CANLI

Din Meraklıları İçin Derviş Keşkülü Kitabından Unutulmaz Sözler — Necdet Tosun'un

Derviş Keşkülü - Necdet Tosun kitap alıntıları ve sözleri

Derviş Keşkülü, Necdet Tosun'un 100 sayfalık eseridir. İlk kez 2012'de yayımlanmıştır. Kitaptan seçilen bu sözler, okur oylarıyla sıralanarak burada toplandı.

Yazar:Necdet Tosun
İlk Yayın:2012
Yayınevi:Erkam Yayınları
Sayfa Sayısı:100
Dil:Türkçe
ISBN:9789944834322
Okuma Süresi:2 sa. 50 dk.
Türler:Din (İslam), Tasavvuf-Mezhepler-Tarikatlar

Derviş Keşkülü'den En Beğenilen Alıntılar

Osman Bedreddîn Erzurûmî (ö. 1340/1922) de: İnsan, mürşid-i hakiki eliyle bir mânevî aşı yapılmadığı sürece, tatlı meyve vermeyen bir ağaç gibidir, der.

📖 Sayfa 151 · Derviş Keşkülü, Necdet Tosun

Rüyada meyvesiz ağaç görmek kötü ahlakın, meyveli ağaç görmek ise güzel ahlakın sembolü olarak kabul edilmektedir.

📖 Sayfa 157 · Derviş Keşkülü, Necdet Tosun

Gülün dikenle birlikte bulunması da, iyilik ve kötülüğün, kolaylık ve zorluğun, dost ve düşmanın bu âlemde birlikte bulunduğunu hatırlatır.

📖 Sayfa 14 · Derviş Keşkülü, Necdet Tosun

Sufilerin içtihadları ile ortaya koydukları eğitim usullerinden biri de "murâkabeler" yani Kur'an-ı Kerim'den seçilmiş bazı ayetler ile kavramların derinlemesine tefekkürüdür.

📖 Sayfa 29 · Derviş Keşkülü, Necdet Tosun

Bazı âlimlere göre “insan” kelimesi “nisyân” yani unutmak kelimesinden türemiştir. İnsanoğlu dünyevî meşgalelere dalıp Allah’ı ve âhireti unutmaya meyyâldir. Bu hastalığın ilacı ise “hatırlamak” anlamına gelen zikirdir.

📖 Sayfa 19 · Derviş Keşkülü, Necdet Tosun

Seyyid Emîr Külal hazretleri sohbetlerinde şöyle derdi:

"Ey dostlar! İhlaslı olunuz. Her işinizi Allah rızası için yaparsanız, kurtulursunuz. İhlassız yapılan amel, üzerinde padişahın mührü bulunmayan sahte para gibidir. Padişahın damgası bulunmayan parayı kimse almaz.

Üzerine mühür vurulanı ise herkes alır. İhlas ile yapılan az amel, Allah Teâlâ katında çok amel gibidir. İhlassız yapılan çok amelin ise, Hak Teâlâ katında kıymeti yoktur. Yaptığınız her ibâdeti ve işi, ihlās ile yapınız".

📖 Sayfa 41 · Derviş Keşkülü, Necdet Tosun

Efsanevi olarak, Hz. Muhammed'in Miraç gecesi Cenab-ı Hakk'ın huzurunda Cebrail ve Burak'la terler döktüğü, Burak'ın terinden sarı gül, Cebrail'in terinden beyaz gül ve Hz. Muhammed'in terinden de kırmızı gülün meydana geldiği söylenir.

Derviş Keşkülü, Necdet Tosun

"Kalpler, kendisine iyilik eden kişiye sevgi duyan bir yapıda yaratılmıştır."

📖 Sayfa 54 · Derviş Keşkülü, Necdet Tosun

"Biz sarhoş olduğumuzda üzüm henüz yaratılmamıştı."
İbnü'l Farız

Derviş Keşkülü, Necdet Tosun

Güzel bir şeye bakarken onun sadece zâhirî yönünde kalmamak, Allah Teala'nın cemâl yani güzellik sıfatının onunla tecellî ettiğini, yansıdığını düşünmek gerekir.

📖 Sayfa 11 · Derviş Keşkülü, Necdet Tosun

Aslında hakkıyla edâ edilen her namaz da, mümin için bir mîracdır.

