
Carlos Castaneda'nın 2000'de yayımlanan Ixtlan Yolculuğu adlı eseri, Antropoloji-Etnoloji türünün önemli örneklerindendir. Nevzat Erkmen çevirisiyle Söz Yayınları tarafından Türkçeye kazandırılmıştır. Antropoloji okurlarının en çok işaretlediği satırlar, Ixtlan Yolculuğu'dan burada toplandı.
Ixtlan Yolculuğu'dan En Beğenilen Alıntılar
Yaşamımda çok önemli bir yeri olan kadın vardı.
📖 Sayfa 94 · Ixtlan Yolculuğu, Carlos Castaneda
Don Juan, "Niçin birlikte değilsiniz", diye sordu.
"Çekip gitti."
"Niçin?"
"Birçok nedeni var."
"Birçok nedeni yoktu. Bi tek nedeni vardı. Sen kendini fazlaca ulaşılabilir kılmıştın."
İyi bir avcı avının sıradan davranışlarını bilir. Onu iyi bir avcı kılan şey de işte budur.
📖 Sayfa 102 · Ixtlan Yolculuğu, Carlos Castaneda
-Güçlü bir bedenin gizi senin ne yaptığında değil ne yapmadığındadır-
Ixtlan Yolculuğu, Carlos Castaneda
"Bilgi yolunda yalnızca bir savaşçı sağ kalabilir," dedi. "Zira bir savaşçının sanatı bir insan olmanın dehşetiyle bir insan olmanın görkemini dengelemektir."
📖 Sayfa 309 · Ixtlan Yolculuğu, Carlos Castaneda
“Ölüm bizi bu denli yakından izlerken insan kendini nasıl önemseyebilir ki?”
📖 Sayfa 58 · Ixtlan Yolculuğu, Carlos Castaneda
"Önemli olan şey, bi bitkiye ne söylediğin değildir," dedi. "Sözcükleri uydurarak söyleyebilirsin; önemli olan şey, bitkiyi beğendiğin duygusudur, ona bi eşitin gibi davranmandır." Don Juan, bitkileri toplayan bir kişinin bir bitkiyi her koparışında onları aldığı için özür dilemesi, ileride bir gün kendi gövdesinin de onları besleyeceğine ilişkin onlara söz vermesi gerektiğini anlattı." "Böylece sonuçta bitkiler de biz de başabaş geliyoruz," dedi. "Ne biz ne de onlar daha az ya da daha çok önemli değiliz.
📖 Sayfa 46 · Ixtlan Yolculuğu, Carlos Castaneda
Ulaşılamaz olmak demek, çevrendeki dünyayla temasında tutumlu olmak demektir. Beş bıldırcın birden yemezsin; bi tane yersin. Bi ızgara çukuru yapacağım, diye bitkileri heba etmezsin.Pek gerekli olmadıkça kendini rüzgarın gücüne açık bırakmazsın. İnsanları; özelikle sevdiğin kimseleri kullanıp onları kupkuru bırakana dek sıkıp sularını çıkarmazsın.
📖 Sayfa 96 · Ixtlan Yolculuğu, Carlos Castaneda
"İnsanın, bu tekinsiz dünyada bulunmanın sorumluluğunu üstlenmesi gerekir,"
📖 Sayfa 109 · Ixtlan Yolculuğu, Carlos Castaneda
"Yaşamımızdaki her şeyi istediğimiz zaman, şıp diye, kesebileceğimizin pek az insan farkındadır."
Ixtlan Yolculuğu, Carlos Castaneda
"Hiçbi şeyin kesin olmaması durumunda uyanık kalırız biz, " dedi,"sürekli tetikte dururuz. Tavşanın hangi çalılığın ardında saklandığını bilmemek, her bi şeyi biliyormuşcasına davranmaktan çok daha coşturucudur".
📖 Sayfa 39 · Ixtlan Yolculuğu, Carlos Castaneda
Don Juan, "Ölüm bizi bu denli yakından izlerken insan kendini nasıl önemseyebilir ki?" diye sordu.
