
Şarkiyatçılık, sosyoloji dünyasına Edward Said'in kazandırdığı özel bir eserdir. Türkçe baskısı Metis Yayınları tarafından yayımlanmıştır. Bu bölüm, kitaptan en çok alıntılanan sözlere ayrılmıştır.
Şarkiyatçılık'tan En Beğenilen Alıntılar
...elektronik ve basıma dayalı iletişim araçları, İslam ile terörizmi, Araplar ile şiddeti ya da Şark ile zorbalığı bir araya getirip kaynaştıran alçaltıcı klişelere boğuldu.
📖 Sayfa 362 · Şarkiyatçılık, Edward Said
'Hakikatler, ne oldukları unutulan şeylere dair yanılsamalardır.'
📖 Sayfa 215 · Şarkiyatçılık, Edward Said
-Nietzsche
Ortaçağda İslam sorunuyla uğraşan araştırmacılar, aradıkları, bulmak istedikleri çözüme ulaşmayı başaramadılar ; ama, başka insanlar arasında, başka alanlarda günü geldiğinde başarıya hak kazanabilecek zihinsel alışkanlıklar, kavrayış yetileri geliştirdiler.
📖 Sayfa 71 · Şarkiyatçılık, Edward Said
Şarkiyatçılık söz konusu olduğunda, akademik araştırmaya dayalı ihtisası bir coğrafi "alan" terimiyle dile getirmek, yapılanın ne olduğunu yeterince açığa vuruyor; zira Şarkiyatçılıkla simetrik Garbiyatçılık denen bir alan tasarlamak olası değil.
📖 Sayfa 59 · Şarkiyatçılık, Edward Said
Zihin düzen gereksinimi duyar ve bu düzen her şeyi ayrımlayıp her şeye dikkat etmekle, ayırdığında olduğu her şeyi güvenli, yeniden ulaşılabilir bir zihinsel konuma yerleştirmekle, dolayısıyla şeylere, çevreyi oluşturan nesneler, özdeşlikler dolaşımında bir rol vermekle kurulmaktadır.
Şarkiyatçılık, Edward Said
Kullanılan dil muğlak ve sevimsiz, ama söyleneni kavramak güç değil.
Şarkiyatçılık, Edward Said
Birinci Dünya Savaşının sonuna değin Avrupa, dünyanın %85'ini sömürgeleştirmişti.
📖 Sayfa 133 · Şarkiyatçılık, Edward Said
Şark, Avrupa'nın maddi uygarlığı ile kültürünün bütünleyici bir parçasıdır.
Şarkiyatçılık, Edward Said
Kültürü siyaset çamuruna bulaştırma girişimlerinin çoğunda, fazlasıyla, kabasaba bir putkırıcılığın ortaya çıktığı doğrudur.
📖 Sayfa 23 · Şarkiyatçılık, Edward Said
Batılı uluslar, tarihte ortaya çıkar çıkmaz, kendine özgü erdemleri edinip, kendi kendini yönetme yetilerinin ilk ilkelerini sergilediler.
Şarkiyatçılık, Edward Said
Genel deyişle Doğudaki Şarklıların tüm tarihine bir göz atın, kendi kendini yönetmenin izine rastlayamazsınız.
Çoğu zaman farklı bir ten rengi ya da bizimkine göre birazcık basık bir burnu olanların elinden dünyayı almak demek olan yeryüzünün fethi, dikkatlice bakacak olursanız eğer, pek de hoş bir şey değildir.
📖 Sayfa 220 · Şarkiyatçılık, Edward Said
Benim iddiam şu: Şarkiyatçılık, Batı'dan güçsüz olduğu için Şark'a kararlı bir biçimde dayatılmış olan bir siyasal öğretidir temelde; Batı, bu dayatmada, Şark'ın güçsüzlüğüyle birlikte farklılığını da görmezden gelir.
📖 Sayfa 216 · Şarkiyatçılık, Edward Said
Arapların ancak çatışma durumunda bir işe yaradıkları; saygınlığın yalnız başkalarına egemen olma becerisine dayalı olduğu utanç kültüründe öç almak bir erdem sayılıyor.
