CANLI

Pierre Clastres'ten Siyaset Dersleri: Devlete Karşı Toplum Kitabından Alıntılar

Devlete Karşı Toplum - Pierre Clastres kitap alıntıları ve sözleri

Devlete Karşı Toplum, Pierre Clastres'in 192 sayfalık eseridir. Orijinal adı La Societe contre l'État olan kitap ilk kez 2011'de basılmıştır. Siyaset dünyasından Devlete Karşı Toplum'dan seçilen bu sözler, okur beğenisiyle sıralandı.

Yazar:Pierre Clastres
Çevirmen:Mehmet Sert
İlk Yayın:2011
Yayınevi:Ayrıntı Yayınları
Sayfa Sayısı:192
Orijinal Adı:La Societe contre l'État
Dil:Türkçe
ISBN:9755396132
Okuma Süresi:5 sa. 26 dk.
Türler:İnsan ve Toplum, Siyaset-Politika

Devlete Karşı Toplum'dan En Beğenilen Alıntılar

"Sokratese, birisinin gezip görmekle bile bir şey kazanamadığından söz etmişler: İnanırım demiş. herhalde yanında kendini de götürmüştü."

Montaigne

📖 Sayfa 7 · Devlete Karşı Toplum, Pierre Clastres

‘’İktidar emekten önce gelir, ekonomi siyasetin bir türevidir, devletin ortaya çıkışı, sınıfların doğuşunu belirler.’’

📖 Sayfa 182 · Devlete Karşı Toplum, Pierre Clastres

İnmek, çıkmaktan daha az yorucu olsa da ancak, yokuş yukarı ilerleyen düşüncenin dürüstlüğünü koruduğu bir gerçek değil midir?

📖 Sayfa 25 · Devlete Karşı Toplum, Pierre Clastres

“”Siyaset bilimi”nin bugüne kadar aşamadığı bilgikuramsal engel, Batı düşüncesinin, Batılı olmayan toplumları egzotik bir bakışla ele almaya dayanan kültürel etnomerkezciliğinden kaynaklanıyor bizce”

📖 Sayfa 21 · Devlete Karşı Toplum, Pierre Clastres

Toplumsal güçler arasında çatışma olmasa siyasal iktidar da olmazdı. Bu durumda, siyasal iktidarın kaynağını toplumsal farklılaşmada bulmalıyız.
Bu noktada, toplumdaki mutlak farklılaşmayı yaratan şey siyasal iktidar olamaz mı?

Devlete Karşı Toplum, Pierre Clastres

İnsan siyasi bir hayvandır.

Devlete Karşı Toplum, Pierre Clastres

İktidar belirgin bir toplumsal ilişkiye, emir-itaat ilişkisine bağlı olarak ortaya çıkar.

📖 Sayfa 11 · Devlete Karşı Toplum, Pierre Clastres

#insanın en dikkate değer özelliği olan, zincirlerini kırmak arzusu ancak düşlerde gerçekleşir ve bazen mite, bazen de guayakiler 'de olduğu gibi şarkıya dönüşerek kendini değişik biçimlerde dışavurur .#

📖 Sayfa 104 · Devlete Karşı Toplum, Pierre Clastres

‘’İktidar, özü gereği, doğanın üstü kapalı bir kandırmacasından başka bir şey değildir.’’

📖 Sayfa 43 · Devlete Karşı Toplum, Pierre Clastres

Demek ki yazıyı bilmeyen toplumların bilen toplumlardan daha az yetişkin olduklarını söyleyemeyiz. Onların tarihi de bizimki kadar köklüdür ve ırkçılığa kapılmadığımız sürece, onların kendi deneyimleri üzerine düşünmek ve kendi sorunlarını uygun çözümler bulmak gücünden yoksun olduklarını öne süremeyiz.

📖 Sayfa 20 · Devlete Karşı Toplum, Pierre Clastres

İnsan siyasal bir hayvandır, toplum kendini oluşturan bireylerin toplamından ibaret değildir ve indirgenemeyeceği böyle bir toplum ile kendisini belirleyen sistem arasındaki fark insanları bir araya getiren mübadele ve karşılıklı ilişkidir.

📖 Sayfa 117 · Devlete Karşı Toplum, Pierre Clastres

İnmek, çıkmaktan daha az yorucu olsa da ancak yokuş yukarı ilerleyen düşüncenin dürüst kalabileceği doğru değil mi?

