CANLI

Kitabu't-Tefekkür'ü Okuyanların Aklında Kalan Özlü Sözler — Şair’ül İslam Yunus Kokan

Kitabu't-Tefekkür - Şair’ül İslam Yunus Kokan kitap alıntıları ve sözleri

Şair’ül İslam Yunus Kokan'ın 2018'de yayımlanan Kitabu't-Tefekkür adlı eseri, Din (İslam) türünün önemli örneklerindendir. Türkçe baskısı Tilki Kitap tarafından yayımlanmıştır. Şiir meraklılarının Kitabu't-Tefekkür'den seçtiği en etkileyici satırlar aşağıda.

Yazar:Şair’ül İslam Yunus Kokan
İlk Yayın:2018
Yayınevi:Tilki Kitap
Sayfa Sayısı:108
Dil:Türkçe
ISBN:9789752470613
Okuma Süresi:3 sa. 4 dk.
Türler:Din (İslam), Edebiyat, Şiir

Kitabu't-Tefekkür'den En Beğenilen Alıntılar

"İnsan, kendisinin kemiklerini bir araya toplayamayacağımızı mı sanır?"
"Evet, bizim, onun parmak uçlarını bile aynen eski hâline getirmeye gücümüz yeter."

(Kıyâmet Sûresi, 75/3-4)

📖 Sayfa 93 · Kitabu't-Tefekkür, Şair’ül İslam Yunus Kokan

Sizi yaratmada, yaşatmada, rızıklandırmada ve hiçbir yerde, hiçbir şeyde, hiçbir şekilde; hiçbir şeriki, hiçbir ortağı ve hiçbir dengi olmayan Allah’ın elbette ibadette de hiçbir ortağı yoktur.

Kitabu't-Tefekkür, Şair’ül İslam Yunus Kokan

Nasıl olur da sizi yaratıp yeri size bir döşek, semayı bir bina, bir tavan yapıp, o nihayetsiz rızıklarla sizi besleyen Rabbinize ortak koşarsınız? Hiç düşünmüyor musunuz? Allah’tan başka taptığınız hiçbir şey ne bir zerreyi yaratabilir ne de sizi rızıklandırabilir.

Kitabu't-Tefekkür, Şair’ül İslam Yunus Kokan

Allah’ın yarattığı her şey aslında bir mûcizedir, yeter ki biz bakmayı bilelim.

Kitabu't-Tefekkür, Şair’ül İslam Yunus Kokan

Tüm insanlar da aslında acz, zaaf ve fakr ile yer yüzünde bir bebek gibidir. Yeryüzü Allah’ın kusursuz esma ve sıfatları ile onları bağrında barındırır ve sütü ile besler.

Kitabu't-Tefekkür, Şair’ül İslam Yunus Kokan

Yaratan’ın yarattığını bilmemesi mümkün mü? Hâşâ ve kellâ!

Kitabu't-Tefekkür, Şair’ül İslam Yunus Kokan

Gök gürültüsü ve gürlemesi de Âlemlerin Rabbi Allah’ın azâmet ve kibriyasını haykırır ve ilân eder, O’nu hamd ile tesbih eder.

Kitabu't-Tefekkür, Şair’ül İslam Yunus Kokan

Hâlık-ı Basîr-i Hakîm insanın gözlerini en güzel şekilde yaratmış, yerli yerine koymuş ve kirpiklerle korumuştur.

Kitabu't-Tefekkür, Şair’ül İslam Yunus Kokan

Her şeyin yaratıcısı Allah (c.c.) her an yeni bir yaratma ile mahlûkatının yardımına ve imdadına yetişmezse hiçbir mahlûk kendi ihtiyacını halk edemez ve onu kendine getiremez ve o hayatı idame ettiremez.

Kitabu't-Tefekkür, Şair’ül İslam Yunus Kokan

Bütün nefisler ve nefesler ve kalpler ve maddi ve manevi ameller O’nun ilmiyle ve O’nun dilemesiyledir. O yaratmayınca ve dilemeyince hiçbir nefes alınamaz, hiçbir nefis yaşayamaz, hiçbir göz göremez, hiçbir dil konuşamaz, hiçbir zerre yerinden oynamaz, oynayamaz ve hakeza…

Kitabu't-Tefekkür, Şair’ül İslam Yunus Kokan

Tatlı ve tuzlu su bir olmadığı gibi muvahhidle müşrik, müminle kâfir, salihle fâsık, iyi ile kötü de bir olmaz.

