CANLI

Bernard Lewis'in Siyasete Dair En Az Bilinen 47 Sözü — Ortadoğu'nun Çoklu Kimliği

Ortadoğu'nun Çoklu Kimliği - Bernard Lewis kitap alıntıları ve sözleri

Bernard Lewis'in Ortadoğu'nun Çoklu Kimliği adlı eseri, siyaset alanında öne çıkan çalışmalardan biridir. İlk kez 2000'de yayımlanmıştır. Kitaptan derlenen bu sözler, okur beğenisine göre sıralanmıştır.

Yazar:Bernard Lewis
Çevirmen:Mehmet Harmancı
İlk Yayın:2000
Yayınevi:Sabah Kitapları
Sayfa Sayısı:109
Orijinal Adı:The Multiple Identites of the Middle East
Dil:Türkçe
ISBN:9789755790954
Okuma Süresi:3 sa. 5 dk.
Türler:Araştırma-İnceleme, Kültür, Siyaset-Politika

Ortadoğu'nun Çoklu Kimliği'den En Beğenilen Alıntılar

On dokuzuncu yüzyıl başlarında Avrupa’nın zorunlu askerlik uygulamasının kabul edilmesi köylüleri de kentlileri de ilk kez ola­rak devlet ve devlet otoritesini uygulayanlarla yakın ve sürekli bir ilişkiye sokmuştur. Halkın bundan önce devlet otoritesi deneyim­leri vergi tahsilatı ve yasaların uygulanmasıyla sınırlı kalmıştı. Bunlarin ikisi de itaat gerektiriyordu.

Ortadoğu'nun Çoklu Kimliği, Bernard Lewis

Türkiye Cumhuriyeti’nde yorumlanışma göre laiklik dinin terk edilmesi ve hatta baskı altına alınması anlamlarına gelmez. Bu, din ile politika arasında, İslami din adamlan ile hükümet mekanizması arasında kesin bir ayrılık, kimliğin toplum ve dinden ülke ve millete kayması demektir.

📖 Sayfa 99 · Ortadoğu'nun Çoklu Kimliği, Bernard Lewis

Türkiye Cumhuriyeti’nde yorumlanışına göre laiklik dinin terk edilmesi ve hatta baskı altına alınması anlamlarına gelmez. Bu, din ile politika arasında, İslami din adamlan ile hükümet mekaniz­ması arasında kesin bir aynlık, kimliğin toplum ve dinden ülke ve millete kayması demektir.

Ortadoğu'nun Çoklu Kimliği, Bernard Lewis

Müslüman orduları geleneksel olarak aşiretlerden toplanan as­kerlerden ve kölelerden oluşurdu. Bunlardan birincisi genelde kı­sa hizmet süreli gönüllüler; diğeri klasik Memluklardan Osmanlı Yeniçerilerine kadar yabancılardı. Böylece her ikisi de kent ve köy­lü nüfus kitlesinden kopartılmışlardı.

Ortadoğu'nun Çoklu Kimliği, Bernard Lewis

Vatan sevgi ve özlem uyandırır; çoğunlukla geçen gençliğe, kaybedilen dostlara, uzak­larda kalmış yuvaya duyulan hüzünle ilişkilendirilir.

📖 Sayfa 44 · Ortadoğu'nun Çoklu Kimliği, Bernard Lewis

Osmanlı devletinin 1834’te milli bir posta servisi kurmasıyla gazetelerin tirajı ve daha genel olarak bölgenin çeşitli kısımları arasindaki iletişim büyük ölçüde arttı. 1855’te Kırım Savaşının ihtiyaçlarının karşılanması için telgrafın kurulması ve 1866’da ilk demiıyollannın inşası da devlet gücünün yayılmasına ve pekişmesine yardımcı oldu.

