CANLI

Milan Kundera'nın Kaleminden Eleştiri Üzerine Dikkat Çeken Alıntılar — Roman Sanatı

Roman Sanatı - Milan Kundera kitap alıntıları ve sözleri

Milan Kundera'nın 1960'ta yayımlanan Roman Sanatı adlı eseri, Deneme-İnceleme türünün önemli örneklerindendir. Aysel Bora çevirisiyle Can Yayınları tarafından Türkçeye kazandırılmıştır. Eleştiri dünyasından Roman Sanatı'dan seçilen bu sözler, okur beğenisiyle sıralandı.

Yazar:Milan Kundera
Çevirmen:Aysel Bora
İlk Yayın:1960
Yayınevi:Can Yayınları
Sayfa Sayısı:160
Orijinal Adı:Lart du roman
Dil:Türkçe
ISBN:9789750700941
Okuma Süresi:4 sa. 32 dk.
Türler:Deneme-İnceleme, Edebiyat, Eleştiri-Kuram

Roman Sanatı'dan En Beğenilen Alıntılar

İnsanın kendini kaybettiği, labirente benzeyen modern dünya.

Roman Sanatı, Milan Kundera

Romanın ruhu karmaşıklıkların ruhudur. Her roman, okuyucusuna şöyle der: "Durumlar senin düşündüğünden karışık."

Roman Sanatı, Milan Kundera

“İktidar kendini tanrılaştırdığı her yerde otomatik olarak kendi teolojisine de üretiyor. “

Roman Sanatı, Milan Kundera

1968'de Çekoslovakya'nın Rusya tarafından işgalini izleyen yıllarda, halka karşı yürütülen terör önce resmî köpek katliamlarıyla başladı.

Roman Sanatı, Milan Kundera

İnsan dünyaya bir defa gelir ve bir daha asla önceki bir hayatın deneyimleriyle başka bir hayata başlanamaz. Gençlik nedir bilmeden çocukluktan çıkılır, evli olmak nedir bilmeden evlenilir ve yaşlılığa girerken dahi insan nereye gideceğini bilmez: Yaşlılar yaşlılıklarının masum çocuklarıdır.

📖 Sayfa 145 · Roman Sanatı, Milan Kundera

Proust'a göre insanın içdün­yası bir mucizedir, bizi şaşırtmaktan hiç vazgeçmeyecek bir sonsuzluktur. Ama Kafka'nın şaşkınlığı bu noktada değildir. O insanın davranışlarını belirleyen iç dürtülerin ne olduğunu sormaz kendine. O tamamen farklı bir soru sorar: Dış koşulların iç dürtüleri, hiçbir ağırlıkları kalma­ yacak biçimde ezdiği bir dünyada insanın önünde hala ne gibi olasılıklar vardır?

📖 Sayfa 34 · Roman Sanatı, Milan Kundera

Eve dönen erkek kendi kendine, ölen metresinin anısına ihanet edemeyeceği için aşktan konuşamadığını söyler. Ama biz biliyoruz: Bu onun kendini avutmak için öne sürdüğü sahte bir nedendir. Kendini avutmak için mi? Evet. Çünkü insan, eğer bir nedeni varsa bir aşkı kaybetmeye razı olur. Aşkı hiç sebepsiz kaybettiğinde ise kendini bağışlayamaz.

Roman Sanatı, Milan Kundera

Romanın ruhu karmaşıklıkların ruhudur. Her ro­man, okuyucusuna şöyle der: "Durumlar senin düşün­düğünden karışık."

📖 Sayfa 29 · Roman Sanatı, Milan Kundera

Eğlenir, başkalarını eğlendirir ve düzenden yana olmanın ortaya koyduğu olur olmaz vaatlerle dünyayı tek ve koca bir şakaya çevirir.

Roman Sanatı, Milan Kundera

Romancı ne tarihçidir, ne de peygamber: O varoluşun kaşifidir.

📖 Sayfa 51 · Roman Sanatı, Milan Kundera

Modern Çağ birbirinden farklı uygarlıklara bölünmüş bir insanlığın bir gün gelip birleşeceği ve bu yolla sonsuz barışa ereceği hayalini kuruyordu. Bugün gezegenin tarihi sonunda bölünmez bir bütün oluşturmuştur ama insanlığın nice zamandır hayali kurulan bu birliğini gerçekleştiren ve güvenceye alan gezginci ve sürekli savaştır. İnsanlığın birliği şu anlama gelmektedir: Hiç kimse hiçbir yere kaçamaz.

Roman Sanatı, Milan Kundera

İnsan yeryüzünde yaşamaya layık mı?

📖 Sayfa 96 · Roman Sanatı, Milan Kundera

İnsan ne durumda olursa olsun, hemcinsini ölüme gönderebilen bir varlıktır.

