
İmkansız Devlet, Wael B. Hallaq'ın 316 sayfalık eseridir. İlk kez 2012'de yayımlanmıştır. Bu derlemede İmkansız Devlet'ten en çok paylaşılan satırlar sizi bekliyor.
İmkansız Devlet'ten En Beğenilen Alıntılar
üçüncü dünya ülkesinde devletin sadece adı vardır. Bu devletler son yüzyılda kolonyal güçler tarafından yaratılan birer hukuki kurmacadır ve ayrışmış toplumları yönetmeye çalışırlar. Bu toplumlar politik sadakatin kalbi olan ve devletten bağımsız olarak işlev görmeye çalışan kabilevi vd. yerel unsurlara dayanır.
İmkansız Devlet, Wael B. Hallaq
“Tarihsel gelişimin bir yasası, bir tarih felsefesi ve sonuç olarak bir politik felsefe ilan edilmiştir.”
📖 Sayfa 48 · İmkansız Devlet, Wael B. Hallaq
"Geçmiş maddi ve kurumsal olarak ölmüş olsa da ahlaki prensipleri için durum öyle değil. Böylece, İslami yönetim paradigmasına başvurmak, Aristoteless'e, Aquinas'a ya da Kant'a başvurmak kadar makul ve meşru bir projedir."
📖 Sayfa 49 · İmkansız Devlet, Wael B. Hallaq
Yaşamak kendi içinde bir eğitimdir.
📖 Sayfa 223 · İmkansız Devlet, Wael B. Hallaq
Eğer imtihan, Robert Dahl'in kelimelerini ödünç alarak söylersek, "vazgeçilmez hakları herhangi bir hükümetin uzanamayacağı yerde kurmak için ne yapmalı" sorusu ise, o hâlde şeriat, hukukun üstünlüğünü devlete karşı imtiyazlı kılarak imtihanı geçti.
📖 Sayfa 132 · İmkansız Devlet, Wael B. Hallaq
Şurası aslında açıktır ki modern toplumlarda kendisi vasıtasıyla hem toplulukların hem de zihinlerin yapılandırıldığı resmi kategorilerin inşasındaki ana aktör devlettir.
📖 Sayfa 14 · İmkansız Devlet, Wael B. Hallaq
“Bilgi güçtür”
İmkansız Devlet, Wael B. Hallaq
Bacon
Para her yerde bir amaç olarak görülüyor ve kendi içinde bir amaç olan nice şey bu münasebetle adi vasıtalar indirgeniyor.
📖 Sayfa 233 · İmkansız Devlet, Wael B. Hallaq
Georg Simmel / paranın Felsefesi
Modern devlet, İslam'ın tartışmasız prensipleriyle ve temelleriyle çelişmiyorsa gelişme olanağımıza mani değildir. Böylece biz de ondan gelişmek ve ilerlemek adına faydalanabiliriz.
İmkansız Devlet, Wael B. Hallaq
Şüpheci Oryantalizm, (hatalı olarak), şeriatın "temel hukukunu" bir yana, toplumsal ve politik pratiklerini diğer yana ayırmamız gerektiğini savunurken bile, ritüelin Müslümanlar için ruhani ve dini (ek olarak, pratik) önemini sorgulamadı.
İmkansız Devlet, Wael B. Hallaq
“yerel, alışılmış ya da geleneksel ahlak ilkelerinin, evrensel medeniyetin temeli olarak öngörülen eleştirel ya da rasyonel ahlak ilkeleri tarafından yerinden edilmesidir.
📖 Sayfa 33 · İmkansız Devlet, Wael B. Hallaq
John Gray
İslami Kutsal Anayasa tarafında dünyaya tanıtıldığı,
📖 Sayfa 14 · İmkansız Devlet, Wael B. Hallaq
“Son iki yüzyılda kamusal ve özel ilişkilerde egemen fikirler arasında, hiçbiri ilerleme kavramından daha önemli ya da etkili değildir.”
