CANLI

Bir Siyaset Klasiği: Kara Kitap (Eşref Edip)

Kara Kitap - Eşref Edip kitap alıntıları ve sözleri

Kara Kitap, Eşref Edip'in 2000 tarihli Araştırma-İnceleme alanında öne çıkan eseridir. Aşağıdaki alıntılar, Kara Kitap'ı okuyan binlerce kişinin favorilerinden oluşuyor.

Yazar:Eşref Edip
İlk Yayın:2000
Yayınevi:Beyan Yayıncılık
Sayfa Sayısı:168
Dil:Türkçe
ISBN:9789754735277
Okuma Süresi:4 sa. 46 dk.
Türler:Araştırma-İnceleme, Siyaset-Politika, Tarih

Kara Kitap'tan En Beğenilen Alıntılar

“Beşer’in böyle dalâletleri var.
Putunu kendi yapar , kendi tapar!”

📖 Sayfa 126 · Kara Kitap, Eşref Edip

Malûm ya, bizim millet öyle programdan-murogramdan ziyade şahıslara, liderlere ehemmiyet verir. Bütün partilerin efrâdı (fertleri) arasında kaç kişi vardır ki programını görmüş okumuş olsun?

📖 Sayfa 134 · Kara Kitap, Eşref Edip

Allah diyenler zindanlara dolduruldu.
Din âlimleri idam sehpâlarında cân verdi.

Kara Kitap, Eşref Edip

Bir adam ya dinli olur ya dinsiz. Bir adam: "Ben ne dinliyim, ne dinsizim" diyemez. Böyle diyen, ancak bir haymatlos (vatansız) bir serseri olabilir.

Kara Kitap, Eşref Edip

Siyonistlerin siyaseti böyledir.
Hem hançeri insanın göğsüne saplar,
hem de, "Ne vurursun be...?" der.

Kara Kitap, Eşref Edip

Emaneti ehline vermeyen gafil Müslümanlar, işledikleri büyük suçtan dolayı tövbe ve İstiğfar etsin, Allah’tan af dilesinler…

📖 Sayfa 43 · Kara Kitap, Eşref Edip

İnsan olan insan için etrafında doğru ve nâmuskârlık görme ihtiyacı, suya ve ekmeğe olan ihtiyaç kadar hatta daha ıstıraplı bir ihtiyaçtır.

📖 Sayfa 95 · Kara Kitap, Eşref Edip

Kiliseler de çanlar çalınırken, minarelerde "Allahu Ekber" diyenler zindanlara atılıyordu.

Kara Kitap, Eşref Edip

-Dilimizi özleştireceğiz dediler. Fakat asırlardan beri Türk'ün malı olan kelimeleri attılar, bunların yerine büsbütün yalancı, acayip, maskara, uydurma kelimeleri koydular..
-İbadet serbesttir dediler. Fakat "Allah-u ekber" diyenleri zindana attılar.
-Cumhuriyetçiyiz dediler, fakat tatbik de mutlakiyet esası olan Şef sistemini yürüttüler.

Kara Kitap, Eşref Edip

“ bugün insanı alkışlayanlar, yarın onu paralamasını da bilirler!…”

📖 Sayfa 129 · Kara Kitap, Eşref Edip

“ Kematekünû yüvella aleyküm.”
“ Siz nasılsınız başınıza geçen de öyle olur.”

📖 Sayfa 122 · Kara Kitap, Eşref Edip

Hiç kimse kabahati başkasına yüklemesin. Biz hidayetten Hak'tan, hak yolundan uzaklaştık. Şirke saptık, putlara taptık. Dalâlete düştük, münafıklaştık. Allah da bizim başımıza, bir zamanlar: "Din medeni hayat yaşamaya mâni zehirdir" diyen adamı, bir zamanlar da "Bu memlekette Şeriati yaşatmayacağız" diyen bir farmasonu geçirdi.
"Beşer'in böyle delaletleri var -putunu kendi yapar, kendisi tapar!" ilahi kanunlar asla değişmez. Siz nasılsınız başınıza geçenlerde öyle olur...

