
Sağ El adlı eser, Şule Yüksel Şenler tarafından yazılmıştır. Sağ El sevenlerin en çok alıntıladığı sözler bu sayfada toplandı.
Sağ El'den En Beğenilen Alıntılar
Bu Kurban Bayramı, nedendir bilmem, başı kesilecek kurban sanki benmişim gibi bir garip sıkıntı var içimde... Fakat ah!... Keşke İslâm, yeniden pâyidar olsa, keşke çilekeş müslümanların yüzleri bir nebze gülse... Ve keşke yüzlerce başım olsa da; bu başların her birini islâm'ın yolunda kurban etseydim. Aziz Müslüman Kardeşim! Gerçek bayramı yüz
Sağ El, Şule Yüksel Şenler
akıyla kutlamak istiyorsan, gaflet uykusundan uyan ve namelâzimciliği bir kenara atarak, sıdk ile davana sarıl. Yoksa din, iman ve vatan düşmanları, kurbanlık yerine, kurbanlık koyunlar gibi kıtır kıtır doğrarlar seni. O zaman sana ben bile acımam!
" Müslüman olup da ümmetçi olmamak, yani Peygamberimizi tanımamak! Olur şey değildi ! "
📖 Sayfa 44 · Sağ El, Şule Yüksel Şenler
Bizse.. Yolların en güzelini önümüze seren bir Peygamber'e, bir öndere mâlik olduğumuz hâlde çılgınlık hummaları içinde O'na ihanet eden, ne zavallı, ne bedbaht bir ümmet olduğumuzu düşünmekten dahi uzağız... Ortalığın düzelmesi, insanların doğru yolu bulması için mucizeler yaratacak yeni bir peygamber mi bekliyoruz? Hâşâ Yüz bin defa hâşâ Denizdeki balıklar, küçük serce kuşları dahi bilir ki: O son peygamberdir. Şu hâlde bizi felâha, doğru yola ebedi saadete kavuşturacak yol, O'nun gösterdiği nurlu yoldur. O yolu secen mesut yolcuya selâmlar olsun.
Sağ El, Şule Yüksel Şenler
" İslâm düşmanlarının sayısız koldan İslâmiyete ve Müslümanlara saldırdığı bir devirde yaşıyoruz. "
📖 Sayfa 64 · Sağ El, Şule Yüksel Şenler
Fakat müjdeler olsun ki ey Müslüman! Yeni bir nesil doğuyor!... Me'yus olma, bedbin olma, başını dik tut ve etrafına bak. Bu cahiliyet bataklıklarında ifsad edilmiş, dejenere cemiyet üzerine yeni yeni güneşler doğuyor. Bu, yeniden doğuş, bu yeniden oluş.
Sağ El, Şule Yüksel Şenler
Lakin müslümanlığı hiçbir şeye değişmeyen saf, müslüman bir kitle de bu arada «kurunun yanında yaş da yanar» kabilinden heder olmakta.. Lût kavminde de böyle samimi, sadık, Peygamberlerine itaatkâr, doğru yolun insanları olan bir zümre vardı. Fakat. Kadir-i Zülcelâl; diğer sapıtanlara göz yumdukları, kötü yolda olanları uyandırmadıkları ve kötülüklerine mani olmadıklarından dolayı, gözlerinin yaşına bakmadan onları da yerle yeksan etti... Bizlere de ibret olur mu dersiniz?...
Sağ El, Şule Yüksel Şenler
Biraz ilerde boynu bükük, elemli, sitemkar hâliyle metrûk terkedilmiş bir halde Sultanahmet'den ayrılan otuz beş bin kişilik cemaâti melûl melûl sey eden Ayasofya ise bu muhteşem cemaatin hasreti ile sanki yüz yıl daha ihtiyarlamış gibiydi. Kim bilir Ayasofya'm her biri dost ağlatan, düşman çatlatan birer emsalsiz tablo olan bu şahane sabah namazları devam ettiği takdirde belki de ve herhalde senin de kurtuluşun yakındır. Şu halde senin de bizim de ümidimiz, zaman zaman cemaat şuurunu uyandırmak için düşünülmüş olan bu sabah namazlarında.
Sağ El, Şule Yüksel Şenler
Ey insafsız adam! Şimdi bak ki, mü’min kardeşine kin ve adâvet ne kadar zulümdür. Çünkü, nasıl ki sen âdi, küçük taşları Kâbeden daha ehemmiyetli ve Cebel-i Uhud’dan daha büyük desen, çirkin bir akılsızlık edersin. Aynen öyle de, Kâbe hürmetinde olan iman ve Cebel-i Uhud azametinde olan İslâmiyet gibi çok evsâf-ı İslâmiye muhabbeti ve ittifakı istediği halde, mü’mine karşı adâvete sebebiyet veren ve âdi taşlar hükmünde olan bazı kusurâtı iman ve İslâmiyete tercih etmek, o derece insafsızlık ve akılsızlık ve pek büyük bir zulüm olduğunu, aklın varsa anlarsın.
Sağ El, Şule Yüksel Şenler
On dört asır evvel de durum hemen hemen böyleydi. İslâmiyetin yayılış senelerinde müslümanlarla putperestler arasındaki kıyasıya mücadelenin, bizim bugün, dahildeki İslâm düşmanları ile giriştiğimiz mücadeleye benzer tarafları çoktur. O zamanlar, bir yandan müşrikler (putperestler) bir yandan da münafıklar islâmiyete çeşitli desiselerle zarar vermeğe uğraşıyor, bir türlü müslümanlara rahat nefes aldırmıyorlardı.
