CANLI

Dayak Birincisi Kitabından Mizah Üzerine Öne Çıkan Alıntılar — Muzaffer İzgü

Dayak Birincisi - Muzaffer İzgü kitap alıntıları ve sözleri

2017 tarihli Dayak Birincisi, Muzaffer İzgü'nün en bilinen eserlerinden biridir. Bilgi Yayınevi baskısıyla 174 sayfadır. Mizah okuyucularının Dayak Birincisi'den en çok alıntıladığı cümleler burada.

Yazar:Muzaffer İzgü
İlk Yayın:2017
Yayınevi:Bilgi Yayınevi
Sayfa Sayısı:174
Dil:Türkçe
ISBN:9789754942156
Okuma Süresi:4 sa. 56 dk.
Türler:Edebiyat, Eğlence-Mizah, Hikaye (Öykü)

Dayak Birincisi'den En Beğenilen Alıntılar

"İnsan haklarına gereken titizliği gösteriyorsunuz? "
...
"Anlamadım beyefendi"

Dayak Birincisi, Muzaffer İzgü

Büyük hastaneleri bilmem
ama, ufak kent hastanelerinin tümü böyledir. Hele gece oldu
mu, hele saat yirmi dördü vurdu mu, zili çalmak değil,
koğuşun ortasında bomba patlatsan, kimse gelmez.

Dayak Birincisi, Muzaffer İzgü

vatandaşın ölüsüyle bunca uğraşacağınıza, dirisiyle bir parçacık uğrarsanız olmuyor mu?

📖 Sayfa 43 · Dayak Birincisi, Muzaffer İzgü

Ama ne yaparsınız, gazetecilik demek, sabır demektir...

Dayak Birincisi, Muzaffer İzgü

Ah... Diktatörün yüzüne işeyebilseler keşke.

📖 Sayfa 10 · Dayak Birincisi, Muzaffer İzgü

"Da diii"
"Dii da"
Selam veriyorlar birbirlerine. İbrahim beyle, Numan bey
selâmlaşıyorlar, düdükle.

Dayak Birincisi, Muzaffer İzgü

"Ben derim ki bu Türkler anadan doğma cambaz."

Dayak Birincisi, Muzaffer İzgü

Kadın sövülerek de sömürülmektedir geri kalmış ülkelerde.

📖 Sayfa 80 · Dayak Birincisi, Muzaffer İzgü

Bu mapustan da kendi kendimi tahliye ettirmiştim,

📖 Sayfa 106 · Dayak Birincisi, Muzaffer İzgü

İşte dün, dünü de unuttum...
Unutmak güzel şey ama, ya derim, ya hücrelerim, unutuyorlar mı bu işkenceleri?
Bilmem...

Dayak Birincisi, Muzaffer İzgü

Eh ulan, haklı mıymış şimdi yani bağırmakta, vatandaşın ölüsüyle bunca uğraşacağınıza, dirisiyle bir parçacık uğraşsanız olmuyor mu diye?

Olmazmış. O zaman düzen değişirmiş.

Titre kendine dön varken, maneviyyat varken,
Böyyük Türkiye varken, niyeymiş düzen değişikliği, vatandaş ölmekte hürmüş, o ölür onlar kaldırırmış...

Dayak Birincisi, Muzaffer İzgü

Ne lan bu, selam veren düdük, Allahaısmarladık diyen düdük,
karıya geç kaldık diyen düdük,
gelin karpuzları alın diyen düdük,
evden para kaçıran düdük,
sevgilisine ben öküzüm diyen düdük. Düdüüük...

Dayak Birincisi, Muzaffer İzgü

Beni paranoyak ettiler, dilerim kendileri şizofreni olsunlar. Gerçi kendilerini şöyle sıkı bir muayeneden geçirsek birçoğu şizofreninin de ötesinde hastadırlar ya ! Olan bana oldu.

Dayak Birincisi, Muzaffer İzgü

... geri kalmış uluslarda kadınlar daima aşağılanmıştır. Aşağılandıkları için küfür denir denmez, hemen kadınlar akla gelmektedir.