📖 Sayfa 71 · Ortadoğu'nun Çoklu Kimliği, Bernard Lewis

Hiçbir din veya milliyet değiştirme süreci ana­ dilini konuşanla, o dili sonradan öğrenen arasındaki farkı silemez. Bunun bir ölüm kalım sorunu olduğu Tevrat’ta Efraimilerin ‘Şibbolet' sözcüğünü söylemeyi beceremedikleri için tanınıp öldürüldük­leri hikayede geçer (Hakimler 12: 5,6). Bunun modern bir paraleli de Lübnan’daki çatışmalar sırasında görülmüştür: Lübnanlıları ve Filistinlileri ayırt edebilmek için domates sözcüğünün Arapçası so­rulmuştur; buna bir grup ‘bandura’, diğeri ‘banadura’ demekteydi. Her iki sözcük de İtalyancada ‘pomodoro’dan gelmektedir.

📖 Sayfa 38 · Ortadoğu'nun Çoklu Kimliği, Bernard Lewis

Hiç kuşkusuz ki, bu tür bir Batılı terminolojisi rakip fraksiyonların kendilerini Hıristiyan değil de Katolik veya Ortodoks, ve Müslüman değil de Şii ya da Sünni olarak tanımladıkları ve Lübnanlı yerine bunlardan birini kullandıkları durumlardaki bir çatışmayı ne tanımlayabilir ne de açıklayabilir.

Ortadoğu'nun Çoklu Kimliği, Bernard Lewis

Dil gerçekten de pek çok bakımdan kimliğin birincil belirtisidir.
Bebeklikte edinilen ve ana dili olarak uygun bir terimle ifade edilen dil beraberinde bir anılar, çağrışımlar ve değerler dünyası getirir. Aynı dili paylaşanlarla bir birlik bağı, paylaşmayanlara karşı bir en­ geldir. Pek az insan dışında büyük bir çoğunluk için bu yaşam bo­yunca böyle kalır ve hiçbir din veya milliyet değiştirme süreci ana­ dilini konuşanla, o dili sonradan öğrenen arasındaki farkı silemez.

Ortadoğu'nun Çoklu Kimliği, Bernard Lewis

Bir Yahudi devletinin kurulması Yahudilerin karşısına, antik çağlardan bu yana ilk kez din ile devlet ilişkisi sorununu çıkarmıştır. Bu, Müslümanlar için bu dünya ile öteki dünya; Hristiyanlar için kilise ile devlet, Tanrı ile Sezar arasındaki ilişkidir. Hristiyanlar sonuçtaki bu ikilem için bir çözüm bulmuşlardır. Bu çözüme varmaları için yüzyıllarca dini savaş ve zulüm yapmışlardır.

📖 Sayfa 31 · Ortadoğu'nun Çoklu Kimliği, Bernard Lewis

İran’daki İslam Devrimi Ortadoğu toplumunun hastalıklanna farklı bir teşhis ve tedavisi için de farklı bir reçete getirmektedir. Bunlar hastanın karakterinin ve kimliğinin farklı bir tanımına bağlıdır. Fransız ve Rus devrimleri gibi, ve bölgenin çeşitli yerlerinde devrim adını ve biçimini alan çeşitli askeri ve parti darbelerinin aksine, İran’da büyük halk kitlelerinin öfke ve emellerini ifade eden ve ulusal yaşamın her alanında devasa değişimler meydana getiren gerçek bir devrim yapılmıştır. Bu değişikliklerin iyi ya da kötü olduğunu bize ancak zaman gösterecektir.

📖 Sayfa 99 · Ortadoğu'nun Çoklu Kimliği, Bernard Lewis

Avrupa bir Avrupalı fikridir, Yunanistan’da doğmuş, Roma’da
beslenmiş ve Hristiyanlık içinde uzun ve sıkıntılı bir çocukluk ve
ergenlik çağı geçirdikten sonra laik ve uluslarüstü bir toplumda olgunlaşma çağına yaklaşmaktadır.

