
Osman Nuri Topbaş'ın kaleme aldığı Öyle Bir Rahmet ki, hikmetli sözleriyle okurların sıkça başvurduğu bir eserdir. İlk kez 2007'de yayımlanmıştır. Din dünyasından Öyle Bir Rahmet ki'den seçilen bu sözler, okur beğenisiyle sıralandı.
Öyle Bir Rahmet ki'den En Beğenilen Alıntılar
Âyet-i kerîmede buyrulur:
📖 Sayfa 133 · Öyle Bir Rahmet ki, Osman Nuri Topbaş
“Biliniz ki, mallarınız ve çocuklarınız birer imtihan sebebidir ve büyük mükâfat Allah katındadır.” (el-Enfâl, 28)
“Muhakkak ki dünya fânî, âhiret ise bâkîdir. Fânî olan sizi şımartıp azdırmasın, bâkî olandan alıkoymasın. Siz, bâkîyi fânî olana tercih ediniz. Dünya sonludur, dönüş Allâh’adır. Allah’tan korkunuz.” (İbn-i Ebi’d-Dünyâ, Mevsû‘a, I, 77)
“Nîmetin tamamına erişmek, İslâm üzere ölmektir.”
📖 Sayfa 149 · Öyle Bir Rahmet ki, Osman Nuri Topbaş
Toplumu mal sevgisinden daha fazla azdıran başka bir şey yoktur.
📖 Sayfa 160 · Öyle Bir Rahmet ki, Osman Nuri Topbaş
“Dünya nedir? Dünya, Hak"tan gâfil olmaktır.”
📖 Sayfa 259 · Öyle Bir Rahmet ki, Osman Nuri Topbaş
“Bir kimsenin sorduğu sorudan onun akıl seviyesini anlarım.”
📖 Sayfa 114 · Öyle Bir Rahmet ki, Osman Nuri Topbaş
“Aklı tam olanın, sözü az olur.”
📖 Sayfa 148 · Öyle Bir Rahmet ki, Osman Nuri Topbaş
Dünyevî menfaatler uğruna baştakilerin yanlışlıklarına göz yumup onları îkâz etmemek ve hattâ onların zulüm ve haksızlık çarklarının dönmesi için destek sağlamak, büyük bir âhiret hüsrânıdır. Bu dünyâda kötü liderlerin peşinde yürüyenler, âhirette de onların peşinde ateşe gideceklerdir. Bu bakımdan herkes kimin peşinde gittiğine dikkat etmelidir. Âyet-i kerîmelerde buyrulur:
📖 Sayfa 164 · Öyle Bir Rahmet ki, Osman Nuri Topbaş
“Her insan topluluğunu önderleri ile birlikte çağıracağımız o günde kimlerin amel defteri sağından verilirse, onlar, en küçük bir haksızlığa uğramamış olarak amel defterlerini okuyacaklar.” (el-İsrâ, 71)
“Ey îman edenler! Allâh’tan korkun ve sâdıklarla beraber olun.” (et-Tevbe, 119)
📖 Sayfa 286 · Öyle Bir Rahmet ki, Osman Nuri Topbaş
“Hiçbir belâ yoktur ki ondan daha kötüsü olmasın.”
📖 Sayfa 98 · Öyle Bir Rahmet ki, Osman Nuri Topbaş
Gerçek ilim; kişiyi mârifetullâha, yâni Cenâb-ı Hakk’ı kalben tanımaya sevk eden ilimdir.
📖 Sayfa 187 · Öyle Bir Rahmet ki, Osman Nuri Topbaş
“Bir kul, Allâh’ın katındakine kendi elindekinden daha fazla güvenmezse îmânı kâmil olmaz!”
📖 Sayfa 151 · Öyle Bir Rahmet ki, Osman Nuri Topbaş
“Cennet cömertlerin, cehennem câhillerin yeridir.”
📖 Sayfa 147 · Öyle Bir Rahmet ki, Osman Nuri Topbaş
Hadîs-i şerîfte buyrulur:
📖 Sayfa 133 · Öyle Bir Rahmet ki, Osman Nuri Topbaş
“Kişi yaşadığı hâl üzere ölür ve öldüğü hâl üzere haşrolunur.”
“Sana yol göstermek isteyenden hâlini gizleme! Aksi takdirde kendini aldatırsın.”
