
Yılmaz Erdoğan'ın kaleme aldığı Kayıp Kentin Yakışıklısı, hikmetli sözleriyle okurların sıkça başvurduğu bir eserdir. İlk kez 1997'de yayımlanmıştır. Aşağıdaki sözler, okurların en çok beğendiğinden başlayarak sıralanmıştır.
Kayıp Kentin Yakışıklısı'dan En Beğenilen Alıntılar
Kitaptan en etkileyici sözleri sizin için derledik; ama yine de en etkili söz, sizin beğendiğinizdir.
Yine de ışıklar bu kenti
Kayıp Kentin Yakışıklısı, Yılmaz Erdoğan
Güzelmiş gibi gösteriyor
Geceleri
Geceler
Yani
Ahmet Haşim'in kafiyeleri
Seni aklıma düşüren
Yerçekimi değil
Yalancı yıldızlar
Öyle uzaksın ki
Üflesem soğuyacaksın
Sarılsam okyanus
“ Hepsi bu”
Bir aşkı paylaşmak için çok geç,
Kayıp Kentin Yakışıklısı, Yılmaz Erdoğan
bir paylaşıma aşık
olmak içinse erken...
Beni sevda yerimden vurdu yine
zaman...
Şimdi sana söylenecek tek cümle:
Bende sana yetecek kadar ben kalmadı...
Hayatı, bir başkasının pantolonu gibi, küçültülmüş, daraltılmış..
Kayıp Kentin Yakışıklısı, Yılmaz Erdoğan
Bu imkansızlıklar
Kayıp Kentin Yakışıklısı, Yılmaz Erdoğan
bu yaralar
hepsi,
hepsi insan işi
Ankara'ya usul usul karbonmonoksit yağıyordu.
Kayıp Kentin Yakışıklısı, Yılmaz Erdoğan
Ve kapalı mekanlarda sevişmeyi öneriyordu haber bültenleri...
Sana yaralarımdan çiçekler
Kayıp Kentin Yakışıklısı, Yılmaz Erdoğan
Ve yangından kurtarılması imkansız
acılar bırakıyorum...
Sana cinayetimin
ipuçlarını bırakıyorum...
Vasiyeti olmayan ölüler ülkesinden...
Adını anmak güzeldi,
Kayıp Kentin Yakışıklısı, Yılmaz Erdoğan
dost ağızlarda sana dair cümlelerin
ıslatılması...
Adını anmak...
Yüksek sesle, kimsesiz gecelerin düşsel
avuntularına sırt çevirip senden söz açmak...
Biraz gülünç, biraz sitemkar...
güzeldi...
Adının Türkçedeki yankısı özeldi...
acemi zamanlar silinsin
Kayıp Kentin Yakışıklısı, Yılmaz Erdoğan
ölümüm senden olur
bilinsin
sen istesen aslında
bütün kafiyeleri eskitirsin
Hangi çekilişin
Kayıp Kentin Yakışıklısı, Yılmaz Erdoğan
büyük ikramiyesi bu,
en uzak sevişmelerin
yeni yetme utancı
lakin aşk
biraz da utanmaktır yaşamaktan...
sakınamazsın....
Bir insanı sevmekle başlıyordu her şey ve boşanmak için en az iki şahit gerekiyordu.
Kayıp Kentin Yakışıklısı, Yılmaz Erdoğan
aşk şakasını kaldırır mı insan,
Kayıp Kentin Yakışıklısı, Yılmaz Erdoğan
çocuk olmasa...
aynı yolları,
Kayıp Kentin Yakışıklısı, Yılmaz Erdoğan
kimsesiz mekanları
birlikte özleme hasreti..
Ve ben ne zaman,
Kayıp Kentin Yakışıklısı, Yılmaz Erdoğan
kiminle sevişsem,
hala seni aldatıyorum!
Ben seninle birgün Van'daki bir kahvaltı salonunda...
Kayıp Kentin Yakışıklısı, Yılmaz Erdoğan
Ben seninle (sadece bilmek zorunda kalanların bildiği)
bir yol üstü lokantasında...
Ben seninle, Ağrı dağına mistik ve demli bir çay
kıvamında bakan Doğubeyazıt'ın herhangi bir toprak
damında..
Ben seninle herhangi bir insan elinin terli
coğrafyasında olma ihtimalini sevdim..
Ben senin,
beni sevebilme ihtimalini sevdim !
Aşkları da devralır mı
Kayıp Kentin Yakışıklısı, Yılmaz Erdoğan
kalp nakli yaptıranlar?

Ve eşikteki öpücük, tarih bilinci olmayan bir aşkın mührüdür artık.
