
Nurdan Gürbilek'in 2014'te yayımlanan Ev Ödevi adlı eseri, Deneme-İnceleme türünün önemli örneklerindendir. Türkçe baskısı Metis Yayıncılık tarafından yayımlanmıştır. Eleştiri severlerin Ev Ödevi'den seçtiği en unutulmaz cümleler burada.
Ev Ödevi'den En Beğenilen Alıntılar
… görür, geceler, gözetler.” Ama evde olanın, hayatının şu ya da bu anında mutlaka soracağı bir soru var : Ya ışık dışarda, karanlık olan bir evse? Ya gözetleyen, geceleyen, gören dışarda ; gözetlenen evdeyse?
📖 Sayfa 70 · Ev Ödevi, Nurdan Gürbilek
anlatmak istiyordu çünkü anlaşılmak istiyordu…
Ev Ödevi, Nurdan Gürbilek
her şey geçmiş, her şey görülmüş ve yitirilmiştir.
Ev Ödevi, Nurdan Gürbilek
her anı eşyalarımız da dondurup saklamamız boşuna değildir. Soluk alıp verdigimizi, geçmişte de var olduğumuzu kendimize kanıtlama ihtiyacı içindeyiz.
Ev Ödevi, Nurdan Gürbilek
“Mümkün olabilse de doğuştan gelen mutluluğunu, sadeliğini, saflığını yitirmiş dilbazlar dünyanın bir tarafında, masum, sessiz insanlar da ayrı bir köşesinde ömür sürseler...”*
📖 Sayfa 55 · Ev Ödevi, Nurdan Gürbilek
“İçimde hala kelimeler yoluyla canlanmak isteyen bir hayatın olması garip.”
📖 Sayfa 39 · Ev Ödevi, Nurdan Gürbilek
..çünkü içinde kötülüğün olduğu bir dünyayı içinde kötülüğün olduğu bir dünyaya içinde kötülük barındıran bir dille anlatmak zordur.
📖 Sayfa 22 · Ev Ödevi, Nurdan Gürbilek
Her çocuk er geç aynı şeyi yaşar: Bir zaman gelir, onun için ev olmaktan çıkar ev. Ne erken çocuklukta olduğu gibi keşfedilecek bir dıştır artık, ne de dış dünyaya karşı sığınılacak bir iç
Ev Ödevi, Nurdan Gürbilek
"bütün hayatımı kelimeler uğruna harcadım, içi boş kelimeler uğruna,"
📖 Sayfa 18 · Ev Ödevi, Nurdan Gürbilek
Bir şeylerin olmasını beklediğimiz, bu şeylerin bir türlü gerçekleşmediği anlar.
📖 Sayfa 78 · Ev Ödevi, Nurdan Gürbilek
Hangisi haklı: Babamızdan utanan, ona tahammül edemeyen yanımız mı, yoksa onu düşman bakışlardan korumak isteyen yanımız mı?
📖 Sayfa 33 · Ev Ödevi, Nurdan Gürbilek
"Her gün açıklanamayanlar biraz daha artıyor. Tarifi güç bir yorgunluk geliyor üstüme."
📖 Sayfa 15 · Ev Ödevi, Nurdan Gürbilek
İçimde hala kelimeler yoluyla canlanmak isteyen bir hayatın olması ne garip..
📖 Sayfa 39 · Ev Ödevi, Nurdan Gürbilek
"Aslında hiçbir evi sevmem. Bir kez girilen, sonra çıkılan ve bir daha ayak basılmayan evler benim için en rahatlatıcı yerler."
📖 Sayfa 64 · Ev Ödevi, Nurdan Gürbilek
“Yanlış hayat, doğru anlatılmaz.”
📖 Sayfa 119 · Ev Ödevi, Nurdan Gürbilek

"Yaşarken anlaşılmaya mecburum," der Hikmet, "insanlar bilmeli."
📖 Sayfa 16 · Ev Ödevi, Nurdan Gürbilek
dünyaya sözle düzen vermeye, hayat kadar büyük boşluğu sözle kapatmaya çalışan, sürekli gürültü çıkartarak ayakta kalabilen…
Ev Ödevi, Nurdan Gürbilek
"... başkalarının acı çekmesini kabul eden insan, aynı güçle sürdüremez yaşantısını."
