdris Küçükömer
İkinci Meşrutiyet’te, İslamcı çerçeveye sığınmış halk ile bürokrat kavgasının devamını gördük. Cumhuriyet döneminde de aynı kavgayı görüyoruz maalesef. Kavga, Batıcı olmaktan dolayı ilerici (?) denilen laikler ile dinciler arasında bir üstyapı kavgası halinde bırakılmıştır. Böylece, temel çelişkilere inmeyecek biçimde şartlanan Türkiye ikiye bölünmüştür. Bundan ise, sadece emperyalizm yararlandı. Bugün de öyle görünmüyor mu?
📖 Sayfa 95 · Batılılaşma ve Düzenin Yabancılaşması, İdris Küçükömer
Halkının katılabileceği bir biçimde gelişmeyen devrim ya da
Batılılaşma ve Düzenin Yabancılaşması, İdris Küçükömer
reform hareketi, yalnızlığa, soyutlanmaya, hatta bunların sonucu
olarak yapılan bürokratik zorlamalarla, halka karşı düşmeye
mahkum oluyordu. Bu zıtlaşma, Anadolu toplumunun
tabanındaki çekirdek ya da tohumun yeşerm esini önlemekte, onu hatta çürütmektedir.
İnsanlar artık gittikçe gelişen kapitalist toplum içine doğacak, orada büyüyecek, eğitilecekti; şartlandırılacaktı.
📖 Sayfa 30 · Batılılaşma ve Düzenin Yabancılaşması, İdris Küçükömer
Eğer Osmanlılarda, İngilizlerde olduğu gibi, bir Magna Carta aranacaksa, bu Tanzimat Fermanı'nfa değil, olsa olsa Sened-i İttifak'da bulunabilir.
📖 Sayfa 63 · Batılılaşma ve Düzenin Yabancılaşması, İdris Küçükömer
Fakat sanayi üretim güçleri genel olarak tasfiye olmuş ve artık gelişmekte olan
📖 Sayfa 48 · Batılılaşma ve Düzenin Yabancılaşması, İdris Küçükömer
dış tekelci kapitalizmin uluslararası koşulları altında milli üretim güçleri
geliştirme olanaklarının yetersiz bulunduğu bir ülkede iktidar, halkın asgari
ihtiyaçlarını asgari bir seviyede dahi (beslenme, giyinme, bannma gibi)
karşılamak olanağını da bulamazdı.
Osmanlı Bankası merkezi İstanbul'da bulunan bir Osmanlı şirketi olduğu halde, biri Paris'te, diğeri Londra'da, hissedarlar tarafından intihap edilmiş iki idare komitesi mevcuttur ki, bankanın hakiki hâkimi ve idarecisi bu komitelerdir.
📖 Sayfa 76 · Batılılaşma ve Düzenin Yabancılaşması, İdris Küçükömer
Kendilerine gerçek solcu adı takan dostlar vardır. Bunlar, dünyanın ekonomik gelişmeleri içinde, petrol bölgesinde, Türkiye’nin ekonomik, politik gelişmelerini araştırmalarla, iyice yerine koymadan, 1920’lerin, İkinci Dünya Savaşı öncesinin tarihî kategorik koşulları içinde yazılmış bazı kitapları, çok kere yanlış gözüken bir biçimde ele almaktadırlar. Türkiye için acele reçeteler vermeden önce biraz değil, çok düşünülmelidir.
📖 Sayfa 156 · Batılılaşma ve Düzenin Yabancılaşması, İdris Küçükömer
Ve bürokrat-İslamcı-emperyalist üçlüsünün ilişkileriyle tersine akmış gözüken tarih, gelişme ile artık nitelik değiştirme dönemine gelmektedir. Bu değişme, üçlü oyunu ortaya koymaya başlamıştır. Tarihî oyunu anlayanlar, yerlerini tayin ettikçe ve oyundan sıyrıldıkça, tarih ırmağının düzgün değilse bile duru ve ileri akması olanakları doğacaktır.
