
Roman alanında yazılmış önemli eserlerden biri olan Cress, Marissa Meyer'in kaleminden çıkmıştır. Kitap 560 sayfadır. Bu sayfada, eserden akılda kalan en etkileyici bölümler bir araya getirildi.
Cress'ten En Beğenilen Alıntılar
"Doğarken şimşekler çaktıran ve sonsuza dek alev alev yanan o destansı aşklardan birini yaşayacaklardı. Zamanın, mesafelerin ve hatta ölümün bile engelleyemeyeceği bir aşk."
Cress, Marissa Meyer
''Anlat,'' dedi Thorne kapıyı arkalarından kaparken.
Cress, Marissa Meyer
Cress yutkundu. '' Ah, tamam. Bir yatak var.''
Thorne hayretle elini ağzına götürdü. ''Yataklı bir otel odası mı? Ne diyorsun?''
Cress kaşlarını çattı. ''Yani sadece bir tane var.''
''Biz evliyiz ya, hayatım.''
''Cinder?''
Cress, Marissa Meyer
''Evet.''
Kai onun gözlerinin içine baktı. ''Şu anda zihin gücünü kullanmıyorsun değil mi?''
Cinder gözlerini kırpıştırdı. ''Tabi ki, hayır.''
''Sadece emin olmak istedim.''
Ve kollarını beline dolayıp onu öptü.
Cress ellerini kucağında kavuşturdu. "Seni sandığından daha iyi tanıyorum, Kaptan Thorne. Bir kere zekisin. İkincisi cesursun. Düşüncelisin, iyi kalplisin ve.."
Cress, Marissa Meyer
"Çekiciyim."
"Ve..."
"Karizmatik."
"Evet, karizmatik ve.."
"Yakışıklı."
''Ben... kör olmana çok üzüldüm.''
Cress, Marissa Meyer
''Aldırma. Senin suçun değil.''
''Aslında biraz öyle. Beni kurtarmanızı ben istedim.''
''Senin bir suçun yok,'' diye kestirip attı Thorne. ''Tıpkı Cinder gibisin en aptalca şeylerde bile kendini suçlar. Savaş onun suçu. Scarlet'in büyükannesi onun suçu. Elinden gelse salgını da ben başlattım diyecek!''
Aralarına koca bir galaksi girdikten sonra yine birlikteydiler işte.
Cress, Marissa Meyer
"Gözlerin nasıl?" diye sordu.
Cress, Marissa Meyer
"Çok güzel olduklarını söylerler ama kararı sana bırakıyorum tabi."
Onun kollarında kendini narin bir varlık gibi hissediyordu.
Cress, Marissa Meyer
Kırılgan.
Güvende.
Neredeyse bir prenses gibi.
"Haklısın,belki de içimde biraz kahramanlık vardır.Ama az,Cress.İnan, çok az.
📖 Sayfa 244 · Cress, Marissa Meyer
Biri Scarlet'in kimliğini sıfırlayıp Levana'nın ordusuna verse ben de bozulurdum."
Cress, Marissa Meyer
Scarlet kaskatı kesildi. Yanaklarını ateş basmıştı. Wolf hislerini açık açık söylüyordu.
"Ayyy," diye bağırdı Iko. "Wolf, Scarlet'e sevdiğini mi söyledi? Ne şeker!"
Scarlet suratını buruşturdu. "Yok canım. Ne alaka?" Ellerini yumruk yapmıştı.
"Konumuza geri dönebilir miyiz lütfen?"
"Yanakları mı kızardı, yoksa bana mı öyle geliyor?"
"Bence kıpkırmızı kesildi, diye onayladı 'Thorne kartları karıştırarak, "Wolf da biraz heyecanlandı mı ne?"
"Daha ufacık bir kız çocuğuyken, cadı onu ne kapısı ne de merdiveni olan bir kuleye hapsetti."
Cress, Marissa Meyer
Boynuna atılıp teşekkür ederim diye haykırmak istiyordu. Ama aralarındaki binlerce kilometre yüzünden kendi gövdesine sarılmakla yetindi.
Cress, Marissa Meyer
''Gözlerin nasıl?'' diye sordu.
Cress, Marissa Meyer
''Çok güzel olduklarını söylerler ama kararı sana bırakıyorum tabii.''
Belki de kader diye bir şey yoktur. Belki kader dedikleri, bize sunulan imkânlar ve onlarla ne yaptığımızdır.