📖 Sayfa 97 · Öyle Bir Rahmet ki, Osman Nuri Topbaş
“Dinde edep ve mürüvvet, akl-ı selîmin meyvesidir.”
📖 Sayfa 148 · Öyle Bir Rahmet ki, Osman Nuri Topbaş
“…Muhakkak ki Allâh, israf eden ve çokça yalan söyleyen kimseleri hidâyete erdirmez.” (el-Mü’min, 28)
📖 Sayfa 286 · Öyle Bir Rahmet ki, Osman Nuri Topbaş
“Îman sadece câmilerde, mal cimrilerde, silah korkaklarda, yetki zayıflarda olursa işler bozulur.”
📖 Sayfa 98 · Öyle Bir Rahmet ki, Osman Nuri Topbaş
Allah Rasûlü -Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem- son günlerinde hastalığının ağırlığı sebebiyle mescide çıkamamıştı. Cemaate namaz kıldırması için de Ebû Bekir -radıyallâhu anh-’ı imam tâyin etmişti. Fakat bir ara kendisini iyi hissederek mescide çıktı. Ashâb-ı kirâma bâzı nasîhatlerde bulunduktan sonra:
📖 Sayfa 91 · Öyle Bir Rahmet ki, Osman Nuri Topbaş
“-Şânı yüce olan Allah, bir kulunu, dünyâ ile kendi katındaki nîmetler arasında serbest bıraktı. O kul da Allah katındakini tercîh etti!..” buyurdu.
“Cennetlikler, günahkârlara: «Sizi şu yakıcı ateşe sokan nedir?» diye sorarlar. Suçlular derler ki: «Biz namaz kılanlardan değildik, fukarâya yemek yedirmezdik, (dünyâya) dalanlarla birlikte dalardık, cezâ gününü de yalan sayardık.” (el-Müddessir, 40-46)
📖 Sayfa 285 · Öyle Bir Rahmet ki, Osman Nuri Topbaş

Ahzâb Sûresi’nden:
📖 Sayfa 79 · Öyle Bir Rahmet ki, Osman Nuri Topbaş
“Ey Peygamber’in hanımları! Siz kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Eğer (Allâh’tan) korkuyorsanız, (yabancı erkeklere karşı) çekici bir edâ ile konuşmayın; sonra kalbinde hastalık bulunan kimse ümîde kapılır. Güzel söz söyleyin! Hem vakarınızla evlerinizde durun da evvelki câhiliyet çıkışı gibi süslenip çıkmayın! Namaz kılın, zekât verin, Allâh ve Rasûlü’ne itaat edin. Ey Ehl-i Beyt! Allâh sizden, sâdece günâhı gidermek ve sizi tertemiz kılmak istiyor.” (el-Ahzâb, 32-33)
“Bugünün işini yarına bırakma!”
📖 Sayfa 115 · Öyle Bir Rahmet ki, Osman Nuri Topbaş
“Mü’minin tebessümü yüzünde, hüznü ise kalbindedir.”
📖 Sayfa 149 · Öyle Bir Rahmet ki, Osman Nuri Topbaş
Peygamberler parlak bir ayna gibidirler; herkes orada kendi iç âleminin sûretini görür! Hiçbir ayna da hatır için yalan söylemez ve çirkini güzel, güzeli de çirkin olarak göstermez!
📖 Sayfa 23 · Öyle Bir Rahmet ki, Osman Nuri Topbaş
“Seven, sevdiğinin her şeyini sever.” düstûrunca, Peygamber Efendimiz’e her bakımından bağlılık ve itaat şarttır. Zîrâ, bu bağlılık ve itaat, Hakk’a muhabbetin bel kemiğini oluşturur.
📖 Sayfa 56 · Öyle Bir Rahmet ki, Osman Nuri Topbaş
Hazret-i Ali -radıyallâhu anh-:
📖 Sayfa 238 · Öyle Bir Rahmet ki, Osman Nuri Topbaş
“İlimsiz ibâdette ve tefekkürsüz Kur’ân tilâvetinde fayda ve feyz azalır.” buyurmuştur.
Zîrâ Hak’tan gâfil bir gönülle yapılan ibâdetler, derece derece kıymetini yitirir, hattâ bâzen bir yorgunluktan ibâret kalır.