Kitabu't-Tefekkür, Şair’ül İslam Yunus Kokan

Allah’ı unutup, O’ndan gaflet ederek ve O’nu bir tarafa bırakarak yalvardığınız o uydurma ilahlarınız, kendilerinden medet beklediğiniz o sözde ilahlarınız var ya, onların hepsi toplansalar, bir araya gelseler bir sinek dahi yaratamazlar.

Kitabu't-Tefekkür, Şair’ül İslam Yunus Kokan

Zaman, tümüyle algılayana bağlı, göreceli bir mefhumdur. Zamanın göreceliği, rüyada aşikâr bir biçimde yaşanır. Rüya âleminde gördüklerimizin ve yaşadıklarımızın saatlerce sürdüğünü hissetsek de gerçekte, dünya âleminde tüm gördüklerimiz ve yaşadıklarımız birkaç dakika ve hatta birkaç saniyede gerçekleşmiştir.

Kitabu't-Tefekkür, Şair’ül İslam Yunus Kokan

Bir sineği yaratamamanın verdiği eziklik, bir fili yahut deveyi halk edememenin verdiği eziklikten daha azimdir. Çünkü insan sineği fil ve deveye göre daha âciz ve zayıf görmektedir.

Kitabu't-Tefekkür, Şair’ül İslam Yunus Kokan

Bütün nefisler ve nefesler ve kalpler ve maddi ve manevi ameller O’nun ilmiyle ve O’nun dilemesiyledir. O yaratmayınca ve dilemeyince hiçbir nefes alınamaz, hiçbir nefis yaşayamaz, hiçbir göz göremez, hiçbir dil konuşamaz, hiçbir zerre yerinden oynamaz, oynayamaz ve bunun gibi…

Kitabu't-Tefekkür, Şair’ül İslam Yunus Kokan

Allah Azze ve Celle'nin varlığını ve birliğini ilân ve ispat eden iki çeşit âyeti vardır:

1) Kelam sıfatından gelen, Cebrail (a.s) aracılığıyla vahiy yoluyla indirdiği âyetler.

2) Kudret sıfatından gelen, kitab-ı kâinattaki her bir mahlûku üzerinde tecelli eden âyetler ki buna tekvini âyetler diyoruz.

Kitabu't-Tefekkür, Şair’ül İslam Yunus Kokan

Bir damla suyu terbiye ederek onu erkek ya da dişi olarak hangi keyfiyette yaratacağını tercih etmek, ona gözler ve kulaklar, eller ve ayaklar, dil ve dudaklar vermek; onu gören, işiten, düşünen ve konuşan bir insan suretine dönüştürmek elbette yalnızca külli irade sahibi Âlemlerin Rabbi Allah’ın işidir.

Kitabu't-Tefekkür, Şair’ül İslam Yunus Kokan

Ne bir nefis, Ne bir nefes, Ne bir ins, Ne bir cin, Ne bir hayvan, Ne bir nebat, Ne bir toprak, Ne bir yaprak, Ne bir hayat, Ne bir memat, Ne bir niyet, Ne bir duygu, Ne bir düşünce, Ne bir söz, Ne bir ses, Ne bir göz, Ne bir bakış, Ne bir eser, Ne bir fiil, Ne bir iş, Ne bir sistem, Ne bir organ, Ne bir doku, Ne bir hücre, Ne bir molekül, Ne bir atom, Ne bir zerre ve hakeza hiçbir şey O’nun ilim dairesinin haricinde değildir, hiçbir şey O’ndan gizlenmez ve gizlenemez; O’nun ilmi her şeyi kuşatmıştır.

Kitabu't-Tefekkür, Şair’ül İslam Yunus Kokan

Ey insan!
Hangi şiir var ki şâirsiz olsun?
Hangi eser var ki müessirsiz olsun?
Hangi sanat var ki sanatkârsız olsun?
Hangi kitap var ki müellifsiz olsun?
Öyle de
Şiir-i mûcize-i benî Âdem`in,
Son derece sanatlı yaratılan, ‘insan` denen bu eserin,
İlim ve hikmetle yazılan beşerin; yaratıcısız, müessirsiz, sanatkârsız
ve müellifsiz olması mümkün değildir. Elbette bir yaratıcısı,
bir müessiri, bir sanatkârı ve bir müellifi vardır ki o Zât-ı Hâlık-ı
Bâri`-i Sâni`-i Hakîm-i Vâhid-i Ehad`e Allah denilir.

