CANLI

60 Öne Çıkan Alıntılar: Şeyh Ahmed Es-Sıddıki'nin Tasavvuf Üzerine Şah-ı Nakşibend Kitabından

Şah-ı Nakşibend - Şeyh Ahmed Es-Sıddıki kitap alıntıları ve sözleri

Şeyh Ahmed Es-Sıddıki'nin Şah-ı Nakşibend adlı eseri, tasavvuf alanında öne çıkan çalışmalardan biridir. İlk kez 2012'de yayımlanmıştır. Tasavvuf okuyucularının Şah-ı Nakşibend'den en çok alıntıladığı cümleler burada.

Yazar:Şeyh Ahmed Es-Sıddıki
İlk Yayın:2012
Yayınevi:Semerkand Yayıncılık
Sayfa Sayısı:296
Dil:Türkçe
ISBN:9786054491254
Okuma Süresi:8 sa. 23 dk.
Türler:Din (İslam), Tasavvuf-Mezhepler-Tarikatlar

Şah-ı Nakşibend'den En Beğenilen Alıntılar

Bütün zerreler zikrederler,
Ancak sen onları işitmezsin.

Şah-ı Nakşibend, Şeyh Ahmed Es-Sıddıki

Sen...
Yanında bulunan her şeyi,
Ateşte yakmadikça,
Hakikat olamazsın.

Şah-ı Nakşibend, Şeyh Ahmed Es-Sıddıki

“Niyeti düzeltmek, neticeye varmak için önemlidir.”

Şah-ı Nakşibend (k.s)

Şah-ı Nakşibend, Şeyh Ahmed Es-Sıddıki

Rabbim!
Konuşması sen olmayanın,
Susması, konuşmasının en güzeli...

~Şah-ı Nakşibend (ks)

Şah-ı Nakşibend, Şeyh Ahmed Es-Sıddıki

Seni engelleyen perde nefsindir. Yolun kendisinde herhangi bir engel yok. Dolayısıyla kendi engelin, yine sensin.
O hâlde kendini aşarak, Rabb'ine ulaşmalısın.

Şah-ı Nakşibend, Şeyh Ahmed Es-Sıddıki

Bütün zerreler zikrederler,
Ancak sen onları duyamazsın.

Şah-ı Nakşibend, Şeyh Ahmed Es-Sıddıki

Bütün günah, gaflet ve şehvetlerin temeli, kişinin nefsinden memnun olmasıdır. Yine bütün itaat, iffet, haya hâllerinin esası ise kişinin nefsinden razı olmamasına bağlıdır. O hâlde, nefsinden razı olmayan bir cahille arkadaşlık etmek, nefsinden razı olan bir âlimle arkadaşlık etmenden daha hayırlıdır.
Gerçek ilim, âlimi nefsinden razı etmez ve gerçek cehalet, insana nefsini tanıtmaz.

Şah-ı Nakşibend, Şeyh Ahmed Es-Sıddıki

'İbadet on kısımdır. Dokuzu helalinden kazanmak, birisi diğer ibadetlerdir.'

📖 Sayfa 77 · Şah-ı Nakşibend, Şeyh Ahmed Es-Sıddıki

•Ben nefsimi temize çıkarmam, çünkü muhakkak ki nefis kötülüğü emredicidir.

Şah-ı Nakşibend, Şeyh Ahmed Es-Sıddıki

İbadet on kısımdır. Dokuzu helâlinden kazanmak,biriside diger ibadetlerdir.
#Cumanız mübarek.

Şah-ı Nakşibend, Şeyh Ahmed Es-Sıddıki

İçinde bulunduğun anı en iyi şekilde değerlendirmen, seni geçmişi hatırlamak ve geleceği düşünmekten uzak tutarak nefesini boşa harcamanı önler. Nefes alıp verirken ve ikisi arasında halini koru ki, nefes vücuduna gafletle girip çıkmasın!
Hacı Bahaeddin Şah-ı Nakşibend

Şah-ı Nakşibend, Şeyh Ahmed Es-Sıddıki

Lütuf, latif olan Allah katında bir perdedir. Yani senin , Allah Teala'nın latif sıfatına bakarak yüce yaratıcıya bağlanmanın bile senin için, Allah Teala'nın yüce zatını keşfetmeni engelleyen bir perde olabilir!

