
Şov ve Mahrem, sosyoloji dünyasına Fatma Barbarosoğlu'nun kazandırdığı özel bir eserdir. Türkçe baskısı Profil Yayıncılık tarafından yayımlanmıştır. Şov ve Mahrem için okurların en çok beğendiği sözler bu sayfada bir araya getirildi.
Şov ve Mahrem'den En Beğenilen Alıntılar
"İnsanlar elbiseleri ile karşılanır, fikirleriyle uğurlanır" görüşürüz, postmodern dünyada geçerliliğini kaybetmiştir. Fikirler ve tecrübelerin yerini medyanın sunduğu görüşler ve reklam sloganları almıştır.
Şov ve Mahrem, Fatma Barbarosoğlu
Kamusal alan dini değerlerden arındırılırken, ondan kalan boşluk, yeni kutsallıklarla dolduruluyor.
📖 Sayfa 151 · Şov ve Mahrem, Fatma Barbarosoğlu
Neden tesettür ve moda kelimeleri, esasında bir arada olmaması gereken kavramlardır? Çünkü tesettür; örtmek, göstermemek ve buradan hareketle sadece bedensel olarak algılanmaya karşı koymak manasına gelir. Halbuki moda, doğrudan dikkat çekmeye yöneliktir.
📖 Sayfa 111 · Şov ve Mahrem, Fatma Barbarosoğlu
Sürekli rol çalan kadınlarla rol dışı kalan erkeklerin aynı oyunun içinde kalmaları mümkün olabilir mi?
Şov ve Mahrem, Fatma Barbarosoğlu
İnsanlar elbisenin içindeki kimdir ne bilecekler?
Şov ve Mahrem, Fatma Barbarosoğlu
Mektupta olanı yazan bilir.
Sadi/Gülistan
"Eski kuşak hatırladıklarıyla yaşamakta, yeni kuşak ise unuttuklarıyla."
📖 Sayfa 9 · Şov ve Mahrem, Fatma Barbarosoğlu
Dünya çıplaklıkla baş etmeye uğraşıyor örtünmeyi sorun olarak gören tek ülke Türkiye.
Şov ve Mahrem, Fatma Barbarosoğlu
Postmodern hayat stratejisinin özü, kimlik inşası değil, sabitlenmekten kaçmaktır.
Şov ve Mahrem, Fatma Barbarosoğlu
Bende Mecnun'dan füzun âşıklık istidadı var
📖 Sayfa 131 · Şov ve Mahrem, Fatma Barbarosoğlu
Âşık-ı sadık menem Mecnun'un sade adı var
Fuzuli
Modern kadınların reçel ya da kuru fasulye yapamamasını gelenekten kopuş olarak değerlendiren erkekler, kendi kurbanlarını kesemediklerini; ehliyetini, amelini hiç bilmedikleri kasaplara "kurban kesimini emanet" ederek, bir mümin olarak "kurbanını kesemeyen"e dönüştüklerini fark edemiyorlar.
📖 Sayfa 165 · Şov ve Mahrem, Fatma Barbarosoğlu
Kutsalını kaybeden Dünya, yeni kutsallar arayışında modacılara teslim oluyor.
Şov ve Mahrem, Fatma Barbarosoğlu
Artık kimliğimizi gerçeklikle değil de, imaj yoluyla ifade etmekteyiz.
Şov ve Mahrem, Fatma Barbarosoğlu
Defilelerle tescillenip tesettür modası olarak lanse edilen giyim anlayışının; bedenin her tarafının İslamî ilkelerden arındırılarak sadece başa takılan başörtüsü ile temsil edilmeye başlandığının açık bir ifadesi,
📖 Sayfa 94 · Şov ve Mahrem, Fatma Barbarosoğlu
"in"ler ve "out"lar listesi.
Bize hem kendimizi, hem başkalarını iyiden iyiye tanımayı öğreten akıldır."
📖 Sayfa 184 · Şov ve Mahrem, Fatma Barbarosoğlu
Platon
Yüzeysel ilişkilerde giyim kuşam kendinizi tanıtmak açısından en belirleyici rolü oynar. "İnsanlar elbiseleriyle karşılanır, fikirleriyle uğurlanır" görüşü, postmodern dünyada geçerliliğini kaybetmiştir. Fikirler ve tecrübelerin yerini medyanın sunduğu görüşler ve reklam sloganları almıştır.
📖 Sayfa 26 · Şov ve Mahrem, Fatma Barbarosoğlu
Tesettür modası bir pantolon veya bir mini etek modası gibi algılandığında tesettürün bir giyim tercihi olarak kabul edilmesinin yolu açılır.
Şov ve Mahrem, Fatma Barbarosoğlu
Kalvenci için dürüstlük, yapıp ettiklerinin envanterini çıkarmaktır. Postmodern dönemde geçerli olan anlayış, Kalvenci anlayıştır. Bir şeyi yapmamak önemli değildir. Önemli olan yaptıktan sonra itiraf edecek kadar "dürüst" olmaktır. Rousseau'nun dürüstlükten anladığı ise, kişinin "dünyaya nasıl göründüğüne dair bilincini yitirmesidir". Yani başkaları için giyinmeyi, başkaları için oynamayı reddetmesidir.