Kitabu't-Tefekkür, Şair’ül İslam Yunus Kokan

Allah’tan başka hangi güç, hangi ilim bir damla suyu; gören, işiten, düşünen ve konuşan bir insan suretine dönüştürebilir?

Kitabu't-Tefekkür, Şair’ül İslam Yunus Kokan

Ey insan! Sen bir hiç iken seni adem aleminden vücud alemine çıkaran Alemlerin Rabbi Allah’tan başka kimdir? O Allah ki seni adem zulümatından kurtardı. Taş yapmadı, bitki yapmadı, hayvan yapmadı, eşref-i mahlukat olan insan keyfiyetinde yarattı.

Kitabu't-Tefekkür, Şair’ül İslam Yunus Kokan

Bir A4 kâğıdı kadar küçük bir alanda aynı azaları yerleştirmek suretiyle böyle nihayetsiz simaları halk etmek her şeyin yaratıcısına has öyle mükemmel bir tasarruftur ki akılları hayrette bırakıyor.

Kitabu't-Tefekkür, Şair’ül İslam Yunus Kokan

Alîm-i Külli Şey’, Vâhid-i Ehad’in kendisine ihsan ettiği cüzi bir akıl ve iradeyle basit bir bilgisayarı ve cep telefonunu icat eden bir insan dahi kendi ürettiği o bilgisayarın ve cep telefonunun çalışma standartlarını, kamerasını, işletim sistemini ve hakeza tüm özelliklerini bilsin de Hâlık-ı Külli Şey’, Alîm-i Mutlak mahlûkatını, mülkünü ve mülkünde cereyan eden hâdisatı bilmesin, öyle mi? Hâşâ ve kellâ! Evet, Hâlık-ı Kâinat’ın elbette kâinatı ve mahlûkatı ve mülkünde cereyan eden hâdisatı bilmemesi mümkün değildir.

Kitabu't-Tefekkür, Şair’ül İslam Yunus Kokan

Kendi varlığımızı görmezden gelip de kainatın en ücra köşelerine gidip Alemlerin Rabbinin varlığına delil aramaktan Allah’a sığınırız. Binaenaleyh ilk önce kendi yaratılışımızı tefekkür edeceğiz.

Kitabu't-Tefekkür, Şair’ül İslam Yunus Kokan

Ey insan!
Hangi şiir var ki şairsiz olsun?
Hangi eser var ki müessirsiz olsun?
Hangi sanat var ki sanatkarsız olsun?
Hangi kitap var ki müellifsiz olsun?

Kitabu't-Tefekkür, Şair’ül İslam Yunus Kokan

Hâlık-ı Hakîm-i Kadîr-i Zülcelâl’in varlığını ve birliğini ilân ve ispat eden iki çeşit âyeti vardır:

1) Kelam sıfatından gelen, Cebrail (a.s) aracılığıyla vahiy yoluyla indirdiği âyetler.

2) Kudret sıfatından gelen, kitab-ı kâinattaki her bir mahlûku üzerinde tecelli eden âyetler ki buna tekvini âyetler diyoruz.

Kitabu't-Tefekkür, Şair’ül İslam Yunus Kokan

Hâlık-ı Külli Şey’ her an yeni bir yaratma ile mahlûkatının yardımına ve imdadına yetişmezse hiçbir mahlûk kendi ihtiyacını halk edemez ve onu kendine getiremez ve o hayatı idame ettiremez.

Kitabu't-Tefekkür, Şair’ül İslam Yunus Kokan

Âlemlerin Rabbi Allah yaratılanların ve mülkün ve onlardaki tasarrufun tek sahibi, tek hâkimidir.

Kitabu't-Tefekkür, Şair’ül İslam Yunus Kokan

Şiir-i mucize-i beni Adem’in,
Son derece sanatlı yaratılan, ‘insan’ denen bu eserin,
İlim ve hikmetle yazılan beşerin; yaratıcısız, müessirsiz, sanatkarsız ve müellifsiz olması mümkün değildir. Elbette bir yaratıcısı, bir müessiri, bir sanatkarı ve bir müellifi vardır ki o Zat-ı Halık-ı Bari’-i Sâni’-i Hakim-i Vahid-i Ehad’e Allah denilir.

