
A. S. Byatt'ın 2013'te yayımlanan Ragnarök adlı eseri, Edebiyat türünün önemli örneklerindendir. Kemal Baran Özbek çevirisiyle İthaki Yayınları tarafından Türkçeye kazandırılmıştır. Eserden akılda kalan bölümleri, beğeni sırasına göre aşağıya derledik.
Ragnarök'ten En Beğenilen Alıntılar
Dünya yeniden filizlenen bir ceset, gökyüzüyse kafatasının
Ragnarök, A. S. Byatt
içindeki boşluktu.
"(...)yasak elmayı yemek, insanlığın atası diye tanımlanan çiftin alınyazısıydı. Zarlar onların aleyhine gelecek şekilde hileli atılmıştı belli ki."
📖 Sayfa 28 · Ragnarök, A. S. Byatt
"Ağaç dünyayı bir arada, bütün halde tutuyordu; havada, karada, aydınlıkta, karanlıkta ve de zihinde."
📖 Sayfa 27 · Ragnarök, A. S. Byatt
Tanrılar aynı zamanda güneşi ve ayı,onlarla beraber de,zamanı yaratmıştı.Dünya yeniden filizlenen bir ceset,gökyüzüyse kafatasının içindeki boşluktu.
Ragnarök, A. S. Byatt
"Unutmayalım ki biz, içine doğmuş olduğu dünyanın tükenişini kendi eliyle hazırlayan ve dahası, bu süreci hızlandırmak için adeta özel gayret gösteren bir hayvan türüyüz."
📖 Sayfa 168 · Ragnarök, A. S. Byatt
Akılları yoktu
Ragnarök, A. S. Byatt
Keza sezgileri de
Ne kanları vardı ne sesleri
Ne de capcanlı renkleri.
Güzel Iduna Yggdrasil’in yeşil dalları arasında yaşar ve burada,
Ragnarök, A. S. Byatt
tanrılara sunduğu gençlik verici özelliğe sahip parlak elmalar yetiştirirdi.
...aşılmaz çitlerle çevrili krallığından dışarı adım atmıyordu o.
Ragnarök, A. S. Byatt
Aç yaratıklar, hele de aç kalmış insanlar, önüne çıkan her şeyi yiyebilirdi.
Ragnarök, A. S. Byatt
Vücudunu, her yeni ölenin kanıyla dolduracak ve ilahi varlıkların bedenini yutup, gökyüzünü tükürdüğü kan ile boydan boya lekeleyecek Moongarm adlı bir diğer kudretli kurdun ortaya çıkacağına dair kehaneti endişeyle okudu.
Ragnarök, A. S. Byatt
Geceleri kitap okuma alışkanlığını halen sürdürüyordu
Ragnarök, A. S. Byatt
Rüzgârın altında bir ağaç kütüğüne bağlı
Ragnarök, A. S. Byatt
kaldığımı bilirim
Tam dokuz uzun gece
Odin’e adanmış bir mızrağın darbesiyle yaralı
Kökünün nereye dayandığı
Hiçbir insan tarafından bilinmeyen o ağaçta
Kendimle baş başa.
Ne ekmek verdiler bana
Ne de içindekinden bir yudum
alacağım bir boynuz
Başım öne eğikken dikkatle bakakaldım bir anda;
Bir yandan haykırarak, zihnime kazıdım
o tılsımlı simgeleri
Ve oradan uzaklaştım.
İşte böyle öğrendim birbirinden güçlü
dokuz büyüyü...
Gündüz, ışıl ışıl parlayan ovalar hakimdi ortalığa. Geceleyin ise, ölüm
Ragnarök, A. S. Byatt
kol geziyordu gökyüzünde.
(...) her ne kadar idrak edemese de, ebeveynlerinin her an yok olma korkusu içinde yaşadığını biliyordu çelimsiz çocuk. Dünyanın o ana dek tanıyageldikleri haliyle sona ermek üzere olduğu gerçeğiyle yüzleşmek durumundaydılar.
Ragnarök, A. S. Byatt
Haberci Heimdall ayağa kalktı ve Giallarhorn adıyla bilinen büyük boruyu üfledi. Zihinlerde çınlayan son büyük haykırıştı bu boruya ses veren şey.
