CANLI

Malik Bin Nebi'den Din Üzerine Çarpıcı Sözler: İslam Davası

İslam Davası - Malik Bin Nebi kitap alıntıları ve sözleri

Malik Bin Nebi'nin İslam Davası adlı eseri, din alanında öne çıkan çalışmalardan biridir. İlk kez 1990'da yayımlanmıştır. Bu derlemede yer alan sözler, kitabı okuyanların ortak beğenisini yansıtıyor.

Yazar:Malik Bin Nebi
Çevirmen:Muharrem Tan
İlk Yayın:1990
Yayınevi:Ekin Yayınları
Sayfa Sayısı:244
Dil:Türkçe
ISBN:9786055146757
Okuma Süresi:6 sa. 55 dk.
Türler:Araştırma-İnceleme, Din (İslam)

İslam Davası'dan En Beğenilen Alıntılar

Bugün, islam; bilinç ve vicdanları yoğun bir şekilde meşgul eden sorunların meydana gelme ve çözüm yolları incelenirken, kesinlikle gözden kaçırılmaması gereken temel faktördür.

📖 Sayfa 35 · İslam Davası, Malik Bin Nebi

"İnanmayanların yönetimi eğer adaletli ise yaşayabilir. Ama inansalar bile, adaletli olmayanların yönetimi asla yaşayamaz."

İslam Davası, Malik Bin Nebi

"İslam, mükemmel bir dindir."

İslam Davası, Malik Bin Nebi

Sömürgeciliğin "etki" sinden kurtulmak için öncelikle onun "nedeni" nden, "sömürülme kabiliyeti" nden kurtulmamız gerekir.

📖 Sayfa 114 · İslam Davası, Malik Bin Nebi

Modern tarihte hiçbir olay; İslam dünyasının Batı'ya ruhen yönelişindeki korkunç hız kadar dikkat çekici değildir.
M.İkbal

İslam Davası, Malik Bin Nebi

Bir toplum kendi içindekini değiştirmedikçe, kuşkusuz Allah da o toplumun bulunduğu durumu değiştirecek değildir." (Ra'd-11)

📖 Sayfa 47 · İslam Davası, Malik Bin Nebi

Onlar, bir ümmetti, gelip geçti; onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz, onların yaptıklarından sorumlu değilsiniz. Bakara 134 141.

📖 Sayfa 15 · İslam Davası, Malik Bin Nebi

Zalim krallar bir ülkeye girdiklerinde, kuşkusuz orayı ifsad eder, şerefli insanlarını düşük kılarlar. Bunlar işte böyle yaparlar.

Neml-34

İslam Davası, Malik Bin Nebi

Hiç bir asırda insanın bu asırdaki kadar hayvani özellikleri geri döndüğü görülmemiştir. Kanunlar, bankalar, daireler, gazeteler zindanlar, ve sömürge okullarıyla gayet güzel donatılmış ve iyi yönetilen laboratuvarlarda mantar üretir gibi insan üretilmektedir.

📖 Sayfa 141 · İslam Davası, Malik Bin Nebi

Çünkü nerede olursa olsun ruhun aydınlatma gücü tükendiğinde aklın aydınlatması da bitecektir. Zira insan, iman gücünü ve himmetini yitirdiğinde, öğrenme açlığı duygusunu ve çalışma isteğini de yitirmektedir.

İslam Davası, Malik Bin Nebi

Müslüman, kimlik ve kişiliğini geliştirmeyi sağlayacak vasıtaları edinemiyor ve kullanamıyorsa bunun nedeni "sömürgecilik"tir.
Ama bu amaçları için uygun olan varlığını bu yolda kullanamayıp, yoksulluğunu artırmak ve onu atıl bir birikime dönüştürmek durumunda kalıyorsa bunun nedeni de "sömürülme kabiliyeti"dir.

İslam Davası, Malik Bin Nebi

Kur'an , çöl adamından medeni bir insan çıkardı.

İslam Davası, Malik Bin Nebi

"Haydi aşağıya inelim ve onların dillerini karıştıralım."

İslam Davası, Malik Bin Nebi

Nitekim, yakıtın son damlası tükendiğinde tekleyip stop eden bir motor gibi, Kur’âni motivasyonun zayıflamasıyla birlikte İslam Dünyası da duraklamaya başlamıştır. Hiçbir fani faktör, tarih boyunca insani enerjinin tek kaynağı olan imanın yerini dolduramamıştır.

İslam Davası, Malik Bin Nebi

İnsanlık tarihinde ilk defa sefaletin nedeni; kıtlık değil bolluktu.

İslam Davası, Malik Bin Nebi

Zeka daima ruhu izler. Ne zaman ki ruh, durulduğunu yitirir, zeka da derinliğini kaybeder.

