
Octavio Paz'ın 1996'da yayımlanan Ölüm Çiçekleri adlı eseri, Edebiyat türünün önemli örneklerindendir. A. Cengiz Büker çevirisiyle Okyanus Yayıncılık tarafından Türkçeye kazandırılmıştır. Bu derleme, Ölüm Çiçekleri adlı eserin en akılda kalan cümlelerinden oluşuyor.
Ölüm Çiçekleri'den En Beğenilen Alıntılar
''Adım ne de güzel senin dudaklarında. Kimse bugüne dek böyle söylememişti benim adımı.''
📖 Sayfa 41 · Ölüm Çiçekleri, Octavio Paz
Kendi içimde kendime yer kalmadı.
📖 Sayfa 58 · Ölüm Çiçekleri, Octavio Paz
Ölümden ve yaşamdan yapılmıştır varoluşun tümü.
📖 Sayfa 27 · Ölüm Çiçekleri, Octavio Paz
Kimisi için yaşam olan, başkası için ölümdür.
Ölüm Çiçekleri, Octavio Paz
Yalnız, yapayalnız... Zamanın enginliğinde yitip gitmiş, kendi kendisinden çıkamamaya yargılı.
📖 Sayfa 57 · Ölüm Çiçekleri, Octavio Paz
Sabahları hep aynı mutlu kıyıda uyanırdım... Pencerem açık olarak yatardım, sabahleyin odama girerdi güneş... Sonra denizin meltemi.
📖 Sayfa 22 · Ölüm Çiçekleri, Octavio Paz
Yalan söylemeyi de beceremem. Becersem de söylemezdim zaten.
📖 Sayfa 40 · Ölüm Çiçekleri, Octavio Paz
Derler ki, yalnızlık düşünceyi besler.
📖 Sayfa 21 · Ölüm Çiçekleri, Octavio Paz
Düşüyorum. İçeri doğru düşüyorum. Ama varamıyorum ruhumun en dibine...
📖 Sayfa 61 · Ölüm Çiçekleri, Octavio Paz
Güçlüyüm, yaşamı seviyorum; yaşam da beni seviyor.
📖 Sayfa 52 · Ölüm Çiçekleri, Octavio Paz
Kimseyi öldürmedim. Kimseye dokunca vermedim kendimden başka...
📖 Sayfa 57 · Ölüm Çiçekleri, Octavio Paz
Ben ölümü kanımda taşıyorum! Lanetlenmişim! Yaşamdan koparılmışım! Zehirden bir duvar beni dünyadan ayırıyor...
📖 Sayfa 53 · Ölüm Çiçekleri, Octavio Paz
Bir ot gibi söküp çıkarıverdin beni topraktan. Kestin köklerimi, fırlatıp attın havaya.
📖 Sayfa 58 · Ölüm Çiçekleri, Octavio Paz
Soluğum ölüm saçıyor, ben ölümü kanımda taşıyorum! Lanetlenmişim! Yaşamdan koparılmışım! Zehirden bir duvar beni dünyadan ayırıyor ... Beni bir canavarla birleştiriyor.
📖 Sayfa 53 · Ölüm Çiçekleri, Octavio Paz
Bir tohumun yaşadığı hayatı yaşıyordum, yapayalnız, kendi içime kapanmış, kendi varlığımın tam ortasına ekilivermiş. Bir ada gibi yalıtılmış...
📖 Sayfa 57 · Ölüm Çiçekleri, Octavio Paz

...hep göz önündesin, ama hep erişilmezsin.
📖 Sayfa 32 · Ölüm Çiçekleri, Octavio Paz
“Sen bana baktığında yakmaz-ateşten giysi dokuyor gözlerin bana, sarıyor bedenimi serin bir gömlek gibi o altın renkli sarmaşık...”
📖 Sayfa 42 · Ölüm Çiçekleri, Octavio Paz
Sevmek, bir anlamda seçmek demektir: seçmek ya ölümü ya da yaşamı!...
📖 Sayfa 19 · Ölüm Çiçekleri, Octavio Paz
Yaşamdı, benim asıl dileğim. Tıpkı bir çiçek gibi tanıdık, ama gene de benden çok çok uzak.
📖 Sayfa 40 · Ölüm Çiçekleri, Octavio Paz
Sözlerin çok sert, beni incitiyor. Ama haklı oldukları için de, arındırıyorlar vicdanımı...
