
Hz. Muhammed'in 30 Günü, din dünyasına Said Alpsoy'un kazandırdığı özel bir eserdir. Türkçe baskısı Gelenek Yayınları tarafından yayımlanmıştır. Bu derlemede yer alan sözler, kitabı okuyanların ortak beğenisini yansıtıyor.
Hz. Muhammed'in 30 Günü'den En Beğenilen Alıntılar
Rabbim! Gireceğim yere doğrulukla girmemi sağla, çıkacağım yerden de doğrulukla çıkmamı sağla. Bana, tarafından, hakkıyla yardım edici bir kuvvet ver.
Hz. Muhammed'in 30 Günü, Said Alpsoy
( İsra, 80 )
Daha o yaşta anasız ve babasız kalmanın ne demek olduğunu öyle iyi bilir ki, yıllar sonra bile, anasız bir çocuk gördüğünde onun saçlarını arkadan öne doğru ve düzelterek sever; çünkü anneler çocuklarına öyle yaparlar. Babadan yetim kalmış bir çocuk gördüğünde ise önden arkaya doğru ve karıştırarak sever. Çünkü babalar çocuklarının başını öyle okşar.
📖 Sayfa 20 · Hz. Muhammed'in 30 Günü, Said Alpsoy
Ve Duha Suresi'nin altıncı Àyeti bu acıklı olaya dairdir;
"O (Rabbin) seni yetim bulup da barındırmadı mı?"
Yüzyıllar sonra, günümüzden bir şair, kutlu anne Âmine'ye şöyle seslenecektir:
Hz. Muhammed'in 30 Günü, Said Alpsoy
Ey Ebva'da yatan ölü!
Bahçende açtı dünyanın en güzel gülü...
Evet, deyim yerindeyse "mucize", Allah(Şanı En Yüce) tarafından, Peygamberlerine verilmiş bir "kimlik belgesi"dir.
Hz. Muhammed'in 30 Günü, Said Alpsoy
Ahiret, senin için dünyadan daha hayırlıdır!
Hz. Muhammed'in 30 Günü, Said Alpsoy
"Ey amca! Vallahi güneşi bir omzuma, ayı da diğer omzuma koysalar bile, ben bu davadan vazgeçmeyeceğim. Öldürüleceğim ama dönmeyeceğim. Sen beni terk etsen, hatta karşıma geçsen bile canımı vereceğim; fakat onlara teslim olmayacağım!" Hz. Peygamberimiz (s.a.v)
📖 Sayfa 49 · Hz. Muhammed'in 30 Günü, Said Alpsoy
Ve Hamza da Vahşi'nin elinden şehadeti içer. Arkadan yaklaşır Vahşi... Elindeki kısa mızrağı tam da Hamzanın kasığına gömer. Hamza bir an için üç ayak üstünde durur gibi olur ve sonra yıkılır. Vahşi, Hamzanın burnunu, kulaklarını, dudaklarını keser, gözlerini oyar ve hepsini bir ipe dizip gerdanlık yapar. Hind'e hediye eder.
Hz. Muhammed'in 30 Günü, Said Alpsoy
Hamza şehid, Vahşi hür olur.
Yirmi üç sene sürmüş olan, o bütün zamanların altın diliminde, Allah'ın Elçisi için Taif'ten sonra günlerin en acısı, o gün, Uhud Günü olur...
Dede Abdülmuttalib ise bundan iki yıl sonra, O, sekiz yaşındayken...
Hz. Muhammed'in 30 Günü, Said Alpsoy
Son himaye ediciler, amca Ebu Talib ile hayat yoldaşı Hatice, daha Peygamberliğin ilk yıllarında. Ve sonra Emanet, bütünüyle ve sadece ve tek başına, gerçek Sahibi'ne ait olacaktır.
'Kabe'nin Rabbi'ne,
Muhammed'in Rabbi'ne,
Alemlerin Rabbi'ne!...