İslam Davası, Malik Bin Nebi

Aksine o da , insanlığın dramına hem aktör hem seyirci olarak katılmaktadır. Bu çift yönlü katılım ona, maddi ve manevi hayatı ile insanlığın geleceği arasında dengeyi kurma görevi yüklemektedir. Evrensel gelişme hareketine etkin bir rolle katkıda bulunması için öncelikle evreni tanıması, kendisini tanıması, kendisini diğerlerine tanıtması ve kendi özgün değerleri ile birlikte insanlığın sahip olduğu değerleri ölçüp biçmesi gereklidir.

📖 Sayfa 209 · İslam Davası, Malik Bin Nebi

Çünkü insanlığa yükselme imkanı bahşeden tek şey ruhtur .Ruhun yitirildiği yerde medeniyet gerileyecek sonunda da yok olacaktır. Zira yükselme gücünü kaybeden herkes, yerçekiminin etkisiyle aşağı düşmekten başka bir şey yapamayacaktır.

İslam Davası, Malik Bin Nebi

Bir defasında Cezayir sokaklarında devrilmiş bir çöp tenekesini yiyecek bir şeyler bulmak için karıştıran bir genç gördüm. Başının üstünde, duvarda asılı bir ilan "anayasal egemenliğe" (!) çağırıyordu. Bu, gördüğüm uğursuz çelişkiyi yaratanların sokaktaki insana asla yakın olmadıklarının, o gencin üzücü geleceğiyle ilgili hiç bir bilgiye sahip olmadıklarının, halkaları gerçek yönüyle tanımadıklarının en açık delili değil midir?

📖 Sayfa 83 · İslam Davası, Malik Bin Nebi

- " (...) Gözümüzden kaçmaması gereken bir de tarihî hareket vardır ki onu göremezsek, olayların içyüzlerine değil ancak zahirine bakabiliriz.
Bu hareket, sömürgecilikle değil, sömürülme kabiliyetiyle başlar. O, sömürgecileri davet eder..."

📖 Sayfa 110 · İslam Davası, Malik Bin Nebi

- " (...) Sömürülmekten kurtulabilmemiz için öncelikle sömürülmeye uygun olma hâlinden kurtulmamız gerekir..."

📖 Sayfa 130 · İslam Davası, Malik Bin Nebi

Büyük düşünceler ancak kalpten gelir.

İslam Davası, Malik Bin Nebi

Bir zamanlar İslam medeniyetinin çehresini şekillendiren diri gerçekler, "derin ilim"(!) ve süslü cümlelerin altına defnedilmiş ölü gerçekler haline dönüşmüştür.

İslam Davası, Malik Bin Nebi

Ancak şu da açıkça bilinmelidir ki, insanı tanımak ve onu hazırlamak, bir motor yapmaktan veya bir maymuna kravat takmayı öğretmekten daha zordur.

İslam Davası, Malik Bin Nebi

Nice krallıklar vardır ki, insanları çıplak ayakla gezerler ve nice cumhuriyetler vardır ki, halkları açlıktan ölürler.

İslam Davası, Malik Bin Nebi

Hiç bir asırda insanın bu asırdaki kadar hayvani özelliklere geri döndüğü görülmemiştir. Kanunlar, bankalar, daireler, gazeteler, zindanlar ve sömürge okullarıyla gayet güzel donatılmış ve iyi yönetilen laboratuvarlarda mantar üretir gibi insan üretilmektedir.

İslam Davası, Malik Bin Nebi

- " (...) İnsanlık tarihinde ilk defa sefaletin sebebi; kıtlık değil bolluktu..."

📖 Sayfa 162 · İslam Davası, Malik Bin Nebi

Biz yoksuluz. Bunda şüphe yok. Ama biz, elimizdeki imkanları daha ciddi kullanarak bu durumu düzeltme gayretini de gütmüyoruz.

📖 Sayfa 108 · İslam Davası, Malik Bin Nebi

Tarihin sonu, insanlığın sonuna karışmaktadır.

İslam Davası, Malik Bin Nebi

Çünkü insanlığa yükselme imkanı bahsşeden tek şey ruhtur. Ruhun yitirildiği yerde medeniyet gerileyecek sonunda da ruh yok olacaktır.

📖 Sayfa 25 · İslam Davası, Malik Bin Nebi

Sözcükler sanki hiç bir his uyandırmayan kelimelerin mezarları haline gelmiştir.

İslam Davası, Malik Bin Nebi

Gelenek kelimesi, Arapça'da taklid kelimesi ile ifade olunan büyülü bir kavramdır. Birçok batıl inançları ve mistik hurafeleri İslam boyasıyla örtmede sıkça kullanılır.

📖 Sayfa 62 · İslam Davası, Malik Bin Nebi

Kur'an çöl adamından medeni bir insan çıkardı... Kur'an karanlığa, insanlığın ölümüne kadar sürecek bir ışık oldu...