📖 Sayfa 59 · Derviş Keşkülü, Necdet Tosun

Zîrâ insan farkında olmadan arzularını ilah edinmiş olabilir. Nitekim Kur'ân-ı Kerîm'de: "Hevâsını ilah edineni gördün mü?" (el-Furkan, 25/43) buyurulmaktadır. Rabbinin zâti sıfatlarını tefekkür edip onunla iftihar edecek duygulara erişen ve Onun sevgisiyle dünyevi sevgilerden uzaklaşan sâlik, Yunus Emre gibi: "Ballar balını buldum, kovanım yağma olsun" diyerek gerçek ilâhına yönelecektir.

📖 Sayfa 30 · Derviş Keşkülü, Necdet Tosun

İlim ilim bilmekdür, ilim kendin bilmekdür,
Sen kendini bilmezsin, ya nice okumaktır.
Okumakdan ma‘nâ ne, kişi Hakk’ı bilmekdür,
Çün okudun bilmezsin, ha bir kuru emekdür...
Yunus Emre der hoca, gerekse bin var hacca, Hepsinden eyüce, bir gönüle girmekdür.

📖 Sayfa 66 · Derviş Keşkülü, Necdet Tosun

Zünnûn Mısrî'ye göre üç şey ihlâs alâmetidir: Birincisi, methedilmek ve kötülenmek ihlaslı kişiye tesir etmez. İkincisi, iyi amellerini unutur, günahlarını düşünür. Üçüncüsü, Hak Teâlâ'dan gayrısını gönlünden çıkarır.

📖 Sayfa 42 · Derviş Keşkülü, Necdet Tosun

Murâkabe-i Muhabbet: "(Allah) onları sever, onlar da Allah'ı" (el-Maide, 5/54) âyetinin derinlemesine tefekkürüdür.

📖 Sayfa 31 · Derviş Keşkülü, Necdet Tosun

Hâce Bahaeddin, Üveysi eğitime önem vermesine rağmen, yaşayan bir şeyhe intisap etmenin gerekli hatta daha önemli olduğunu vurgulamak gayesiyle: "Diri bir kedi, ölü aslandan daha iyidir" demiştir.

📖 Sayfa 176 · Derviş Keşkülü, Necdet Tosun

"Hasbi Rabbi cellallâh, mâ fî kalbi gayrullâh, nûr Muhammed sallâllâh, lâ ilâhe illallâh".

📖 Sayfa 171 · Derviş Keşkülü, Necdet Tosun

Şayet sen kaba, katı yürekli olsaydın, hiç şüphesiz etrafından dağılıp giderlerdi
(Âl-i İmrân, 3/159).

📖 Sayfa 59 · Derviş Keşkülü, Necdet Tosun

Fuzûlî ...

"Aşk imiş her ne var âlemde,
İlim bir kil ü kâl imiş ancak".

📖 Sayfa 91 · Derviş Keşkülü, Necdet Tosun

Mevlâna Celaleddin Rûmî'ye göre dünya, Hak'tan gåfil olmaktır; kumaş, mal, çocuk ve kadın sahibi olmak değildir. Gemide delik yoksa, denizin üzerinde yüzüp istediği yere sağ salim ulaşır. Kalpte de dünya sevgisi deliği yoksa kişi zâhiren mal mülk içinde olsa bile bunları kalbine sokmadığı sürece maksûduna doğru yol alır, bunlar onun zühdüne mâni olmaz. Ancak kalpte dünya sevgisi deliği varsa su alıp batan gemi gibi o kişi de hedefine varamaz. Yani para cepte ve kasada durduğu sürece yararlı, kalbe girince ise zararlıdır. Zîrā para kalbe girince kişi cimrileşir, bencilleşir.

📖 Sayfa 95 · Derviş Keşkülü, Necdet Tosun

Hz. Mevlânâ buyurur: "Koku almayan biri gül bahçesine girse, gül kokusundan, reyhan kokusundan bir zevk alamaz".

📖 Sayfa 23 · Derviş Keşkülü, Necdet Tosun

Her sâlikin üç tane yükselişi vardır: 1. Yükseliş: Mebde-i Taayyüne yani bağlı bulunduğu ilahi ismin gölgesine kadar; 2. Yükseliş: Bağlı bulunduğu ilahi ismin aslına kadar; 3. Yükseliş: ilahi ismin aslından daha yükseklere kadardır.

