CANLI

Psikoloji ile İlgili Dokuz Yüz Katlı İnsan Kitabından Derin Sözler — Mustafa Merter

Dokuz Yüz Katlı İnsan - Mustafa Merter kitap alıntıları ve sözleri

Mustafa Merter'in imzasını taşıyan Dokuz Yüz Katlı İnsan, İnsan ve Toplum alanının dikkat çeken yapıtlarındandır. Türkçede Kaknüs Yayınları etiketiyle yayımlanmıştır. Dokuz Yüz Katlı İnsan sevenlerin en çok alıntıladığı sözler bu sayfada toplandı.

Yazar:Mustafa Merter
İlk Yayın:2007
Yayınevi:Kaknüs Yayınları
Sayfa Sayısı:450
Dil:Türkçe
ISBN:9789752560963
Okuma Süresi:12 sa. 45 dk.
Türler:İnsan ve Toplum, Psikoloji

Dokuz Yüz Katlı İnsan'dan En Beğenilen Alıntılar

Anima, erkek ve kadında var olan dişil kişiliği temsil eder. Bilinçdışında yer alan bu dişil potansiyel, ·erkek tarafından bir kadına
yansıtıldığında yıldırım aşkına neden olabilir. Bu tür bir sevgide yaşanan, gerçekte var olan değil, görülmek istenendir. Anima, başkası üzerine yansıtıldığında sevilen, aslında muhatap olduğumuz kişi değil, onun üzerine projekte edilen kendi hayalimizdir. Bu tür bir sevgi, narsisistik/özsever sevgi olarak nitelendirilir.

📖 Sayfa 37 · Dokuz Yüz Katlı İnsan, Mustafa Merter

“Kadın, Hak nurudur, sevgili değil. Sanki yaratıcıdır, yaratılmış değil.”

📖 Sayfa 25 · Dokuz Yüz Katlı İnsan, Mustafa Merter

Tüm dinlerin, insan varoluşu konusunda buluştukları ortak nokta, insanın temel bir " huzursuzluğunun" olduğu ve yüksek değerlerle temas kurarak bu huzursuzluğunu aşmaya çalıştığıdır.

📖 Sayfa 52 · Dokuz Yüz Katlı İnsan, Mustafa Merter

Oğlu Müslüman olan Amerika­lı bir Baba diyor ki;

The thing you call Islam, must be a life insurance.

(Sizin İslam dediğiniz şey, olsa olsa bir hayat sigortası olmalı.)

..

📖 Sayfa 280 · Dokuz Yüz Katlı İnsan, Mustafa Merter

Kötülük dediğimiz şey insanın cüzi iradesiyle yaptığı seçimlerdir.
Size gelen her iyilik Allah'tandır.basiniza gelen her kötülük de kendinizdendir.

Dokuz Yüz Katlı İnsan, Mustafa Merter

Bireyin, kendi değerlerinden feragat edip içinde yok olmak istediği her yönelim, aslında damlanın kopup geldiği denizi aramasıdır.

📖 Sayfa 130 · Dokuz Yüz Katlı İnsan, Mustafa Merter

Senelerce susuz kalmış biri gibi hem kendimi hem de insanın dramını anlamak için sürekli okudum.

📖 Sayfa 11 · Dokuz Yüz Katlı İnsan, Mustafa Merter

İnsan sadece şehvani/hayvani nefsten müteşekkil bir varlık olmayıp, sonsuza doğru gelişme potansiyeli olan, çok katlı ilahi bir yapının temsilcisidir.

📖 Sayfa 170 · Dokuz Yüz Katlı İnsan, Mustafa Merter

Hoşça bak Zatına kim zübde-i alemsin Sen…

( Kendine güzelce bak ki alemin özü SENsin.)

📖 Sayfa 159 · Dokuz Yüz Katlı İnsan, Mustafa Merter

En'am suresinin 103. ayetinde, “Hiçbir beşeri görüş ve tasavvur O'nu kuşatamaz” denmektedir.

