
Engin Geçtan'ın 2005'te yayımlanan Seyyar adlı eseri, Söyleşi-Röportaj türünün önemli örneklerindendir. Türkçe baskısı Metis Yayınları tarafından yayımlanmıştır. Söyleşi okuyucularının Seyyar'dan en çok alıntıladığı cümleler burada.
Seyyar'dan En Beğenilen Alıntılar
… nasıl yaşandığı, ne yaşandığından daha önemli.
Seyyar, Engin Geçtan
Düşünce düzeyinde saklanan bilgi ile yaşantıların birikimi sonucu özümsenmiş bilgi birbirinden çok farklı. 𝖸𝖺𝗉𝗆𝖺𝗄 𝗂𝗅𝖾 𝗈𝗅𝗎𝗏𝖾𝗋𝗆𝖾𝗇𝗂𝗇 𝖿𝖺𝗋𝗄ı 𝗀𝗂𝖻𝗂. Yaparak olmaya çalışmak ile olurken yapıvermenin farkı gibi. Tasarlanmış kurgu ile kurgunun kendini yaratması arasındaki fark gibi.
📖 Sayfa 63 · Seyyar, Engin Geçtan
Hayatı yakalamak için debelenmediğinizde o sizi bulur.
Seyyar, Engin Geçtan
İnsanı süreç olarak değerlendirmedikçe etiketlenmelerden arınmak mümkün değil
📖 Sayfa 72 · Seyyar, Engin Geçtan
Ben yazmaya alışkınım, yazmak benim için tek başına oynanan, bana hoş sıcaklıklar yaşatan bir oyun... ᝰ.ᝰ.ᝰ...
📖 Sayfa 186 · Seyyar, Engin Geçtan
İnsan kendini kabullenebildiği oranda ait olduğu toplumu da olduğu haliyle kabullenebiliyor.
📖 Sayfa 151 · Seyyar, Engin Geçtan
Son zamanlarda kendimizi kabullenmeyi öğrenmeye başladık. Bir de tarihimizi özümseyebilsek, kimliğimizle ilgili kafa karışıklığımız daha da azalacak, ama öylesi karmaşık ve devasa bir tarih ki bu.
📖 Sayfa 155 · Seyyar, Engin Geçtan
İnsanların kestirilemezliğe gizem yükleme eğilimi, kestirilebilirliğin insanın kendi olamamasının göstergesi olduğunu görmezden gelme eğilimiyle ilintili olsa gerek. Kestirilemezlikle birlikte yaşamayı öğrenmek, doğmuş olduğumuzu ve öleceğimizi bilmemizden kaynaklanan insanlık trajedisini kabullenmeyi içeriyor. •••
📖 Sayfa 97 · Seyyar, Engin Geçtan
’a göre “Anksiyete özgürlüğün baş dönmesidir.”
📖 Sayfa 100 · Seyyar, Engin Geçtan
•••
Gerçek acının ve trajedinin bulunduğu yerde kaygı olmaz, coşku ve tutkunun bulunduğu yerde de.
𝖡𝗎 ö𝗒𝗅𝖾 𝖻𝗂𝗋 𝗉𝖺𝗋𝖺𝖽𝗈𝗄𝗌 𝗄𝗂, 𝗍𝖺𝗅𝖾𝗉 𝖾𝖽𝗂𝗅𝗂𝗒𝗈𝗋𝗌𝗎𝗇𝗎𝗓, 𝖺𝗆𝖺 𝗍𝖺𝗅𝖾𝗉 𝖾𝖽𝗂𝗅𝖽𝗂𝗄ç𝖾 𝗌𝗈𝗒𝗎𝗍𝗅𝖺𝗇ı𝗒𝗈𝗋𝗌𝗎𝗇𝗎𝗓, çü𝗇𝗄ü 𝖺𝗌𝗅ı𝗇𝖽𝖺 𝗍𝖺𝗅𝖾𝗉 𝖾𝖽𝗂𝗅𝖾𝗇 𝗌𝗂𝗓 𝖽𝖾ğ𝗂𝗅𝗌𝗂𝗇𝗂𝗓. Ancak zaman bana şunu öğretti. Farkına varmadan 𝘦𝘵𝘳𝘢𝘧ı𝘯ı𝘻𝘥𝘢𝘬𝘪 𝘪𝘯𝘴𝘢𝘯𝘭𝘢𝘳ı𝘯 𝘴𝘪𝘻𝘪 𝘴𝘰𝘺𝘶𝘵𝘭𝘢𝘮𝘢𝘴ı𝘯𝘢 𝘧ı𝘳𝘴𝘢𝘵 𝘷𝘦𝘳𝘥𝘪ğ𝘪𝘯𝘪𝘻 𝘰𝘳𝘢𝘯𝘥𝘢 bunu yaşamak durumunda kalıyorsunuz. Yani varlığınızın ortadan silinmemesi konusunda dikkatli olmanız ya da bu konuda savaş vermeniz gerek, size terbiye adı altında sunulmuş öğretileri bir yana itmeniz gerekse bile.