📖 Sayfa 48 · İmkansız Devlet, Wael B. Hallaq
İslam'ın fakihleri ortak sosyal dünyanın normları ve değerleri içinde yaşadılar ve genellikle alt ve orta sosyal tabakaya mensuplardı. Kur'an'ın her tarafa nüfuz eden eşitlikçiliğinden ilham alan bu normlar ve değerler tarafından görevleri tanımlandı, bu da demek oluyor ki toplumda zayıf ve dezavantajlı durumdakileri önceleyip, koruyan insanlar olarak görüldüler ve onlar da kendilerini öyle gördüler.
📖 Sayfa 102 · İmkansız Devlet, Wael B. Hallaq
Bugünün Müslümanlarının politik, yasal ve kültürel mücadeleleri kendi ahlaki ve kültürel özlemleriyle modern dünyanın kendilerinin üretemedigi fakat yagamak zorunda olduğu
📖 Sayfa 26 · İmkansız Devlet, Wael B. Hallaq
ahlaki gerçeklikleri arasindaki uyumsuzluktan kaynaklanyor.

Batı'nın temel ahlaki mesajı asla öldürmemektir: "Öldürmeyeceksin." Fakat Batı'nın politik mazisi cinayet ve kurbanlarla doludur.
İmkansız Devlet, Wael B. Hallaq
“özgürlük ve haysiyete dair yeni bir anlayış ve değerlendirmeyi” desteklenmiştir.
📖 Sayfa 144 · İmkansız Devlet, Wael B. Hallaq
Charles Taylor
“İyi düzenlenmiş bir toplum “ Kuran ve idare ettiren ahlaki bir yasaydı.
📖 Sayfa 13 · İmkansız Devlet, Wael B. Hallaq
Kuyuya ne kadar daldırsanız daldırın, elekle kuyudan su çekemesiniz.
📖 Sayfa 135 · İmkansız Devlet, Wael B. Hallaq
Thomas A. Sprangens Jr.
Denetlenmemiş bir yürütme, adaletten kaçmış keyfî bir güçtür.
📖 Sayfa 90 · İmkansız Devlet, Wael B. Hallaq
Bugün ulus devletinin bir sınıfı olarak vatandaşlık, kimsenin dışına çımayı mümkün görmediği, aklının ucundan dahi geçirmediği derecede zihinler sirâyet etmiş ve tahakkümünü kurmuştur. Köken itibarıyla devlet kendine has bir Avrupalı fenomense, onun zürriyeti olan vatandaş da bu merkeze bağlı demektir. Modern anlamıyla devlet denen fenomenin dışında kimsenin yaşayamayacağı, bağımsız bir alanı bulunamayacağı, devlet temelli bir bağdan mahrum bir insana müsaade edilmeyeceği gerçeği ortadadır...
📖 Sayfa 163 · İmkansız Devlet, Wael B. Hallaq
Geoffrey Marshall’ın da öne sürdüğü gibi, bugünün dünyasında, “genel kabul, yasaya itaatsizlik gibi bir ahlaki hakkın olmadığıdır.” Yasaya meydan okumak bu mutlak iradeye meydan okumaktır, bu da demek oluyor ki bir vatandaş ya da bir grup vatandaş için kendi devletinin yasalarına meydan okumak ya mantıksal bir çelişkidir (çünkü bu kendi iradesine de meydan okumak anlamına gelir) ya da alternatif bir kitlesel iradenin, alternatif bir egemenliğin temsil edildiği aşırı uçta ve radikal bir şiddet eylemidir.
📖 Sayfa 62 · İmkansız Devlet, Wael B. Hallaq
Modernitenin ilerleme fikri “ölümsüz hakikatler” değil, hakikate nihai referansı kendisi olan “teknik bilime” dayanır.
İmkansız Devlet, Wael B. Hallaq
Doğanın yasaları ne olursa olsun, nihayetinde, Tanrı'nın dünyadaki ahlaki bir amacı gerçekleştirmek maksadıyla tasarlanmış yasalarıdır. İyilik yapmak -ve iyi olmak- dışında hiçbir şey önemli değildir.
