
Ali Nihad Tarlan'ın 2017'de yayımlanan Fuzuli Divanı Şerhi adlı eseri, Deneme-İnceleme türünün önemli örneklerindendir. Türkçe baskısı Akçağ Yayınları tarafından yayımlanmıştır. Fuzuli Divanı Şerhi için okurların en çok beğendiği sözler bu sayfada bir araya getirildi.
Fuzuli Divanı Şerhi'den En Beğenilen Alıntılar
*****
📖 Sayfa 617 · Fuzuli Divanı Şerhi, Ali Nihad Tarlan
Sebkat-i zât ile eyvân-i risâlet sadri
Şeref-i asl ile fihrist-i rüsül müntehabi
(Ey sen ki, zâtının ululuk ve zaferi ve önce gelişi, yani Adem yaratılmadan evvel var oluşu itibariyle peygamberlik eyvanının en yüksek yerini işgal eden, aslî şerefiyle de peygamberler arasından seçilmiş bulunansın.)
*****
*****
📖 Sayfa 360 · Fuzuli Divanı Şerhi, Ali Nihad Tarlan
Goncalar açıldı seyr-i bâğ edün ey ehl-i dil
Kim görüp güller gönüller açılan çağdur bu çağ
(Goncalar açıldı, ey gönül ehli olanlar bahçelere çıkın. Zira bu zaman güllerin açtığımı görüp, gönüllerin açılması zamanıdır.)
*****
*****
📖 Sayfa 636 · Fuzuli Divanı Şerhi, Ali Nihad Tarlan
Za'f-ı tâli' kesdi dünyâdan nasîbin zâhidün
Yohsa öz re'yiyle zâhid terk-i dünyâ etmedi
(Zâhidin dünyadan nasibini kesen tali'sizliğidir. Yoksa zâhid kendi düşünce ve fikri ile dünyayı terketmedi.)
*****
*****
📖 Sayfa 153 · Fuzuli Divanı Şerhi, Ali Nihad Tarlan
Arz-ı ruhsâr et bu gün meh güm olsun gökde gün
Eyle kim encüm olur gün arz-ı ruhsâr eylegec
(Ey ay gibi güzel bugün yüzünü göster, gösterki güneş kaybolsun.
Nasıl ki güneş yüzünü gösterince yıldızlar kaybolur gider.)
*****
*****
📖 Sayfa 342 · Fuzuli Divanı Şerhi, Ali Nihad Tarlan
Arif ol sevdâ-yı işk inkârın etme ey hakîm
Kim vücûd-u halkdan ancak bu sevdâdur garaz
(Ey hakim, irfan sahibi ol, aşk sevdâsını inkâr etme zîra dünyanın varlığından gaye bu aşka âşık olmaktır.)
*****
*****
📖 Sayfa 438 · Fuzuli Divanı Şerhi, Ali Nihad Tarlan
Her kimün takdirden mahsûdu öz kadrincedür
Ehl-i işk ister zülâl-i vasl zâhid selsebîl
(Herkes Allah'ın takdirinden kendi kadr ve mertebesine göre bir şey ister. Aşk ehli visâlin saf suyunu, zâhid ise cennet irmağını ister. Çünkü zahidin idrak mertebesi o kadardır.)
*****
*****
📖 Sayfa 628 · Fuzuli Divanı Şerhi, Ali Nihad Tarlan
Degüldüm men sana mâ'il sen etdün aklumi zâ'il
Mana ta'n eyleyen gâfil seni görgec utanmaz mi
(Ben sana gönül vermiş değildim. Benim aklımı sen aldın. Yani beni kendine sen aşık ettin, akıl yerine aşkı getirdin. Beni bu çılgınca hareket- lerimden dolayı ayıplayan, kınayan gafil, seni görünce utanmaz mı?)
*****
*****
📖 Sayfa 154 · Fuzuli Divanı Şerhi, Ali Nihad Tarlan
Ey gönül yârı iste candan geç
Ser-i kûyun gözet cihandan geç
(Ey gönül yâri iste candan geç.
Onun diyârını iste cihandan geç.)
*****
*****
📖 Sayfa 650 · Fuzuli Divanı Şerhi, Ali Nihad Tarlan
Ne yanar kimse mana âteş-i dilden özge
Ne açar kimse kapum bâd-ı sabâdan gayrı
(Gönlümdeki ateşten başka kimse bana yanmaz. Bahar rüzgârından başka kimse kapımı açmaz.)