📖 Sayfa 62 · Seyyar, Engin Geçtan
Arketipler bir kez oluştuktan sonra onları içinizden koparıp çıkaramazsınız.
📖 Sayfa 145 · Seyyar, Engin Geçtan
İnsanlar gölgelerini çağrıştıran davranışları başkalarında gördüklerinde genellikle eleştirme ve yargılama eğilimindedirler, tepkilerinin aslında kendi karanlık kalmış yönlerine karşı olduğunun farkında olmaksızın. Bu bir bakıma bilinçdışı "O ben değilim" tepkisi. Çoğu zaman gölgemizi yansıtan insanları izlemekten kendimizi alamayız, onları onaylamaz görünsek de.
📖 Sayfa 126 · Seyyar, Engin Geçtan
❝Japonlar şizofreni ile ilgili damgalanmayı ortadan kaldırmak için şizofreni tanısının yerine bir başka tanı kullanmaya başladılar (İngilizce karşılığı 𝖣𝗂𝗌𝗂𝗇𝗍𝖾𝗀𝗋𝖺𝗍𝗂𝗈𝗇 𝖲𝗒𝗇𝖽𝗋𝗈𝗆𝖾 olan Japonca bir sözcük). Biz de "Akıl Hastanesi" yerine "Ruh Sağlığı Hastanesi" demeye başladık. Sizce sözcükler kavramları değiştirmekte bu kadar güçlü araçlar mı?❞
📖 Sayfa 70 · Seyyar, Engin Geçtan
Yani kadın ve erkek okuyucuların özdeşleştiği karakterler farklılık gösterebiliyor. Genelleme yapmak adına değil, ama izlenimim o ki 𝘬𝘢𝘥ı𝘯 𝘰𝘬𝘶𝘺𝘶𝘤𝘶𝘭𝘢𝘳 daha çok 𝗄𝖺𝗋𝖺𝗄𝗍𝖾𝗋𝗅𝖾𝗋𝗅𝖾 ilgililer, 𝘦𝘳𝘬𝘦𝘬 𝘰𝘬𝘶𝘺𝘶𝘤𝘶𝘭𝘢𝘳 ise 𝗁𝗂𝗄â𝗒𝖾𝗇𝗂𝗇 𝗄𝖾𝗇𝖽𝗂𝗌𝗂𝗒𝗅𝖾.
📖 Sayfa 44 · Seyyar, Engin Geçtan
İmgem, benim tanımadığım ve beni tanımayan insanların, aslında kendilerini yansıtmaları sonucu oluşan, dolayısıyla bana da yabancı biri. Zaten ben, ben olarak daha çok belirdikçe imgemin gücü de giderek azaldı.
📖 Sayfa 63 · Seyyar, Engin Geçtan

Güzel bir yaşantıyı doruğundayken sonlandır.
Seyyar, Engin Geçtan
Yaşama sevincinin yoksulu zengini olmadığını biliyorum, ama çocukları düşünüyorum, onlar için bu zor olmalı. Çocukluklarını yaşayamadıkları için isyan eden öfkeli insanların yetişmesi sadece onların değil, hepimizin ortak sorunu. Her şeyin sorumluluğunu ailelere yükleyemeyiz.
📖 Sayfa 150 · Seyyar, Engin Geçtan
O zamanlar hayatın çizgisel olmadığını,dıştan içe bir yolculuk olduğunu bilmiyordum. Frederick Frank'ın "Dışımda olan içimde gerçekleşiyor, dışarısı ve içerisi birbirinden ayrılamaz," sözünü henüz okumamıştım.