📖 Sayfa 137 · Batılılaşma ve Düzenin Yabancılaşması, İdris Küçükömer
Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Politikada 45 Yıl adlı ilginç kitabında, kendisinin yer aldığı Devrim denilen hareket içinde bürokratların yalnızlığını itiraf etmektedir. Karaosmanoğlu, eğer devrimci bir-iki lidere bir şey olsa, bütün devrimlerin yok olacağı korkusunu belirtmiştir. 'Devrimleri Koruma' sloganı da aslında bu yalnızlık korkusundan ortaya çıkmıştı. Devrim denilen şeyler kime karşı korunacaktı? Neden devrimlerin korunması gençliğe bırakılmıştı? Halk nerede idi, köylü efendimiz nerede idi? Devrimler, kimler için korunacaktı? Bu sorular şimdi ısrarla sorulmalıdır bence.
📖 Sayfa 103 · Batılılaşma ve Düzenin Yabancılaşması, İdris Küçükömer
"Bilmeyenler ne bilsin O'nu
Batılılaşma ve Düzenin Yabancılaşması, İdris Küçükömer
Bilenlere selam olsun..."
Sultan Hamid
Batılılaşma ve Düzenin Yabancılaşması, İdris Küçükömer
dünyaya gelmemiş olsaydı, yine kendi çağdaşları bir Sultan Hamid’in meydana gelmesine
sebebiyet vereceklerdi Yine Sait Halim Paşa’ya göre,
Meşrutiyetin, toplumun sosyal determinizm kanunlarına tabi olması
şarttır

Batılaşma hareketlerini yürütenler, mülkiyet-sınıf meselelerini, iktidar ve sınıf
📖 Sayfa 42 · Batılılaşma ve Düzenin Yabancılaşması, İdris Küçükömer
ilişkilerini, bunun organik bağlantılarını dikkate alamıyorlardı.
19. Yüzyıl başından beri Batı kapitalizmi, gerek batıcı-laik bürokratları gerekse İslamcı çerçeveye sığınmış halk kitlelerini kullanarak karşı karşıya getirmiştir. Bu bölme ile Türkiye'de gerçek bir gelişme olanaklarını kilitlemiş, hapsetmiştir.
📖 Sayfa 141 · Batılılaşma ve Düzenin Yabancılaşması, İdris Küçükömer
Emperyalizm, şimdi aynı oyunu solcularla İslamcılar arasında oynatmanın organizasyonu peşindedir. Türkiye'de tarih boyunca halk kitleleri yenilik hareketlerini kuşku ile izlemiştir. Çok defa görmüştür ki, gelen yenilikler, halkın kendini savunmak için sarıldığı bazı şeyleri elinden alıp götürmüştür.
Genellikle, birbirlerine rakip olan ve devamlı kuşku içinde bulunan bürokratlar yalnız adamlardır. Nitekim M. Kemal ölürken kendisiyle en karşıt durumda olan kimsenin, vaktiyle en yakın gözüken çalışma arkadaşı olduğu muhakkaktır.
📖 Sayfa 114 · Batılılaşma ve Düzenin Yabancılaşması, İdris Küçükömer
Büyük halk yığınlarının kaderi de köklü biçimde değişemez.
📖 Sayfa 18 · Batılılaşma ve Düzenin Yabancılaşması, İdris Küçükömer
Zamana zaman Japon kalkınmasından Türkiye için ders alınmasına işaret edilir. Türkiye’nin ne Tanzimat’tan önce, ne de sonra zamanımıza kadar olan tarihi koşulları, Japonların Tokugavva ve Meiji dönemleri koşullarıyla karşılaştırılamaz.
📖 Sayfa 95 · Batılılaşma ve Düzenin Yabancılaşması, İdris Küçükömer
Türkiye'nin tarihi toplum yapısı Batı kurumlarını kabul edemeyecekti. Ve yetiştirilmek istenen kapitalistler de Batılı emperyalistlerle işbirliğine gitmek zorunda kalacaktı.
📖 Sayfa 96 · Batılılaşma ve Düzenin Yabancılaşması, İdris Küçükömer
'Amaç sloganlar' bir şeydir. Fakat 'araç sloganlar' esastır. İkinci olmadan tutarlılık söz konusu olamaz. Bu, bulanıklık içinde çeşitli grup ve sınıflara göz kırpma politikasıdır.
📖 Sayfa 125 · Batılılaşma ve Düzenin Yabancılaşması, İdris Küçükömer
Üretim ilişkileri yeni bir gücün ortaya çıkmasını devamlı olarak engelleyebilmektedir.