Dayak Birincisi, Muzaffer İzgü

İnsan böylelerine dayak atmaktan âdeta zevk duyuyor. İnsan efendi efendi dayağını yiyip gitmeli

📖 Sayfa 8 · Dayak Birincisi, Muzaffer İzgü

Bizde bu “titre kendine dön” varken, “maneviyat” varken, “Büyük Türkiye” varken; niyeymiş şimdi düzen değişikliği?

📖 Sayfa 39 · Dayak Birincisi, Muzaffer İzgü

Yay gibi gerilmişim, bak bak şuna, ne diyor kurbanlık
koyununa:
"Gerilme, kendini serbest bırak"

Dayak Birincisi, Muzaffer İzgü

Halk bir kez kahkaha atmaya başlasın, kim susturabilir ki onu? Halk o günden sonra gülmüş, hep gülmüş...
Korku yokmuş artık, çünkü eşeğin görkemi yitmiş bir kez, iç yüzü çıkmış ortaya.
Sonra hükümdar bazı eşekoğlu eşeklerle birlikte ülkeyi terketmiş, kaçıp gitmiş..

📖 Sayfa 175 · Dayak Birincisi, Muzaffer İzgü

Kim küfretmiyor ki birşeye kızınca?

Dayak Birincisi, Muzaffer İzgü

Şu iş için şu denli dayak, bu iş için bu denli dayak...

Dayak Birincisi, Muzaffer İzgü

Nerede, hangi tarihte, hangi ülkede, bir yakışıklı, bir yüzü güzel, suratından insanlık akan, gözleri sevgiyle bakan, duruşuyla insanda güven sağlayan diktatör görülmüştür ki?

📖 Sayfa 11 · Dayak Birincisi, Muzaffer İzgü

Bu ülkede Anayasa yok mu?

📖 Sayfa 21 · Dayak Birincisi, Muzaffer İzgü

Efendim, dedi, geri kalmış uluslarda kadınlar daima aşağılanmıştır. Aşağılandıkları için küfür denir denmez, hemen kadınlar akla gelmektedir. Niçin küfreden biri, "Senin babanı dedeni şöyle şöyle yaparım, demez de, ananı avradını, der? Bu nokta üzerinde durmanızı rica ederim. Kadın sövülerek de sömürülmektedir geri kalmış ülkelerde.

Dayak Birincisi, Muzaffer İzgü

"İşte, dedi, dayak yiyecek adam bunun gibi olmalı. İnsan böylelerine dayak atmaktan âdeta zevk duyuyor. İnsan efendi efendi dayağını yiyip gitmeli. Şu adamdaki efendiliğe bak, tıraşı, sakalı, gömleği... Lütfen ayağınızı biraz daha uzatır mısınız, sopa tam denk gelmiyor da... "

Dayak Birincisi, Muzaffer İzgü

İnşallah az ilerde biplerler seni, bipi kopasıca herif!

📖 Sayfa 153 · Dayak Birincisi, Muzaffer İzgü

Unutmak güzel şey ama, ya derim, ya hücrelerim, unutuyorlar mı bu işkenceleri? Bilmem...

Dayak Birincisi, Muzaffer İzgü

Beni paranoyak ettiler, dilerim kendileri şizofreni olsunlar.

Dayak Birincisi, Muzaffer İzgü

Düzene akıl erdiremeyen işi şansa bağlar.

Dayak Birincisi, Muzaffer İzgü

Unuttum...
İşte  dün, dünü de unuttum... Unutmak güzel şey ama, ya derim, ya hücrelerim, unutuyorlar mı bu  işkenceleri? Bilmem...

Dayak Birincisi, Muzaffer İzgü

En fenası bu... İşlemediğin suç için atılacak dayağın ölçüsü yoktur. Bazen yarım gün döverler, bazen bir gün, bazen de bir hafta.

Dayak Birincisi, Muzaffer İzgü

— Eee ne pişirelim perşembe gününe? Etli patates, pilav,
taze fasulya, kabak dolma. Sen masrafa bak, Rozmeri değil
sanki İngiltere Kraliçesi geliyor.

Dayak Birincisi, Muzaffer İzgü

İşte dün, dünü de unuttum... Unutmak güzel şey ama,...