📖 Sayfa 58 · Ixtlan Yolculuğu, Carlos Castaneda
"Bi avcı olmak, avını tuzağa düşürmek değildir sırf," diye sürdürdü don Juan. "Avcı denilmeye layık bi avcı tuzak kurabildiği için ya da avının sıradan alışkanlıklarını bildiği için değil, ama kendisinin sıradan bi alışkanlığı olmadığı için yakalar avını. Ona üstünlük sağlayan şey, budur. O yakalamak istediği hayvanlar gibi değildir hiç; ağır, sıradan davranışları yoktur onu bağlayan, yoktur tuhaf hareketleri önceden bilinebilen; özgürdür, akıcıdır, ne yapacağı önceden kestirilemezdir o."
📖 Sayfa 102 · Ixtlan Yolculuğu, Carlos Castaneda
Bir savaşçı erk bulmak amacıyla gömer kendini, kendine acıyarak ağlamak için değil.
📖 Sayfa 143 · Ixtlan Yolculuğu, Carlos Castaneda
Sabırsızlandığın zaman yapılacak şey, soluna dönüp ölümüne danışmaktır.
📖 Sayfa 58 · Ixtlan Yolculuğu, Carlos Castaneda
Ben, azar azar, kendi çevremde ve yaşamımın çevresinde bir sis tabakası yarattım. Şimdi artık hiç kimse benim kim olduğumu ya da ne yaptığımı kesin olarak bilemez.
📖 Sayfa 35 · Ixtlan Yolculuğu, Carlos Castaneda

Herkes bize, doğduğumuzdan bu yana dünyanın falanca falanca şekilde, filanca filanca biçimde olduğunu anlatıp durmuştur, elbet bizim de dünyayı onların bize anlattığı şekilde görmekten başka bir seçeneğimiz yoktur.
📖 Sayfa 295 · Ixtlan Yolculuğu, Carlos Castaneda
"Hayır. Sana katılmıyorum. Elinden daha iyisi gelir, biliyorum. Hoş bi laf etmek için söyledin öyle; zaten yaptığın her bi şeye değgin edersin o lafı sen. Yıllar var ki hep elinden geleni yapmakta ama hava almaktasın. Bunu değiştirecek bi şeyler yapman gerek. "
📖 Sayfa 109 · Ixtlan Yolculuğu, Carlos Castaneda
"Kendini fazlaca ciddiye almaktasın," dedi yavaşça. “Aklınca pek önem vermektesin kendine. Bunu değiştirmelisin! Kendine verdiğin o pis önem yüzünden, birazcık sıkışınca hemen kaçıp gitmeyi düşünebiliyorsun. Herhalde karakter sahibi olduğunu sanıyorsun böylece. Ama saçmalıktır bu! Zayıflıktır, kendini beğenmişliktir!"
Ixtlan Yolculuğu, Carlos Castaneda
Hüzünlenip yakınmak, bunun için geçerli nedenlerin bulunduğuna inanmak, birisinin hep bize bi şeyler yaptığını düşünmek -yararsız şeylerdir bunların hepsi. Hiç kimsenin hiçbi kimseye hiçbi şey yaptığı filan yok, hele bir savaşçıya asla.
📖 Sayfa 142 · Ixtlan Yolculuğu, Carlos Castaneda
"Sen hep, eylemlerini açıklaman gerekirmişçesine davranıyorsun, sanki bu dünyada bir sen varmışsın gibi yanılgı içinde olan," dedi. "Gene senin o eski kendini beğenmişliğin. Bu duygudan çokça var sende; kişisel geçmişin de aşırı taşırı. Buna karşılık, eylemlerinin sorumluluğunu aldığın da yok; ölümünü bi danışman olarak kullanmiyorsun, hepsinden önemlisi de ulaşılabilirliğin pek fazla. Demem şu ki, senin yaşamın hâlâ, seninle tanıştığım zamanki gibi bok üstü bok"
📖 Sayfa 106 · Ixtlan Yolculuğu, Carlos Castaneda
"Kendine acımaktan ne kadar hoşlanırsan hoşlan bunu değiştirmek zorundasın," dedi yumuşak bir sesle. "Bir Savaşçının yaşamında yeri yoktur böyle bir şeyin."
