
Hüsn ü Aşk adlı eser, Şeyh Galip tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1825'te okurlarla buluşmuştur. Eserden akılda kalan bölümleri, beğeni sırasına göre aşağıya derledik.
Hüsn ü Aşk'tan En Beğenilen Alıntılar
"Bilmem ki o masal ne biçim bir büyüydü?
📖 Sayfa 204 · Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip
Cana cehennem haberini getirdi."
︎
📖 Sayfa 15 · Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip
Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen
Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen
(İyi bak kendine ki evrenin özüsün sen,
Varoluşun göz bebeği olan insansın sen.)
︎
Derdi boşlıyan er, er değildir; erin şiârı derd olmak gerek.
📖 Sayfa 218 · Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip
Noksansız, ölümsüz olarak kadîmdir Allâh; lafsız, sessiz kelimdir Allâh.
Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip
Gerçek inançtan haberin olsun; sana bir Allah'la bir peygamber yeter.⚘️
📖 Sayfa 149 · Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip
Hiçbir şeye ihtiyacı olmayan Allah'ın lûtfu biter mi, ümit kesmemek gerek. Durmayıp gidenler, maksada erişirler; başıboş dolaşanlar, bir inci bulurlar elbet.
📖 Sayfa 243 · Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip
Her renge boyan da renk verme; temizlik aynasını paslandırma. Söz, gönüle de, cana da, harmana düşen şimşek gibidir; yandığı yerden ayrılmaması gerek.
📖 Sayfa 211 · Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip
Buluttan dökülen her inci tanesi yüzünden yeşillik çocukları sevindiler, güldüler. Bulut, bahçeyi tatlılıklar haznedarı yaptı; dudukuşları, arılar gibi şekerlerin çevresinde uçuşmıya başladı. Bağın, bahçenin yeli, miskti sanki.⚘️🪻
Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip
Dudaktan dudağa uçan söz, kulakta bile yuva kurup oturmaz. Hoşça tutmadığın sır, hiçbir gönülde karar kılmaz.
📖 Sayfa 210 · Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip
Söz bilen birisinin beğendiği söz, takdîr ettiği renkli, güzel bir beyit, yüzlerce göğe değer.
📖 Sayfa 159 · Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip
Sevgiliye dostla ulaşılır; dostu dosta düşman sanma. Yola gidenler bu ince şeyi bilirler: Yoldaşla yolun ikisi birdir.
📖 Sayfa 197 · Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip
Dolunay içinde Zühre yerleşseydi, onunla solukdaş olsaydı, yüzündeki bene eş olurdu.⚘️
Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip
Her şey koşar, aslına ulaşır...
Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip
Söz feyzini veren Hak'tır;
Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip
insan da bu ihsâna müstahaktır.
Apaydın güneş karanlıkta doğsaydı, yüzüne, yüzündeki tüylere benzerdi.♡
Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip

“Gelsin mi o âhlar beyâna
Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip
Bir nebzesi sığmaz âsmâna.”
Gönlümün neşeli olduğu çağda nerdeydin? Şimdi söz söyleyecek zamanı mı buldun?
📖 Sayfa 219 · Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip
Canımda sevince bir düşmanlık var; neşelen, sevin desen sıkıntılar içinde kalır, daralırım.
📖 Sayfa 208 · Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip
Bedr îse murâdı ben şeb olsam
📖 Sayfa 172 · Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip
Gerdûnı severse kevkeb olsam
Lafz-ı rengîn olur ebyât-ı hayâl üstüne gül
Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip
Hoş gelir gülşen-i fikretde nihâl üstüne gül
Ey gül-i rana!
Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip
Ömrün beş mevsimi vardır: Aşk, hasret, yalnızlık, vuslat ve hüzün.
Sahi sen hangi mevsimdesin?
Ey nihal-i işve bir nev-res fidânımsın benim
Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip
⚘️
Dertlenmek, âh etmek çare olamaz; bu kan denizinin kıyısı bulunamaz. Bu kadar hay huyu bırak; boşu boşuna dağ gibi seslenmekten vazgeç. Bir yarayla kendini yitirme; feryâd etmeyi bırak. Ayıptır, ayıp. Yoksa sen bu işi kolay mı sandın? Gam askerini alay mı sandın?
Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip
Kerem denizinin ardı, sonu yoktur; o denizde de feyiz incisi çoktur.
📖 Sayfa 157 · Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip
Rahmân ve Rahîm Allah dilerse görüş sırları da belirir; görünür elbet.
Ömrün beş mevsimi var
Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip
Aşk, hasret, yalnızlık, vuslat ve hüzün
Sahi, sen hangi mevsimdesin...
Değil mi ki gönlümüz naz şivesine akmada; bir yeni edaya sahib olmak, bir yeni söz söylemek gerek. Yoksa ne incelik; ne de mazmun, üstünlük davasına delil olamaz.
📖 Sayfa 195 · Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip
Sonu gelmez bir düşünceye dalsak söz zincirinin halkaları birbirine ulanır gider.
📖 Sayfa 148 · Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip
Vâr eyle o gülşeni tahayyül
📖 Sayfa 170 · Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip
Pervânesi gül cerâgı bülbül
Güneş, sabahı, atılmış renkli pamuklara döndürdü; zamanın bütün cüzleri, güller giyindi.
📖 Sayfa 185 · Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip
Neye müncer ola hâlim bu televvünle benim
Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip
Dil peşîmân gene tövbeye varmaz denenim.

