
2015 tarihli "O" Gün, Can Dündar'ın en bilinen eserlerinden biridir. Can Yayınları baskısıyla 240 sayfadır. Kitaptan seçilen bu sözler, okur oylarıyla sıralanarak burada toplandı.
"O" Gün'den En Beğenilen Alıntılar
“Biz unutkan bir ulusuz. Olanları bitenleri çabuk unuturuz.”
📖 Sayfa 143 · "O" Gün, Can Dündar
Onlar ümidin düşmanıdır, sevgilim, akarsuyun, meyve çağında ağacın, serpilip gelişen hayatın düşmanı.
📖 Sayfa 35 · "O" Gün, Can Dündar
Çünkü ölüm vurdu damgasını alınlarına;
-çürüyen diş, dökülen et-
bir daha geri dönmemek üzere yıkılıp gidecekler.
Ve elbette ki, sevgilim, elbet, dolaşacaktır elini kolunu sallaya sallaya dolaşacaktır en şanlı elbisesiyle: işçi tulumuyla, bu güzelim ülkede hürriyet….
“Hatırlamak ders almaktır; ders almak, bir daha aynı tuzaklara düşmemeyi sağlar.”
📖 Sayfa 13 · "O" Gün, Can Dündar
Tan baskınının asıl kalıcı sonucu, toplumsal ve siyasal alanda oldu. Anti komünist bir histeri, bütün topluma yayıldı. Rus salatasına, Amerikan salatası denir oldu.
📖 Sayfa 36 · "O" Gün, Can Dündar
Tarihi bir tesadüfle, Johnson mektubundan saatler sonra Adalet Partisi Genel Başkanı Ragıp Gümüşpala kalp krizinden öldü. İnönü’nün yerini alacak yeni liderin önü bu sayede açılmış oldu.
📖 Sayfa 126 · "O" Gün, Can Dündar
Tan Matbaası'nın yakılıp yıkılmasının belli başlı örgütleyicilerinden biri olan Orhan Birgit, bu olaydan 10 yıl sonra 6/7 Eylül Olayları'nda boy gösterdi. Orgeneral Sabri Yirmibeşoğlu'nun "Muhteşem bir özel harp operasyonu idi" diye tarif ettiği bu olaylar ile İstanbul Rumları ülkeden kovulmuş, Anadolu'daki Hıristiyan halkların kökü bu şekilde neredeyse tümüyle kazınmıştı. Birgit, bu esnada Kıbrıs Türktür Cemiyeti'nin ikinci başkanıydı.
"O" Gün, Can Dündar
Birgit, bu "üstün gayretleri"nin ödülü olarak CHP milletvekili oldu, sonra da bakanlık yaptı.
bir daha geri dönmemek üzere yıkılıp gidecekler.
"O" Gün, Can Dündar
Ve elbette ki, sevgilim, elbet,
dolaşacaktır elini kolunu sallaya sallaya
dolaşacaktır en şanlı elbisesiyle, işçi tulumuyla,
bu güzelim ülkede hürriyet
Türkiye''nin en önemli ''siyasi'' olaylarından biriydi Tan Matbaası''nın basılması... 1945 yılı Aralık ayında gerçekleşen olay sonrasında Tan gazetesini çıkaran Zekeriya-Sabiha Sertel çifti yurtdışına kaçmak zorunda kaldı. Daha önemli etkisi ise Türkiye siyasi hayatında görüldü ''Tan Olayı''nın; Dil Tarih Coğrafya Fakültesi''nde başlayan ''solu tasfiye'' hareketi ''Tan Baskını'' ile başarıya ulaştı. Yeni kurulan Demokrat Parti (DP) ''sol'' ile ittifak peşindeydi; o ittifak darmadağın oldu.
"O" Gün, Can Dündar
Beş saat içinde sadece binlerce ev ve işyeri değil, onlarla beraber yüzlerce yıllık bir arada yaşama kültürü de yerle bir edilmişti.
"O" Gün, Can Dündar
Tan baskını
"O" Gün, Can Dündar
İşin asıl ilginç yanı,baskından sonra kimsenin yakalanmamış olmasıydı.Bir hafta sonra olaylarla ilgili olarak birkaç kişi tutuklandı.
Tutuklananlar,gazetesi yağmalanan Sertellerdi.
Süleyman Demirel, bir röportajında, "Elebaşı değildik, ama bu olaya katıldığımız doğrudur; bir öğrenci hareketiydi" diye anlatıyor, topluluktaki yerini. Ancak, baskında yer alanların devletin yüksek mevkilerine terfi ettiklerini kabul etmiyor.
"O" Gün, Can Dündar
Onlar ümidin düşmanıdır, sevgilim,
📖 Sayfa 35 · "O" Gün, Can Dündar
akarsuyun,
meyve çağında ağacın,
serpilip gelişen hayatın düşmanı.
Çünkü ölüm vurdu damgasını alınlarına:
-çürüyen diş, dökülen et-
bir daha geri dönmemek üzere yıkılıp gidecekler.
Ve elbette ki, sevgilim, elbet,
dolaşacaktır elini kolunu sallaya sallaya
dolaşacaktır en şanlı elbisesiyle: işçi tulumuyla,
bu güzelim ülkede hürrriyet..