📖 Sayfa 55 · Ölüm Çiçekleri, Octavio Paz
Sen bana baktığında yakmaz-ateşten giysi dokuyor gözlerin bana, sarıyor bedenimi serin bir gömlek gibi o altın renkli sarmaşık ...
📖 Sayfa 42 · Ölüm Çiçekleri, Octavio Paz
Yalnızlık düşünceyi besler.
Ölüm Çiçekleri, Octavio Paz
Bilim insan içindir, oğlum, insan bilim için değil.
Ölüm Çiçekleri, Octavio Paz
Tüm hayatım büyümek, soluk alıp vermek, bir bitki gibi olgunlaşmak oldu... Ah, evet, olgunlaşmak...
📖 Sayfa 57 · Ölüm Çiçekleri, Octavio Paz
Bütün kapılar kapalıydı. Ama sen geldin, açtın sevginin kapısını.
📖 Sayfa 60 · Ölüm Çiçekleri, Octavio Paz
Yalnızlık zarar vermez insana.
📖 Sayfa 23 · Ölüm Çiçekleri, Octavio Paz
Bir bukalemunum olsaydı da eteğimin üstüne yatırıp renk değiştirmesini izleseydim.
📖 Sayfa 28 · Ölüm Çiçekleri, Octavio Paz
Sende başlıyor, sende bitiyor dünya.
Ölüm Çiçekleri, Octavio Paz
Senin varlığında yitip gitmek; sonra yeniden karşı kıyıda bulmak kendimi seni beklerken. Sende doğmak, sende ölmek.
📖 Sayfa 42 · Ölüm Çiçekleri, Octavio Paz
Narin ve kırılgan, işte bu yüzden de aşık olunası!
Ölüm Çiçekleri, Octavio Paz

Düşüyorum. İçeri doğru düşüyorum. Ama varamıyorum ruhumun en dibine...
Ölüm Çiçekleri, Octavio Paz
Senin soluğun ölüm saçıyor.
📖 Sayfa 56 · Ölüm Çiçekleri, Octavio Paz
Kendimde başlayıp kendimde sona eriyorum. Bir bıçaklar nehri sarıyor beni... Dokunulmaz oluyorum.
Ölüm Çiçekleri, Octavio Paz
Sağlık durumum fevkalade. Güçlüyüm, yaşamı seviyorum; yaşam da beni seviyor.
Ölüm Çiçekleri, Octavio Paz
Hey sen, yaşam mısın, yoksa ölüm mü? Kimbilir? Nasıl olsa ikisi de bir değil mi?
Ölüm Çiçekleri, Octavio Paz
Ben senin arzularına yerleşmişim. Seni görmeden önce kimseyi tanımıyordum, kendimi bile tanımıyordum. Bilmiyordum güneşin, ayın, suyun, dudakların varolduğunu.
Ölüm Çiçekleri, Octavio Paz
Ben ölümü kanımda taşıyorum! Lanetlenmişim! Yaşamdan koparılmışım!
📖 Sayfa 53 · Ölüm Çiçekleri, Octavio Paz
Yaseminler takmayı istiyorum saçıma.
📖 Sayfa 27 · Ölüm Çiçekleri, Octavio Paz
Seni görünce ben de anımsadım. Çoktandır yitirdiğim birşeyi anımsadım. Gizli bir yara gibi silinmeyen birşeyi . . .
📖 Sayfa 44 · Ölüm Çiçekleri, Octavio Paz
''Senin varlığında yitip gitmek; sonra yeniden karşı kıyıda bulmak kendimi seni beklerken. Sende doğmak, sende ölmek.''
📖 Sayfa 42 · Ölüm Çiçekleri, Octavio Paz
Adımın ne olduğu önemli değil. Nereli olduğum da. Gerçekte ne adım var, ne cinsiyetim; ne yaşım, ne de doğum yerim. Erkek ya da kadın, çocuk ya da yaşlı, dün ya da yarın, Kuzey ya da Güney... İki cins, üç zaman, dört mevsim, dört yön ... İçimde birleşir kaynaşırlar. Gönlüm duru bir su gibi saydamdır, sapsoğuk başdöndüren bir pencere olur bakınca.
Ölüm Çiçekleri, Octavio Paz
Sabahtan akşama dek okuyarak geçiriyorum günlerimi...
