
Din, Birey ve Toplum adlı eser, Şaban Ali Düzgün tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1997'de okurlarla buluşmuştur. Bu sayfada, eserden akılda kalan en etkileyici bölümler bir araya getirildi.
Din, Birey ve Toplum'dan En Beğenilen Alıntılar
Her bilgi sahibinin üzerinde bir başka bilen vardır.
📖 Sayfa 221 · Din, Birey ve Toplum, Şaban Ali Düzgün
Yusuf 12:26
Öykümüz HERKES, BİRİSİ, HERHANGİ BİRİ ve HİÇ KİMSE adlı dört kişi hakkında...
📖 Sayfa 133 · Din, Birey ve Toplum, Şaban Ali Düzgün
Yapılması gereken önemli bir iş vardı ve HERKES, BİRİSİ’nin bu işi yapacağından emindi.
Gerçi işi HERHANGİ BİRİ de yapabilirdi, ama HİÇ KİMSE yapmadı. BİRİSİ buna çok kızdı, çünkü iş HERKES’in işiydi.
HERKES,HERHANGİ BİRİ’nin bu işi yapabileceğini düşünüyordu ama HİÇ KİMSE, HERKES’in yapamayacağının farkında değildi.
Sonunda HERHANGİ BİRİ’nin yapabileceği bir işi HİÇ KİMSE yapmadığı için HERKES, BİRİSİ’ni suçladı.
Biz insanı zorluklarla karşılaşacak (ve onlarla başa çıkacak) şekilde yarattık.
📖 Sayfa 71 · Din, Birey ve Toplum, Şaban Ali Düzgün
Tek bir dünya vardır; şu dakikada bizi saran ve etkileyen dünya... Tek bir dakika vardır; şu anda burada canlı olarak yaşadığımız dakika. Yaşamanın biricik yolu, her dakikayı tekrarı mümkün olmayan bir mucize olarak kabul etmektir. Ki gerçekten öyledir; her dakika bir mucizedir ve tekrarı mümkün değildir.
📖 Sayfa 105 · Din, Birey ve Toplum, Şaban Ali Düzgün
Kur'an değişimin temeline halkı yerleştirir,
📖 Sayfa 86 · Din, Birey ve Toplum, Şaban Ali Düzgün
başlarına gelenlerden halkın kendisi sorumludur.
Birey davranışlarinda bir gayeyi gütmeli; rastgele bir gayeye yönelik olmayan, anlık menfaatler tarafından harekete geçirilen tutum ve davranislardan uzak durulmalıdır.
📖 Sayfa 57 · Din, Birey ve Toplum, Şaban Ali Düzgün
"Sizi boşuna mı yarattığımızı sandınız?"
Müminun 23:115
Toplumsal olaylara karşı ilgisiz, olup bitenin kendisini hiç ilgilendirmediği insan tipine aynı ad medokrat denilmektedir.
📖 Sayfa 101 · Din, Birey ve Toplum, Şaban Ali Düzgün
Bunlarda toplumda değişimi engelleyen unsurlar arasında sayılmalıdır.
İnsan karmaşık bir psikoloji içinde yaratılmıştır. Neyi ne zaman isteyeceği konusunda sıkıntıları vardır.
📖 Sayfa 80 · Din, Birey ve Toplum, Şaban Ali Düzgün
Şu ayet buna işaret etmektedir.
"İnsan hayrı istediği kadar şerri de ister, insan pek acelecidir!"
İsra 17/11
Akıllı bir insan, nereden geldim nereye gideceğim ve sonum ne olacak, diye düşünür. Bu soruya bilim yolu ile tam olarak cevap verilmez. Zira bu, laboratuarda incelenecek bir konu değildir. Buna akıl ve mantık yoluyla aranan cevaplar da, tam anlamıyla tatmin edici olmaktan uzaktır.
📖 Sayfa 41 · Din, Birey ve Toplum, Şaban Ali Düzgün
Nasıl toprakta zeytin, nar üzüm...
📖 Sayfa 91 · Din, Birey ve Toplum, Şaban Ali Düzgün
yetiştirebiliyorsak, aynı şekilde kendilerinden sonuç olarak belirli eylem ve davranışların oluşturduğu fikirleri nefsimize yerleştirebiliyoruz. Nasıl her ağacın bir meyvesi varsa, nefiste oluşan her fikrin de eylemle sonuçlanan belli bir sonucu vardır.
