
Emanetten Mülke, Nazife Şişman'ın 200 sayfalık eseridir. İlk kez 2006'da yayımlanmıştır. Siyaset alanında Emanetten Mülke'den öne çıkan sözler bu sayfada derlendi.
Emanetten Mülke'den En Beğenilen Alıntılar
İbn Kayyım el Cezvî’ ye göre “Beden ruhun kalıbıdır.Ruh ait olduğu bedende bir şekil alır ve onunla diğerlerinden ayrılır.Ruhun taşıdığı özellikler ve yetenekler bedene etki ettiği gibi,ruh da bedenin iyilik ve kötülüğünden etkilenir..”
📖 Sayfa 38 · Emanetten Mülke, Nazife Şişman
İşte ruhun yücelmesi için bedenin heva ve heveslerinin Allah’ın emirleri doğrultusunda sınırlandırılması,bu temel felsefeye dayanır…
Eflatun, bedeni ruhun mezarı olarak görüyordu
Emanetten Mülke, Nazife Şişman
Gazali’ ye göre “ İnsan ruhunun bedendeki misali valinin şehirdeki misaline benzer. Çünkü beden ruhun hem memleketi, hem karargahı, hem de şehridir.”
Emanetten Mülke, Nazife Şişman
Dışarıdan bir insanın nasıl göründüğü, Müslüman bir toplum için önemlidir. Fakat bu, sadece toplumsal düzenleme içindir. Yoksa kimin daha iyi Müslüman olduğunu Allah’tan başkası bilemez.
📖 Sayfa 179 · Emanetten Mülke, Nazife Şişman
Sartre’da ve benliği bedenle özdeşleştiren Nietzsche’de bedenin yeniden inşası sözkonusudur. Bu inşada benlik, artık eskisi gibi akılda temellendirilmez, bilakis bedende temellendirilir. Beden düşman değil, benliğin kendisidir, zihin ise herhangi ruhsal, yüce ya da manevi bir özellik taşımaz, tamamen maddi bir temele dayanır. Zihin ve beden, genel değerler skalasında yer değiştirmiş durumdadır. Bu skalada beden daha üst bir konumdadır ve zihni belirleyen bedendir.
📖 Sayfa 33 · Emanetten Mülke, Nazife Şişman
Benliğin kendini gerçekleştirmek üzere bedenini bir proje gibi değerlendirmesi, 'genç, güzel beden' imajının sarmalında, estetik cerrahinin ve tüketim kültürünün esareti altına girmeye yol açmaktadır.
📖 Sayfa 39 · Emanetten Mülke, Nazife Şişman
Kadın kıyafetlerinde başörtünün ortadan kalkması dahil pek çok değişme, Sanayi Devrimi, Aydınlanma gibi bir dizi ekonomik, sosyal ve felsefi gelişmenin sonucudur.
Emanetten Mülke, Nazife Şişman
"Eylemci" kızlar nedeniyle siyasallığa hapsedilmeye çalışılmıştı başörtüsü. Ne kadar siyasallaşsa da dini bir uygulama olmaktan çok uzak bir yere düşmemişti. Ama "şıklık/rüküşlük" karnelerinin başı çektiği magazinelleşme, başörtüsünün ötelerle bağlantısını koparan bir işlev görüyor, denilebilir.
📖 Sayfa 175 · Emanetten Mülke, Nazife Şişman
“Geleneksel vahiy dinlerde beden,vücudu ruha tabi kılmak için diyet edilir, yani ruhu düzenleyip yüceltmek için.Zühdün anlamı budur.
📖 Sayfa 40 · Emanetten Mülke, Nazife Şişman
Aslında zahitler ve ruhbanlık hala yaşamaktadır dense şaşırtıcı olmaz.Zira mankenler, dansçılar ve sporcuların bu ölesiye çalışma temposu, neredeyse seküler bir zühdü ifade etmektedir. Aradaki fark şu:
Hristiyanlar, Müslümanlar veya seküler olmayan diğer zahitler, RUHlarını yüceltmeye çalışıyorlardı, şimdikiler ise BEDENlerini mükemmelleştirmeye çalışıyorlar.”
Kitapta okuduğum bu satırlar Kur’ an-ı Kerim’de Nisa Sûresi’nin 119. ayetini hatırlattı.
Bauman’a göre bugün cinsiyetle aile arasında bir boşanmaya tanıklık ediyoruz. Yani cinsellik artık aile dışında yaşanan, evlilik dışında yaşanması gereken bir deneyim olarak görülüyor.