Şov ve Mahrem, Fatma Barbarosoğlu
Modern toplumda sınıf belirleyici kriterler; hayat tarzı, gelir miktarı, gelirin harcanma biçimi, statü ve sınıf şuuru olarak kabul edilmekte.
Şov ve Mahrem, Fatma Barbarosoğlu
Tarih boyunca kıyafetler, özellikle de kadın kıyafetleri, dine ve ahlaka aykırı bulundukları için eleştirilip yasaklanırken, Türkiye'de dini ya da siyasi sembol oldukları gerekçesiyle yasaklanmıştır. Kamusal alanda dini duyarlılıklar azaldıkça, kimliğin kıyafet üzerinden kurulması da önem kazanmıştır.
📖 Sayfa 30 · Şov ve Mahrem, Fatma Barbarosoğlu
, yani “öteki” nin en az kendisi kadar iyi niyetli olduğunu, kendisi kadar basiretli ve saygıdeğer olduğunu kabul etmek.
Şov ve Mahrem, Fatma Barbarosoğlu
Modern dünyada ve özellikle de postmodern anlayışta var olma biçimi “görünme” dir.
Şov ve Mahrem, Fatma Barbarosoğlu
"Saadetlerini hep başkasının evinde arayanların kendi evlerinde saadet yoktur."
📖 Sayfa 76 · Şov ve Mahrem, Fatma Barbarosoğlu
— Rousseau
Modacılar karar verirler ki, yeni sezonda kadınlar maskülen, erkekler feminen özelliklere sahip olacaklardır.
Şov ve Mahrem, Fatma Barbarosoğlu
Eski kuşak hatırladıklarıyla yaşamakta, yeni kuşak ise unuttuklarıyla.
Şov ve Mahrem, Fatma Barbarosoğlu
Kadınlar kadınlar üzerine yazıyor hayat üzerine yazıyor ama erkekler erkekler üzerine yazMıyor, hayat üzerine yazmıyor. modern hayatın erkekleri ne kadar silikleştirdiğini enflasyonist baskıların erkeğin evdeki hiyerarşisini değiştirdiğini bu hiyerarşi değişikliğinin erkekleri gittikçe mesuliyetlerinden arınmış bir noktaya doğru ittiğini kendilerine mesele edinen erkeklere ihtiyaç var.
Şov ve Mahrem, Fatma Barbarosoğlu
Şatafat ve gösterişin haram olmasının en önemli nedenlerinden biri insanların kendileriyle diğer insanlar arasında tehlikeli bir mesafe koymalarına yol açmasıdır. Bütün dinlerde ve ahlak anlayışlarında şatafat da gösteriş insanı insandan uzaklaştırdığı için yasaklanmıştır
Şov ve Mahrem, Fatma Barbarosoğlu
Görünür olmak, daha fazla göz tarafından denetlenmeyi göze almak demektir. Daha fazla göz tarafından denetlenme ihtiyacı ise, Yaratıcı tarafından görüldüğü/denetlendiği inancı ve bilincinin zayıflaması ile doğrudan alakalandırılabilecek bir durumdur.
Şov ve Mahrem, Fatma Barbarosoğlu
Kişilerin içinde bulunduğu sınıftan ziyade bir üst sınıfa dahil olma isteği genellikle moda ile tatmin edilmeye çalışılmaktadır.
Şov ve Mahrem, Fatma Barbarosoğlu
kişilere göre hazırlanmış “butik” davranışlar değil, kişinin kendisine olan saygısından beslenen özgüvenle; herkese, zamana ve mekâna uygun davranışlarda bulunma ilkesine dayanır.
Şov ve Mahrem, Fatma Barbarosoğlu
Çöküş dönemlerinin en bariz özelliği insanların “olmak” tan vazgeçmeleri ve daha ziyade “fark edilme”ye ve “görülme”ye önem vermeye başlamalarıdır
Şov ve Mahrem, Fatma Barbarosoğlu
Albümler aile tarihinin yaşandığı ve yazıldığı yerlerdir.
📖 Sayfa 162 · Şov ve Mahrem, Fatma Barbarosoğlu
"Kendini tanı. Kendini, yani eriyeni, dağılanı, dumanlaşanı. Sen acıların, zilletlerinde aynısın. Rüyaların, hayallerin ve dileklerinle bir başkası."
📖 Sayfa 19 · Şov ve Mahrem, Fatma Barbarosoğlu
Göz açıldıkça ruh perdelenir.
Şov ve Mahrem, Fatma Barbarosoğlu
Tevfik Fikret
1970'li ve 80'li yıllarda, ayet ve hadislerle savunulmaya çalışılan tesettür, 90'lı yılların ortalarından itibaren "kadın hakları" söylemi üzerinden, "kadın ayrımcılığı" üzerinden ifade edilmeye başlanmıştır.