📖 Sayfa 26 · Devlete Karşı Toplum, Pierre Clastres

Siyasal bir ilişki olan iktidar, ekonomik bir ilişki olan sömürüden öncedir ve ona zemin hazırlar.

Devlete Karşı Toplum, Pierre Clastres

Aslında arkaik toplumların “ günümüze dek tam bir azgelişmişlik durumunda yaşamış olmaları” nın nedeni, ekonomilerinin bir geçim ekonomisi olması değildir. Bu açıdan bakıldığında, okuma yazma bilmeyen ve iyi beslenemeyen XIX. Yüzyıl Avrupa Proleteryasını “arkaik” saymak daha doğru olacaktır. Aslında geçim ekonomisi fikri modern batı ideolojisinin bir buluşudur; bilimsel bir kavramla uzaktan yakından ilgisi yoktur.

📖 Sayfa 14 · Devlete Karşı Toplum, Pierre Clastres

"Sokrates'e, birisinin gezip görmekle bile bir şey kazanamadığından söz etmişler: İnanırım demiş, herhalde yanında kendini de götürmüştü."

Devlete Karşı Toplum, Pierre Clastres

"O halde teknik düzeyde bir hiyerarşiden, üstün ya da geri teknolojiden söz edilemez; teknik bir araç ancak belli bir ortamda toplumun ihtiyaçlarını karşılayıp karşılayamadığına bakılarak değerlendirilir. Bu bakımdan ilkel toplumların
bu amaca uygun koşulları yaratamadıklarını kesinlikle söyleyemeyiz."

📖 Sayfa 154 · Devlete Karşı Toplum, Pierre Clastres

“ Gecenin hâkimi onlar ve her biri kendi kendinin hâkimi olmak istiyor.”

📖 Sayfa 96 · Devlete Karşı Toplum, Pierre Clastres

Ölüm, savaşçının yazgısıdır çünkü ilkel toplum saygınlık isteğinin yerine iktidar talebinin geçmesine izin vermez.

📖 Sayfa 193 · Devlete Karşı Toplum, Pierre Clastres

...ve iktidar özü gereği doğanın üstü kapalı bir kandırmacasından başka bir şey değildir.

📖 Sayfa 43 · Devlete Karşı Toplum, Pierre Clastres

Her kültür, kendisiyle olan narsisist ilişkisi çerçevesinde, tanım gereği etnosantristtir. Bununla birlikte, Batı Etnosantrizmi ile onun ilkel benzeri arasında önemli bir fark vardır; herhangi bir yerli ya da Avustralya kabilesi de kendi kültürünü diğerlerinden üstün tutar, ama hiçbir zaman diğer kültürler üzerinde bilimsel bir söylem oluşturmaya Çalışmaz…

📖 Sayfa 17 · Devlete Karşı Toplum, Pierre Clastres

‘’İlkel toplumlar artı değer üretmiyorlarsa, bunun nedeni, bu artı değer üretme gücünden yoksun olmaları; yani meşguliyetlerinin çokluğu yüzünden ancak yaşamlarını, geçinmeleri için gerekli en az miktarı üretmeleridir.’’

📖 Sayfa 175 · Devlete Karşı Toplum, Pierre Clastres

Cimrilik ile iktidar bir arada yürümez.

📖 Sayfa 31 · Devlete Karşı Toplum, Pierre Clastres

Ne iktidar sahibi ol ne de boyun eğ

📖 Sayfa 150 · Devlete Karşı Toplum, Pierre Clastres

Şiddetsiz siyaset düşünülebilir, oysa siyasetsiz toplum düşünülemez; başka deyişle iktidardan yoksun toplum yoktur.

Devlete Karşı Toplum, Pierre Clastres

Sokrates’e, birisinin gezip görmekle bile bir şey kazanamadığından söz etmişler: inanırım demiş, herhalde yanında kendini de götürmüştü.

📖 Sayfa 7 · Devlete Karşı Toplum, Pierre Clastres

Yazıyı bilmeyen toplumların bilen toplumlardan daha az yetişkin olduklarını söyleyemeyiz. Onların tarihi de bizimki kadar köklüdür ve ırkçılığa kapılmadığımız sürece onların kendi deneyimleri üzerine düşünmek ve kendi sorunlarına uygun çözümler bulmak gücünden yoksun olduklarını öne süremeyiz.

📖 Sayfa 18 · Devlete Karşı Toplum, Pierre Clastres

Siyasetin her yerde olması hiçbir yerde olmaması demektir.

