CANLI

Edward Said ve Medyada İslam: Din Alanında Akılda Kalan Sözler

Medyada İslam - Edward Said kitap alıntıları ve sözleri

Medyada İslam, Edward Said'in 256 sayfalık eseridir. Orijinal adı Covering Islam olan kitap ilk kez 2008'de basılmıştır. Eserden akılda kalan bölümleri, beğeni sırasına göre aşağıya derledik.

Yazar:Edward Said
Çevirmen:Aysun Babacan
İlk Yayın:2008
Yayınevi:Metis Yayınları
Sayfa Sayısı:256
Orijinal Adı:Covering Islam
Dil:Türkçe
ISBN:9789753426831
Okuma Süresi:7 sa. 15 dk.
Türler:Deneme-İnceleme, Din (İslam), Siyaset-Politika

Medyada İslam'dan En Beğenilen Alıntılar

Görüşler gerçeklik gibi sunulduğunda habercilik aniden kendi kendini doğuran bir kehanet halini alıyor .

Medyada İslam, Edward Said

Acaba bunca siyasal, toplumsal, hatta ekonomik olay nasıl olup da sık sık Pavlov'un köpeğine benzer bir şartlanmışlıkla "İslam'a" indirgenebilmektedir ?

Medyada İslam, Edward Said

Çok uluslu Amerikan şirket gruplarından kartel diye söz edene pek rastlanmıyor, bu sözcük daha ziyade OPEC üyelerine tahsil edilen bir unvan gibi kullanılıyordu.

Medyada İslam, Edward Said

Bir konuyu aktarırken kullanılan sözcüklerin çokluğu ille de verilen bilgi miktarıyla doğru orantılı olmuyor. Doğrusu, bunca laf kalabalığının içinde tek bir gerçek haber yok.

Medyada İslam, Edward Said

“Batı tarzı modernizasyon” un “rahatsız edici etkiler” inin, İran ve İslamı iyi niyetlerle geçmişten koparıp bugüne ulaştırma çabalarının bir sonucu olduğunu ima etmektedir; bir başka deyişle İslam ve İran geri kalmıştır, Batı ileri gitmiştir; o halde geri kalmış insanların da buna ayak uydurmak için zorlanmalarında şaşılacak bir şey yok.

Medyada İslam, Edward Said

Seyircinin gözüne takılacak bir şeyler üretme...

Medyada İslam, Edward Said

Hz. Muhammed (s.a.v) sonsuz bir hicrettir, topraktan Allah’a doğru, kendi içinde yapılan bir hicrettir; o kendi ruhu içinde yollar kat eden bir muhacirdir.

📖 Sayfa 142 · Medyada İslam, Edward Said

Müslüman toplumların çoğunda görevli azınlık -bir mezhep, tek bir parti, bir aile ya da yerel bir grup- devlet ve İslam adına halkın geri kalanını yönetir.
Lübnan ve İsrail dışında: bu ülkelerin ikisi de İslam dünyasının içinde yer alır; fakat bir tanesinde Hristiyan, diğerinde ise Yahudi azınlık ülkeyi yönetmektedir. Fakat bunlar da hegemonyalarının büyük bir kısmını dini terimlerle ifade ederler.

Medyada İslam, Edward Said

İnsanlar kişisel olarak deneyimlediklerinden daha fazlasının farkındadırlar; kendi deneyimleri ise her zaman dolaylıdır. Yaşamlarının niteliği başkalarından aldıkları anlamlar tarafından belirlenir.

Medyada İslam, Edward Said

“haberleri” anlamak bile bir bakıma ne olduğumuzu ve içinde yaşadığımız toplumdaki belli bir sektörün nasıl işlediğini anlamak demektir.

Medyada İslam, Edward Said

İnsanların kendilerine ve dünyaya dair oluşturdukları imge asla karşılaşmadıkları ve asla karşılaşmayacakları şahit kalabalıklarınca onlara verilen imgelerdir.