*****
*****
📖 Sayfa 545 · Fuzuli Divanı Şerhi, Ali Nihad Tarlan
Bir binâdur devletün olmuş penâh-ı hâs ü âm
Ol binâ yâ Rab cihân oldukca vîrân olmasun
(Senin devletin, havass ve âvâmın sığındığı bir yerdir.
Yâ Rabbi cihan var oldukça o binâ virân olmasın.)
*****
*****
📖 Sayfa 153 · Fuzuli Divanı Şerhi, Ali Nihad Tarlan
Sohbetümden âr edüb ey gül meni terk etme kim
Gül olur efsürde terk-i sohbet-i hâr eylegec
(Ey güle benzeyen sevgili, benim ile beraber bulunmaktan utanip beni terketme. Zîra gül dikenle beraber olmaya terkederse solar.)
*****
*****
📖 Sayfa 246 · Fuzuli Divanı Şerhi, Ali Nihad Tarlan
Işk derdiyle hoşem el çek ilâcumdan tabîb
Kılma derman kim helâküm zehri dermânumdadur
(Aşk derdinden memnunum, ey tabîb beni tedâvîden vazgeç.
Derman kılma, zîra beni öldürecek zehir senin dermanındadır.)
*****
*****
📖 Sayfa 485 · Fuzuli Divanı Şerhi, Ali Nihad Tarlan
Sensiz geceler âh u fegânum meh işitdi
Ey meh sana hem yetdi ola âh u fegânum
(Sensiz geçirdiğim geceler âh ve figanımı ay işitti.
Ey ay yüzlü dilber âh ve feryâdım sana da ulaşmak olacak.)
*****
*****
📖 Sayfa 458 · Fuzuli Divanı Şerhi, Ali Nihad Tarlan
Bülbül-i gam-zedeem bâğ u bahârum sensen
Dehen ü kadd i ruhun gonca vü serv ü semenüm
(Gamlı bir bülbülüm, bahçem, baharım sensin. Benim goncam senin ağzın, benim servim senin boy bosun, benim beyaz gülüm ise senin yanağındır.)
*****
*****
📖 Sayfa 374 · Fuzuli Divanı Şerhi, Ali Nihad Tarlan
Kıldı şevkun eşk gavvası gözüm merdümlerin
Ey dür-i ter menzilün gûyâ bu deryâdur senün
(Senin hararetli aşkın gözbebeklerimi gözyaşına dalgıç yaptı.
Ey taze inci sanki senin yerin bu deryâdır.)
*****

*****
📖 Sayfa 707 · Fuzuli Divanı Şerhi, Ali Nihad Tarlan
Bes kim seni görende gider benden ihtiyâr
Gelmez beyâna mihnet-i işkun şikâyeti
(Seni gördüğüm zaman ihtiyarım elden gittiği için aşk yüzünden çektiğim mihneti sana şikâyet edemiyorum.)
*****
*****
📖 Sayfa 636 · Fuzuli Divanı Şerhi, Ali Nihad Tarlan
Fâriğ etdi mihrün özge mehlikâlardan meni
Hirz imiş işkun senün sahlar belâlardan meni
(Senin aşkın başka ay yüzlü güzellerden elimi çektirdi.
Senin aşkın beni belâlardan saklayan bir muska imiş.)
*****
*****
📖 Sayfa 440 · Fuzuli Divanı Şerhi, Ali Nihad Tarlan
Yandurup eczâ-yı terkîbüm külüm versen yele
Yoh yolundan dönmegüm varum senündür cüz'ü kül
(Bir terkip olan vücudumun cüz'lerini yakıp külümü rüzgâra savursan, senin yolundan dönmem. Parça, bütün "cüz' ve küll" neyim varsa senindir.)
*****
*****
📖 Sayfa 465 · Fuzuli Divanı Şerhi, Ali Nihad Tarlan
Akl yâr olsaydı terk-i işk-ı yâr etmez midüm
İhtiyâr olsaydı râhat ihtiyâr etmez midüm
(Akıl bana yâr olsaydı, yârin aşkını terketmezmi idim. İhtiyârım, irâdem elimde olsaydı, hiç râhat etmeye karar vermez mi idim?)
*****
*****
📖 Sayfa 216 · Fuzuli Divanı Şerhi, Ali Nihad Tarlan
Esîr-i derd-i işk u mest-i câm-ı hüsn çok ammâ
Bizüz meşhur olan leylî sana Mecnûn sana derler
(Aşk derdine esir ve güzellik kadehi ile sarhoş olan çok ama meşhur olan biziz. Sana Leylâ, bana Mecnûn derler.)