📖 Sayfa 58 · Derviş Keşkülü, Necdet Tosun

Abdulkadir Geylani hazretleri de: "İhlas, insanların görmesini hatıra getirmeyip, yaradanın daima gördüğünü unutmamaktır" derdi.

📖 Sayfa 41 · Derviş Keşkülü, Necdet Tosun

İmâm Şafii Hazretleri şöyle anlatır:

"Bir ihtiyacım olduğu zaman iki rekat namaz kılardım. Sonra Ebû Hanîfe'nin mezarına gider ve orada Allah'a duâ ederdim. Onun bereketiyle ihtiyacım derhal karşılanırdı." (el-Heytemi, el-Hayrâtü'l-Hisän, s. 94).

Ancak salihlerin gıyablarında veya kabirlerini ziyaret esnåsında; "Ey filân zât! Bana şifâ ver! Benim şu ihtiyacımı gider!" gibi sözlerle doğrudan doğruya kendilerinden talepte bulunmak doğru değildir. İstek Allah Teâlâ'dan yapılmalıdır. Salih insanlar ise duânın çabuk kabûlü için vesîle yapılabilir. Nitekim Hz. Peygamber ve ashâbı bunu yapmıştır.

📖 Sayfa 188 · Derviş Keşkülü, Necdet Tosun

Seyyid Hasan henüz küçük bir çocuk iken babasıyla birlikte Hoca Ubeydullah Ahrâr’ın yanına gelmişti. Hoca Ahrâr’ın yanındaki bal küpünü gören çocuk bütün ilgi ve dikkatini oraya yöneltti. Hoca Ahrâr çocuğa adını sorunca, âdetâ kendinden geçmiş olan çocuk “Bal” diye cevap verdi. Bu duruma çok sevinen Hoca Ahrâr: “Bu çocukta büyük bir kabiliyet var. Balı görünce kendi adını unuttu. Eğer rûhunun murâdına baldan daha tatlı bir şey (mâneviyat) tattırırlarsa mutlaka ona yönelişi çok kuvvetli olacak” dedi ve çocuğun maddi manevi eğitimini üstlendi.

📖 Sayfa 24 · Derviş Keşkülü, Necdet Tosun

Tasavvuf yolu bazı insanları evliyâ yaparken, bazılarını da en azından eşkiyâ olmaktan kurtarır.

📖 Sayfa 25 · Derviş Keşkülü, Necdet Tosun

Yūnus Emre ...

"İlim ilim bilmekdür, ilim kendin bilmekdür,
Sen kendini bilmezsin, ya nice okumaktır.
Okumakdan ma'nâ ne, kişi Hakk'ı bilmekdür,
Çün okudun bilmezsin, ha bir kuru emekdür...
Yunus Emre der hoca, gerekse bin var hacca,
Hepisinden eyüce, bir gönüle girmekdür".

📖 Sayfa 91 · Derviş Keşkülü, Necdet Tosun

Laleye verilen önemin sebebi, eski harflerle "Lale" kelimesinin (iki lâm, bir elif bir he) "Allah" kelimesinin harfleriyle aynı olmasıdır.

📖 Sayfa 12 · Derviş Keşkülü, Necdet Tosun

Gül, güzel kokusu sebebiyle güzel ahlâklı arkadaşa benzetilmştir. Güzel
ahlâklı kişilerle arkadaşlık eden kimseye onların ahlâkı sirâyet ettiği gibi,
güle yakın olan her varlık da onun güzel kokusundan nasip alır.

Derviş Keşkülü, Necdet Tosun

Tasavvufi eğitimin (seyr u sülûk) nihaî hedefi ve gayesi insan-ı kamil yani olgun ve ahlaklı bir insan yetiştirmektir.

📖 Sayfa 28 · Derviş Keşkülü, Necdet Tosun

Bazı âlimlere göre "insan" kelimesi "nisyân" yani unutmak kelimesinden türemiştir. İnsanoğlu dünyevi meşgalelere dalıp Allah'ı ve âhireti unutmaya meyyäldir. Bu hastalığın ilacı ise "hatırlamak" anlamına gelen zikirdir.