📖 Sayfa 107 · Emanetten Mülke, Nazife Şişman
Genellikle İslam geleneğinin kadınlara yönelik ayrımcılığını vurgulamak ve bunu da "modern" olandan dışlamak maksadıyla, İslam tarihinin klasik metinlerini, günümüz şartlarında içtihatlar yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın sıralayıp yargılayan pek çok çalışma mevcuttur.
Emanetten Mülke, Nazife Şişman
Rönesans’la birlikte güzellik, ilahi tefekküre bir vesile olması için değil, sadece güzellik olarak, yani seküler bir amaç için değer kazanır.
📖 Sayfa 24 · Emanetten Mülke, Nazife Şişman
Kişinin bedeni her istediğini uygulayabileceği bir mülk değil, Allah’ın rızasına uygun kullanmak üzere ona verilen bir emanettir..!
📖 Sayfa 39 · Emanetten Mülke, Nazife Şişman
"gayrı meşrû aşkın meşrû çocuğu olan lüks, kapitalizmi var etmiştir"
Emanetten Mülke, Nazife Şişman
Descartes’in homo sapiens’i ruh ve beden olarak ikiye ayırması sonucunda ruh kiliseye, beden de bilime adanarak tam bir ‘güçler ayrımı’ gerçekleştirilmiş olur. Döneminde Descartes’e karşı çıkanlar da olur. Mesela Spinoza, akıl ve bedenin, Allah’ın hakikatinin, ki o birdir, insandaki yansıması olduğunu ifade etmiştir (Ethics, 1677). Descartes Tanrıyı kesin bilişini, kendi bilincine bağlıyordu. Yani Descartes bilinçten başlıyordu, o bildiği için, akıl Tanrı fikrini kavradığı için Tanrı vardı.
📖 Sayfa 27 · Emanetten Mülke, Nazife Şişman

Sadece kadın telakkisini değil, erkek telakkisini de değiştirdi modern paradigma. İşte bu yüzden kadın meselesi, kadın kadına konuşulacak bir alan değil.
📖 Sayfa 195 · Emanetten Mülke, Nazife Şişman
Zira hiçbir dinin, hiçbir ideolojik oluşumun ve hiçbir siyasal düzenin, nihai tahlilde bedenleri kontrol etmekten başka bir hedefi yok gibidir. Mesela bütün dinler nihai hedefleri ruhani ya da uhrevi alanla ilgili de olsa, bu hedeflerini ancak bedenleri disipline ederek, belirli bedensel pratikler aracılığıyla gerçekleştirebilirler. Diğer taraftan hiçbir uhrevi kaygısı olmayan siyasal sistemlerin de amacı, bedenler üzerindeki sultayı ele geçirmektir.
📖 Sayfa 46 · Emanetten Mülke, Nazife Şişman
Feminizm, merkezine kadını alan bir ideolojidir. Bir feminist ben dediği anda “ben bir kadınım” vurgusunu yapar. Bütün siyaseti kadın üzerinden yapar. Tarihin kadın düşmanlığından ibaret olduğunu söyler. Bunu düzeltmek için erkeklere, kurulu düzene, aile kurumuna savaş açmak gerektiğine inanır. Kadının kendi bedenine hakim olması gerektiğini, doğurganlık özelliğini kontrol altına alması gerektiğini vurgular. Bu manada tamamen seküler bir cinsellik siyasetidir.
📖 Sayfa 186 · Emanetten Mülke, Nazife Şişman
Beden olmaksızın ruh faaliyet gösteremez.
Emanetten Mülke, Nazife Şişman
Ruhsuz beden ise kuru ve soğuktur.
Senin bedenin zahirdir, ruhun ise gaip:
İşte bu ikisidir, bütün dünyanın işini düzene sokan.
Türkiyeli feministler, bugüne kadar başörtüsünü hem bir düşük statü ve ikincillik, hem de 'karanlık şer'i düzene' geri dönüş sembolü olarak kabul ettikleri için, bırakın onu savunmayı, kamusal alandan dışlamak için ellerinden geleni yapmışlardır.
Emanetten Mülke, Nazife Şişman
19.yüzyılda Darwin teorisi ve onu takip eden evrimci biyoloji ile birlikte, insan-hayvan arasındaki fark ortadan kalkmıştı. 20.yüzyılın son çeyreğinde biyoteknolojide ve gen mühendisliğinde elde edilen gelişmeler ise, artık makine-insan arasındaki sınırı belirsiz hale getirmiştir.