Ortadoğu'nun Çoklu Kimliği, Bernard Lewis

Geçmişte olduğu gibi günümüzde de iki ülke ideolojik seçimlerini yapmışlardır: bu kere Sünni ve Şii İslamiyet arasında değil de, laik demokrasi ile İslami teokrasi arasında. Her ikisi de biçim olarak cumhuriyetçidir ve her iki cumhuriyet de daha önceki rejimleri deviren karizmatik liderler tarafından kurulmuştur. Kemal Atatürk padişahlığın yerine laik bir demokrasi kurmuş; Ayetullah Humeyni şahın yerine İslami teokrasi getirmiştir. Bunlarin öğretileri ve programlan olan Kemalizm ve Humeynizm pek çok kişi tarafından bölge için başlıca iki alternatif gelecek olarak görülmektedir.

📖 Sayfa 99 · Ortadoğu'nun Çoklu Kimliği, Bernard Lewis

Farklı bir sınıflandırma sistemine alışkın Batılı bir gözlemci Yu­nan ve Türk devletlerinin anlaşıp başardıkları şeyin etnik ve milli azınlıkların yurtlarına iadesi değil de dini azınlıkların sürgüne gön­derilmesi olduğunu düşünebilir: Müslüman Rumların Türkiye’ye, Hıristiyan Türklerin Yunanistan’a.

📖 Sayfa 13 · Ortadoğu'nun Çoklu Kimliği, Bernard Lewis

Yahudilerde kutsal yasalara göre Yahudi ancak Yahudi bir anadan doğan ya da Yahudiliği kabul eden biri olarak tanımlanmaktaydı; Yahudi bir baba ile Yahudi olmayan bir annenin çocuğu Yahudi sayılmazdı. Kökenleri Romalı hukukçulann ‘Mater certa, pater incertus’ (anne kesin, baba kesin değil) ilkesine dayanıyor olsa da bu durum Yahudi anneye belirleyici bir rol vermekteydi.

📖 Sayfa 34 · Ortadoğu'nun Çoklu Kimliği, Bernard Lewis

Irkçı için kimliği belirlemede analar ve babalar aynı derecede önemlidir ve ırk bakımından gergin durumlarda anababası karışık kişilere her iki tarafça da kuşkuyla bakılır.

📖 Sayfa 35 · Ortadoğu'nun Çoklu Kimliği, Bernard Lewis

Yeni ordunun yeni tür subaylara, yeni devletin çok sayıda memura ihtiyaca vardı. Devlet bunları sağlamak için daha önce din adamları tarafından sağlanan ve yönetilen ve mali kaynağını prenslerden ve diğer zenginlerden alan bir hizmet olan eğitime ilk kez olarak el attı. Yeni okullardan mezun olanlar çoğunlukla asker veya sivil olarak devlet hizmetine girdiler. Zaten okulların kurulma amacı da buydu. Yeni tip okulların mezunlan bir süre memur olarak iş bulmaya çalıştılar; doktorluk yapanlar çoğunlukla memuriyette başanlı olamayanlardı.

📖 Sayfa 70 · Ortadoğu'nun Çoklu Kimliği, Bernard Lewis

Osmanlı Hariciye Nazırı olan Ali Paşa 1862 Eylülünde Paris ­sefirine bir mektup yazarak Avrupa’daki diplomatik durum hakkındaki görüşlerini açıklamış ve o sırada milli birlik mücadelesi için­de olan İtalya için şöyle demişti:

Aynı dili konuşan, aynı dinden olan bir tek ırkın yaşadığı İtalya birliğe ulaşma yolunda pek çok güçlükle karşılaşmak­tadır. Şu anda elde ettiği tek şey anarşi ve asayişsizliktir. Eğer farklı milli emellere serbestlik tanınsa Türkiye’de neler olacağını bir düşün... Durumu biraz olsun istikrara kavuş­turmak için yüz yıl ve oluk oluk kan akması gerekecektir.