📖 Sayfa 137 · Ixtlan Yolculuğu, Carlos Castaneda
"Yaşamımızdaki her şeyi istediğimiz zaman, şıp, diye, kesebileceğimizin pek az insan farkındadır", deyip parmaklarını şaklattı.
📖 Sayfa 27 · Ixtlan Yolculuğu, Carlos Castaneda
''Ama çok saçma bunlar,'' diye karşı çıktım. ''insanlar beni niçin tanımasınlar? Bunun ne zararı var ki?''
📖 Sayfa 37 · Ixtlan Yolculuğu, Carlos Castaneda
''Zararı var: zira bir kez seni tanımaya görsünler, artık seni kullanırlar da kullanırlar, ve o andan başlayarak onların düşüncelerinin seni bağlamasını önleyemezsin. Ben kendim, tanınmamış olmanın getirdiği özgürlüğe tutkunum. Kimse beni, örnegin seni bildikleri gibi,şaşmaz bi kesinlikle bilemez."
"Eğer insanları durdurmak istesek, onları baskı altında tutan çevrenin dışında kalmamız gerektir hep. Baskıyı yönetmemiz böyle mümkün olur ancak."
📖 Sayfa 14 · Ixtlan Yolculuğu, Carlos Castaneda
Don Juan'a haklı olduğunu söyledim. Yaşamımda çok önemli bir yeri olan sarışın bir kadın vardı.
📖 Sayfa 94 · Ixtlan Yolculuğu, Carlos Castaneda
Don Juan, ''Niçin birlikte değilsiniz,'' diye sordu.
"Çekip gitti."
''Niçin?''
''Birçok nedeni var.''
''BI çok nedeni yoktu. Bi tek nedeni vardı. Sen kendini fazlaca ulaşılabilir kılmıştın.''
Ölümü bir danışman olarak kullan.
Ixtlan Yolculuğu, Carlos Castaneda
Ölümümün burnumun dibinde olduğu bilinci, korkularımın, tedirginliklerimin saçmalığını ortaya çıkarmıştı.
📖 Sayfa 59 · Ixtlan Yolculuğu, Carlos Castaneda
Ölüm, bizim en bilge danışmanımızdır. Her ne zaman işlerin yolunda gitmediğini duyumsadığında, ki senin için bu hep böyledir, ne zaman sonunun geldiğini düşünsen, hemen ölümüne dön ve ona danış. Ölümün sana yanıldığını söyleyecektir o an; onun sana dokunuşu dışında hiçbi şeyin önemi olmadığını söyleye cektir sana. Ölümün sana diyecektir ki: "Ben daha sana dokun madım ki'.
📖 Sayfa 58 · Ixtlan Yolculuğu, Carlos Castaneda
"Ölüm sürekli bi yoldaştır bi insana," dedi don Juan, son
Ixtlan Yolculuğu, Carlos Castaneda
kerte ağırbaşlı. "Her zaman solumuzda, bi kol boyu uzaklıktadır bize. Sen o ak şahine bakıyorken sana bakmaktaydı ölüm; kulağına fısıldamıştı da, bugünkü gibi bi titreme geçirmiştin .
Hep sana bakıp durur o zaten. Seni tıpışlayana dek bakıp duracak sana."
''Anlamaya çalışarak kendini helak etme,'' dedi don Juan aklımdan geçenleri okumuşcasına.Bu dünya bi muammadır.
📖 Sayfa 168 · Ixtlan Yolculuğu, Carlos Castaneda
Bakmakta olduğun her şey, göründüğünden başka bi şeydir de.
Dünya düşündüğümüzden çok fazlasını içerir, öyle fazlasını ki, sonsuz, diyebiliriz. Böyle olunca, onu anlamaya çalışmak demek, aslında onu bildiğimiz bi şeye benzetmek demek olur.