📖 Sayfa 34 · Emanetten Mülke, Nazife Şişman
Modern devletler ve modern kurumlar, nüfusların zaman ve mekan içinde çok titiz bir biçimde kontrol edilmesine bağlıdırlar.
📖 Sayfa 34 · Emanetten Mülke, Nazife Şişman
'Başörtülüler daha iyi Müslüman mıdırlar'a gelince .. Dini ibadetlerin her zaman hatırlatıcı bir rolü vardır. İmam Ebu Hanife zahire göre hükmetmek üzerinde durur. Dışarıdan bir insanın nasıl göründüğü, Müslüman bir toplum için önemlidir. Fakat bu sadece toplumsal düzenleme içindir. Yoksa kimin daha iyi Müslüman olduğunu Allah'tan başkası bilemez.
📖 Sayfa 179 · Emanetten Mülke, Nazife Şişman
Postmodernist söylemin önemli figürlerinden olan Foucault, modern çağda iktidar odaklarının tıptan psikolojiye pek çok bilimsel mekanizmaları da kullanarak, ‘cinsellik’in tanımını değiştirerek, insan bedenini ve bu vasıtayla da toplumu kontrol altında tuttuklarını söylemektedir.
📖 Sayfa 34 · Emanetten Mülke, Nazife Şişman
Zira kalp temizliği söylemi seküler bir din anlayışının göstergesidir. İman ile amel, yani inanç ile davranış arasında her hangi bir bağlantı kurmayan, dini sadece vicdani bir mesele kabul eden bir yaklaşımdır bu.
📖 Sayfa 179 · Emanetten Mülke, Nazife Şişman
Kadının kazandığı özgürlük (!), ya da kadının kurtuluşu denilen şey, insanın ilerlemesinin kanıtı değil… Bu kurulan yeni medeniyet içinde kadının geldiği konum -ki bu ekonomik, sosyal, siyasal sistemden elbette bağımsız değil- bir ideal norm olarak alınmak yerine, sorgulanılması, artıları- eksileri hesaplanılması gereken bir durumdur.
📖 Sayfa 101 · Emanetten Mülke, Nazife Şişman
Ruhun taşıdığı özellikler ve yetenekler bedene etki ettiği gibi, ruh da bedenin iyilik ve kötülüğünden etkilenir.
📖 Sayfa 38 · Emanetten Mülke, Nazife Şişman
Çünkü ailede kadının rolü, biyolojik fonksiyonu ile tanımlanır ve Firestone’a göre kadınların ezilmesinin temelinde, kadınların çocuk doğurma fonksiyonları, yani biyolojik rolleri yatar. Bu nedenle feminist devrimin başta gelen hedefi, ‘biyolojik aile diktatörlüğünü’ sona erdirmektir. Feminist devrim ancak yeniden üretim araçlarına el koyarak, yani teknolojiyi kadınların biyolojik kaderlerinden kurtulmaları için kullanarak başarıya ulaşacaktır.
📖 Sayfa 60 · Emanetten Mülke, Nazife Şişman
Varoluşçu felsefe bedenle ilgili bu materyalist anlayışı daha da ileri götürür. Mezar ya da tapınak, saat ya da araba beden için sözkonusu edilen bütün bu metaforlar, beden ile benlik arasında bir uzaklık varolduğunu varsayarlar. Oysa Sartre’a göre beden benliğin, kişisel kimliğin kendisidir. “Ben bedenimi yaşıyorum… bedenim ben şu anda ne isem odur. Ben olduğum kadarıyla ben bedenimden ibaretim” der Sartre. Ona göre beden, insanın bütün çabalarının tecrübe edildiği ortam ve araçtır.
📖 Sayfa 32 · Emanetten Mülke, Nazife Şişman
Bedenin siyasal ve felsefi inşası, bilimsel inşası ile eş zamanlı bir gelişme seyretmektedir. Mesela ciddi birtakım hastalıkların tedavisinden sonra, plastik cerrahinin de gelişmesi; beden algılayışında çok önemli bir dönüm noktasına işaret eder. Beden artık ‘verili’ (Tanrı’nın ihsanı ya da vehbi manasında) değildir; istek ve arzuya göre seçilip şekillendirilebilecek plastik bir özelliğe sahiptir.