📖 Sayfa 256 · Dokuz Yüz Katlı İnsan, Mustafa Merter

Nuru, tüm enerjilerin aslı olarak telakki edebiliriz. Bu ilahi enerjinin yoğunlaştığı boyutumuz ise gönlümüzdür.

📖 Sayfa 179 · Dokuz Yüz Katlı İnsan, Mustafa Merter

İnsanoğlunun bir değerler bütününe ,hayat felsefesine ihtiyacı var. (…)Gün ışığına, minerallere sevgiye ihtiyacı olduğu kadar(…) (Maslow, 1968) .

📖 Sayfa 64 · Dokuz Yüz Katlı İnsan, Mustafa Merter

Eğer sen hayat suyunun (ruh ırmağının) nasıl akıp gittiğini göremiyorsan, hiç olmazsa bir ırmağın kenarına otur da ırmağı seyret ve kendi ömrünün bir su gibi akıp gittiğini ve tükendiğini düşün!

📖 Sayfa 192 · Dokuz Yüz Katlı İnsan, Mustafa Merter

Yaratıcılık, cesaret, azim, sabır, tevekkül, sağlıklı karar alma yeteneği, güven, çelik gibi bir irade ve diğerkamlık (=altruizm, başkasını kendinden çok düşünüp kayırma), bu insanın temel özellikleridir. Maslow, "kendini gerçekleştirmiş" insanın, hayatın zorluklarına rağmen, daha anlamlı ve mutlu bir yaşantı sürdüğünü, ilgi alanlarının çok daha
geniş olduğunu öne sürer. Bu insan, hayatın acılarına rağmen neşe duyabilir. Bu insanın yaşamında acının "ontolojik sıçrama" için bir fırsat olduğunu görürüz.

📖 Sayfa 61 · Dokuz Yüz Katlı İnsan, Mustafa Merter

Allah'ım, sen her gece ruhları ten tuzağından azat eder, onları dünyaya ait işlerden, hatıralardan kurtarırsın.

Ruhlar, her gece ten kafesinden kurtulurlar da, kimsenin hükmü altında bulun­madan, kimseye hükmetmeden hürriyete kavuşurlar ...

Hz. Mevlana

📖 Sayfa 322 · Dokuz Yüz Katlı İnsan, Mustafa Merter

O senin muazzam varlığın ,belki dokuz yüz kattır,dibi kıyısı olmayan bir denizdir.Yuzletce älem o denizde gark olup gitmiştir.

Dokuz Yüz Katlı İnsan, Mustafa Merter

"İnsanoğlunun bir değerler bütününe, hayat
felsefesine ihtiyacı var (...) Gün ışığına, minerallere, sevgiye ihtiyacı olduğu kadar (..)"

Dokuz Yüz Katlı İnsan, Mustafa Merter

İstanbul'un müstesna bir semtinde, Yeni Çağ manevi arayışları için tahsis edilmiş villada, Amerika'dan gelmiş, uzun saçlı, baygın bakışlı üstadın huzurunda da aynı şey aranır.

📖 Sayfa 211 · Dokuz Yüz Katlı İnsan, Mustafa Merter

1923'te yayımlanan Ben ve İd (Das Ich und Das Es) adlı kitabında Freud, önce insan nefsini bilinç, bilinç öncesi ve bilinçdışı diye üç kısma ayırmış, daha sonra bu ayrımı anlatım açısından yetersiz bulduğu için bir sonraki aşamada "ben-id-üst benlik" kavramlarını geliştirmiştir. Ben, kişinin nefsiyle ilişkili süreçlerin anlamlı/bağlantılı organizasyonunu; id, bilinçdışında potansiyel olarak var olan içgüdüleri; üst benlik/süperego da toplum ve ana babadan aktarılan değerleri ifade ediyordu.

📖 Sayfa 25 · Dokuz Yüz Katlı İnsan, Mustafa Merter

Genç sormuş "Derviş baba hayat neydi?"