Medyada İslam, Edward Said

Hiç kimse salt gerçekten oluşan bir dünyanın karşısına tek başına dikilemez. Öyle bir dünyada mevcut değildir. İnsanın bunun en yakınından geçtiği zaman bebeklik dönemi ya da aklını yitirdiği zamanlardır.

Medyada İslam, Edward Said

Bosnalı, Filistinli ve Çeçen kurbanlar Müslüman olmasaydı, Batılı güçler İslamı, "terörizm"in kaynağı olarak görmeselerdi, onlara yardım etmek için çok daha fazla şey yapılırdı. Kaldı ki İsrail, Müslüman Arap topraklarını işgal ve ilhak etmiş ama hiçbir zaman cezalandırılmamıştı. Neden sadece İslam ülkeleri ve halkları bu aşağılamanın, bu aşın husumetin hedefi oluyordu? Amerikalıların çoğunun gözünde İslam, beladan başka bir şey değildi.

Medyada İslam, Edward Said

Her şeyden önce, ABD çok sayıda ve genellikle uyumsuz alt kültürlerden oluşan karmaşık bir toplum olduğu için, Medya aracılığı ile az çok standart bir genel kültür oluşturma ihtiyacı çok güçlü hissedilir.

Medyada İslam, Edward Said

“oysa gerçekte şöyle ol­muştu: Çoğu Avrupalı olan Yahudiler, başka bir halkın çoktan yer­leştiği ve yaşamakta olduğu Filistin'e gelmiş, onların toplumunu tah­rip etmiş, malını mülkünü elinden almış, üçte ikisini sürgün etmiş­ti; buna ilaveten İsrail onlarca yıldır ordularıyla Filistin (dahası Lüb­nan ve Suriye) topraklarını işgal etmektedir; tek yanlı olarak Doğu Kudüs'ü ilhak etmiştir”

📖 Sayfa 25 · Medyada İslam, Edward Said

Günümüzde Amerika ve Avrupa kamuoyu için İslam, öncelikle sevimsiz türden “haber” anlamına gelir.

Medyada İslam, Edward Said

Ve yine elbette daha çok sayıda Amerikalı, bu ayaklanmada veya Irak-İran savaşında “bizim” kendi düzenimizi dayatmaya kalkmamızın anlamsızlığını görebiliyor.

Medyada İslam, Edward Said

Yorumlama toplumsal bir etkinliktir ve her şeyden önce, kendisinin ortaya çıkmasına neden olan koşullara sıkı sıkıya bağlıdır.

Medyada İslam, Edward Said

Kur'an olmadan İslam'dan söz edilemeyeceği gibi, Müslümanların okumadığı, yorumlamadığı, kurumlara ve toplumsal gerçekliklere dönüştürmediği bir Kur'an'dan da söz edilemez.

Medyada İslam, Edward Said

Orta çağ'dan bu yana Avrupa veya Amerikan tarihinde, ihtiras, önyargı ve siyasi çıkarlardan oluşan bir çerçevenin dışında İslam'ın genel anlamda tartışıldığı veya düşünüldüğü bir döneme rastlanmamıştır.

Medyada İslam, Edward Said

İnsanlık durumunu anlamanın ilk kuralı insanların ikinci el dünyalarda yaşadığını kabul etmektir.

Medyada İslam, Edward Said

İslam dünyası ile ilgili kaba ve özleştirilmiş karikatürler çizilmekte, böylece İslam dünyası askeri bir saldırı karşısında savunmasız bırakılmaya çalışılmaktadır..

Medyada İslam, Edward Said

İslam, iyi de olsa kötü de olsa, Doğu'nun bir parçası, onun gizemini, egzotikliğini, yozluluğunu ve gizli gücünü paylaşan bir şey olarak görülüyordu.