📖 Sayfa 30 · Seyyar, Engin Geçtan
Dünyanın bizim yaşadığımız yüzünde, yaşamları ölçülebilir değerler içine hapsedilmiş, farklılıklara ve değişikliğe tahammülü olmayan insanları başka nasil anlatabilirdim ki? Üstelik, uzaklık ve yakınlık ölçülebilir şeyler değil. Bazen karşımda duran biri benden kilometrelerce uzakta olabilir…
Seyyar, Engin Geçtan
“Bireyleşmiş insanın kendisini çevreleyen dünyaya ulaşmak için çabalaması gerekmez çünkü dünya ona doğru hareket eder ,”
Seyyar, Engin Geçtan
Engin GEÇTAN
𓅓“𝘚𝘭𝘰𝘸𝘭𝘺 𝘢𝘯𝘥 𝘸𝘪𝘴𝘦.
📖 Sayfa 102 · Seyyar, Engin Geçtan
𝘛𝘩𝘦𝘺 𝘴𝘵𝘶𝘮𝘣𝘭𝘦 𝘵𝘩𝘢𝘵 𝘳𝘶𝘯 𝘧𝘢𝘴𝘵.” 𓅓
𓆃⋆✮⋆𓆃
“Yavaş ve bilge ol. Hızlı koşanlar tökezler.”
Fromm-Reichmann vaktiyle kendisine analize gelmiş olan biriyle yıllar sonra karşılaştığında sormuş: "Birlikte geçirdiğimiz onca saatten sende kalan en canlı anı hangisiydi?" Karşı tarafın cevabı: "Bir akşam size geldiğimde hava kararmaya başlamıştı. İkimiz birlikte karanlıkta elektrik düğmesini bulmak için hayli uğraşmıştık."
📖 Sayfa 80 · Seyyar, Engin Geçtan
Anlatımımda mizah tonları olduğunun farkındayım, ama mizahın gerisinde de zaten insanın varoluş trajedisi yok mu?
📖 Sayfa 51 · Seyyar, Engin Geçtan
bir insan hakkında bilgi sahibi olmak onu tanımak anlamına gelmez
Seyyar, Engin Geçtan
tanıdım dediğiniz an o insanı hissedebilme şansınızı yitirebilirsiniz
Kaçmak, sonra an gelip aslında kaçılamamış olduğunu sezerek ya da nedenini bilemeden yeniden kavuşma arzusu. Döndüğünde, sırt çevirdiği yerin artık kendisine yabancı olarak baktığını fark ettiğinde yaşanan boşluk, koparılmış köklerine tutunamama ve dünyadaki yerini yitirme. Herkesin bilinçdışında var olan ana rahmine dönme arzusunda özlenen huzur ancak ölümle gerçekleşebilir, oradan oraya dolaşarak aranmak çıkmaz sokak.
📖 Sayfa 43 · Seyyar, Engin Geçtan
Varoluş trajedisinden kaçınma üzerine kurulmuş ve kendisini uygar diye nitelendiren dünyaya ait insanlar için bunun mümkün olabileceğini sanmıyorum. Vaktiyle Sigmund Freud da "Uygarlığın bedeli nevrozla ödenir," demişti. Varoluş trajedisiyle yüzleşmek ölümlülüğün kabulünü içeriyor, uygar olarak nitelendirilen dünya ise ölümsüzmüşçesine yaşamakta.
📖 Sayfa 92 · Seyyar, Engin Geçtan
… Kendini siyahından uzak tutmaya çalışan beyaz, zamanla bunun bedelini kirlenerek öder. Siyahın karşı konulması zor cazibesine kapılarak.
Seyyar, Engin Geçtan
Hindu düşünüşünde unutmadığım bir söz vardır: “Güzel bir yaşantıyı doruğundayken sonlandır.” Biraz bu söze uydu benim oradan ayrılışım. Zaten İzmir'in yazgısı bu. Yetiştirir ve gönderir.
📖 Sayfa 16 · Seyyar, Engin Geçtan
Kişisel tarihini kabul edememiş bir insanın huzura kavuşacağına inanmıyorum, Aynı bağlamda, İnsan Olmak adlı kitabımda "Ortak bir tarih konusunda görüş birliğine ulaşamamış toplumlar huzur bulamaz" sözünü bundan yirmi üç yıl önce neden yazma gereği duyduğumun cevabı açık olsa gerek.
📖 Sayfa 104 · Seyyar, Engin Geçtan
Hoş bir oyun bu, kendimin bana oynadığı.
