
Siyaset Bilimi adlı eser, Ahmet Taner Kışlalı tarafından yazılmıştır. Bu sayfa, Siyaset Bilimi'den damıtılan en akılda kalan cümlelere ayrılmıştır.
Siyaset Bilimi'den En Beğenilen Alıntılar
Kişi içgüdülerin doğal dürtüsü etkisi altında hareket ediyorsa, özgür olduğunu söyleyemeyiz. Çünkü hayvan da aynı etkiler altında hareket eder; oysa hayvanın gerçek anlamda özgürlüğü yoktur.
Siyaset Bilimi, Ahmet Taner Kışlalı
Çünkü hiçbir iktidar yalnız baskı ve şiddet üzerine kurulamaz. Max Weber'in, siyasal iktidarın önemli bir öğesi olan "otorite" kavramını incelerken yaptığı, gelenek sel otorite, bürokratik otorite ve karizmatik otorite ayrımı, siyaset biliminde bugün bile kullanılmaktadır.
Siyaset Bilimi, Ahmet Taner Kışlalı
Birbirinden farklı siyasal partiler bulunduğu için siyasal çatışmanın var olduğunu söyleyemeyiz. Tersine, toplumsal evrimin belirli bir düzeye vardığı durumlarda ortaya çıkan siyasal çatışmaların niteliği, siyasal partilerin doğmasını kaçınılmaz kılmıştır.
Siyaset Bilimi, Ahmet Taner Kışlalı
-varlıklı kesimlerin desteklediği bir siyasal iktidar, sanki orta sınıfların da desteğine sahip-miş gibi görünebilir.
Siyaset Bilimi, Ahmet Taner Kışlalı
Dünyamızdaki ilk çiftçiler, ilk doktor ve bilim adamları kadındır. Erkekler sürekli avlanmakta ve savaşmaktaydı. İnsanlığı hayvansı yaşantısından kurtarıp insan özellikleriyle donatma işi kadınlara kalmıştı.
Siyaset Bilimi, Ahmet Taner Kışlalı
Doğu Avrupa'yı elinde bulunduran dünyanın kalbine(Rus toprakları), Dünyanın kalbini elinde bulunduran Dünya'nın adasına (Avr. Asya Afr.) Dünyanın adasını elinde bulunduran da tüm dünyaya hükmeder.
Siyaset Bilimi, Ahmet Taner Kışlalı
Benzeyenlerden oluşan bir toplumsal ortamda, benzemeyenleri anlama diye bir gereksinim ya da alışkanlık yoktur.
Siyaset Bilimi, Ahmet Taner Kışlalı
Geri kalmış ülkelerin büyük çoğunluğu, uzun bir sömürge yaşamından geçtikleri için, devlet yönetme alışkanlığına ve görece güçlü orta sınıflara sahip değiller. Oysa Türk toplumu, yüzyıllar boyu süren büyük bir imparatorluğun yönetim deneyimine ve yönetici kadrolarına sahipti. Atatürk o gücü, çağdaş ve demokratik bir rejimin oluşumu yönünde değerlendirmesini bildi. Ama aynı olanağa, geri kalmış ülkelerin büyük çoğunluğunun sahip bulunmadığı açık.
📖 Sayfa 94 · Siyaset Bilimi, Ahmet Taner Kışlalı
"Açlık yıllarında ölenleri açlık öldürmez, onları alışmış oldukları tokluk öldürür".İbni Haldun
Siyaset Bilimi, Ahmet Taner Kışlalı
Alman ulusunun özelliklerini göz önüne almayan hiç kimse, Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra Versailles Antlaşması'nın çok ağır koşullarını kabul etmek zorunda kalan Almanya'nın, yirmi yıl sonra dünyanın en büyük askeri gücü olarak yeniden sahneye çıkacağım hesaplayamazdı.