📖 Sayfa 104 · Ortadoğu'nun Çoklu Kimliği, Bernard Lewis

Türkiye Cumhuriyeti’nde yorumlanışına göre laiklik dinin terk edilmesi ve hatta baskı altına alınması anlamlarına gelmez. Bu, din ile politika arasında, İslami din adamları ile hükümet mekanizması arasında kesin bir ayrılık, kimliğin toplum ve dinden ülke ve millete kayması demektir.

📖 Sayfa 99 · Ortadoğu'nun Çoklu Kimliği, Bernard Lewis

Dil gerçekten de pek çok bakımdan kimliğin birincil belirtisidir.
(…)
Bunun bir ölüm kalım sorunu olduğu Tevrat’ta Efraimilerin ‘Şibbolet' sözcüğünü söylemeyi beceremedikleri için tanınıp öldürüldükleri hikayede geçer (Hakimler 12: 5,6).

Bunun modem bir paraleli de Lübnan’daki çatışmalar sırasında görülmüştür: Lübnanlıları ve Filistinlileri ayırt edebilmek için domates sözcüğünün Arapçası sorulmuştur; buna bir grup ‘bandura’, diğeri ‘banadura’ demekteydi. Her iki sözcük de İtalyancada ‘pomodoro’dan gelmektedir.

📖 Sayfa 38 · Ortadoğu'nun Çoklu Kimliği, Bernard Lewis

Aramca ve Kıptice İslam çağında yaşamaya devam etmişlerdir. Çeşitli formlarıyla Aramca Hıristiyan çoğunluğun, Yahudi azınlığın ve sayılan azalan putperestlerin ortak dilleriydi.

📖 Sayfa 39 · Ortadoğu'nun Çoklu Kimliği, Bernard Lewis

Kimliğin birinci, asal ve silinmez işareti ırktır. Dünyanın bazı
bölgelerinde bu hâlâ en önemli şeydir. Ancak Ortadoğu’da
genellikle fazla önemi yoktur; bölgenin büyük bir bölümünde dil,
din, kültür, milliyet ve ülke farklılıkları arasında ırk karışıklığı sadece çok küçük değişiklikler gösterir ve bunlar da fazla kaygı
uyandırmaz.

Ortadoğu'nun Çoklu Kimliği, Bernard Lewis

Bir kimlik Mısır’ı pan-Arap hatta pan-İslamik davalara, diğeri top­rağa dayanan Batı stili yurtseverliğe çekiyordu. Bu İkincisini genel­likle Egiptizm ya da diğer Arap ülkelerince sözcüğün küçültücü an­lamda kullanılmasıyla firavunculuk denilir. Arapçası tafar’undur ki, bu da yaklaşık olarak firavuncu gibi davranmak demektir.

📖 Sayfa 52 · Ortadoğu'nun Çoklu Kimliği, Bernard Lewis

Araplar arasında Türk aleyhtarı duygu ciddi bir boyutta ilk kez Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde ortaya çıkmıştır ve bu yabancı etkilerden kaynaklanmıştır: bir yandan milliyetçilik ve bunun sonucunda yabancı Türk hakimiyetinde ezilen çok daha büyük Arap milleti; ve diğer yandan, dış güçlerin doğrudan doğru­ya kışkırtması ve müdahalesi. Bu güçler zamanla Osmanlı İmpa­ratorluğu’nun yıkılmasını ve topraklarının parçalanmasını sağladı­lar. Ve bunu yaparak daha büyük bir Arap milleti değil, bir dizi Arap devleti yaratmış oldular.