📖 Sayfa 17 · Ev Ödevi, Nurdan Gürbilek
“Yine de masallar, çatılardan çok daha iyi bir korunak unutuluşa karşı."*
📖 Sayfa 37 · Ev Ödevi, Nurdan Gürbilek
Her şeyi söze dönüştürmeyi sonuna kadar götüren, "buraya konuşmak için geldim," diyen, dünyaya sözle düzen vermeye, hayat kadar büyük boşluğu sözle kapatmaya çalışan, sürekli gürültü çıkartarak ayakta kalabilen Hikmet'se şöyle der: "Ne olurdu bazı sözleri hiç söylememiş olsaydım; ya da bazı şeyleri hiç söylememek için kesin kararlar almamış olsaydım... Kendime söyleyecek söz bırakmadım."
📖 Sayfa 19 · Ev Ödevi, Nurdan Gürbilek
"Neden anlatmak zorundaydı Atay? Neden anlatmak zorunda hissederiz kendimizi?"
📖 Sayfa 16 · Ev Ödevi, Nurdan Gürbilek
“unutmaya da unutulmaya da alışmış”
Ev Ödevi, Nurdan Gürbilek
Bir zamanlar tesadüfen tanık olduğu bir cinayeti " güzel " olarak niteleyince Genet, karşısındaki soruyor: " peki siz, siz neden hiç cinayet islemediniz?"
📖 Sayfa 58 · Ev Ödevi, Nurdan Gürbilek
Genet fazla düşünmeden cevaplıyor: " büyük ihtimalle" diyor, " büyük ihtimalle kitaplarımi yazmış olduğum icin."
Bizde en çok sıkıntı uyandıran anlar yalnız olduğumuz anlardan çok, başkalarının yanında kendimizi yalnız hissettiğimiz anlar değil mi? Oyun arkadaşı bulamadığımız anlardan çok, oyun arkadaşlarımızla birlikteyken sıkıldığımız anlar? Bir şeylerin olmasını beklediğimiz, bu şeylerin bir türlü gerçekleşmediği anlar.
Ev Ödevi, Nurdan Gürbilek
Ortası çökmüş demir karyolalar, tüten bir soba, akıtan bir termosifon, cızırtılı radyolar, tavandan sarkan çıplak ampuller, gölgesi ışığından büyük lambalar, gecenin soğuğunu kapmış kara okul giysileri. Birçoğumuzun zihninde yer etmiş, sıkıntılarımızın alacağı biçimi belirlemiş şeyler: Ağzına kadar eşyalarla dolu odalar, kapılarının arkasında giysilerin asılı olduğu askılar, bir ayağı sallanan bir masa, gıcırdayan sandalyeler.
📖 Sayfa 73 · Ev Ödevi, Nurdan Gürbilek
“Yoksulluğu hep bir dilsizlik olarak tarif etti Latife Tekin. Anlattığı hikâyelerde hep ikiye ayrılıyor dünya. Dilsizler, saf, sade, sessiz, çocuk kalmış insanlar var bir yanda. Bir de ötekiler, dile hâkim olanlar, dil sayesinde kendilerine dışarıdan, başkalarına yukarıdan bakabilenler."
📖 Sayfa 39 · Ev Ödevi, Nurdan Gürbilek
“Söylediklerimi, kapı kapı dolaşarak geri almak istiyorum.”
📖 Sayfa 19 · Ev Ödevi, Nurdan Gürbilek
"İçimde hâlâ kelimeler yoluyla canlanmak isteyen bir hayatın olması garip."
📖 Sayfa 33 · Ev Ödevi, Nurdan Gürbilek
Bizde en çok sıkıntı uyandıran anlar yalnız olduğumuz anlardan çok, başkalarının yanında kendimizi yalnız hissettiğimiz anlar değil mi?
📖 Sayfa 78 · Ev Ödevi, Nurdan Gürbilek
Bir zamanlar sevilmiş ama yitirilmiş olanın ardından ona duyulan öfke.
Ev Ödevi, Nurdan Gürbilek

"Öfke içinde büyüyoruz. Oturduğumuz semte, sokağa, eşyalara, kış aylarında güçlükle ısıttığımız eskimiş, ortası çukur yataklara öfke duyarak büyüyoruz. Yaşam yalnızca sokaklarda. Bir canlılık var sokaklarda. Güzel olan, gerçek olan, kentin insanları, kalabalık, dış dünya. Dış dünyanın insanın kulaklarına varan uğultusu."
