
Nurdan Gürbilek'in 2008'de yayımlanan Mağdurun Dili adlı eseri, Deneme-İnceleme türünün önemli örneklerindendir. Türkçe baskısı Metis Yayıncılık tarafından yayımlanmıştır. Bu bölüm, kitaptan en çok alıntılanan sözlere ayrılmıştır.
Mağdurun Dili'den En Beğenilen Alıntılar
"Yarayı ancak açan iyileştirebilir; ama o da iyileştirmeyecektir."
📖 Sayfa 47 · Mağdurun Dili, Nurdan Gürbilek
Atay'ın en sevdiği, kendi deyişiyle "tutunduğu" iki yazardan biri Kafka, diğeri Dostoyevski'dir.
📖 Sayfa 14 · Mağdurun Dili, Nurdan Gürbilek
Çocukluğumuzdan beri bize göz kırptığı halde bir türlü katılamadığımız, parçası olamadığımız bu sonsuz şölen de ne?
📖 Sayfa 26 · Mağdurun Dili, Nurdan Gürbilek
Sustu. Konuşmak lüzumsuzdu.
Mağdurun Dili, Nurdan Gürbilek
Sartre'a göre ne babaya ne de Tanrı'ya sığınabilen bilinç "özgürlüğe mahkûmdur." Ivan Karamazov da kararlarında özgür olmanın insana azap verdiğinden söz eder: "İnsan için vicdan özgürlüğü kadar çekici, ama o kadar da azap verici bir şey yoktur." Zebercet'in zihninde yine bir an için yanıp sönen, "yeryüzünde canlı kalmanın bir bakıma suç işlemeden olamayacağı" düşüncesi okuru bir kez daha Karamazov kardeşler'in dünyasına, insanın kendi köşesinde otururken bile bir suçu paylaşıyor olabileceği fikrine götürür.
📖 Sayfa 160 · Mağdurun Dili, Nurdan Gürbilek
"Bakışın çifte doğası: Kendimizi eksiksiz hissetmemiz için başkasının bizi görmesi gerekir; ama diğer yandan, etrafımızı saran gözler imparatorluğu bize her an gözaltında olduğumuzu söyler. İşte insanın bakışa aynı anda hem muhtaç hem de maruz kalıyor olması, hepimizin kendini şu ya da bu ölçüde içinde bulduğu bu çatışma mağdurun yazgısında tam anlamıyla bir yaraya dönüşmüştür."
📖 Sayfa 148 · Mağdurun Dili, Nurdan Gürbilek
"Herkesin, her şeyin bir yolu var; herkes, her şey yolunu biliyor, şarkılarla gidip şarkılarla geliyor; bir tek o bir şey bilmiyor, bir şey anlamıyor; ne insanları, ne sesleri... herkese, her şeye yabancı, istenmeyen bir bebek gibi düşürülmüş..."
📖 Sayfa 24 · Mağdurun Dili, Nurdan Gürbilek
Edebiyatın alçak kahramanlarının bize çekici gelmesinin bir nedeni onları kendi ötekilerimiz olarak algılamamız, oradaki canavarı, deliyi, günahkârı, suçluyu romantikleştirme eğilimimizse, diğeri bu kahramanların toplumun ikiyüzlülüğünü sahiden açığa çıkartan olumsuz bir enerjiye sahip olmalarıdır.
📖 Sayfa 42 · Mağdurun Dili, Nurdan Gürbilek
Horlanmışlığın insanın iç dünyasında yol açtığı yaraya, aşağılanmışlığın, terkedilmişliğin iç burkucu yalnızlığına çok az yazar yoksul ama mağrur kahramanların yaratıcısı Dostoyevski kadar yakından bakabildi.
📖 Sayfa 28 · Mağdurun Dili, Nurdan Gürbilek
İster doğal bir beceriden, bir sağlamlıktan yoksunluk anlamında olsun, isterse daha toplumsal anlamlarıyla karşımıza çıksın. Dostoyevski'de gerçekten ısrarlı bir izlektir şölenden dışlanmışlık.