Sen de ben de, burada, senin gerçek, dediğin dünyanın içindeyiz ; zira ikimiz de onu biliyoruz. Ama sen erk dünyasını bilmiyorsun, o yüzden onu bildiğin bi sahneye benzetmektesin."

Kişi, sürekli fotograflar çekip ses kayıtları yapmanın kaygusuna düşmemeli.
Ixtlan Yolculuğu, Carlos Castaneda
Heyecansız yaşamın gereksiz fazlalıklarıdır bunlar. İnsanın tasası tin olmalı; hep avucumuzdan kayıp kaçagiden tin.
Hiçbir şey kesin olmadığı zaman uyanık kalırız, sürekli tetikte dururuz. Tavşanın hangi çalılığın ardında saklandığını bilmemek, her bir şeyi biliyormuş gibi davranmaktan çok daha heyecan vericidir.
Ixtlan Yolculuğu, Carlos Castaneda
Ölüm ebedi yoldaşımızdır. Daima solumuzda, bir kol boyu arkamızdadır. Ölüm bir savaşçının tek bilge danışmanıdır. Ne zaman işlerin yolunda gitmediğini ve yolun sonuna geldiğini hissetse, savaşçı ölümüne dönüp ona danışabilir. Ölümü ona yanıldığını, kendisinin ona dokunuşundan başka hiçbir şeyin önemli olmadığını söyleyecektir. Ölümü şöyle diyecektir ona, “Ben sana daha dokunmadım ki.”
Ixtlan Yolculuğu, Carlos Castaneda
İnsan kaygılanmaya başladı mı, umutsuzlukla her şeye yapışır, ve bir kez yapıştı mı, kendini, ve kime ya da neye yapışmışsa onu tüketmeye mahkumdur.
Ixtlan Yolculuğu, Carlos Castaneda
Öte yandan bir savaşçı-avcı, avını tuzağına hep çekeceğini bildiğinden kaygılanmaz. Kaygılanmak, erişilebilir olmaktır, ister istemez.
Savaşçı, bir avcıdır. O her şeyi hesaplar. Bu denetimdir. Hesaplaması bitti mi, eyleme geçer.
Ixtlan Yolculuğu, Carlos Castaneda
Kapıp koyverir. Bu, kendini bırakmadır.
Bir savaşçı, rüzgarın önüne kattığı yaprak değildir.
Kimse itip kakamaz onu; kimse kendisine ya da sağduyusuna karşın bir şeyler yaptıramaz ona.
Sadece bir savaşçı ,bilgi yolunda sağ kalabilir.Çünkü bir savaşçının sanatı ,bir insan olmanın dehşetiyle,bir insan olmanın görkemini dengelemektir.
📖 Sayfa 358 · Ixtlan Yolculuğu, Carlos Castaneda
Sözleri bir katalizör etkisi yapmıştı. Geçmiş eylemlerimin ağırlığını taşınılması olanaksız ve ket vurucu bir yük gibi duyumsuyordum. Benim için bir çıkar yol kalmadığını kabul etmekteydim. Yaşamımdan söz ederek ağlamaya başlamıştım. Çok uzun bir süre boyunca gezip dolaştığımı ve kendi yalnızlığımı ve çaresizliğimi kavrayabildiğim nadir anlar hariç acıya da hüzne de duyarsız hale geldiğimi söyledim.
📖 Sayfa 128 · Ixtlan Yolculuğu, Carlos Castaneda
"Öte yandan, bi savaşçı bir avcıdır. O her şeyi hesaplar. Buna denetim denir. Ama hesaplamaları bi kez bitti mi, eyleme geçer. Bırakır kendisini. Buna da kendini bırakma, denir. Bi savaşçı, rüzgarın önüne kattığı bi yaprak değildir. Kimse itip kakamaz onu; kimse ona kendisine karşı ya da onun sağduyusuna karşın bi şeyler yaptıramaz. Bi savaşçı yaşamını sürdürmeye ayarlanmıştır-olası en iyi biçimde sürdürür o yaşamını."