Kayıp Kentin Yakışıklısı, Yılmaz Erdoğan
Hangi türküde sevmekten bahsedilse
Kayıp Kentin Yakışıklısı, Yılmaz Erdoğan
ben hicaz olurum
elimi ıslatır elinin teri
ziyan olurum
Ben senin,
Kayıp Kentin Yakışıklısı, Yılmaz Erdoğan
beni sevebilme ihtimalini sevdim!
Ah olaydım
Kayıp Kentin Yakışıklısı, Yılmaz Erdoğan
Gözünde yaş
Kalbinde telaş
Düşünce suçun
Beraatin olaydım...
seni aklıma düşüren
Kayıp Kentin Yakışıklısı, Yılmaz Erdoğan
yerçekimi değil
yalancı yıldızlar
öyle uzaksın ki
üflesem soğuyacaksın
sarılsam okyanus
Gülüşüm Sivas yangını gibi...
Kayıp Kentin Yakışıklısı, Yılmaz Erdoğan
Ağlarsam kızma.
Ölmek bile yakışıyor
bazı adamlara...
Ben sevmeyi beceremedim, belki de sevilmeyi
Kayıp Kentin Yakışıklısı, Yılmaz Erdoğan
Benim sevmeye engel evcil acılarım vardı
Ben yağmur ağladım bir şehre yağdı
Ben şehre ağladım bir yağmur yağdı
Ben bir ağladım şehre yağmur yağdı
Ben...
Yağmur...
Ağladım...
Sen perdeye bakıyorsun, fikrin benim
Kayıp Kentin Yakışıklısı, Yılmaz Erdoğan
seyir defterimde..
Ve ben amerikanca bir filmi kürtçe
seyrediyorum...
Bizi bilirsin
Kayıp Kentin Yakışıklısı, Yılmaz Erdoğan
Avuçla su içmeyi
Marifet biliriz,
Yenilmeyi bir de
Kendi sahamızda...
yine de ışıklar bu kenti
Kayıp Kentin Yakışıklısı, Yılmaz Erdoğan
güzelmiş gibi gösteriyor
geceleri...
Ben, senin benimle Tunalı Hilmi Caddesine gelebilme ihtimalini seviyordum...
Kayıp Kentin Yakışıklısı, Yılmaz Erdoğan
Ben senin beni sevebilme ihtimalini seviyordum...
Sevda değilse de
Kayıp Kentin Yakışıklısı, Yılmaz Erdoğan
Tabansız sevişmelerdeki
El değmemiş bir pişmanlık...
Önce
Kayıp Kentin Yakışıklısı, Yılmaz Erdoğan
Hain bir uykunun sevimsiz sabahı gibi sıradan mahmur,
Aynı sabahın ilk sıcak çayı gibi ferah
bir karşılaşma...
-Merhaba !
Ah olaydım
Kayıp Kentin Yakışıklısı, Yılmaz Erdoğan
yüzünde sürgün
yatağında mülteci
vatanın
anayurdun olaydım..
fakat yasak
yasak bana gözlerini anlamak
ellerin, uyruğum
bana yasak.............
"çıt diyor kırılıyoruz.."
Kayıp Kentin Yakışıklısı, Yılmaz Erdoğan

Bir şiir istersin içinde benzetmeler olan
Kayıp Kentin Yakışıklısı, Yılmaz Erdoğan
Kusura bakma sevgilim
Heybemde sana benzeyecek kadar güzel birşey yok... yok!…
Yasak bana gözlerini anlamak
📖 Sayfa 73 · Kayıp Kentin Yakışıklısı, Yılmaz Erdoğan
Ellerin,
Bana yasak...
Ah! Olaydım
Gözünde yaş
Fikrinde telaş
Düşüncende suçun
Beraatin olaydım...
Fakat yasak
Yasak bana gözlerini anlamak
Ellerin bana yasak...
Ah! Olaydım
Yüzünde sürgün
Yatağında mülteci
Vatanın,
Anayurdun olaydım...
Bir aşkı paylaşmak için çok geç,
Kayıp Kentin Yakışıklısı, Yılmaz Erdoğan
Bir paylaşıma âşık olmak için ise erken...
Şimdi sana söylenecek tek cümle:
Bende sana yetecek kadar ben kalmadı...
Bu bakışlar
Kayıp Kentin Yakışıklısı, Yılmaz Erdoğan
Bu bakır tadı
Hepsi,
Hepsi insan işi
Ve insanın insana ettiği
En yalan yemin: Aşk !