📖 Sayfa 44 · Roman Sanatı, Milan Kundera

Şurası doğru ki indirgemenin termitleri insan hayatını ezelden beri kemirmektedir: En büyük aşk bile cılız bir anılar iskeletine dönüşerek son bulur.

Roman Sanatı, Milan Kundera

"Lirizm bir sarhoşluktur ve insan, dünyaya daha kolay karışmak için sarhoş olur. Devrim incelenmek ve gözlenmek istemez, kendisiyle bütünleşilsin ister; bu anlamda o liriktir ve lirizm onun için gereklidir."

Roman Sanatı, Milan Kundera

En büyük aşk bile cılız bir anılar iskeletine dönüşerek son bulur.

Roman Sanatı, Milan Kundera

Roman sanatının dünyaya Tanrı'nın gülüşünün yankısı olarak geldiğini düşünmek hoşuma gidiyor.

Roman Sanatı, Milan Kundera

"Erkek ve kadınların arkasına hapsedildiği duvar tamamen şiirlerle kaplıydı ve onlar bu duvarın önünde dans ediyorlardı. Oh, hayır, bu bir ölüm dansı değildi. Burada masumiyet dans ediyordu! Kanlı tebessümüyle masumiyet."

Roman Sanatı, Milan Kundera

Bir romanın tek var olma nedeni, ancak bir romanın keşfedebileceği şeyi keşfetmektir.

📖 Sayfa 17 · Roman Sanatı, Milan Kundera

Günlük hayatın sıkıcılığı içinde hayaller ve düşler önem kazanır. Dış dünyanın kaybedilen sonsuzluğunun yerini ruhun sonsuzluğu alır.

Roman Sanatı, Milan Kundera

Ama insan, tam da gerçeğin keskinliğini sorguladığı ve herkesçe oybirliğiyle kabul edilene olan inancını kaybettiği zaman birey olur.

Roman Sanatı, Milan Kundera

Romanın tek varoluş nedeni, sadece romanın söyleyebileceği şeyleri söylemektir.

📖 Sayfa 49 · Roman Sanatı, Milan Kundera

Totaliter toplumlar propagandalarında mutlu mesut gülümseyen bir çehre sergilerler: "Tek bir büyük aile" gibi görünmek isterler.

📖 Sayfa 125 · Roman Sanatı, Milan Kundera

Şairler icat etmez şiirleri
Gerilerde bir yerdedir şiir
Çok, çok uzun zamandır oradadır
Şairin tek yaptığı onu keşfetmektir.

Roman Sanatı, Milan Kundera

Eserlerinden daha zeki olan romancılar meslek değiştirmeliler.

📖 Sayfa 174 · Roman Sanatı, Milan Kundera

Var olan hiçbir şey nedensiz değildir.

Roman Sanatı, Milan Kundera

Bir romanın tek var olma nedeni, ancak bir romanın keşfedebileceği şeyi keşfetmektir. Hayatın o zamana kadar bilinmeyen küçük bir kesitini keşfetmeyen roman, ahlaka aykırıdır. Bilgi romanın tek ahlakıdır.

Roman Sanatı, Milan Kundera

İnsan kendisine sorulmadan, kendi seçmediği bir vücuda hapsedilerek doğar ve ölmek onun kaderidir.

📖 Sayfa 34 · Roman Sanatı, Milan Kundera

Dünya insanın bir parçasıdır, onun bir boyutudur ve dünya değiştikçe, varoluş da değişir.

Roman Sanatı, Milan Kundera

İnsan eylemiyle kendi imgesini ifşa etmek ister ama bu imge ona benzemez.

Roman Sanatı, Milan Kundera

“Roman bilinçaltında Freud’tan, sınıf farklılıklarını Marx’tan önce tanımıştır.”

Roman Sanatı, Milan Kundera

“Her romancıın eseri, içinde roman tarihinin yüksek sesle söylenmemiş bir yansımasını, romanın ne olduğuna dair bir düşünceyi barındırır. “

Roman Sanatı, Milan Kundera

Don Kişot'u canlı bir varlık olarak düşünmek neredeyse imkânsızdır. Gene de belleğimizde hangi kahraman ondan daha canlıdır?

📖 Sayfa 46 · Roman Sanatı, Milan Kundera

Çünkü insan, eğer bir nedeni varsa bir aşkı kaybetmeye razı olur. Aşkı hiç sebepsiz kaybettiğinde ise kendini bağışlayamaz.

