
Benoit Becker'in 1956'da yayımlanan Ölüm Şatosu adlı eseri, Roman türünün önemli örneklerindendir. Afif Yesari çevirisiyle Beyaz Balina Yayınları tarafından Türkçeye kazandırılmıştır. Macera okuyucularının Ölüm Şatosu'dan en çok alıntıladığı cümleler burada.
Ölüm Şatosu'dan En Beğenilen Alıntılar
Dirilere karşı duyulan nefretle, ölülere karşı duyulan nefret ayrı şeylerdir.
📖 Sayfa 80 · Ölüm Şatosu, Benoit Becker
Üzerinde kendi adı yazılı bir mezarı görmek, dünyada pek az kimseye nasip olmuştur. Bu fırsatı kaçırmak istemem.
📖 Sayfa 139 · Ölüm Şatosu, Benoit Becker
Acıları, büyüyen bir gölge gibi, çoğala çoğala ardı sıra geliyordu!..
📖 Sayfa 23 · Ölüm Şatosu, Benoit Becker
''Nereye gidersek gidelim,o bizi bulur.''
📖 Sayfa 134 · Ölüm Şatosu, Benoit Becker
Bir an evvel, çekip gitmeli buradan. Mümkün olduğu kadar çabuk.
📖 Sayfa 144 · Ölüm Şatosu, Benoit Becker
En katı madenlerin bile özlerinde bazen küçük boşluklar vardır.
📖 Sayfa 154 · Ölüm Şatosu, Benoit Becker
En katı madenlerin bile özlerin de bazen küçük boşluklar vardır.
Ölüm Şatosu, Benoit Becker
".. sinirlilik ve korku, bulaşıcı hastalıklar gibidir, bazen insandan insana geçer..."
Ölüm Şatosu, Benoit Becker
"Dirilere karşı duyulan nefretle, ölülere karşı duyulan nefret, ayrı ayrı şeylerdir."
Ölüm Şatosu, Benoit Becker
Büyük bir değer ve önem taşımayan küçük, basit davranışlar vardır ki, zamanla bunlar, insanın başına dert açabilir...
📖 Sayfa 66 · Ölüm Şatosu, Benoit Becker
“Dirilere karşı duyulan nefretle,ölülere karşı duyulan nefret ayrı ayrı şeylerdir,Clara.”
📖 Sayfa 64 · Ölüm Şatosu, Benoit Becker
Başlangıçta her şey güç gelir. Kaçınılmaz bir şeydir bu.
📖 Sayfa 104 · Ölüm Şatosu, Benoit Becker
... ama bir şeyi bilmek ayrı, görmek ayrı.
📖 Sayfa 28 · Ölüm Şatosu, Benoit Becker
Ufak bir gürültü bir ayak sesi, onu yerinden sıçratmaya peşi sıra gelen sessizlik ise cehennem karanlığı gibi, yüreğine çöküyordu.
📖 Sayfa 183 · Ölüm Şatosu, Benoit Becker
Dirilere karşı duyulan nefretle, ölülere karşı duyulan nefret çok ayrı şeylerdir Clara!
📖 Sayfa 76 · Ölüm Şatosu, Benoit Becker

Ne var ki sinirlilik ve korku, bulaşıcı hastalıklar gibidir, bazen insandan insana geçer.
📖 Sayfa 78 · Ölüm Şatosu, Benoit Becker
Çekmiş elini eteğini dünyadan, gelip kapanmış buraya, bu canım yere elektrik bile getirmemiş. İçi kararmış adamın, hangi yüzyılda yaşıyoruz hayu?
📖 Sayfa 118 · Ölüm Şatosu, Benoit Becker
Bu mevsimde çabucak akşam oluyordu. Bu mevsimde ''gündüz'', ''gece''nin iki karanlığı arasında; çabucak tükeniveren zayıf; soluk bir aydınlıktı.
📖 Sayfa 182 · Ölüm Şatosu, Benoit Becker
Ağır ağır pencereye doğru yürüdü, gecenin sert rüzgârı onu biraz olsun ferahlatabilirdi belki.
📖 Sayfa 9 · Ölüm Şatosu, Benoit Becker
Elini ileri doğru uzattı ve aynı anda “O” nun müthiş çığlıkları, şatomun karanlık koridorlarını doldurdu;
"Thorwald dehşet içinde etrafı dinledi:Neydi bu ses. "O"nun sesi miydi yine. Yoksa,şatonun koridorlarında bir inilti gibi yankılanan rüzgarın sesi mi?.."
Ölüm Şatosu, Benoit Becker
Gün geldi ki, kara düşünceler ve "Ölüm" beyninin en karanlık köşelerine kadar uzandılar.
📖 Sayfa 23 · Ölüm Şatosu, Benoit Becker
Delilik nerede başlar, nerede biter?... Bunu kestirmek güçtür.
📖 Sayfa 23 · Ölüm Şatosu, Benoit Becker
"küçük bir tetbirsizlik, bizim için tehlikeli olabilir"
📖 Sayfa 86 · Ölüm Şatosu, Benoit Becker
Sizi seviyordu... Diye, titreyen bir sesle, devam etti: Bundan eminim. Onu bu hastalığa sürükleyen de, yeteri kadar sevilmemiş olmasıdır belki!...
📖 Sayfa 26 · Ölüm Şatosu, Benoit Becker
Acıları, büyüyen bir gölge gibi, çoğala çoğala ardı ardına geliyordu.
📖 Sayfa 25 · Ölüm Şatosu, Benoit Becker
Gidip görmek istiyorum dedi: Üzerine, kendi adı yazılı bir mezarı görmek, dünyada pek az kimseye nasip olmuştur.