📖 Sayfa 29 · Derviş Keşkülü, Necdet Tosun

Sa’dî Şîrâzî
“Bir gün, dostlarımdan biri bana
hamamda, eskiden sabun yerine kullanılan bir kil, bir çamur parçası verdi.
Kile: “Misk misin, yahut anber misin? Gönlümü büyüleyen kokundan âdeta
mest oldum” dedim. Kil: “Ben, kıymetsiz bir kil parçası idim. Fakat bir
müddet gülle beraber bulundum ve onun güzel kokusu bana sindi, içime
İşledi. Arkadaşımın güzel huyu, güzel kokusu bende iz bıraktı. Yoksa ben,
yine değersiz bir toprak parçasıyım” dedi.

Derviş Keşkülü, Necdet Tosun

Murâkabe-i Akrabiyyet: "Ve biz ona (insana) şah damarından daha yakınız" (Kâf, 50/16) âyetini tefekkür etmektir.

📖 Sayfa 30 · Derviş Keşkülü, Necdet Tosun

Mürşid-i kamiller müridin kabiliyet ve zaaflarını tespit edip gerektiğinde kişiye özel reçete geliştirebilen tabiblerdir.

📖 Sayfa 26 · Derviş Keşkülü, Necdet Tosun

Abdülkâdir Geylânî hazretleri de: İhlâs, insanların görmesini hatıra getirmeyip, Yaradanın dâimâ gördüğünü unutmamaktır” derdi.

📖 Sayfa 29 · Derviş Keşkülü, Necdet Tosun

Ebu’l Hasan Harakânî hazretlerine: “İhlâs ve riyâ nedir?” diye sorulduğunda, “Allah Teâlâ için yaptığın her şey ihlâstır. Halk için yaptığın herşey de riyâdır” buyurmuşlardır.

📖 Sayfa 28 · Derviş Keşkülü, Necdet Tosun

Gazâlî, kendini beğenme (ucb) hastalığına tutulmuş bir insana, yaşlandığında saçlarının döküleceğini, derisinin buruşacağını, şu anda da burun, mide ve bağırsaklarında birçok çirkin şeyin olduğunu düşünmesini tavsiye ederek, ucbu tedavi konusunda ilginç bir yol göstermektedir.

📖 Sayfa 23 · Derviş Keşkülü, Necdet Tosun

Lâleye verilen önemin sebebi, eski harflerle “Lâle” kelimesinin (iki lâm, bir elif, bir he) “Allah” kelimesinin harfleriyle aynı olmasıdır. Ayrıca lâle, bir tek tohumdan (soğandan) yalnızca bir dal ve bir çiçek verdiği için Allah’ın birliğini temsil ettiği kabul edilmiş, câmi, çeşme ve mezar taşı süslemelerinde yaygın bir şekilde kullanılmıştır.

📖 Sayfa 8 · Derviş Keşkülü, Necdet Tosun

... Cenâb-ı Hakk'ın cemâl sıfatını hatırlatan çiçekler hakkında tasavvuf kültüründe çok şeyler yazılmış ve söylenmiştir. Bazı sûfîler çiçekle konuşmuştur:

"Sordum sarı çiçeğe, annen baban var mıdır?
Çiçek eydür derviş baba, annem babam topraktır"

diyen Yūnus Emre gibi. Bazı dervişler de, "Allah'ı zikrediyor" diye çiçeği koparmaktan kaçınmışlardır.

📖 Sayfa 11 · Derviş Keşkülü, Necdet Tosun

Zünnûn Mısri'ye göre şu üç şey ihlās alâmetidir. Birincisi, medh edilmek ve kötülenmek ihlaslı kişiye tesir etmez. İkincisi, iyi amellerini unutur, günahlarını düşünür. Üçüncüsü, Hak Teâla'dan gayrısını gönlünden çıkarır.

📖 Sayfa 42 · Derviş Keşkülü, Necdet Tosun

Murâkabe-i Ma'iyyet: "Nerede olursanız olun O (Allah) sizinle beraberdir" (el-Hadid, 57/4) âyet-i kerîmesini derin bir şekilde tefekkür etmektir.

📖 Sayfa 30 · Derviş Keşkülü, Necdet Tosun

Mazhar-ı İsm-i Celâl olmasa idi lâle,
Bulamazdı bu kadar rütbe-i vâlâ lâle.

📖 Sayfa 13 · Derviş Keşkülü, Necdet Tosun

... Tasavvuf yolu bazı insanları evliyâ yaparken, bazılarını da en azından eşkiyā olmaktan kurtarır.