📖 Sayfa 22 · Batılılaşma ve Düzenin Yabancılaşması, İdris Küçükömer
Öte yandan, tabandaki büyük halk kitlelerinin tarihî, gelişimi iyi bilinmedikçe onlara gerici, yobaz, karşı devrimci demek kolay, fakat yanlış bir tutumdur.
📖 Sayfa 137 · Batılılaşma ve Düzenin Yabancılaşması, İdris Küçükömer
Bu modeller içinde, teferruat farklılığının ya da teferruat almaşıklarının bırakılması önemli değildir. Tek olan yol çaresiz, metropol kapitalizmine, üretim ilişkileri ile, ideolojisi ile bağlı olarak, onu tedirgin etmeyen, bir bakıma kapitalizmle tamamlaşan yoldur.
📖 Sayfa 146 · Batılılaşma ve Düzenin Yabancılaşması, İdris Küçükömer
Bu dışa bağlayıcı yoldan bağları koparmak, millî bağımsızlık hareketi olacaktır. Bu bağları koparma boşlukta duran bir düzem değil, yeni bir düzeni temsil eder.
"(...) hâkim güç haline geldiği yeni toplum düzenini gerçekleştirmeyi Atatürkçülüğün, Atatürk’ e layık olmanın, demokrasiye süreklilik ve daha çok gerçeklilik kazandırmanın tek yolu bilirler."
📖 Sayfa 126 · Batılılaşma ve Düzenin Yabancılaşması, İdris Küçükömer
Bu tanım bir istisnasıyla, sadece amaçları sıralamaktadır. Bu amaçlarda anlaşmayacak hiçbir parti liderinin bulunduğunu da sanmıyorum Türkiye’de. Mesele, bunların ne gibi araçlarla gerçekleştirileceğidir. Partilerin kişiliği, araçlarının niteliğindedir.
Batıda devletin sınıfsal yapısı açıkça görülebilir. Oysa, tarihi oluşum içinde sınıfsal yapısı açıkça görülemeyen bir devlette, batıcı-laik grup, ortaya çıkan anarşik ortamda iktidara konabilen bürokratlardı. Osmanlı koşulları altında gelişen bu bürokratlar, bir sınıf olamıyordu. Ellerine geçirdikleri artık ürünü, tekrar üretime yatırarak bu yoldan bir artık ürün elde edebilecek sınıfa dönüşemiyorlardı.
📖 Sayfa 11 · Batılılaşma ve Düzenin Yabancılaşması, İdris Küçükömer
İmparatorluk, üretim ilişkileri içinde tarımda
Batılılaşma ve Düzenin Yabancılaşması, İdris Küçükömer
azalan getiri, nüfus artışı, ihracatı kısıcı, ithalatı teşvik
edici eğilimleriyle birlikte genişleyip hegemonya
paradoksuna düşmekle (İmparatorluk yayıldıkça yayılmak
zorunda kalmakla) , nicel genişleme nitel güçsüzlüğe
dönüşmüştü. Bu, üretim güçlerinin gelişmesini
engelleyen fasit tarihi bir kapan yaratmıştı.
Dolar diplomasisi birbirine bağlı ekonomik-militer tulumbayı kurmalı, tulumbaya ilk suyu akıtmalı (yardım, kredi) sonra sağmak ya da sömürmek üzere tulumbayı çalıştırmalıydı. Marshall Planı, ikili anlaşmalar, NATO ve bir sürü uluslararası kuruluşun temelinde bu tulumba ilkesi vardı.
📖 Sayfa 120 · Batılılaşma ve Düzenin Yabancılaşması, İdris Küçükömer
Batıda “refah devleti” deyimi ile anılan (aslında çeşitli kategoride sömürge halkları sırtından) kapitalist ülke işçilerini de sistemle tamamlaştırmayı sağlayan düzendir.
📖 Sayfa 26 · Batılılaşma ve Düzenin Yabancılaşması, İdris Küçükömer

Türkiye kapitalist olmadan batılaşamaz.