İslam Davası, Malik Bin Nebi

Terkedilen coğrafyada ise bilim etkisini tamamen kaybedecektir. Çünkü nerede olursa olsun ruhun aydınlatma gücü tükendiğinde aklın aydınlatması da bitecektir. Zira insan, iman gücünü ve himmetini yitirdiğinde, öğrenme açlığı duygusunu ve çalışma isteğini de yitirmektedir.

📖 Sayfa 25 · İslam Davası, Malik Bin Nebi

Avrupa hümanizmi hakkında söyleyebileceğimiz, onun "çekici" bir hümanist eğilim olduğudur. Dolayısıyla kendi içinde Avrupa Hümanizmi, toprakları dışında ise Sömürge Hümanizmi söz konusudur. Bu sonuncusu, "Bir insan x Sömürge örneği = Bir yerli" şeklindeki adi ve iğrenç siyasi formüle dayanan hümanizmadır.

İslam Davası, Malik Bin Nebi

“Fikrin egemenliği kaybolmaya yüz tuttuğu zaman putların saltanatı yükselir- kimi zaman tersi de geçerlidir-. Bu, Allah’ın değişmez yasasıdır.”

İslam Davası, Malik Bin Nebi

"Sömüren suçlu da, sömürülen masum mudur? Bilakis ikisi de bu suça ortaktırlar."

İslam Davası, Malik Bin Nebi

Tamamen, alçaltıcı sömürgecilik metotlarıyla medenileştirilmiş ve ehlileştirilmiş bu insanlar için "insana saygı" beyanlarının, "İnsan Hakları Beyannamesi"nin ne anlam ifade edebileceği gerçekten sorulması gereken bir sorudur.

📖 Sayfa 214 · İslam Davası, Malik Bin Nebi

Hiç bir asırda insanın bu asıradaki kadar hayvani özelliklere geri döndüğü görülmemiştir. Kanunlar, bankalar, daireler, gazeteler, zindanlar ve sömürge okullarıyla gayet güzel donatılmış ve iyi yönetilen laboratuvarlarda mantar üretir gibi insan üretilmektedir. İşte bu laboratuvarlar sayesinde düşük insanlar üste, seçkin ve bilinçli insanlar alta itilmiştir.

📖 Sayfa 142 · İslam Davası, Malik Bin Nebi

Çünkü insanlığa yükselme imkanı bahşeden tek şey ruhtur .Ruhun yitirildiği yerde medeniyet gerileyecek sonunda da yok olacaktır.

📖 Sayfa 25 · İslam Davası, Malik Bin Nebi

Ruhi yoksulluğuna ve eksikliğine rağmen huzur duyabilen insanlar, gerçeğin yok oluşa rehber olduğu bir toplumda ahlakın temsilcileri haline gelmişlerdir.

İslam Davası, Malik Bin Nebi

"İslam geldi ve üstün medeniyetini bu dünyaya sosyal bir ruh ve dayanışma bahşederek dokudu. Önceleri bireysel arzuların egemen olduğu bu dünyanın tarihsel seyir yönünü değiştirdi. Kur'an, çöl adamından medeni bir insan çıkardı..."

📖 Sayfa 41 · İslam Davası, Malik Bin Nebi

Görüleceği üzere, cedelcilik bu ümmete zararlıdır.

📖 Sayfa 63 · İslam Davası, Malik Bin Nebi

Ortada yapılması gereken bir iş varken, işin etrafında dolaşıp yakınmak, feryat etmek değil kazma ve kürekle kararlı bir şekilde işe sarılmak asıldır. Böyle yapıldığı takdirde "imkansızlık" psikozunun da altüst olacağı ortadadır.

•••

İslam Davası, Malik Bin Nebi

Görevimiz; halka sloganlar ve kelimeler öğretmek değil, metot ve teknikler öğretmek olmalıdır.

İslam Davası, Malik Bin Nebi

Halkı, zaten sıkıldığı bir rejim uğrunda feda olmaya çağırmamız mümkün değildir.

İslam Davası, Malik Bin Nebi

Her şeye rağmen, İslam medeniyetinin modern medeniyete bıraktığı engin kültür mirası,İslam düşüncesinin, altın çağlarında nasıl ve ne şekilde tanındığına dair en doğru tanık olmaya devam edecektir.

📖 Sayfa 10 · İslam Davası, Malik Bin Nebi

Özü bakımından siyaset; insanın hayat, durum ve şartlarında meydana gelecek değişiklikleri düzenleme projesinden başka birşey değildir.