Cress, Marissa Meyer
Gökyüzü tanıdıktı.
Cress, Marissa Meyer
Güvenliydi.
Evrendeki gaz bulutları mavi ve mor ışıklar saçıyordu.
Çöldeki kum taneciklerini andıran binlerce yıldızın ışıltısı uydusunun penceresinden izlediği güneşin doğuşu nefes kesiciydi.

''Seni sandığından daha iyi tanıyorum, Kaptan Thorne. Bir kere zekisin. İkincisi cesursun. Düşüncelisin, iyi kalplisin ve...''
Cress, Marissa Meyer
''Çekiciyim.''
''Ve...''
''Karizmatik.''
''Evet, karizmatik ve...''
''Yakışıklı.''
Cress dudaklarını birbirine bastırıp ona öfkeyle baktı. Thorne muzipçe gülümsedi.
''Özür dilerim. Devam et, lütfen.''
''Ve biraz da kendini beğenmiş.''
Yalan değildi. Ağlamak istiyordu ama gözlerinde yaş kalmamıştı ki.
Cress, Marissa Meyer
Thorne onu kurtaracaktı. O bir kahramandı. Cress de masallardaki çaresiz prenses. Hikâyenin sonunda prenses kurtulur ve kahramanıyla sonsuza dek mutlu yaşardı, Öyle değil mi?
Cress, Marissa Meyer
Bütün kapılar aşka çıkıyordu. Özgürlükten ya da kabullenişten daha güçlüydü aşk. İkinci çağ şarkılarının özündeki gerçek aşklar öyleydi en azından. İnsanın tüm benliğini dolduran, ruhunu ele geçiren türden aşklardı onlar. Fedakârlığa teşvik eden, dramatikçe davranmaya iten türden aşklardı. Tüm dünyanı kuşatan, karşı konulmaz aşklar.
Cress, Marissa Meyer
"Her büyük lider kendinden önceki kararları sorgulamıştır."
📖 Sayfa 304 · Cress, Marissa Meyer
"Thorne bile sana gizlice yaklaşabiliyorsa başımız belada demektir."
Cress, Marissa Meyer
Thorne elini göğsüne koydu. "Bir suç dâhisinin yeteneklerini asla hafife alma."
"Belki de kader diye bir şey yoktur. Belki kader dedikleri bize sunulan imkanlar ve onlarla ne yaptığımızdır."
Cress, Marissa Meyer
"Tıpkı Cinder gibisin. En aptalca şeylerde bile kendini suçlar. Savaş onun suçu. Scarlet'in büyükannesi onun suçu. Elinden gelse salgını da ben başlattım diyecek!"
Cress, Marissa Meyer
Cress eteğini düzeltti. “Scarlet’a âşıksın değil mi?”
Cress, Marissa Meyer
Wolf birden taş kesildi. Uçan araba saraya doğru yükselirken, “O benim alfam,” diye mırıldandı kederle.
Alfa.
Cress öne eğilip dirseklerini dizlerine dayadı. “Yıldızlar gibi mi?”
“Ne yıldızı?”
Cress birden utandı ama madem konuyu açmıştı, devam edecekti. “Bir takımyıldızdaki en parlak yıldıza da alfa denir. Şey demek istediğini sandım. Yani Scarlet’ın senin en parlak yıldızın olduğunu.”
"Karşımdaki o kadar büyük bir ayna ki, kendimden kaçmam imkânsız."
Cress, Marissa Meyer
Carswell Thorne kalpsiz bir alçak değildi. Onu tanımaya ve anlamaya gayret ettiğinizde aslında mert ve şefkatli biri olduğu hemen anlaşılıyordu.
Cress, Marissa Meyer
Bari kendine karşı dürüst ol.
Cress, Marissa Meyer
Cress istemsizce titredi. "Benden nefret mi ediyorsun?"
Cress, Marissa Meyer
"Tabii ki hayır. Aptalca konuşmalarla enerjini tüketme." Thorne onu koltuk altlarından tutarak kaldırdı. Cress onun bileğini yakaladı.
"Sence sen de beni sevebilir misin?
"Cress, çok tatlısın, hayatım. Ama hayatında gördüğün ilk erkek olduğum için böyle hissediyorsun. Hadi, gidiyoruz."
Cress'in yanakları yanmaya, elleri titremeye başladı.