📖 Sayfa 24 · Mağdurun Dili, Nurdan Gürbilek
Yarayı ancak açan iyileştirebilir.
📖 Sayfa 47 · Mağdurun Dili, Nurdan Gürbilek
"Ben alttaysam ve dışlanmışsam," der Suç ve Ceza'da Marmeledov, "ilk önce kendim kendimi aşağılamaya hazırımdır."
📖 Sayfa 12 · Mağdurun Dili, Nurdan Gürbilek
Aşağılanmış olmanın insanı bazen nasıl kapanmayan bir yaradan ibaret bırakabileceğini sanki bütün yönleriyle anlayalım diye dokumuş gibidir Dostoyevski romanlarını.
📖 Sayfa 12 · Mağdurun Dili, Nurdan Gürbilek
Toplumsal sorunlara duyarlı ama eylemsiz.
📖 Sayfa 35 · Mağdurun Dili, Nurdan Gürbilek
"Sıradan insanın sıra dışı olana hınç duyduğundan söz ediyordu Nietzsche. Doğru, ama sıra dışı olmanın, büyük tutkuların, güçlü beklentilerin problemsiz olduğunu kim söyleyebilir?"
📖 Sayfa 171 · Mağdurun Dili, Nurdan Gürbilek

Babayla oğul üzerine düşünmek "hem hayran olunan hem de nefret edilen rakiple olan ilişki üzerine" düşünmektir, der René Girard.
📖 Sayfa 45 · Mağdurun Dili, Nurdan Gürbilek
Orta yerinde bence her güçlü yapıtın sormadan edemeyeceği soru var: Acı anlatılabilir mi?
📖 Sayfa 73 · Mağdurun Dili, Nurdan Gürbilek
"(Oğuz) Atay'ın en sevdiği, kendi deyişiyle 'tutunduğu' iki yazardan biri Kafka, diğeri Dostoyevski'dir."
📖 Sayfa 14 · Mağdurun Dili, Nurdan Gürbilek
"Üslup tek başına dünyayı değiştirmez."
📖 Sayfa 111 · Mağdurun Dili, Nurdan Gürbilek
Horlanmışlığın insanın iç dünyasında açtığı yaraya; yoksulluğun, aşağılanmışlığın, terkedilmişliğin iç burkucu yalnızlığına çok az yazar yoksul ama mağrur kahramanların yaratıcısı Dostoyevski kadar yakından bakabildi.
📖 Sayfa 28 · Mağdurun Dili, Nurdan Gürbilek
"Horgörülmenin ne demek olduğunu hepimiz az çok biliriz. Az ya da çok: Hepimizin kendini başkalarının karşısında zavallı, savunmasız, gülünç hissettiği anlar mutlaka olmuştur."
📖 Sayfa 11 · Mağdurun Dili, Nurdan Gürbilek
"Büyümeye çalıştığımız sırada biri bizi küçük görmüş, hayata tutunabilmek için görülmeye muhtaç olduğumuz sırada görmezden gelmiş, sanki biz orada yokmuşuz gibi davranmıştır."
📖 Sayfa 11 · Mağdurun Dili, Nurdan Gürbilek
Kahramanlarının kendilerini bir fare, bir solucan, bir böcek gibi hissetmediği, bu benzetmelerin ısrarla tekrarlanmadığı tek bir Dostoyevski romanı yoktur. Kafka'nın Dönüşüm'de anlattıklarını sanki önceden görmüş, böcekleşmeye direnebilmek için her yolu deniyor gibidir Dostoyevski kahramanı.
📖 Sayfa 31 · Mağdurun Dili, Nurdan Gürbilek
"Okumuş yazmışların hayal kırıklığında çağın ruhunun payı olduğundan söz etmiştim."
📖 Sayfa 39 · Mağdurun Dili, Nurdan Gürbilek
"Sözcüklerin gözümüzün önünden bir trenin vagonları gibi geçip gittiğinden söz eder Jurnal'de Cemil Meriç. "Kelimeler bir sahneden dökülür gibi katı ve içleri boş. Yapma çiçek. Kokusuz. Bağlamıyor. Ayırmıyor," diye yazmış: "Vagonlar gibi geçiyor kelimeler. Ve yalnız geçişlerini seyrediyorsun. Kimler var içinde? Umrunda değil."