📖 Sayfa 57 · Şarkiyatçılık, Edward Said
Bağımlı ırkların ya da şarklıların idaresini kolay ve kazançlı kılan, onlar hakkındaki bilgidir; bilgi güç verir, gitgide daha kazançlı hale gelen bir öğreni-denetim diyalektiğinde güç arttıkça bilgi de artar.
Şarkiyatçılık, Edward Said
Şarkiyatçılık, Şarka ilişkin uçuk bir Avrupalı hülyası değildir, nesillerdir önemli parasal yatırımların yapıldığı, yaratılmış bir kuram ve uygulama bütünüdür.
📖 Sayfa 16 · Şarkiyatçılık, Edward Said

Şimdiki neslin gençlerine filolojinin düşüncesi bile fena halde eski ve demode geliyor, ama aslında en temel, en yaratıcı yorum sanatıdır filoloji.
Şarkiyatçılık, Edward Said
İnsan zihninin bakir yabancılığın saldırısına direnç göstermesi son derece doğaldır; dolayısıyla kültürler, başka kültürleri oldukları gibi değil, olmaları gerektiği gibi adımlayarak, bu kültürlere bütünsel dönüşümler dayatma eğilimi göstermiştir her zaman.
Şarkiyatçılık, Edward Said
Bilgi, dolaysızca var olanın üstüne çıkmak, "kendinin" ötesine, yabancı ve uzak olana varmak demektir.
Şarkiyatçılık, Edward Said
Şarklı demeyi seçtiğiniz insanlar karşısında böyle üstünlük taslamaya hakkınız var mı?
Şarkiyatçılık, Edward Said
Onlar kendilerini temsil edemezler, temsil edilmeleri gerekir.
Şarkiyatçılık, Edward Said
KarlMarx
Şarkı tek ağır bir kişisel amaç ve varsayım yükü taşımıştı.
📖 Sayfa 183 · Şarkiyatçılık, Edward Said
1815’ten 1914’e değin doğrudan doğruya Avrupa yönetimdeki sömürgelerin kapladığı alan yeryüzünün yaklaşık %35’inden %85’ine çıktı.
Şarkiyatçılık, Edward Said
İngiltere ile Fransa, vakti geldiğinde Asya'daki Türk topraklarının paylaşılması gerektiği konusunda ilke anlaşmasına vardı. Birinci Dünya Savaşı öncesinde ve savaş sırasında gizli diplomasi, Yakınşark'ı önce etki alanlarına, ardından da mandalara (ya da işgal edilmiş topraklara) bölmekte kararlıydı. Fransa'da coğrafya hareketinin hızlı zamanlarında biçimlenmiş olan yayılmacılık fikri, büyük ölçüde, Asya'daki Türk topraklarını paylaşma planlarına kilitlenmişti; o kadar ki, 1914'te Paris'te, bu hedefe yönelik "görkemli bir basın kampanyası başlatıldı."
📖 Sayfa 232 · Şarkiyatçılık, Edward Said
Şark, Avrupa'nın sadece komşusu değildir; Avrupa'nın en büyük, en zengin, en eski sömürgelerinin mekânı, uygarlıkları ile dillerinin kaynağı, kültürel rakibi, en derin, en sık yenilenen öteki imgelerinden biridir.
Şarkiyatçılık, Edward Said
Şark, Avrupa'nın sadece komşusu değildir; Avrupa'nın en büyük en zengin en eski sömürgelerinin mekânı, uygarlıkları ile dillerinin kaynağı, kültürel rakibi, en derin en sık yinelenen öteki imgelerinden biridir....