Derviş "Bir andı oğul, sadece bir andı. . . "

..

📖 Sayfa 125 · Dokuz Yüz Katlı İnsan, Mustafa Merter

Sabrı olan sabrından, şefkati olan şefkatinden, parası olan parasından verir.

📖 Sayfa 384 · Dokuz Yüz Katlı İnsan, Mustafa Merter

Güvendiğimiz her in­san ve eşyanın geçici olduğu şu fani dünyada kalıcı olan yega­ne değer,

Rabbimizin bizlere ezelde verdiği o yüce emanet, o gizli hazine, üflediği Ruh değil midir?

.

📖 Sayfa 346 · Dokuz Yüz Katlı İnsan, Mustafa Merter

İnsana karşı duyulan bu hınç nereden kaynaklanıyor?

📖 Sayfa 42 · Dokuz Yüz Katlı İnsan, Mustafa Merter

...ölüm, ruhun bir başka aleme doğması hadisesinin sancılarıdır.

Dokuz Yüz Katlı İnsan, Mustafa Merter

Niçin ölünceye kadar bir açgözlülük saplantısı içerisinde didişip duruyoruz? Sakın yanlış şeyi, yanlış yerde arıyor olmayalım?

📖 Sayfa 182 · Dokuz Yüz Katlı İnsan, Mustafa Merter

Men arefe nefsehû, fekad arefe Rabbehû...

Nefsini bilen, Rabbi­ni bilir ...

Hadis- i Şerif

📖 Sayfa 345 · Dokuz Yüz Katlı İnsan, Mustafa Merter

Yaşlı derviş son nefesini vermek üzereymiş. Genç derviş, hayatın gerçeğini bilse bilse ancak o bilir, diyerek yanına gitmiş. "Derviş baba hayat neydi?" diye sormuş. Bunun üzerine yaşlı derviş gülümsemiş, "Bir andı oğul", demiş, " sadece bir andı..."

📖 Sayfa 125 · Dokuz Yüz Katlı İnsan, Mustafa Merter

Hakk'ın nuru ile bakan kişi, zerrede ebediyet, sonsuzluk güneşini görür, katrede bütün denizi seyreder.

📖 Sayfa 200 · Dokuz Yüz Katlı İnsan, Mustafa Merter

Gelişinde O'ndandır.Gidişin de O' nadır.

Dokuz Yüz Katlı İnsan, Mustafa Merter

Kadın sadece bir sevgili değildir,

Kadın Hakk'ın ışığıdır, nuru­dur.

Sanki o, mahluk değildir de halıktır.

Hz. Mevlana

📖 Sayfa 205 · Dokuz Yüz Katlı İnsan, Mustafa Merter

Duygusal açıdan sığ, derinliklerinden kopmuş; özellikle karşılıksız sevgi, diğergamlık, vefa, kadirşinaslık, sezgi, yaratıcılık, estetik ve bütünsel görüş gibi asli insanlık duygularına yabancılaşmış; insan ilişkilerinde yakın gibi görünse de aslında çok mesafeli, yalnız, menfaatçi, istismarcı, rekabetçi, cinsel açıdan ahlaksızca çok eşli, hayasızlığı özgürlük ve cesaret sanan, yaşlanmaktan ve ölümden bucak bucak kaçan, psikosomatik hastalıklardan mustarip, kronik derecede kaygılı, çevresine ve kendisine öfkeli bir insan...

📖 Sayfa 75 · Dokuz Yüz Katlı İnsan, Mustafa Merter

Bir genelleme yaparsak narsisist, şizoid ve kaygılı olan çağımız insanının temel trajedisinin, nursuz/karanlık ve aşksız/sevgisiz bir dünyada hapsolup kalmak olduğu söyelenebilir.

📖 Sayfa 183 · Dokuz Yüz Katlı İnsan, Mustafa Merter

Muhabbet ve sevgi olmadan empati olmaz. İnsanı gerçek anlamda sevmek gerekir ki empati, öğrenilmiş ve sahte bir davranışın ötesinde, gerçek bir varoluş tarzına dönüşebilsin. Sevmenin yolu da tanımaktan geçer, özellikle de kendimizi.