Hepsi,
Hepsi insan işi...
sonra güzel
Kayıp Kentin Yakışıklısı, Yılmaz Erdoğan
ve en sıcak gülüşmelerin ev sahibi
bir yüz...
-Görüşürüz!
kaçırıldığında da
Kayıp Kentin Yakışıklısı, Yılmaz Erdoğan
kaybolduğunda da
ve cesetken de
yakışıklıydı...
amcamdı...
derken
Kayıp Kentin Yakışıklısı, Yılmaz Erdoğan
sanki elin elimde
kem gözlere keder
dünya güzeli sohbetler
-Ara beni!
Ben sana gülüm demem
📖 Sayfa 43 · Kayıp Kentin Yakışıklısı, Yılmaz Erdoğan
gülün ömrü az olur.
(Ankara'da karbonmonoksit sonbaharlar yaşanırdı o zaman)
Kayıp Kentin Yakışıklısı, Yılmaz Erdoğan
Özlemeye başladım herkesi...
Ve bu hasret öyle uzun sürdü ki,
Adam gibi hasretleri özlemeye başladım
sonra...
Hangi çekilişin
Kayıp Kentin Yakışıklısı, Yılmaz Erdoğan
büyük ikramiyesi bu,
en uzak sevişmelerin
yeni yetme utancı
'lakin aşk
biraz da utanmaktır yaşamaktan....
gülüşünde bin yıllık hasret var
Kayıp Kentin Yakışıklısı, Yılmaz Erdoğan
saklayamazsın.
“Ben seninle bir gün Veyselkarani’de haşlama yeme ihtimalini sevdim.”
📖 Sayfa 9 · Kayıp Kentin Yakışıklısı, Yılmaz Erdoğan
yüksek sesle, kimsesiz gecelerin düşsel avuntularına
Kayıp Kentin Yakışıklısı, Yılmaz Erdoğan
sırt çevirip senden söz açmak..
biraz gülünç, biraz sitemkar..
güzeldi....
adının türkçedeki yankısı özeldi....
ve şimdi
Kayıp Kentin Yakışıklısı, Yılmaz Erdoğan
kalbimi karanlıklarda hançerleyen
aklımı başımdan eyleyen
çok uzun yollarda
hiç uykulu otobüs saatleri gibi
acıtan
kanatan
yani korktuğumuz
yani başımıza gelen
büyüdükçe büyüleyen
aşk...
-Seni seviyorum!
şimdi sen
kalbimin közünde kıvılcım kıvamında
ağrıyan....
Artık zaman bile yetmiyor
📖 Sayfa 49 · Kayıp Kentin Yakışıklısı, Yılmaz Erdoğan
Yaşadığımızı sanmaya

"Şimdi sana söylenecek tek cümle:
Kayıp Kentin Yakışıklısı, Yılmaz Erdoğan
Bende sana yetecek kadar ben kalmadı..."
Bir aşkı paylaşmak için çok geç,
Kayıp Kentin Yakışıklısı, Yılmaz Erdoğan
bir paylaşıma aşık olmak içinse erken...
Soğuk ve şehirlerarası otobüslerde vazgeçtim çocuk olmaktan....
Kayıp Kentin Yakışıklısı, Yılmaz Erdoğan
ardından
Kayıp Kentin Yakışıklısı, Yılmaz Erdoğan
derimizin altına sızan
hani katiyen rakı içme mecburiyeti çağrıştıran
bir korku ki
-Eyvah!
Ben seninle bir gün Veyselkarani'de haşlama
Kayıp Kentin Yakışıklısı, Yılmaz Erdoğan
yeme ihtimalini sevdim.
İlkokulun silgi kokan, tebeşir lekeli yıllarında
(Ankara'da karbonmonoksit sonbaharlar yaşanırdı o
zaman) özlemeye başladım herkesi.. Ve bu hasret öyle
uzun sürdü ki, adam gibi hasretleri özlemeye başladım
sonra..
Ben giderken en çok seni götürdüm
Kayıp Kentin Yakışıklısı, Yılmaz Erdoğan
Aklımın naklivesiydi asıl yoran taşıyıcıları
Yardan düşmüştüm yaralarım yardan armağandı
Kutsal kitabımdı ziyan edilmiş sevgililer atlası
Ben sevmeyi beceremedim belki de sevilmeyi
Benim sevmeye engel evcil acılarım vardı
Ben yagmur ağladım bir şehre yağdı
Ben şehre ağladım bir yağmur yağdı
Ben bir ağladım şehre yağmur yağdı
Ben Yağmur Ağladım..
böyle zamansız güneşli,
Kayıp Kentin Yakışıklısı, Yılmaz Erdoğan
umulmadık mavi günlerde
bir bekleme salonu yalnızlığına
bürünüyorum..
iliklerimdeki yitik aşkı
sarhoş bir unutkanlığa ilikliyorum
sanki şiirini bilmediğim
bir fransız akşamında
kaldırım taşlarını sayıyorum kalbimin..
içimde ayak izlerin,
aylak bir yaz geçiyor avuçlarımdan...