Sağ El, Şule Yüksel Şenler
Haricî düşmanların zuhur ve tehacümünde dahilî adâvetleri unutmak ve bırakmak” olan bir maslahat-ı içtimaiyeyi en bedevî kavimler dahi takdir edip yaptıkları halde, şu cemaat-i İslâmiyeye hizmet dâvâ edenlere ne olmuş ki, birbiri arkasında tehacüm vaziyetini alan hadsiz düşmanlar varken, cüz’î adâvetleri unutmayıp düşmanların hücumuna zemin hazır ediyorlar? Şu hal bir sukuttur, bir vahşettir, hayat-ı içtimaiye-i İslâmiyeye bir hıyanettir.
Sağ El, Şule Yüksel Şenler
Halbuki İslâm, ondört asırda durmamış, ilerlemiş, gelişmiş ve büyük imparatorluklar kurmuştur. Bu ilerleyişi ise İslâmiyetin: «İlerle.. Yüksel!..» şeklindeki hükmü ile hareket eden ileri görüşlü «İlerici müslümanlar meydana getirmiştir.››
Sağ El, Şule Yüksel Şenler
Evet, büyük bir mücadelenin içindeyiz. Her yerde ve her yanda, imanla küfrün mücadelesi var... Ve her mücadelenin sonu zahiren olmasada, hakikat noktasında, imanın küfre, imanlının imansıza galebesiyle son bulmaktadır. Zira yerden bitercesine iman filizleri boy veriyor vatanın her yerinde yeşil yemyeşil, Taptaze iman filizleri.
Sağ El, Şule Yüksel Şenler
EVET İSTİKBAL İSLAMINDIR!...
Sağ El, Şule Yüksel Şenler
ÇÜNKÜ İSLAM İSTİKBALDİR!...
Yeter artık, asırlardır İslâm'ın sancaktarlığını
Sağ El, Şule Yüksel Şenler
yapmış müslüman millete, «haram» «helal›› olarak gösterip, pis haram ve murdar ne varsa zıkımlandırdığınız!
Bugün kendilerini «ilerici» olarak tanıtanlar, puta tapıcılıkta ve vahşette ondört asır evvele, yâni bin dörtyüz sene geriye gittiklerini düşünerek hâlâ ne yobaz, ne olduklarını idrak ve kabul edemiyecekler mi?
Sağ El, Şule Yüksel Şenler
Nerede o Diyojen'in feneri?

" Siz hiç ayyaş bir adamın karısından, << >> şeklinde bir söz işittiniz mi? "
📖 Sayfa 103 · Sağ El, Şule Yüksel Şenler
Öylesine şaşırmıştım ki.. Müslüman olup da ümmetçi olmamak, yani Peygamberimizi tanımamak! Olur şey değildi! Hayretle yüzüne baktım ve ilk münakaşa ve mücadelemiz böylece başladı:
Sağ El, Şule Yüksel Şenler
<- Peki, dedim. Sen Müslüman değil misin?>
-Evet, ama dedi, biz ırkçılar için önce Türk'lük, sonra Müslümanlık gelir. Türklük olmadan Müslümanlığı kabul edemeyiz...
İSLAMİYET, insanlığı daima yükseltmeğe, daima ileri hamlelerde bulunmağa sevkeder. Bunun için Allah,(C.C.) insanı mahlûkatın en üstünü olarak yaratmış, ona kendi ilminden, irfânından, kuvvetinden, kudretinden, hasılı her yüce vasfından birer cüz vermiştir. Tâ ki insan, Allâhû Teâlâ tarafından lütfedilen bu hassaları, yine Allah yolunda, dünyevi ve uhrevi yükselişi için harcasın, kullansın.
Sağ El, Şule Yüksel Şenler
Dün gece, hava kadar kasvetli olan kalbim, milletimin ve memleketimin bu hazin manzarası karşısında elem, yeis ve ızdırapla bir kere daha sızlıyarak, penceremden gökyüzünü seyrederken, karanlıkların içinden uzanmış yıllarca evvel rüyamda gördüğüm o nurlarla çevrili sağ el havada bir elektrik düğmesinin açılıp kapanışı gibi bir an yandı ve söndü. Sanki bana demek istiyordu ki:
Sağ El, Şule Yüksel Şenler
«Üzülme, bedbin olma Unutma ki, Zafer
«SAĞ»ındır!»>
Sıkça Sorulan Sorular
Sağ El kimin eseridir?
Sağ El, Şule Yüksel Şenler tarafından yazılmıştır.
Sağ El kaç sayfadır?
Sağ El, 109 sayfadır (Nur Yayınları baskısı).
Sağ El'in en ünlü sözü nedir?
“Bu Kurban Bayramı, nedendir bilmem, başı kesilecek kurban sanki benmişim gibi bir garip sıkıntı var içimde... Fakat ah!... Keşke İslâm, yeniden pâyidar olsa, keşke çilekeş müslümanların yüzleri bir nebze gülse... Ve keşke yüzlerce başım olsa da; bu başların her birini islâm'ın yolunda kurban etseydim. Aziz Müslüman Kardeşim! Gerçek bayramı yüz akıyla kutlamak istiyorsan, gaflet uykusundan uyan ve namelâzimciliği bir kenara atarak, sıdk ile davana sarıl. Yoksa din, iman ve vatan düşmanları, kurbanlık yerine, kurbanlık koyunlar gibi kıtır kıtır doğrarlar seni. O zaman sana ben bile acımam!”