Seyyar, Engin Geçtan

İnsanlar iki türlü yaşlanıyorlar: Esneyerek ya da daha da katılaşarak. Esneme bence gerçek bir değişim değil, bir tür aslına dönüş. Sanki başlangıçta kendi dengesinde olan bir yay, yıllar içinde bazı sıkışmalara maruz kaldıktan sonra, yaşam döngüsünün sonuna doğru eski halini almaya başlıyor. •••
📖 Sayfa 94 · Seyyar, Engin Geçtan
Sürekli koşan ve bir yere yetişmeye çalışanların "Hayatın amacı ölümdür" ilkesi doğrultusunda yaşadıklarını, hayatı bir an önce bitirmek istercesine ve hayatın hakkını veremeden yaşadıklarına inanıyorum. Belki de ölümsüzlük adına ölüme koşmak. Bir başka soruyu cevaplarken söylemiştim, aslolan varılacak yer değil, yolun kendisidir diye, ama pek çok insan geleceği güvence altına almak isterken şimdiyi yaşayamıyor. Stravinski'nin "Bir Askerin Baladı" adlı sözlü müziği "Mutluluk tek, ikiyi istemek çok" cümlesiyle sona erer.
📖 Sayfa 99 · Seyyar, Engin Geçtan
Bence fanatizm, evrenin tekliğine yeniden katılabilme yönünde başarısız bir çırpınma. Başarısız, çünkü çoğu zaman zaten bizi evrenden uzaklaştıran olguların fanatiği oluyoruz.
📖 Sayfa 120 · Seyyar, Engin Geçtan
Kurguladığım yaşamlarla gerçek yaşamları birbirlerinden ayırt edemiyorum ki. Kurgularımdaki her şey benim için sahici. Bence kitaptakiler ve dışındakiler, hepimiz kurgu kahramanlarız. 𒆎
📖 Sayfa 41 · Seyyar, Engin Geçtan
Gerçek acının ve trajedinin bulunduğu yerde kaygı olmaz, coşku ve tutkunun bulunduğu yerde de.
📖 Sayfa 89 · Seyyar, Engin Geçtan
İnsan birden fazla hayat yaşadığı için acı çeker...
📖 Sayfa 62 · Seyyar, Engin Geçtan
Kutsal tapınılacak kadar inanılan ve sevilen şey anlamına geliyor. Benim için kutsalın karşılığı masumiyet. Aslında masumiyet çevremizde her yerde olduğu halde, bunu fark edemeyecek kadar kirlenmiş haldeyiz. •••
📖 Sayfa 96 · Seyyar, Engin Geçtan
Herkesin bilinçaltında var olan ana rahmine dönme arzusunda özlenen huzur ancak ölümle gerçekleşebilir,oradan oraya dolaşarak aranmak çıkmaz sokak.
📖 Sayfa 43 · Seyyar, Engin Geçtan
Daha fazla ve daha fazla talep etmek, talebimiz karşılandıkça içimizdeki boşluğun daha da büyümesi.
📖 Sayfa 98 · Seyyar, Engin Geçtan
Kurgularımdaki her şey benim için sahici. Kitaptakiler ve dışındakiler, hepimiz kurgu kahramanlarız.
📖 Sayfa 33 · Seyyar, Engin Geçtan
“Olmak üzere olanın değil de, olmakta olanın içinde kendimizi bulduğumuz o an...”
📖 Sayfa 115 · Seyyar, Engin Geçtan
Psikoz bir anlamda, organizmanın kendine özgü bir dünya yaratarak baş edemediği dış dünyanın yükünden kurtulma çabası. Psikozların, rüyalarımızın ve en azından kendi yazılı kurgularımın ortak yanı özgürlük olsa gerek, irademiz dışında beliriyorlar.
📖 Sayfa 40 · Seyyar, Engin Geçtan
İnsan sürekli olarak, belirsizliğin yarattığı kaygıdan kaçmaya çalışır.
📖 Sayfa 138 · Seyyar, Engin Geçtan
Keşke insanlar entelektüel yalnızlıktan bu kadar korkmasalar. Entelektüel yalnızlıkta duygusal yalnızlıktaki acı yaşanmıyor, üstelik insanı zenginleştiriyor. Yaşantımla bütünleşmeyen bilgi benim için genellikle geri planda kaldı.
Seyyar, Engin Geçtan
Benden birkaç yaş büyük, tombolca bir Musevi çocuk yabancı dilde birkaç şarkı söyledi. Çok iyi söylüyordu, bol alkış aldı. Sonradan Fransa'da ünlenecek olan Dario Moreno'yu dinlemekte olduğumu o zaman bilemezdim.