Aşk yasaklandı artık halka açık yerlerde
Kayıp Kentin Yakışıklısı, Yılmaz Erdoğan
El tutmak yol açıyor diye hesapsız
Susmalara kaldırdık tüm tutuşmaları
Yasak kelime oyunu yapmak
Yalan söylemek mecburi ve serbest ayyuka çıkmak
Artık yağmur sonraları toprak kokmak yok
Tomurcuklanmak günah
Ve bir insan gözü yüzünden 100 gün ardarda uyumamak
Kimse ölmesin diye
Kimsenin aklında her sevdalı verdiği sözü geri alacak
Güneşi ayı ve hatta hiç bir tabiat olayı
Şahit gösterilmeyecek hiç bir sevdaya
Ne deniyorsa onu atacak kalp
Ve süresi 24 saate çıkarılacak meskun mahallerde ağlamanın...
Bir aşkı paylaşmak için çok geç,
Kayıp Kentin Yakışıklısı, Yılmaz Erdoğan
Bir paylaşıma aşık olmak içinse erken...
Beni 'sevda' yerimden vurdu yine 'zaman'
Şimdi sana söylenecek tek cümle:
- Ben de sana yetecek kadar 'ben' kalmadı...
Ve
📖 Sayfa 48 · Kayıp Kentin Yakışıklısı, Yılmaz Erdoğan
Hiçbir şiirin eskitmediği
Gözlerin,
Gözlerimin önünde
El pençe divan…
Bir şiir istersin içinde benzetmeler olan
Kayıp Kentin Yakışıklısı, Yılmaz Erdoğan
Kusura bakma sevgilim
Heybemde sana benzeyecek kadar güzel birşey yok...
Aylak bir yaz geçiyor avuçlarımda ve ben ne zaman, kiminle sevişsem hâlâ seni aldatıyorum...
Kayıp Kentin Yakışıklısı, Yılmaz Erdoğan
Soğuk ve şehirlerarası
Kayıp Kentin Yakışıklısı, Yılmaz Erdoğan
otobüslerde vazgeçtim
çocuk olmaktan
ve beslenme çantamda
otlu peynir kokusuydu babam...
Ankara'ya usul usul karbonmonoksit yağıyordu.
Kayıp Kentin Yakışıklısı, Yılmaz Erdoğan
Ve kapalı mekanlarda sevişmeyi öneriyordu
haber bültenleri..
Oysa Ankara'da hiç sevişmedim ben.
Disiplin kurulunda tartışılan aşkım olmadı benim..
Aşk yasaklandı artık halka açık yerlerde;
Kayıp Kentin Yakışıklısı, Yılmaz Erdoğan
El tutmak yol açıyor diye hesapsız,
Susmalara kaldırdık tüm tutuşmaları...
Yasak kelime oyunu yapmak,
Yalan söylemek mecburi...
Ve serbest ayyuka çıkmak.
Artık yağmur sonraları toprak kokmak yok,
Tomurcuklanmak günah.
Ve bir insan gözü yüzünden 100 gün art arda uyumamak...
Kimse ölmesin diye kimsenin aklında;
Her sevdalı verdiği sözü geri alacak.
Ve süresi yirmi dört saate çıkacak meskun mahallerde ağlamanın...
. . .
Sen beni sevmekten gidince ben bana borçlu kaldım;
Ya sen bana fazla geldin
Ya ben sana az kaldım...
Sıkça Sorulan Sorular
Kayıp Kentin Yakışıklısı kimin eseridir?
Kayıp Kentin Yakışıklısı, Yılmaz Erdoğan tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1997'de yayımlanmıştır.
Kayıp Kentin Yakışıklısı kaç sayfadır?
Kayıp Kentin Yakışıklısı, 96 sayfadır (Sel Yayıncılık baskısı).
Kayıp Kentin Yakışıklısı'nın en ünlü sözü nedir?
“Yine de ışıklar bu kenti Güzelmiş gibi gösteriyor Geceleri Geceler Yani Ahmet Haşim'in kafiyeleri Seni aklıma düşüren Yerçekimi değil Yalancı yıldızlar Öyle uzaksın ki Üflesem soğuyacaksın Sarılsam okyanus “ Hepsi bu””