📖 Sayfa 152 · Ixtlan Yolculuğu, Carlos Castaneda
"Her bi eylemini önemsemeyi öğrenmen gerektiğine seni inandırmak istemişimdir, zira sen burada ancak kısa bi süre kalacaksın, gerçekten de bu dünyanın tüm harikalarına tanık olamayacağın denli pek kısa bi süre." Ben de direterek, dünyanın sıkıntılı ve iç karartıcı koşullarının insanoğlunun kaderi olduğunu söyledim. "Değiştir bunu sen, o halde," dedi don Juan sertçe. "Şayet o koşullan değiştirmeye çabalamazsan, bi ölüden farkın kalmaz."
📖 Sayfa 110 · Ixtlan Yolculuğu, Carlos Castaneda
Bir savaşçının, kişisel tarihine (yaşamöyküsüne) gereksinmesi yoktur.
Ixtlan Yolculuğu, Carlos Castaneda
Günün birinde, artık ihtiyacı olmadığını anladığında, bırakır onu.
Sıradan bir insan için dünya tekinsizdir; çünkü ondan sıkılmadığı zamanlar onunla çatışır. Bir savaşçı için dünya tekinsizdir; çünkü görkemli, müthiş, bilinemez, erişilmez derinliktedir. Bir savaşçı burada, bu harikulade anda bulunmanın sorumluluğunu üstlenmek zorundadır.
Ixtlan Yolculuğu, Carlos Castaneda
... yapmamayı kullanarak dünyayı durdurmalısın.
📖 Sayfa 280 · Ixtlan Yolculuğu, Carlos Castaneda
İkimiz de ölecek olan varlıklarız
📖 Sayfa 280 · Ixtlan Yolculuğu, Carlos Castaneda
"Senin içinde duran o şey, insanların sana bu dünyanın nasıl bi yer olduğuna ilişkin anlatageldikleriydi. Anladın mı? Herkes bize, doğduğumuzdan bu yana dünyanın falanca falanca şekilde, filanca filanca biçimde olduğunu anlatıp durmuştur, elbet bizim de dünyayı onların bize anlattığı şekilde görmekten başka bi seçeneğimiz yoktur."
📖 Sayfa 295 · Ixtlan Yolculuğu, Carlos Castaneda
Bir avcı, dünyasıyla yakın bir ilişki içindedir, ama o aynı dünya için ulaşılamazdır aynı zamanda.
📖 Sayfa 97 · Ixtlan Yolculuğu, Carlos Castaneda

"Bol bol zamanın olduğu kanısındasın," diye yineledi.
📖 Sayfa 107 · Ixtlan Yolculuğu, Carlos Castaneda
"Ne yapmak için bol zamanım var, don Juan?
"Sen, yaşamının sonsuza dek süreceğini sanmaktasın."
Hayır. Öyle düşünmüyorum."
"O halde, yaşamının sonsuza dek süreceğini düşünmüyorsan ne diye bekliyorsun? Değişmek için niçin bu ikirciklenmen?"
yani uzun lafın kısası ,bitkilerle eşit varlıklarız !Ne biz onlardan daha önemliyiz ne de onlar bizden.
📖 Sayfa 48 · Ixtlan Yolculuğu, Carlos Castaneda
Bir savaşçı erk bulmak için gömer kendini, kendine acıyarak ağlamak için değil.
Ixtlan Yolculuğu, Carlos Castaneda
Zira bir savaşçının sanatı bir insan olmanın dehşetiyle bir insan olmanın görkemini dengelemektedir.
📖 Sayfa 301 · Ixtlan Yolculuğu, Carlos Castaneda
Bırakıp gittim. Ama kaldı kuşlar, ötmekteler.
📖 Sayfa 300 · Ixtlan Yolculuğu, Carlos Castaneda
"İşin püf tarafı insanın neyin önemli olduğunu bilmesidir," dedi don Juan "Biz kendimizi ya mutsuz ya da güçlü kılarız. Her ikisi için de harcadığımız çaba aynıdır."
