CANLI

Hüsn ü Aşk Kitabından şiir Alanında Anlamlı Sözler — Şeyh Galip

Hüsn ü Aşk - Şeyh Galip kitap alıntıları ve sözleri

Hüsn ü Aşk adlı eser, Şeyh Galip tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1825'te okurlarla buluşmuştur. Eserden akılda kalan bölümleri, beğeni sırasına göre aşağıya derledik.

Yazar:Şeyh Galip
Çevirmen:Abdülbaki Gölpınarlı
İlk Yayın:1825
Yayınevi:İş Bankası Kültür Yayınları
Sayfa Sayısı:464
Orijinal Adı:Hüsn-ü Aşk
Dil:Türkçe
ISBN:9789754587500
Okuma Süresi:13 sa. 9 dk.
Türler:Edebiyat, Şiir, Türk Klasikleri

Hüsn ü Aşk'tan En Beğenilen Alıntılar

"Bilmem ki o masal ne biçim bir büyüydü?
Cana cehennem haberini getirdi."

📖 Sayfa 204 · Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip



Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen
Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen

(İyi bak kendine ki evrenin özüsün sen,
Varoluşun göz bebeği olan insansın sen.)

📖 Sayfa 15 · Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip

Derdi boşlıyan er, er değildir; erin şiârı derd olmak gerek.

📖 Sayfa 218 · Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip

Noksansız, ölümsüz olarak kadîmdir Allâh; lafsız, sessiz kelimdir Allâh.

Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip

Gerçek inançtan haberin olsun; sana bir Allah'la bir peygamber yeter.⚘️

📖 Sayfa 149 · Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip

Hiçbir şeye ihtiyacı olmayan Allah'ın lûtfu biter mi, ümit kesmemek gerek. Durmayıp gidenler, maksada erişirler; başıboş dolaşanlar, bir inci bulurlar elbet.

📖 Sayfa 243 · Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip

Her renge boyan da renk verme; temizlik aynasını paslandırma. Söz, gönüle de, cana da, harmana düşen şimşek gibidir; yandığı yerden ayrılmaması gerek.

📖 Sayfa 211 · Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip

Buluttan dökülen her inci tanesi yüzünden yeşillik çocukları sevindiler, güldüler. Bulut, bahçeyi tatlılıklar haznedarı yaptı; dudukuşları, arılar gibi şekerlerin çevresinde uçuşmıya başladı. Bağın, bahçenin yeli, miskti sanki.⚘️🪻

Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip

Dudaktan dudağa uçan söz, kulakta bile yuva kurup oturmaz. Hoşça tutmadığın sır, hiçbir gönülde karar kılmaz.

📖 Sayfa 210 · Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip

Söz bilen birisinin beğendiği söz, takdîr ettiği renkli, güzel bir beyit, yüzlerce göğe değer.

📖 Sayfa 159 · Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip

Sevgiliye dostla ulaşılır; dostu dosta düşman sanma. Yola gidenler bu ince şeyi bilirler: Yoldaşla yolun ikisi birdir.

📖 Sayfa 197 · Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip

Dolunay içinde Zühre yerleşseydi, onunla solukdaş olsaydı, yüzündeki bene eş olurdu.⚘️

Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip

Her şey koşar, aslına ulaşır...

Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip

Söz feyzini veren Hak'tır;
insan da bu ihsâna müstahaktır.

Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip

Apaydın güneş karanlıkta doğsaydı, yüzüne, yüzündeki tüylere benzerdi.♡

Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip

“Gelsin mi o âhlar beyâna
Bir nebzesi sığmaz âsmâna.”

Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip

Gönlümün neşeli olduğu çağda nerdeydin? Şimdi söz söyleyecek zamanı mı buldun?

📖 Sayfa 219 · Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip

Canımda sevince bir düşmanlık var; neşelen, sevin desen sıkıntılar içinde kalır, daralırım.

📖 Sayfa 208 · Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip

Bedr îse murâdı ben şeb olsam
Gerdûnı severse kevkeb olsam

📖 Sayfa 172 · Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip

Lafz-ı rengîn olur ebyât-ı hayâl üstüne gül
Hoş gelir gülşen-i fikretde nihâl üstüne gül

Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip

Ey gül-i rana!
Ömrün beş mevsimi vardır: Aşk, hasret, yalnızlık, vuslat ve hüzün.
Sahi sen hangi mevsimdesin?

Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip

Ey nihal-i işve bir nev-res fidânımsın benim
⚘️

Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip

Dertlenmek, âh etmek çare olamaz; bu kan denizinin kıyısı bulunamaz. Bu kadar hay huyu bırak; boşu boşuna dağ gibi seslenmekten vazgeç. Bir yarayla kendini yitirme; feryâd etmeyi bırak. Ayıptır, ayıp. Yoksa sen bu işi kolay mı sandın? Gam askerini alay mı sandın?

Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip

Kerem denizinin ardı, sonu yoktur; o denizde de feyiz incisi çoktur.
Rahmân ve Rahîm Allah dilerse görüş sırları da belirir; görünür elbet.

📖 Sayfa 157 · Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip

Ömrün beş mevsimi var
Aşk, hasret, yalnızlık, vuslat ve hüzün
Sahi, sen hangi mevsimdesin...

Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip

Değil mi ki gönlümüz naz şivesine akmada; bir yeni edaya sahib olmak, bir yeni söz söylemek gerek. Yoksa ne incelik; ne de mazmun, üstünlük davasına delil olamaz.

📖 Sayfa 195 · Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip

Sonu gelmez bir düşünceye dalsak söz zincirinin halkaları birbirine ulanır gider.