📖 Sayfa 68 · Ev Ödevi, Nurdan Gürbilek
Bu koşullarda, yani ev denen küçük ayrıntılara gömülmüşken, eşyayla boğuşurken, eşyayı kontrol etmek için çaba harcarken, eşya bizi kontrol ederken büyük ve güzel şeyler düşünülemez; eşya engel olur. Ama bütün bu alanın dışında, bir düşünme odasında, gündelik hayatın bayağı ayrıntılarından uzakta da büyük ve güzel şeyler düşünülemez; o eşya eşya, o düşünce düşünce olmaz. Kendine ait oda, kendine ait olamaz.
📖 Sayfa 111 · Ev Ödevi, Nurdan Gürbilek
“sokaktan ve şiirden başka her şeyini inkar et…”
Ev Ödevi, Nurdan Gürbilek
Yani hayatının sonuna kadar dili dünyayı anlamlandıramadan kullanan, mırıldanan insanlar var. Kendine dışarıdan bakamayan insanlar var. Yani dil bir kırılma yaratıyor ve kendini dışarıdan seyretmeye başlıyorsun… Bir çatlak açılıyor ve oradan bambaşka, binlerce insanın sesi, ve gürültüsü içine dolmaya başlıyor.
Ev Ödevi, Nurdan Gürbilek
“İçimin yollarından geri dönüp geçerek ulaşmak istiyordum ilk halime.”
Ev Ödevi, Nurdan Gürbilek
"...çünkü anlatamayan insan dile getiremediği öfkesiyle baş başa kalır, çünkü anlatamamak "rüyada bağırmak isteyip de sesi çıkmayan insanın dehşetine düşürür insanı", çünkü anlatamamak yalnızlık demektir."
📖 Sayfa 15 · Ev Ödevi, Nurdan Gürbilek
Çocukluğunu yaşamamış, bu yüzden hep çocuk kalmış “hayat acemisi” ..
Ev Ödevi, Nurdan Gürbilek
Adorno şurada haklıydı: "Yanlış hayat, doğru yaşanamaz." Şimdi bunu bir adım daha ileri götürmek gerekiyor: Yanlış hayat, doğru anlatılamaz.
📖 Sayfa 110 · Ev Ödevi, Nurdan Gürbilek
"Genel af ne zaman çıkacak albayım?"
📖 Sayfa 9 · Ev Ödevi, Nurdan Gürbilek
"Kötü yaşanmış bir hayattan iyi bir oyun çıkarmaya çalıştı."
📖 Sayfa 19 · Ev Ödevi, Nurdan Gürbilek
"Ne olurdu bazı sözleri hiç söylememiş olsaydım; ya da bazı şeyleri hiç söylememek için kesin kararlar almamış olsaydım... Kendime söyleyecek söz bırakmadım."
📖 Sayfa 15 · Ev Ödevi, Nurdan Gürbilek
O benim aynamdı ve aynımdı
Ev Ödevi, Nurdan Gürbilek
İnsan anlatmak ister çünkü anlatamamak bütünüyle unutulmak demektir.
📖 Sayfa 21 · Ev Ödevi, Nurdan Gürbilek
sözcükleri büyülü bir gerçekliğin simgeleri olarak sahiplenir, onlar sayesinde dünyaya egemen olmaya çalışır. Ama bu egemenlik arzusu karşıtını da beraberinde getirecek, yaşanan ile dile getirilen arasındaki boşluğu o zaman fark edecektir çocuk.
Ev Ödevi, Nurdan Gürbilek
"O kadar çok yarım kalmış yaşantı birikmiş, o kadar çok yaşantı dile getirilemeden kalmıştır ki, konuşan önce bu büyük boşluğu doldurmak zorunda hisseder kendini."
📖 Sayfa 15 · Ev Ödevi, Nurdan Gürbilek

"Çocukluğun sınırları korkunç... Sınırları, olanaksızlığı, görüntüleri, hareketsizliği, çocukluğun dar sınırları korkunç... "
📖 Sayfa 64 · Ev Ödevi, Nurdan Gürbilek
Turgut'un söylediği gibi: "Her gün açıklanamayanlar biraz daha artıyor.
Ev Ödevi, Nurdan Gürbilek
Tarifi güç bir yorgunluk geliyor üstüme."