Kara Kitap, Eşref Edip

Bir milletin varlığını vücuda getiren unsur, o milletin mazisidir.

Kara Kitap, Eşref Edip

“— Paşam! Bütün istediklerinizi verdik. Canımızı istediniz verdik. Malımızı istediniz, verdik. Evlatlarımızı istediniz, verdik. Fakat göğüsümüzdeki imanı istiyorsunuz, onu asla vermeyiz, paşam!…”

📖 Sayfa 114 · Kara Kitap, Eşref Edip

"Türk Milleti Müslüman'dır, Müslüman kalacaktır, İslâmiyet'in icapları yerine getirilecektir."

● Adnan Menderes ●

Kara Kitap, Eşref Edip

Tanzimat dediler; memleketin temel bünyesini, temel nizamını tahrip ettiler. Islahat dediler; baştan aşağı bütün milli düzeni ifsâd ettiler. Meşrutiyet dediler; istibdat çetesi kurdular. Laiklik dediler; din ve vicdan hürriyetini en ağır zincirlerle bağladılar. Demokrasi dediler; en koyu diktatörlük idaresi tatbik ettiler. Medeniyet dediler; vahşet ve rezalet getirdiler.

Kara Kitap, Eşref Edip

İlâhî kanunlar asla değişmez. Siz nasılsanız başınıza geçenler de öyle olur...

Kara Kitap, Eşref Edip

Evvelâ şurasını kaydedelim ki, evvel, ahir, benim hiçbir partiyle alâkam, hiçbir siyasî teşekküle(kuruluşa, teşkilâtla) en küçük bir ilgim yoktur; ne geçmişte, ne hâlihazırda... Biz tamamıyla partiler üstü olarak millî ve İslâmî nokta-i nazarla meşgulüz.

📖 Sayfa 44 · Kara Kitap, Eşref Edip

Artık bu memlekette onların yeri, bir mânâsı, bir kıymeti, bir varlığı kalmamıştır. Onlar büsbütün yok olmaya mahkûmdur. Muhâlif parti olmak sıfatı bile onlara lâyık değildir. Çünkü onların bir defa daha iktidara gelmesine ne milletin tahammülü kalmıştır ne memleketin takati (gücü, kuvveti)... Başka bir muhâlif ana parti lâzımdır; dinli, imanlı bir parti... Yıkıcı, bozguncu, iktidara düşman değil. Yapıcı ve irşâd edici (yol gösterici, uyarıcı) bir parti. Din ve fazilet düşmanı değil; milleti seven, milletin dinine, mukaddesâtına (kutsal değerlerine) hürmet eden bir parti...

Kara Kitap, Eşref Edip

Bir milletin varlığını vücuda getiren şey o Milletin mâzisidir. Mâziyi nesilden nesile nakleden de lisan, tarihi, edebiyatıdır.

Kara Kitap, Eşref Edip

40.000 din talebesi, yatakları omuzlarında, sokaklarda perişan bir halde, gözyaşları dökerken, onlar iyş-ü işret (içkili eğlence) sofralarında rakılar, viskiler, zevkler ve kahkahalarla sabahlara kadar icra-yı şaduman(sevinç gösterileri) eylediler..

📖 Sayfa 43 · Kara Kitap, Eşref Edip

" Viyana surlarında Kur'an dili ile ezan okuyan, tekbir getiren kahraman Türk milleti, nasıl olurdu da kendi öz diyarında, kendi öz minaresinde, kendi öz mabedinde Kur'an dili ile ezan okuyamazdı?
Nasıl olmuştu da bu millet, bu zillet derecesine sükut etmişti..? "

📖 Sayfa 91 · Kara Kitap, Eşref Edip

Yani bizim memlekette dinin yalnız adı vardır,
fakat hayat hakkı yoktur.

Kara Kitap, Eşref Edip

Milletin, kazıklana kazıklana artık Allah'tan başka kimseye itimadı kalmamıştı.

