CANLI

Gustave Flaubert'in Üç Öykü Kitabında Klasik Edebiyat Konusunda Etkisi Süren Sözler

Üç Öykü - Gustave Flaubert kitap alıntıları ve sözleri

Üç Öykü, Gustave Flaubert'in en bilinen eserlerinden biridir. Can Yayınları baskısıyla 128 sayfadır. Bu sayfa, Üç Öykü'den damıtılan en akılda kalan cümlelere ayrılmıştır.

Yazar:Gustave Flaubert
Çevirmen:Samih Rifat
Yayınevi:Can Yayınları
Sayfa Sayısı:128
Orijinal Adı:Trois Contes
Dil:Türkçe
ISBN:9789750707001
Okuma Süresi:3 sa. 38 dk.
Türler:Dünya Klasikleri, Edebiyat, Hikaye (Öykü)

Üç Öykü'den En Beğenilen Alıntılar

Öyle ya, hangi işin bir garip tarafı yok

Üç Öykü, Gustave Flaubert

"Ah! Öleceğim!.. Yaklaş bana, ısıt beni! Hayır, ellerinle değil, bütün varlığınla."

Üç Öykü, Gustave Flaubert

Ne zaman geleceksin sen, nicedir beklediğim kişi?

Üç Öykü, Gustave Flaubert

Yeniden alevlendirmeye çalıştığı sevda o kadar uzaktaydı ki şimdi !

Üç Öykü, Gustave Flaubert

"Doğu bütün tanrıların anayurdu değil miydi?"

📖 Sayfa 98 · Üç Öykü, Gustave Flaubert

Bundan sonra yalnızca ruhu için dua etmeliydi; çünkü o artık yoktu.

Üç Öykü, Gustave Flaubert

Her yanı saran bu sessizlikte her şey daha da dinginleşirdi.

Üç Öykü, Gustave Flaubert

... Yürek vuruşları yavaşladı; bir bir, her seferinde daha belirsiz, daha hafif— tıpkı suyu kesilen bir pınar, yitip giden bir yankı gibi...

📖 Sayfa 53 · Üç Öykü, Gustave Flaubert

Git evlen onunla. Git onunla yaşa çadırında! Külde pişmiş ekmeğini ye! Keçilerden sağılmış sütü iç! Öp o soğuktan mavileşmiş yanaklarını ve unut beni!

Üç Öykü, Gustave Flaubert

"Onun da, herkes gibi, bir sevda öyküsü olmuştu."

📖 Sayfa 17 · Üç Öykü, Gustave Flaubert

"Bedenin sonsuz yaşama göz dikmesi ne kadar da aptalcaydı."

📖 Sayfa 116 · Üç Öykü, Gustave Flaubert

"Sonsuz Olan'dan baska kral yoktur!"

Üç Öykü, Gustave Flaubert

Şu dünyada olmayacak şeyler olur. Hadiseler de çoğu zaman inanılacak gibi değildir.

📖 Sayfa 35 · Üç Öykü, Gustave Flaubert

Yüzü zayıf,sesi inceydi. Yirmi beş yaşındayken kırkında görünüyordu;ellisinden sonra da yaşı bütünüyle anlaşılmaz oldu. Her zaman sessizdi,dimdikti,hareketleri ölçülüydü ve kendi kendine işleyen,tahtadan yapılmış bir kadına benziyordu.

📖 Sayfa 17 · Üç Öykü, Gustave Flaubert

Zaman acılarını dindirmedi. Daha da dayanılmaz hale geldi acılar. Ölmeye karar verdi.

Üç Öykü, Gustave Flaubert

"Gücü etkileyici! İstemesem de seviyorum onu!"

"Öyleyse bırak özgür olsun!"

Üç Öykü, Gustave Flaubert

Kutsal Ruh'u bir kişi olarak tahayyül edemiyordu, çünkü bazen bir kuş, bazen bir alev, bazen de bir nefesti.

📖 Sayfa 27 · Üç Öykü, Gustave Flaubert

Sık sık hatıralarında gençliğine dönebilmek için gözlerini kapatıyordu..

Üç Öykü, Gustave Flaubert

Git onunla bezden evinde yaşa! Külde pişmiş ekmeğini, keçi sütünden yoğurdunu ye! Mavi yanaklarından öp! Ve unut beni!

Üç Öykü, Gustave Flaubert

"Zaman acılarını dindirmedi. Daha da dayanılmaz hale geldi."