📖 Sayfa 62 · Roman Sanatı, Milan Kundera

[…] insan yaşlandığında sürünün ne düşündüğüne, kamuoyuna ve geleceğin ne diyeceğine aldırmaz. Yaklaşan ölümüyle baş başadır ve ölümün ne gözü ne de kulağı vardır […]

📖 Sayfa 169 · Roman Sanatı, Milan Kundera

“Kendisini sınırın öte yanında bulması için çok az, çok az bir şeyin yeteceğini de biliyordu. Öte yandan hiçbir şeyin anlamı yoktu: aşk, inanç, tarih. İnsan hayatının bütün sırrı, bu sınırın çok yakınında hemen hemen kendisine doğrudan doğruya değecek şekilde cereyan etmekte oluşundaydı. Öyle kilometrelerce değil, bir milimetre kadar yakın…” (Gülüşün ve Unutuşun Kitabı)

📖 Sayfa 140 · Roman Sanatı, Milan Kundera

Sanattan anlamamak, va­him bir şey değil. İnsan Proust okumasa da olur, Schu­bert dinlemeyebilir ve huzur içinde yaşar. Ama "sanat düşmanı" huzur içinde yaşayamaz. Kendisini aşan bir şeyin varlığı karşısında alçalmış hisseder ve ondan nefret eder.

📖 Sayfa 139 · Roman Sanatı, Milan Kundera

Dostoyevski, inatla mantığının sonuna kadar gitmek isteyen akıl bozukluğunu yakalamıştır. Tolstoy'un keşif alanı karşı kutupta yer alır: O mantıkdışının, akıldışının müdahalelerini ortaya çıkarır. Ondan bu yüzden söz et­ tim. Tolstoy'a göndermede bulunulunca Broch da Avru­ pa romanının en büyük buluşlarından biri bağlamına oturuyor: akıldışının kararlarımızda, hayatımızda oyna­ dığı rolün keşfi.

📖 Sayfa 64 · Roman Sanatı, Milan Kundera

Ama roman tarihi, kaçırılmış fırsatlar, işitilmemiş çağrılar mezarlığına daha çok benzemiyor mu? Benim özellikle duyarlı olduğum dört çağrı var.

📖 Sayfa 26 · Roman Sanatı, Milan Kundera

Dünyanın ilk kavgadan önceki hâli; ya da kavgalardan uzak hâli.

📖 Sayfa 126 · Roman Sanatı, Milan Kundera

Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği'nde iki tip kadın avcısından söz edilir: lirik çapkınlar (her kadında kendi ideallerini ararlar) ve epik çapkınlar (kadınlarda kadın dünyasının sonsuz çeşitliliğini ararlar).

📖 Sayfa 151 · Roman Sanatı, Milan Kundera

“İnsan yüksek bir güçle karşı karşıya kaldığında hep güçsüzdür.”

📖 Sayfa 45 · Roman Sanatı, Milan Kundera

Roman bilinçaltını Freud'dan, sınıf kavgalarını Marx'tan önce tanımıştır, fenomenolojiyi de (insanlık durumlarının özünün araştırılması) fenomenologlardan önce uyguladı. Hiçbir fenomenologla tanışmamış olan Proust'ta ne muhteşem "fenomenolojik tasvirler" vardır!

📖 Sayfa 45 · Roman Sanatı, Milan Kundera

İnsan, herkesin birbirine benzediği günlük hayatın sürekli tekrarlandığı evrenden eylem yoluyla çıkar, eylem yoluyla başkalarından ayrılır ve birey olur.

📖 Sayfa 32 · Roman Sanatı, Milan Kundera

Çünkü gelecek şimdiki zamandan hep daha güçlüdür.

📖 Sayfa 30 · Roman Sanatı, Milan Kundera

Roman ruhu sürekliliğin ruhudur: Her eser kendinden önceki eserlere cevaptır, her eser romanın daha önceki bütün deneyimlerini içinde barındırır. Ama zamanımızın anlayışı romanı, son derece yayılmacı, son derece geniş yapısıyla geçmişi ufkumuzdan kovan ve zamanı sadece şimdiki âna indirgeyen güncelliğe dayandırmıştır. Bu sistem içine sokulan roman artık bir eser olmaktan çıkar ve tıpkı diğer olaylar gibi güncel bir olay, yarını olmayan bir hareket haline gelir.

📖 Sayfa 29 · Roman Sanatı, Milan Kundera

Hermann Broch'un tekrar tekrar söylediği şeyi, bu an­lamda anlıyor ve paylaşıyorum: Bir romanın tek var ol­ma nedeni, ancak bir romanın keşfedebileceği şeyi keşfetmektir. Hayatın o zamana kadar bilinmeyen küçük bir kesitini keşfetmeyen roman, ahlaka aykırıdır.

📖 Sayfa 17 · Roman Sanatı, Milan Kundera

“Bir tuzak haline gelen dünyada insanın olabilirlikleri nelerdir?”

Roman Sanatı, Milan Kundera

Proust'a göre, bu dünya yeterince bayağı ruhun, bayağı kafanın, bayağı şeylerin istilası altında, mide bulandırıcı bu bayağılıkların sayısı o kadar çok ki, daha fazla artırmaya gerek yok.