📖 Sayfa 257 · Siyaset Bilimi, Ahmet Taner Kışlalı
Egemenliğin kaynağının toplumsal olmadığı durumlarda, tanrısal kökenli bir egemenlik anlayışıyla karşı karşıyayız demektir. Egemenliğin kaynağı Tanrı olunca, siyasal iktidarın oluşumu ve denetimiyle ilgili konular toplumun yetkisi dışında kalır.
Siyaset Bilimi, Ahmet Taner Kışlalı
Toplumsal güç dengesi hızla değiştiği için, siyasal istikrarı sağlamak zorlaşır ve bir otorite boşluğu görülür.
Siyaset Bilimi, Ahmet Taner Kışlalı
Aynı dönemler, resmi olmayan kınama, ayıplama gibi yaptırım mekanizmalarının da genellikle etkisini yitirdiği dönemlerdir. Çünkü hızlı yapısal değişim, toplumdaki inanç sistemlerini de etkiler. Doğru ve yanlış ayrımı, eskisi kadar katı ve net olmaktan çıkar. Bunalım dönemlerinde kurumsal etkiler azalıp, toplumsal baskının yerini "başının çaresi ne bakma" eğilimleri almaya başlar.
Kolay coğrafi koşullar, kolay ortam kişileri tembelliğe itmekte sonunda da uygarlığın gelişimini yavaşlatmaktadır. Çünkü insanlar ve toplumlar zorluklarla savaşa savaşa güçlenirler ve kendilerine güven kazanırlar. Aşırı zor bir ortam ise umutsuzluk, kadercilik ve dolayısıyla hareketsizlik yaratır.
Siyaset Bilimi, Ahmet Taner Kışlalı
Açlık yıllarında ölenleri açlık öldürmez, onları alışmış oldukları tokluk öldürür.
Siyaset Bilimi, Ahmet Taner Kışlalı
"Gençler bilebilse, yaşlılar yapabilse"
📖 Sayfa 157 · Siyaset Bilimi, Ahmet Taner Kışlalı

-çok önce, toplumları "üretim biçimleri"ne göre ayıran lbni Haldun'dur. Marx'a, Montesquieu'ye, Darwin'e, Jean-Jacques Rousseau'ya, Machiavelli'ye, Vico'ya, Malthus'a kadar uzanan birçok düşünce çizgisinin başlangıç noktasında lbni Haldun'u görürüz.
Siyaset Bilimi, Ahmet Taner Kışlalı
Bir gücün tek başına egemen olduğu yerde demokrasiden söz edilemez.
📖 Sayfa 45 · Siyaset Bilimi, Ahmet Taner Kışlalı
Siyasal milliyetçilik ulusal bağımsızlığı, ekonomik milliyetçilik ülkenin yeraltı ve y.üstü kaynaklarına sahip çıkmayı ve toplum olarak ekonomik olanakları arttırmayı, toplumsal milliyetçilik ise daha ileri bir düzen için çaba göstermeyi gerektirir.
Siyaset Bilimi, Ahmet Taner Kışlalı
Yabancı bir devlet adamının tarihte dediği gibi: "Öylesine koşullar içindeyiz ki; siz siyasetle uğraşmazsanız, siyaset sizinle uğraşacaktır!"
Siyaset Bilimi, Ahmet Taner Kışlalı
Önemli hammadde kaynaklarına sahip bulunan bir ülke, eğer bunları bizzat işleyecek bir teknolojik düzeye ulaşmamışsa, siyasal yaşamında bazı etmenlerin giderek güç kazandığını ister istemez görecektir. Ülkenin kendi işletemediği bu kaynaklarından yararlanmak isteyen dış güçlerin çekişmesinin, dışa bağımlılığı güçlendirecek bazı siyasal gelişmeleri peşinden sürüklenmesi çoğunlukla kaçınılmazdır.
Siyaset Bilimi, Ahmet Taner Kışlalı
Kendi kişiliğinin bilincine varan insan için özgürlük bir gereksinme olmakla birlikte, demokrasi de ancak yaşanarak öğrenilen bir yaşam biçimidir.