“Bizim Dışişleri'nin bir politikası vardır. Bir hükümetten diğer hükümete değişmez. Milli Savunma'mızın bir politikası vardır, O da hükümetten hükümete değişmez. Aynı şekilde bizim bir afet politikamız olması lazım. İşte yapmadığımız bu...”
📖 Sayfa 239 · "O" Gün, Can Dündar
~ Ahmet Mete Işıkara (Türk halkının Deprem Dedesi)
"Ben yürüdüm, ama binaya gitmedim, Tan'ı yağmalayanların bazıları da sonradan DP milletvekili oldu" diyen İlhan Selçuk, Cumhuriyet Gazetesi'nin imtiyaz sahibi ve başyazarı oldu.
"O" Gün, Can Dündar
4 Aralık 1945'te Tan gazetesi basılıp yağmalandıktan sonra Nazım Hikmet'in Bursa Cezaevinde yazdığı şiir:
📖 Sayfa 35 · "O" Gün, Can Dündar
Onlar ümidin düşmanıdır, sevgilim,
akarsuyun,
meyve çağında ağacın,
serpilip gelişen hayatın düşmanı.
Çünkü ölüm vurdu damgasını alınlarına:
-çürüyen diş, dökülen et-
bir daha geri dönmemek üzere yıkılıp gidecekler.
Ve elbette ki, sevgilim, elbet,
dolaşacaktır elini kolunu sallaya sallaya
dolaşacaktır en şanlı elbisesiyle: işçi tulumuyla,
bu güzelim ülkede hürriyet...

Taze demokrasi, sol kolu kesik olarak doğdu.
📖 Sayfa 36 · "O" Gün, Can Dündar
Ve elbette ki sevgilim, elbet
📖 Sayfa 35 · "O" Gün, Can Dündar
Dolaşacaktır elini kolunu sallaya sallaya
Dolaşacaktır en şanlı elbisesiyle: işçi tulumuyla,
Bu güzelim ülkede hürriyet..
Direksiyon kursunda öğretirler.
📖 Sayfa 13 · "O" Gün, Can Dündar
Gözünüzü önünüzden ayırmamanız gerekir. Ama arada dikiz aynasından arkaya da göz atmak şarttır.
Hiç arkaya bakmazsanız, yaklaşan tehlikeyi fark etmezsiniz.
Hep arkaya bakarsanız, önünüze çarparsınız.
Arada arkaya bakıp ileriye yol almak en doğrusudur.
Araçlar için doğru olan, insanlar ve toplumlar için de doğrudur.
Hep maziye bakıp iç çekerek yaşayanlar, günle ve gelecekle buluşamazlar.
Ama maziyi unutanlar da aynı yanlış yollara sapar, hep aynı kazaları yaparlar.
Hatırlamak ders almaktır; ders almak, bir daha aynı tuzaklara düşmemeyi sağlar.
Kendi elimle kesip yâre verdiğim kalem, fetvay-ı hun-ı nahakkımı yazdı iptida.
📖 Sayfa 52 · "O" Gün, Can Dündar
4 Aralık günü CHP İstanbul İl Başkanlığı tarafından örgütlenen faşistler, ellerinde demir çubuklar, baltalar ve kırmızı boyalar olduğu hâlde Tan Matbaası'na doğru yürüyüşe geçtiler. Güruhun içinde Süleyman Demirel, bir dönem bakanlık da yapan Cumhuriyet gazetesi yazarı Orhan Birgit, yine eski CHP'li bakanlardan Ali İhsan Göğüs ve Cumhuriyet gazetesi imtiyaz sahibi İlhan Selçuk da bulunuyordu.
"O" Gün, Can Dündar
“Devlet, kişileri bir makama getirmişse orada her şeye boyun eğsin diye getirmemiştir. Gerektiğinde, açıkça inandığını söylemek zorundadır.”
📖 Sayfa 187 · "O" Gün, Can Dündar
Tasavvuru bile tüyler ürperten ve gerçekleşmiş olsaydı faillerinin cezalandırılması şüpheli olan bu buyruğun sahipleri de cezasız kaldı. Esas cezalandırılanlar ise Serteller oldu. Serteller TAN matbaasının yıkılmasından 45 gün sonra tutuklanandılar ve yargılandılar. Mahkemede kendi savunmalarını yaptıkları bu davadan beraat ettiler. Serbest kaldıklarında yargı sürecini ve dava dosyasını bütün belgeleriyle Davamız ve Müdafaamız adlı kitapçıkta yayınladılar. O dönem derhal yasaklanan ve toplatılan kitapçık ancak 70 yıl sonra sahaflarda bulunan bir nüshasıyla yeniden yayınlandı.
"O" Gün, Can Dündar
Sıkça Sorulan Sorular
"O" Gün kimin eseridir?
"O" Gün, Can Dündar tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2015'te yayımlanmıştır.
"O" Gün kaç sayfadır?
"O" Gün, 240 sayfadır (Can Yayınları baskısı).
"O" Gün'ün en ünlü sözü nedir?
““Biz unutkan bir ulusuz. Olanları bitenleri çabuk unuturuz.””