Medyada İslam, Edward Said

Türkiye’de 1996 seçimlerinde ılımlı bir İslami parti iktidara geldiğinde, Times’ın üstatlarından Thomas L. Friedman, İran gibi Türkiye’de “bizim”miş de kaybetmişiz gibi “Türkiye’yi kim kaybetti?” konulu bir yazı yazmıştı. (1996)

Medyada İslam, Edward Said

Dünyaya dair bir endişemizi dile getirilirken, sözcüğünü kullanmak yeterliydi.

Medyada İslam, Edward Said

Artık İslam dünyasının pek çok bölümü ABD yapımı televizyon programları ile kuşatılmış haldedir. Üçüncü dünyanın diğer fertleri gibi Müslümanlar da çok az sayıdaki haber ajanslarına bağlı durumdadır.

Medyada İslam, Edward Said

Bugün Batı’da genelde anlatılan şey “İslam değildir; İslam ülkeleri fethetmekten başka konularda işe yaramaz. O halde buna hemen bir alternatif üretmeliyiz.

Medyada İslam, Edward Said

Muhammed'in yaymak istediği inancın özüne gelince, bu da uzun zamandır hristiyanlığa haznedenlerle avrupalılara hiçbir şekilde kabul edilemez görünmüştür.

Medyada İslam, Edward Said

Müslüman Milletler de kendi İslamları için feryat edip durmaktadır. Dünyasının her yerindeki medreselerde, camilerde, kulüplerde, kardeşlik örgütlerinde, loncalarda, partilerde, üniversitelerde, çeşitli akımlarda, köylerde ve kent merkezlerinde artan sayıda İslami çeşitlemeler dalga dalga kabarmakta ve bunların çoğu da üyelerini götürecek kılavuz olduğunu iddia etmektedir.

Medyada İslam, Edward Said

“Doğru habercilik (ki medya bunu hiçbir zaman kendi­ne erdem edinmemiştir) genellikle ortada haber yapılacak yeni bir şey olsa da olmasa da haberleştirme ihtiyacına feda edilmiştir.”

📖 Sayfa 183 · Medyada İslam, Edward Said

Hiç kimse hakikat ve gerçeklikle doğrudan temas kurduğu bir yaşam sürmez. Her birimiz aslında insan eliyle kurulan bir dünyada yaşıyoruz.

Medyada İslam, Edward Said

İslam ülkelerinin bazılarının kokuşmasında ve despotluğunda soğuk savaş önemli bir rol oynamıştı.

Medyada İslam, Edward Said

Üçüncü dünya ülkelerinin çoğunda halkın kafasında aptalca harcamalar, gereksiz cihazlar ve silahlar, yozlaşmış devlet adamları ve küçük, zayıf ülkelere müdahale eden zalim ABD ile ilişkilendiriliyordu.

Medyada İslam, Edward Said

Komünizmi durdurmak için Afrika ve Asya'ya muazzam miktarda para aktarılmış, ABD ile bu ülkeler arasında ticaret arttırılmış ve en önemlisi, aleni varoluş nedenleri bu geri kalmış ülkeleri küçük amerikalara dönüştürmek olan yerli müttefikler yaratılmıştı.

Medyada İslam, Edward Said

ABD'nin gözünde gündemin en önemli maddesi üçüncü dünyanın modernizasyonu olmuştu.

Medyada İslam, Edward Said

Üçüncü Dünya, Amerikalı politika üreticilerinin gözünde, neredeyse tek bir istisna olmaksızın, gelişmemiş, gereksiz ölçülerde eski ve statik geleneksel yaşam tarzları olan, komünizme ve içeride iktisadi durgunluğu tehlikeli derecede eğilimli ülkelerdi.

Medyada İslam, Edward Said

ABD için tek geçerli olan şey İslam devriminin şu anda ne yaptığı, komitelerin kaç kişiyi öldürdüğü, Ayetullah'ın İslam adına Kaş kes akıl almaz ve nefret dolu beyanlarda bulunduğudur. Elbette, hiç kimse Jonestown katliamını, Oklahoma'daki bombalama olayının yarattığı müthiş dehşeti ya da Çinhindi'nin harabeye dönmesini Hristiyanlıkla veya Batı ya da Amerikan kültürü ile aynı kefeye koymaz; bu tür olaylar yalnızca İslam'la aynı kefeye konur.