Siyaset Bilimi, Ahmet Taner Kışlalı
Nüfusun geometrik dizi halinde (2,4,8,16,32) çoğalmasına karşılık, insanoğlunun yaşaması için gerekli tüketim maddeleri aritmetik dizi ile (2,4,6,8,10) çoğalmaktadır. Öyleyse bu gidişatın doğal sonucu insanlığın açlığa mahkum olmasıdır. Böyle bir sonuca ulaşamamak için varlıklılar çocuk yapmalı, yolsullarsa bundan kaçınmalı.
Siyaset Bilimi, Ahmet Taner Kışlalı
Liderler, doğal olarak iktidarlarını koruma ve artırma eğiliminde olduklarından, üyeler ise, bu eğilimi engellemek şöyle dursun, tersine liderleri putlaştırmak suretiyle, onu büsbütün güçlendirdiklerinden, iş daha kolaylaşmış olur.
📖 Sayfa 285 · Siyaset Bilimi, Ahmet Taner Kışlalı
"siyasal düşünceler tarihi" çok eskilere kadar uzandığı halde, siyasal olaylara toplumbilimsel bakış oldukça yenidir.
Siyaset Bilimi, Ahmet Taner Kışlalı
Kamuoyu unutkandır ve geçmişten çok bugünkü verilerden etkilenir. Belleği geçmişle ilgili bir olayı bir kez saptırmışsa, onu düzeltmek çok zordur. Buna örnek olarak, bazı batılı ülkelerin kamuoyunda varolan “Türk-ermeni sorunu” ile ilgili önyargıları gösterebiliriz.
📖 Sayfa 344 · Siyaset Bilimi, Ahmet Taner Kışlalı
Tönnies'e göre, topluma egemen olan ise "ben" duygusudur. Bireysel iradeye dayalı bir dayanışma, kişisel mülkiyet, moda ve geçici zevkler ağır basmaktadır. Din dahil, inançlardan çok, kamuoyu ve öğretileri etkili olmaktadır. Bireysel çıkarlar, ortak çıkarların önüne geçmektedir.
📖 Sayfa 61 · Siyaset Bilimi, Ahmet Taner Kışlalı
Eğer gücü hak, boyun eğmeyi de görev haline getirmeyi bilmiyorsa, toplumda en güçlü olan bile sürekli olarak üstünlük sağlayabilmek için yeter derecede güçlü değildir.
Siyaset Bilimi, Ahmet Taner Kışlalı
"Laikliğin ortaya çıkışını zorunlu
Siyaset Bilimi, Ahmet Taner Kışlalı
kılan iki temel neden var.
Birincisi; farklı inançtan insanların barış içinde bir arada yaşamalarını sağlamak. İkincisi; değişen koşullara, aklın ve bilimin ışığında çözüm arama yolunu açık tutmak."
"Zıt siyasal tutumlara sahip bulunan kişiler, aynı olaya bakarken farklı şeyler görürler. Ama bazı öylesine önemli ve çarpıcı deneyimler yaşanır ki en katı tutum sahipleri bile eski tutumlarını korumakta zorluk çekerler. Örneğin Sovyet tanklarının Budapeşte ve Prag'da daha farklı sosyalizm modellerinin gelişimini engellemesi, Polonya'da bağımsız bir işçi hareketinin gelişimine hoşgörü göstermemesi birçok Marksist için sarsıcı olmuştur."
📖 Sayfa 150 · Siyaset Bilimi, Ahmet Taner Kışlalı
Bireylerin siyasal davranışlarını belirleyen temel olgu gelir düzeyleri ya da gelir düzeyleri arasındaki adaletsizlikler değil, onların beklentileri ile gelir düzeyleri arasındaki farktır.