Şah-ı Nakşibend, Şeyh Ahmed Es-Sıddıki

Kendi ruhuna bir makam,kalbine de nefret biçen bir şahistan yerine göre bir köpek bile daha yüce ola bilir.

Şah-ı Nakşibend, Şeyh Ahmed Es-Sıddıki

Bir kul, kalbini sadece Rabbine yöneltip, yalnız Ona itaat etmedikçe fasıklık hâlinden kurtulamaz...

Şah-ı Nakşibend, Şeyh Ahmed Es-Sıddıki

Peygamber Efendimizin bereketiyle, insanların işledikleri günahlarına karşılık, dünyada çekecekleri azap olarak, hayvanlara dönüştürülmeleri (mesh) artık söz konusu değildir. Ama önceki ümmetlerde bu vardı. Muhammed ümmetinde ise iç alemin meshedilmesi söz konusudur.

Şah-ı Nakşibend, Şeyh Ahmed Es-Sıddıki

Nefsimi, varlık âleminin bütün katmanlarıyla teker teker kıyasladım ve şunu gördüm: " Varlık âleminde yaratılanların hepsi benden üstün..." İşte bu niyetimle en faziletli kimseler arasına kabul edildim.

📖 Sayfa 40 · Şah-ı Nakşibend, Şeyh Ahmed Es-Sıddıki

Sadıklar ve mukarrebun makamındaki velilerin ilminden nasibi olmayanların son nefesinde, imanlarını kaybetmelerinden korkulur. Yahut bu kişiler en azından, asla bu ilimde bir pay ve haz sahibi olamazlar. Kişinin ruhuna, bu ilmin kokusundan bir nebze ulaşmış olmasının belirtisi şudur; kişi, bu ilmi tam anlamıyla kabul eder. Çünkü velilerin, sözlerinin tasdik edilmesi de bir anlamda veliliktir. Nitekim Cüneyd-i Bağdadi; "Bizim bu yolumuzu (tasavvuf) tasdik etmek, küçük velayet demektir." dedi.

Şah-ı Nakşibend, Şeyh Ahmed Es-Sıddıki

Veliler, Rabbani lütufları gönül gözüyle gördüklerinden dağlar bile onların nazarında bir kuş tüyü gibidir.

📖 Sayfa 111 · Şah-ı Nakşibend, Şeyh Ahmed Es-Sıddıki

Evladım dua ederken, "Ey Rabbim, senin rızana uygun olanı bu zayıf kuluna bahşeyle" diye de ilave et. Çünkü Allahû Teâlâ'nın kulu için razı olduğu şey o kul için, asla bela olmaz. Allah Teâlâ, sevdiği bir kuluna bela gönderse bile o sevgili kuluna, bu belaya tahammül etme güç ve kudreti ihsan eder. Ancak kul, kendi iradesiyle bela isterse bu doğru olmaz. Kişi böyle bir talepte bulunarak, edep kurallarının dışına çıkmamalıdır.

Şah-ı Nakşibend, Şeyh Ahmed Es-Sıddıki

Allah dostunun, Allahu Teâlâ'yı hatırdan çıkarmayışının belirtisi, kalbinin ve tüm azalarının onunla huzur bulması, hiçbir itirazda bulunmadan ve bütün şüphelerden arınarak teslim olmuş olmasıdır.

Şah-ı Nakşibend, Şeyh Ahmed Es-Sıddıki

Mana aleminde bana "Sen bu yola nasıl gireceksin? Bu yolda nasıl yürüyeceksin?" deniliyordu. Bunun üzerine ben istediğim şeylerin kabul edilmesini şart koştum. Ancak bu cevabıma: "Bilakis bizim istediğimiz her şeyi, senin yapman gerekir!" hitabıyla karşılık verildi.