📖 Sayfa 25 · Derviş Keşkülü, Necdet Tosun

Ancak isti'dâdı ne yönde olursa olsun, tasavvuf kültürünün ahlâk ve måneviyat birikiminden herkesin istifade edebileceği bir nokta vardır. Çünkü tasavvuf yolu bazı insanları evliyâ yaparken, bazılarını da en azından eşkiya olmaktan kurtarır.

Derviş Keşkülü, Necdet Tosun

İnsan kendi hastalığını çoğu kez teşhis edemez. Etse bile, acı şurup içmek nefsine zor geldiği için kaçamak yollara tevessül edebilir. Bu noktada hâzik bir doktorun tavsiyelerine ihtiyaç olduğu gibi, ma'nevî hastalıkların tedavisinde de ehil bir mürşide müracaat gereklidir.

📖 Sayfa 36 · Derviş Keşkülü, Necdet Tosun

Mürşidin lüzumu konusunda Ebu Ali Dekkāk: "Ağaç kendiliğinden biter ve hiç kimse onunla ilgilenmez, aşılamazsa, meyve vermez. Mürid de aynıdır. Elinden tutup onu doğruya iletecek bir mürşid olmazsa, hiçbir ürün veremez, başarı sağlayamaz" demiştir. "Allah'a yaklaşmaya vesile arayın!" (el-Maide, 5/35) ayetinin yorumunda İsmail Hakkı Bursevî (ö. 1137/1724): "Mürşidi kamiller de Allah'a yaklaşmaya vesiledirler" demektedir.

📖 Sayfa 38 · Derviş Keşkülü, Necdet Tosun

Yunus Emre’nin: “Çiçek eydür ey derviş, gül Muhammed teridir” mısraında ifâde ettiği gibi gülün kokusunu Rasûl-i Ekrem’in (s.a.v) terinden aldığına inanılır. Halk arasındaki “gül koklamak sevaptır” sözü ile gül yağı veya gül suyu ikram edildiğinde salavat getirme geleneği, bu çiçeğin Hz. Peygamber’in sembolü olmasından kaynaklanmaktadır.

📖 Sayfa 9 · Derviş Keşkülü, Necdet Tosun

Seyrimde bir şehre vardım,
Gördüm sarayı güldür gül,
Sultânımın tâcı tahtı,
Bağı duvarı güldür gül.

Gül alırlar, gül satarlar,
Gülden terâzi tutarlar
Gülü gül ile tartarlar,
Çarşı pazarı güldür gül.

Halvetiyye meşâyıhından İbrâhim Ümmî Sinân hazretleri

📖 Sayfa 11 · Derviş Keşkülü, Necdet Tosun

Lâleye ver�ilen önem�in sebebi�, eski� harflerle “Lâle” kel�imes�in�in (�iki lâm, b�ir el�f, b�ir he) “Allah” kel�mes�in�in harfler�yle aynı olmasıdır. Ayrıca lâle, b�ir tek tohumdan (soğandan) yalnızca b�ir dal ve b�ir ç�içek verd�iğ�i �iç�in Allah’ın b�irl�iğ�in� tems�ili ett�iğ�i kabul ed�ilm�iş, câm�i, çeşme ve mezar taşı süslemeler�inde yaygın b�ir şek�ilde kullanılmıştır.

Derviş Keşkülü, Necdet Tosun

Tasavvufî eğitimin (seyr u sülûk) nihâî hedefi ve gâyesi insân-ı kâmil yani olgun ve ahlâklı bir insan yetiştirmektir.

📖 Sayfa 19 · Derviş Keşkülü, Necdet Tosun

Ali Efendi günahkar müslümanlara ve hatta müslüman olmayan insanlara hoşgörüyle bakar, onların ahir-i ömürlerinde tevbe edip salih bir insan olarak âhirete göçebileceklerini düşünürdü. Ancak İslâmiyete düşman olanlara karşı müsâmahası yoktu.

📖 Sayfa 192 · Derviş Keşkülü, Necdet Tosun

Murakabe-i Ehadiyyet: "Kul hüvallahü ehad..." diye başlayan İhlâs sûresinin tefekkürüdür.