📖 Sayfa 11 · Şarkiyatçılık, Edward Said
Her imparatorluk resmi söyleminde başka imparatorluklara benzemediğini, koşullarının özel olduğunu, bir aydınlatma, uygarlaştırma, düzen ve demokrasi getirme misyonu taşıdığını, ancak bir başka çare kalmadığı için güce başvurduğunu söyler. Daha acıklısı, son mission civilizatrice'in [ uygarlaştırma misyonu] sebep olduğu yıkım, felaket ve ölümleri kendi gözlerimizle görüyor olmamızın hiçbir önemi yokmuş gibi, merhametli, diğerkâm imparatorluklar hakkında teskin edici sözler söyleyecek gönüllü entelektüellerden oluşan bir koro da mevcuttur her zaman.
📖 Sayfa 6 · Şarkiyatçılık, Edward Said
Şarkiyatçının şarkı şarkın kendisi değil şarklılaştırılmış şarktır
Şarkiyatçılık, Edward Said
Şarkiyatçılık, Batı'dan güçsüz olduğu için Şark'a kararlı bir biçimde dayatılmış olan bir siyasal öğretidir temelde; Batı, bu dayatmada, Şark'ın güçsüzlüğüyle birlikte farklılığını da görmezden gelir.
Şarkiyatçılık, Edward Said
Metnin gücü, Arap, Fransız yada İngiliz ürünü olmasından değil, sözcüklerin kudretinden, diriminden kaynaklanır.
📖 Sayfa 305 · Şarkiyatçılık, Edward Said
...ben kendimi, sözümü esirgemeden ayıplıyorum.
📖 Sayfa 28 · Şarkiyatçılık, Edward Said

...çünkü kaderini yabancıların ellerine bırakan hiçbir halk belini doğrultmamıştır.
Şarkiyatçılık, Edward Said
Saint-Marc Girardin
Onlar için temel mesele, Şark ile İslam'ı Beyaz adamın denetimi altında tutmaktı.
📖 Sayfa 250 · Şarkiyatçılık, Edward Said
Garp ile şark arasındaki ilişki, bir iktidar, egemenlik ilişkisidir, derecesi değişen karmaşık bir hakimiyet ilişkisidir.
Şarkiyatçılık, Edward Said
Yer demir gökte asmalar,
📖 Sayfa 247 · Şarkiyatçılık, Edward Said
iki yanda iki yar.
Rehber tutup seçilmiş yıldızımızı.
Adımladık bu yolu, bu ıslak, fırtınalı yolu.
Ey Dünya, ne mutlu sana,
beyaz adamlar omuz omuza
'Yollarını arşınladıklarında!'
Şark neredeyse tümden Avrupa'ya özgü bir buluştu; antikçağdan beri... Şark, Avrupa'nın en derin, en sık yinelenen Öteki imgelerinden biridir.
Şarkiyatçılık, Edward Said
Koşullar başka başka yerlerde birazcık değişse de, Sarklıların neredeyse her yerde hemen hemen aynı biçimde çekilip çevrildiydi. Bu Şarklıların hemen her yerde aşağı yukarı aynı olmasından kaynaklanıyordu elbette.
Şarkiyatçılık, Edward Said
“ bizim” olan tanıdık bir uzam İle “bizimki” Nin ötesinde “ onlara” ait olan yabancı bir uzam belirlemesi evrensel bir edimdir.
📖 Sayfa 64 · Şarkiyatçılık, Edward Said
Münferit Şarklı etrafını kuşatan engelleri aşmakta ne denli başarı gösterirse göstersin, o önce bir Şarklıdır, ikinci olarak bir insandır ve son olarak da gene bir Şarklıdır.
📖 Sayfa 112 · Şarkiyatçılık, Edward Said
Şarkiyatçılık, sırf olgusal bir öğreti olarak değil, düşünce üzerindeki bir dizi zorlama, sınırlama olarak kavranmalıdır.
📖 Sayfa 51 · Şarkiyatçılık, Edward Said
İslam'ın Roma'ya üstün gelmesi, Roma'yı gölgede bırakması, geçmişte ya da günümüzde hiçbir Avrupalının zihninden silinmiş olamaz.
📖 Sayfa 84 · Şarkiyatçılık, Edward Said
“ İnsan ırkının Derinlerindeki kayna geri döneceğim, orada saflığı, doğruluğunu bulacağım.”