*****
*****
📖 Sayfa 139 · Fuzuli Divanı Şerhi, Ali Nihad Tarlan
Gönül gam dünleri tenhâ geçürme iste bir hem dem
Ecel hâbından efganlar çeküp Mecnûn'u bîdâr et
(Ey gönül, gam gecelerini yalnız geçirme. Bir konuşup görüşecek, seni anlayacak bir dost iste. Feryâtlar edip Mecnûn'u ecel uykusundan uyandır.)
*****
*****
📖 Sayfa 276 · Fuzuli Divanı Şerhi, Ali Nihad Tarlan
Gûşe-i ebrûlarından çeşm-i câdûlar mıdur
Yohsa girmiş yaya tîr-endâz hindûlar mıdur
(Kaşlarının köşesinde sihirbaz gözlerin midir, yoksa keman çekmeye hazırlanmış ok atan haramîler midir?)
*****
Dil bedest aver ki hacc-ı ekberest
📖 Sayfa 191 · Fuzuli Divanı Şerhi, Ali Nihad Tarlan
Ez hezârân Ka'be yek dil bihterest
Ka'be bünyâd-ı Halil-i Âzerest
Dil nazar-gâh-ı Celîl-i ekberest
"Gönül ele al ki hacc-ı ekber budur.
Bir gönül binlerce Kâ'beden daha üstündür.
Kâ'be, Hazret-i İbrahim'in yaptığı bir binadır.
Gönül büyük Allah'ın baktığı yerdir".
Sadi
*****
📖 Sayfa 674 · Fuzuli Divanı Şerhi, Ali Nihad Tarlan
Bahrler seyr eylesen mutlak ter olmaz dâmenün
Ger hevâ-yı işk ile memlû isen yelken kimi
(Eğer yelken gibi aşk havası ile dolu isen, denizlerde ne kadar dolaşsan eteğin ıslanmaz.)
*****
*****
📖 Sayfa 224 · Fuzuli Divanı Şerhi, Ali Nihad Tarlan
Hansı gülzâr içre bir gül açılur hüsnün gibi
Hansı gül bergi leb-i lâl-i dür-efşânunca var
(Hangi gül bahçesinde senin güzelliğinde bir gül açılır.
Hangi gül yaprağı inci saçan lâ'l dudağına benzer.)
*****
*****
📖 Sayfa 346 · Fuzuli Divanı Şerhi, Ali Nihad Tarlan
Kilmagil muhkem gönül dünyâya 'akd-i irtibât
Sen bir âvâre misâfirsen bu bir vîrân ribât
(Ey gönül, dünyaya sıkı sıkıya bağlanma.
Sen bir âvâre yolcusun, o da vîrân bir kervansaray.)
*****
*****
📖 Sayfa 545 · Fuzuli Divanı Şerhi, Ali Nihad Tarlan
Bilürdüm sende hem var ol hevâ kim mendedür ey ney
Dem urdukça eger çihsaydı âteş bend bendünden
(Ey ney, eğer üfledikçe boğumlarından ateş çıksa idi bendeki aşkın sendede olduğunu anlardım.)
*****
*****
📖 Sayfa 626 · Fuzuli Divanı Şerhi, Ali Nihad Tarlan
Beni cândan usandırdı cefâdan yâr usanmaz mı
Felekler yandı ahumdan murâdum şem'i yanmaz mı
(Yârin ettiği cefa beni canımdan usandırdı.
Sevgili artık bana cefa etmekten usanmaz mı?)
*****
*****
📖 Sayfa 256 · Fuzuli Divanı Şerhi, Ali Nihad Tarlan
Bu ne sirdur sırr-ı işkun demeden bir kimseye
Şehre düşmüş men seni sevdüm deyu âvâzeler
(Aşkının sırrı nasıl bir sırdır ki, ben kimseye söylemeden şehirde benim seni sevdiğim haberi çalkalanıyor.)
*****
*****
📖 Sayfa 393 · Fuzuli Divanı Şerhi, Ali Nihad Tarlan
İstegün cân idi hâk-i rehüne tapşurdum
Yetdi ol hod yerine şimdi nedür fermânun
(İstediğin can idi onu yolunun toprağına verdim, bu isteğin yerine geldi. Şimdi ne emrediyorsun?)
*****

*****
📖 Sayfa 205 · Fuzuli Divanı Şerhi, Ali Nihad Tarlan
Cânı kim cânânı içün sevse cânânın sever
Cânı içün kim ki cânânın sever cânın sever
(Cânânı için cânını seven insan cânânımı sever.