İnsan ahlaki niteliklerini eylemlerine yansıttığı ölçüde daha da mükemmelleşir, ruhsal bir varlık olmanın da ötesinde ahlaki bir kişiliğe kavuşur...
📖 Sayfa 167 · Din, Birey ve Toplum, Şaban Ali Düzgün
Problemler karşısında insan aklının alacağı iki mümkün tavır vardır: Ya problemlerin yasalara bağımlı olduğunu kabul edecek ve böylece problemin yasaların egemenlik ve buyruğuna boyun eğmesi mümkün olacak; ya da problemlerin yasalara boyun eğmediğini, yasaların keşfedilemeyeceğini varsayacaktır.
📖 Sayfa 92 · Din, Birey ve Toplum, Şaban Ali Düzgün
"Bencillik, güçsüzlük duygusu, hayatı dünya hayatından ibaret bilme, her türlü ahlaki ve dini kayıtlardan kurtulma ve arzulara teslim olma, insanı bir makine -çalışan, üreten ve tüketen bir makine- haline getirmiştir.
📖 Sayfa 68 · Din, Birey ve Toplum, Şaban Ali Düzgün
Sonunda fert, hürriyetini kazanmak şöyledursun, daha kötü bir köleliğin pençesine düşmüştür."
Yaratılışında bir gaye olan varlık, kendiliğinden veya bir tesadüf eseri olarak var olmuş olamaz. Varlığı belli gayeleri gerçekleştirmeye yönlendiren Allah' tır. Varlıklara anlamlarını yükleyen Allah olmasaydı, varlıkların ve var olmanın anlamı kalmazdı. Insanların dünyaya gelişleri maksatsız, gidişleri de manasız olurdu.
📖 Sayfa 25 · Din, Birey ve Toplum, Şaban Ali Düzgün
Yeryüzünde cereyan eden veya kendinizde meydana gelen hiç bir musibet yokdur ki, Biz onu yaratmadan önce bir kitapta yazılmış olmasın.
📖 Sayfa 94 · Din, Birey ve Toplum, Şaban Ali Düzgün

bilinç içi ya da bilinç dışında olanı değiştirme gücünde olan, toplumu da değiştirme gücüne sahiptir.
📖 Sayfa 92 · Din, Birey ve Toplum, Şaban Ali Düzgün
Allah'a kul olmakla gerçek hürriyeti elde etmiş insan, sanıldığı gibi ne izbelerin "Hint fakiri; ne yosun tutmuş manastırların keşişi, ne de karartılmış zaviyelerin miskin mistiğidir. O toplumda var olan her harekette kendi üzerine düşen sorumluluğu omuzlayacak cesareti ve bilinci zihninde taşıyan ve dilinden şu duayı düşürmeyen bir ferttir:
📖 Sayfa 69 · Din, Birey ve Toplum, Şaban Ali Düzgün
"Ey Rabbimiz! Bize değiştiremeyeceklerimiz karşısında sabır; değiştirebileceklerimiz için cesaret ve bu ikisi arasındaki farkı görebilecek bir basiret ver!"
İnsan hayatına gerçek anlamını veren 'amaç' tır.
📖 Sayfa 58 · Din, Birey ve Toplum, Şaban Ali Düzgün
Akmakta olan bütün ırmakların, bir yol bularak denize kavuşması örneğinde olduğu gibi...
Ve kendinizi öldürmeyin.
📖 Sayfa 134 · Din, Birey ve Toplum, Şaban Ali Düzgün
Nisa 4/29
İnsanım, insanca olan hiçbir şeyi kendime yabancı saymam.
📖 Sayfa 133 · Din, Birey ve Toplum, Şaban Ali Düzgün
Terentius
Kudretin kıymetini, gücü tükenen bilir. Her şeyi biliyor olmanın yarattığı haşmeti, bilgisi sınırlı olan bilir.
📖 Sayfa 127 · Din, Birey ve Toplum, Şaban Ali Düzgün
Kendini bilen Rabbini bilir.
Sizin her birinize ayrı bir yasa(şeriat) ve tutacak yol(minbac) verdik.