Siyaset Bilimi, Ahmet Taner Kışlalı

Teknolojik gelişme nedeniyle, gitgide uzayan bir eğitim döneminin kaçınılmazlığıyla karşı karşıya kalan gençler, hemen tüm ekonomik,
📖 Sayfa 167 · Siyaset Bilimi, Ahmet Taner Kışlalı
toplumsal ve siyasal olanakların, yetki ve sorumlulukların dışında tutulmuşlardır. Bu uzun ve çoğunlukla sıkıntılı eğitim döneminin sonunda bile, beklentilerine uygun bir toplumsal konuma sahip olmalarının neredeyse olanaksızlığını
görmek, öğrenci gençlikteki bunalımın temel nedenlerinden birisini oluşturmaktadır.
Laik düşüncenin ilk temellerini Machiavelli'de bulanlar çoktur. Aristoteles'in Politika'sı gibi, Machiavelli'nin Prens'i siyaset biliminin temel kaynakları arasına girmiştir.
Siyaset Bilimi, Ahmet Taner Kışlalı
incelenmek istenen her siyasal olgu, ancak bütün içinde doldurduğu yer, gördüğü görev göz önüne alınarak değerlendirilebilir.
Siyaset Bilimi, Ahmet Taner Kışlalı
Birbirlerine benzeyenler arasındaki dayanışma "mekanik", birbirlerini tamamlayacak işleve sahip kişiler arasındaki dayanışma ise "organik"tir.
📖 Sayfa 61 · Siyaset Bilimi, Ahmet Taner Kışlalı
Bilinçlenmemiş bir toplumsal sınıfın, kendi çıkarlarına ters düşen siyasal akımlara destek olması olanaklıdır.
📖 Sayfa 237 · Siyaset Bilimi, Ahmet Taner Kışlalı
Marx, işçi sınıfının sosyalist devrimi yaratacak hareketini, sanayileşmiş kapitalist ülkelerde bekliyordu. Daha doğrusu, oluşturduğu kuramı bunun böyle olmasını gerektiriyordu. Çünkü kapitalizmin gelişmesi ölçüsünde sınıflar arası çelişkiler sivrileşecek ve beklenen toplumsal patlama gerçekleşecekti. Oysa Marx'ın beklediği devrim, gelişmiş kapitalist ülkelerde değil, Çarlık Rusyası gibi yarı-feodal bir toplumsal ortamda gerçekleşti. Marksistler de bu durumu, Rusya'yı "kapitalizmin en zayıf halkası" diye nitelendirerek açıklamaya çalıştılar.
📖 Sayfa 244 · Siyaset Bilimi, Ahmet Taner Kışlalı
Bireylerin siyasal davranışlarını belirleyen temel olgu gelir düzeyleri ya da gelir düzeyleri arasındaki adaletsizlikler değil, onların beklentileri ile gelir düzeyleri arasındaki farktır. Dağdaki bir çoban bir gocuk bir ekmekle yetinip durumuna şükredebileceği gibi, onun yirmi katı gelir düzeyine sahip bir mühendis, düzende köklü değişiklikler isteyebilir. Çünkü kendisinin daha çoğunu hakettiğini ve bu köklü değişikliklerin onu getirebileceğini düşünebilir. Oysa sözkonusu çoban, bu dünya nimetlerinden umudunu kesmiş, tüm beklentilerini öte dünyaya bağlamış olabilir.
📖 Sayfa 84 · Siyaset Bilimi, Ahmet Taner Kışlalı
Siyasal iktidarın her karar ve uygulaması yurttaşlar üzerinde bir etki yapar. Yurttaş o karara ya destek verir ya da yeni bir istemde bulunur.
Siyaset Bilimi, Ahmet Taner Kışlalı
Weber'e göre siyaset, kişinin diğer kişiler üzerinde egemenlik kurmasıdır. Ama bu egemenliğin türü, yapısı, yöntemleri ve kendisini meşru gösterme biçimi de önemlidir. Çünkü hiçbir iktidar yalnız baskı ve şiddet üzerine kurulamaz.