Kitabu't-Tefekkür, Şair’ül İslam Yunus Kokan

Bir hasta kendisine reçete yazan doktora ne ihtiyacın var ki bana beş tane ilaç yazmışsın diyemeyeceği gibi gaflet illetine müptela insan da: (hâşâ) “Allah’ın benim ibadetlerime ne ihtiyacı var ki?” diyemez. Zira hasta olan, her şeye ve ilaç-ı hidayet kullanmaya muhtaç olan da kendisidir. Şâfi-i Hakîm-i Samed ancak Âlemlerin Rabbi Allah’tır.

Kitabu't-Tefekkür, Şair’ül İslam Yunus Kokan

"Göğü kendi ellerimizle biz kurduk ve biz (onu) elbette genişleticiyiz."

(Zâriyât Sûresi, 51/47)

Kitabu't-Tefekkür, Şair’ül İslam Yunus Kokan

Kadîr-i Ezeli, Hakîm-i Ebedi tarafından gök ile yer arasında boşlukta durdurulan bulutun ne aklı var ne ilmi, ne şefkati var ne iradesi, ne hikmeti var ne de kudreti. O hâlde bize yağmuru getiren bu şuursuz bulutlar değil; bizi yaratan ve yaşatan, her türlü ihtiyacımızı görüp gözeten Âlemlerin Rabbi Allah’tır ki o bulutlar O’nun mülkünde ancak bir perdedir, onları su ile dolduran muhtaçlara koşturan Kadîr-i Rahim’dir.

Kitabu't-Tefekkür, Şair’ül İslam Yunus Kokan

İnsan öncelikle kendini okumalı, düşünmeli, fehmetmelidir.

Kitabu't-Tefekkür, Şair’ül İslam Yunus Kokan

Evet, otuz yaşındaki bir insan küçücük bir tefekkürle: “Ben otuz iki yıl önce ne idim ve neredeydim?” diye kendi kendine sorduğunda cismani vücud itibariyle adem aleminde olduğunu, hiç olduğunu anlayacaktır.

📖 Sayfa 26 · Kitabu't-Tefekkür, Şair’ül İslam Yunus Kokan

Maddi anlamda en fakir bir insana dahi: “İki gözünü bana ver, mukabilinde tüm dünya senin olsun!” deseniz hiç düşünmeden: “Ben görmedikten sonra dünyayı ne yapayım?” diyecektir. O hâlde dünyadan daha değerli olan bu gözlerimiz için dünya kadar şükretsek yine de azdır.

Kitabu't-Tefekkür, Şair’ül İslam Yunus Kokan

Ey gafil insan! Yakînen bil ki tüm kâinat Allah’ın mülküdür ve kâinattaki ve mahlûkattaki bütün tasarruf O’nun ilmi ile, O’nun iradesi ile ve O’nun kudreti iledir, her şey O Kayyum-u Baki ile kaimdir, yalnızca O’nun ile vardır, O’nun dilemesi ile devam eder. O hâlde O Kayyum-u Baki’ye iman ve tevhid ile teslim ve tevekkül ile ubudiyet ve dua ile istinad et ve iltica et ki saadet-i dareyne mazhar olasın!

Kitabu't-Tefekkür, Şair’ül İslam Yunus Kokan

Hanif; Allah’ı bir bilen, Hakk’a yönelen ve batıldan hoşlanmayan kimse demektir.

📖 Sayfa 19 · Kitabu't-Tefekkür, Şair’ül İslam Yunus Kokan

İbrahim (a.s) bu tefekkürü ile şüphesiz ki Rabbini aramaktan ziyade gök cisimlerine tapanları kınamakta, reddetmekte ve onların batıl bir itikad üzere olduklarını ilan etmektedir.