Dayak Birincisi, Muzaffer İzgü

Ahmet, bu kez caddenin öteki yanından kaldırdı kendini
arabaların arasına attı,
"Eyvah dedim. Ahmet bu kez gitti..."
Ahmet’in başını bir ara bir kamyonun arkasında gördüm,
sonra bir baktım Ahmet bir taksinin önünde perende atıyor,
sonra bir baktım, hop diye zıplamış benim yanımda.

Dayak Birincisi, Muzaffer İzgü

"Sizi yeni aldığım usturayla kazıyacağım."
Demek yeni almış hergele, tabancanın ilk denemesini
bende yapacak. Bakacak bu yandan sıkınca, bakalım o yandan
kabağı delip çıkıyor mu kurşun? Bak bak, parmak basıyor
namussuz namluyu dayayacağı yere.

Dayak Birincisi, Muzaffer İzgü

— Yavrum bak insana benziyor, insan.
— İnsansa, yüzü niye öyle karanlık?

Dayak Birincisi, Muzaffer İzgü

Elbette gezecek, işin yoksa artık oğlanın cebine her gün
bilmem kaç lira kat, Rozmeri’yi gezdirsin.
— Ulan oğlum ben sana demedim mi dil ucuyla yaz,
diye?

Dayak Birincisi, Muzaffer İzgü

Karakol, mahkeme, sağolsun berber Selâmi usta beni
affetti ama, bendeki paranoyaklık geçmedi ki. Şimdi de şu
otobüste arkamda durmakta olan eli kesekâğıtlı adamdan
şüphelendim. Mutlaka kesekâğıdının içinde tabanca var. Ya
bir durak, ya iki durak sonra beni haklayacak. O haklamadan,
ben onu haklarım. Hem de şimdi. Yatırdım adamı yere, neren
ister, neren istemez...
Adamın kesekâğıdında kemer patlıcan varmış, bana nesi?

Dayak Birincisi, Muzaffer İzgü

Aynada gözgöze
geldik, öyle bir bakıştık ki. Kırk yıllık düşmanlar böyle
bakmazlar birbirlerine. Kaşımın birini kaldırdım, gözlerimi
kıstım, boyuna tetikteyim, çünkü berber Selâmi usta benden
çok tetikte. Çekmeceye el attığı anda, fırlayacağım ve adamın
pestilini çıkaracağım. Büyük bir kin içinde sabırsızlıkla
bekliyorum çekmeceye el atmasını.

Dayak Birincisi, Muzaffer İzgü

Olmamış, ne yapsalar olmamış. Ama çocukların tümü
huysuz olmuşlar, uykusuz olmuşlar. Analar çocuklarıyla
dertlenmişler, babalar ne edeceklerini bilememişler.

Dayak Birincisi, Muzaffer İzgü

Sen gir mutfağa, dök, saç, iki yemek pişecek malzemeyle
bir yemek pişir, üstelik bas içine tuzu. Yemek değil anamın
turşusu olmuş. Ne yapsınlar, hemen ikinci günü bizimkiler
ayağa kalktılar da tuzlu tuzlu batmaktan kurtulduk.

Dayak Birincisi, Muzaffer İzgü

— Önemli değil mister, dedi, düşen mala, kalas
olabilirdi. Keser düşebilirdi, ustanın kendisi düşebilirdi.
İnşaatlar hep açık, ama Ahmetler bu inşaatların altından,
sanki bir parktaymış, çınar ağacının altından geçiyorlarmış
gibi gidip geliyorlar. İçlerinde zerre denli korku yok.

Dayak Birincisi, Muzaffer İzgü

Deliye her gün bayram oğlum, dedi annem.

Dayak Birincisi, Muzaffer İzgü

Korna değil, konuşuyor mübarek. Çak yakında bu
komaların aynısının tıpkısı insan sesi gibi,
"Haydi lan gel
aşağıya, çekilsene lan yoldan" diyenleri de çıkarsa hiç
şaşmam.