Allah(Şanı En Yüce) hikmet diliyle demektedir ki: "Bu insan sıradan biri değildir. Onun için ve/veya onun eliyle,Ben, kâinatta geçerli kıldığım doğa kanunlarını değiştiriyorum, durduruyorum, tersine çeviriyorum. Böylelikle, önyargılarına ve nefislerinin kaprislerine mağlup olmamış, iman etme yeteneklerini koruyan bütün akıl ve vicdan sahipleri, zorlanmadan ona iman edebilsinler..."
Hz. Muhammed'in 30 Günü, Said Alpsoy
O, sadece Alemlerin RABBİ'ne emanet olacaktır. O'ndan başka dayanak, O'ndan başka sığınak, O'ndan başka güvenilecek tanımayacaktır.
Hz. Muhammed'in 30 Günü, Said Alpsoy
Sa'd b. Rebi (r.a.): "..Kirpiklerinizi açıp kapatacak kadar gücünüz olduğu halde Allah'ın Elçisi'ne sahip çıkmaz, O'nu korumazsanız, yarın ahirette Allah'a verecek bir cevabınız da olmaz."
📖 Sayfa 118 · Hz. Muhammed'in 30 Günü, Said Alpsoy
Allah'tan korkun ki şükredesiniz.
Hz. Muhammed'in 30 Günü, Said Alpsoy
( Al-i İmran, 123)
Ey Allah'ın Elçisi! Değil mi ki sen sağsın...
Hz. Muhammed'in 30 Günü, Said Alpsoy
Artık bütün acılar hafif gelir
Ve onlar, Bedir'de, hayatlarında eşini benzerini görmedikleri bir mağlubiyete uğrayacaklardır. Çünkü bütün yoksunluklarına karşılık, Müslümanların yanında, onların inanmadıkları biri vardır: ALLAH!
Hz. Muhammed'in 30 Günü, Said Alpsoy
"Ey ALLAH'ın Elçisi..." derler,
Hz. Muhammed'in 30 Günü, Said Alpsoy
"Putperestlere verilmiş sözün ne değeri olur? Bize birer kılıç ver, biz de savaşalım." Hz. Muhammed'in kaşlar yukarıya kalkar: "Bizim askere ihtiyacımız yok; ama ALLAH'ın
yardımına ihtiyacımız var!" Bedir, belki de o an kazanılır.

Muhammed, sadece bir Elçidir. Ondan önce de peygamberler gelip geçti. Şimdi O, ölür veya öldürülürse, ökçeleriniz üzerine mi döneceksiniz? Kim, ökçesi üzerine geri dönerse, Allah'a hiçbir zarar veremez. Allah, şükredenleri mükâfatlandıracaktır.
Hz. Muhammed'in 30 Günü, Said Alpsoy
(Al-i İmran, 144 )
De ki: Hak geldi, batıl yok olup gitti. Zaten batıl yok olmaya mahkûmdur.
📖 Sayfa 130 · Hz. Muhammed'in 30 Günü, Said Alpsoy
İsra, 81
Cebrail son bir kez karşısındadır. Ve bu kez yanında Azrail de vardır. Cebrail, onun için Hz. Muhammed'den izin ister:
Hz. Muhammed'in 30 Günü, Said Alpsoy
"İlk defa senden istiyor, bir başkasından da istemeyecektir." Azrail'e izin verilir. Bir kez de Azrail'in kendisi izin ister.
Eğer istersen ruhunu alayım, istemezsen geri dönüp, gideyim." Ona da izin verir.
Son sözleri:
Allah'ım! Benim yüce dostum!
Namaz aman namaz..." olur.
Dede Abdülmuttalib ise bundan iki yıl sonra, O, sekiz yaşındayken. . .
📖 Sayfa 12 · Hz. Muhammed'in 30 Günü, Said Alpsoy
Son himaye ediciler, amca Ebu Talib ile hayat yoldaşı Hadice, daha Peygamberliğin ilk yıllarında . . . Ve sonra Emanet, bütünüyle ve sadece ve tek başına, gerçek Sahibi'ne ait olacaktır. . .
'Kàbe'nin Rabbi'ne,
Muhammed'in Rabbi'ne,
Alemlerin Rabbi'ne! . .
Her canlı, ölür...
Hz. Muhammed'in 30 Günü, Said Alpsoy
Her yeni, eskir...