📖 Sayfa 19 · Kitabu't-Tefekkür, Şair’ül İslam Yunus Kokan

Enfüsi tefekkür; kendi nefsimizi tefekkür etmemiz, düşünmemiz teemmül ederek anlamaya çalışmamızdır. Evet, insan öncelikle kendini okumalı, düşünmeli, fehmetmelidir

📖 Sayfa 25 · Kitabu't-Tefekkür, Şair’ül İslam Yunus Kokan

Hâlık-ı Hakîm; tarımsal ürün çeşitliliği, akarsular için su deposu, muhtelif hayvanlar için yaşam alanı, yer altı kaynaklarının depo alanı olması ve hakeza birçok hikmetle halk ettiği dağları aynı zamanda, küre-i arzın hareketi hengâmında dengenin sağlanması ve yeryüzünün sarsılmaması için de kazıklar kılmıştır

Kitabu't-Tefekkür, Şair’ül İslam Yunus Kokan

“(İnsanlar) devenin nasıl yaratıldığına, bakmazlar mı?”

Ğâşiye Sûresi, 88/17

📖 Sayfa 70 · Kitabu't-Tefekkür, Şair’ül İslam Yunus Kokan

Ey insanlar! Rabbiniz Allah O’dur ki, gökleri direksiz yükseltti ve bu hal ve bu keyfiyet üzere öylece tuttu, düşürmedi ve asla zaafa uğramadı. Üstelik bu onun sonsuz kudretine ağır da gelmedi. Oysa siz bir binayı dahi direksiz yükseltemezken

Kitabu't-Tefekkür, Şair’ül İslam Yunus Kokan

Zaman, tümüyle algılayana bağlı, göreceli bir kavramdır. Zamanın göreceliği, rüyada aşikâr bir biçimde yaşanır. Rüya âleminde gördüklerimizin ve yaşadıklarımızın saatlerce sürdüğünü hissetsek de gerçekte, dünya âleminde tüm gördüklerimiz ve yaşadıklarımız birkaç dakika ve hatta birkaç saniyede gerçekleşmiştir.

Kitabu't-Tefekkür, Şair’ül İslam Yunus Kokan

Her insanın kendine: "Kimim ve neyim? Bu âleme nereden geldim? Nereye gidiyorum?" şeklinde sorular sorması akıl ve hikmetin gereğidir.

Kitabu't-Tefekkür, Şair’ül İslam Yunus Kokan

"Allah kimi doğru yola iletmek isterse onun kalbini İslâm'a açar; kimi de saptırmak isterse göğe çıkıyormuş gibi kalbini iyice daraltır. Allah inanmayanların üstüne işte böyle murdarlık verir."

(En’âm Sûresi, 6/125)

Kitabu't-Tefekkür, Şair’ül İslam Yunus Kokan

Ey insan! Sen bir hiç iken seni adem âleminden vücûd âlemine çıkaran Âlemlerin Rabbi Allah’tan başka kimdir? O Allah ki seni adem zulümatından kurtardı. Taş yapmadı, bitki yapmadı, hayvan yapmadı, eşref-i mahlûkat olan insan keyfiyetinde yarattı.

Kitabu't-Tefekkür, Şair’ül İslam Yunus Kokan

Hz. İbrahim (a.s)’ın kavmi, “Keldaniler” kavmi idi ki bu kavim Irak’ta yaşamaktaydı. Gök cisimlerine tapan Keldaniler, aynı zamanda putlara da tapmaktaydı.

Kitabu't-Tefekkür, Şair’ül İslam Yunus Kokan

Allah’ın yarattığı her şey aslında bir mûcizedir, yeter ki biz bakmasını bilelim.

Kitabu't-Tefekkür, Şair’ül İslam Yunus Kokan

Nasıl olur da sizi yaratıp yeri size bir döşek, semayı bir bina, bir tavan yapıp, o sayısız ve sonsuz rızıklarla sizi besleyen Rabbinize ortak koşarsınız? Hiç düşünmüyor musunuz? Allah’tan başka taptığınız hiçbir şey ne bir zerreyi yaratabilir ne de sizi rızıklandırabilir.

Kitabu't-Tefekkür, Şair’ül İslam Yunus Kokan

Arzı halk eden Hâlık-ı Hakîm, yeryüzünde insanlar sarsılmasın diye ağır baskılar yaptı. Yani Mevlevî gibi döndürülen dünyamız bu hareketiyle insanları çalkalayıp sıkıntıya sokmasın diye o yeryüzünde suya mukabil dağlar da halk edildi.