Şah-ı Nakşibend, Şeyh Ahmed Es-Sıddıki

Nasıl olsa geçilmek zorunda olan zarurî dururken, faydasız kolaya kaçmamalıdır!

Şah-ı Nakşibend, Şeyh Ahmed Es-Sıddıki

Allah dostlarından birinin makamını veya ariflerin yollarından bir yolu inkar eden kimsenin en iyi hali, yakîn zayıflığı, en kötü hali ise küfürdür. Yahut bu kimse en azından vecd ve şuhud anlayışına ulaşamaz.

Şah-ı Nakşibend, Şeyh Ahmed Es-Sıddıki

Nefsinden razı olmayan bir cahille arkadaşlık etmek nefsinden razı olan bir alimle arkadaşlık etmekten daha hayırlıdır.Gerçek ilim, alimi nefsinden razı etmez ve gerçek cehalet, insana nefsini tanıtmaz.

📖 Sayfa 102 · Şah-ı Nakşibend, Şeyh Ahmed Es-Sıddıki

Bir mürit, kendisinde bulunmayan bir hâl hakkında konuşursa Allahu Teâlâ Hazretleri bu kimseyi o hâl ile şereflendirmez.

📖 Sayfa 126 · Şah-ı Nakşibend, Şeyh Ahmed Es-Sıddıki

Bir maksada ulaşan kişi ancak edeple ulaşmış, ulaşamayan kimse de edebe uymadığı için ulaşmamıştır.

Şah-ı Nakşibend, Şeyh Ahmed Es-Sıddıki

Amel etmeden, maksada ulaşacağını zanneden kimse hayal görür. Sadece amelle Allahû Teâlâ'ya kavuşabileceğini zanneden kınanır.

Şah-ı Nakşibend, Şeyh Ahmed Es-Sıddıki

"Amel etmeden, maksada ulaşacağını zanneden kimse hayal görür. Sadece amelle Allahu Teala'ya kavuşabileceğini zanneden kınanır."

📖 Sayfa 97 · Şah-ı Nakşibend, Şeyh Ahmed Es-Sıddıki

Cüneyd-i Bağdadî hazretlerine ariflerin hali sorulduğunda, "Su bardağının rengi, suyun rengi gibidir" derdi. Yani ariflerin özellikleri, onlara tecelli etmiş olan sıfatlarla anlaşılır. Bazen Celal sıfatı ariflere tecelli eder, onları nazarıyla öldürür. Bazen de Cemal sıfatı tecelli eder, arifleri diriltir.

Şah-ı Nakşibend, Şeyh Ahmed Es-Sıddıki

Resulûllah Efendimize bir kişi gelip, "Ben sizi seviyorum" diyince, Sevgili Peygamberimiz bu kişiye, "O halde fakirliğe hazırlan" buyurdu. Aynı kişi, "Ben Allahu Teâlâ'yı çok seviyorum" demesi üzerine bu kez; Efendimiz, "O zaman belalara hazırlan" buyurmuştur.

Şah-ı Nakşibend, Şeyh Ahmed Es-Sıddıki

İradenin en seçkin manası, iradenin terk edilmesidir.

Allah dostlarını sevme nimetine ulaşmak, kişinin kendi nefsini aşmasıyla mümkündür.

Bu yolda yürüme anlamına gelen seyr ü sülük, Allah dostlarına duyulan muhabbetin meydana gelmesine bağlıdır.

Şah-ı Nakşibend, Şeyh Ahmed Es-Sıddıki

Hakikat ehli veliler imanı; Kişinin, kalbinden zarar ve fayda konusunda ilgi duyduğu sevgilerin tamamını atarak, gönlünü sadece Allahû Teâlâ'ya bağlamasıdır, diye tabir ederler.