Cress, Marissa Meyer
"Vay canına," diye mırıldandı Carswell Thorne. Ayaklarını indirip onu daha yakından incelemek için öne eğildi.
"Onların hepsi saç mı?"
"İnsan içinden gelmedikçe kimseye seni seviyorum dememeli."
📖 Sayfa 503 · Cress, Marissa Meyer

"Bence biz kesinlikle ruh ikiziyiz. Hadi, kalk artık."
Cress, Marissa Meyer
"Kim bilir kaç kıza seni seviyorum dedin?
"Bunu yüzüme vuracağını bilseydim dilimi tutardım."
Cress diğer botu da çıkardı. "Ben hiç rahatsız olmuyordum. Bence gözlerin.. çok güzel."
Cress, Marissa Meyer
Thorne hafifçe gülümsedi. "Demek fark ettin?
"Önce doğru düzgün tanışalım. Adın Crescent'tı değil mi?"
Cress, Marissa Meyer
"Evet ama sadece Cress diyebilirsin."
Thorne ona elini uzattı. Cress bu eli tuttuğunda Thorne onu kendine çekip başını eğdi ve tam parmaklarının eklem yerlerine bir öpücük kondurdu. Neyse ki Cress'in dizlerinin titrediğini göremiyordu.
"Kaptan Carswell Thorne hizmetinizde, hanımefendi."
“Sen aşk masallarına kanıp kendini harcayabilecek bir kız değilsin."
Cress, Marissa Meyer
"Kedi kuşu tuttu, Senin de, gözlerini oyacak.
Cress, Marissa Meyer
Rapunzel'ini bir daha hiç göremeyeceksin."
"Sen çok tatlı bir kızsın, Cress. Kalbini kırmayı asla istemem."
Cress, Marissa Meyer
"Korkunç bir hata yapmaktan korktuğunu bilmeyecekti kimse."
📖 Sayfa 165 · Cress, Marissa Meyer
Kaptan, diye mırıldandı. "Ben size âşığım."
Cress, Marissa Meyer
Thorne tek kaşını kaldırdı. Cress kalp atışlarını saymaya koyuldu. Altıncıda Thorne bir kahkaha attı.
"Bunu iki koca günde mi fark edebildin? Dokunuşlarım sihrini yitirmeye başladı galiba."
Cress'in Thorne'un göğsündeki parmakları büküldü. "Biliyor muydun?
Senin yapayalnız ve benim karşı konulmaz olduğumu mu? Ya ne sandın? Haydi, kalk.
Cress uzun zaman önce saçlarını özenle örmekten vazgeçmişti. Sonuçta onu kim görüyordu ki?
Cress, Marissa Meyer
Keşke o sabah saçlarını tarasaydı. Yakası delik elbisesini giymeseydi. Kahvaltıdan sonra dişlerini fırçalamış mıydı, onu bile hatırlamıyordu. Belki de dişlerinin arasında ıspanaklı omlet parçaları vardı.
“Bu hastalık tamamen sizin eseriniz. Dünyayı dize getirmek için onu siz icat ettiniz. Zamanı geldiğinde Dünyalıları mucizevi panzehrinizle kurtaracak bir kahraman olacaktınız.”
Cress, Marissa Meyer
Bence gözlerin... çok güzel.
Cress, Marissa Meyer
Kendini bir buket kırmızı gül kokarken hayal etti. Oysa güllerin nasıl koktuğunu bile bilmiyordu.
Cress, Marissa Meyer
"Bence zamanı geldi."
📖 Sayfa 480 · Cress, Marissa Meyer
Cress tüm bu korkunç senaryoları düşünürken Thorne birden onu kendine çevirip kolunu beline doladı. Cress neye uğradığını şaşırmıştı. Can havliyle Thorne'un omzuna tutundu.
Ve Thorne onu öptü.
-Zavallı Küçük Cress!
📖 Sayfa 133 · Cress, Marissa Meyer
-Küçük Cress de kim?
-Ben. On yaşındaki halim. Bilgisayarda yaşıyordu. Bana arkadaşlık ediyordu ama ölmüş. Tüh ya. Canım benim.
-Bak sen! Scarlet haklıymış. Küçük Cress'i gömmemizi ister misin? Hatta onun için ufak bir veda konuşması bile yapabilirim.
-Ben deli değilim. Sadece bir bilgisayar olduğunu biliyorum.