📖 Sayfa 33 · Emanetten Mülke, Nazife Şişman

Her ne kadar ruhun bedene önceliği ve üstünlüğü varsa da, ruhun bir bedende tecessümü kaçınılmazdır. İbn Kayyım el Cevzi’ye göre beden ruhun kalıbıdır. Ruh ait olduğu bedende bir şekil alır ve onunla diğerlerinden ayrılır. Ruhun taşıdığı özellikler ve yetenekler bedene etki ettiği gibi, ruh da bedenin iyilik ve kötülüğünden etkilenir. İşte ruhun yücelmesi için bedenin heva ve heveslerinin Allah’ın emirleri doğrultusunda sınırlandırılması, bu temel felsefeye dayanır.
📖 Sayfa 38 · Emanetten Mülke, Nazife Şişman
Tekrar ifade etmek gerekirse, cinsiyet ve toplumsal cinsiyet modern öncesi dönemde birbirinden farklı kavramlarla ifade edilmiyordu. Zira hem cinsiyetin hem de ona atfedilen toplumsal rolün (mesela kadınların çocuk doğurma ve büyütme rolü) ‘doğal’, ‘ilahi’ ve evrensel olduğuna inanılıyordu. Kelime olarak cinsellik ilk defa 19.yüzyılda görülen bir terimdir.
📖 Sayfa 50 · Emanetten Mülke, Nazife Şişman
(Radikal feministler) Onlara göre “evlilik, kadınlara eziyet etmenin temel bir formülleştirilmesi idi. Bu sebeple hem kuramda hem de pratikte bu kurumun reddedilmesini feministlerin temel işi olarak değerlendiriyorlardı.
📖 Sayfa 59 · Emanetten Mülke, Nazife Şişman
Her şeyden önemlisi beden artık bir ‘seçim’ meselesidir. Sperm ve yumurta bankalarından istenilen özelliklerde adaylar belirlenip, istenen özellikte bir rahim kiralanarak bir bebek sahibi olunabilmektedir. Bebekler genetik ailelerini bilme halkından mahrum olabilmekte, kadınların rahmi kiralanarak metalaştırılmakta ve bebek üretme merkezleri gibi olasılıklar gündeme gelmektedir. Yani bedenle ilgili etik, ciddi bir belirsizlik içindedir.
📖 Sayfa 34 · Emanetten Mülke, Nazife Şişman
Gen teknolojisindeki son yenilikler, klonlama gibi birtakım uygulamalar sonucunda artık bedenden bir mühendislik ürünü olarak bahsetmek mümkündür.
📖 Sayfa 33 · Emanetten Mülke, Nazife Şişman
Allah’ın kendi suretinde yarattığı tek varlık olması hasebiyle insan, emaneti yüklenmiştir; yani o Allah’ın yeryüzündeki halifesidir. Bu sebeple diğer yaratılmışlardan üstündür. Ama bu üstünlük, sadece ‘kendini ve Rabbini bilme’ temeline dayanır. Kendi bedeni dahil, alemdeki her şey belirli bir süre için ona emanet edilmiştir.
📖 Sayfa 37 · Emanetten Mülke, Nazife Şişman
Hayatla, insanla, insanın kainattaki yeriyle ilgili genel yaklaşımı anlamak için; bedenin nasıl algılandığını, nasıl bir yer işgal ettiğini, hatta nasıl inşa edildiğini bilmek gerekmektedir
Emanetten Mülke, Nazife Şişman
Post modernitede benliğin gelişimi esnasında beden, bir proje, bir strateji, bireyin kendisini bulduğu ve inşa ettiği bir alandır.
📖 Sayfa 35 · Emanetten Mülke, Nazife Şişman
Genel olarak feminizm denince, kadınların da erkeklerle eşit siyasal, ekonomik ve toplumsal haklara sahip olmasını savunan bir akım anlaşılır…Daha ziyade kendisini; kadın biyolojisi üzerinde hakimiyet kurma şeklinde ifade eden, insan fıtratı üzerinde sınırsız bir tahakküme dönüştüren yaklaşımı benimsemiştir.
📖 Sayfa 88 · Emanetten Mülke, Nazife Şişman
20.yüzyılın ilk yıllarında biyoloji, tıp, psikoloji ve felsefe hepsi materyalizmde karar kılmıştır: BEDEN HER ŞEYDİR.
📖 Sayfa 32 · Emanetten Mülke, Nazife Şişman
On dördüncü yüzyılda İtalya’da başlayan Rönesans, insan bedenini yeniden keşfetmiş ve bedene karşı tavırları kökten değiştirmiştir.