Ortadoğu'nun Çoklu Kimliği, Bernard Lewis

Günümüzde önemli bir Yahudi topluluğunun bulunduğu tek Arap ülkesi Fas’tır ve o da gönüllü göçlerle giderek azalmaktadır. Arap topraklannda Yahudilerin uzun ve seçkin tarihi bir sona yaklaşmaktadır. Türkiye ve İran’da küçük Yahudi topluluklan kalmıştır. Türkiye’de bunlann resmî statüleri laik bir devlette eşit yurttaşlar; İran’da ise bir İslam devletinin hoşgörülen ve korunan tebaasıdır. Her iki ülkede de sayılan çoğunluğu İsrail’e olan göçlerle büyük ölçüde azalmıştır.

Ortadoğu'nun Çoklu Kimliği, Bernard Lewis

Eğer Irak, Suriye, Filistin ve Kuzey Afrika kıyılarının sakinleri antik çağlardan beri Arap idiyseler, o zaman Müslüman halifelerinin savaşları fetih değil, Arap kardeşlerini Pers ve Bizans emperyalist baskısından kurtarmaya yönelik kurtuluş savaşlarıydı.

📖 Sayfa 53 · Ortadoğu'nun Çoklu Kimliği, Bernard Lewis

Her iki taraf da -ne demokratik Türkiye ne de köktendinci İran- birbirlerinin cazibesine karşı bağışık değillerdir.

📖 Sayfa 100 · Ortadoğu'nun Çoklu Kimliği, Bernard Lewis

Belki de devlete bağlılığın etkili olmasının en dramatik göstergesi birinci Körfez Savaşında Irak ve İran’ın düşmanlarını sinsice yıkmaktaki başarısızlıklarıdır. İran’ın Arapları, tıpkı Irak’ın Şiileri’nin yaptıkları gibi milli ya da mezhep duygularını uyandırmaya yönelik çağrılara kulaklarını tıkamışlar ve kendi ülkeleriyle hükümetlerine sadık kalmışlardır.

📖 Sayfa 76 · Ortadoğu'nun Çoklu Kimliği, Bernard Lewis

Eskiden beri gelen özerkliğe sahip diğer bir bölge de Arabistan’dı. İsmen Osmanlı egemenliğinde olmasına rağmen aslında yanmadanın büyük bir kısmı çoğu aşiret kökenli yerel hanedanlar tarafından yönetilmekteydi. Mezopotamya devletleri gibi bunlar da imparatorlukların dağılmasıyla özerkliklerini elde etmişlerdi, ancak devletlerin sınır ve biçimleri imparatorluk politikaları tarafından değil, Arap politikaları ile biçimlenmişti.

📖 Sayfa 74 · Ortadoğu'nun Çoklu Kimliği, Bernard Lewis

Dini kimlik temelli böyle bir gruplaşma fikri bile pek çok Batılı gözlemciye saçma, hatta komik gelebilir. Ancak İslamiyet’te bu ne saçmadır ne de komik. Aralannda monarşiler ve cumhuriyetler, muhafazakarlar ve devrimciler, kapitalistler ve sosyalistler, Ameri­ ka Birleşik Devletlerinin dostları ve düşmanlarının ve tarafsızlığın bütün renklerinin savunuculannm bulunduğu elli altı Müslüman devlet uluslararası bir danışma ve hatta bazı alanlarda işbirliği organı kurmuşlardır.

Ortadoğu'nun Çoklu Kimliği, Bernard Lewis

Türkler, ve daha genel olarak Ortadoğu’da Müslümanlar Yunanlılara Rum derler. Ancak Rum Yunanlı demek değildir; Rum Romalı demektir ve bu adın önce Yunanlıların kendileri, daha sonra yeni Müslüman efendileri tarafından kullanılması onların en son politik hükümdarlık ve büyüklük anılan olan Bizans İmparatorluğu’nu çağrıştırır.

📖 Sayfa 13 · Ortadoğu'nun Çoklu Kimliği, Bernard Lewis

Her toplumda, herbirinin çeşitleri ve kimi zaman çatışan alt grupları olan çoklu kimlikler vardır. Bu kimlikler statü, sınıf, mes­lek gibi unsurlarla sosyal ve ekonomik olabilir. Nesil ve cinsiyet kimliğin iki büyük sınırıdır; sivil ve askerî, laik ve dini ve diğerleri de böyledir.