El ele tutuştuklarında Cress o anın tadını çıkarmak istedi. Thorne'un dokunuşunun sıcaklığı özgürlüğün muhteşem kokusuyla birleştiğinde içini titreten bir hisse dönüşmüştü.
Cress, Marissa Meyer

"Seni sandığından daha iyi tanıyorum, Kaptan Thorne. Bir kere zekisin. İkincisi cesursun. Düşüncelisin, iyi kalplisin ve..."
Cress, Marissa Meyer
"Çekiciyim."
"Ve..."
"Karizmatik."
"Evet, karizmatik ve..."
"Yakışıklı".
Cress dudaklarını birbirine bastırıp ona öfkeyle baktı. Thorne muzipçe gülümsedi.
"Sen hayatımda tanıdığım en insansı androidsin."
Cress, Marissa Meyer
"Biliyorum." Iko elini Cinder'ın sırtına dayayıp doğrulmasına yardım etti.
"Bu arada saçların mahvoldu. Merak ediyorum, hiç beş dakikadan fazla derli toplu göründüğün oldu mu?"
Scarlet: Onu korkutmamalıyız.
📖 Sayfa 84 · Cress, Marissa Meyer
Thorne: Sayborg bir kanun kaçağı ve vahşi bir hayvandan oluşan bir karşılama heyeti. Aman ne şeker!
Adri'nin düşündüğü hain ve küstah küçük kız değildi o. Daima bir ailenin hayalini kuran, hep bir yere ait olmayı isteyen bir yetimdi yalnızca.
Cress, Marissa Meyer
Carswell Thorne hologramda parlak, metal düğmeli, jilet gibi üniforması ve kendinden emin, çarpık gülümsemesiyle poz vermişti.
Cress, Marissa Meyer
Cress bu gülümseme karşısında bir kez daha eridi. Her seferinde böyle oluyordu.
Hani filmlerdeki gibi tutkulu bir aşk yaşayacaktık? Bir de şu hâlime bak! Yapayalnız ölüyorum!
Cress, Marissa Meyer
"Ölüyorum ve sen hiçbir şey yapmıyorsun.."
Cress, Marissa Meyer
insanlar korku içinde yaşayamaz.
Cress, Marissa Meyer
"Korkuttun beni!"
Cress, Marissa Meyer
Thorne mahcup bir tavırla gülümsedi. "Özür dilerim."
"Ne zamandır oradasın?"
Omzunu silkti. "Seni çalışırken dinlemek hoşuma gidiyor. Nedense beni rahatlatıyor. Tabii şarkı söylemen de."
“Ama şu anda içimden mutlu olmak gelmiyor.”
📖 Sayfa 165 · Cress, Marissa Meyer
Ama o Thorne'du. Kaptan Carswell Thorne. Ellerini saçlarının arasına daldıran oydu. Öyle yakınlardı ki, Cress yüzünün hatlarını en ince ayrıntısına kadar görebiliyordu.
Cress, Marissa Meyer
Cress, Thorne'un ardında bıraktığı yıkımların izlerini takibe devam etmişti. Tıpkı bir asteroit çarpışmasını izlemek gibiydi. Ne kadar istese de gözlerini ondan alamıyordu.
Cress, Marissa Meyer
"Şu anda içimden mutlu olmak gelmiyor."
Cress, Marissa Meyer
"Merhaba." Yine aynı kız.
Cress, Marissa Meyer
"Beni duyabildiğini biliyorum. Arkadaşım büyük densizlik etti. Kusuruna bakma.
"Biz genelde onu duymazdan geliriz, dedi başka bir kadın sesi.
Hiçbir Dünyalı bir Aylıya güvenmezdi. Onu hapishanesinden kurtarsalar bile bu gerçek değişmeyecekti.
📖 Sayfa 23 · Cress, Marissa Meyer
Sıkça Sorulan Sorular
Cress kimin eseridir?
Cress, Marissa Meyer tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2015'te yayımlanmıştır. Türkçeye Beril Tüccarbaşıoğlu Uğur çevirmiştir.
Cress kaç sayfadır?
Cress, 560 sayfadır (Artemis Yayınları baskısı).
Cress'in en ünlü sözü nedir?
“"Doğarken şimşekler çaktıran ve sonsuza dek alev alev yanan o destansı aşklardan birini yaşayacaklardı. Zamanın, mesafelerin ve hatta ölümün bile engelleyemeyeceği bir aşk."”