Her romanın kendi başına hikayeleşmek isteyen, yazgısını ayrı bir hikayenin çatısı altında sürdürmek isteyen anları vardır.
Ev Ödevi, Nurdan Gürbilek
Çok sonra, işler yolunda gider, şu ödevler biterse eğer, belki bir gün bize de birisi söyler: "Geri Dön! Her Şey Affedildi.
Ev Ödevi, Nurdan Gürbilek
Sizi yanılttığı için karşınızdakine, yanlış şeye umut bağladığınız için kendinize duyduğunuz öfkeyi bastırdığınızda tek bir duygu kalır geriye: Sıkıntı.
📖 Sayfa 70 · Ev Ödevi, Nurdan Gürbilek
"Masallar," diyordu (Bilge) Karasu, "alışılagelmiş bir düzen içinde akıp giden yaşamın bir yerinde bu düzen, bu alışılmışlık dokusunun yırtılıvermesinden ortaya çıkmıştır hep."
📖 Sayfa 87 · Ev Ödevi, Nurdan Gürbilek
Daha söylenecek çok şey vardır, çünkü konuşmak için geç kalınmıştır.
📖 Sayfa 15 · Ev Ödevi, Nurdan Gürbilek
"Atay'da bir yargıç kürsüsü vardır evet, ama o kürsüde oturan birden kendisine ait gizli bir kötülüğü fark etmiş, yargılama boyunca bunu bir türlü aklından çıkaramamıştır."
📖 Sayfa 32 · Ev Ödevi, Nurdan Gürbilek
Pazar gününün cumadan bakıldığında sonsuz bir mutluluk imgesi olarak göründüğünden söz etmişti bir arkadaşım. "Asıl mutluluk," diyordu, "cumanın kendisinde, yani mutluluğun görülebilir olduğu yerde. Pazarın ışığı oraya vurmuştur. Bu yüzden cuma parıldar, ışır; pazarın kendisiyse söner."
Ev Ödevi, Nurdan Gürbilek
hiçbir sözüne inanmadığı halde başını sallamış olmak, kendini küçültmek, kendini küçülttüğü halde bir sonuca varamamış olmak vardır.Sonra "birikmiş alacaklarım vardı bu dünyadan" vardır, " bana yapılan bir haksızlık var, albayım" vardır, "tuzağa düşürülmüştüm" vardır, "ben de harcanıp gidiyordum bu aptalların arasında" vardır, oyuna getirildiğini düşünen, herkesin burnundan getirmek isteyen öfkeli bir Hikmet vardır.
Ev Ödevi, Nurdan Gürbilek
"Kelimeden önce yalnızlık vardı"
Ev Ödevi, Nurdan Gürbilek
Oyun bitti, baba geldi, yemek hazır.
📖 Sayfa 71 · Ev Ödevi, Nurdan Gürbilek
Bundan sonrasını birçoğumuz belki böyle yaşamışızdır. Sokak kapıları kilitlenir, perdeler örtülür, evin ışıkları yakılır. Çocuğa söylenen şu: Dışarısı karanlık, tehlikeli; içerisi aydınlık, emin.
Bunlar kendim için uydurduğum yalanlar. Hayır, hayır.. Ayağıma dolanan yılanlar ve ölüm atları
Ev Ödevi, Nurdan Gürbilek
"Büyük fikirlerden, büyük tutkulardan, büyük ve güzel şeylerden sonra orada bizi bekleyen, hiç beklemediğimiz anda can sıkıcı, bayağı ayrıntılarıyla bizi utandıran bir ev daima vardır."
📖 Sayfa 105 · Ev Ödevi, Nurdan Gürbilek
Kendine ait oda, kendine ait olamaz.
Ev Ödevi, Nurdan Gürbilek
Sıkça Sorulan Sorular
Ev Ödevi kimin eseridir?
Ev Ödevi, Nurdan Gürbilek tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2014'te yayımlanmıştır.
Ev Ödevi kaç sayfadır?
Ev Ödevi, 112 sayfadır (Metis Yayıncılık baskısı).
Ev Ödevi'nin en ünlü sözü nedir?
“… görür, geceler, gözetler.” Ama evde olanın, hayatının şu ya da bu anında mutlaka soracağı bir soru var : Ya ışık dışarda, karanlık olan bir evse? Ya gözetleyen, geceleyen, gören dışarda ; gözetlenen evdeyse?”