CANLI

İsmet Özel'in Cuma Mektupları 2 Adlı Eserinden Unutulmaz Siyaset Alıntıları

Cuma Mektupları 2 - İsmet Özel kitap alıntıları ve sözleri

İsmet Özel'in Cuma Mektupları 2 adlı eseri, siyaset alanında öne çıkan çalışmalardan biridir. İlk kez 1989'da yayımlanmıştır. Cuma Mektupları 2'ı bitirenlerin aklında kalan cümleler, aşağıda sayfa numaralarıyla sıralı.

Yazar:İsmet Özel
İlk Yayın:1989
Yayınevi:Tiyo Yayınları
Sayfa Sayısı:496
Orijinal Adı:Cuma Mektupları 2
Dil:Türkçe
ISBN:9786054893287
Okuma Süresi:14 sa. 3 dk.
Türler:Deneme-İnceleme, Edebiyat, Siyaset-Politika

Cuma Mektupları 2'dan En Beğenilen Alıntılar

Gerek ülkücüler, gerek Kemalistler Türkiye’yi savunmuyorlar. Onlar, doğrudan doğruya sınıfsal çıkarlarını savunuyorlar. Çünkü o korktukları şey gerçekleştiği takdirde hak ve imtiyazlarını tamamen kaybedecekler. Zaten işler Türkiye’de biraz böyle yürüyor.

***

CHP Türk milletini devletten, MHP Türk milletini milletten, AKP Türk milletini dinden etti.

Cuma Mektupları 2, İsmet Özel

Dalgınlık uyku ile, uyku ise ölümle akrabadır.

Cuma Mektupları 2, İsmet Özel

Müslümanlar olarak her birimiz ne kadar zeki, ne kadar iyi olduğumuzu hem tabiattaki ve hem de tarihteki yerimizi kavradığımız oranda gösterebileceğiz.

Cuma Mektupları 2, İsmet Özel

Direnmek her çağda ve her mekanda zor iştir..

Cuma Mektupları 2, İsmet Özel

Türkiye'nin tek örgütlü gücü "devlet", Türkiye'nin tek tayin edici kültürü İslâm'dır.

📖 Sayfa 377 · Cuma Mektupları 2, İsmet Özel

Bitti. Allah’a ısmarladık bu vesileyle beni sevenlerin gözlerinden öperim. Beni sevmeyenlere gelince... Onların da canı sağolsun demeyeceğim. Allah onların kalplerindeki hastalığı artırsın. Amin.

Cuma Mektupları 2, İsmet Özel

Bedeli ne olursa olsun Müslümanca yaşamanın haysiyetine talibiz.

Cuma Mektupları 2, İsmet Özel

“Öte yandan batılı kültür kurumlarının Türkiye'de verim sağlayan bir olgunluğa ulaşmadığı da bir gerçektir. Fransız modeline uyularak kurulan liselerde olgunluk (baccalauréat) kaldırılmış, eğitim her kademede gevşekleşmiş ve üniversiteler gittikçe artan bir hızla diploma dağıtan kuruluşlar haline dönüşmüştür. Türkiye bilimsel araştırma için, felsefe öğrenimi için veya sanat çalışmaları için öğrenci çeken bir ülke olmak şöyle dursun bunlara ülke dışında devama yetecek temelleri temin bakımından yetersizliğe gömülmüş bir ülkedir.”

📖 Sayfa 55 · Cuma Mektupları 2, İsmet Özel

Ben öteden beri değişmeye iyi gözlerin bakmam...

Değişmeyi sevmiyorum ben. Geçmişini unutalım sözünü tiksinç buluyorum.... Mümkünse kalû-belâyı hatırlayalım.

Cuma Mektupları 2, İsmet Özel

Sizi iyi insan haline getiren verdiğiniz kararlar olmadı mi? Eğer bir zamanlar elinize geçen firsatları tepmemiş olsaydınız bugün ne büyük lekelerle yaşıyor olacağınızı , ne büyük bir utanç yükü altında kalacağını tahmin edebiliyor musunuz?

Cuma Mektupları 2, İsmet Özel

Din. Milliyet. Toprak. Mukadderat. Türkler söz konusu olduğunda bu saydıklarımızdan birine düşman olan hepsine düşman olur.

📖 Sayfa 131 · Cuma Mektupları 2, İsmet Özel

Açıkçası benimle bir bağ kuramamış veya kurma niyeti taşımayan kimselerin yazdıklarımı okumalarına bir anlam veremiyorum.