Şah-ı Nakşibend, Şeyh Ahmed Es-Sıddıki

Lütuf, latif olan Allah katında aslında bir perdedir. Yani senin Allahu Teâlâ'nın latif sıfatına bakarak Yüce Yaratıcıya bağlanman bile senin için Allahu Teâlâ'nın yüce zatını keşfetmeni engelleyen bir perde olabilir.

📖 Sayfa 100 · Şah-ı Nakşibend, Şeyh Ahmed Es-Sıddıki

Ey dostum, seni engelleyen perde nefsindir. Yolun kendisinde herhangi bir engel yok. Dolayısıyla kendi engelin, yine sensin. O halde kendini aşarak, Rabbine ulaşmalısın.
Nefsin gizli bir şirktir. Nefsini aşamazsan, tevhid anlayışın kendini göstermez. Ne zaman kendi nefsin öne çıkarsa, anla ki o, sen değilsin. Bu yüzden sana gereken, tövbe etmektir.

Şah-ı Nakşibend, Şeyh Ahmed Es-Sıddıki

Bir zat Hace hazretlerine, namazdaki huzurun nasıl elde edileceğini sordu, cevap; "Namazda huzuru elde etmek ancak helal yemekle mümkündür. Kişi helal rızkı elde etmeye dikkat ederse, bu durum namazın başında, abdest alırken ve hatta iftitah tekbirlerinde de kişide kalp huzurunu sağlar."

Şah-ı Nakşibend, Şeyh Ahmed Es-Sıddıki

Allahu Teala bir kulunu severse, bu kimseye şeytanın kandırması zarar veremez.

Kalplere Allah'ın yardımı geldiğinde, vücudun organları ibadetlerden haz alır, neşelenir.

Şah-ı Nakşibend, Şeyh Ahmed Es-Sıddıki

Kim nefsi için bir hal veya makam talebinde bulunursa, o kimse tasavvuf anlayışından uzaklaşmıştır.

Tüm günah, şehvet ve gafletlerin kaynağı, kişinin kendi nefsinden razı olduğu zamandır. Nefsini beğenip takdir etmediğinde, bütün güzellikler senden meydana gelecektir. Nefsinden razı olmayan biriyle arkadaşlık, nefsinden razı olan bir alimle dost olmaktan daha iyidir.

Şah-ı Nakşibend, Şeyh Ahmed Es-Sıddıki

'Başkalarını düşünüp onların iyiliğini isteyen kimse, gerçekte kendi nefsini istemiştir.' sözünde de Peygamber Efendimizin şu hadisine işaret vardır: "Kul kardeşine yardım ettiği müddetçe, Allahû Teâlâ da bu kuluna yardım eder."

Şah-ı Nakşibend, Şeyh Ahmed Es-Sıddıki

Kendi ruhuna bir makam, kalbine de kıymet biçen bir şahıstan yerine göre bir köpek bile daha yüce olabilir.

İnsanların gönüllerini hoş tutmalısın. İnsanların kendilerine iltifat etmediği zayıflar, miskinler ve gönlü kırık kimseler vardır. Onlarla ilgilen, hizmetleriyle meşgul ol ama bu arada gönlün Allah'a karşı eğik ve sekinet içinde olsun.

Şah-ı Nakşibend, Şeyh Ahmed Es-Sıddıki

Nefsin gizli bir şirktir. Nefsini aşamazsan tevhit anlayışın kendini göstermez. Ne zaman kendi nefsin öne çıkarsa anla ki o sen değilsin. Bu yüzden sana gereken tevbe etmektir.

📖 Sayfa 107 · Şah-ı Nakşibend, Şeyh Ahmed Es-Sıddıki

Bilinmesi gereken şudur ki; Allah'ın Velileri ile arkadaşlık etmekteki fayda, söz konusu arkadaşlığın bazen kazanç bazen de belaya sebebiyet verebilmesidir.

Şah-ı Nakşibend, Şeyh Ahmed Es-Sıddıki

İnsanların iyi niyetle de olsa, sana getirmiş oldukları şeyleri kabul etme. Zira bazı şeyleri kabul etmek büyük bir sorumluluk gerektirir. Bu tür meselelerin, özünü anlamak oldukça zordur.