Ragnarök, A. S. Byatt

Rüzgarın altında bir ağaç kütüğüne bağlı
📖 Sayfa 43 · Ragnarök, A. S. Byatt
kaldığımı bilirim. .
Tam dokuz gün dokuz gece
Odin'e adanmış bir mızraģın
darbesiyle yaralı.
"Benim hayatım için zarlar, sanki hileli şekilde özellikle ayarlanıp atılmış gibi hissediyorum."
📖 Sayfa 31 · Ragnarök, A. S. Byatt
''Eline geçen ve ilgisini uyandıran kitapları baştan sona büyük bir dikkatle okumaya eğilimliydi.''
📖 Sayfa 12 · Ragnarök, A. S. Byatt
Oysa acı gerçeklerin hüküm sürdüğü bu dünyada,gölgeler içindeki Hel diyarında,ölümün hiç de şakaya alınır yanı yoktu.
Ragnarök, A. S. Byatt
Sonu gelmeyen bir çember çizmek ve kısır bir döngü içinde kendini tekrarlamak...
📖 Sayfa 81 · Ragnarök, A. S. Byatt
"Homo homini deus est*"
📖 Sayfa 170 · Ragnarök, A. S. Byatt
'İnsan kendi kendisinin tanrısıdır'
Savaş çelimsiz çocuğun dünyasını kolaylıkla mahvedebilirdi. Bu tehdit karşısında o da, kafasında kendi karşıt mitini oluşturma yoluna gitti.
Ragnarök, A. S. Byatt
Büyülenmiş gibi baktım onun suratına
Ragnarök, A. S. Byatt
Tüm çiçeklerden daha güzeldi...
Ey zirvesi ışıl ışıl Popocatepetl
İşte o anki büyüleyici güzellik sırf senindi:
Homo homini lupus est diye yazan Hobbes ise “İnsan insanın kurdudur” demekle her kişinin bilinçaltında gizli olan kurt tabiatına vurgu yapmakta, insanı yapayalnız, zavallı, kirli karakterli, gaddar ve kıt beyinli bir yaratık olarak ele alan karamsar hayat görüşünü perçinlemektedir.
Ragnarök, A. S. Byatt
Efsanelerde ve gerçekte yaşanmış öykülerde bir savaşı kazanmanın iki yolla mümkün olduğundan bahsedilir... Rakibe oranla çok daha üstün bir kuvvete sahip olmak veya umutsuz fakat yiğitçe bir son duruş ortaya koymak.
📖 Sayfa 170 · Ragnarök, A. S. Byatt
Ölümün ve savaşların tanrısıydı Odin.
Ragnarök, A. S. Byatt
Odin’in atı Sleipnir’in sekiz bacağı vardı: Son sürat koştuğunda çıkan ses
Ragnarök, A. S. Byatt
de haliyle gök gürültüsünü bastırır şiddetteydi.
...biz, içine doğmuş olduğu dünyanın tükenişini kendi eliyle hazırlayan ve dahası, bu süreci hızlandırmak için adeta özel gayret gösteren bir hayvan türüyüz. Bunu yapmamızın ardında kötülük veya art niyet yatmaz, ya da, asıl sebep onlar değildir en azından; sıradışı bir zeka, rakipsiz bir açgözlülük, kendi türünün sayısını artırmaya yönelik eşi benzeri görülmemiş bir ölçüsüzlük ve biyolojik olarak da perçinlenmiş bir dar görüşlülüğün dengeden yoksun şekilde bir araya gelmesiyle ortaya çıkan bir kavram karmaşasıdır esas neden.
📖 Sayfa 168 · Ragnarök, A. S. Byatt
Loki..."her şey, her şey olmasa bile olabildiğince çok şey hakkında bilgi edinmeliyiz.