📖 Sayfa 18 · Batılılaşma ve Düzenin Yabancılaşması, İdris Küçükömer
Burjuva sınıfı, Batı'da aşağıdan yukarı gelişen, kârlılık ilkesine göre yönelen bir sınıftı. Gerçi, merkantilist ilkel birikimde yeni keşfedilen kıtaların yağmasının, esir ticaretinin rolü büyüktü; ama yine de kârlılık hesabına dayanıyordu. Türkiye'de, devletçilik yoluyla da belki ilkel bir birikim söz konusu edilebilir. Bu, devletin el koyduğu artık üründen özel kişilere yapılan servet transferidir. Yeni bir iç yağma ya da talanla bu olmuştur. Servetler bir iki işlemle adeta kapılmıştır.
📖 Sayfa 112 · Batılılaşma ve Düzenin Yabancılaşması, İdris Küçükömer
Rönesans, gelişen burjuvazinin bireyci, laik görüşlerinin sanat dünyasındaki gelişimi oldu. Bireycilik, hümanizma hareketi içinde savunuldu.
📖 Sayfa 28 · Batılılaşma ve Düzenin Yabancılaşması, İdris Küçükömer
Devrim, "bürokratik ve askeri mekanizmanın el değiştirmesi" değildir. bunu devrim sananlar oportünizmidir.
Batılılaşma ve Düzenin Yabancılaşması, İdris Küçükömer
Sait Halim Paşa şöyle diyordu:
Batılılaşma ve Düzenin Yabancılaşması, İdris Küçükömer
Sultan Hamid dünyaya gelmemiş olsaydı, yine kendi çağdaşları bir Sultan Hamid' in meydana gelmesine sebebiyet vereceklerdi.
Bizdeki tarihi bürokratik egemenliği anlamadıktan,kabul etmedikten sonra gelişigüzel eleştiri kolayca yapılabilir. Merkezi üretim ilişkilerinin yarattığı Osmanlı bürokrasisi Marx'ı, Engels'in, Lenin'in ve Troçki 'nin, hatta Mao'un karşı olduğu bürokrasiden daha köklüdür.
Batılılaşma ve Düzenin Yabancılaşması, İdris Küçükömer
Atatürk, bir muhalefet partisinin kurulmasına yol açarken, o keskin kudretiyle sezinlediği yeraltı gericilik hareketlerini meydana çıkarmak maksadını gütmüştü ve bununla, aynı zamanda devrim nizamının memlekette yerleşmiş olduğu zehabına düşmüş hükümeti (kendi partisi) uyarmak istemişti.
📖 Sayfa 108 · Batılılaşma ve Düzenin Yabancılaşması, İdris Küçükömer
Ardından Serbest Fırka kurulmuş ve Fethi Okyar başına geçmiştir. (sonrasında bazı sebeplerden dolayı kapatılmıştır). Mustafa Kemal’in bu gayretinde İsmet Paşa’yı iktidarda (kendisinden sonra) yalnız ve temelli bir başvekil bırakmamak duygusu da sezilir.
Merkantilizm ve ilkel birikim, bir bakıma gemiciliğin gelişme çağıdır da.
Batılılaşma ve Düzenin Yabancılaşması, İdris Küçükömer
İsrail, yabancı sermayeyi İsrail'de yapacağı üretimin yarısını ihraç etmek şartı ile kabul eder.
Batılılaşma ve Düzenin Yabancılaşması, İdris Küçükömer
1858 Toprak Kanunu ile toprak mülkiyetinin sağlanması yoluna girilmiştir. Bu kanun, büyük çiftliklerin içinde yer alan, sayısız köylerde oturan köylülerle, ayan ya da eşraf arasındaki ilişkileri ihmal etmiştir. Bu ihmal, büyük toprak mülkiyetinin tanınmasında başka bir şey değildi. Bugün Anadolu'da çeşitli bölgelerde köylüler, ayan kalıntısı aileler ve ağalar arasında süregelen çelişme, bu konuda muhtemelen kasten yapılan ihmalle yaratılmıştı.
Batılılaşma ve Düzenin Yabancılaşması, İdris Küçükömer
Ulema şeriatı öğretip uygularken devamlı olarak padişahın toprak ve halk üzerindeki teokratik merkezi egemenliğinin fetvacısı olmaktaydı. Yani bu grubun çıkarları mevcut mülkiyet ilişkilerini sürdürücü yönde padişahla ortaktı.