Medyada İslam, Edward Said

1974'ün başında aniden ortaya çıkan OPEC krizinden önce ABD kültüründe ya da medyasında İslam'dan söz edildiğine rastlamak güçtü desek abartmış olmayız.

Medyada İslam, Edward Said

Soğuk savaşın ardından geriye üçüncü dünya ülkeleri diye adlandırılan, Avrupalı sömürgelerden bağımsızlıkların yeni kazanmış çeşitli yerli iktidarlar ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki rekabet araması kalmıştı.

Medyada İslam, Edward Said

2 Dünya Savaşı'ndan sonra imparatorluk rolünü Britanya ve Fransa'nın elinden alan ABD, dünya ile baş etmek için çıkarlarını etkileyen bölgelerin özelliklerine ve sorunlarına göre düzenlenen bir bizi politika oluşturdu.

Medyada İslam, Edward Said

ABD ekonomik çıkarlarını korumak amacıyla 1991'de Basra körfezi'nde savaşa girdi, Afgan bir hislerini Sovyetler birliğine karşı silahlandırdı; şimdi ise işgal altındaki Batı Şeria ve Gazze şeridinde Müslüman militanlara karşı İsrail'le işbirliği içerisinde araştırma ve istihbarat yürütüyor..

Medyada İslam, Edward Said

Müslümanlar ve şartlılar yeni bir tarih biçimi, yeni bir sosyoloji, yeni bir kültür bilinci üretme, daha da önemlisi yayma imkanı bulmalıdır.

Medyada İslam, Edward Said

ABD hükümetinin(...) seçimlerin yapılacağı yıl medyanın genel husumetini İranlılara, İslama ve genel anlamda Batılı olmayan ülkelere yönlendirerek , bunu siyasi bir kazanç aracı olarak kullanmak olduğunu söylemek, pek de istihzai bir yaklaşım sayılmaz.

📖 Sayfa 191 · Medyada İslam, Edward Said

Konu İslam olunca, rasyonel bakış normları askıya alınıyor.

Medyada İslam, Edward Said

Günümüzdeki Amerika ve Avrupa kamuoyu için İslam, öncelikle sevimsiz türden haber anlamına gelir. İslam Batı uygarlığı için Bir tehlike oluşturuyor.

Medyada İslam, Edward Said

İslam dünyası hakkında haber yapmayı meslek edinmiş insanların bile Arap Müslüman dünyasının ayrıntılarından, insan yoğunluğundan ve orada çekilen çilelerden haberi yok denecek kadar azdır.

Medyada İslam, Edward Said

Soğuk savaşın sona ermesi ile birlikte Amerika'nın en büyük yabancı düşmanını temsil eder oldu.

Medyada İslam, Edward Said

1970'lerin başında petrol fiyatlarının hızla yükselmesinin ardından Müslüman Dünya yine o eski fetihlerini tekrarlamanın eşiğndeymiş gibi görünmüş, tüm Batı adeta ürpermişti. 1980'ler ve 1990'larda baş göstermesi bu şokun derinliğini ve yoğunluğunu iyice arttırmıştı.

Medyada İslam, Edward Said

Ali Şeriati'nin de öne sürdüğü gibi, İslam'ın, insan mı ya ilahi bir otoriteye boyun eğme şeklinde değil, insana güç katan bir varoluş mücadelesi olarak yaşanması gerektiğini göstermiştir.

Medyada İslam, Edward Said

SuudiArabistan, Endonezya, Malezya, Pakistan, Mısır, Fas, Ürdün ve Türkiye gibi ülkelerde militan Müslümanların ortaya çıkış nedenlerinden biri de bu rejimlerin ABD tarafından açıktan açığa destekleniyor olmasıdır. Büyük bir kısmı halkının çoğunluğuna yabancılaşmış ve genellikle tecrit edilmiş olan bu azınlık hükümetleri, Müslümanların değil, ABD'nin amaçları doğrultusunda ABD vesayetini ve nüfuzunu kabul etmek zorunda kalmıştır.