📖 Sayfa 19 · Devlete Karşı Toplum, Pierre Clastres

‘’Aslında nasıl inanç mümin kişinin içine işlemişse, toplum devlet içindir yargısı da bizim içimize işlemiştir.’’

📖 Sayfa 174 · Devlete Karşı Toplum, Pierre Clastres

… sınırlı dıştan evlenmenin yaygınlığı her topluluğun tam bir bağımsızlığa sahip olmasını engelliyor. Maloca’dan Maloca’ya kadın alıp verme, geniş aileler ve thamoslar arasında sık akrabalık ilişkilerinin, hatta az çok dolaylı ve birtakım kuralları bağlı olsa da, Siyasal ilişkilerin kurulmasını sağlıyor ki, bu durumda komşuluk ve evlilik ilişkileri ile birleşmiş toplulukların birbirlerini bütünüyle yabancı, dolayısıyla açıkça düşman olarak görmesi mümkün değil.

📖 Sayfa 61 · Devlete Karşı Toplum, Pierre Clastres

“Kadınların şarkıları,tahmin edilebileceği gibi,hiçbir zaman neşeli değildir.

(…)

Cinsiyet ayrılığı bir bakıma dilde de kendini gösterir: Guayakilerin yaşamındaki tüm olumsuz yanları aktarmak kadınlara düşerken, erkekler yaşamın zevkli yanlarını ya da en azından katlanılmaya değer yanlarını dile getirirler. Kadın, jestlerini bile gizlemeye çalıştığı ve şarkı söyler ya da ağlarken yüzü kızardığı halde, avcı erkek, tam tersine, başı dik, vücudu gergin, gururlu bir ifadeyle şarkı söyler. Sesi güçlü, neredeyse kabadır, hatta zaman zaman öfkelidir.”

📖 Sayfa 105 · Devlete Karşı Toplum, Pierre Clastres

Lapierre, "Marksizm, toplumsal güçler arasında çatışma olmasaydı siyasal iktidar da olmazdı" der.

📖 Sayfa 24 · Devlete Karşı Toplum, Pierre Clastres

Vücudun üzerine yazılmış bir yasa, hiçbir zaman unutulmayacak bir anıdır.

Devlete Karşı Toplum, Pierre Clastres

İktidarın özü ve varlığı şiddete dayanır ve iktidar, yükleminden, yani şiddetten ayrı düşünülemez

📖 Sayfa 11 · Devlete Karşı Toplum, Pierre Clastres

İnsanların dünyası eksiklik, çürümüşlük ve çirkinlikten başka bir şey değildir: Lanetli ülkenin öbür adı çirkinlikler ülkesidir. Yivy mbae megua ölümün krallığıdır. Guarani düşüncesine göre belli bir hedefe doğru hareket eden her şeye, ölümlü olan her şeye "Bir" demek en doğrusudur. "Bir" ölümün demir attığı yerdir. Bu yüzden ölüm, "Bir" olanın yazgısıdır diyebiliriz.

📖 Sayfa 159 · Devlete Karşı Toplum, Pierre Clastres

Orman'da yaşayan babayerli demos'ların soy zincirleri oluşturduklarını kabul edebilirdik. Ama büyük evlerden uzaklaşmak, bir kadının ayrılışını neredeyse belirleyici bir özellik haline getirdiği için soy zincirleri halinde örgütlenme eğilimini de engelliyor çünkü kadın açısından, evlenmek kaybolmak anlamına geliyor.

📖 Sayfa 66 · Devlete Karşı Toplum, Pierre Clastres

Kötülük dünyanın kusurlu oluşundan; bu kusurlu dünyayı oluşturan şeylerin tümünün "bir" olmasından kaynaklanıyor. "Bir" olmak, dünyadaki şeylerin ayırt edici özelliği. "Bir": Kusurlu olanın adı. Toparlarsak, Guarani düşüncesinin keskin bakışı Bir'in Kötülük olduğu sonucuna varıyor.

📖 Sayfa 158 · Devlete Karşı Toplum, Pierre Clastres

Uygar insan, dili, kendisinin bütünüyle dışında bir olgu olarak görüyor çünkü dil onun için bir ileti-sim ve bilgilenme aracından başka bir şey değil

📖 Sayfa 118 · Devlete Karşı Toplum, Pierre Clastres

‘’Bütün uygarlaşmış toplumlar bir zamanlar vahşiydiler.’’