İmkansız Devlet, Wael B. Hallaq
Vakti gelince göreceğimiz gibi, ahlaki zorunluluğun ikincil bir statüye indirilmesi ve bilimden, ekonomiden, hukuktan ve diğer birçok şeyden ayrı tutulmuş olması, modern projenin merkezinde yoksulluğu, sosyal çözülmeyi ve hem maddi sömürü hem de değer yönünden insanlığı besleyen hakiki dünyanın acınası yıkımını teşvik ediyor ya da görmezden geliyor.
📖 Sayfa 29 · İmkansız Devlet, Wael B. Hallaq
Devletin çok katı ya da baskıcı tedbirleri yasalaştırdığı durumda hâkimler sadece kendilerini bağlayan hukuka uymak zorunda değildir, aynı zamanda devlete, icraatın içinde bir meşruiyet yapısı kazandırmak durumundadırlar. Şunu kabul etmek gerekir ki makamından istifa etmek ya da yasal takdir hakkını yasanın kötücül etkilerini azaltmak için kullanmak normal değil, istisnaidir.
📖 Sayfa 92 · İmkansız Devlet, Wael B. Hallaq
çünkü ahlakın doğru tanımı sadece tanımadığın ve büyük ihtimalle bir daha karşılaşmayacağın- birine kendine davranır gibi davranman değildir, daha önemlisi, doğası itibarıyla yapamadığın için değil, sonuçlarıyla yaşayamadığın-ya da yüzleşmek istemediğin- bir fiili işleyemez olmak ya da işlemekten sakınmaktır.
📖 Sayfa 29 · İmkansız Devlet, Wael B. Hallaq
Şeriat içinde hukuki olan, ahlaki olanın bir aracıdır tersi geçerli değildir.
📖 Sayfa 37 · İmkansız Devlet, Wael B. Hallaq
İslamcılık, sosyal adaletsizliğin, politik yolsuzluğun ve Batılı politik hakimiyetin ahlaki yönden eleştirisini öneren "ahlaki bir harakettir."
İmkansız Devlet, Wael B. Hallaq
Şeriatı Aydınlanma'nın karşısına koymak elbette her maksada uygun değil, fakat ahlaki meselelerin merkezi alanı olarak şeriat sadece Aydınlanma'nın ve onun sonucu olan ahlaki sistemin bir eşleniği değil, aynı zamanda ahlaki alan için potansiyel açıdan sonsuz bir kaynaktır.
İmkansız Devlet, Wael B. Hallaq

İslamcılık sadece İslami dünyadaki Batılı ülkelerin politik ve askeri pratiklerine karşı derinden gelen hınç ve sosyal adaletle ilgili değildir. O, sosyal adaletsizliğin, politik yolsuzluğun ve Batılı politik hakimiyetin ahlaki yönden eleştirisini öneren bir şekilde politize olmuş ahlaki bir harekettir.
İmkansız Devlet, Wael B. Hallaq
Michael Waltzer 'in yazdığı gibi, "sözkonusu insan hayatıysa, şüphe yok ki devletten daha çetin bir alacaklı hiçbir zaman var olmadı."
📖 Sayfa 165 · İmkansız Devlet, Wael B. Hallaq
Bu sebeple Müslüman yargı, bir devletin ya da diktatör bir yöneticinin hizmetinde olmayı değil, öncelikli kaygısı sosyal ve ekonomik ilişkileri ahlaki temellerde düzenlemek olan bir şeriat hukukunu temin etmeyi hedefliyordu. Aynı zamanda yöneticinin halka yönelik davranışını sınırlamakla beraber temelde halkın yasasıydı.
📖 Sayfa 113 · İmkansız Devlet, Wael B. Hallaq
Kur'anda ve onun üzerine inşa edilen şeriatta "hukuki" olan aynı zamanda "ahlaki"dir ve bunun tersi de böyledir.
İmkansız Devlet, Wael B. Hallaq
Dünyadaki her şey tarihseldir. Daha da önemlisi, Tanrının kendisi de.