Ortadoğu'nun Çoklu Kimliği, Bernard Lewis

Yine Fransız ve Rus devrimleri gibi İran devrimi de İslamiyeti paylaştığı dünyada çok güçlü bir tepki yaratmıştır. Batı Afrika’dan güneydoğu Asya’ya kadar bütün İslam ülkelerinde ve diaspora arasında ilk önceleri çok büyük bir sevinç yaşanmıştı. Ancak ondan sonra, Fransız ve Ruslarda olduğu gibi, İranlı devrim liderleri ülke içinde ve dışındaki eylemleriyle taraftarlarının çoğunu hayal kırıklığına uğratmışlardır. Ancak onları bağışlamaya ve İslam şeriatına uygun olarak yönetilen adil ve saf bir toplum nihai hayali hatırına günahlarını taklit etmeye hazır pek çok insan vardır.

📖 Sayfa 100 · Ortadoğu'nun Çoklu Kimliği, Bernard Lewis

Batılı anlamıyla demokrasi, yani düzenli aralıklarla serbest seçimlerin yapıldığı ve hükümetin seçmenlerce devrilebilecegi politik sisteme Ortadoğu’da pek rastlanmaz. Bölge ülkelerinin çoğunda seçimler varsa da, bu kısmen seçimin modem bir devletin moda olan kisvesi olmasından, kısmen de uluslararası yardımlardan yararlanmak için bir tür seçimin gerekli olmasındandır. Ancak bu rejimlerin çoğunda hükümetler seçimle değil, seçimler hükümetlerce değiştirilir. Bölgede gerçek seçimin yapıldığı ve hükümetlerin seçimle değişebildiği -ve bazen değiştiği- iki ülke vardır: Türkiye ve İsrail.

📖 Sayfa 98 · Ortadoğu'nun Çoklu Kimliği, Bernard Lewis

Devletin güçlü olmasının bir nedeni de bunu kontrol edenlere sağladığı fırsatlardır. Bu devletlerin herbiri yıllar boyunca yeni bir yönetici seçkinler grubu geliştirmiştir ki, gününün Ortadoğusu’nun en keskin Batılı gözlemcilerinden olan Adolphus Slade şöyle demiştir; “Devlet yeni soylu sınıfın malikanesidir.”

📖 Sayfa 76 · Ortadoğu'nun Çoklu Kimliği, Bernard Lewis

Ortadoğu’ bir Batılı terim olup bu yüzyılın başında ortaya çıkmıştır. Sadece Batılı perspektifinden anlamlı olan bu mahalli terimin batıdaki eski gücü ve devam eden etkisi artık bütün dünyada kullanılmasıyla da kendini göstermektedir. Hatta kendi vatanlarını tanımlamak için bölge halkları tarafından bile aynı terim kullanılmaktadır.

Ortadoğu'nun Çoklu Kimliği, Bernard Lewis

Kuşkusuz bu fikir yeni değildir. Klasik İslam hukuk ve politik doktrininde temel bir görüştür ve yirminci yüzyılda milliyetçilerin yıkıcı fikirlerine karşı sık sık kullanılmıştır. Osmanlı sadrazamı Sait Halim Paşa 1917’de şöyle demiştir: “Bir Müslümanın anavata­nı şeriatın hüküm sürdüğü her yerdir.” Aynı fikir daha yakın za­manlarda Ayetullah Humeyni’nin, “İslamiyetin sınırı yoktur,” sö­züyle de tekrarlanmıştır. Diğer bir deyişle İslami kimlik ve sadakat vatandan, milletten ya da milli devletten önce gelir.