📖 Sayfa 174 · Devlete Karşı Toplum, Pierre Clastres

Tarihi olan halkların tarihinin, sınıf mücadelelerinin tarihi olduğu söylenir. Tarihi olmayan halkların tarihinin de, aynı ölçüde geçerli bir yaklaşımla devlete karşı mücadelelerinin tarihi olduğunu söyleyebiliriz.

📖 Sayfa 200 · Devlete Karşı Toplum, Pierre Clastres

inmek çıkmaktan daha az yorucu olsa da ancak yokuş yukarı ilerleyen düşüncenin doğru kalabileceği doğru değil mi?

Devlete Karşı Toplum, Pierre Clastres

İnsanlar ancak mecbur bırakılırlarsa gerekli olandan fazla çalışırlar. İlkel dünyada olmayan da işte tam olarak bu zorlamadır. Hatta böyle bir zorlamanın bulunmayışı ilkel toplumların özünü oluşturur.

📖 Sayfa 156 · Devlete Karşı Toplum, Pierre Clastres

Peki kusurlu dünyayı meydana getiren şeyler niçin ölümlüdür? Ölümlüdürler çünkü sonludurlar, tamamlanmamışlardır. Çürüyüp bozulabilen her şey, tamamlanmamışlığından ötürü ölür; "Bir" tamamlanmamışlığın ayırt edici özelliğidir.

📖 Sayfa 159 · Devlete Karşı Toplum, Pierre Clastres

Şefin görevi topluluk içinde barış ve uyumun egemen olmasını sağlamaktır. Şef tartışmaları yatıştırmak, anlaşmazlıkları tatlıya bağlamakla da yükümlüdür; üstelik bunları zaten sahip olmadığı ve kendisine tanınmayan bir güce başvurarak değil, yalnızca saygınlığına, adilliğine ve belagatine güvenerek yapmalıdır. O, cezalandıran bir yargıçtan çok, uzlaştırmaya çalışan bir hakemdir. Bu durumda şefliğin yargı işlevlerinin sınırlı olması şaşırtıcı değildir;(...) Bu da iktidar ile zorlama arasındaki farkı açıkça gösteriyor.

📖 Sayfa 30 · Devlete Karşı Toplum, Pierre Clastres

Alaycı iğnelemelerinde doğruyu ya da yanlışı pek umursamadığını bildiğimiz Nietzsche'nin, kendine özgü bir biçimde, az çok sınırladığı ve ayırdığı bir düşünce alanı, eskiden yalnızca kurgusal düşüncenin ilgisini çekerken, hemen hemen yirmi yıl var ki tümüyle bilimsel biçimde ele alınmaya başlandı.

📖 Sayfa 10 · Devlete Karşı Toplum, Pierre Clastres

Nüfusları kırk ila birkaç bin kişi arasında değişen yüzlerce kabilenin, Güney Amerika kıtasının her metre karesini kullanarak ve ekolojik ortamla tam bir uyum içinde sürdürdükleri yaşam biçimini ilkel olarak nitelendirmek; istila ve katliamla ele geçirdikleri kıtayı hızla tahrip eden Batılıların yaşamını ise uygar addetmek inandırıcılığını çoktan yitirdi.

Devlete Karşı Toplum, Pierre Clastres

Devlet egemen sınıfın, egemenlik altına aldığı sınıflar üzerinde şiddetini uygulama aracıdır.

📖 Sayfa 186 · Devlete Karşı Toplum, Pierre Clastres

“ İnmek, çıkmaktan daha az yorucu olsa da ancak yokuş yukarı ilerleyen düşüncenin dürüst kalabileceği doğru değil mi? “26

Devlete Karşı Toplum, Pierre Clastres

"Teknik deyince, insanların doğa üzerinde mutlak bir egemenlik kurmak için (bu yalnızca bizim toplumumuz ve onun ekolojik sonuçları ancak bugün ölçülebilen Descartesçı saçma tasarıları açısından geçerli bir amaç) değil de doğal çevre üzerinde uyumlu ve ihtiyaçlara uygun bir egemenlik kurmak için kullandıkları yöntemlerin bütününü anlıyorsak, o zaman, ilkel toplumların teknik geriliğinden söz edemeyiz: İhtiyaçlarını karşılamak konusunda, ilkel toplumlar da ulaştığı düzeyle övünen sanayileşmiş ve teknik toplum kadar yeterlidirler."

📖 Sayfa 154 · Devlete Karşı Toplum, Pierre Clastres

Dil basit bir araç değildir, hatta belki de dil ve insan eşit düzlemde yer alırlar ve modern Batı dünyası dili gereğinden çok kullandığı için ona hak ettiği değeri vermiyor.