"Ey amca!" der, "Vallahi güneşi bir omzuma, ayı da diğer omzuma koysalar bile, ben bu davadan vazgeçmeyeceğim. Öldürüleceğim ama dönmeyeceğim. Sen Beni terk etsen, hatta karşıma geçsen bile canımı vereceğim; fakat onlara teslim olmayacağım!"
Hz. Muhammed'in 30 Günü, Said Alpsoy
Zaman zaman ayaklarında patlayan kaya parçalarının acısıyla Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi vesellem) olduğu yere çökmektedir. Böyle anlarda taş ve tükürük yağmuruna ara verilmekte, alaylı kahkahalar arasında kollarına girilip ayağa kalkmasına yardım edilmekte ve atışlara yeniden başlanmaktadır. Taiflilerin onuru (!) "düşmüş" birine saldırmaya izin vermemektedir.
📖 Sayfa 60 · Hz. Muhammed'in 30 Günü, Said Alpsoy
Miladî 570 yılının 20 Nisan Pazartesi gecesi... Tanyeri ağarmaktadır.
Hz. Muhammed'in 30 Günü, Said Alpsoy
Anne Âmine'nin doğum sancısı tutar... Âmine, henüz 20 yaşında bile değildir.
Üç tane ebe vardır... Şifa, Fatıma ve Ümmü Eymen...
Üç tane de gökler ötesinden gelmiş, kutlu refakâtçi... Firavun'un eşi Âsiye, Hz. İsa'nın annesi Hz. Meryem ve bir de Cennet hurisi...
Sünneti'ne yeni bir ölçü koyar:
📖 Sayfa 85 · Hz. Muhammed'in 30 Günü, Said Alpsoy
"Bir içecek ikram eden, ondan en son içer."
Ey Allah'ın Elçisi! Yaşarken de en güzeldin, öldükten sonra da en güzel sensin!
Hz. Muhammed'in 30 Günü, Said Alpsoy
Arkadaşları Hz. Muhammed'e (ona binler selam) sorar: "Nerde konaklamak istersiniz!" Yüzü acı bir tebessümle dalgalanır. Yıllar önce
Hz. Muhammed'in 30 Günü, Said Alpsoy
terk ettiği kendi evini, baba ocağını hatırlar: "Akil, bize konaklayacak ev mi bıraktı?" der. Akil, onun amcaoğlu, Hz. Ali'nin de kardeşidir. Azılı bir putperesttir. Hz. Muhammed'in (ona binler selam) Hicret'inden sonra, sadece O'na manevi işkence olsun diye evini yıkıp yerle bir etmiştir. Fakat o gün Akil'in kılına bile dokunmaz. İntikam almayı aklından bile geçirmez.
Zeyd b. Harise (r.a.), günümüzden bir şairin deyimiyle, vücuduna çarpan taşlardan çok, sekenlerden acı çeker; çünkü onlar, Hz. Muhammed'e (sallallahu aleyhi vesellem) isabet ekmektedir.
📖 Sayfa 60 · Hz. Muhammed'in 30 Günü, Said Alpsoy
Hz. Muhammedin (ona binler selam) Kur'an'dan sonra en büyük mucizesi, kusursuz, mükemmel kişiliğidir... El-Emin oluşudur... Peygamberliğinden de önce, doğumundan itibaren...
Hz. Muhammed'in 30 Günü, Said Alpsoy
Sıkça Sorulan Sorular
Hz. Muhammed'in 30 Günü kimin eseridir?
Hz. Muhammed'in 30 Günü, Said Alpsoy tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2008'de yayımlanmıştır.
Hz. Muhammed'in 30 Günü kaç sayfadır?
Hz. Muhammed'in 30 Günü, 139 sayfadır (Gelenek Yayınları baskısı).
Hz. Muhammed'in 30 Günü'nün en ünlü sözü nedir?
“Rabbim! Gireceğim yere doğrulukla girmemi sağla, çıkacağım yerden de doğrulukla çıkmamı sağla. Bana, tarafından, hakkıyla yardım edici bir kuvvet ver. ( İsra, 80 )”