İmkansız Devlet, Wael B. Hallaq
Aydınlanma, erken dönemlerinde İslami bilimlere epeyce borçlu olmakla beraber, Avrupalı kökeniyle sadece modern devletin üretilmesine kaynaklık etmedi, en az bunun kadar önemli başka bir şeyi yaptı; bu yeni politik ve politik-kültürel sistem biçimi için gerekli ideolojik meşruiyeti de sağladı.
📖 Sayfa 58 · İmkansız Devlet, Wael B. Hallaq
Bu demek değildir ki bugünkü bir biçim-özelliği, gelecekte bir noktada içerik vasfına, değişken bir niteliğe dönüşmesin ya da dönüşmeyecektir. Bu açıkça mümkündür, tıpkı kapitalizmin devletin yükselişi için temel olduğunun Bolşevik Devrimi’nden sonra ispatlanması gibi. Şüphe yok ki gelecek çok çeşitli olasılıklara gebe ve modern projenin gelecekteki ani değişikliklerine imkân tanıyor.
📖 Sayfa 56 · İmkansız Devlet, Wael B. Hallaq
Modern öncesi İslami gelenek ve söylemde , Kur'an dahil (elbetteki onun kurucu metni), yasal olan ve ahlaki olan ikiye ayrılmış kategoriler olarak tanımlanmıyor. Olan ve Olması Gereken, olgu ve ve değer, tek ve aynı görülüyordu.
İmkansız Devlet, Wael B. Hallaq
Bütün tutkuların en büyüğü açgözlülüktür ve bütün ruhani hastalıkların kaynağıdır, onu şehvet takip eder. Bu duygularını kontrol edemeyen kişi kaçınılmaz olarak mal mülk biriktirmeye yönelir. malk mülk yığma sevdası insanda hırs, haset, riya, kibir ve nefreti besleyen ırmaktır. Bunlar kişide alışkanlığa dönüştüğünde bireyin insanda tiksinti uyandıran bir hayatın içine düşmesi kolaylaşır."
İmkansız Devlet, Wael B. Hallaq
Wael Hallaq Gazaliden derliyor; İmkansız Devlet s: 220)(alıntı)
Bir devletin tarihi, onun hem bu soyut kavram hem de pratikler bütün olarak gelişip boy atığı süreçtir.
📖 Sayfa 54 · İmkansız Devlet, Wael B. Hallaq
“İyilik yapmak Kur’an’ın ve dolayısıyla İslam’ın ve İslami yönetimin kalbi, ruhu, özü, çekirdeği ve en belirgin mesajıdır.”
📖 Sayfa 263 · İmkansız Devlet, Wael B. Hallaq
postmodernite, moderniteyi aşmayı hem görev bilmiş hem de buna teşebbüs etmiştir, ama "yine de modernitedir."
İmkansız Devlet, Wael B. Hallaq
Hukuk işlerine birçok yönden yabancılaşmış bulunan modern toplumun aksine, modern öncesi Müslüman toplum, şer-i değerler sistemiyle en az mahkemenin toplumun ahlaki evrenine köksaldığı kadar içli dışlıydı.
📖 Sayfa 107 · İmkansız Devlet, Wael B. Hallaq
Condorcet’in konuyla ilgili meşhur eserini okuyan herkes, (sözümona eşitlik ve kardeşlik fikrine derin bağlılığına rağmen) geçmişin bütün toplumlarının, coğrafya ve zaman fark etmeksizin , modern Avrupa’nın hatırına ve onu hazırlamak için yaşayıp öldüğüne dair genel düşünceden şaşkına döner. Meinecke, Voltaire’le ilgili, “tarih yazıcılığının hâkim motivasyonunun Aydınlanma’nın hizmeti için bütün dünya tarihinden faydalanmak” olduğunu ileri sürerek, benzer bir sonuca varır.
📖 Sayfa 47 · İmkansız Devlet, Wael B. Hallaq
İlerleme fikri ölümsüz hakikatlere değil, hakikate nihai referansı kendisi olan teknik bilime dayanır.