Hz. Ömer (r.a.), Peygamber (s.a.s.) Efendimiz’in mübârek vücûdunda, yattığı hasırın izlerini görmüş ve içli içli gözyaşları dökmüştü. Fahr-i Kâinât Efendimiz ona niçin ağladığını sorunca da:
📖 Sayfa 105 · Öyle Bir Rahmet ki, Osman Nuri Topbaş
“–Yâ Rasûlallah! Kisrâ ile Kayser’in ne şekilde yaşadığı mâlûm! Hâlbuki sen, Allâh’ın Rasûlü’sün!” karşılığını vermişti. Efendimiz -aleyhissalâtü vesselâm- da:
“–Dünyanın onların, âhiretin de bizim olmasını arzu etmez misin, yâ Ömer?” buyurmuştu.
Allah Rasûlü -Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem-, ashâbından hiçbirinin malını tamamıyla infak etmesine izin vermez, yalnız Ebû Bekir’e müsâade ederdi. Zîrâ bütün malı-mülkü infak ettikten sonra yaşanabilecek fakr u zarûret içinde, nefs ve şeytanın iğvâsıyla, gönüllerde bir pişmanlık peydâ olması muhtemeldir. Böyle bir pişmanlık ise, yapılan hayır ve hasenâtın fazîletini yok edip, ecrini zâyî eder. Fakat Hazret-i Sıddîk’ın gönül âlemi, Allah ve Rasûlü’nün muhabbetiyle perçinlenmiş, aslâ sarsılmaz bir îman kalesi gibiydi.
📖 Sayfa 94 · Öyle Bir Rahmet ki, Osman Nuri Topbaş
İmkân var iken namazı cemaatle kılmamak, namazı mecbûriyet savar gibi rûhâniyetten uzak bir şekilde îfâ etmek gibi hâller de, ibâdet hayâtına âit israflar cümlesindendir. Namazı huşû ve huzurdan mahrûm olarak kılan kimseler için Cenâb-ı Hak şöyle buyurur:
📖 Sayfa 289 · Öyle Bir Rahmet ki, Osman Nuri Topbaş
“Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki, onlar namazlarını ciddiye almazlar.” (el-Mâûn, 4-5)
“Hâkim milletlerle mahkûm milletler arasındaki en mühim fark, bir avuç iyi yetişmiş insandır!”
📖 Sayfa 167 · Öyle Bir Rahmet ki, Osman Nuri Topbaş
Tefekkürle inkişâf eden rûh idrâk eder ki:
📖 Sayfa 237 · Öyle Bir Rahmet ki, Osman Nuri Topbaş
“İbâdette bedenin kıblesi Kâbe, her nefeste rûhun kıblesi ise Cenâb-ı Hak’tır.”
“Nasîb, kendisine gelmeyene de gider.”
📖 Sayfa 151 · Öyle Bir Rahmet ki, Osman Nuri Topbaş
“Duâ, semâ ile arz arasında durur. Rasûlullâh’a salevât getirilmedikçe, Allâh’a yükselmez.” (Tirmizî, Vitr, 21)
📖 Sayfa 114 · Öyle Bir Rahmet ki, Osman Nuri Topbaş
Dünyevî menfaatler için zulme yaltaklanmak, ebedî bir zillet ve hüsran sebebidir.
📖 Sayfa 198 · Öyle Bir Rahmet ki, Osman Nuri Topbaş
Hakîkaten zaman zaman kendimize sormamız gerekir ki, “–Ben sağlam ve sağlıklıyım, fakat falan şahıs niye sakat veya hasta? Ben varlıklıyım, fakat falanca niye fakir ve mahrum?” Cevap olarak kendimize demeliyiz ki: “–Allah Teâlâ onu bana emânet etti ve beni ondan mes’ûl kıldı. O hâlde elimdeki imkânları, bu imkânlardan mahrum olanlara tevzî gayreti içinde bulunmaya mecbûrum!..”
📖 Sayfa 204 · Öyle Bir Rahmet ki, Osman Nuri Topbaş
Nitekim Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-:
“Mü’min kardeşinin derdiyle dertlenmeyen bizden değildir.” buyurmuştur.
“Kuvvete dayanmayan adâlet âcizdir. Adâlete dayanmayan kuvvet ise zâlimdir.”
📖 Sayfa 197 · Öyle Bir Rahmet ki, Osman Nuri Topbaş
Şâir Necib Fâzıl’ın veciz ifadesiyle:
📖 Sayfa 308 · Öyle Bir Rahmet ki, Osman Nuri Topbaş
O demde ki perdeler kalkar, perdeler iner;
Azrâil’e “hoş geldin” diyebilmekte hüner!..