📖 Sayfa 24 · Emanetten Mülke, Nazife Şişman
Feminizmin genel mantığı açısından bakıldığında, başörtüsü kadını ikincilleştiren bir semboldür. Kadınlar, ya baba ya da koca baskısıyla yahut da ataerkil söylemin baskısı nedeniyle başlarını örterler, diye düşünülür. Bu nedenle başörtüsünün feminizmin “içinden” savunulması pek mümkün değildir.
📖 Sayfa 187 · Emanetten Mülke, Nazife Şişman
“Ataerkil zihniyetin tahakkümünden kurtulamamış bu kadınlar, bırakalım da farklılıklarını temsil etsinler” mantığıyla, başörtülülerin haklarını savunan az da olsa feminist gruplar var.
📖 Sayfa 186 · Emanetten Mülke, Nazife Şişman
Allah’ın münezzehliği olmaksızın, insan tabiatının karanlık dünyevi ve cahil yönünün algılanması mümkün olamaz. Kısacası, insan fıtratı, ilahi hakikatin bir yansımasıdır. Ruhi olgunluk, kişinin asli tabiatını ve fıtratını, yani kendisinde var olan ilahi hakikati gerçekleştirmesi demektir. İnsanın eşrefi mahluk olması da zaten ruh nedeniyledir.
📖 Sayfa 37 · Emanetten Mülke, Nazife Şişman
Farklı baş örtüsü önerileri de iyi niyetli bir girişim olmaktan ziyade, müdahaleci ve rencide edici.
📖 Sayfa 178 · Emanetten Mülke, Nazife Şişman

Meselâ Sartre "Ben şu an ne isem işte bedenim odur... Ben be denimden ibaretim." diyor. Oysa ondan yaklaşık iki bin üç yüz yıl önce yaşayan Eflatun, bedeni ruhun mezarı olarak görüyordu. Hıristiyan aziz St. Paul'e göre ise beden, Kutsal Ruh'un tapınağıydı. Müslüman filozoflar bedenin kutsiyetine inanmakla beraber çünkü Allah insanı kendi sûretinde yaratmıştır- ruhun yücelmesi için nefsin terbiyesi, bu nedenle de bedenin fiziksel isteklerinin kısıtlanması, terbiye edilmesi gerektiğine inanıyorlardı.
📖 Sayfa 20 · Emanetten Mülke, Nazife Şişman
20.yüzyılın ilk yılları, bedenle ilgili, dolayısıyla ahlak, cinsellik, ırk vs gibi konularda, artık eski görüşlerin geçerliliğinin kalmadığı bir dönemdir. Yeni yüzyılın başlarında bir dönemin sonuna işaret eden belirtiler nelerdir? İngiltere’de cinsellik üzerindeki kısıtlamalarla meşhur olan ve bunun üzerinden elde edilen iktidarın sembolü Kraliçe Viktorya dönemi sona erer (1901).
📖 Sayfa 30 · Emanetten Mülke, Nazife Şişman
İntihar tüm vahyi dinlerde yasaktır. On emirden biri olan ‘öldürmeyeceksin’in manasında mündemiçtir. Yani kişinin bedeni her istediğini uygulayabileceği bir mülk değil, Allah’ın rızasına uygun kullanmak üzere ona verilen bir emanettir. Nitekim Kuran’da; Ahiret günü bütün organların kişi için şahitlik edeceği bildirilir. Oysa Yaratıcı ve Ahiret tasavvurundan kopan modern insan, varoluş sorunlarını aşamadığında kendi yaşamını sonlandırma hakkını kendisinde görmektedir.
📖 Sayfa 39 · Emanetten Mülke, Nazife Şişman
Tanrı’nın yerine aklın yerleştirilmesi ve insan hayatında önceden belirlenmiş bir ilahi hedefin olmadığı kanaatiyle birlikte kadın, erkek ve cinsiyet meselesi, artık dini ve ahlaki çerçevede ele alınmaz oldu.Fakat modern toplum, Tanrı’nın yerine toplumu koyan dünyevi bir ahlakçılık çerçevesi çizdi.Böylece toplumsal cinsiyete ilişkin ahlaki argüman dünyevileşti, sekülerleşti.