📖 Sayfa 112 · Din, Birey ve Toplum, Şaban Ali Düzgün
Size yapılmasını istediğiniz bir davranışı siz de başkasına yapın
📖 Sayfa 168 · Din, Birey ve Toplum, Şaban Ali Düzgün
Bunların gidişatı tıpkı Firavun ailesi ve onlardan öncekilerin gidişatı gibidir.
📖 Sayfa 98 · Din, Birey ve Toplum, Şaban Ali Düzgün
Enfal 8/65-6
Öyle davranın ki, o davranışınızı bütün insanlara bir kural olarak koyabilesiniz.
📖 Sayfa 168 · Din, Birey ve Toplum, Şaban Ali Düzgün
Ey insanlar şeklinde hitap ederek, muhataplarının bütün insanlık olduğunu işaret eder.
📖 Sayfa 125 · Din, Birey ve Toplum, Şaban Ali Düzgün
"Allah, insana işaretle meleklere; 'Yeryüzünde bir halife yaratacağım' diyerek, yeryüzü tarihinde yeni bir sayfayı insanla başlatmaktadır.
📖 Sayfa 51 · Din, Birey ve Toplum, Şaban Ali Düzgün
İslam'da insana ne büyük bir değer biçildiğinin en büyük göstergesi bu ayettir."
Zira verirken alırız, affederken affediliriz, ölürken ebedi hayata doğarız.
📖 Sayfa 163 · Din, Birey ve Toplum, Şaban Ali Düzgün
Casiye 45:21
yükünüzü hafifletti;
📖 Sayfa 99 · Din, Birey ve Toplum, Şaban Ali Düzgün
Çünkü bildi ki içinizde zaaf var. Şimdi içinizden sabırlı yüz kişi iki yüz kişiyi yener."
Insan, ilk'i var eden, son'u var edecek olan ve ilk ile son arasındaki bütün oluşu kontrol eden ve güvenle yoluna devam etmesini sağlayan mutlak kudret sahibi bir Varlık'a inanmak ister.
📖 Sayfa 17 · Din, Birey ve Toplum, Şaban Ali Düzgün

"İronik bir şekilde; tek olarak dünyaya gelen, tek olarak hayatı yaşayan, tek olarak ölen ve tek olarak haşrolan, hülasa bireyselliği hiçbir zaman kaybolmayan Müslüman bireyin, bu tekliğini toplum yapısı içinde göstermesine neredeyse hiç izin verilmemiştir."
📖 Sayfa 185 · Din, Birey ve Toplum, Şaban Ali Düzgün
"Din, hayatın bizzat kendisidir. Kişinin 24 saatinin tamamını kuşatır.
📖 Sayfa 115 · Din, Birey ve Toplum, Şaban Ali Düzgün
Din, çoğu zaman yanlış anlaşıldığı şekliyle, yalnızca ibadet saatleriyle sınırlı değildir; aksine, ibadet saatleri dinin hitap ettiği alanın çok az bir kısmını oluşturur."
"Tarihsel tecrübe şunu göstermiştir ki, insanlar belki dinsiz olabilirler ama Allah'sız olmalarına imkan yoktur. Bu hissi her şart ve durumda içlerinde taşıyacaklardır.
📖 Sayfa 36 · Din, Birey ve Toplum, Şaban Ali Düzgün
Kendileri istemese de belli anlarda bu duygunun içlerinde depreştiğini hissedeceklerdir."
"Hiçbir şeyi kendisi kadar sevmeyen insan, sevdiği varlıkla, kendi kendisiyle baş başa kalmaktan çok hiçbir şeyden korkmaz. Her şeyi kendisi için arar, ama en çok kendinden kaçar. Kendini bulmak istemez. Çünkü kendini iyice görebildiği zaman, istediği gibi olmadığını anlar, içinde mütiş bir zavallılık, hiçbir zaman dolduramayacağı uçurumlar, boşluklar bulur."
Din, Birey ve Toplum, Şaban Ali Düzgün
En kadim Varlık Tanrı' dır, çünkü oluşmamıştır; en güzel şey evrendir, çünkü Tanrı' nın eseridir; en büyük şey yeryüzüdür, çünkü her şeyi içine alır; en hızlı şey akıldır, çünkü her yerde dolanır; en güçlü şey zorunluluktur, çünkü her şeyin üstesinden gelir ve en bilge şey zamandır, çünkü her şeyi ortaya çıkarır.