📖 Sayfa 65 · Ragnarök, A. S. Byatt
İlkin dev kurt Fenris’in üzerine yürüdü Odin, dişbudak ağacından yontulma mızrağı Gungnir’i elinde tartıp dengeleyerek. Kurdun tüyleri diken diken olmuş, korkunç gözleri kıvılcımlar saçmaya başlamıştı. Canavarın hasmını kapmak üzere ağzını sonuna dek açmasıyla beraber tek gözlü tanrı mızrağını aralanmış alı ve üst çenenin orta yerine tüm gücüyle sapladı. Şiddetle çırpınan kurt, mızrağı kırıp bertaraf ettikten sonra öne doğru üç adım attı ve tanrıların reisini tek hamlede dişleri arasına alarak silkti ve direncinin çözüldüğünü hissettiği an onu yuttu.
Ragnarök, A. S. Byatt

“Şey, aslına bakılacak olursa, Valhall’ın batısındaki bir ağacın üzerinde körpe bir filiz fark etmiştim. Ökseotu adı verilen bir bitki. Gözüme iliştiğinde yanından geçmiş de gidiyordum bile, üstelik onu canlı diye nitelemek bile zordu; talep ettiğim yemini bana sunamayacak kadar güçten yoksun ve yeniyetme bir hali vardı.”
Ragnarök, A. S. Byatt
Hataya yer bırakmayan, dört dörtlük, kusursuz önlemler almak tanrılar için bile son derece güç bir iştir. Konunun şurasında veya burasında doldurulamamış bir boşluk, öngörülen ile gerçekleşen arasında ortaya çıkmış bir aralık, kaçmış bir örgü, anlık bir bezginlikten ya da dikkatsizlikten kaynaklanmış bir ihmal belirmesi neredeyse kaçınılmazdır.
📖 Sayfa 92 · Ragnarök, A. S. Byatt
Güneş,Arwaker(erken uyanan) isminde bir at tarafından çekilen bir savaş arabasına binmiş, pırıltılar saçan bir kadındı.
Ragnarök, A. S. Byatt
"Seçilmiş olan kişinin bir ağaç gövdesine bağlanması, sonrasında kaburgaları kırılarak göğüs kafesinin bir kartalın kanatları misali iki yana açılması, ardındansa akciğerlerinin sökülüp çıkarılması yoluyla gerçekleştirilen 'kan-kartalı- adlı ritüel yoluyla kendisi için insan kurban edilmesini kabul edecek kibirde, ne yapacağı önceden sezilemez, kendine has bir tanrıdır Odin."
📖 Sayfa 43 · Ragnarök, A. S. Byatt
Yaralı bir tanrıydı o, orada saklı olan bilgi kaynağından faydalanmak üzere içinde devamlı olarak eski zamanlara dair tarihi olaylar ve güç büyüleri ile bilgelik formüller içeren sihirli semboller üzerine hikâyeler anlatan Mimir adlı Jotun’un kesik başının bulunduğu Urd çeşmesinin suyundan içmek uğruna gözlerinden birini feda ettiğinden, diğer gözüyle yetinmek zorunda kalan tek gözlü bir tanrı.
Ragnarök, A. S. Byatt
Yeni şeyler görmek, onlarla ilgili ayrıntıları öğrenmek ve onlara isim koymaktan büyük zevk alıyordu kız. Örneğin, papatyalar. Bunlara “günün gözü” dendiğini öğrenince az çok ürpertiyle karışık bir heyecan duydu.
Ragnarök, A. S. Byatt
Ymir’in ölü bedeninin artıklarından
Ragnarök, A. S. Byatt
İnşa edildi dünya.
Buz gibi soğuk bu devin
Kemiklerinden dağlar
Kafatasından gökyüzü
Kanından ise
Deniz geldi meydana
Beklenen an nihayet gelmişti. Sonun başlangıcıydı bu.
Ragnarök, A. S. Byatt
Ludwig Feuerbach...Homo homini deus es("İnsan kendi kendisinin tanrısıdır" ya da "Tanrı insanın kendi özünü algılayışından öte bir şey degildir") Aşk, Öfke, Cesaret, Hayırseverlik gibi olgularla özdeşleştirdiğimiz tanrıların aslında kendi benligimizi algılayışımızdan hareketle şekillendirilmiş insani niteliklerin birer yansımasından ibaret oldugu vurgusu yapar Feuerbach.