📖 Sayfa 91 · Cuma Mektupları 2, İsmet Özel

"Düşünce evrenimiz içinde olayları yerleştirebildiğimiz oranda dünyayı karışık saymaktan uzak duracağız."

Cuma Mektupları 2, İsmet Özel

İnsanoğlunun bir tarihe sahip olması onun ölebilmesi demektir. İnsanlar her an ölebilir. İnsanların ölümü tadışları ne uğruna yaşadıklarının göstergesini verir. Bitkilerin ve hayvanların bir şey uğruna yaşamaları
söz konusu olmadığı için, onların ölmelerinden değil, ancak telef olmalarından bahsedebiliriz.

📖 Sayfa 242 · Cuma Mektupları 2, İsmet Özel

Düşük ahlak zihin kapasitesinin düşüklüğüne karine teşkil eder.

Cuma Mektupları 2, İsmet Özel

İslâm ahlâkı mü'minin mü'minle bütünleşmesini o derecede önemser ki biz Türkler Müslüman'ın Müslüman'a kılıç çekmesini veya bir silah doğrultmasını İslâmî bir yaşama alaninın tamamen ortadan kalkması olarak görürüz. Müslümanları Müslümanlarla savaşır halde görecek olursak bize düşen iş gidip sert bir kayada kılıcımızı kırmak ve akabinde evimizin en derin odasına çekilip öldürülmeyi beklemektir.

Cuma Mektupları 2, İsmet Özel

Türkiye ne olmuş da Türkiye olmuş? Omurgası Müslümanlık olmadığı takdirde Türkiye neyine sahip çıkabilir?

📖 Sayfa 420 · Cuma Mektupları 2, İsmet Özel

Eğer alternatif aramıyorsanız dünya sistemi size bedava özgürlük veriyor.

Cuma Mektupları 2, İsmet Özel

Ahlaklı davranmakla akıllı davranmanın birbirini tamamladığını anlayalabilmeniz için ciltlerce kitap okumanız gerekmiyor.

Cuma Mektupları 2, İsmet Özel

Ahlâklı kişi ahlâksızların korktukları kişidir. Eğer ahlâksızlar senden korkmuyorsa sen de onlardan birisin demektir. Ahlâksızlara sağladığın güven nispetinde ahlâksız sayılırsın.

📖 Sayfa 382 · Cuma Mektupları 2, İsmet Özel

Ben gönül ferahlığıyla Türkiye olmaya çabaladım. Türkiye'yi benim kılmaya, Türkiye'yi ben kılmaya çabaladım.

Cuma Mektupları 2, İsmet Özel

Türklük yani kâfirle hesaplaşma pervasızlığı yok edilmedikçe Medenî Dünya rahat yüzü göremeyecekti. Bu sebeple Türkiye'yi haritadan Türkleri tarihten silmek gerekiyordu.

Cuma Mektupları 2, İsmet Özel

Avrupa’da tavan arasına kaldırılan Türkiye'de oturma odasına getirildi.

📖 Sayfa 36 · Cuma Mektupları 2, İsmet Özel

Elindeki cep telefonu ile oynadıkça oynadığı şeyin oyuncağı haline gelmiş bir toplumun ferdiyiz hepimiz.

Cuma Mektupları 2, İsmet Özel

“Türkiye'yi tehdit eden bir İran veya bir Suudi Arabistan olma tehlikesi değildir, Türkiye bir İran veya bir Suudi Arabistan bile olamama tehlikesini ürpertiyle hissetmektedir. Unutmamak gerekir ki, andığımız bu iki ülke petrol gelirleriyle en azından iaşesini temin imkânına sahiptir. Türkiye'nin ise kendinden başka yani insan gücünden başka güvenecek bir unsuru yoktur.”

📖 Sayfa 56 · Cuma Mektupları 2, İsmet Özel

"Ey gözlerinin rengi kadar kalbi güzel kız."

Cuma Mektupları 2, İsmet Özel

Yeryüzünde tek bir Müslüman'ın hâlâ bulunuyor olması yeryüzünden samimiyetin, içtenlik duygusunun, ihlâsın henüz silinmediğinin işareti sayılır.

Cuma Mektupları 2, İsmet Özel

Çevrenize bakın: Nerede iyi (ahlâken onaylanabilecek) bir insan varsa orada aynı zamanda zeki (aklına özenilecek) bir insan vardır. Düşünürseniz kabul edeceksiniz ki iyi bir insan olmakla zeki bir insan olmak birbirini tamamlamakla kalmaz; her insanın karakter kumaşı iyilik ve doğruluğun birbirlerinden kopartılamayacağı derecede sıkı dokunması sonucunda ortaya çıkmıştır.