Cânânını cânı için seven insan ise cânını sever.)
*****
*****
📖 Sayfa 269 · Fuzuli Divanı Şerhi, Ali Nihad Tarlan
Düşdüm belâ-yı işka hired-mend-i asr iken
İl şimdi menden aldığı pendi mana verür
(Asrın sayılı akıllılarından iken aşk belâsına düştüm. Halk evvelce benden aldığı nasihatı şimdi bana veriyor.)
*****
*****
📖 Sayfa 417 · Fuzuli Divanı Şerhi, Ali Nihad Tarlan
Öyle müstesna güzelsen kim sana yohdur bedel
Senden ey can münkati' kılmaz meni illâ ecel
(Öyle hiçbir güzele benzemez bir güzelsin ki sana bedel olacak, senin yerini tutacak bir güzel yoktur. Ey can, beni senden ancak ceel ayırır.)
*****
*****
📖 Sayfa 412 · Fuzuli Divanı Şerhi, Ali Nihad Tarlan
Sabâ ol zülfü depretdükce teşvîşüm ziyâd eyler
Sakın depretme kim bağrumdadur başı o kullâbun
(Bahar rüzgârı o zülfü hareket ettirdikçe aklım fikrim birbirine karışıyor, dertleniyorum.
Sakın o zülfü oynatma, zîra o çengelin ucu benim bağrımdadır.)
*****
*****
📖 Sayfa 617 · Fuzuli Divanı Şerhi, Ali Nihad Tarlan
Ey vücudun eseri hilkat-ı eşyâ sebebi
Nebî ol vakt ki bilfi'l gerekmezdi nebî
(Ey sen ki, varlığın, bütün eşyanın yaratılmasına sebeptir.
Sen, peygambere ihtiyaç görülmediği zaman dahi peygamberdin.)
****
*****
📖 Sayfa 249 · Fuzuli Divanı Şerhi, Ali Nihad Tarlan
Ol perî-veş kim melâhat mülkünün sultanıdur Hükm anun hükmü mana fermân anun fermânidur
(O peri gibi güzel ki, güzellik diyârının sultanıdır. Benim için hüküm onun hükmü, ferman onun fermanıdır.)
*****
*****
📖 Sayfa 565 · Fuzuli Divanı Şerhi, Ali Nihad Tarlan
Name vü kasid peyâmiylen hôş olmaz hâtırum
Öz lebünden lehce-i güftârun eyler ârzû
(Mektup, postacı haberi ile gönlüm hoş olmaz.
Senin kendi dudağından söyleyiş tarzını ister.)
*****
*****
📖 Sayfa 143 · Fuzuli Divanı Şerhi, Ali Nihad Tarlan
Yüzüne durmasun âyîne urub lâf-ı safâ
Ne revâ meh kila horşîd-i dirahşân ile bahs
(Ayna ben saf, temizim diye karşına çıkmasın; ayın parlak güneş ile bahse girişmesi hiç revâ mıdır?)
*****
Nûrunu mâh mihr-i ruhundan alur müdâm
📖 Sayfa 437 · Fuzuli Divanı Şerhi, Ali Nihad Tarlan
İnkâr ederse şehr güvâhumdürür temâm
(Ay, nûrunu senin güneş yüzünden alıyor.
Eğer inkâr ederse bütün bir şehr benim şâhidimdir.)
*****
📖 Sayfa 370 · Fuzuli Divanı Şerhi, Ali Nihad Tarlan
Olur ruhsâruna gün lâ'lüne gül-berg-i ter âşık
Sana eksük degül gökden iner yerden biter âşık
(Yanağına güneş, lâ'l dudağına taze gül yaprağı âşık olur. Sana âşık eksik değildir. İcap edince gökten iner, yerden biter.)
*****
*****
📖 Sayfa 459 · Fuzuli Divanı Şerhi, Ali Nihad Tarlan
Dehenin isterem ey işk yoh et varlığum
Ki yoh olmakda bu gün bir garazum var menüm
(Ey aşk, ben onun fenâfillâhın sembolü olan dudağını istiyorum. Benim varlığımı yok et.
Zîra yok olmakta bir maksadım var benim.)