Dayak Birincisi, Muzaffer İzgü

Ahmet’le gezerken karşıdan karşıya geçmemiz gerekti.
Bu yandan bir yığın otomobil, kamyon, otobüs geliyor, öteki
yandan bir yığın otomobil, kamyon, otobüs geliyor. Aman
Allahım, gözlerime inanamadım, Ahmet kaldırdı kendini pat
diye kamyonların, otomobillerin, otobüslerin önüne attı.
Onunla birlikte, bir yığın kahraman daha patır patır attılar
kendilerini kamyonların, otomobillerin, otobüslerin önüne.
Ben gözlerimi yummuş, açınca kaçı ezilmiş, kaçı ölmüş
göreceğim diye zangır zangır titrer,
"Ay ay, amaniiin!" diye
bağırırken, Ahmet’in sesini duydum,
"Gel gel" diyordu.

Dayak Birincisi, Muzaffer İzgü

Beni öldüreceğini anladığımı çaktırmamağa çalışıyorum
ama, elimde değil ki. Kim ölümle burun buruna gelir de
benim gibi heyecanlanmaz? Nasıl soğukkanlı hergele, sanki
az sonra o korkunç cinayeti kendisi işlemeyecekmiş gibi. Yoo
yoo heyecanlanıyor, ama bana belli etmemeğe çalışıyor. O
alnındaki boncuk boncuk terler niye? O of lamalar puflamalar
niye? Haydi, gene baktı sokağa... Yüzü gülüyor, tamam,
sokak boş, şimdi çekmeceye yaklaşacak, elini atacak, ve
çevik bir kovboy gibi, üzerime kurşunlan boşaltacak.

Dayak Birincisi, Muzaffer İzgü

Selâmi ustadan o günü tıraş olurken şüphelenmeğe
başladım. Tıraş için makası boynuma değdirir değdirmez,
havaya zıplıyordum. Belli kerata numara yapıyor, az sonra
makas yerine boynuma tabancayı dayayıp ver edecek
kurşunu! Niye hep ardımda? öyle ya, saçımın hiç önleriyle
ilgilendiği yok, bir tutturmuş ense, hep ensemle uğraşıyor.
Belli ki kurşunu ensemin neresine boşaltacağını ayarlıyor.

Dayak Birincisi, Muzaffer İzgü

Kaptan televizyonu ayarladıktan sonra yerine oturdu,
arabayı sürmeğe devam etti. Şayet kaptan televizyonu
ayarlarken araba bir şarampola kayşa, kırk kişi tamam.
Türkler hem bunu biliyorlar, hem de hiç korkmadan,
televizyonu ayarlayan kaptana:
"Az daha usta, az daha ayarla" diyorlardı.

Dayak Birincisi, Muzaffer İzgü

Her otobüste
televizyon var. Şimdi söyleyeceğime inanmayacaksınız,
otobüs saatte yüz kilometre hızla giderken şoför oturduğu
yerden kalktı, televizyonun düğmesini ayarladı. Otobüsteki
kırk kişi, ne korktu, ne de bağırdı, salt ben bağırdım, herkes
şaşkın şaşkın,
"Noluyor" der gibi benim yüzüme baktı. Hattâ
biri:
"Noluyor yahu, usta televizyonu ayarlıyor" dedi.

Dayak Birincisi, Muzaffer İzgü

"Havalar çok sıcak değil mi beyim?"
Numaraya bak sen, konuşma dalgasına beni tongaya
bastıracak, aklı sıra ben de boş bulunacağım, o sıra elini
atacak çekmeceye, dan dan dan üç kurşun, biz öteki dünyaya.

Dayak Birincisi, Muzaffer İzgü

Şimdi şu silahlı saldırılar günlük olaylardan sayılmağa
başlandı ya, işte bende bir şüphe, öyle ki kimle karşılaşsam
ondan hemen şüpheleniyorum. Bu adam bir yerlerinde bir
tabanca saklıyor, az sonra bir punduna getirip ver edecek
kurşunu orama burama.

Dayak Birincisi, Muzaffer İzgü

Öyle bir Rozmeri almışız ki başımıza, tastamam sırmalı
heybe.
— Durun başka bir taktik deneyelim, hepiniz hasta olun,
tam bir hafta, ne yemek ne aş, ha?
Ne bir haftası? Kız bakkaldan borç aldığımızı biliyor.
Daha ilk günden, eline almış fileyi doğru bakkala, doldurmuş
gelmiş:
— Aman siz yatın kalkmayın!