Kara Kitap, Eşref Edip

Bugün dinden, imandan mahrum, millî değerlere düşman, komünizme aşık, haymatlos, derbeder, serseri bir nesil yetişmiştir.

Kara Kitap, Eşref Edip

İslam'ın mukaddesatına düşman bir komiteyi Müslüman Türk milleti nasıl sevebilir? Sevmesine, istemesine imkân ve ihtimal var mı?

Kara Kitap, Eşref Edip

“ medeniyet dediler; vahşet ve rezalet getirdiler.”

📖 Sayfa 26 · Kara Kitap, Eşref Edip

"Bir gün Rasul-i Ekrem Efendimiz, Ashab-ı Kiram'a buyurmuş ki:
- Bir gün gelecek, insanlar sofrada buyurun buyurun, diye yemeğe davet olunduğu gibi, yabancılar Müslüman memleketlerini birbirine böyle peşkeş çekecekler!
Ashab-ı Kiram çok müteessir olmuşlar:
- Aman ya Resûlallah, demişler; o zaman İslâm ümmeti pek az mi kalacak?
"- Bilâkis (tam aksine), pek çok olacak. Fakat sellerin kenara attığı saman çöpleri gibi olacaklar; kalblerine vehn ârız olacak!..
"- Vehn nedir? Yâ Resûlallah!
- Vehn, hayatı sevmek, ölümden korkmaktır!."

Kara Kitap, Eşref Edip

Doktor Emir Karpuzoğlu da, memleketi sefalet ve serseriliğe götüren CHP idarecilerinin bozgunculuklarına karşı tuğyan ederek(taşarak) şöyle demişti:
Artık yeter dinimize, vatanımıza, vicdanımıza tâaddi (düşmanlık) ve tecavüz edilmesin! Bin seneden beri kıtalarda at oynatan bu milletin vicdanından Allah'ı çıkarmaya uğraşmayalım.

Kara Kitap, Eşref Edip

Ama bir oyundur gidiyor: milletle idareciler arasında bir oyun. İdareciler milleti kandırdık, diye kendilerini aldatıyorlar. Millette” ehven-i şer”(daha az kötü)diye boyunduruğun külfetine karşı kendisine teselli noktası uyduruyor.Vakt-i mukaddere(takdir olunan vakte)dek böyle sürüklenip gidecek!…

📖 Sayfa 134 · Kara Kitap, Eşref Edip

"Kematekünû yüvellâ aleykum."

"Siz nasılsanız başınıza geçen de öyle olur."

📖 Sayfa 122 · Kara Kitap, Eşref Edip

" İlk mektep çocuklarının bile istihza (alay) ile karşıladığı uydurma kelimelerle lisanımızı berbat bir hale koydular."

Kara Kitap, Eşref Edip

Dalâlet (sapkınlık) devrinde kafalar sakat düşündüğü için realitelere itibar olunmaz. Başıbozuk fikirler, kalp akçe (sahte para) gibi, yüksek umdeler (ilkeler) (!) hâlinde piyasaya sürülür.

Kara Kitap, Eşref Edip

İbadet serbesttir, dediler. Fakat "Allahu ekber" diyenleri zindana attılar.

📖 Sayfa 93 · Kara Kitap, Eşref Edip

"Bizim diyarda her şey gülerken ağlar
Bu yolda almış o yerler nasîbini Hak'tan;
Figan çıkar derelerden, dumanlıdır dağlar!"

Kara Kitap, Eşref Edip

Halkçıların Şefi () 1950 seçimlerinde Taksim'deki nutkunda:
"Din, medenî hayat yaşamaya mâni (engel) bir zehirdir!" diyecek [kadar bir herzede (hezeyanda) bulunmuştu].

Kara Kitap, Eşref Edip

"Hiç kimse kabahati başkasına yüklemesin. Biz hidayetten, Hak’tan uzaklaştık, şirke saptık, münafıklaştık. Allah da bizim başımıza, bir zamanlar: "Din medeni hayat yaşamaya manidir"diyen adamı, bir zamanlar da “Bu memlekette şeriatı yaşatmayacağız’ diyen bir farmasonu getirdi. Siz nasıl yaşarsanız başınıza gelenler de öyle olur..."