📖 Sayfa 118 · Devlete Karşı Toplum, Pierre Clastres

İnmek, çıkmaktan daha az yorucu olsa da ancak yukarı ilerleyen düşüncenin dürüst kalabileceği doğru değil mi?

📖 Sayfa 26 · Devlete Karşı Toplum, Pierre Clastres

"Hayvanlar âleminde karşılaşılan toplumsal olgulara ve hayvanların toplumsal özdüzenleme süreçlerine ilişkin bilgileri eleştirel bir gözle incelediğimizde, tohum halin-de bile olsa hiçbir siyasal iktidar biçiminden söz edemeyeceği-mizi görürüz..."
Lapierre

📖 Sayfa 9 · Devlete Karşı Toplum, Pierre Clastres

Hiçbir şey bir anda ortaya çıkmaz: Her zaman sabırlı bir gözlem ve araştırma çabası, uzun bir deneme, yanılma ve başarısızlıklar dizisi vardır.

📖 Sayfa 154 · Devlete Karşı Toplum, Pierre Clastres

Söz ile gücün yakınlığı, aralarındaki su sızdırmaz yakınlık; her fırsatta önümüze sürülen, dinleye dinleye artık bıktığımız şeyler.

📖 Sayfa 125 · Devlete Karşı Toplum, Pierre Clastres

“Hayvanlar aleminde karşılaşılan toplumsal olgulara ve hayvanların kendiliğinden toplumsal düzenleme süreçlerine ilişkin bilgileri eleştirel bir gözle incelediğimizde, tohum halinde bile olsa hiçbir siyasal iktidar biçiminden söz edemeyeceğimizi görürürüz…” - J.W. Lapierre “Siyasal İktidarın Temeli Üzerine Bir Deneme” (s. 222)

📖 Sayfa 10 · Devlete Karşı Toplum, Pierre Clastres

(...) Demek ki her yasa yazıya geçmiştir ve her yazı da yasanın göstergesidir. Tarihe damgasını vurmuş büyük despotlar, krallar, imparatorlar, firavunlar ve halklara yasalarını kabul ettirmiş bütün güneş hükümdarlarının da gösterdiği gibi, her yerde ve her zaman, yazının varlığı yasa koyma gücünün kanıtı olmuştur: Bazen taşın üzerine kazınmış, bazen kabukların üzerine resmedilmiş, bazen de papirüsün üzerine çizilmiş olarak.(...)

📖 Sayfa 164 · Devlete Karşı Toplum, Pierre Clastres

İnsanların içinde bulundukları koşulları aşabilmelerinin tek yolu olan dil, insanlar açısından öbür dünyayı, taşıdıkları değer için söylenen sözcüklerse Tanrı’ların doğdukları toprakları temsil eder.

📖 Sayfa 118 · Devlete Karşı Toplum, Pierre Clastres

çünkü siyasetin her yerde olması hiçbir yerde olmaması demektir.

📖 Sayfa 19 · Devlete Karşı Toplum, Pierre Clastres

Siyaset dışı bir toplumun kültür alanında yeri yoktur ve böyle bir toplum, doğal egemenlik-itaat ilişkilerinin egemen olduğu hayvan toplumları arasında düşünülmelidir.

📖 Sayfa 19 · Devlete Karşı Toplum, Pierre Clastres

Değişme, siyasetin değil, zorlamanın kaynağıdır.

Devlete Karşı Toplum, Pierre Clastres

Siyasal iktidar toplumsal değişimden kaynaklanır ya da toplumsal değişim önem kazandıkça, ritmi arttırdıkça, kapsamı genişledikçe, siyasal iktidar da gelişir.

Devlete Karşı Toplum, Pierre Clastres

Sıkça Sorulan Sorular

Devlete Karşı Toplum kimin eseridir?

Devlete Karşı Toplum, Pierre Clastres tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2011'de yayımlanmıştır. Türkçeye Mehmet Sert çevirmiştir.

Devlete Karşı Toplum kaç sayfadır?

Devlete Karşı Toplum, 192 sayfadır (Ayrıntı Yayınları baskısı).

Devlete Karşı Toplum'un en ünlü sözü nedir?

“"Sokratese, birisinin gezip görmekle bile bir şey kazanamadığından söz etmişler: İnanırım demiş. herhalde yanında kendini de götürmüştü." Montaigne”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Devlete Karşı Toplum — Pierre Clastres. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4