CANLI

Berna Moran'ın Araştırma Alanında Özlü Sözler — Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 1

Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 1 - Berna Moran kitap alıntıları ve sözleri

Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 1, Berna Moran'ın 1983 tarihli Araştırma-İnceleme alanında öne çıkan eseridir. Araştırma meraklılarının Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 1'dan seçtiği en etkileyici satırlar aşağıda.

Yazar:Berna Moran
İlk Yayın:1983
Yayınevi:İletişim Yayınları
Sayfa Sayısı:336
Dil:Türkçe
ISBN:9789754700541
Okuma Süresi:9 sa. 31 dk.
Türler:Araştırma-İnceleme, Edebiyat, Eleştiri-Kuram

Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 1'dan En Beğenilen Alıntılar

Halkı "yüksek bir felsefeye" çekmek isteyen Gürpınar'ın karşısına çıkan en büyük engel, kuşku yok ki halkın ideolojisinin belirleyici öğesi olan İslam dini idi. Din, sorunlara akılla yaklaşmaya, geleneklerin oluşturduğu düşünce kalıplarından kurtulmaya meydan vermiyordu. Ne var ki, o zamanlarda dine doğrudan doğruya karşı çıkmaya da olanak yoktu. Gürpınar din ve Tann hakkındaki düşüncelerini ancak Cumhuriyet döneminde, 193l'de tamamladığı Deli Filozofta açıklayabilmiştir.

Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 1, Berna Moran

Bihter'in sonu da, nedenleri değişik de olsa, Madam Bovary'nin, Anna Karenina'nın sonudur.

Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 1, Berna Moran

Kısacası, Bihter yaşlı kocasına sadık bir eş, üvey çocuklarına şefkatli bir anne olmak niyetiyle yaptığı bir evliliğin getirdiği mutsuzluk içinde namusunu ve şerefini koruyamayan talihsiz (yazarın deyişiyle "biçare") bir kadındır. Önemli olan, Uşaklıgil'in, Bihter'i ahlaksız bir kadın olarak değil, bir karakter olarak işlemesi.

Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 1, Berna Moran

Büyük işler yapmadan, büyük yapıtlar vermeden de insan kendi iç dünyasını yoğun yaşayabilir.

📖 Sayfa 278 · Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 1, Berna Moran

Nihal'in öyküsünü kendi başına ele alırsak Aşk-ı Memnu'nun, yalnızlaşma temasını da içeren bir bildungsroman (büyüme romanı) olduğunu görürüz. Nihal çocukluktan genç kızlığa, basitlikten olgunluğa geçer ve yaşamının bir evresinden ötekine geçerken, acı deneyimleriyle, insanlar ve hayat hakkında yeni bir anlayış kazanır, yeni bir bilinç düzeyine varır. Dediğim gibi tipik bir "büyüme" romanı.

Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 1, Berna Moran

Diyebiliriz ki Aşk-ı Memnu, "Melih Bey takımının bütün ırsi menkulatına malik olarak doğan" Bihter gibi iyi ve güzel bir genç kadının, namuslu kalmak istediği
halde, içinde bulunduğu durum ve kalıtımsal (ırsi) etkenler nedeniyle yasak bir aşka sürüklenişinin trajik öyküsüdür.

Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 1, Berna Moran

İnsanın esas meselesi ben'ini aşmaktır.

📖 Sayfa 250 · Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 1, Berna Moran

Tanpınar, bildiğimiz gibi, kendi köklerimizden kopmadan yenileşmekten yana. Yeni yaşam biçimlerini yine Türk toplumunun yaratmasını ister. Bunları yaratırken, kendi geçmişimiz ve Batı, vazgeçemeyeceğimiz iki kaynaktır. Cumhuriyet'te
geçmişe sırt çevirerek Batı uygarlığını kopya edebileceğimize inanmakla aldandık. Üstelik o zaman bile yeniye tam inanmış değildik. Bundan ötürü, Tanpınar, yeniye inanmış gibi görünen, ama gerçekte çıkarlarım düşünen politikacıları da, bürokratları da, aydınları da romanında kendine hedef alır.

Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 1, Berna Moran

Gürpınar'ın komünizm hakkında bilgisinin yüzeyde kaldığını ve çok genel türden olduğunu belirtmeye gerek yok. Sermaye ve emek sorunundan toplumsal adaletsizlikten söz eder; yasaların egemen sınıfların çıkarlarını koruduğunu,
yığınların sömürüldüğünü tekrar tekrar söyler, ama sorunları Marksist temellere oturtmaz. Komünizmin uygulanabilmesini, insanların iyi ahlaklı olmasına bağlı gördüğü için de sonunda umudunu keserek gerçekleşemeyecek bir hayal
sayar komünizmi.

Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 1, Berna Moran

tüm dünyada insanlar, güçlü ve güçsüz, zeki ve ahmak, aldatan ve aldanan olmak üzere iki kısımdır.

📖 Sayfa 130 · Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 1, Berna Moran

Diyebiliriz ki, Uşaklıgil, Aşk-ı Memnu'da, birtakım insanların, neden-sonuç yasasına göre gelişen aşk öyküsünü anlatan, psikolojik gerçekliğe dayanan, sağlam yapılı, kusursuz bir sanat yapıtı yaratmak peşindeydi. Böyle, bireyler
arası duygusal yoğun ilişkiyi işleyen romanlara, Edwin Muir "dramatik" roman adını verir. Aşk-ı Memnu işte bu tür romana çok iyi bir örnektir

Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 1, Berna Moran

"Kadınlar medeniyeti gözleriyle anlamaya mah­kumdur"

📖 Sayfa 226 · Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 1, Berna Moran

Yaşamın anlamı, amacı nedir? Sanat ve aşkın yaşamda yeri nedir?

📖 Sayfa 278 · Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 1, Berna Moran

Sanırım Yaban'da vurgulanan temayı köylünün yalnızca olumsuz yönlerinin sergilenmesini ve yaratılmak istenen boğucu atmosferi ancak Karaosmanoğlu'nun ideolojisinin gereği olarak açıklayabilir ve diyebiliriz ki romandaki köy gerçek Anadolu'yu temsil etmez; 1930'lardaki yönetici sınıftan bir aydın bürokratın kafasındaki Anadolu'nun simgesidir.

Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 1, Berna Moran

bizim hikayeler tılsım ile define bulmak, bir yerde denize batıp müellifin [yazarın] hokkasından çıkmak, ah ile yanmak, külüng [ taşçı kazması) ile dağ yarmak gibi
bütün bütün tabiat ve hakikatin haricinde birer mevzu'a müstenid [ dayandırılmış] (. .. ) olduğu için roman değil, kocakarı masalı nev'idendir. Hüsn ü Aşk ve Leyla ile Mecnun kabilinden olan manzumeler de gerek mevzularına, gerek suret-i tahrirlerine nazaran [yazılış tarzlarına göre) birer tasavvuf risalesidir.*

*Mukaddime-i Celal, 3. baskı (1309) Namık Kemal

Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 1, Berna Moran

Gürpınar'ın yapıtlarında kadın-erkek ilişkisi çok işlenen bir konudur, ama bu ilişki, hiçbir zaman, birbirini seven iki gencin sonunda evlenip mutluluğa erişmesiyle sonuçlanmaz. Bu tür roman yazmaz Gürpınar, çünkü onun anlayışına göre aşk çılgınlık sayılabilecek korkunç bir cinsel tutkudur ve kısa zamanda doyuma ulaşarak söner. Onun için, idealize edilmiş bir aşk şöyle dursun, Gürpınar'ın romanlarında karşılıklı derin bir sevgiye dayanan ve uzun süre devam eden bir ilişki ya da evlilik de yer almaz.

Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 1, Berna Moran

İşte Mümtaz'ın o günlerdeki felsefesi: İnsan çeşitli alanlardaki güzeli kavrayarak yoğun bir duygu hayatı yaşamalı.

📖 Sayfa 278 · Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 1, Berna Moran

Bizim aşık hikayeleri de romans grubuna giren bir anlatı türüdür ve ilk romanlarımızda romansa özgü yapılarıyla varlıklarını belli ederler. Aşık hikayelerinin yapısına dikkat edecek olursak bir olay örgüsü kalıbının (romans kalıbının) bu hikayelerde tekrarlandığını söyleyebiliriz sanırım. Hikaye dört ana bölümden oluşur:
1) Genç kız ile erkeğin arasında aşkın doğuşu.
2) Sevgililerin ayrı düşürülmesi.
3) Sevgililerin birbirlerine kavuşabilmek uğrunda verdikleri savaşım.
4) Evlilik ya da ölümle bitiş.

Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 1, Berna Moran

Az buçuk bir refah sağlandıktan sonradır ki ancak, toplum kendi değerlerini, kendi koşullarına uygun hayat şekillerini yaratacak hale gelir.

📖 Sayfa 285 · Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 1, Berna Moran

Aşk, tüm güzellikleri bir bütün olarak kavramada bir araç rolü oynar.

📖 Sayfa 279 · Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 1, Berna Moran

"Me­suliyetini taşıyacağın fikrin adamı ol!"

📖 Sayfa 292 · Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 1, Berna Moran

Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın sanatçı yönünü incelemek için Şıpsevdi'yi örnek olarak alabiliriz, çünkü Şıpsevdi'den sonra daha birçok roman yazmış olmasına karşın dünya görüşü bakımından ve sanatçılığı yönünden bir değişiklik ya da gelişme gösterdiğini söylemek zordur. Ancak Şıpsevdi'de zaaflarını sergilediği insanlara daha bir hoşgörü ile bakan ve okuru onlara güldüren Gürpınar zamanla insanlara karşı daha acımasız olmuş ve romanlarındaki güldürü öğesi de gittikçe azalmıştır.

Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 1, Berna Moran

"İyilikler, güzellikler, faziletler, hüsn-ü zanlardan [iyi niyetlerden] doğan muhayyel [hayal edilmiş] müstesna mahiyette ankalardır. Roman konusu olamazlar. Roman alışılmış, tabiat hükmüne girmiş seyyieler [kötülükler] üzerine kurulur. Bir cemiyet hayatının bayağılıklarını, kabalıklarını, münasebetsizliklerini, budalalıklarını, herzelerini [saçmalıklarını] riyakarlıklarını göz önüne sermelidir. ( ... ) Bir romanın
güzelliği, yaraşığı çirkinlikleri tasvirdeki kuvvetiyle belirir."

Roman Nasıl Yazılır, Hüseyin Rahmi Gürpınar

Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 1, Berna Moran

Yaban ya aydın ile köylü arasındaki uçurumu içtenlikle dile getirdiği, bu yarayı cesaretle deştiği ve Anadolu köylüsüne ait gerçekleri bütün çıplaklığıyla önümüze serdiği için çok övülmüş ya da tek yanlı olduğu, gerçekleri çarpıttığı ve
köylünün yalnız olumsuz yönlerini anlattığı için eleştirilmiştir. Tartışılan sorun hep şu olmuş: Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun sergilediği köylü gerçeğe uyuyor mu, uymuyor mu?

Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 1, Berna Moran

Gençliğinde Fecr-i Ati topluluğuna katılmış ve "sanat için sanat" ilkesini benimsemiş olan Balkan Savaşı ve Birinci Dünya Savaşı'nın etkisiyle bu anlayışını değiştirmiş, sanatın toplum için olması gerektiğine inanmış ve doğal olarak, birçok başka yazar gibi o da romanlarında, Türk ulusunun içine düştüğü durumla ilgili sorunlara eğilmiştir. Çağdaşı Peyami Safa, göreceğimiz gibi, bu sorunları madde-ruh karşıtlığına indirgeyecektir. Karaosmanoğlu ise Türk toplumunun sorunlarına tarihsel açıdan bakmaya çalışır

Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 1, Berna Moran

"Türk romanının Romantizmden Realizme geçişi"ni açıkça gösteren bir roman olarak tanınan, Samipaşazade Sezai'nin Sergüzeşt'inde (1889) "vaka gözlem ürünüdür" deniyor: Ama olayları lstanbul'un gündelik hayatı içinde geçen ve esaret sorununa eğildiği için tezli diyebileceğimiz bu romanın da olay örgüsüne bakacak olursak, yazarın (belki farkında olmayarak) yine aşık hikayelerinin kalıbını ve tiplerini kullandığını görürüz.

Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 1, Berna Moran

Her kadında, yırtıcı ve avcı hayvanattan bir şey vardır. Kuşu yakalayan kedide nasıl nihayetsiz bir hazzın raşeleri ve dişlerini bir ceylanın etine geçiren arslanda ne kadar derin bir şehvetin emareleri görülürse kadınlar da lalettayin herhangi bir erkeği kendilerine ram etmekte o kadar büyük bir haz ve neşat [keyif] duyarlar.
Kiralık Konak, Y.K.Karaosmanoğlu

Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 1, Berna Moran

Meftun'a göre insan sevdiği kadının başkasıyla ilişkisi olduğunu duyarsa boş vermeli.

📖 Sayfa 260 · Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 1, Berna Moran

Yazarlar romanda hiciv için çeşitli yöntemlere başvurmuşlardır: Parodi yöntemi (Cervantes); utopia yöntemi (Huxley); hayvanlar dünyasını alegorik olarak kullanma yöntemi (G. Orwell); topluma bir yabancının gözüyle bakma yöntemi
(Montesquieu) ... vb. Saatleri Ayarlama Enstitüsü'nde bu sonuncuyu biraz değiştirerek ve daha karmaşık bir biçime sokarak kullanır.

Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 1, Berna Moran

Peyami Safa'nın kültürlü kızları beğenmesine bakarak bu konuda Osmanlı-lslam düşüncesinden fazla ayrıldığını sanmayalım.
Yazarımız kadının okumuş olmasını, onun doğal bir hakkı saydığı için istemez; erkeği düşünerek, erkeğin kadında aradığı doyurucu, güzel bir nitelik olarak ister. Hiçbir romanında kadın kahraman geçimi için çalışmaz, eğitiminden bu yolda yararlanmaz; evliyse kocasının eline bakar, bağımlıdır ona. Kadının erkeğe karşı bağımsız olabilmesinin ilk koşulu ekonomik özgürlüğünü elde etmesi olduğu
için Peyami Safa açıkça karşı çıkar buna.

Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 1, Berna Moran

Peyami Safa'ya göre kadın, aklı ile değil, içgüdüleri ile
davranan bir yaratık olduğu için «memleket sallandıkça
kadın kalbi bu zikzaktan kurtulamaz»

Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 1, Berna Moran

Bu gençlerin serbest aşk yaşamaları (tamamiyle onaylanacak bir şey olmasa bile) ikiyüzlü bir ahlakın sürüp gittiği bir toplumda, diğerlerininkine oranla daha dürüsttür; tıpkı hırsızların, namuslu rolü oynayan, haksız kazanç sağ­lamış zenginlerden daha dürüst sayılmaları gibi.

📖 Sayfa 127 · Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 1, Berna Moran

"Tabiatın maksadı zürriyettir [döldür] (. .. ) Ah bu beşeri kanunlar. Tabiatle bir türlü uygun getirilemiyor. lnsan monogam değildir, yani bir kadınla evlenip kalmak için yaratılmamıştır. Erkek poligamdır, yani çok kadınla izdivaç etmek hılkiyetindedir [yaradılışındadır] . Kadın da poliandır, yani çok zevç ister."

Deli Filozof, Hüseyin Rahmi Gürpınar

Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 1, Berna Moran

Yaşam, bencil insanlar arasında bir savaş olduğu için "aldatma" romanların temel eylemi olur.

📖 Sayfa 151 · Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 1, Berna Moran

Herkes dahi değildir, bir Fatih ya da Descartes olamaz, ama büyük işler yapmadan, büyük yapıtlar verme­den de insan iç dünyasında yoğun yaşayabilir.

📖 Sayfa 278 · Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 1, Berna Moran

Ahmet Mithat temelde, halkın, İslam ideolojisinden kaynaklanan değerlerini paylaşan bir adamdı. Gürpınar ise politika, ahlak ve din alanlarında halkın görüşünden çok ayrı fikirler besliyordu, özellikle İkinci Meşrutiyet'in ilanından sonra yazdığı romanlarda. Kendisi Şekavet-i Edebiye'de yazar olarak amacını şöyle açıklar: "Ben her eserimde kari'lerimi, avami şathiyyat [eğlenceli fıkralar] arasında yüksek bir felsefeye doğru çekmeye uğraştım!"

Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 1, Berna Moran

"Bence Şeytan ve Allah diye kainatta iki kuvvet yoktur. Hepsi, her şey bir tek hakikatın, bir tek kudretin görünüşü ... lyi kötü, güzel çirkin, Allah, şeytan bunlar, icat edilen isimler. Hepsinin arkasında, kendi kendini halketmiş olan
ve mütemadiyen halketmekte olan bir kudret var ... O, o ... kainat denilen perdeye, gölgelerini aksettirmek için yaratmak fiilinde devam eden Halik ... Adı Allah, Rab, ne olursa olsun. Nurunun en parlak en ezeli olduğu bir yer, sırrının makesi bir tek şey vardır; Aşk! "

Sinekli Bakkal, Halide Edip Adıvar

Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 1, Berna Moran

Henüz görücü usulünün kalkmadığı bir ülke­de evliliği kaldırıp da serbest aşkı kabul etmeli mi sorusu toplum gerçeklerine oturmaz ve havada kalan teorik bir so­run olmaktan ileriye gidemez.

📖 Sayfa 149 · Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 1, Berna Moran

Rauf Mutluay, "Sinekli Bakkal'daki mahalle, sadece bir dekordur; cansız, kuru, eksik," dedikten sonra, burada bayram sevinçlerine, içten komşuluklara, ramazan gecelerine, geçim darlıklarına, karıkoca anlaşmazlıklarına rastlamadığımızı, kısacası, Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın canlandırdığı mahalle ruhunu Adıvar'ın yakalayamadığını söyler.

Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 1, Berna Moran

llk romancılarımız Avrupa romanını taklit eder, hatta toplumsal sorunlara değinen yapıtlar verirken, karşıt yönelişlerde olan meddah ve aşık hikayelerinden yararlanmışlardır. Meddah hikayelerinin üslup bakımından (Ahmet Mithat tarafından) nasıl sürdürüldüğü açıklanmıştır, ama yapıları bakımından birer romans olan aşık hikayelerinin ilk romancılarımız için oynadığı rolün önemi farkedilmemişe benziyor.

Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 1, Berna Moran

Ben bile bunadığım zaman neler yapaca­ğım diye korkmaya başladım.

📖 Sayfa 314 · Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 1, Berna Moran

"Herkes kendi için yaşar."

📖 Sayfa 223 · Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 1, Berna Moran

Romanın en önemli kişisi genellikle yanlış anlaşılmış ve gereğinden fazla suçlanmış bir kadındır. Oysa yazar, Bihter'in nereden başlayıp nereye geldiğini, düşüşünün psikolojik nedenlerini iyi açıklamak için çaba gösterir. Bir roman kişisinin değişimini, belli bir zaman süresi içinde meydana gelen bir gelişme olarak sunmak da, Uşaklıgil'den önceki yazarlarda görülen bir yöntem değildir.

Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 1, Berna Moran

Gürpınar'ın okura aşılamak istediği "yüksek felsefe" özellikle üç alanda gösterir kendini: Toplumsal adalet, kadın erkek ilişkisi ve din.

Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 1, Berna Moran

Sahip olmadıkları birtakım meziyetleri ve özellikleri kendilerinde var sanan bu budalalar, kendilerini olduklarından ya daha akıllı ya daha güzel ya daha yetenekli sanırlar.

📖 Sayfa 316 · Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 1, Berna Moran

Batı'nın sanatı ve mistiği akla, Doğu'nun sanatı ve mistiği ise kalbe dayanır. Birbirinden ayrı gibi görünen Doğu ile Batı ancak sanat ve mistikle birbirine yaklaşabilir. Yani Batı'nın aklı ile Doğu'nun kalbi birleştiği zaman, insanlar arasındaki anlaşma gerçekleşecektir.

📖 Sayfa 172 · Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 1, Berna Moran

“Her adamda başka bir adamı aratacak eksiklikler yok mu?”

📖 Sayfa 227 · Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 1, Berna Moran

"Bir şey bil: Kalb yoktur. Bir şey daha bil: Herkes kendi için yaşar"

📖 Sayfa 223 · Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 1, Berna Moran

Tekrar tekrar basılan Sinekli Bakkal'ın, okuru en çok çeken yönü de herhalde II. Abdülhamit döneminin lstanbul'unu, her zümreden insana yer vererek anlatmasıdır. Fakir kenar mahallesi, zengin konakları ve saray çevresiyle.
"Kitabın asıl güzel ve büyük tarafı, yerli olması, bize ait şeylerle dolu olması ve cemiyet hayatımızın çok mühim bir dönüm yerinde, ondan kesilmiş bir makta gibi canlı, vazıh ve türlü maniyerden uzak bir aynası olmasıdır," diyor Ahmet Hamdi Tanpınar da.

Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 1, Berna Moran

Özellikle devrim sancılarının çekildiği, ideolojik kavgaların yapıldığı çalkantılı dönemlerde yazarlar bu değer kargaşalığı karşısında, çarpışan ideolojileri tartmak, sorguya çekmek ve kendi tutumlarını ortaya koymak gereğini duyarlar. Onun için 1950'lere kadarki Türk romanının sorunsalını büyük ölçüde bu Batılılaşma hareketi belirler. Bu dönemin en tanınmış yazarlarına bakacak olursak hemen hepsinin Batılılaşma sorununa eğildiğini görürüz. Batılılaşma Türk romanının ana sorunsalını oluşturmakla kalmaz, aynı zamanda onun işlevini, kuruluşunu ve tiplerini de önemli ölçüde belirler.

Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 1, Berna Moran

"Maneviyat daima daha alîdir, vücut sefildir."

📖 Sayfa 224 · Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 1, Berna Moran

Tanzimat dönemindeki züppe, ekonomik rolü açısından sonrakilere hiç benzemez, çünkü o dönemdeki sosyal yapı 1918-1923 döneminden farklıdır.

📖 Sayfa 263 · Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 1, Berna Moran

Delicesine âşık bu içli şaire göre yapılacak en güzel şey, yaşamını aşka ve şiire adayarak ölmektir.

📖 Sayfa 192 · Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 1, Berna Moran

Yasak aşk suçunu işleyen erkeğe ceza verilmez, ama kadın lanetlenir ve fahişe damgasını yer.

📖 Sayfa 123 · Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 1, Berna Moran

İnsan Türk olur da, nasıl Kemal Paşa'dan yana
olmaz?
- Biz Türk değiliz ki, beyim.
- Ya nesiniz?
- Biz İslamız, Elhamdülillah... O senin dediklerin
Haymana'da yaşarlar.

Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 1, Berna Moran

Türk edebiyatında, bir iki sayfa da olsa, ekonomik adalet­sizliğe, emek ve sermaye sorununa, sömürü düzenine deği­nen ilk roman da " Şıpsevdi " olur.

📖 Sayfa 116 · Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 1, Berna Moran

"insanın insanlığı hayvanlığından da­ha mı azdır? Kafası işkembesinden daha mı sefildir?"

📖 Sayfa 234 · Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 1, Berna Moran

Sosyalist düzende herkes emeği ile yaşar kimse kimseye borçlu hissetmez kendini.

📖 Sayfa 234 · Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 1, Berna Moran

Doğrusu aranırsa Gürpınar'ın yansıttığı, toplum hayatımızdan bir soyutlamadır, çünkü romanları tarih-dışıdır.

📖 Sayfa 152 · Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 1, Berna Moran

“psikanaliz çıktıktan sonra herkes az çok hastadır”

📖 Sayfa 311 · Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 1, Berna Moran

Sıkça Sorulan Sorular

Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 1 kimin eseridir?

Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 1, Berna Moran tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1983'te yayımlanmıştır.

Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 1 kaç sayfadır?

Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 1, 336 sayfadır (İletişim Yayınları baskısı).

Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 1'ın en ünlü sözü nedir?

“Halkı "yüksek bir felsefeye" çekmek isteyen Gürpınar'ın karşısına çıkan en büyük engel, kuşku yok ki halkın ideolojisinin belirleyici öğesi olan İslam dini idi. Din, sorunlara akılla yaklaşmaya, geleneklerin oluşturduğu düşünce kalıplarından kurtulmaya meydan vermiyordu. Ne var ki, o zamanlarda dine doğrudan doğruya karşı çıkmaya da olanak yoktu. Gürpınar din ve Tann hakkındaki düşüncelerini ancak Cumhuriyet döneminde, 193l'de tamamladığı Deli Filozofta açıklayabilmiştir.”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 1 — Berna Moran. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4