📖 Sayfa 84 · Kara Kitap, Eşref Edip

Böyle İslâm'ın mukaddesâtına (kutsal değerlerine) düşman bir komiteyi Müslüman Türk milleti nasıl sevebilir? Sevmesine, istemesine imkân ve ihtimal var mı?

Kara Kitap, Eşref Edip

Allah bana, o günleri bir daha göstermesin.

Kara Kitap, Eşref Edip

"Ne irfandır veren ahlâka yükseklik, ne
vicdandır;
Fazilet hissi insanlarda Allah korkusundandır."

📖 Sayfa 82 · Kara Kitap, Eşref Edip

Bizim vazifemiz, hak ve hakîkati tebliğden ibarettir.

Her hâl ü kârda tevfik (her zaman ve kesinlikle yardım) ve hidâyet yalnız Allah'tandır.

Kara Kitap, Eşref Edip

Bir zamanlar dünyaya meydan okuyan Müslüman Türk milletini Çökerten, asırlarca üç kıt'ada hükümran olan Müslüman Türk İmparatorluğu'nu yıkan, parçalayan [mülhid] (sapık) ve bozguncu zihniyet yıkılmadıkça, Müslüman Türk milletinin din hürriyetine kavuşmasına, halâsına (kurtuluşuna), asla imkân yoktur. Her şeyden evvel bu zihniyetin yıkılması lazımdır. Bu, temel dâvadır.

📖 Sayfa 34 · Kara Kitap, Eşref Edip

Hiç kimse kabahati başkasına yüklemesin. Biz hidâyetten, Hakk'tan, hak yolundan uzaklaştık. Şirk'e saptık, putlara taptık, dalâlete (sapkınlığa) düştük, münâfıklaştık.

Kara Kitap, Eşref Edip

Halkçıların diğer bir Başvekili de "Halkın kafasından din fikrini silmek için bize bir 30 sene daha lâzım", demişti. 30 senede yıktıkları, devirdikleri az gelmiş gibi milleti büsbütün yok etmek için bir 30 sene daha istemişlerdi.

Kara Kitap, Eşref Edip

Halkçıların yaptıkları bir genelgeye göre Bediüzzaman Said Nursi'nin eserleri toplattırılıyor ve kimde bulunursa mahkemeye sevk olunuyor. Köye baskın yapan jandarmalar, Üstad'ın Ramazan münasebetiyle neşrettiği bir risalesinin üzerinde "Ramazan'a aiddir" ibaresini görünce: -Bu Ramazan kimdir? derler.
Köyde ararlar, okuma yazma bilmeyen "Ramazan" isminde birini bulurlar, paldır küldür adamcağızı yakalayarak Isparta Hapishanesi'ne götürürler. İki ay orada yattıktan sonra Ağır Ceza Mahkemesi huzuruna çıkarılıp sorgulaması yapılınca mesele anlaşılır. Heyet-i hâkime gülmekten kendilerini alamazlar.

Kara Kitap, Eşref Edip

Millî hayatı yıktılar, gayri millî ve gayrı dinî bir hayatı kabule zorladılar.
***
CHP, Cumhuriyet idaresine, laiklik umdesine (ilkesine) öyle garip mânâlar vermiştir ki, devlet ricâli (adamları) bile bir çeyrek asır Allah kelimesini ağza almaktan korkmuş yahut utanmıştır. Millî varlığa karşı revâ (uygun) görülen bu câhilâne ve münkirâne (inkârcı) vaziyetler karşısında insan ne diyeceğini şaşırır.

Kara Kitap, Eşref Edip

Halkçılar laikliği ters anladılar, ters tatbik ettiler. Laiklik devlete âid bir idare şekli olduğuna göre tecelligâhı (uygulama alanı) ancak hükümet olabilir. Hükümet, dine karşı tarafsız bir vaziyet alır; hasım bir cephe değil.