📖 Sayfa 148 · Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip

Vâr eyle o gülşeni tahayyül
Pervânesi gül cerâgı bülbül

📖 Sayfa 170 · Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip

Güneş, sabahı, atılmış renkli pamuklara döndürdü; zamanın bütün cüzleri, güller giyindi.

📖 Sayfa 185 · Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip

Neye müncer ola hâlim bu televvünle benim
Dil peşîmân gene tövbeye varmaz denenim.

Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip

Cellât bakışını seyret de can bağışlayan Azrâil'i gör. Öyle bir dudağı var ki sevgi sözünü söyledi mi, şafak gibi onun da kan içmek, âdeti olmuş.

📖 Sayfa 176 · Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip

Hüsn, soluktan soluğa ah ediyordu ama derdini bir Aşk biliyordu, bir de Allâh...

Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip

“Dedi ki ne derde düşdüm eyvâh
Kendim aradım da oldum âgâh.”

Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip

Güzelliğinin nurlarını anlamaya imkan yok; güneş bile o ışıklara karşı bir avuç toprak…

Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip

“Sabr eyle biraz sen etme efgân
N’eyler bakalım Hudâ-yı zî-şân.”

Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip

"Gönül halinin düzene gireceği bir an yok mu?"

Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip

Hüsn'ü görmek isteyen rûha Aşk, safâ aynasını verir. Rûh, aynada kendisini görür, Hüsn'ü gördüm sanır ve candan vurulur.

Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip

Büyümeye başlayan Hüsn'ün beşiğini Kader sallar. Aşk ise ağlayarak büyümektedir. Her iki çocukta büyüyünce okula gönderilir. Gönderildikleri oklulun adı Mekteb-i Edeb yani Terbiye Okuludur. Bu okulun hocası ise Molla-yı Cünûn'dan Çılgınlık hocasıdır. Lakin onların gittiği bu okulda yalnızca aşk ve sevgi dersleri vardır.

Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip

Ey kalem, eser senin değildir. Ey gece, bu seher senin de­ğildir.

Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip

"Âşıkta utanma olur mu? Bir şey ne kadarsa o kadardır; miktarını aşabilir mi?"

Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip

Bir gülümsemesi gökyüzüne sığmaz..

Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip

“Sevmez mi sever mi kimse bilmez
Ol rütbe de bi haber denilmez.”

Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip

“Durma sefer et diyâr-i Kalb’e.”

📖 Sayfa 151 · Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip

Gönlünün kırıklarını gözlerinden dökerdi;
sözle­rinden ateşler saçılırdı.

Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip

İlk olarak yaratılan akıldır. Aklın, Allah'ı, kendini, kendinden sonra gelenleri bilmesinden Hüsn, Aşk ve Hüzün meydana geliyor; bunların üçü de bir asıldan zuhûr etmiştir.

Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip

“Pervaneye ne istediğini sorma..!
Yanışından sevdasını anla..”

Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip

“Bîçâre gönül gamı-yle yansın
Tek ol büt-i âteşîn inansın
Hûn-âbe-i hecre cân boyansın
Mahrûm gözi şerâba kansın
Her kahrın bin Kerem gedâdır.”

Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip

Bir çaresi yok belaya düştüm; sanki tek başıma Kerbe­la'ya düştüm.
Can, hasretcilerini satmaya, göz, hasret kadehini içmi­ye başladı.
Gönül aynası kırıldı; mehtap kayboldu da yalnız ızdırap kaldı.

Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip

“Bir çaresi yok belâya düşdüm
Yek bâşıma Kerbelâ’ya düşdüm.”

Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip

Sözün kısası şu ki gamı anlatmak azıcık lafla olmadığı gi­bi etraflıca anlatılsa da hulasa edilmesi mümkün değil.

Derd alemidir bu; ateşli gönlün kıvılcımları öylesine yıl­dızlardır ki göklerin haritası bile onları almaya kafi gelmez.

Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip

Dileği dolunaysa gece olsam, gökyüzünü seviyorsa yıldız kesilsem…

Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip

“Bir bâğ idi kim bu câna me’vâ
Her goncası cennet idi gûyâ
Fürkat gelip etdi cümle yağmâ
Gönlümde o neş’e kaldı hâlâ
Mest-i mey-i i’tibâr idim ben.”

Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip

“Bir sözle kim oldı yâre vâsıl
Bir gonca ile behara vâsıl.”

Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip

“Gönül aynası kırıldı; mehtap kayboldu da yalnız ızdırap kaldı.”

Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip

Kâlp şehrinin suyunu içersen⚘️

Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip

birliğe ikililik sığmaz⚘️

Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip

Yazıklar olsun; şiiri de alıp götürdüler; hele bizler, şöyle kılıç artığı kaldık.

Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip

"Bakışı cana düşmandı, omuzlarına düşen siyah saçları imana düşmandı."

Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip

Gönül gamı anlatılamaz ama ateş gibidir; gizlenemez de.

📖 Sayfa 200 · Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip

“Çün şîve-i nâza mâiliz biz
Bir tâze-edâya kâiliz biz.”

Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip

Sıkça Sorulan Sorular

Hüsn ü Aşk kimin eseridir?

Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1825'te yayımlanmıştır. Türkçeye Abdülbaki Gölpınarlı çevirmiştir.

Hüsn ü Aşk kaç sayfadır?

Hüsn ü Aşk, 464 sayfadır (İş Bankası Kültür Yayınları baskısı).

Hüsn ü Aşk'ın en ünlü sözü nedir?

“"Bilmem ki o masal ne biçim bir büyüydü? Cana cehennem haberini getirdi."”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Hüsn ü Aşk — Şeyh Galip. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4