📖 Sayfa 22 · Medyada İslam, Edward Said

İnsanlık durumunu anlamanın ilk kuralı insanların ikinci el dünyalarda yaşadığını kabul etmektir. İnsanlar kişisel olarak deneyimlediklerinden daha fazlasının farkındadırlar; kendi deneyimleri ise dolaylıdır. Yaşamlarının niteliği başkalarından aldıkları anlamlar tarafından belirlenir.

📖 Sayfa 120 · Medyada İslam, Edward Said

bütün yorumların koşullara bağlı olduğu söylenebilir, yani yorumlar içinde bulundukları koşullarla ilişkilidir.

📖 Sayfa 236 · Medyada İslam, Edward Said

18. yüzyılın sonundan günümüze kadar modern Garp'ın İslam'a verdiği tepkilere hala Şarkiyat'çı olarak adlandırabilecek,radikal bir şekilde basite indirgenmiş bir düşünce biçimi egemen olmuştur.

Medyada İslam, Edward Said

Büyük bir telaş ile sanayileşmek, modernleşmek ve kendilerini geliştirmek isteyen Müslüman ülkelerin çoğu, kanımca, kendilerini tüketici piyasaları haline getirme konusunda fazlasıyla itaatkar davranıyorlar.

Medyada İslam, Edward Said

Bir çıkarın olmadığı yerde yorum ve anlama gerçekleşmez, dolayısıyla bilgi de olmaz.

Medyada İslam, Edward Said

Her yorumcu aynı zamanda bir okurdur ve tarafsız ya da değer yargılarından bağımsız okuma diye bir şey yoktur.

Medyada İslam, Edward Said

Humeyni ve İran terörizm ve batı karşılığından tutunda, hem toplumu hem de manevi inançları idare etmek için kurallar koyan tek büyük0tek tanrılı Ulus olmaya kadar İslam'da nahoş olan her şeyi temsil etmekteydi.

Medyada İslam, Edward Said

Görünüşe bakılırsa Müslümanların Muhammed'e bir tanrı değil bir peygamber olarak bakmasının önemi yoktu. Hristiyanlar için önemli olan Muhammed'in sahte bir peygamber olması, nifak tohumları ekmesi, zevk düşkünü, iki yüzlü ve şeytanın vekili olmasıydı.

Medyada İslam, Edward Said

Petrol zengini ülkeler, kendi adlarına maddi kaynak eksikliğinden yakınmazlar. Eksik olan, dünyaya adamakıllı bir ciddiyetle katılabilmek için hepsinin onaylanacağı bir siyasi karardır ki bu eksiklik Müslüman devletlerin, bırakın birleşik bir güç olmayı, henüz siyasi hareket kabiliyetine sahip veya rabıtalı devletler bile olmadıklarını göstermektedir.

📖 Sayfa 140 · Medyada İslam, Edward Said

liberal demokrasiyle yönetildiklerini iddia etmelerine karşın kendilerinden aşağı gördükleri halklara sirf çıkarlan uğruna zalimce davranan Israil ve ABD gibi güçler karşısında Araplar ve Müslümanlarin haklı olarak kendilerini mağdur hissetmelerine yol açan da budur

📖 Sayfa 23 · Medyada İslam, Edward Said

Sıkça Sorulan Sorular

Medyada İslam kimin eseridir?

Medyada İslam, Edward Said tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2008'de yayımlanmıştır. Türkçeye Aysun Babacan çevirmiştir.

Medyada İslam kaç sayfadır?

Medyada İslam, 256 sayfadır (Metis Yayınları baskısı).

Medyada İslam'ın en ünlü sözü nedir?

“Görüşler gerçeklik gibi sunulduğunda habercilik aniden kendi kendini doğuran bir kehanet halini alıyor .”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Medyada İslam — Edward Said. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4