📖 Sayfa 18 · Seyyar, Engin Geçtan

Yaşamdaki en güzel şeylerin bedava olduğu gerçeği, çocukluk yıllarımın İzmir'inden bugüne kalan en önemli iz...
📖 Sayfa 7 · Seyyar, Engin Geçtan
"Yavaş ve bilge ol, hızlı koşanlar tökezler." Şekspir
Seyyar, Engin Geçtan
Ölçülebilir zamanın yanılsama olduğunu kabullenmeye başlamak, önemsiz şeylerin önemsizliğini fark etmenin dinginliğini de beraberinde getiriyor.
📖 Sayfa 97 · Seyyar, Engin Geçtan
Uzaklık ve yakınlık ölçülebilir şeyler değil. Bazen karşımda duran biri benden kilometrelerce uzakta olabilir.
Seyyar, Engin Geçtan
Ayrılık anksiyetesine açık insanlar birbirlerinin nerede olduğunu bilme ihtiyacındalar.
📖 Sayfa 126 · Seyyar, Engin Geçtan
İnsan yaşadıkça içinde bir yerlerde saklanmış yanlarıyla karşılaşabiliyor. O zamanlar hayatın çizgisel olmadığını, dıştan içe bir yolculuk olduğunu bilmiyordum.
Seyyar, Engin Geçtan
“Bilinen bir nesne, bilinen yerinden, bilinmeyen, dolayısıyla bulunmadığı bir mekâna gittiğinde ya da götürüldüğünde, o nesne evrenden değil onu bulmak isteyen kişilerin dünyasından yok olur.”
📖 Sayfa 116 · Seyyar, Engin Geçtan
Düşünce düzeyinde saklanan bilgi ile yaşantıların birikimi sonucu özümsenmiş bilgi birbirinden çok farklı. Yapmak ile oluvermenin farkı gibi. Yaparak olmaya çalışmak ile olurken yapıvermenin farkı gibi.
📖 Sayfa 55 · Seyyar, Engin Geçtan
Milan Kundera Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği adlı kitabında "Hayat bir rastlantılar dizisidir, " cümlesini yazar ve orada bırakır. Oysa hayat, aynı zamanda, bizim o rastlantılarla neler yaptığımız ya da yapmadığımızdır.
Seyyar, Engin Geçtan
Kısır döngülerine hapsolmuş bir çok insan var..
Seyyar, Engin Geçtan
Bin yıla yakın bir süredir aynı topraklarda yaşayan bir ulusun "göçebe ruhlu" olarak nitelendirilmesini pek kavrayamıyorum. Selçuklu ve Osmanlı mimarisini yaratabilmiş bir ulusa göçebe denmesini anlayamıyorum ve bu konuda beni yeterince aydınlatacak bir açıklamayla karşılaşmadım..
📖 Sayfa 150 · Seyyar, Engin Geçtan
Babam bana, babasının bazı izlenimlerini aktarmıştı. Karşıyaka değil, ama İzmir'in merkezi semtlerinde Türkler azınlık gibiymiş. Rumlar'ın yaşadığı semtlerde şık lokantalar, kahveler varmış, oralara Türkler pek gidemezmiş. Tabii bir de Levantenlerin ve Musevilerin kendi dünyaları...Geçmişte böyle bir sosyal dokusu olan bir şehre, ülkenin başka yerlerinde yaşayanların gâvur demesi doğal.
📖 Sayfa 17 · Seyyar, Engin Geçtan
...yaşamdaki en güzel şeylerin bedava olduğu gerçeği...
Seyyar, Engin Geçtan
Psikoterapi, bir süreç olarak yaşandığından, hastalıklı bir durumdan şifa bulma durumuna geçmeyi tanımlamaz. Sürecin amacı, terapiye gelen kişinin kendisi olma yönündeki çabalarına ortak olmaktır. Kendine ulaşma, yaşam boyu sürecek bir çaba.
📖 Sayfa 79 · Seyyar, Engin Geçtan
Aslında hayat satır aralarında yaşandığı için, biçimsel olaylar olayın özünü yansıtamıyor.
Seyyar, Engin Geçtan
Sıkça Sorulan Sorular
Seyyar kimin eseridir?
Seyyar, Engin Geçtan tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2005'te yayımlanmıştır.
Seyyar kaç sayfadır?
Seyyar, 192 sayfadır (Metis Yayınları baskısı).
Seyyar'ın en ünlü sözü nedir?
“… nasıl yaşandığı, ne yaşandığından daha önemli.”