Dayak Birincisi, Muzaffer İzgü

Oğlumun İngilizce mektuplaştığı kızı yurdumuza
çağırdık. Daha doğrusu oğlan çağırdı. Bana sorduğunda:
— Yaz ama, dil ucuyla yaz, demiştim. Ne bilirim, meğer
İngilizcenin dil ucuylası yokmuş. Birgün bir baktık, bu Gül
Meryem’den, yâni Rozmeri’den bir mektup: "Haftaya
perşembeye oradayım"
— Hani lan dil ucuyla yazacaktın?
— Vallahi dil ucuyla yazdım baba, ama İngilizcede dil
ucuyla yok ki.

Dayak Birincisi, Muzaffer İzgü

O zaman yeğenim, yemek yememek olmaz. Çok iyi
gıda almalısın, sabahleyin de sıkı bir kahvaltı yapmalısın,
dedi. Ancak o zaman dayağa karşı güçlü olabilirsin. Yoksa
mahvolursun. Mümkünse tok tutan şeyler ye. Kaç gün
dövecekler belli olmaz!

Dayak Birincisi, Muzaffer İzgü

"Yeni ustayı istemeyiz, biz bu semeri giymeyiz"

"Sırtımız yağır oldu, ustamız sağır oldu"

"İyi semer bizim de hakkımız"

"Semer istedik, geber istemedik"

"Yağırda sinek çok, semerde hiç insaf yok"

Dayak Birincisi, Muzaffer İzgü

Eh ulan, haklı mıymış şimdi yani bağırmakta, vatandaşın ölüsüyle bunca uğraşacağınıza, dirisi ile bir parçacık uğraşsanız olmuyor mu diye? Olmazmış. O zaman düzen değişirmiş.

Dayak Birincisi, Muzaffer İzgü

Bu da bilinçli olarak yapılmaktadır. Örneğin, her akşam televizyonda, radyoda söylenen siyasi sözler bilinçlidir. Televizyonu izleyen, radyoyu dinleyen halk bu sözleri duyacak, ondan sonra hop oturup, hop kalkarak küfretmeğe başlayacak.

Dayak Birincisi, Muzaffer İzgü

BİZ EŞEK OLDUKTAN SONRA, BİZE SEMER VURAN ÇOK OLUR. ONUN İÇİN ÖNCE EŞEKLİKTEN KURTULALIM!...

Dayak Birincisi, Muzaffer İzgü

Başını yavaş yavaş arkaya, benden yana çevirdi, gözleri kapalı, kanlı ağzını açtı, güldü... Evet evet güldü. Yüzündeki gamzesinden anladım. Hattâ kahkahalarla gülmeye başladı, gözlerinden dökülen kanlı yaşlardan anladım. Katıldım ona, ben de gülmeye, ben de kahkahalar atmaya başladım. Onun yerine de çınlatıyordum hücrenin duvarlarını...

Dayak Birincisi, Muzaffer İzgü

_Kardeşim ben onu bunu bilmem, ne zaman ülkede zamlar başlasa, böyle bomba olayları da hemen başlıyor.

Dayak Birincisi, Muzaffer İzgü

Geri kalmış uluslarda bir güçlüler vardır, bir de güçsüzler. Güçlüler azdır, güçsüzler çoktur. İşte bu güçsüzler haklarını alamayınca küfrederler. örneğin, güçlü adalet önünde haklı çıkar, güçsüz haksız çıkar. Güçsüz o zaman ne yapar, çıkar çıkmaz başlar küfretmeğe.

Dayak Birincisi, Muzaffer İzgü

Sıkça Sorulan Sorular

Dayak Birincisi kimin eseridir?

Dayak Birincisi, Muzaffer İzgü tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2017'de yayımlanmıştır.

Dayak Birincisi kaç sayfadır?

Dayak Birincisi, 174 sayfadır (Bilgi Yayınevi baskısı).

Dayak Birincisi'nin en ünlü sözü nedir?

“"İnsan haklarına gereken titizliği gösteriyorsunuz? " ... "Anlamadım beyefendi"”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Dayak Birincisi — Muzaffer İzgü. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4