“Allâh’ın emirleri hâricine taşan her şey israftır.”
📖 Sayfa 284 · Öyle Bir Rahmet ki, Osman Nuri Topbaş
İlâhî bir imtihan dershânesi olan bu âlemde, insan, muhabbetini Hakk’a ve hayra yönelttiği nisbette mânen seviye kazanır. Rûhun huzur ve sükûna kavuşacağı aslî ve nihâî muhabbet merkezi, onu kendi rûhundan insana lutfeden Allah -celle celâlühû-’dur. Bu yüzden nihâyeti Hakk’a varmayan, sonu O’na ulaşmayan, yanlış adreslerde aranıp çıkmaz sokaklarda hebâ edilen bütün fânî muhabbetler, rûh için beyhûde bir yorgunluk ve sıklet sebebidir.
📖 Sayfa 55 · Öyle Bir Rahmet ki, Osman Nuri Topbaş

“Sabırda zarar, hüzün ve telaşta fayda yoktur.”
📖 Sayfa 98 · Öyle Bir Rahmet ki, Osman Nuri Topbaş
Toplumların önünde bulunanlar, mevkîleri sebebiyle şımarmamalı; Allâh’ın mülkünde bir memur gibi tasarrufta bulunduklarını, âdeta bir veznedar hükmünde olduklarını ve bir gün mutlaka ilâhî mahkemede sorguya çekileceklerini unutmamalıdırlar.
📖 Sayfa 161 · Öyle Bir Rahmet ki, Osman Nuri Topbaş
“Unutma ki yüksekte yer tutanlar, aşağıdakiler kadar emniyette değildir.”
📖 Sayfa 159 · Öyle Bir Rahmet ki, Osman Nuri Topbaş
Hakîkaten fânî dünya hayatı, ebedî âhiret hayatı yanında kısacık bir an gibidir. Anlık zevkler uğruna ebedî saâdeti zâyi etmek, ânı sonsuza tercih etmek, hangi aklın kârıdır?
📖 Sayfa 244 · Öyle Bir Rahmet ki, Osman Nuri Topbaş
Dünyâ hayatı da bize âhireti kazanmak ve ilâhî rızâya nâil olmak için verilen bir mühletten ibârettir.
📖 Sayfa 300 · Öyle Bir Rahmet ki, Osman Nuri Topbaş
“Dört kimse Allâh’ın sâlih kullarındandır:
📖 Sayfa 98 · Öyle Bir Rahmet ki, Osman Nuri Topbaş
1. Tevbe eden kişiyi gördüğü zaman sevinen.
2. Günahkârların affı için Rabbine yalvaran.
3. Din kardeşine gıyâbında duâ eden.
4. Kendinden muhtaç kişiye yardım ve hizmette bulunan.”
“Akıllı kimse takvâ sahibi olan, akılsız da zâlim olandır.”
📖 Sayfa 98 · Öyle Bir Rahmet ki, Osman Nuri Topbaş
"Ne söylediğini, ne zaman söylediğini ve kime söylediğini iyi düşün!"
📖 Sayfa 97 · Öyle Bir Rahmet ki, Osman Nuri Topbaş
Dîn, yaratılışın gâyesi, kundak ile kefen arasındaki hayâtı tanzîm eden, böylece kulu âhiret saâdetine hazırlayan ilâhî kanunlar mecmûasıdır.
📖 Sayfa 229 · Öyle Bir Rahmet ki, Osman Nuri Topbaş
Yüksek ruhlar, hakîkat-i Muhammediyye`den akseden füyûzâtla gıdâlandıkları gibi habîs ve fâsık ruhlar da habâsetle tatmin olurlar.
📖 Sayfa 22 · Öyle Bir Rahmet ki, Osman Nuri Topbaş
Cenâb-ı Hak, bütün mahlûkâta onların husûsiyetlerine göre bir tefekkür hâli ihsân etmiştir. İnsanların ve cinlerin dışındaki mahlûkâtın tefekkürüne “sevk-i tabiî” denir. O tefekkür, bedenî hayatın devâmı içindir. Hayvana, karnını doyurması, kendini koruması ve teselsülü gibi hususlarda yardımcı olur. İnsana ise tefekkür, rûhânî yapısını güçlendirip Cenâb-ı Hakk’a yakın ve güzel bir kul olabilmesi için lutfedilmiştir. Hâl böyleyken, insanın tefekkür nîmetini dünyevî ve nefsânî menfaatleri uğrunda ziyân etmesi ne fecî bir hüsrandır!