📖 Sayfa 165 · Ölüm Şatosu, Benoit Becker
Gidip görmek istiyorum dedi: Üzerine ,kendi adı yazılı mezarı görmek , dünyada pek az kimseye nasip olmuştur.
📖 Sayfa 165 · Ölüm Şatosu, Benoit Becker
Ruhlar geri gelirler. Onların geri döndükleri yerde kalmak, iyi değildir.
Ölüm Şatosu, Benoit Becker
-Olacağına bak!... Yemeyenin malını yerler şekerim.
📖 Sayfa 140 · Ölüm Şatosu, Benoit Becker
Bir şeyi bilmek ayrı, görmek ayrı...
📖 Sayfa 31 · Ölüm Şatosu, Benoit Becker

Çok ıstırap çekti değil mi?...
📖 Sayfa 56 · Ölüm Şatosu, Benoit Becker
Öyle sanıyorum ki, sen, büyük bir sinir krizi geçiriyorsun, manevî bir çöküntü içindesin...
📖 Sayfa 107 · Ölüm Şatosu, Benoit Becker
Buna, benim de inanasım gelmiyor... Clara!... Çıldırmış gibi bir hâlim var mı?...
📖 Sayfa 107 · Ölüm Şatosu, Benoit Becker
Hiçbir yere bakmıyor, hiçbir şey görmüyor gibiydi... Bakışları bomboş ve manasızdı...
📖 Sayfa 47 · Ölüm Şatosu, Benoit Becker
Dirilere karşı duyulan nefretle, ölülere karşı duyulan nefret ayrı şeylerdir, Clara!
Ölüm Şatosu, Benoit Becker
Hayır!... Sen!... Sen yap sevgilim...
📖 Sayfa 51 · Ölüm Şatosu, Benoit Becker
Thorwald, çıldıracaktı neredeyse... Bitip, tükenmek bilmeyen, dayanılmaz acılar, sıkıntılarla dolu günler, geceler, haftalar boyunca gerilen sinirleri, bu, içinden çıkılmaz durum karşısında, kopacak hale gelmişti: Bir yanda, kendisini hiç sevmemiş olan maceracı Sigrid, diğer yanda, beraberliğiyle onu avutan, okşayışlarının her çeşidine cömertçe müsaade eden, fakat, kendini vermeyen Clara...
📖 Sayfa 42 · Ölüm Şatosu, Benoit Becker
Bu ses, hafif bir iniltiyle başlıyor, sonra, işkence edilen birinin yalvarışları, hıçkırıkları halinde, uzun koridorları, kapalı kapıları aşıyor ve korkunç çığlıklarla, Thorwald'a ulaşıyordu!
📖 Sayfa 5 · Ölüm Şatosu, Benoit Becker
Thorwald, dehşet içinde geriye döndü, bir an, kararsız, kapıya baktı, aynı anda, uykusuzluğun, yorgunluğun, perişan ettiği zihninde, korkunç hayaller belirdi; kapı açılıyor, cehennemin karanlıklarından kopup gelen lanetlenmiş ruhlar, korkunç yaratıklar, hortlaklar, canını almak için içeri doluyorlardı.
📖 Sayfa 7 · Ölüm Şatosu, Benoit Becker
Birden, duyduğu sesin dehşetiyle, olduğu yerde kalakaldı. Geri geleceğim, geri geleceğim, geri geleceğim... Kim söylemişti bunu?...
📖 Sayfa 58 · Ölüm Şatosu, Benoit Becker
Thorwald, düşündü: "Niçin ölmüyor?..."
📖 Sayfa 43 · Ölüm Şatosu, Benoit Becker
Otele, hiçbir yabancı girmedi... dedi adam. Arkadaşınız da bana bir takım acayip sorular sordu bu akşam... O da yabancıların otele girip giremeyeceklerini soruyordu... Akşamın sekizinden beri büromdan ayrılmadım... Otel müşterilerinden başka hiç kimse girmedi içeri...
📖 Sayfa 192 · Ölüm Şatosu, Benoit Becker
Kalabalık, bir anda odaya doldu. Koridorun sonundaki odada oturan yaşlı kadın, odaya girdiğinde Sigrid'in cesedini görünce düşüp bayıldı. Cesetten başka hiçbir şey yoktu odada...
Kendisiyle evlenecek zengin bir adam bulmak... Gazeteye verdiğin ilânı okuyunca, bunun, "iyi bir fırsat" olabileceğini düşündü... Sigrid, senin yaşlı bir adam olduğunu sanıyor, çabuk öleceğini umuyordu... İhtiyar olmadığını görünce, hayâl kırıklığına uğradı... Seni, ilk görüşünden sonra bana yazdığı mektubu, hâlâ saklıyorum... Mektupta kullandığı cümleler, şu an bile hatırımda; "Dul kalmayı ümit etmekle, ne kadar yersiz bir düşünceye kapıldığımı anlıyorum!..." Diyordu...
📖 Sayfa 41 · Ölüm Şatosu, Benoit Becker
bunu hissetmediniz mi hiç?...
📖 Sayfa 37 · Ölüm Şatosu, Benoit Becker
Sıkça Sorulan Sorular
Ölüm Şatosu kimin eseridir?
Ölüm Şatosu, Benoit Becker tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1956'da yayımlanmıştır. Türkçeye Afif Yesari çevirmiştir.
Ölüm Şatosu kaç sayfadır?
Ölüm Şatosu, 208 sayfadır (Beyaz Balina Yayınları baskısı).
Ölüm Şatosu'nun en ünlü sözü nedir?
“Dirilere karşı duyulan nefretle, ölülere karşı duyulan nefret ayrı şeylerdir.”