📖 Sayfa 10 · Din, Birey ve Toplum, Şaban Ali Düzgün
"Hiçbir şeyi kendisi kadar sevmeyen insan, sevdiği varlıkla, kendi kendisiyle baş başa kalmaktan çok hiçbir seyden korkmaz. Her şeyi kendisi için arar, ama en çok kendinden kaçar. Kendini bulmak istemez. Çünkü kendini iyiye görebildiği zaman, istediği gibi olmadığını anlar, içinde müthiş bir zavalılık, hiçbir zaman dolduramayacağı uçurumlar, boşluklar bulur.
📖 Sayfa 10 · Din, Birey ve Toplum, Şaban Ali Düzgün
"Kur'an, bilgide otorite anlayışını şu ayetle yıkmakta ve ehliyet ve liyakat sahibi bilginleri, kendilerinden öncekilerin ürettiklerini tasdik makamından, kendilerine has düşünceler üretme makamına yükseltmektedir:
📖 Sayfa 214 · Din, Birey ve Toplum, Şaban Ali Düzgün
'Her bilgi sahibinin üzerinde bir başka bilen vardır.' (Yusuf 76)"
"İlahi kaynağı itibarıyla tertemiz ve arı olan din, tarihi yolculuğu sırasında uğradığı milletlerin ve toplumların ona bindirdikleriyle safiyetini kaybedebilmektedir."
📖 Sayfa 35 · Din, Birey ve Toplum, Şaban Ali Düzgün
Tek bir dünya vardır; şu dakikada bizi saran ve etkileyen dünya... Tek bir dakika vardır; şu anda burada, canlı olarak yaşadığımız dakika. Yaşamanın biricik yolu, her dakikayı tekrarı mümkün olmayan bir mucize diye kabul etmektir... Ki gerçekten öyledir; her dakika bir mucizedir ve tekrarı mümkün değildir.
📖 Sayfa 104 · Din, Birey ve Toplum, Şaban Ali Düzgün
"Kur'an'ın sıbgatullah terimi ahlak yasalarını, sünnetullah terimi toplumsal yasaları fıtratullah ise Allah'ın yaratma yasalarını ifade eder."
📖 Sayfa 53 · Din, Birey ve Toplum, Şaban Ali Düzgün
Kur'an'a göre insanoğlu -kadın veya erkek- tarafsız bir fıtratla günahtan uzak olarak yaratılmıştır. Doğan bir bebek hiç bir şekilde anne-babasının ya da atolarının günahını sırtında taşımaz. Tertemiz bir varlık olarak hayata başlar. Bu fıtrat anlayışı hristiyanlığın 'asli günah' kavramının ve bunun sonucu olarak ortaya çıkan İsa'nın çarmıha gerilerek bu suçun cezasını ödediği yolundaki kefaret (redemption) anlayışının da bir reddidir. Zira hiç kimse başkasının yükünü yüklenmez. Böyle bir fıtrat anlayışı insanların pesimist (karamsar) bir dünya görüşüne koymalarını da engelleyecektir.
📖 Sayfa 23 · Din, Birey ve Toplum, Şaban Ali Düzgün
"Hz Muhammed, vahiy almadan önce Hira mağarasında uzlet halindeydi. Vahiy onu şehre, yaşamın ortasına getirmiştir.
📖 Sayfa 45 · Din, Birey ve Toplum, Şaban Ali Düzgün
Maddi şeylerden ve insanların içinden ayrılıp uzlete çekilme, İslam'ın ruhuna tamamen aykırıdır."
"Yok olma hissinin insanda yarattığı derin endişe, aslında varlığa bir şekilde devam edeceğinin bir işaretidir."
📖 Sayfa 17 · Din, Birey ve Toplum, Şaban Ali Düzgün
Din akıl-dışı değil, fakat akıl-üstü gerçeklerin her zaman varolduğunu kabul eder.