📖 Sayfa 44 · İmkansız Devlet, Wael B. Hallaq

Tarihin bize dünyanın her yerinde, özellikle de Avrupa’da verdiği evrensel bir dersten ötürü, mahkemelerin yürütme erkine yönelik güvensizliği anlaşılabilirdir: Denetlenmemiş bir yürütme, adaletten kaçmış keyfî bir güçtür.
📖 Sayfa 90 · İmkansız Devlet, Wael B. Hallaq
Michel Waltzer'in yazdığı gibi, "sözkonusu insan hayatıysa, şüphe yok ki, devletten daha çetin bir alacaklı hiçbir zaman var olmadı.."
İmkansız Devlet, Wael B. Hallaq
Avrupa'nın tecrübe ettiği politik mutlakiyet, feodalizmin "acımasız" serfliği, kilisenin "istismarları", Sanayi Devrimi'nin "insanlık dışı" gerçeklikleri ve Avrupa'da devrimleri gerekli kılan şeylerin hiçbirinde Müslümanların payı yoktur.
İmkansız Devlet, Wael B. Hallaq
Kur'an'daki Tanrı, insanlığın O'nun sınırsız nimetlerine karşı minnettar olmalarını ve insanlık için yarattıklarının tadını çıkarıp onlara değer vermelerinin beklemektedir.
İmkansız Devlet, Wael B. Hallaq
O'nun hoşlanmadığı şey sadece minnet duyulmaması değil, ayrıca bu hediyelerin ve nimetlerin suistimali ve istismarıdır (Tuğyan)
XIX. yüzyıldan itibaren şeriat tarafından düzenlenen sosyo-ekonomik ve politik sistem kolonyalist Avrupa'nın elinde yapısal olarak parçalandı. Bu da demek oluyor ki içi boşaltılan şeriat, artık kişinin hukuki durumunun modern devlet tarafından konumlandırılabilmesi için gerekli bazı hammaddelerin tedarikine indirgenmişti
📖 Sayfa 13 · İmkansız Devlet, Wael B. Hallaq
İlahi yasayla çelişen bir insani yasa, aslında yasa değildir.
📖 Sayfa 144 · İmkansız Devlet, Wael B. Hallaq
“İlahi yasayla çelişen bir insani yasa, aslında yasa değildir.”
📖 Sayfa 144 · İmkansız Devlet, Wael B. Hallaq
Austin
“Ulus-devletle İslami Şeriat Arasında Hiçbir Çelişki Yoktur .”
İmkansız Devlet, Wael B. Hallaq
Batı (bununla çoğunlukla Avro-Amerika’yı kastediyorum) kendi ürettiği tarihsel bir sürecin içine konumlandırdığı konforlu bir şimdide yaşıyor. Aydınlanma’nın, sanayi ve teknolojik devrimlerin, modern bilimin, milliyetçiliğin, kapitalizmin ve Amerikan-Fransız kurucu geleneğinin, organik biçimde ve içeriden geliştirilmiş daha birçok ürünün şartlarıyla dikte edilmiş bir çağda yaşıyor. Dünyanın geri kalanı da bunu takip etti ya da en azından takip etme baskısını üzerinde hissetti. Yürürlükte Avro-Amerika’nınki dışında hiçbir tarih yok.
İmkansız Devlet, Wael B. Hallaq
Şeriatın (Modernist kimliği) tanımaması bir eksiklik olarak görüldü ve birçok diğer sebebin yanı sıra Şeriat, bundan dolayı da suçlandı. Bu tarz yüzeysel açıklamalar yapan eleştirmenler şunu fark etmelidir ki, tam da şeriatın üzerinde durduğu ahlaki eğitim bunu engelliyor. Şeriatın ahlakı bazı şeylerin yapılamayacağı üzerine bina edilir. Bunlar doğası gereği ya da objektif olarak yapılamaz değildir; ancak yapıldığında sonuçları tolere edilemez olduğu için yapılmaması gerekir. (BU belki de ahlakın en iyi tanımıdır.)