*****
*****
📖 Sayfa 275 · Fuzuli Divanı Şerhi, Ali Nihad Tarlan
Mende Mecnun'dan füzûn âşıklık isti'dâdı var
Âşık-ı sâdık menem Mecnun'un ancak adı var
(Bende Mecnûn'dan fazla âşıklık isti'dâdı hazırlığı vardır. Sevgisine sadakat gösteren âşık benim. Mecnûn'un sadece adı çıkmış bir kere.)
*****
*****
📖 Sayfa 330 · Fuzuli Divanı Şerhi, Ali Nihad Tarlan
Ömrlerdür eylerem ahvâl-i dünya imtihân
Nakd-i ömrü hâsıl-ı dünyâ hemân bir yâr imiş
(Ömrüm boyunca dünya ahvalini tetkik ettim, neticede ömür parası ve dünya mahsulünün tek bir yâr olduğunu anladım.)
*****
*****
📖 Sayfa 336 · Fuzuli Divanı Şerhi, Ali Nihad Tarlan
Senünle ettügiyçün da 'vî-i takvim hüsn içre
Felek ta'zîr edüp Leylîni rusvâ-yı cihân etmiş
(Güzellik içinde seninle biçim ve şekil yarışına giriştiği için felek, Leyla'yı azarlamış ve cihana rusvâ etmiş.)
*****
*****
📖 Sayfa 257 · Fuzuli Divanı Şerhi, Ali Nihad Tarlan
Derem ahvâlümi cânâna kilam arz velî
Göre bilmen özümü anda ki cânân görünür
(Cânâna hâlimi arzedeyim, onu nasıl sevdiğimi anlatayım derim.
Fakat cânânın göründüğü yerde kendimi göremem.)
*****

**********
📖 Sayfa 720 · Fuzuli Divanı Şerhi, Ali Nihad Tarlan
Fuzûlî deme yetmek menzil-i maksuda müşkildür
Dutan dâmân-ı şer'-i Ahmed-i Muhtâr yetmez mi
(Ey Fuzûlî, istenilen menzile ulaşmak müşkildir deme. Ahmed-i Muhtar'ın yani Hazret-i Muhammed'in şeri'atının eteğini tutan, o eteğe yapışan hiç istenilen menzile ulaşmaz mı?)
**********
*****
📖 Sayfa 517 · Fuzuli Divanı Şerhi, Ali Nihad Tarlan
Men eger âşık olup din vermeseydim ğârete
Kim bilürdi işk mülki kâfiristân olduğın
(Ben eğer âşık olup dinimi yağmaya vermeseydim, aşk mülkünün kâfiristan olduğunu kim bilirdi?)
*****
*****
📖 Sayfa 603 · Fuzuli Divanı Şerhi, Ali Nihad Tarlan
Dâr-ı dünyânı gönül cehd kilup terk ede gör
Hâb-ı gafletde iken özüni bîdâr eyle
(Ey gönül çalış bu dünya evini terket.
Gaflet uykusundasın, kendini uyandır.)
*****
*****
📖 Sayfa 559 · Fuzuli Divanı Şerhi, Ali Nihad Tarlan
Sen tek âfet geldügin bilmişdi kim Hak'dan melek İltimas eylerdi kim âlemde Âdem olmasun
(Melek, Ådem neslinden senin gibi bir âfetin geleceğini bilmişti ki Allah'tan âlemde Âdem'in olmamasını rica etmişti.)
*****
*****
📖 Sayfa 247 · Fuzuli Divanı Şerhi, Ali Nihad Tarlan
Beyâban-gerd Mecnûn'dan gam ü derdüm su'âl etmen
Ne bilsün garka hâlin ol ki menzil-gâhı sâhildür
(Çöllerde dolaşan Mecnûn'dan benim gam ve derdimi sorma.
Sahilde oturan, denize batmış olanın hâlini ne bilsin?)
*****
******
📖 Sayfa 157 · Fuzuli Divanı Şerhi, Ali Nihad Tarlan
Kâfir ki degül mu'terif-i nâr-ı cehennem
İmâna gelür âteş-i hicrânuni görgeç
(Cehennem ateşine inanmayan kâfir, senin hicranının âşıkı nasıl yaktığını görünce imâna gelir. Yani cehennemin varlığını kabul eder.)
*****
*****
📖 Sayfa 219 · Fuzuli Divanı Şerhi, Ali Nihad Tarlan
Hayâl-i ârizun cevlân eder bu çeşm-i pür-nemde
Niçük kim mevce gelmiş suda aks-i âfitâb oynar
(Bu ağlayan gözümde yanağının hayâli dolaşıp duruyor. Dalgalanan suda güneşin kıpırdanan aksi gibi.)