📖 Sayfa 22 · Din, Birey ve Toplum, Şaban Ali Düzgün
Hz. Peygamberin “Ya Rabbi! Hayretimi artır” duası, bu hayranlığımızın kaynağı durumundaki İlahi Olan'a teslimiyetimizin başlangıcı olduğu kadar, neye teslim olduğumuzu araştırmanın götüreceği bir bilimselliği de içinde barındırmaktadır. O halde hayretin artışını talep etmek, hem gönüllü bir teslimiyetin hem de ilmin artışını talep etmekle eş değer hale gelmektedir. Albert Einstein'in "Hayranlık duygusunu yitirmiş bir insanın, bilim adamı olmasının imkânsızlığına” dair sözü de, andığımız hadisle aynı paraleldedir.
📖 Sayfa 24 · Din, Birey ve Toplum, Şaban Ali Düzgün

Descartes'in ifade ettiği gibi, bir sanatkârın yaptığı eserine imzasını atması gibi, Allah bütün yarattıklarına, kendi varlığını bir sezgi/ilham/duygu olarak yerleştirmiştir. Bu duygudan kurtulma yolunda verilen inkâr mücadelesi, insana zihinsel bir ıstıraptan başka bir şey getirmez. Tarihsel tecrübe şunu göstermiştir ki, insanlar belki dinsiz olabilirler, ama Allahsız olmalarına imkân yoktur. Bu hissi her şart ve durumda içlerinde taşıyacaklardır. Kendileri istemese de belli anlarda bu duygunun içlerinde depreştiğini hissedeceklerdir.
📖 Sayfa 36 · Din, Birey ve Toplum, Şaban Ali Düzgün
"Bir bilgi kaynağı olmasının yanında Kur'an-ı Kerim, insana doğru düşünmenin yollarını da öğretmiştir.
📖 Sayfa 53 · Din, Birey ve Toplum, Şaban Ali Düzgün
İnsandan davranışlarını, bütün insanlara örnek davranışlar olacak şekilde düzenlemesini ister."
"Descartes'in ifade ettiği gibi, bir sanatkarın yaptığı eserine imzasını atması gibi Allah, bütün yarattıklarına kendi varlığını bir sezgi/ilham/duygu olarak yerleştirmiştir.
📖 Sayfa 36 · Din, Birey ve Toplum, Şaban Ali Düzgün
Bu duygudan kurtulma yolunda verilen inkar mücadelesi, insana zihinsel bir ızdıraptan başka bir şey getirmez."
"İslam toplumu şu temeller üzerine oturtmak ister: *Allah'a Kulluk, *insanlarla kardeşlik, *karşılıklı güven, * yardımlaşma."
📖 Sayfa 164 · Din, Birey ve Toplum, Şaban Ali Düzgün
Ş. Ali Düzgün /Din Birey Toplum sh 164 - AkÇağ Yayınları -
Öykümüz Herkes, Birisi, Herhangi biri ve Hiç Kimse adlı dört kişi hakkında. Yapılması gereken önemli bir iş vardı ve Herkes Birisi'nin bu işi yapacağından emindi. Gerçi işi Herhangi biri de yapabilirdi ama Hiç Kimse yapmadı. Birisi buna çok kızdı, çünkü iş Herkesin işiydi. Herkes Herhangi Biri'nin bu işi yapabileceğini düşünüyordu ama Hiç Kimse, Herkesin yapmayacağının farkında değildi. Sonunda Herhangi Birinin yapabileceği bir iş Hiç Kimse yapmadığı için Herkes Birisini suçladı.
📖 Sayfa 132 · Din, Birey ve Toplum, Şaban Ali Düzgün
İman dikey bir kategori olarak bireyin Allah'la olan ilişkisini, fıtrat ise yatay bir kategori olarak insanın hem kendi iç tutarlılığını hem de diğer bireylerle olan ilişkilerini düzenler.
📖 Sayfa 18 · Din, Birey ve Toplum, Şaban Ali Düzgün
"Allah'a bizzat kendisinin ulaşamayacağını düşünen insanlar, O'na ulaştıracak aracı varlıkların ardına düşmüşlerdir. Bu düşünce ve davranış biçiminin adı Kur'an'da şirk/putperestlik olarak verilmektedir.
📖 Sayfa 30 · Din, Birey ve Toplum, Şaban Ali Düzgün
Bir insanın kendisi için imkansız gördüğü bir iletişimi, başka insanların gerçekleştirebileceğini düşünmesi, kendi içinde çelişiktir/mantığa aykırıdır."