📖 Sayfa 179 · Şarkiyatçılık, Edward Said
-Goethe
Bu bakış açısına göre “ Araplar için akla yatkın olan tek şey barışı sağlamak” olsa da, “ Arap düzeninde nesnelliğin bir değer sayılmamasından
📖 Sayfa 58 · Şarkiyatçılık, Edward Said
Ötürü, Araplar için durumu bu tür bir mantığın hakim olmadığı söylenir bize.
- " (...) Müslümanlar ile Arapların objektif olamayacakları ama onlar hakkında yazan Lewis gibi Şarkiyatçıların, tarif gereği, eğitimleri sayesinde ve sırf Batılı olmaları sebebiyle, objektif oldukları imasıyla birlikte, gerçek bir tarihçinin, objektif, dürüst, yansız olması gerektiğini vaaz eder...
Şarkiyatçılık, Edward Said
'On les apercevait tenant leurs idoles entre leurs bras comme de grands enfants paralytiques.' Putlarını, felçli koca çocuklar gibi kollarında tutarak beliriyorlardı karşımızda.
📖 Sayfa 220 · Şarkiyatçılık, Edward Said
Sömürgeleştirme, bir halkın yayılım gücüdür; o halkın yeniden üretme gücüdür; uzamda genişlemesi, çoğalmasıdır; evrenin ya da evrenin büyük bir kısmının, o halkın diline, törelerine, fikirlerine, hukukuna tabi kılınmasıdır.
📖 Sayfa 240 · Şarkiyatçılık, Edward Said

Şark'ı inceleyen bir Avrupalı ya da Amerikalının kendi gerçekliğinin temel koşullarının da yadsınamayacağı doğrudur: Batılı Şark'ın karşısına, öncelikle bir Avrupalı ya da Amerikalı olarak çıkar, bireyliği arkadan gelir. Böyle bir durumsa Avrupalı ya da Amerikalı olmaksa, hiç mi hiç edilgen bir hal değildir. Bu, Şark'ta belirli çıkarları olan bir güce ait olduğunun, daha önemlisi, neredeyse Homeros'un çağından beri belirli bir Şark'a müdahale tarihine sahip olan topraklara ait olduğunun, bulanıkça da olsa ayırdında olmak anlamına geliyordu, bugün de aynı anlama geliyor.
📖 Sayfa 21 · Şarkiyatçılık, Edward Said
Çoğu zaman farklı bir ten rengi ya da bizimkine göre birazcık basık bir burnu olanların elinden dünyayı almak demek olan yeryüzünün fethi, dikkatlice bakacak olursanız eğer, pek de hoş bir şey değildir. Bunu kurtaracak tek şey, fikirdir. Gerisindeki fikir; duygusal bir bahane değil, bir fikir; ayrıca bir de bu fikre duyulan bencillikten uzak inanç - önce oluşturacağınız, sonra önünde boyun büküp kurban sunacağınız bir şeydir bu fikir...
Şarkiyatçılık, Edward Said
//Joseph Conrad
Doğu ile Batı arasındaki hat Avrupa üzerinde belirli, sabit bir iz bırakmış olsa da, Avrupa ile Şark arasındaki kültürel, maddi, düşünsel ilişkiler sayısız aşamadan geçti. Ne ki, genelde Batı Doğu'ya gitti, Doğu Batı'ya değil. Şarkiyatçılık, Batı'nın Şark'a yaklaşımını betimlemek için kullandığım, tür belirten bir terimdir. Şark'a, bir öğrenme, bir keşif, bir uygulama konusu olarak, sistemli biçimde yaklaşılmasını sağlamış olan (ve hâlâ sağlayan) disiplindir Şarkiyatçılık.
📖 Sayfa 83 · Şarkiyatçılık, Edward Said
Timur'un hükümdarlığı da tüketmemiş miydi sayısız ruhu?
Şarkiyatçılık, Edward Said
Birinci Dünya Savaşı'nın sonuna değin Avrupa, dünyanın yüzde 85'ini sömürgeleştirmişti.