Siyaset Bilimi, Ahmet Taner Kışlalı
1960-70 yılları arasında dünyada görülen 93 darbe ve devrimin 92'si geri kalmış ülkelerdeydi.
📖 Sayfa 311 · Siyaset Bilimi, Ahmet Taner Kışlalı
Kendi kendini yönetemeyenler, başkaları tarafından yönetilmeyi beklemelidirler.
Siyaset Bilimi, Ahmet Taner Kışlalı
Batılı'nın dikta olarak görmesi doğal olan proletarya diktatörlüğü, Çarlık dönemini yaşamış Sovyet kuşakları için demokratik sayılabilir. Tıpkı bazı yabancı gözlemcilere diktatörlük gibi görünmüş olan Kemalist tek parti modelinin, Osmanlı siyasal sistemine göre çok daha demokratik olması gibi.
Siyaset Bilimi, Ahmet Taner Kışlalı
Devlet, toplumların evriminde yönetimin kurumlaşması aşamasında ortaya çıkmıştır. Oysa siyaset olgusunun devletten önce de, devletin dışında da var olduğunu biliyoruz.
📖 Sayfa 18 · Siyaset Bilimi, Ahmet Taner Kışlalı
Toplumların üyeleri arasındaki kişilik farklılıkları psikolojinin, benzerlikler ise sosyolojinin konusudur.
📖 Sayfa 118 · Siyaset Bilimi, Ahmet Taner Kışlalı
Türklerin Anadolu için "Biz bu toprakları, bu topraklar da bizi fethetti!" demeleri doğrudur.
📖 Sayfa 130 · Siyaset Bilimi, Ahmet Taner Kışlalı

İnsan kişisel eğilimlerini ve kültürel etkiler altında oluşan değer sistemlerini, başka toplumlara ve başka dönemlere bakarken de beraberinde taşır.
Siyaset Bilimi, Ahmet Taner Kışlalı
Max Weber'e göre iktidar "toplumsal ilişkiler çerçevesinde bir iradenin, ona karşı gelinmesi durumunda bile yürütülebilmesi olanağıdır."
📖 Sayfa 108 · Siyaset Bilimi, Ahmet Taner Kışlalı
Devlet içindeki iktidar olgusu, örneğin bir hırsız çetesindeki iktidar olgusundan temelde çok ayrı olmayabilir. Ama birincisinde otoriteye ilişkin bir kurumlaşma söz konusudur. İkincisinde ise, belirli kalıplara göre oluşmayan, bu nedenle de istikrarlılığı, sürekliliği, hatta tutarlılığı aranmayan ilişkiler vardır.
Siyaset Bilimi, Ahmet Taner Kışlalı
İnsan gerçeklerle karşılaştığı zaman, kendisi için bir anlamı olan şeyi seçer.
📖 Sayfa 141 · Siyaset Bilimi, Ahmet Taner Kışlalı
Doğa, insanlar ve ikisinin etkileşimi sonucu oluşan teknolojik-ekonomik yapıyı bir bütün olarak aldığımızda bunu toplumun "alt yapısı" olarak değerlendirme olanağı var. Kurumsal ve kültürel etkenleri ise "üst yapı" kavramı içinde değerlendirebiliriz.
Siyaset Bilimi, Ahmet Taner Kışlalı
Güçlü olmak, o gücün kullanılmasının gerekçesini oluşturmaz.
📖 Sayfa 309 · Siyaset Bilimi, Ahmet Taner Kışlalı
Jean-Paul Sartre, insanın önceden saptanmış bir modele göre oluşmadığını, her adımda yaptığı seçmelerle kendi özünü bizzat kendisinin oluşturduğunu söyler.