İslam, toplum ve birey arasında çok sıkı bir ilişki kurmaktadır. Kamu yararı ile bireysel haklar arasındaki ince çizgi bu ilişkinin nirengi noktasını oluşturur. ‘Kamu yararı’ hiçbir bireysel hakkın ihlaline gerekçe yapılamaz.
Din, Birey ve Toplum, Şaban Ali Düzgün
"Melekleri insan için secdeye vardıran şey insanın bilgisidir. Zira Allah Adem'e isimleri, varlıkların gerçekliğini öğretti. Melekler ise böyle bir bilgiye sahip değillerdi.
📖 Sayfa 52 · Din, Birey ve Toplum, Şaban Ali Düzgün
İnsanı meleklerin üstüne çıkaran şey, sahip olduğu bu bilgi ve tercih yetkisidir."
İnsan hakkındaki en önemli şey, onun bir mağarada ya da şatoda yaşayıp yaşamadığı yahut ekinini orakla veya biçerdöverle elde edip etmediği değildir. Önemli olan, yaratılışında getirdiği saf ve temiz halini yani fıtratını koruyup koruyamadığıdır. İnsan, bu fıtratı koruyabildiği oranda mükemmel, yabancılaştığı oranda ise ilkel olur.
📖 Sayfa 16 · Din, Birey ve Toplum, Şaban Ali Düzgün
"doğarken beraberinde getirdiği Tanrı vergisi hürriyetini teslim edebileceği birini bulabilmek için yanıp tutuşan bahtsız bir varlık"
Din, Birey ve Toplum, Şaban Ali Düzgün
"Allah fikri, iddia edildiği gibi, tabiat olaylarının insanda yarattığı korkunun bir sonucu olarak ortaya çıkmış olsaydı, zamanımızda bu tabiat olaylarının mahiyetinin anlaşılmasıyla Allah'a inanan hiç kimsenin bulunmaması gerekirdi."
📖 Sayfa 16 · Din, Birey ve Toplum, Şaban Ali Düzgün
Peygamberimizin şu sözü bugüven ilişkisini tanımlamaktadır:
Din, Birey ve Toplum, Şaban Ali Düzgün
"Müslüman, dijer Müslümanların elinden ve dilinden güvende oldukları kimsedir."
Bu noktada biri peygamberimize, diğeri de ünlü Alman filozof Kant' a ait iki prensibi hatırlamak gerekir.
Peygamberimiz buyuruyor ki: "Size yapılmasını istemediğiniz bir davranışı siz de başkasına yapmayın"
ve bunun tersi "Size yapılmasını istediğiniz bir davranışı
siz de başkasına yapın".
Kant'ın ifadesi de şu: "Öyle davranın ki, o davranışınızı bütün insanlara bir kural olarak koyabilesiniz."
Inanan kimse toplum içindeki görevini şu dua bilinciyle yerine getirmelidir:
Din, Birey ve Toplum, Şaban Ali Düzgün
"Rabbim! Beni senin selametine alet eyle. Kin olan yere merhamet ekeyim, hakaret olan yere af, şüphe olan yere iman, keder olan yere ümit, karanlık olan yere ışık, hüzün olan yere de sevinç. Allahım! Senden niyaz ettiğim; teselli bulmaktan ziyade teselli vermektir, anlaşılmaktan ziyade anlamak, sevilmekten ziyade sevmektir. Zira verirken alırız, affederken affediliriz, ölürken ebedi hayata doğarız.
Insanım,insanca olan hiçbir şeyi kendime yabancı saymam.( Terentius)
Din, Birey ve Toplum, Şaban Ali Düzgün
Sıkça Sorulan Sorular
Din, Birey ve Toplum kimin eseridir?
Din, Birey ve Toplum, Şaban Ali Düzgün tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1997'de yayımlanmıştır.
Din, Birey ve Toplum kaç sayfadır?
Din, Birey ve Toplum, 216 sayfadır (Akçağ Yayınları baskısı).
Din, Birey ve Toplum'un en ünlü sözü nedir?
“Her bilgi sahibinin üzerinde bir başka bilen vardır. Yusuf 12:26”