📖 Sayfa 49 · Ölüm Çiçekleri, Octavio Paz
...seninle birlikte ikimiz, bir bulutun üstünde kuralım yuvamızı, bir yıldızda sürdürelim yaşamımızı, aydaki kumsallarda gezinelim...
📖 Sayfa 41 · Ölüm Çiçekleri, Octavio Paz
Saçma! Senin o yaşam dediğin şeyden yalnız hastalıktır doğan...
📖 Sayfa 56 · Ölüm Çiçekleri, Octavio Paz
Barış dileyelim tüm arayıp duranlara, barış dileyelim yapayalnız boşlukta dolananlara... Çünkü ne dün var, ne de yarın. Gün yalnız bugün, her şey burda, burda işte şimdi önünüzde. Geçmişse... hep geçip durmakta...
📖 Sayfa 62 · Ölüm Çiçekleri, Octavio Paz

Günahkar bir gururun sağlıksız anıtı!
Ölüm Çiçekleri, Octavio Paz
...bir kedim olsaydı da sırtını okşasaydım, diyorum, yusyuvarlak tatlı bir elektrik topu olana dek.
📖 Sayfa 28 · Ölüm Çiçekleri, Octavio Paz
Bir tohumun yaşadığı hayatı yaşıyordum, yapayalnız, kendi içime kapanmış, kendi varlığının tam ortasına ekilivermiş. Bir ada gibi yalıtılmış...
📖 Sayfa 57 · Ölüm Çiçekleri, Octavio Paz
Bilim insan içindir, oğlum, insan bilim için değil.
📖 Sayfa 35 · Ölüm Çiçekleri, Octavio Paz
"Hiçbiri şey yapmadan da yorulabiliyor insan, düşündükleri ağır geliyor mesela.."
Ölüm Çiçekleri, Octavio Paz
Biz doğunca ölmeye başlar bedenimiz; biz ölünce de yaşamaya... başka bir hayatla yaşamaya.
📖 Sayfa 25 · Ölüm Çiçekleri, Octavio Paz
Çünkü ne dün var, ne de yarın. -Gün yalnız bugün, herşey burda, burda işte şimdi önünüzde. Geçmişse... hep geçip durmakta...
📖 Sayfa 62 · Ölüm Çiçekleri, Octavio Paz
- Siz çok genç ve yakışıklısınız. Öyle de yalnızsınız ki...
📖 Sayfa 23 · Ölüm Çiçekleri, Octavio Paz
+Teşekkür ederim bayan Isabel. Yalnızlık zarar vermez insana.
Dönüyor sevgilisinin çevresinde, oğlan sessiz ve büyülenmiş kalakalıyor... Ama hiç dokunmuyorlar birbirlerine... Durmadan dönmeye yazgılanmışlar, iki karşıt gücün etkisinde. Bir yaklaşıyorlar bir ayrılıyorlar. Ne öpüş, ne okşama... Gözleri gözlerini içercesine... Sarılma kucaklaşma yerine geçen uzun bir kavga. Oğlanın bakışlarının sarım sarım sarmaladığı kız, tutuşuyor arzu ateşiyle yanan bir kule gibi...
Ölüm Çiçekleri, Octavio Paz
Çevrene dolanan zincirler, seni kuşatan görünmez halkalar boğabilirler seni. Yardım edersen, birlikte kırarız onları !
📖 Sayfa 38 · Ölüm Çiçekleri, Octavio Paz
JUAN.- Kalın rutubetli duvarlar. Bu nemliliğe, bu sessizliğe alışmam güç olacak. Gerçi derler ki, yalnızlık düşünceyi besler.
📖 Sayfa 21 · Ölüm Çiçekleri, Octavio Paz
Sıkça Sorulan Sorular
Ölüm Çiçekleri kimin eseridir?
Ölüm Çiçekleri, Octavio Paz tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1996'da yayımlanmıştır. Türkçeye A. Cengiz Büker çevirmiştir.
Ölüm Çiçekleri kaç sayfadır?
Ölüm Çiçekleri, 62 sayfadır (Okyanus Yayıncılık baskısı).
Ölüm Çiçekleri'nin en ünlü sözü nedir?
“''Adım ne de güzel senin dudaklarında. Kimse bugüne dek böyle söylememişti benim adımı.''”