📖 Sayfa 300 · Dokuz Yüz Katlı İnsan, Mustafa Merter

.. insan kendi kendisine küskün bir hâle gelmiştir.

📖 Sayfa 30 · Dokuz Yüz Katlı İnsan, Mustafa Merter

İnsan,en şekilsiz Tümördür
İnsan büyüdükçe hataları affetmemeyi öğreniyor
#Affetmiyecem seni

Dokuz Yüz Katlı İnsan, Mustafa Merter

Çektiğin sıkıntıyı, ızdırabı gönlünün iki gö­zünün de kapalı olduğundan bil; çünkü gönül gözü, kıyasa sığ­maz sonsuz nur aramaktadır. O sonsuz olan gönül gözünün iki nurundan (akıl ve basiret nurundan) mahrüm kalmak da seni perişan etmededir. Kendine gel de onları koru.

Hz. Mevlana

📖 Sayfa 180 · Dokuz Yüz Katlı İnsan, Mustafa Merter

Bilim, bizi yüksekliklere çıkaran akıl kuşunun bir kanadı ise marifet de ikinci kanadıdır. Tek kanatlı kuşlarsa uçamazlar.

📖 Sayfa 134 · Dokuz Yüz Katlı İnsan, Mustafa Merter

Muhabbet ve sevgi olmadan empati olmaz. İnsanı gerçek anlamda sevmek gerekir ki empati, öğrenilmiş ve sahte bir davranışın ötesinde, gerçek bir varoluş tarzına dönüşebilsin.

📖 Sayfa 300 · Dokuz Yüz Katlı İnsan, Mustafa Merter

Ey insan, başkalarında gördüğün zulümler, kötülükler, senin kendi kötü huyunun onlardan aksetmesidir, görünmesidir.

📖 Sayfa 126 · Dokuz Yüz Katlı İnsan, Mustafa Merter

Freud'cu psikanalize göre, sapkın dürtülerin cinsel nesnesi olarak tanımlanan anne, Jung'a göre koruyup kollayan, şefkatli bir insan konumundadır.

📖 Sayfa 36 · Dokuz Yüz Katlı İnsan, Mustafa Merter

Zamanın başlangıcından beri insanın temel dramı, kendisine yetmediğini sandığı bir dünyanın içine yerleştirilmiş olması ve kabına sığmamasıdır.

📖 Sayfa 81 · Dokuz Yüz Katlı İnsan, Mustafa Merter

İlim, ilim bilmektir,
ilim kendin bilmektir,
sen kendin bilmezsen,
ya nice okumaktır.
Yunus Emre

📖 Sayfa 161 · Dokuz Yüz Katlı İnsan, Mustafa Merter

"İnsanlık yolunun önü de ardı da kanla ıslanmış. Dikkat et de kayma! Bu zamanda insan çalanlar, altın çalanlardan daha fazla."

°°Hz. Mevlânâ

📖 Sayfa 281 · Dokuz Yüz Katlı İnsan, Mustafa Merter

İnsanoğlunun görebileceği en mübarek rüyaya temas etmeden geçmeyeceğim. Görenler bilirler, o lâtif rüya gecesinde, doğabilecek en kusursuz mehtap, kelimelerine sığmayan en büyük nur Efendimizin ( s.â.v.) cemâline müşerref olmaktır. Rabbimiz cümlemize bu şerefi yaşamayı nasip müyesser eylesin.

📖 Sayfa 367 · Dokuz Yüz Katlı İnsan, Mustafa Merter

Kamil insanın halk-ı cedid müşahedesi ile ölüm balonu pat­lar.

Acaba Heidegger, "Ölüm fiziksel hayatın sonudur ama ölüm düşüncesi hayatımızı kurtarır" derken bu derin hikmeti mi kastetmşti ?