📖 Sayfa 45 · Batılılaşma ve Düzenin Yabancılaşması, İdris Küçükömer
Yenilik hareketleri, toplum açısından, üretim güçlerinde kapitalist bir gelişmeye bağlı olarak büyüyen yeni bir iç sınıf olmaksızın getirilmişti.
📖 Sayfa 57 · Batılılaşma ve Düzenin Yabancılaşması, İdris Küçükömer
Tarihi oyunu anlayanlar, yerlerini tayin ettikçe ve oyundan sıyrıldıkça, tarih ırmağının düzgün değilse bile duru ve ileri akması olanakları doğacaktır.
📖 Sayfa 142 · Batılılaşma ve Düzenin Yabancılaşması, İdris Küçükömer
Sultan II.Mahmut eski düstura uyarak, başlıca atanın "başını ezmiş"ti. Fakat bununla genel olarak toprak mülkiyetinin fili olarak ayan ya da eşraf elinde kalması engellenememiştir.
Batılılaşma ve Düzenin Yabancılaşması, İdris Küçükömer
NATO, tekelci Amerikan kapitalizminin hem silahıdır ve hem de harcamalarıyla talep yaratan kapitalist sistemi sürdüren bir kuruluşudur. Karar merkezi Amerika'dadır.
📖 Sayfa 132 · Batılılaşma ve Düzenin Yabancılaşması, İdris Küçükömer

Üretim ilişkileri yeni bir gücün ortaya çıkmasını devamlı olarak engellebilmektedir... Feodalite düzeninin kapitalist düzene dönüşümünü, başka bir deyişle, gelişen üretim güçlerinin gerektirdiği yeni sosyal organizasyonuna dönüşünü köstekleyici olmuştur
Batılılaşma ve Düzenin Yabancılaşması, İdris Küçükömer
Anadolu'da gidilebilecek, alternatif iş alanı olabilecek sanayi kurulamayınca artan nüfus büyük toprağı elinde tutanların himayesini kabul etmek zorundaydı. Türkiye'de toprak ağalığı böylece yaratılmış ve güçlenmişti.
Batılılaşma ve Düzenin Yabancılaşması, İdris Küçükömer
Üst burjuva kurumları ve hakları imparatorlukta tanınırsa, bu hakları sağlayan güçlü bir sınıf olmadığından imparatorluk anarşik haline daha çabuk dağılacaktı.
📖 Sayfa 187 · Batılılaşma ve Düzenin Yabancılaşması, İdris Küçükömer
Tabandaki büyük halk kitlelerinin tarihi gelişimi iyi bilinmedikçe, onlara gerici, yobaz, karşı devrimci demek kolay, fakat yanlış bir tutumdur. Üretim güçlerini, emekçi büyük halk kitlelerinin mutluluğunu mutlak ve nisbi olarak artırıcı bir yönde geliştirmedikçe, batıcı laik bürokratlara da devrim yobazı denebilir.
Batılılaşma ve Düzenin Yabancılaşması, İdris Küçükömer
Sıkça Sorulan Sorular
Batılılaşma ve Düzenin Yabancılaşması kimin eseridir?
Batılılaşma ve Düzenin Yabancılaşması, İdris Küçükömer tarafından yazılmıştır.
Batılılaşma ve Düzenin Yabancılaşması kaç sayfadır?
Batılılaşma ve Düzenin Yabancılaşması, 256 sayfadır (Profil Yayıncılık baskısı).
Batılılaşma ve Düzenin Yabancılaşması'nın en ünlü sözü nedir?
“Batılı görüntülü yaşantı yanında kültür emperyalizmi eğitim kurumlarıyla ve zorunlu olarak giriyordu ülkeye. 1863'te Amerikan Koleji açıldı. Anadolu'da özellikle Doğu'da Amerikan misyoner okulları kurulmuştu. Robert Koleji azınlık komitecilerinin yetiştirildiği bir yer olmuştu. Daha sonra Doğudaki Amerikan misyonerlerinin Ermeni-Kürt çatışmasını körüklediği görülecekti. ''Batıya açılan pencere'' denilen Galatasaray Lisesi ve benzeri misyon kuruluşları kurulmaya devam etti.”