Kitabu't-Tefekkür, Şair’ül İslam Yunus Kokan

Her şey O’nun emir ve iradesiyle, hüküm ve kudretiyle gerçekleşir. Mülkün ve mahlûkatın tek sahibi olduğu gibi, külli iradesiyle dilediğini dilediği şekilde noksansız ve kusursuz bir şekilde yapmaya kâdirdir. Her istediğini kendi kudretiyle yapar. Hiçbir yardımcıya, hiçbir vekile ve hiçbir vasıtaya ihtiyacı yoktur.

Kitabu't-Tefekkür, Şair’ül İslam Yunus Kokan

Evet, insan bu âleme sadece yiyip içip rahatça yaşamak için gönderilmemiştir. Kendisine verilen istidatlar, insanı ulvi bir gayeye sevk etmektedir. Bu istidatların başında da tefekkür gelmektedir. İnsanı insan yapan da akıl ve tefekkür değil midir?

📖 Sayfa 12 · Kitabu't-Tefekkür, Şair’ül İslam Yunus Kokan

İnsan eşref-i mahlûkat olarak yaratılmış, ona mühim vazifelerle birlikte tefekkür kabiliyeti ihsan edilmiştir.

📖 Sayfa 12 · Kitabu't-Tefekkür, Şair’ül İslam Yunus Kokan

Melekût; Allah’a has hükümranlıktır. Melekûtun gösterilmesinden kasıt ise Âlemlerin Rabbi Allah’ın kâinatta kurduğu mükemmel ve muazzam nizamı, kudretiyle koyup kâinatı idare ettiği kanunları tahkik edip anlayabilecek bir istidatın verilmesidir ki Allah bu kabiliyeti dilediği kullarına ihsan eder.

📖 Sayfa 17 · Kitabu't-Tefekkür, Şair’ül İslam Yunus Kokan

Ne bir nefis, ne bir nefes, ne bir ins, ne bir cin, ne bir hayvan, ne bir nebat, ne bir toprak, ne bir yaprak, ne bir hayat, ne bir memat, ne bir niyet, ne bir duygu, ne bir düşünce, ne bir söz, ne bir ses, ne bir göz, ne bir bakış, ne bir eser, ne bir fiil, ne bir iş, ne bir sistem, ne bir organ, ne bir doku, ne bir hücre, ne bir molekül, ne bir atom, ne bir zerre O’nun ilim dairesinin haricinde olabilir. Hiçbir şey O’nun ezeli ilminin dışında değildir, hiçbir şey O’ndan gizlenmez ve gizlenemez; O’nun ilmi her şeyi kuşatmıştır.

Kitabu't-Tefekkür, Şair’ül İslam Yunus Kokan

İnsanlar devenin nasıl yaratıldığına,
bakmazlar mı?

Ğaşiye Suresi-88/17

📖 Sayfa 70 · Kitabu't-Tefekkür, Şair’ül İslam Yunus Kokan

Bütün nefisler ve nefesler ve kalpler ve maddi ve manevi ameller O’nun ilmiyle ve O’nun dilemesiyledir.

Kitabu't-Tefekkür, Şair’ül İslam Yunus Kokan

İlk önce kendi yaratılışımızı tefekkür etmeliyiz.

Kitabu't-Tefekkür, Şair’ül İslam Yunus Kokan

Kendi varlığımızı görmezden gelip de kâinatın en ücra köşelerine gidip Âlemlerin Rabbinin varlığına delil aramaktan Allah’a sığınırız.

Kitabu't-Tefekkür, Şair’ül İslam Yunus Kokan

Sıkça Sorulan Sorular

Kitabu't-Tefekkür kimin eseridir?

Kitabu't-Tefekkür, Şair’ül İslam Yunus Kokan tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2018'de yayımlanmıştır.

Kitabu't-Tefekkür kaç sayfadır?

Kitabu't-Tefekkür, 108 sayfadır (Tilki Kitap baskısı).

Kitabu't-Tefekkür'ün en ünlü sözü nedir?

“"İnsan, kendisinin kemiklerini bir araya toplayamayacağımızı mı sanır?" "Evet, bizim, onun parmak uçlarını bile aynen eski hâline getirmeye gücümüz yeter." (Kıyâmet Sûresi, 75/3-4)”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Kitabu't-Tefekkür — Şair’ül İslam Yunus Kokan. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4