..

📖 Sayfa 240 · Dokuz Yüz Katlı İnsan, Mustafa Merter

Ten candan, Can da tenden gizli değildir.

Fakat kimseye Can'ı görme izni verilmemiştir.

Hz. Mevlana

..

📖 Sayfa 119 · Dokuz Yüz Katlı İnsan, Mustafa Merter

Çoğunlukla geçmişin sedası olan keder ile

geleceğin yüklemesi olan kaygının yerini

(Halk-ı Cedid ile) asli ve latif duygular alır.

..

📖 Sayfa 240 · Dokuz Yüz Katlı İnsan, Mustafa Merter

Gayb aleminden hareketle şuhud aleminde kendini izhar eden (gösteren) her şey,

Allah'tan gelen bir ilham, talimat ya da
bir bildiridir.

İbn Arabi

📖 Sayfa 323 · Dokuz Yüz Katlı İnsan, Mustafa Merter

Çoğu insan alkolün etkisi altında yaşanan "boşalım/katarsis"lere aşinadır. Ne var ki bu boşalım, iki aklı başında insanın muhabbeti ve karşılıklı diyaloğu şeklinde olmadığı için, ertesi güne bıkkınlık verici bir baş ağrısının dışında pek fazla bir şey kalmaz. Oysa duygusal boşalım bir muhatap gerektirir. Muhatap ile muhabbet ortamında, acı veren süfli duygular, latif duygular haline gelir.

📖 Sayfa 96 · Dokuz Yüz Katlı İnsan, Mustafa Merter

"Gözün açık iken içine bir üzüntü çökerse üzülür, perişan olursan; bilmiş ol ki, gönül gözün kapalıdır; onu aç ki gamdan, elemden kurtulasın. Çektiğin sıkıntiyı, ızdırabı gönlünün iki gözünün de kapalı olduğundan bil; çünkü gönül gözü, kıyasa sığmaz sonsuz nur aramaktadır. O sonsuz olan gönül gözünün iki nurundan (akıl ve basiret nurundan) mahrûm kalmak da seni perişan etmededir. Kendine gel de onları koru."

°°Hz. Mevlânâ

📖 Sayfa 180 · Dokuz Yüz Katlı İnsan, Mustafa Merter

..insanlığın temel hastalığının, bulunduğu yer/ontolojik konum ile tatmin olamayıp ötesini arama olduğunu söyleyebilir miyiz? Bir başka deyişle, temel patolojimiz yanlış yerde, yanlış şeyi "istemek" ve buna bağlı olarak acı hissetmek midir? Bedensel haz, duygusal haz, zihinselrasyonel haz arayışlarının temelinde bu garip ve yanlış "istek" mi yatıyor? Yoksa biz de Nasreddin Hoca hikâyesinde olduğu gibi, ahırda kaybolan tesbihi, ışık daha fazla diye pazar yerinde mi arıyoruz?

📖 Sayfa 80 · Dokuz Yüz Katlı İnsan, Mustafa Merter

Doğruyu yanlıştan ayırt etmek için kullanılan enstrüman rasyonel akıl olunca, yanılgı payı da çok yüksekti.

📖 Sayfa 71 · Dokuz Yüz Katlı İnsan, Mustafa Merter

Narsisist toplumun bariz bir özelliği olan, bedeni aşırı "süsleme" arayışları, fenomenolojik olarak bedenden kopmayla eşanlamlı mıdır?

📖 Sayfa 135 · Dokuz Yüz Katlı İnsan, Mustafa Merter

"Ey insanoğlu! Hazîne bulursun ama ömür bulamazsın. Sen uğraş da kendini bul, kendindeki gizli hazîneyi araştır."