Cuma Mektupları 2, İsmet Özel

Hayatımız Türkiye topraklarında çarelerini israf etmiş bir sürünün, her türden yaratığın karma karışık beraberliğini yansıtan bir sürünün hayatıdır.

📖 Sayfa 376 · Cuma Mektupları 2, İsmet Özel

Kim ki cümlesine "bence..." diyerek başlamıştır o kişiyi cümlesine hata işlediğini itiraf ile başlamış bir kişi saymalıyız.

📖 Sayfa 257 · Cuma Mektupları 2, İsmet Özel

Modaya uyanlar kapıldıkları akımdan canlılık devşiremiyor. Bilâkis modaya can katanlar modaya tâbi olanlardır. Moda kendisine bağlanandan can istiyor Bir moda haline geldigi ölçüde Türkiye'de başortüsü de can almıştr. Başını örtmeyi bir dini vecibe olarak değil, bir demokratik hak gibi algılayanlar yürüttükleri eylemler sebebiyle neleri tahrip ettiklerine dikkat bile etmedi. Başörtüsü farzdır diye sesini yükseltmeye yeltenenler örtülmeye lâyık kaç baş olduğu veya başların örtülmeye yaraşmaçabası içinde bulunup bulunmadığı konusuna hiç temas etmedi.

📖 Sayfa 42 · Cuma Mektupları 2, İsmet Özel

Kurulu düzen toplumun değil, devletin esas olduğu anlayışına dayalı olarak ayakta durduğundan bizim yaşadığımız ülkede ‘topluma ihanet’ diye bir kavramın canlılık belirtisi yoktur; ama ‘devlete ihanet’ ispat edilemediği zaman bile zanlının işini bitirir.

Cuma Mektupları 2, İsmet Özel

Züppeler, zır cahiller, el etek öpme heveslisi sefil eyyamcılar öyle olduğumuzu söyleseler de biz bir Avrupa toplumu değiliz. Tarihin hiçbir çağında olmadık ve toplum olarak varlığımıza bir açıklama getirilecekse
bu ancak, Avrupalı olmayışımızla getirilebilir.

📖 Sayfa 377 · Cuma Mektupları 2, İsmet Özel

Ülkeler denetim altında tutulduklarında sadece tabiî kaynaklari, malî güçleri itibariyle denetim altında tutulmazlar; ülkelerin denetleniyor olması, elleri ve ayaklarından önce akıllarının mefluç olması demektir. Denetleyici ülkelerin en çok kâr ettikleri iş, tesirleri altına aldıkları ülkelerde yaşayan insanların aklını denetlemek suretiyle çevirdikleri iştir.

📖 Sayfa 317 · Cuma Mektupları 2, İsmet Özel

Zincirlerinden başka kaybedecekleri bir şey yok, lâkin onlar zincirlerini seviyorlar. Asıl kaybetmek istemedikleri şey kendilerini dünya sistemine bağlayan ve onları günden güne daha kimliksiz, kişiliksiz bırakan ve üstelik acı ve ıstırap veren zincirleridir.

📖 Sayfa 22 · Cuma Mektupları 2, İsmet Özel

Düşünceleri gerçek kılan onları taşıyanların gücüdür.

📖 Sayfa 132 · Cuma Mektupları 2, İsmet Özel

Âlemlerin rabbine yönelmiş olmak, muhatabını bulmak sırat-ı müstakim üzre bulunmak anlamı taşır.

📖 Sayfa 82 · Cuma Mektupları 2, İsmet Özel

Dostluk için en az iki yetişkin, özgür, bağımsız şahsiyet gereklidir Dostluk tarafların dostluktan başka şeye ihtiyaç duymadıkları şartlarda doğar. Bu demektir ki modern çağın sözleşmeye dayalı insan ilişkileriyle "dostluk"
birbirine taban tabana zittır. Dostlukta gözetilen menfaat dostluğun ürettiği menfaattir. Sadece biri diğerini gözden çıkarmayanlar dosttur. İhtiyaten dost olunmaz. Muvakkaten dost olunmaz. İdareten dost olunmaz.

📖 Sayfa 259 · Cuma Mektupları 2, İsmet Özel

Felâketin ortasındayız. Kapitalizmin bizi ulaştırdığı yerdeyiz. Lâik, demokrat ve neşeliyiz.