Ortadoğu'nun Çoklu Kimliği, Bernard Lewis

Osmanlı İmparatorluğu çökmüştür, ancak onun son on yılların­ da ortaya çıkan sorunlar hâlâ çözülmemiştir ve Balkanlarla Orta­ doğu’daki Osmanlı halef devletlerinin ve paralel gelişme sürecin­den geçmiş diğer İslam ülkelerinin siyasal yaşamlarını etkilemeye devam etmektedir.

Ortadoğu'nun Çoklu Kimliği, Bernard Lewis

Karaman ‘Rumları’ Rum Ortodoks Kilisesine bağlı olmaları anlamında gerçekten Rumdular, ama gerek kendi aralarında gerekse başkalarıyla konuşurken kullandıkları dil Türkçeydi -fakat bunu Müslüman komşularının kullandığı Arap alfabesiyle değil de, Yunan alfabesiyle yazmaktaydılar.
Bu yazı Yunanistan’dan gelen karşıtları, Girit’ten ve Yunanistan’ın
başka bölgelerinden gelen Rumca konuşan Müslüman azınlık tarafından da kullanılmaktaydı; ve bu insanların çoğu Türkçeyi ya
hiç bilmiyorlar, ya da çok az biliyorlardı ve Rumca konuşup kimi
zaman da Rumcayı Türk-Arap alfabesiyle yazıyorlardı.

📖 Sayfa 12 · Ortadoğu'nun Çoklu Kimliği, Bernard Lewis

Mısır onuncu yüzyıldan sonra bağımsız bir Müslüman devletin merkezi oldu ve zaman zaman Suriye, Filistin ve Batı Arabistan’ı egemenliği altına aldı. Hükümdarları ve askerleri genellikle başka yerlerdendi -Berberiler, Kürtler, Türkler, Çerkezler ve diğerleri-, ama devletin ayakta kalmasını ve istikrarını sağlayan yönetim bütünüyle Mısırlıydı.

📖 Sayfa 74 · Ortadoğu'nun Çoklu Kimliği, Bernard Lewis

Yeni Irak devletini oluşturan eski Osmanlı vilayetleri Musul, Bağdat ve Basra’nın eski ve ayrı yerel gelenekleri vardır. Bir insan kendini etnik olarak Arap veya Kürt olarak tanımlayabilir; Kürtlerin İslam öncesi çağlara kadar uzanan kökleri, Arapların ise diğer Arap ülkelerine en azından duygu bağları vardır.

📖 Sayfa 57 · Ortadoğu'nun Çoklu Kimliği, Bernard Lewis

Sâlahaddin Türk askerî kurumu içinde komutanlığa yükselmiştir. Meslek yaşamı tümüyle Arap kültür ve diline sahip ülkelerde geçmiş ve tarihçiler ve methiyeciler sadece Arapça yazmışlardır. Sâlahaddin, ... Tıkrit’te doğmuş ve şimdi Suriye olan topraklarda yetişmiştir. Oradan Mısır’a gitmiştir. Ancak kendisine etnik bir kimlik vermek gerekirse bunların hiçbiri değildir. Tarihçiler tarafından anlatılan aile geçmişine bakılırsa Sâlahaddin’in bir Kürt olduğu, ve Kürt bir aileden geldiği anlaşılmaktadır. Eskiden küçük bir ayrıntı olan bu durum zamanımızda yeni bir önem kazanmıştır.

📖 Sayfa 19 · Ortadoğu'nun Çoklu Kimliği, Bernard Lewis

Diğer büyük bir değişiklik de temsili demokrasinin getirilmesiydi. Anayasal ve parlamenter hükümet biçimlerini pek çok ülke benimsemiştir. Bunlar hep sınırlı etkili ve çoğunlukla da kısa ömürlü olmuşlardı. Çetin mücadelelere ve pek çok engele rağmen Türkiye’de demokratik kurumlann gelişmesi devam etmiştir. İslam Konferansı Örgütü’nün elli altı üye devleti içinde sadece Türkiye’de düzenli ve özgür seçimler vardır ve bu seçimlerle hükümetler kimi zaman düşürülüp iktidan bırakmak zorunda kalmaktadırlar.