°°Hz. Mevlânâ

📖 Sayfa 281 · Dokuz Yüz Katlı İnsan, Mustafa Merter

Gerçekten de, gönülden gönüle pencere vardır. İki insan birbirine gönülden bağlanınca, artık onlar, birbirinden ayrı değillerdir. Bedenleri birbirinden uzak düşse de gönülleri beraberdir. İki kandilin kapları birbirinden ayrıdır. Bitişik değildirler. Fakat nurları birbirine karışmıştır, birleşmiştir

📖 Sayfa 369 · Dokuz Yüz Katlı İnsan, Mustafa Merter

Aşıktan daha deli, divane kimse yoktur. Akıl onun sevdasına karşı, kördür, sağırdır. Çünkü aşıkın deliliği herkesin bildiği de­lilik değildir. Tıp bilgisinde aşk derdine deva yoktur. . .
Bütün gönül alan güzellerin yüzleri, aşkın yüzüne bir perdedir. Çünkü ariflerin inancına göre, bütün dünyevi bilgiler, dünyada görülen bütün güzellikler aşkın gölgeleridir. Hz. Mevlana

📖 Sayfa 182 · Dokuz Yüz Katlı İnsan, Mustafa Merter

Allah'ın güneşinin nuru ile aydınlanmayan, karanlıklara dalmış gönül evleri de vardır. Senin için böyle bir gönülden mezar daha iyidir. Sen şimdi gel de karanlıklar içinde kalmış, nursuz, daracık gönlünün mezarından çık, kurtul! Aslında sen ölü değilsin! Sen bir dirisin ve bir dirinin oğlusun. Senin bu dapdaracık gönül me­zarın, nefesini daraltmadı mı? Böyle daracık bir gönülle nefes ala­maz bir hale gelmiyor musun? Sen vaktinin Yüsufusun, gökyüzü­nün güneşisin. Şu beden kuyusundan, şu karanlık dar zindandan çık, güzel yüzünü göster! Hz. Mevlana

📖 Sayfa 180 · Dokuz Yüz Katlı İnsan, Mustafa Merter

Enerji verenler, çakra açanlar, şifacılar, verdikleri her neyse, bunun kendilerinden geldiğine inanırlarsa hem kendileri hem de şifa dağıtılanlar açısından büyük bir tehlike söz konusudur.

📖 Sayfa 292 · Dokuz Yüz Katlı İnsan, Mustafa Merter

Sevgili mal verene, altın bağışlayana kendini öptürmez. O aşk derdi ile sararıp solan gerçek aşka yanağını uzatır.

📖 Sayfa 105 · Dokuz Yüz Katlı İnsan, Mustafa Merter

Asırlar boyu tüm insanlık aşağıdan yukarıya bir gelişim süreci izlemeye çalışmıştır (mesela Kundalini Yoga'nın amacı, beyin bölgesinde konumlanmış olan "bin yapraklı lotus çiçeği" ile insanı özdeşleştirerek onun bu dünyayı aşmasını sağlamaktır.)

📖 Sayfa 72 · Dokuz Yüz Katlı İnsan, Mustafa Merter

Sıkça Sorulan Sorular

Dokuz Yüz Katlı İnsan kimin eseridir?

Dokuz Yüz Katlı İnsan, Mustafa Merter tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2007'de yayımlanmıştır.

Dokuz Yüz Katlı İnsan kaç sayfadır?

Dokuz Yüz Katlı İnsan, 450 sayfadır (Kaknüs Yayınları baskısı).

Dokuz Yüz Katlı İnsan'ın en ünlü sözü nedir?

“Anima, erkek ve kadında var olan dişil kişiliği temsil eder. Bilinçdışında yer alan bu dişil potansiyel, ·erkek tarafından bir kadına yansıtıldığında yıldırım aşkına neden olabilir. Bu tür bir sevgide yaşanan, gerçekte var olan değil, görülmek istenendir. Anima, başkası üzerine yansıtıldığında sevilen, aslında muhatap olduğumuz kişi değil, onun üzerine projekte edilen kendi hayalimizdir. Bu tür bir sevgi, narsisistik/özsever sevgi olarak nitelendirilir.”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Dokuz Yüz Katlı İnsan — Mustafa Merter. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4