📖 Sayfa 81 · Üç Öykü, Gustave Flaubert

Sanki ölümsüz bir gizi saklar gibiydi.

Üç Öykü, Gustave Flaubert

Yüreğindeki iyilik zamanla arttı.

Üç Öykü, Gustave Flaubert

Belki de onun ışığıydı geceleri bataklıkların kıyılarında uçuşan; bulutları iten onun soluğu, çanları uyumlu kılan onun sesiydi.

📖 Sayfa 28 · Üç Öykü, Gustave Flaubert

İnsanlar; fakir, işkencelere boyun eğmeyen, keten elbise giyen ve yıldızlara bakıp geleceği gören bu adamlara saygı duyarlardı.

Üç Öykü, Gustave Flaubert

Zaman acılarını dindirmedi. Daha da dayanılmaz hale geldi acılar.

Üç Öykü, Gustave Flaubert

Ne zaman geleceksin ey yolunu gözlediğim?

Üç Öykü, Gustave Flaubert

...ve gerçek sevgilerin insana verdiği bir düş gücüyle, bu çocuk kendisiymiş gibi geldi ona; yüzü, kendi yüzüne dönüşüyor, giysisini kendisi giyiyor, çocuğun yüreği kendi göğsünde atıyordu sanki;

📖 Sayfa 29 · Üç Öykü, Gustave Flaubert

Bir insanın içine girip de nesi var, nesi yok, her şeyini bilemeyiz ya!

Üç Öykü, Gustave Flaubert

Hiçbir şey düşünmüyor, hiçbir şey hatırlamıyordu.

Üç Öykü, Gustave Flaubert

... hanımefendi kollarını açtı, hizmetçi bu kollara atıldı ve birbirlerine sarıldılar; onları eşit kılan bir öpücükle avundular.

📖 Sayfa 40 · Üç Öykü, Gustave Flaubert

“Benim öylesine düz, öylesine durgun zavallı yaşamımda her tümce bir serüvendir.”

-Gustave Flaubert

Üç Öykü, Gustave Flaubert

“Vahşi hayvanlar serbest bırakılmaz,”

Üç Öykü, Gustave Flaubert

Düşüncelerinin küçük çemberi daha da daralmıştı.

Üç Öykü, Gustave Flaubert

Her zaman sessizdi, dimdikti, hareketleri ölçülüydü ve kendi kendine işleyen, tahtadan yapılmış bir kadına benziyordu.

📖 Sayfa 17 · Üç Öykü, Gustave Flaubert

birbirlerine sarıldılar; onları eşit kılan bir öpücükle acılarından avundular.

📖 Sayfa 44 · Üç Öykü, Gustave Flaubert

Gizemli sözler söylediler birbirlerine; tıpkı akşamları yol kavşaklarında konuşan hırsızlar gibi.

Üç Öykü, Gustave Flaubert

Rüzgar, kulağına can çekişme hırıltılarına benzer sesler getiriyor, yere düşen ciy damlaları, daha ağır başka damlaları anımsatıyordu. Güneş her akşam bulutları kana buluyor ve düşlerinde...

Üç Öykü, Gustave Flaubert

Tanrı'nın istemine uyumştu ve bundan sonra yalnızca ruhu için dua etmeliydi; çünkü o artık yoktu.

Üç Öykü, Gustave Flaubert

Derin şeyler düşler gibi görünüyordu.

📖 Sayfa 63 · Üç Öykü, Gustave Flaubert

"Küçücük cocuklar, analarının ölüsü yanında, küller üstünde sürünecek. Geceleri kimin kılıcıyla yüz yüze geleceğini bilmeden yıkıntılar arasından ekmek aramaya çıkacak insanlar. Akşamları yaşlıların söyleştiği meydanlarda çakallar, kemik parçalarını kapışacak. Bakirelerin, gözyaşlarını tutup yabancının şenliklerinde kitara çalacak ve en yiğit oğullarının ağır yükler altında belleri bükülecek, derileri soyulacak!"

Üç Öykü, Gustave Flaubert

Dağdaki yollar yavaş yavaş insanla dolmaya başladı. Çobanlar sığırları güdüyor, çocuklar eşekleri yularıdan çekiyor, seyirler atları sürüyordu...

Üç Öykü, Gustave Flaubert

Erguvan kızılı hafif bir entari, skandallarına dek bedenini sarıyordu. Odasından aceleyle çıktığı için ne boynunda gerdanlık, ne de kulaklarında küpe vardı. Siyah saçlarının bir örgüsü kollarından birinin üstüne düşüyor ve örgünün ucu iki memesinin arasında kayboluyordu. Kalkık burun delikleri kıpır kıpırdı. Bir utku sevinci yüzünü aydınlatıyordu...