📖 Sayfa 30 · Derviş Keşkülü, Necdet Tosun

Akaid kitaplarındaki en önemli cümlelerden biri: "Ehl-i kıble tekfîr edilemez" ifadesidir. Yani kıbleye dönüp namaz kılan Müslümanlar farklı düşünce ve mezhepte olsalar bile käfir diye adlandırılamazlar, demektir.

📖 Sayfa 80 · Derviş Keşkülü, Necdet Tosun

Savm u salât u hac ile, sanma zâhid biter işin,
İnsan-ı kâmil olmağa, lâzım olan irfân imiş…
Zühdünü ko, aşka düş, ehl-i cenân etsin seni,
Pîr-i aşka kulluk et, cânâna cân etsin seni...

📖 Sayfa 69 · Derviş Keşkülü, Necdet Tosun

"Bazı âlimlere göre "insan" kelimesi "nisyân" yani unutmak kelimesinden türemiştir. İnsanoğlu dünyevi meşgalelere dalıp Allah'ı ve ahireti unutmaya meyyâldir. Bu hastalığın ilacı ise "hatırlamak" anlamına gelen zikirdir."

📖 Sayfa 29 · Derviş Keşkülü, Necdet Tosun

Seyyid Emîr Külâl hazretleri sohbetlerinde şöyle derdi: “Ey dostlar! İhlâslı olunuz. Her işinizi Allah rızâsı için yaparsanız, kurtulursunuz. İhlâssız yapılan amel, üzerinde pâdişâhın mührü bulunmayan sahte para gibidir. Pâdişâhın damgası bulunmayan parayı kimse almaz. Üzerine mühür vurulanı ise herkes alır. İhlâs ile yapılan az amel, Allah Teâlâ katında çok amel gibidir. İhlâssız yapılan çok amelin ise, Hak Teâlâ katında kıymeti yoktur. Yaptığınız her ibâdet ve işi, ihlâs ile yapınız”.

📖 Sayfa 28 · Derviş Keşkülü, Necdet Tosun

"Bazı sûfiler, özellikle de Bektâşiler aşure kazanını karıştırırken sağdan sola ve soldan sağa çifte vav harfi yazarlardı. Ebced hesabında vav 6'dır. Yanyana iki vav 66 eder. Allah lafzının ebced değeri de 66'dır. Dolayısıyla "çifte vav çevirmek", "Allah" ismini zikretmek sayılırdı."

📖 Sayfa 85 · Derviş Keşkülü, Necdet Tosun

Mürşid-i kâmiller mürîdin kâbiliyet ve zaaflarını tespit edip gerektiğinde kişiye özel reçete geliştirebilen tabîblerdir.

📖 Sayfa 18 · Derviş Keşkülü, Necdet Tosun

Sa’dî Şîrâzî Gülistan’ın dibacesinde şöyle der: “Bir gün, dostlarımdan biri bana hamamda, eskiden sabun yerine kullanılan bir kil, bir çamur parçası verdi. Kile: “Misk misin, yahut anber misin? Gönlümü büyüleyen kokundan âdeta mest oldum” dedim. Kil: “Ben, kıymetsiz bir kil parçası idim. Fakat bir müddet gülle beraber bulundum ve onun güzel kokusu bana sindi, içime işledi. Arkadaşımın güzel huyu, güzel kokusu bende iz bıraktı. Yoksa ben, yine değersiz bir toprak parçasıyım” dedi.

📖 Sayfa 9 · Derviş Keşkülü, Necdet Tosun

Sûfilere göre rabıta bir ibadet değil, şeyh ile mürid arasında sevgi ve feyz alışverişine vâsıta olacak bir metoddur.

📖 Sayfa 183 · Derviş Keşkülü, Necdet Tosun

Sıkça Sorulan Sorular

Derviş Keşkülü kimin eseridir?

Derviş Keşkülü, Necdet Tosun tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2012'de yayımlanmıştır.

Derviş Keşkülü kaç sayfadır?

Derviş Keşkülü, 100 sayfadır (Erkam Yayınları baskısı).

Derviş Keşkülü'nün en ünlü sözü nedir?

“Osman Bedreddîn Erzurûmî (ö. 1340/1922) de: İnsan, mürşid-i hakiki eliyle bir mânevî aşı yapılmadığı sürece, tatlı meyve vermeyen bir ağaç gibidir, der.”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Derviş Keşkülü — Necdet Tosun. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓
“

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4