📖 Sayfa 79 · Mağdurun Dili, Nurdan Gürbilek
Adorno'dan daha iyi anlatmak imkânsız: "Şahane mazlumların yüceltilmesi, onları mazlumlaştıran şahane sistemin yüceltilmesinden başka bir şey değildir."
📖 Sayfa 111 · Mağdurun Dili, Nurdan Gürbilek
"Ben yalnızım, onlarsa hep birlikte."
📖 Sayfa 26 · Mağdurun Dili, Nurdan Gürbilek
İdeolojiler, kinlerimize takılan maskelerdir.
Mağdurun Dili, Nurdan Gürbilek
İnsanlar acıklı sözler dinlemek istemiyorlar, onları üzmek çok zor, kitabı yüzünüze kapatıveriyorlar; sıkışıp kalıyorsunuz sayfaların arasında
📖 Sayfa 60 · Mağdurun Dili, Nurdan Gürbilek
"Okuru umursamıyormuş gibi davranırken alttan alta aslında onun ilgisini çekmeye çalışıyor olabilir mi acaba yazar?"
📖 Sayfa 124 · Mağdurun Dili, Nurdan Gürbilek

Kimseyi buyur etmem ruhuma, hiç kimseye ihtiyacım yok, kendi kendime yeterim ben.
📖 Sayfa 45 · Mağdurun Dili, Nurdan Gürbilek
Herkes birikmiş bizi seyrediyor. Dağılın! Kukla oynatmıyoruz burada. Acı çekiyoruz!
📖 Sayfa 28 · Mağdurun Dili, Nurdan Gürbilek
"Eğer sanat, ne kadar dolayımlı olursa olsun, insanlar için bir haz kaynağı olmasaydı, karşı çıktığı ve direndiği çıplak varoluş içinde ayakta kalamazdı."
📖 Sayfa 72 · Mağdurun Dili, Nurdan Gürbilek
Atılgan'da bakışın bir özelliği küçük görmekse, diğeri hiç görmemektir. Zaten gözleri karanlık olduğundan, ona ayna tutmadıkları için, meydan okuyan bakışlarına bile yanıt vermediklerinden bir cehenneme dönüşmüştür C. için başkaları. Birbirini tanımayan insanları birbiri için görülebilir kılan modern sahne, büyük şehrin bu gözler meydanı başlangıçta bu ruhsal yarayı iyileştirebilecekmiş gibi duruyorsa da aslında kör kayıtsızlığıyla onu hep yeniden kanatıyordur.
📖 Sayfa 139 · Mağdurun Dili, Nurdan Gürbilek
Görülmenin dehşetinden, bakışın bir üstünlük içerdiğinden söz ediyordu Sartre. Ama Dostoyevski'de egemenlik, bakanın yalnızca görmesinden, yalnızca küçük görmesinden değil, bazen de hiç görmemesinden kaynaklanır.
📖 Sayfa 33 · Mağdurun Dili, Nurdan Gürbilek
"Sürüden ayrılanın kolayca alay konusu olduğu bir toplumda, sürüden ayrılmayı göze almış yazarın kırılmasından doğal ne olabilir? Bu toplumu bu kadar dargörüşlü, bu kadar ikiyüzlü, bu kadar vurdumduymaz yaptıkları için hangimiz 'onlar'a kızmıyoruz ki?"
📖 Sayfa 141 · Mağdurun Dili, Nurdan Gürbilek
Duyguyu sanki kendi sahteleşme potansiyelinden korumak için bir alay kabuğunun içine gömmek istemiş gibidir Atay.
📖 Sayfa 71 · Mağdurun Dili, Nurdan Gürbilek
İnsancıklar'ın yoksul kahramanı paltoyu soğuğa karşı değil, başkalarına karşı koyabilmek için ister. "İnsan paltoyu başkaları için giyer," der Devuşkin: "Çizmeye, gururumu korumak için ihtiyacım var."