İmkansız Devlet, Wael B. Hallaq
Wael Hallaq, İmkansız Devlet s:254
Bugünün Müslümanlarının politik, yasal ve kültürel mücadeleleri kendi ahlaki ve kültürel özlemleriyle modern dünyanın —kendilerinin üretemediği fakat yaşamak zorunda olduğu— ahlaki gerçeklikleri arasındaki uyumsuzluktan kaynaklanıyor.
İmkansız Devlet, Wael B. Hallaq
"Dünyadaki yerini anla; kendi geçiciliğini anla; bitkilerin ve tahıllar bedenini beslediği gibi, birlikte ruhunu besleyen bir ailenin ve toplumun bir parçası olarak yaratıldığını anla; bütün huyların çevrendeki her şeye karşı bir sorumlulukla gelen bir hediye olduğunu anla; aslında hiçbir şeye sahip olmadığını anla; kaçınılmaz sonla yüzleşeceğini ve mezara iyiliklerin ve iyi bir ismin dışında hiçbir şey götüremeyeceğini anla; içinde yaratıldığını dünyaya ve senin için yaratılmış olan topluma karşı görevlerin olduğunu ve bunun seni tutan çapa olduğunu anla..."
📖 Sayfa 264 · İmkansız Devlet, Wael B. Hallaq
Devlet aygıtının şeriat normlarını deforme edip ikincilleştirdiği, hem İslami yönetimin hem de modern devletin politik proje olarak başarısızlığa uğradığı İran İslam Cumhuriyeti’nin ortaya çıkış sürecinin kanıtladığı üzere, ulus-devlet elbisesi Müslüman dünyanın üzerine iyi oturmuyordu. Diğer hiçbir Müslüman ülke de daha iyisini başaramadı, çünkü kolonyalizmden –ve kolonyalizm sonrasında– benimsedikleri politik örgütlenme otoriter ve baskıcı olmayı sürdürdü.
📖 Sayfa 25 · İmkansız Devlet, Wael B. Hallaq
Modernite ve onun devleti şeriatı kendi şartları ile kabul edemedi ve edemez, çünkü bu şartlar derin bir şekilde ahlaki ve eşitlikçiyken devlet ve onu üreten dünya ise ahlakı ikincil bir alana sürgün etmiştir. Durumu kısaca ifade etmek gerekirse, sömürgeciliğin merkezi alanı ekonomik ve politikti, ahlaki değildi. Böylece ekonomik ve politik olan modernitenin ve onun yükselen küreselleşmesinin merkezi alanı olmayı sürdürdü
📖 Sayfa 275 · İmkansız Devlet, Wael B. Hallaq
John Gray’in dosdoğru tespit ettiği üzere, Aydınlanma’nın ana projesi “yerel, alışılmış ya da geleneksel ahlak ilkelerinin, evrensel medeniyetin temeli olarak öngörülen eleştirel ya da rasyonel ahlak ilkeleri tarafından yerinden edilmesidir.” Bu yeni ahlaki ilkeler; seküler, hümanist ve “bütün insanları bağlayıcı [biçimde] insani kurumların tayin edilmesi için evrensel standartlar koyacaktı.” Nihayet geleneksel prensipler ve ahlak ilkelerinden ayrılan insan aklının yönetimiyle bu proje evrensel bir medeniyet kurmayı hedefleyecekti.
📖 Sayfa 33 · İmkansız Devlet, Wael B. Hallaq
Sıkça Sorulan Sorular
İmkansız Devlet kimin eseridir?
İmkansız Devlet, Wael B. Hallaq tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2012'de yayımlanmıştır. Türkçeye Aziz Hikmet çevirmiştir.
İmkansız Devlet kaç sayfadır?
İmkansız Devlet, 316 sayfadır (Babil Kitap baskısı).
İmkansız Devlet'in en ünlü sözü nedir?
“üçüncü dünya ülkesinde devletin sadece adı vardır. Bu devletler son yüzyılda kolonyal güçler tarafından yaratılan birer hukuki kurmacadır ve ayrışmış toplumları yönetmeye çalışırlar. Bu toplumlar politik sadakatin kalbi olan ve devletten bağımsız olarak işlev görmeye çalışan kabilevi vd. yerel unsurlara dayanır.”