📖 Sayfa 117 · Cuma Mektupları 2, İsmet Özel

Gerçekten kaz geliyor muydu Amerika'dan ve biz hangi tavuklarımızı vermekteydik?

Cuma Mektupları 2, İsmet Özel

Birileri bizden "büyüklerimiz daha iyi bilir" dememizi bekliyor; biz ise "doğrusunu Allah bilir" diyecek olursak, o zaman yer yerinden oynuyor. Ama ne yapalım ki, böyle, "dünya yine de dönüyor" ve "doğrusunu sadece Allah biliyor."

📖 Sayfa 45 · Cuma Mektupları 2, İsmet Özel

Yaşadığımız topraklarda aidiyet topluma değil, devlete hasredilmiştir. Bu yüzden toplum karşısında yükümlülükler altında bulunmak hiçbir anlam ifade etmez. Buna mukabil devletle onu yaşatma yükümlülüğünü üstlenmeksizin bir bağ kuramazsınız. Çoktan aza, büyükten küçüğe doğru toplumun her birimi devlete sağladığı destek oranında mevki, makam sahibi olur. Yani devlete sadakatiyle temayüz etmiş yörelerden, çevrelerden, öbeklerden ve nihayet bireylerden söz etmek mümkündür. Konuşmanızı devleti kayıran minval üzere tertip ederseniz rakibinizin sesini kesebilirsiniz.

Cuma Mektupları 2, İsmet Özel

Yaşadığımız ülkede "Alêmle gelen düğün bayram!" demeyen kişiler de yaşıyor. Yaşadığımız ülkede "Bana dokunmayan yılan bin yaşasın!" demeyen kişiler de yaşıyor. Seçim sonuçları elbette yeni sonuçlar da doğuracak. Ben başından beri dikkatimi kendim gibi seçime katılmayı küçültücü bulan kesime çevirdim.

📖 Sayfa 346 · Cuma Mektupları 2, İsmet Özel

Türklük İslâm’ın izzetini koruma sorumluluğunu hissetmekle başladı ve Türklüğün bu güne kadar gelişi sadece bu özelliği sebebiyledir.

Cuma Mektupları 2, İsmet Özel

Nedir başımıza gelen büyük belâ? Tanımsızlıktır. Kendimizi sarahaten tarif edemiyoruz. Kendimiz hakkındaki yakıştırmalarla durumu idare edebileceğimiz avuntusuna sarılıyoruz. ...

Birinci Cihan Harbi sırasında ve akabinde topraklarımızı gayr-i müslim unsurlara yağmalattırmadık; ama bunun böyle olduğunu ve toprakların sahiplerinin Müslümanlar olduğunu söylemekten bugün bile çekiniyoruz.

📖 Sayfa 310 · Cuma Mektupları 2, İsmet Özel

Bu yüzden de herkese "benden yana mısın, yoksa hain misin?" biçiminde sorular sorar. İnsanları ezen ve ancak ezerek ayakta kalan bir rejim aykırı görüşlerin hepsini birer ihanet sayar.

Cuma Mektupları 2, İsmet Özel

Zincirlerinden başka kaybedecekleri bir şey yok, lâkin onlar zincirlerini seviyorlar. Asıl kaybetmek istemedikleri şey kendilerini dünya sistemine bağlayan ve onları günden güne daha kimliksiz, kişiliksiz bırakan üstelik acı ve ızdırap veren zincirleridir.

Cuma Mektupları 2, İsmet Özel

Üstelik neye emek verdiğimi anlamayan insanların benim adımı ağızlarına almalarından rahatsızlık duyarım.

Cuma Mektupları 2, İsmet Özel

Yaşam dirayetimiz güçlendikçe, düzenden haberdar olabileceğiz.

Cuma Mektupları 2, İsmet Özel

Bilgi tıpkı para gibi biriktirilebilir. Anlayış ise ancak kullanıldığı yerde ve zamanda kıymetini belli eder. Neyi ne kadar bildiğimizi bir yere kaydedebiliriz. Neyi ne kadar anladığımız ise gönülden başka hiçbir yerde iz bırakmaz. Aşka düşmek aşkın kalbe düşürdükleriyle beslenmeyi sağlar. İnsanoğlu şahsiyetinin sırrını bildiklerine değil, anladıklarına borçludur.