📖 Sayfa 27 · Mağdurun Dili, Nurdan Gürbilek
"Dostoyevski'de mecazi olan, Kafka'da kâbusvari bir gerçeğe dönüşür. Dostoyevski'nin kahramanları böcekleşmekten korkar; 'Dönüşüm' Gregor Samsa'nın sahiden (bir) böceğe dönüşmesiyle başlar."
📖 Sayfa 31 · Mağdurun Dili, Nurdan Gürbilek
Param olduğunda, benim de son derece orjinal biri olduğumu göreceksiniz.
📖 Sayfa 33 · Mağdurun Dili, Nurdan Gürbilek
Acının bir inandırıcılık kaybına yol açmadan, acı çekeni küçük düşürmeden, onu aynı zamanda yüceltmeden nasıl anlatılacağını sorun edinenler için muazzam bir ufuk sunar yapıtları.
📖 Sayfa 14 · Mağdurun Dili, Nurdan Gürbilek
Dostoyevski'nin yeraltı trajedisinin bize apaçık gösterdiği, tutkuları boğulmuş insanın yarasını aslında kan dökmenin bile onaramadığıdır.
📖 Sayfa 39 · Mağdurun Dili, Nurdan Gürbilek
"Birçok bakımdan bir bastırılmış gazap öyküsüdür Anayurt Oteli. Erken doğmuş, horoz döğüşünü andıran hoyrat bir savaşa gelişimini tamamlayamadan atılmış, daima küçük görülmüş, aslında hiç görülmemiş Zebercet'in öyküsü."
📖 Sayfa 163 · Mağdurun Dili, Nurdan Gürbilek
Benliğinin bir yanı görülmek istiyordur; ötekiyse görüldüğünde küçük görüldüğünün farkındadır.
Mağdurun Dili, Nurdan Gürbilek
"Aylak Adam'da arayışın kendisinden değil, bunu başkalarına anlatma çabasından vazgeçer C.
📖 Sayfa 161 · Mağdurun Dili, Nurdan Gürbilek
Anayurt Oteli'ndeyse arayışın kendisinden de vazgeçer Zebercet."

Atay’ın acıklı bir öyküyü nasıl anlatmak gerektiği üzerine epey düşündüğünü tahmin etmek zor değil. Tehlikeli Oyunlar'ın taslağı üzerinde çalışırken günlüğüne aldığı notlarda, insanlara acıklı bir şey anlatmanın, onları güldürmekten daha zor olduğunu söyler. Hikmet’ in ağzından:
Mağdurun Dili, Nurdan Gürbilek
”İnsanlar acıklı sözler dinlemek istemiyorlar, onları üzmek çok zor, kitabı suratınıza kapatıveriyorlar; sıkışıp kalıyorsunuz sayfaların arasında.”
"Herkesin beni görmesini istiyorum," diyor gibidir Dostoyevski kahramanı; "gör beni, madem kahraman olarak görmüyorsun, alçak olarak gör, ama mutlaka gör!"
📖 Sayfa 35 · Mağdurun Dili, Nurdan Gürbilek
Kahramanı için varoluşu hastalığa çeviren şeyin yalnızca ikiyüzlü toplumsal ilişkiler değil, aynı zamanda şiddetli bir görülme ihtiyacı olduğunu, kendine yeterlik iddiasının birçok bakımdan bu ihtiyacı gizlediğini, aylağın başkalarının yaralayıcı bakışına bir kayıtsızlık maskesiyle direnmeye çalıştığını da anlatıyordur Aylak Adam.
📖 Sayfa 131 · Mağdurun Dili, Nurdan Gürbilek
Yalnızca aşağılanmışlıktan değil, kendini "iğrenç bir paspas" gibi hissediyor olmaktan söz eder örneğin Dostoyevski. Kendini bir "paçavra", bir "ayakkabı tabanı" gibi görmekten, başkalarının gözünde olduğu kadar kendi gözünde de bir solucana, bir fareye, bir böceğe dönüşen insanlardan söz eder.