📖 Sayfa 115 · İslam Davası, Malik Bin Nebi

Müslümanlar, akidesinden tam anlamıyla sıyrılmış değildir. Aksine inanmaya ve dinini anladığı kadarıyla yaşamaya devam etmiştir. Ama onun bu inancı eylemsizdir,zira toplumsal aydınlatmasını yitirerek, içe dönük ve bireysel bir akide halini almıştır, imanı, sosyal çevresindeki ilişkilerinden kopmuş bir birey imanına dönüşmüştür.
Dolayısıyla problem, Müslümana, akideyi öğretmek değildir. Çünkü o, ona zaten sahiptir. Burada önemli olan;bu akideye dinamizmini ve olumlu gücünü yeniden kazandırarak sosyal etkileme fonksiyonunu icra etmesini sağlamaktır.

📖 Sayfa 57 · İslam Davası, Malik Bin Nebi

Islahın gerçekleşebilmesi için ilk adımın "birey" ile atılması gerekiyordu. O, bu düşüncesinin temelini şu Kur'an ayetinde bulmuştur:
"Bir toplum kendi içindekini değiştirmedikçe, kuşkusuz Allah da o toplumun bulunduğu durumu değiştirecek değildir." (Rad 11)

📖 Sayfa 56 · İslam Davası, Malik Bin Nebi

Oysa "Muvahhidler sonrası insanı" , yaşlı ve artık yok olmaya yüz tutmuştur. Ama onun varlığına rağmen İslam dünyası,gerekli gençliğe hala fazlasıyla sahiptir.

📖 Sayfa 216 · İslam Davası, Malik Bin Nebi

Medeniyet, başkalarının ürettiklerini yığmak değil, bizatihi yapıcılık ve yaratıcılıktır.

📖 Sayfa 80 · İslam Davası, Malik Bin Nebi

“Meselemizin haklarımızda değil, bize egemen olan âdet ve fikirlerde, estetik ve ahlaki değerler dahil olmak üzere sosyal tasavvurlarımızda ve uyuyan her halkın başına gelen kusurlarda gizli olduğu aklımızdan çıktı.”

İslam Davası, Malik Bin Nebi

"Şu ülkenin bir bireyini dahi düzeltemeyen ben, ülkeyi toptan düzeltmeye çalışsam, garip kaçmaz mı?" H. de Balzac

📖 Sayfa 71 · İslam Davası, Malik Bin Nebi

Modernist hareket ruhi dengesini yitirmiş bir toplumun el yordamıyla tutunmasından başka bir şey değildir.

📖 Sayfa 72 · İslam Davası, Malik Bin Nebi

Kişi, olgunluk derecesine ulaştığında kendine baskı yapar ve pozisyonunu değiştirmek için bulunduğu konuma karşı çıkar. İşte o zaman, onun sözü irade ve eylem hâline dönüşür ve sözlerle vakıalar arasında güçlü bir ilişkinin var olduğunu kanıtlar. Söz ile eylem arasındaki ilişki ortadan kalkınca söz, boş lakırdı hâline gelir.

📖 Sayfa 81 · İslam Davası, Malik Bin Nebi

Halka sorumluluklarından bahsetmeyen ve ona haklarından dem vurmakla yetinen bir politika, gerçek anlamda bir "siyaset" değil, bir "hurafe" ve karanlıkta gezinmeden ibarettir. Görevimiz; halka sloganlar ve kelimeler öğretmek değil, metot ve teknikler öğretmek olmalıdır.

📖 Sayfa 180 · İslam Davası, Malik Bin Nebi

Evet, bilim insanlar arasındaki coğrafi yakınlıkları ortadan kaldırmıştır, ama onların vicdanları arasındaki dev ahlaki uçurumlar hâlâ bakidir.

📖 Sayfa 212 · İslam Davası, Malik Bin Nebi

Avrupa, teknoloji ve endüstride doruğa ulaşmıştır. Ama ahlaki değerlerinde gerilemiştir. Madde dilinden başka bir dille anlaşılamaz dünyasının dışında kalan insanlık için iyilik yapma diye bir olguyu artık tanıyamaz hâle gelmiştir.

📖 Sayfa 215 · İslam Davası, Malik Bin Nebi

Sömürü ve sömürülme kabiliyeti düşüncelerini gözden kaçırmamamız gerekmektedir.

📖 Sayfa 113 · İslam Davası, Malik Bin Nebi

Sıkça Sorulan Sorular

İslam Davası kimin eseridir?

İslam Davası, Malik Bin Nebi tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1990'da yayımlanmıştır. Türkçeye Muharrem Tan çevirmiştir.

İslam Davası kaç sayfadır?

İslam Davası, 244 sayfadır (Ekin Yayınları baskısı).

İslam Davası'nın en ünlü sözü nedir?

“Bugün, islam; bilinç ve vicdanları yoğun bir şekilde meşgul eden sorunların meydana gelme ve çözüm yolları incelenirken, kesinlikle gözden kaçırılmaması gereken temel faktördür.”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: İslam Davası — Malik Bin Nebi. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓
“

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4