Roman Sanatı, Milan Kundera

Kafka'ya göre dünya, bürokrasinin egemenliğinde bir evrendir.

📖 Sayfa 54 · Roman Sanatı, Milan Kundera

Bana günlerimin sayılı olduğunu sürekli hatırlatan kalp atışlarımı duymak beni dehşete düşürür.

📖 Sayfa 163 · Roman Sanatı, Milan Kundera

Şairler icat etmez şiirleri
Gerilerde bir yerdedir şiir
Çok, çok uzun zamandır oradadır
Şairin tek yaptığı onu keşfetmektir.
Jan Skácel

📖 Sayfa 99 · Roman Sanatı, Milan Kundera

XIX. yüzyılda roman tasviri, dönemin anlayışıyla (pozitivist, bilimsel) uyum halindeydi. XX. yüzyılda, bir fikrin sü­rekli irdelenmesi üzerine bir roman inşa etmek, artık düşünmek istemeyen çağın ruhuna ters düşüyor.

📖 Sayfa 130 · Roman Sanatı, Milan Kundera

Lirizm bir sarhoşluktur ve insan, dünyaya daha kolay karışmak için sarhoş olur.

📖 Sayfa 130 · Roman Sanatı, Milan Kundera

Raskolnikov suçlu olmanın ağırlığına dayanamaz ve huzur bulmak için kendiliğinden cezasına razı olur. Bu durum, o çok bilinen, suçun cezayı araması durumudur.

Kafka' da mantık tersinedir. Cezalandırılan kişi neden cezalandırıldığını bilmez. Cezanın saçmalığı o kadar tahammül edilmezdir ki, suçlanan kişi huzura kavuşmak için, kendini çektiği çileyi hak ettiğine inandırmak ister: Ceza suçunu arar.

Roman Sanatı, Milan Kundera

Konular genellikle orada geçse de, ben romanlarımda "Çekoslovakya" söz­cüğünü asla kullanmam. Bu bileşik sözcük çok yenidir (1918'de doğdu), zaman içinde kök salmadı, güzel değil ve kastedilen şeyin birleşik ve fazla genç (zaman içinde sınanmamış) olduğunu ele veriyor. Bu hiç de oturmamış sözcük üzerine zorlamayla bir devlet kurulsa bile, bir ro­ man kurulamaz. Ben bu yüzden, roman karakterlerinin ülkesini belirtmek için hep eski "Bohemya" sözcüğünü kullanırım. Siyasal coğrafya açısından bu doğru değil (çevirmenlerim çoğu zaman buna ayak direr) ama şiir açısından olabilecek tek tanım.

📖 Sayfa 120 · Roman Sanatı, Milan Kundera

Roman, yazarın bir itirafı değil, bir tuzağa dönüşen dünyada insan hayatının keşfedilişidir.

📖 Sayfa 34 · Roman Sanatı, Milan Kundera

Başkasının mahremiyetine tecavüz etme arzusu, saldırganlığın çok eski bir biçimidir ve bugün kurumsallaşmıştır (fişleriyle bürokrasi, muhabirleriyle basın), ahlaki olarak onaylanmıştır (bilgi edinme hakkı, insan haklarının ilk şartı haline gelmiştir) ve şiirselleştirilmiştir (o güzelim saydamlık sözcüğüyle).

Roman Sanatı, Milan Kundera

“Tek bir gerçek üzerine dayalı Dünya ile romanın çok anlamlı ve görece dünyası birbirinden tamamen farklı bir hamurdan yoğrulmuştur. Totaliter gerçek göreceli, kuşkulu, sorgulamayı tanımaz ve bu yüzden benim romanın ruhu diyeceğim şeyle asla uzlaşamaz.”

Roman Sanatı, Milan Kundera

İnsan iyiyle kötünün belirgin bir şekilde ayırt edilebileceği bir dünya ister, çünkü onda doğuştan gelen, gemlenemez bir anlamadan yargılama arzusu vardır.
Dinler ve ideolojiler bu arzu üzerine kurulmuştur.

📖 Sayfa 19 · Roman Sanatı, Milan Kundera

Sıkça Sorulan Sorular

Roman Sanatı kimin eseridir?

Roman Sanatı, Milan Kundera tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1960'ta yayımlanmıştır. Türkçeye Aysel Bora çevirmiştir.

Roman Sanatı kaç sayfadır?

Roman Sanatı, 160 sayfadır (Can Yayınları baskısı).

Roman Sanatı'nın en ünlü sözü nedir?

“İnsanın kendini kaybettiği, labirente benzeyen modern dünya.”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Roman Sanatı — Milan Kundera. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓
“

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4