📖 Sayfa 213 · Ixtlan Yolculuğu, Carlos Castaneda
"Bi avcı avını tuzağına hep çekeceğini bildiğinden, tasalanmaz. Tasalanmak, ulaşılabilir duruma sokar insanı ister istemez. Bi kez kaygılandın mı, umutsuzluktan önüne çıkan şeye yapışırsın; yapıştın mı da, tükenir ya da yapıştığın şeyi tüketir gidersin."
Ixtlan Yolculuğu, Carlos Castaneda
"Öte yandan, bir savaşçı bir avcıdır. O her şeyi hesaplar. Buna denetim denir. Ama hesaplamaları bir kez bitti mi eyleme geçer. Bırakır kendisini. Buna da kendini bırakma denir. Bir savaşçı rüzgarın önüne kattığı bir yaprak değildir. Kimse itip kakamaz onu; kimse onu kendisine karşı ya da onun sağduyusuna karşın bir şeyler yaptıramaz. Bir savaşçı yaşamını sürdürmeye ayarlanmıştır ve olası en iyi biçimde sürdürür o yaşamı"
📖 Sayfa 147 · Ixtlan Yolculuğu, Carlos Castaneda
Hepimiz, peşinden gittiğimiz av gibi davranırız. Bu yüzden de, bi başka şeyin ya da kimsenin avı olup çıkarız.
📖 Sayfa 103 · Ixtlan Yolculuğu, Carlos Castaneda
Bir savaşçı, kendini istediği an ulaşılabilir ya da ulaşılmaz kılmayı öğrenmelidir.
Ixtlan Yolculuğu, Carlos Castaneda
Bu dünyada en zor şey bir savaşçının havasını, onun ruhsal durumunu benimsemektir.
Ixtlan Yolculuğu, Carlos Castaneda
Üzülüp yakınmak ve bunun için geçerli nedenlerin bulunduğuna inanmak, hep birilerinin bize bir şeyler yaptığını düşünmek, yararsız şeylerdir.
Kimsenin kimseye hiçbir şey yaptığı yoktur; hele bir savaşçıysa asla.
"İnsanın herhangi bi şeyi ne şekilde yapacağını belirleyen şey kişisel erktir. Bi insan yalnızca kendi kişisel erkinin bi toplamıdır, o toplam da, o insanın nasıl yaşayacağını, nasıl öleceğini belirler."
📖 Sayfa 193 · Ixtlan Yolculuğu, Carlos Castaneda
O halde, yaşamın sonsuza dek süreceğini düşünmüyorsan ne diye bekliyorsun? Değişmek için niçin bu ikirciklemen?
📖 Sayfa 107 · Ixtlan Yolculuğu, Carlos Castaneda
Ölümün avcı olduğu bir dünyada, pişmanlıklar ve kuşkular için zaman bulunmaz.
Ixtlan Yolculuğu, Carlos Castaneda
Bir savaşçı için erişilmez olmak, onu saran dünyayla temasında tutumlu olması demektir. Bir savaşçı kendini ve başkalarını tüketmekten her şeyden fazla kaçınır. İnsanları, özellikle de sevdiklerini kullanarak onları kupkuru bırakana dek sıkıp sularını çıkarmaz.
Ixtlan Yolculuğu, Carlos Castaneda
Sıkça Sorulan Sorular
Ixtlan Yolculuğu kimin eseridir?
Ixtlan Yolculuğu, Carlos Castaneda tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2000'de yayımlanmıştır. Türkçeye Nevzat Erkmen çevirmiştir.
Ixtlan Yolculuğu kaç sayfadır?
Ixtlan Yolculuğu, 304 sayfadır (Söz Yayınları baskısı).
Ixtlan Yolculuğu'nun en ünlü sözü nedir?
“Yaşamımda çok önemli bir yeri olan kadın vardı. Don Juan, "Niçin birlikte değilsiniz", diye sordu. "Çekip gitti." "Niçin?" "Birçok nedeni var." "Birçok nedeni yoktu. Bi tek nedeni vardı. Sen kendini fazlaca ulaşılabilir kılmıştın."”