📖 Sayfa 133 · Şarkiyatçılık, Edward Said
Çoğu zaman farklı bir ten rengi ya da bizimkine göre birazcık basık bir burnu olanların elinden dünyayı almak demek olan yeryüzünün fethi, dikkatlice bakacak olursanız eğer, pek de hoş bir şey değildir. Bunu kurtaracak tek şey, fikirdir. Gerisindeki fikir; duygusal bir bahane değil, bir fikir; ayrıca bir de bu fikre duyulan bencillikten uzak inanç - önce oluşturacağınız, sonra önünde boyun büküp kurban sunacağınız bir şeydir bu fikir.
📖 Sayfa 211 · Şarkiyatçılık, Edward Said
İslam'ın olağanüstü "içtihat" geleneğinin yavaş yavaş kaybolması, zamanımızın en büyük kültürel felaketlerden biri oldu; bunun sonucunda, eleştirel düşünce ve bireyin modern dünyanın sorunlarıyla cebelleşmesi de son buldu. Bunların yerine bağnazlık ve dogma hüküm sürüyor artık.
Şarkiyatçılık, Edward Said
İmparatorluk sağduyulu olmalıdır; tamahkarlığını bencillikten uzak durarak, hoşgörüsüzlüğünü de esnek disiplinle hafifletmelidir.
Şarkiyatçılık, Edward Said
- " (...) Batılı şarkın karşısına, öncelikle bir Avrupalı ya da Amerikalı olarak çıkar, insanlığı arkadan gelir..."
Şarkiyatçılık, Edward Said
Dil, insan zihninin cephaneliğidir; aynı anda hem geçmişin ganimetlerini hem de gelecekteki zaferlerin silahlarını taşır.
📖 Sayfa 132 · Şarkiyatçılık, Edward Said
‘Ey Garp! Ey Şark! Yaklaşın bakın, tanışın, selamlaşın, kucaklaşın…’
📖 Sayfa 94 · Şarkiyatçılık, Edward Said
“Avrupalı Hıristiyanların felsefeyle ilk tanışmalarını Müslümanlara borçlu olduklarını belirtmişti Ockley.”
📖 Sayfa 85 · Şarkiyatçılık, Edward Said
Şark'ın hareketsiz bir doğa olgusu olmadığı kabulüyle başladım işe. Nasıl Garp'ın kendisi belli bir yer değilse, Şark da belli bir yer değildir.
📖 Sayfa 14 · Şarkiyatçılık, Edward Said
Her çağ, her toplum kendi ötekiler'ini yeniden yaratır. Dolayısıyla, dural bir şey olmayan kendinin ya da öteki'nin kimliği, tekrar tekrar elden geçirilen tarihsel, toplumsal, düşünsel, siyasal bir süreçtir; tüm toplumlarda bu süreç, bireyler ile kurumların katıldıkları bir çekişme olarak ortaya çıkar.
📖 Sayfa 353 · Şarkiyatçılık, Edward Said
Anavatanını seven insan, narin bir çaylaktır henüz; her toprağı kendi yurdu gibi gören insansa çoktan güçlenmiş demektir; ama 'kusursuz insan, tüm dünyayı yabancı bir diyar gibi görendir.'
📖 Sayfa 275 · Şarkiyatçılık, Edward Said
Sıkça Sorulan Sorular
Şarkiyatçılık kimin eseridir?
Şarkiyatçılık, Edward Said tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2016'da yayımlanmıştır. Türkçeye Berna Ülner çevirmiştir.
Şarkiyatçılık kaç sayfadır?
Şarkiyatçılık, 416 sayfadır (Metis Yayınları baskısı).
Şarkiyatçılık'ın en ünlü sözü nedir?
“...elektronik ve basıma dayalı iletişim araçları, İslam ile terörizmi, Araplar ile şiddeti ya da Şark ile zorbalığı bir araya getirip kaynaştıran alçaltıcı klişelere boğuldu.”