Üç Öykü, Gustave Flaubert

Doğu bütün tanrıların anayurdu degil miydi?

Üç Öykü, Gustave Flaubert

Karanlıklardan sıcak bir soluk yükseldi. Bir yol, döne döne aşağıya iniyordu.

Üç Öykü, Gustave Flaubert

Düşüncelerinin küçük çemberi daha da daraldı; can sesleri, öküzlerin böğürtüleri yoktu artık. Bütün varlıklar bir hayalet sessizliği içinde deviniyorlardı.

Üç Öykü, Gustave Flaubert

... Ve sol koluyla kızın beline sarıldı. Onun koluna yaslanarak yürüyordu şimdi kız; yavaşladılar. Rüzgar hafifçe esiyor, yıldızlar parlıyordu; arabadaki koskocaman saman yığını önlerinde sallanıyordu ve ayaklarını sürüyen dört at, yerden toz kaldırıyorlardı. Sonra, herhangi bir komut beklemeden sağa saptı atlar. Delikanlı kızı bir kez daha öptü; kız karanlıkta kayboldu.

Üç Öykü, Gustave Flaubert

İşte o zaman duyduğu utançtan ruhu bitkin düştü. Üstün bir varlık, gücünü yok ediyordu besbelli.

📖 Sayfa 75 · Üç Öykü, Gustave Flaubert

"(Beden) Ölümden sonra ne büyür ne de olduğu gibi kalır."

📖 Sayfa 116 · Üç Öykü, Gustave Flaubert

“İnsan kardeşinin karısıyla evlenmelidir; ama Herodias dul değildi, üstelik bir çocuğu vardı; iğrenç olan da buydu..”

📖 Sayfa 124 · Üç Öykü, Gustave Flaubert

“İçlerinde en kötüsü o!” diye bağırdı Eleazar. “Ne rezil bir sahtekâr!”

Üç Öykü, Gustave Flaubert

... dudakları gülümsüyordu. Yürek vuruşları yavaşladı; Bir bir, her seferinde daha belirsiz, daha hafif – tıpkı suyu kesilen bir pınar, yitip giden bir yankı gibi. Ve son nefesini verdiğinde, açılan göklerde başının üstünde süzülen dev bir papağan görür gibi oldu.

📖 Sayfa 53 · Üç Öykü, Gustave Flaubert

Benim öylesine düz, öylesine durgun zavallı yaşamımda her tümce bir serüvendir.

Üç Öykü, Gustave Flaubert

"Yirmi beş yaşındayken kırkında görünüyordu, ellisinden sonra da yaşı bütünüyle anlaşılmaz oldu."

Üç Öykü, Gustave Flaubert

Akrabaları hep kaba davranmıştı Felicete'ye. Onları bir daha görmek istemedi.

📖 Sayfa 35 · Üç Öykü, Gustave Flaubert

... insanların hayvana benzeyen suratları, işliklerin gürültü patırtısı, konuşmaların kayıtsızlığı yüreğini donduruyordu.

📖 Sayfa 80 · Üç Öykü, Gustave Flaubert

Düşüncelerinin küçük çemberi daha da daralmıştı. Çanların ezgisi, öküzlerin böğürtüsü onun için artık yoktu. Bütün varlıklar gözlerinin önünde bir hayalet sessizliğiyle hareket ediyorlardı.

📖 Sayfa 22 · Üç Öykü, Gustave Flaubert

Başkalarının yaşamına katılma gereksinimi, onu kente inmeye itiyordu. Ama insanların hayvana benzeyen suratları, ilişkilerin gürültü patırtısı, konuşmaların kayıtsızlığı yüreğini donduruyordu.

📖 Sayfa 92 · Üç Öykü, Gustave Flaubert

Sıkça Sorulan Sorular

Üç Öykü kimin eseridir?

Üç Öykü, Gustave Flaubert tarafından yazılmıştır. Türkçeye Samih Rifat çevirmiştir.

Üç Öykü kaç sayfadır?

Üç Öykü, 128 sayfadır (Can Yayınları baskısı).

Üç Öykü'nün en ünlü sözü nedir?

“Öyle ya, hangi işin bir garip tarafı yok”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Üç Öykü — Gustave Flaubert. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓
“

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4