📖 Sayfa 14 · Emanetten Mülke, Nazife Şişman
Diyet, fiziksel görünüşün, benliğin, cinselliğin, nasıl birbiriyle bağlantılı hale geldiğini gösteren bir örnektir. Sıska gövdeler, artık kendinden geçerek tanrı yoluna adanmış olmaya değil, bu dünyevi savaşın yorgunluğuna tanıklık etmektedir
Emanetten Mülke, Nazife Şişman
Özgür kız mutluluğu da özgürlüğü de aile dışında arıyor. Daha doğrusu evlilik ve ailenin, mutluluk ve özgürlüğe karşı bir tehdit olduğunu beyan ediyor açıkça. Burada tartışılması gereken husus, özgürlüğün evlilikle ne oranda bir arada olabileceği değil, değerlerimizdeki öncelikler sıralamasıdır. İki cihan saadetine giden yolda 'dünya evi'ndeki HUZUR'a mı talibiz, yoksa bu dünyanın 'bir ağaç altı' olduğunu unutup, mümkün olduğunca fazla haz toplamak üzere özgür olmak mı gayemiz?
📖 Sayfa 111 · Emanetten Mülke, Nazife Şişman
Ölümü hayatından uzaklaştıran modern insanın, yaşlıların yaşamasını anlamlı kılması mümkün değildir. Böyle olunca yaşlıların ya da hastaların, toplumun anlamlandırmak istemediği bir hayat yaşamaktansa ölümü tercih etme hakkı olduğu iddia edilir. Bu hakkın meşruiyeti ise bedenin mülk oluşuna ya da öyle kabul edilişine dayandırılır.
📖 Sayfa 39 · Emanetten Mülke, Nazife Şişman
Halbuki feminizm, Avrupalı aklın ve bütün bilimlerin sekülerleşmesi tarihi içinde değerlendirilebilir ancak.
📖 Sayfa 12 · Emanetten Mülke, Nazife Şişman
Beden olmaksızın ruh faaliyet gösteremez;
Emanetten Mülke, Nazife Şişman
Ruhsuz beden ise kuru ve soğuktur
Senin bedenin zahirdir, ruhun ise gaip:
İşte bu ikisidir, bütün dünyanın işini düzene sokan.
-Mevlana
Marksizm aileyi, kapitalist üretim ilişkilerini sürdüren bir kurum olarak görür. Kapitalist toplum yapısının aile çapında nasıl temsil edildiğini Engels şu çok zikredilen sözü ile özetler: “Aile içinde erkek burjuvadır ve karısı proletaryayı temsil eder.”
📖 Sayfa 61 · Emanetten Mülke, Nazife Şişman
Ev kadını fabrikada çalışmaya başlar. Ve ayrımcılık, hem ücret eşitsizliği, hem de evde ve işte çalışmak şeklinde iki katı iş olarak kadına yansır.
📖 Sayfa 78 · Emanetten Mülke, Nazife Şişman
Kadınların kurtuluşu için siyasi değişime odaklanmaktansa daha geniş bit kültürel dönüşümün gerekliliğini savunan “kültürel feminist”lerse bu konuda daha radikal görüşlere sahiptirler.
📖 Sayfa 58 · Emanetten Mülke, Nazife Şişman
Siyasal katılımı savunan Locke(1632-1704) ise; kadınların emretmekten ziyade itaat etmeye daha yatkın olduklarını iddia etmiştir.
📖 Sayfa 71 · Emanetten Mülke, Nazife Şişman
Nitekim Kur’an lisani bir mesajdır.
📖 Sayfa 10 · Emanetten Mülke, Nazife Şişman
Nitekim 1970 sonrası feminist hareketin en önemli konularından biri; kadınların ezilmesinin, yani ataerkil sistemin temelinde, heteroseksüel ilişkiyi görmeleridir.
📖 Sayfa 52 · Emanetten Mülke, Nazife Şişman
Sıkça Sorulan Sorular
Emanetten Mülke kimin eseridir?
Emanetten Mülke, Nazife Şişman tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2006'da yayımlanmıştır.
Emanetten Mülke kaç sayfadır?
Emanetten Mülke, 200 sayfadır (İz Yayıncılık baskısı).
Emanetten Mülke'nin en ünlü sözü nedir?
“İbn Kayyım el Cezvî’ ye göre “Beden ruhun kalıbıdır.Ruh ait olduğu bedende bir şekil alır ve onunla diğerlerinden ayrılır.Ruhun taşıdığı özellikler ve yetenekler bedene etki ettiği gibi,ruh da bedenin iyilik ve kötülüğünden etkilenir..” İşte ruhun yücelmesi için bedenin heva ve heveslerinin Allah’ın emirleri doğrultusunda sınırlandırılması,bu temel felsefeye dayanır…”