📖 Sayfa 392 · Cuma Mektupları 2, İsmet Özel

Bedava özgürlük bir insana rahat fakat haysiyetsiz bir yaşama şansı tanımanın bir şeklidir.

📖 Sayfa 100 · Cuma Mektupları 2, İsmet Özel

Konuşma bir manâyı dışa vurmak, bir anlamı temin etmek içindir. O halde konuşmanın da düzene ihtiyacı vardır.

📖 Sayfa 78 · Cuma Mektupları 2, İsmet Özel

Bilgi tıpkı para gibi biriktirilebilir. Anlayış ise ancak kullanıldığı yerde ve zamanda kıymetini belli eder. Neyi ne kadar bildiğimizi bir yere kaydedebiliriz. Neyi ne kadar anladığımız ise gönülden başka hiçbir yerde iz bırakmaz.

Cuma Mektupları 2, İsmet Özel

Belki dünya bize göründüğü kadar karışıklık içinde değildir. Ve biz sadece olan bitene bir anlam veremediğimiz,
nelerin, hangi yönde değiştiğini kavramakta yetersiz kaldığımız için dünyayı karışık görmekteyiz...

Cuma Mektupları 2, İsmet Özel

...
İnsan
"Ya gürleşir ya çürür."

Cuma Mektupları 2, İsmet Özel

biz kıyametin koptuğunu görsek bile
elimizdeki son hurma fidaninı dikme emrini nimet bildiğimiz için "Geçti
Bor'un pazarı" demeyeceğiz, eşeğimizi Niğde'ye sürme küstahlığında bulunmayacağız ve pazarın Bor'da yeniden kurulacağı günü, bize kaça mal olursa olsun, bekleyeceğiz.

📖 Sayfa 364 · Cuma Mektupları 2, İsmet Özel

Bu söylem ve bu söylemin içtenliği İstiklâl harbi muharriplerini yekvücut hale getirdi. Onlar böylece bölünmez Türk milleti oldular. Böylece İslâm istiklâli Türk istiklâlidir diyen bütün Kürtler, bütün Boşnaklar, bütün Çerkezler, bütün Arnavutlar, bütün Araplar, bütün Abhazyalılar, bütün Pomaklar, giderek bütün Hint müslümanları Türk oldu. İstiklâl Harbi'yle kazanılan zafer hepsinin zaferiydi. İstiklâl Marşı'nda ırkım denilirken hepsi kast ediliyordu.

📖 Sayfa 350 · Cuma Mektupları 2, İsmet Özel

Türkiye'nin ise kendinden başka yani insan gücünden başka güvenecek bir unsuru yoktur. Türkiye'deki insan da son tahlilde müslümandır. Birisi kalkıp bunun tersini iddia edecek olursa, yani Tükiye'deki insanın müslüman olmadığını söylecek olursa bu topraklar üzerinde niçin bir devlet bulunduğu sorusunu da cevaplandırmaktan aciz kalacaktır.

📖 Sayfa 62 · Cuma Mektupları 2, İsmet Özel

Dünya dün olduğu gibi bugün de sadece hedefi olmayanlar için veya hedefi şaşırmışlar için karışıktır..

Cuma Mektupları 2, İsmet Özel

Müslümanların asırlar boyu dinin gereğini yerine getirmektense "maslahat icabi" sayarak
yaptıkları her boşluk bıraktığını varsaymak İslâm düşmanlığıdır. Bir Müslüman'ın kendi
dininde islaha muhtaç bir taraf görmesi onu tam bir Islâm düşmanı haline getirir.

📖 Sayfa 410 · Cuma Mektupları 2, İsmet Özel

Sıkça Sorulan Sorular

Cuma Mektupları 2 kimin eseridir?

Cuma Mektupları 2, İsmet Özel tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1989'da yayımlanmıştır.

Cuma Mektupları 2 kaç sayfadır?

Cuma Mektupları 2, 496 sayfadır (Tiyo Yayınları baskısı).

Cuma Mektupları 2'ın en ünlü sözü nedir?

“Gerek ülkücüler, gerek Kemalistler Türkiye’yi savunmuyorlar. Onlar, doğrudan doğruya sınıfsal çıkarlarını savunuyorlar. Çünkü o korktukları şey gerçekleştiği takdirde hak ve imtiyazlarını tamamen kaybedecekler. Zaten işler Türkiye’de biraz böyle yürüyor. *** CHP Türk milletini devletten, MHP Türk milletini milletten, AKP Türk milletini dinden etti.”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Cuma Mektupları 2 — İsmet Özel. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4