📖 Sayfa 45 · Öyle Bir Rahmet ki, Osman Nuri Topbaş
“İnsanlar bilmedikleri şeyin düşmanıdır.”
📖 Sayfa 147 · Öyle Bir Rahmet ki, Osman Nuri Topbaş
“Eğrinin gölgesi de eğri olur.”
📖 Sayfa 148 · Öyle Bir Rahmet ki, Osman Nuri Topbaş
Toplumların yükselişinde, onların önündeki âbide şahsiyetlerin mühim bir yeri vardır. Bu bakımdan, bu bir avuç insanı yetiştirmenin gayreti içinde bulunmak, en mühim vazîfelerimizdendir. Merhum Necip Fâzıl’ın; “Tomurcuk derdinde olmayan ağaç, odundur.” ifâdesi, hepimize bu noktadaki mes’ûliyetimizi ihtâr etmektedir.
📖 Sayfa 167 · Öyle Bir Rahmet ki, Osman Nuri Topbaş
Hazret-i Ömer -radıyallâhu anh- buyurur:
📖 Sayfa 58 · Öyle Bir Rahmet ki, Osman Nuri Topbaş
“Merhamet etmeyene merhamet olunmaz. Kusurları bağışlamayan kimsenin, kendisi de bağışlanmaz. Affetmeyen kişi affolunmaz...”
Hasis sarraf, kendine bir başka kese diktir!
📖 Sayfa 262 · Öyle Bir Rahmet ki, Osman Nuri Topbaş
Mezarda geçer akça neyse, onu biriktir!..
“İnandığınız gibi yaşamıyorsanız, yaşadığınız gibi inanmaya başlarsınız.”
📖 Sayfa 115 · Öyle Bir Rahmet ki, Osman Nuri Topbaş
“Sözlerinin amellerinden sayıldığını bilen kimse, az konuşur ve ancak kendisini ilgilendiren şeyleri söyler.”
📖 Sayfa 148 · Öyle Bir Rahmet ki, Osman Nuri Topbaş
Zayıf ve muzdarip mü’minler, güçlü ve varlıklı mü’minlerin iyiliklerine muhtaç, imkân sâhibi mü’minler de zayıf ve mahrumların hayır duâlarına muhtaçtırlar.
📖 Sayfa 205 · Öyle Bir Rahmet ki, Osman Nuri Topbaş

Ahlâk, Allâh Teâlâ’nın biz kullarında görmekten râzı ve hoşnud olduğu güzel huylardan ibârettir.
📖 Sayfa 327 · Öyle Bir Rahmet ki, Osman Nuri Topbaş
“İnsanlara anlayacakları şekilde konuşunuz.”
📖 Sayfa 148 · Öyle Bir Rahmet ki, Osman Nuri Topbaş
Gerçek mânâda kılınan bir namaz; kişinin kusur, acziyet ve hiçliğini îtirâf ile maddî-mânevî bütün ihtiyaçlarını Hak Teâlâ’ya arz etmesidir.
📖 Sayfa 274 · Öyle Bir Rahmet ki, Osman Nuri Topbaş
Sıkça Sorulan Sorular
Öyle Bir Rahmet ki kimin eseridir?
Öyle Bir Rahmet ki, Osman Nuri Topbaş tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2007'de yayımlanmıştır.
Öyle Bir Rahmet ki kaç sayfadır?
Öyle Bir Rahmet ki, 416 sayfadır (Erkam Yayınları baskısı).
Öyle Bir Rahmet ki'nin en ünlü sözü nedir?
“Âyet-i kerîmede buyrulur: “Biliniz ki, mallarınız ve çocuklarınız birer imtihan sebebidir ve büyük mükâfat Allah katındadır.” (el-Enfâl, 28) “Muhakkak ki dünya fânî, âhiret ise bâkîdir. Fânî olan sizi şımartıp azdırmasın, bâkî olandan alıkoymasın. Siz, bâkîyi fânî olana tercih ediniz. Dünya sonludur, dönüş Allâh’adır. Allah’tan korkunuz.” (İbn-i Ebi’d-Dünyâ, Mevsû‘a, I, 77)”