*****
*****
📖 Sayfa 122 · Fuzuli Divanı Şerhi, Ali Nihad Tarlan
Hicrânuna tahammül eden vasluni bulur
Tûbâ li menyüsaadeti's-sabru ve's-sebât
(Ayrılığına tahammül eden visaline erişir.
Sabır ve sebatın yardım ettiği insan ne güzel insandır.)
*****
*****
📖 Sayfa 614 · Fuzuli Divanı Şerhi, Ali Nihad Tarlan
Ey vücûd-ı kâmilün esrâr-ı hikmet masdarı
Masdarı zâtun olan eşya sıfâtun mazharı
(Ey sen ki, kemâl hâlindeki varlığın, hikmet sırlarının südur ettiği. meydana çıktığı yerdir. Zâtından vücuda gelen eşya, madde âlemi senin sıfatlarının zuhur ettiği yerdir.)
*****
*****
📖 Sayfa 116 · Fuzuli Divanı Şerhi, Ali Nihad Tarlan
Olmadı ol mâha rûşen yanduğum hicrân günü
Yanduğun şeb tâ seher şem'ün ne bilsün âfîtâb
(Ayrılık günü yandığımdan o ay gibi güzel haberdâr olmadı, yani bu hadise ona aydınlanmadı.
Mumun gece sabaha kadar yandığını güneş ne bilsin.)
*****
*****
📖 Sayfa 82 · Fuzuli Divanı Şerhi, Ali Nihad Tarlan
Verdi bâd-ı subh bir horşîd-tal'at müjdesin
Şem'-veş veh kim bu dem ölmek mukarrerdür mana
(Sabah rüzgârı, bir güneş yüzlünün doğacağını haber verdi.
Artık ne güzel ki bana mum gibi bu zamanda ölmek kararlaştırılmıştır.)
*****
*****
📖 Sayfa 321 · Fuzuli Divanı Şerhi, Ali Nihad Tarlan
Bir perî silsile-i işkına düşdüm nâgeh
Şimdi bildüm sebeb-i hilkat-i Âdem ne imiş
(Ansızın bir perinin, görünmeyen bir güzelin aşkının zincirine düştüm. O zaman Âdem'in yaratılışının sebebini anladım.)
*****
*****
📖 Sayfa 269 · Fuzuli Divanı Şerhi, Ali Nihad Tarlan
Dedüm kimdür perîşân eyleyen âşıklar ahvâlin
Sabâ gösterdi târ-ı sünbül-i zülfün ki bu eyler
(Aşıkların ahvâlini perişan eden kimdir? dedim. Bahar rüzgârı, sümbüle benzeyen saçının telini göstererek bu eyler, dedi.)
*****
Ey Fuzûlî intihâsuz zevk buldun ışkdan
📖 Sayfa 20 · Fuzuli Divanı Şerhi, Ali Nihad Tarlan
Böyledür her iş ki Hakk adıyla kılsan ibtidâ
(Ey Fuzuli, aşktan sonsuz bir zevk buldun.
Çünkü Hak'ta kendini yok etmek ebedî olan Hakk'a ulaşmaktır. Ebediyyet ise sonsuzluktur)
*****
Eylemez halvet-serây-ı sırr-ı vahdet mahremi
📖 Sayfa 18 · Fuzuli Divanı Şerhi, Ali Nihad Tarlan
Âşıkı ma'şûkdan ma'şûku âşıkdan cüdâ
(Vahdet sırrı insanın içinde olduğu için orada insan yalnızdır. Vahdet sırrının gizli evine girebilen insan, seveni sevilenden, sevileni sevenden ayıramaz.)
*****
Sıkça Sorulan Sorular
Fuzuli Divanı Şerhi kimin eseridir?
Fuzuli Divanı Şerhi, Ali Nihad Tarlan tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2017'de yayımlanmıştır.
Fuzuli Divanı Şerhi kaç sayfadır?
Fuzuli Divanı Şerhi, 720 sayfadır (Akçağ Yayınları baskısı).
Fuzuli Divanı Şerhi'nin en ünlü sözü nedir?
“***** Sebkat-i zât ile eyvân-i risâlet sadri Şeref-i asl ile fihrist-i rüsül müntehabi (Ey sen ki, zâtının ululuk ve zaferi ve önce gelişi, yani Adem yaratılmadan evvel var oluşu itibariyle peygamberlik eyvanının en yüksek yerini işgal eden, aslî şerefiyle de peygamberler arasından seçilmiş bulunansın.) *****”