Kara Kitap, Eşref Edip

"Müslüman Türk milletinin camilerinde, minarelerinde Allahu Ekber demeleri yasak edilirken, Hristiyanların kiliselerindeki çanlar memleketimizin her tarafnda gökleri inletiyordu..."

📖 Sayfa 25 · Kara Kitap, Eşref Edip

(Halk Partisi'nin) karşısında iki muhâlif kuvvet vardır: Biri siyasî partiler, biri de dindir, İslâm Dini'dir. Siyasî partilerle olan mücadelesi, sandalye kavgasıdır. Fakat din ile Müslümanlık ile mücadelesi, ideoloji meselesidir.

Kara Kitap, Eşref Edip

Müslüman halk denize düşmüştü. Sarılacak bir şey arıyordu. Yoksa Adalet Partisi'nin kara gözlerine, kaşlarına aşık değildi. Ona dinini, imanını tehlikeye düşüren Halkçıların zihniyetinden kurtaracak herhangi bir teşekkül lazımdı.

Kara Kitap, Eşref Edip

Viyana surlarında Kur'an dili ile ezan okuyan, tekbir getiren kahraman Türk milleti, nasıl olurdu da kendi öz diyarında, kendi öz minaresinde, kendi öz mâbedinde Kur'an dili ile ezan okuyamazdı?

Kara Kitap, Eşref Edip

Rusya'da din müesseseleriyle çarpışmak için "Allahsızlık kulüpleri" kurulmuştu. Halkçılar da burada "Halk Evleri" kurdular.

Kara Kitap, Eşref Edip

Milletin canına, imanına okudular.
Bu sûretle koca imparatorluk yıkıldı,
millet bu hâle geldi.

Kara Kitap, Eşref Edip

Sapıtan milletlere azab-ı ilâhî haktır.

Kara Kitap, Eşref Edip

Namazlarda Kur'an lisanı ile kıraati kaldıracaklardı. Fakat milletin gazaplı sesi yükseldi:
❝Paşam, her istediğinizi yaptık; fakat göğsümüzdeki imanı vermeyiz❞, deyince durakladılar...

Kara Kitap, Eşref Edip

"Ne irfandır veren ahlâka yükseklik, ne vicdandır; Fazîlet hissi insanlarda Allah korkusundandır."

● ●

Kara Kitap, Eşref Edip

Kendi akidilerini (inançlarını), kendi sapık zihniyet ve ideolojilerini yaşatmak için İslam'a cephe aldılar.

📖 Sayfa 57 · Kara Kitap, Eşref Edip

Mütemadiyen - Nurculuk suç mudur, değil midir?, diye Adalet (Partisi) liderini beyana davet etti. Maksadı, ya suç olduğunu söylemekle kendi gibi onu da Müslüman halkın nazarından düşürecek yahut suç olduğunu söylememekle gerici olduğunu solculara, devrimcilere jurnal etmiş olacaktı.

Kara Kitap, Eşref Edip

Demek, hak yolundan ayrılanlar için felâh yoktur. Er geç hüsrana (zarara) uğramaları kanun-i İlâhî iktizasıdır (Allah'ın kanununun bir gereğidir).

Kara Kitap, Eşref Edip

Din siyasete karışamaz, dediler. Karışan, karıştıran kimdi? Yine kendileri değil miydi? Din, siyasetin elinde oyuncak hâline gelmemiş miydi? Din siyasetle uğraşmadı? Fakat siyaset dinin yakasını bırakmadı, müthiş bir baskı altında tuttu.

Kara Kitap, Eşref Edip

Sıkça Sorulan Sorular

Kara Kitap kimin eseridir?

Kara Kitap, Eşref Edip tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2000'de yayımlanmıştır.

Kara Kitap kaç sayfadır?

Kara Kitap, 168 sayfadır (Beyan Yayıncılık baskısı).

Kara Kitap'ın en ünlü sözü nedir?

““Beşer’in böyle dalâletleri var. Putunu kendi yapar , kendi tapar!””

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Kara Kitap — Eşref Edip. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4