Cellât bakışını seyret de can bağışlayan Azrâil'i gör. Öyle bir dudağı var ki sevgi sözünü söyledi mi, şafak gibi onun da kan içmek, âdeti olmuş.
📖 Sayfa 176 · Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip
Hüsn, soluktan soluğa ah ediyordu ama derdini bir Aşk biliyordu, bir de Allâh...
Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip
“Dedi ki ne derde düşdüm eyvâh
Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip
Kendim aradım da oldum âgâh.”
Güzelliğinin nurlarını anlamaya imkan yok; güneş bile o ışıklara karşı bir avuç toprak…
Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip
“Sabr eyle biraz sen etme efgân
Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip
N’eyler bakalım Hudâ-yı zî-şân.”
"Gönül halinin düzene gireceği bir an yok mu?"
Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip
Hüsn'ü görmek isteyen rûha Aşk, safâ aynasını verir. Rûh, aynada kendisini görür, Hüsn'ü gördüm sanır ve candan vurulur.
Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip
Büyümeye başlayan Hüsn'ün beşiğini Kader sallar. Aşk ise ağlayarak büyümektedir. Her iki çocukta büyüyünce okula gönderilir. Gönderildikleri oklulun adı Mekteb-i Edeb yani Terbiye Okuludur. Bu okulun hocası ise Molla-yı Cünûn'dan Çılgınlık hocasıdır. Lakin onların gittiği bu okulda yalnızca aşk ve sevgi dersleri vardır.
Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip
Ey kalem, eser senin değildir. Ey gece, bu seher senin değildir.
Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip
"Âşıkta utanma olur mu? Bir şey ne kadarsa o kadardır; miktarını aşabilir mi?"
Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip
Bir gülümsemesi gökyüzüne sığmaz..
Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip
“Sevmez mi sever mi kimse bilmez
Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip
Ol rütbe de bi haber denilmez.”
“Durma sefer et diyâr-i Kalb’e.”
📖 Sayfa 151 · Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip
Gönlünün kırıklarını gözlerinden dökerdi;
Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip
sözlerinden ateşler saçılırdı.
İlk olarak yaratılan akıldır. Aklın, Allah'ı, kendini, kendinden sonra gelenleri bilmesinden Hüsn, Aşk ve Hüzün meydana geliyor; bunların üçü de bir asıldan zuhûr etmiştir.
Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip

“Pervaneye ne istediğini sorma..!
Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip
Yanışından sevdasını anla..”
“Bîçâre gönül gamı-yle yansın
Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip
Tek ol büt-i âteşîn inansın
Hûn-âbe-i hecre cân boyansın
Mahrûm gözi şerâba kansın
Her kahrın bin Kerem gedâdır.”
Bir çaresi yok belaya düştüm; sanki tek başıma Kerbela'ya düştüm.
Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip
Can, hasretcilerini satmaya, göz, hasret kadehini içmiye başladı.
Gönül aynası kırıldı; mehtap kayboldu da yalnız ızdırap kaldı.
“Bir çaresi yok belâya düşdüm
Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip
Yek bâşıma Kerbelâ’ya düşdüm.”
Sözün kısası şu ki gamı anlatmak azıcık lafla olmadığı gibi etraflıca anlatılsa da hulasa edilmesi mümkün değil.
Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip
Derd alemidir bu; ateşli gönlün kıvılcımları öylesine yıldızlardır ki göklerin haritası bile onları almaya kafi gelmez.
Dileği dolunaysa gece olsam, gökyüzünü seviyorsa yıldız kesilsem…
Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip
“Bir bâğ idi kim bu câna me’vâ
Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip
Her goncası cennet idi gûyâ
Fürkat gelip etdi cümle yağmâ
Gönlümde o neş’e kaldı hâlâ
Mest-i mey-i i’tibâr idim ben.”
“Bir sözle kim oldı yâre vâsıl
Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip
Bir gonca ile behara vâsıl.”
“Gönül aynası kırıldı; mehtap kayboldu da yalnız ızdırap kaldı.”
Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip
Kâlp şehrinin suyunu içersen⚘️
Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip
birliğe ikililik sığmaz⚘️
Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip
Yazıklar olsun; şiiri de alıp götürdüler; hele bizler, şöyle kılıç artığı kaldık.
Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip
"Bakışı cana düşmandı, omuzlarına düşen siyah saçları imana düşmandı."
Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip
Gönül gamı anlatılamaz ama ateş gibidir; gizlenemez de.
📖 Sayfa 200 · Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip
“Çün şîve-i nâza mâiliz biz
Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip
Bir tâze-edâya kâiliz biz.”
Sıkça Sorulan Sorular
Hüsn ü Aşk kimin eseridir?
Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1825'te yayımlanmıştır. Türkçeye Abdülbaki Gölpınarlı çevirmiştir.
Hüsn ü Aşk kaç sayfadır?
Hüsn ü Aşk, 464 sayfadır (İş Bankası Kültür Yayınları baskısı).
Hüsn ü Aşk'ın en ünlü sözü nedir?
“"Bilmem ki o masal ne biçim bir büyüydü? Cana cehennem haberini getirdi."”