Şah-ı Nakşibend, Şeyh Ahmed Es-Sıddıki

Şah-ı Nakşibend hazretleri, "oruç benim içindir, onun mükafatını ben veririm." kutsi hadisinde, hakiki oruca işaret bulunduğunu söylemiştir. Bu hakiki orucun, masivadan tamamıyla el çekmek anlamına geldiğini söylemiştir.

Şah-ı Nakşibend, Şeyh Ahmed Es-Sıddıki

Arifin marifeti arttıkça kendi nefsini itham ve tahkir etmesi artar.
Beyazidi Bestami

Sizi engelleyen perdeler sonsuzdur
Temenni perdesi bunların, en büyüğüdür.

Biz, arkadaşlarımızın ayıp ve kusurlarına bakarsak, dostsuz kalırız. Zaten hissi sıfatlardan arınmış hiç kimse yoktur.
Şahı Nakşibend

Şah-ı Nakşibend, Şeyh Ahmed Es-Sıddıki

Harikulâde olaylar ve kerametlere itibar edilmez.İtibar edilmesi gereken akaid eserlerinde de değinildiği gibi Resulullah'ın (sav) sünnetine uygun hareket etmektir.

📖 Sayfa 14 · Şah-ı Nakşibend, Şeyh Ahmed Es-Sıddıki

Ulaştırır himmet, büyüklerin nurlarına.
Başka şey arama; vuslat, Onun yüceliklerinde.
Güzellik, himmet merdiveninde.

Şah-ı Nakşibend, Şeyh Ahmed Es-Sıddıki

Tevekkül, kişinin henüz varlık alemine ayak basmadan önce Hakk Teâlâ'nın huzurunda bulunduğu gibi, varlık aleminde de onunla birlikte olmasıdır. Kul, daha önceden nasıl hiçbir tedbir ve seçme hakkına sahip değilse, şimdi de Allahu Teâlâ'ya aynı şekilde yönelmelidir. Bu durumda kişi, Rabbinin kendisine yettiğini ve yardımcı olduğunu bilir.

Cüneyd-i Bağdadî (Ks)

Şah-ı Nakşibend, Şeyh Ahmed Es-Sıddıki

Fakirlik, insanın iç dünyasında harb halindeyken, dışarıdan anlaşılmaz olup renk vermemesidir.

Hak'tan halka götüren yol, saadettir. Fakat hak yerine, halka öncelik verilmesi ise tamamen sapıklık içinde sapıklıktır.

Şah-ı Nakşibend, Şeyh Ahmed Es-Sıddıki

"Yine Rasulullah Efendimiz ﷺ şöyle buyurur :
-Allah Teala'ya çokça dua edin. Tencerinize koyacağınız tuza ve ayakkabınızın bağına varıncaya kadar her ihtiyacınızı Allah'tan isteyin."

📖 Sayfa 103 · Şah-ı Nakşibend, Şeyh Ahmed Es-Sıddıki

Hak'tan halka götüren yol, saadettir.Fakat Hak yerine tamamen halka öncelik verilmesi sapıklık içinde sapıklıktır.

📖 Sayfa 128 · Şah-ı Nakşibend, Şeyh Ahmed Es-Sıddıki

Şah-ı Nakşibend Hazretlerinden keramet göstermesi istenince şöyle buyurdu:
Bizim kerametimiz apaçık ortada.Bunca günahlarımıza rağmen yer yüzünde yürüyebilmemiz büyük bir keramet değil mi?

📖 Sayfa 134 · Şah-ı Nakşibend, Şeyh Ahmed Es-Sıddıki

Eller yahşi ben yaman ,Eller buğday ben saman...