📖 Sayfa 170 · Ragnarök, A. S. Byatt
Bu deliğin yanı başında ölümcül kızlar olarak da anılan Jotunheim’den gelmiş olabilecekleri düşünülen Nornlar otururdu.Bu kız kardeşler arasında ismi Urd olanı geçmişi,Werdandi adındaki o an içinde bulunulan dönemi,Skuld ise gelecekte yaşanacakları görme yetisine haizdi.
Ragnarök, A. S. Byatt
Cüceleri ve Trolleri, Elfleri ve Karanlık Elfleri yaratmışlardı. Kendi zevkleri ve de eğlenceleri için kullanmak üzere neredeyse tesadüf eseri insanoğlunu da yaratmaları, işte tam bu döneme rastlar.
Ragnarök, A. S. Byatt
Ölümlü insanlar onun sırrına bir türlü eremediğinden olsa gerek, çelimsiz çocuğun zihninde gerek Hıristiyan doktrininde gerekse İskandinav mitolojisinde yer etmiş cennet anlayışının son derece sıkıcı olduğu yönünde bir fikir yerleşmeye başlamıştı.
Ragnarök, A. S. Byatt
Ama ne yaparsa yapsın, zihninin her defasında yön değiştirip kendisini
Ragnarök, A. S. Byatt
en canlı hissettiği noktaya odaklanmasına engel olamıyordu.
"(...)çekicini havaya kaldırmış vaziyette öylece dikilmekte olan Thor'un bacaklarının arasından bir cüce geçti koşarak. Ona bir tekme savuran Thor, cüceyi geminin alev alev yanan güvertesine fırlattı. Cücenin ismi Lit'ti. Onun hakkında bilinen tek şey, adının Lit olduğu ve Thor'un savurduğu tekmeyle havalanıp ateşin içine düşerek canlı canlı kavrulduğudur."
📖 Sayfa 104 · Ragnarök, A. S. Byatt
"Ne şu ne de bu olarak tanımlanabilecek, başka hiçbir şeye ve kimseye benzemeyen bir varlıktı Loki."
📖 Sayfa 46 · Ragnarök, A. S. Byatt

"Efsanelerini yitirmiş her kültür, aynı zamanda tabiatından gelen yaratıcılık yetisini de yitirmiş demektir."
📖 Sayfa 160 · Ragnarök, A. S. Byatt
~F.Nietzsche
"Doğuda yaşar Kadim Dişi / Demir Orman'da
📖 Sayfa 49 · Ragnarök, A. S. Byatt
Ve Fenrir'in soyundan gelenleri / doğurur yine orada;
Bir canavar çıkar ki / içlerinden günün birinde
Gökteki ayı yok edecektir / Trolleri imrendirecek şekilde."
"Her şeye kadir olan merhametli babamız; Günah işledik ve yolunu kaybetmiş bir koyun sürüsü gibi senin öğretilerinden saptık. Kendi kalplerimizin bize dayattığı araçlar ve arzuların peşine takıldık. Senin yüce yasalarını çiğnedik. Yerine getirmemiz gereken görevleri öylece ortada bıraktık; yapmaMamız gereken şeyleri ise yapma gafletine düştük; ne vücudumuzda ne de aklımızda sağlık kaldı artık. Yalvarırız sana, yüce tanrımız, bu sefil kullarından merhameti esirgeme. İşlediği günahları itiraf eden ve onlardan pişmanlık duyan bu kullarını bağışla, yüce tanrımız."
📖 Sayfa 37 · Ragnarök, A. S. Byatt
Yeni tanrılar kuru kuru öksürüyor ve kahkahalar savuruyordu. Açtıkları yaralardan fışkıran kan Ymir’in boynundan aşağı, omuzlarına dökülüyor ve sıcak bir kaftan gibi onun göğsüne ve vücudunun iki yanına yayılarak, cam küreyi içindeki dünyayı adeta bir kan gölünde boğacak ölçüde kızıla boyayacak şekilde hiç durmadan akıyordu.Bu durdurulamaz akıntı,Ymir’in içindeki,kilin ve buzun altında saklı kalmış olan yaşam pınarını tüketip onu öldüresiye kupkuru bırakıyordu.