📖 Sayfa 150 · Siyaset Bilimi, Ahmet Taner Kışlalı
"Kuramsal çerçeve bir anlamda olaylara baktığımız bir gözlüktür. Veya olayları sınadığımız bir kalıptır. Araştırmalarda bu kalıp ya da gözlük bir noktadan itibaren yetersiz hale gelebilir. Aynı model üzerinde direnmek, modele uymayan bir olgu ile karşılaşıldığında modeli değiştirmek yerine olguyu bir modele zorlayarak uydurmaya çalışmak hemen her zaman görülen hatalardandır."
📖 Sayfa 31 · Siyaset Bilimi, Ahmet Taner Kışlalı
Bernard Shaw'un şu cümlesi çok ünlüdür: "Eğer yirmi yaşında iken komünist değilseniz, kalbiniz yok demektir; kırk yaşına geldiğinizde hala komünist iseniz, kafanız yok demektir."
📖 Sayfa 164 · Siyaset Bilimi, Ahmet Taner Kışlalı
Nüfusun kamu yönetimindeki önemi, Eski Yunan'dan beri birçok düşünürün dikkatini çekmiştir. Aristoteles, yurttaşların sayısının, yönetenlerin yönetilenleri tanımayacağı kadar fazla olmaması gerektiği kanısındaydı. (...) Hocası Platon bu konuda daha ileri gitmiş ve ideal bir devletin 5040 yurttaşa sahip olması gerektiğini öne sürmüş, bunun nedenlerini uzun uzun açıklamıştı.
📖 Sayfa 63 · Siyaset Bilimi, Ahmet Taner Kışlalı
Kendi kişiliğinin bilincine varan insan için özgürlük bir gereksinme olmakla birlikte, demokrasi de ancak yaşanarak öğrenilen bir yaşam biçimidir.
📖 Sayfa 94 · Siyaset Bilimi, Ahmet Taner Kışlalı
Kişi, kişiliğini koruyarak temel olmayan tutumlarını değiştirebilir.
📖 Sayfa 141 · Siyaset Bilimi, Ahmet Taner Kışlalı
Burada, İbni Haldun'un toplum bilimlerine önemli bir katkısı olan "asabiyyet" kavramına değinmekte yarar var. İbni Haldun'un, grup dayanışmasının ürünü olan bir güç biçiminde anladığı "asabiyyet", göçebelerde daha üstündü. Birleştirici, eyleme yöneltici, karşılıklı yardımlaşmayı ve birbirini korumayı sağlayan bu toplumsal bağın, göçebelerde daha çok gelişmiş oluşu, onların yerleşik toplumlara olan üstünlüğünün temelindeki nedendi. "Asabiyyetin sonucu ve amacı ise devlet kurmak"tı.
📖 Sayfa 55 · Siyaset Bilimi, Ahmet Taner Kışlalı
Yönetim ile halk arasındaki boşluk dolduğu ölçüde moral yükselir, ulusal güç artar.
Siyaset Bilimi, Ahmet Taner Kışlalı
... toplumsal yapı, ancak belli bir işleve sahip olduğu ölçüde gelişir. Başka bir deyişle, toplumdaki tüm yapı ve kurumlar, belirli bir gereksinmeye yanıt vermek amacıyla doğmuşlardır. Jean Paul Sartre'ın ünlü örneğinde de olduğu gibi, önce çekiç yapılıp sonra o çekice bir işlev bulunmaz.
📖 Sayfa 31 · Siyaset Bilimi, Ahmet Taner Kışlalı
Sıkça Sorulan Sorular
Siyaset Bilimi kimin eseridir?
Siyaset Bilimi, Ahmet Taner Kışlalı tarafından yazılmıştır.
Siyaset Bilimi kaç sayfadır?
Siyaset Bilimi, 361 sayfadır (İmge Kitabevi baskısı).
Siyaset Bilimi'nin en ünlü sözü nedir?
“Kişi içgüdülerin doğal dürtüsü etkisi altında hareket ediyorsa, özgür olduğunu söyleyemeyiz. Çünkü hayvan da aynı etkiler altında hareket eder; oysa hayvanın gerçek anlamda özgürlüğü yoktur.”