📖 Sayfa 99 · Ortadoğu'nun Çoklu Kimliği, Bernard Lewis

Osmanlı sadrazamı Sait Halim Paşa 1917’de şöyle demiştir: “Bir Müslümanın anavatanı şeriatın hüküm sürdüğü her yerdir.” Aynı fikir daha yakın zamanlarda Ayetullah Humeyni’nin, “İslamiyetin sınırı yoktur,” sözüyle de tekrarlanmıştır. Diğer bir deyişle İslami kimlik ve sadakat vatandan, milletten ya da milli devletten önce gelir.

📖 Sayfa 84 · Ortadoğu'nun Çoklu Kimliği, Bernard Lewis

Kimliğin ikinci geniş kategorisi bir hükümdara, geçmişte genellikle irsi bir hükümdara olan bağlılıktır, itaatle belirlenir (vali ya da muhtar). Bu kimlik normal olarak doğumla elde edilir.

📖 Sayfa 10 · Ortadoğu'nun Çoklu Kimliği, Bernard Lewis

Yazı ve dinin bu ilişkisi Ortadoğu’da çok sık rastlanan bir durumdur. Suriye’nin Araplaştınlmasından modernleşmesine kadar geçen bin yılı aşkın sürede bu ülkenin Hıristiyanları, Müslümanları ve Yahudileri Arapça konuşup yazmışlardır; ancak Müslümanlar Arap alfabesi, Hıristiyanlar Süryani alfabesi ve Yahudiler de İbrani alfabesi kullanmışlardır. Her toplum kendi kutsal kitabının kutsadığı ve ibadet için gerektirdiği yazı biçimini kullanmıştır.

📖 Sayfa 12 · Ortadoğu'nun Çoklu Kimliği, Bernard Lewis

Osmanlı Hariciye Nazırı olan Ali Paşa 1862 Eylül'ünde Paris sefirine bir mektup yazarak Avrupa’daki diplomatik durum hakkındaki görüşlerini açıklamış ve o sırada milli birlik mücadelesi içinde olan İtalya için söyle demişti:

"Aynı dili konuşan, aynı dinden olan bir tek ırkın yaşadığı İtalya birliğe ulaşma yolunda pek çok güçlükle karşılaşmaktadır. Şu anda elde ettiği tek şey anarşi ve asayişsizliktir. Eğer farklı milli emellere serbestlik tanınsa Osmanlı'da neler olacağını bir düşün... Durumu biraz olsun istikrara kavuşturmak için yüz yıl ve oluk oluk kan akması gerekecektir."

📖 Sayfa 104 · Ortadoğu'nun Çoklu Kimliği, Bernard Lewis

Sıkça Sorulan Sorular

Ortadoğu'nun Çoklu Kimliği kimin eseridir?

Ortadoğu'nun Çoklu Kimliği, Bernard Lewis tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2000'de yayımlanmıştır. Türkçeye Mehmet Harmancı çevirmiştir.

Ortadoğu'nun Çoklu Kimliği kaç sayfadır?

Ortadoğu'nun Çoklu Kimliği, 109 sayfadır (Sabah Kitapları baskısı).

Ortadoğu'nun Çoklu Kimliği'nin en ünlü sözü nedir?

“On dokuzuncu yüzyıl başlarında Avrupa’nın zorunlu askerlik uygulamasının kabul edilmesi köylüleri de kentlileri de ilk kez ola­rak devlet ve devlet otoritesini uygulayanlarla yakın ve sürekli bir ilişkiye sokmuştur. Halkın bundan önce devlet otoritesi deneyim­leri vergi tahsilatı ve yasaların uygulanmasıyla sınırlı kalmıştı. Bunlarin ikisi de itaat gerektiriyordu.”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Ortadoğu'nun Çoklu Kimliği — Bernard Lewis. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4