Ragnarök, A. S. Byatt
"Çelimsiz çocuk kendi yaradılışının kökenleri üzerine kafa yormaktansa, şu bildik soruya, yani niçin hiçbir şey var olmayabilecekken bir şeyler var olduğuna odaklanıyordu."
📖 Sayfa 11 · Ragnarök, A. S. Byatt
"Bahsi geçen üç tanrı Odin, Hönir ve Asgard kitabında açıklandığına göre eli çabuk Loki ile muhtemelen aynı karakteri ifade eden Lodur'dur.(...) çürümeye yüz tutmuş iki cansız kütük bulur. Ayırt edici hiçbir özelliğe sahip değildir bu nesneler.
📖 Sayfa 34 · Ragnarök, A. S. Byatt
Akılları yoktu,
Keza sezgileri de,
Ne kanları vardı, ne sesleri
Ne de capcanlı renkleri.
Üç tanrı bu ağaç parçalarını yaşayan varlıklara dönüştürür."
Cesedin kalın kaşlarını bulunduğu yerden alarak Orta Dünya bahçesi olarak da tanınan Midgard’ı içerecek, çalılardan oluşan bir çit meydana getirmekte kullandılar. Midgard’ın merkezinde ise tanrıların evi Asgard’ın yer alması tasarlandı.
Ragnarök, A. S. Byatt
Bir dişbudak ağacı tanıyorum, Yggdrasil derler adına,
Ragnarök, A. S. Byatt
Göz kamaştırıcı bir bulut tarafından neme boğulan,
tüylerle örülü bir ağaç.
Sürüp giden bir savaş yok muydu sanki? Muhtemelen öyle veya böyle bir savaş her zaman olacaktı gündemde.
📖 Sayfa 36 · Ragnarök, A. S. Byatt
"(Tanrılar) Cüceleri ve Trolleri, Elfleri ve Karanlık Elfleri yaratmışlardı. Kendi zevkleri ve de eğlenceleri için kullanmak üzere neredeyse tesadüf eseri insanoğlunu da yaratmaları, işte tam bu döneme rastlar."
📖 Sayfa 33 · Ragnarök, A. S. Byatt
Öylesine yüce bir varlıktı ki Ymir... Kendi devasa bedeninden birer tomurcuk gibi pörtleyip çıkan buz devleri Hrimthursların babası sayılırdı.
Ragnarök, A. S. Byatt
Çelimsiz çocuk kendi yaradılışının kökenleri üzerine kafa yormaktansa, (en
Ragnarök, A. S. Byatt
azından öyle görünüyor ki) şu bildik soruya, yani niçin hiçbir şey var
olmayabilecekken bir şeyler var olduğuna odaklanıyordu.
Hükümranlığını ilan eden yeni tanrıların bu ilk eylemi, aynı zamanda insanlar tarafından görülen ve bilinen ilk renkler de olan üç rengi temsil ediyordu: Siyah, beyaz ve kırmızı.
Ragnarök, A. S. Byatt
Bilmece kabilinden sorular soran ve yanlış cevap verenleri yok etmeyi
Ragnarök, A. S. Byatt
kendisine hak gören bir tanrıydı aynı zamanda.
"... Bir öyküde yasak bir unsur varsa bunun ancak bozulmak için o öyküye yerleştirilmiş olduğunu bilecek kadar fazla peri masalı dinlemişti bizim çelimsiz çocuk. Nitekim, yasak elmayı yemek, insanlığın atası diye tanımlanan çiftin alın yazısıydı. Zarlar onların aleyhine gelecek şekilde hileli atılmıştı belli ki."
📖 Sayfa 25 · Ragnarök, A. S. Byatt
Sıkça Sorulan Sorular
Ragnarök kimin eseridir?
Ragnarök, A. S. Byatt tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2013'te yayımlanmıştır. Türkçeye Kemal Baran Özbek çevirmiştir.
Ragnarök kaç sayfadır?
Ragnarök, 184 sayfadır (İthaki Yayınları baskısı).
Ragnarök'ün en ünlü sözü nedir?
“Dünya yeniden filizlenen bir ceset, gökyüzüyse kafatasının içindeki boşluktu.”