Şah-ı Nakşibend, Şeyh Ahmed Es-Sıddıki

İrade ve seçimlerinizin net olmasına dikkat edin. Utanıp çekinmekten sıyrılın. Özür ve tövbe yoluna girin. Bu durumda rıza makamına ulaşırsanız, seçiminize dikkat edip bu başarıya şükredin. Mecaz, hakikate ulaştıran bir köprüdür. Zahiri, batıni ve kavli bütün ibadetlerde mecazi bir maksat vardır. Mümin bu mecaz köprüsünü aşmazsa hakikate ulaşamaz.

Şah-ı Nakşibend, Şeyh Ahmed Es-Sıddıki

Niyet, Allahu Teâlâ'nın bahşetmiş olduğu bir nurdur. Niyet kelimesinin Arapça yazılışında NUN harfi, nura; YA harfi Allahû Teâlâ'nın kulu üzerindeki kudret ve rahmet eline ve HA harfi ise hidayete işaret etmektedir. Hasılı niyet, bir ruh meltemidir.

Şah-ı Nakşibend, Şeyh Ahmed Es-Sıddıki

Kendi ruhuna bir makam kalbine de kıymet biçen bir şahıstan yerine göre bir köpek bile daha yüce olabilir.

📖 Sayfa 42 · Şah-ı Nakşibend, Şeyh Ahmed Es-Sıddıki

Biriyle beraber olduğun zaman, bu birliktelikte gönül huzurunun arttığını hissetmiyorsan o kişiye dikkat et... Hatta ondan uzak dur. Allah'ı hatırlatmayanla sohbet etme. Ama gönül huzuru konusunda sana engel olmadığı gibi, kalbini canlandırıp ilgini toparlamanda sana yararlı olan dostuna saygı göster. Ona hürmet et...

Şah-ı Nakşibend, Şeyh Ahmed Es-Sıddıki

"Allahu Teâlâ'ya çokça dua edin. Tencereye koyacağınız tuza ve ayakkabınızın bağına varıncaya kadar her ihtiyacınızı Allah'tan isteyin.
-Allahû Teâlâ, çok ve uzun bir biçimde dua edenleri sever.
-İnsanların yaptığını görmelerinden rahatsız olacağın şeyleri, yalnızken de yapma."

Şah-ı Nakşibend, Şeyh Ahmed Es-Sıddıki

...Zira kulun namazda duruş şekli, özellikle Rasulullah Efendimizde  ﷺ en mükemmel haliyle görünürdü.
Hz. Âișe'nin rivayetine göre, 'Rasulullah  ﷺ namaz kılarken göğsünden, kaynayan tencerenin çıkardığı ses gibi iniltili bir ses duyulurdu. Hatta bu ses, Medine' nin bazı sokaklarından bile işitilirdi.'

📖 Sayfa 104 · Şah-ı Nakşibend, Şeyh Ahmed Es-Sıddıki

Şah-ı Nakşibend Hazretlerine kalb-i selimin ne olduğu sorulunca şu şiirle cevap verdi:

Şunu iyi anla; aşık, Müslüman oldu denmez
Zira aşkta küfür ve iman bulunmaz
Aşkta; kalp,din,ceset ve ruh yoktur
Böyle olmayan kimse aşık değildir

📖 Sayfa 135 · Şah-ı Nakşibend, Şeyh Ahmed Es-Sıddıki

Kalbi selim de Rabbinden başkasına asla bağlanmayan gönül demektir.

📖 Sayfa 138 · Şah-ı Nakşibend, Şeyh Ahmed Es-Sıddıki

Sıkça Sorulan Sorular

Şah-ı Nakşibend kimin eseridir?

Şah-ı Nakşibend, Şeyh Ahmed Es-Sıddıki tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2012'de yayımlanmıştır.

Şah-ı Nakşibend kaç sayfadır?

Şah-ı Nakşibend, 296 sayfadır (Semerkand Yayıncılık baskısı).

Şah-ı Nakşibend'in en ünlü sözü nedir?

“Bütün zerreler zikrederler, Ancak sen onları işitmezsin.”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Şah-ı Nakşibend — Şeyh Ahmed Es-Sıddıki. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4