📖 Sayfa 12 · Mağdurun Dili, Nurdan Gürbilek
Nietzsche için bir yanda küçük erdemlerle avunan uysal bir sürü insanı, bir "karınca sürüsü" ya da "bit" olmaktan öteye geçemeyen büyük çoğunluk, kendi deyişiyle "o sıradanlar, o lüzumsuzlar, o fazlalıklar" vardı. Diğer yandaysa kendi erdemini bulmuş, bağımsız, güçlü, kendine yeterli özgür ruhlar.
📖 Sayfa 171 · Mağdurun Dili, Nurdan Gürbilek
"Dostoyevski'nin erken (dönem) romanlarındaki yalnız adamlar gibi o da fikirlerinin büyüklüğüyle imkânlarının darlığı arasında sıkışıp kalmıştır."
📖 Sayfa 39 · Mağdurun Dili, Nurdan Gürbilek
"Birbirini tanımayan insanları birbiri için görülebilir kılan modern sahne, büyük şehrin bu gözler meydanı başlangıçta ruhsal yarayı iyileştirebilecekmiş gibi duruyorsa da aslında kör kayıtsızlığıyla onu hep yeniden kanatıyordur."
📖 Sayfa 139 · Mağdurun Dili, Nurdan Gürbilek
"Şehri içinde dolaşacağı bir manzara olarak algıladığı, orada karşılaşacağı hiç tanımadığı bir insanın ona gerçek sevgiyi verebileceğini düşündüğü için umutlanıyor, ama aynı zamanda başkalarının bakışlarını üzerinde hissettiği için sıkılıyordur aylak."
📖 Sayfa 138 · Mağdurun Dili, Nurdan Gürbilek
"İnsanlar rahattırlar, kolay olanı seçmişlerdir, gösterişe önem veriyor, yapmacık davranıyor, başta kendileri olmak üzere herkesi kandırıyorlardır."
📖 Sayfa 126 · Mağdurun Dili, Nurdan Gürbilek
Dostoyevski kahramanları parayı yokluktan kurtulmanın kendisinden çok, yokluğa eşlik eden sıradanlıktan, sıradanlığın getirdiği utançtan kurtulmak için ister.
📖 Sayfa 32 · Mağdurun Dili, Nurdan Gürbilek
Aşağılanmış olmanın insanı bazen nasıl kapanmayan bir yaradan ibaret bırakabileceğini sanki bütün yönleriyle anlayalım diye dokumuş gibidir Dostoyevski romanları.
📖 Sayfa 4 · Mağdurun Dili, Nurdan Gürbilek
Ben dünyaya gelişiyle gelmeyişi arasında hiçbir fark olmayan fanilerden biri miyim?
Mağdurun Dili, Nurdan Gürbilek
Güçlü romanlar, “eziyet eden, hor gören, alay eden, çaresiz bırakan, baskı yapan, istismar eden onlar” ı yargılayanlar, yapıtlarının bir köşesine bir mahkeme sahnesi kuranlar arasından çıktı.
Mağdurun Dili, Nurdan Gürbilek
"... horlanmış olmanın acısıyla bu acıyı bir ayrıcalık olarak kullanma çabası..."
📖 Sayfa 156 · Mağdurun Dili, Nurdan Gürbilek
Bakışın çifte doğası: Kendimizi eksiksiz hissetmemiz için başkasının bizi görmesi gerekir; ama diğer yandan, etrafımızı saran gözler imparatorluğu bize her an gözaltında olduğumuzu söyler.
📖 Sayfa 170 · Mağdurun Dili, Nurdan Gürbilek
Sıkça Sorulan Sorular
Mağdurun Dili kimin eseridir?
Mağdurun Dili, Nurdan Gürbilek tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2008'de yayımlanmıştır.
Mağdurun Dili kaç sayfadır?
Mağdurun Dili, 176 sayfadır (Metis Yayıncılık baskısı).
Mağdurun Dili'nin en ünlü sözü nedir?
“"Yarayı ancak açan iyileştirebilir; ama o da iyileştirmeyecektir."”