📖 Sayfa 42 · Şov ve Mahrem, Fatma Barbarosoğlu
Bu durumda evler kimin?
📖 Sayfa 90 · Şov ve Mahrem, Fatma Barbarosoğlu
Evler her modaya göre yeniden düzenlenip tefriş edilecek eşyalarındır artık.
"Saadetlerini hep başkasının evinde arayanların kendi evlerinde saadet yoktur."
📖 Sayfa 76 · Şov ve Mahrem, Fatma Barbarosoğlu
Düşüncelerimiz, yaşadığımız hayatı; yaşadığımız hayat da vücut dilimizi belirler.
📖 Sayfa 134 · Şov ve Mahrem, Fatma Barbarosoğlu
...aşk ile insan arasındaki ilişki, galibiyet ve mağlubiyet ilişkisidir. Bir genç kız aşka mağlup olmamalıdır.
📖 Sayfa 130 · Şov ve Mahrem, Fatma Barbarosoğlu
"Haysiyetli bir adam deli gibi âşık olabilir
📖 Sayfa 129 · Şov ve Mahrem, Fatma Barbarosoğlu
ama ahmak gibi âşık olması caiz değildir."
Kitle kültürü içine sıkışmış, kendisine seri üretimin ve seri tüketimin küçük bir parçası olmaktan başka bir değer atfedilmeyen insan için "fark edilme" sanal var olma biçimleri armağan etmektedir.
📖 Sayfa 15 · Şov ve Mahrem, Fatma Barbarosoğlu
Evler her modaya göre yeniden düzenlenip tefriş edilecek eşyalarındır artık.
📖 Sayfa 90 · Şov ve Mahrem, Fatma Barbarosoğlu
"Kadının kamusal alandaki kimliğine, ancak estetik obje olarak var olmaya çalıştığı zaman engel konulmuyor."
📖 Sayfa 187 · Şov ve Mahrem, Fatma Barbarosoğlu
Dindarların vakıf ve cami salonlarında icra ettikleri toplantı, iftar ve düğün yemeklerini 1990'lardan itibaren beş yıldızlı otellere taşımalarıyla birlikte, İslamî kesimin gündemi, takva tartışmalarından fetva tartışmalarına doğru kaymaya başlamıştır.
📖 Sayfa 57 · Şov ve Mahrem, Fatma Barbarosoğlu
"Kadın bugünkü haliyle ne annelik, ne eğiticilik, ne eşlik, ne de hayat arkadaşlığı görevini yapabilir.
📖 Sayfa 36 · Şov ve Mahrem, Fatma Barbarosoğlu
Kadının katılımı olmadan bir toplum ilerleyemez. Kadınsız toplum, dilsiz bir adama benzer."
"Hatırla ki, uzun veyahut kısa bir piyeste müellifin sana verdiği rolü oynayacak bir aktörsün...
📖 Sayfa 19 · Şov ve Mahrem, Fatma Barbarosoğlu
Verilen rolü iyi oynamak sana düşer.
Lakin rolü seçmek başkasına aittir."
"Yuvayı dişi kuş yapar" sözü, daha ziyade kadınların mesai zaruretiyle bu kadar uzun süre evin dışında kalmadığı devirlere ve dönemlere ait. Bu sözde, ev, kadına ait bir mekan olarak görünür çünkü. Hatta bir evin sıcaklığı, kadının varlığıyla mümkün olabilir ve ancak ondan sonra dört duvar, yuva adını almaya hak kazanır.
📖 Sayfa 88 · Şov ve Mahrem, Fatma Barbarosoğlu
"Burada üzerinde durulması gereken husus; tesettürlü kadınlar söz konusu olduğunda hem erkeklerin hem de feminist/modern/liberal/çağdaş kadınların, tesettürlü kadınların zevkini denetleme konusunda kendilerinde bir hak görmeleridir."
📖 Sayfa 71 · Şov ve Mahrem, Fatma Barbarosoğlu
Şatafat ve gösterişin haram olmasının en önemli nedenlerinden biri, insanların kendileriyle diğer insanlar arasına tehlikeli bir mesafe koymalarına yol açmasıdır. Bütün dinlerde ve ahlak anlayışlarında şatafat ve gösteriş, insanı insandan uzaklaştırdığı için yasaklanmıştır.
📖 Sayfa 78 · Şov ve Mahrem, Fatma Barbarosoğlu
"Modern dönemde ise kozmopolit şehir hayatında, bireylerin kendilerini sürekli olarak "öteki"nin durumuna göre algıladığı bir ortamda, kimlik bir "sorun" olarak ortaya çıkar: "Ben kimim?"
📖 Sayfa 19 · Şov ve Mahrem, Fatma Barbarosoğlu
Üst kimliğini dindar kadın ve dindar erkek olarak belirlemiş kişilerin, Cumhuriyetin oluşturduğu hegemonik kamunun ahlakî yapısına uzak durmak isteyen tutumlarından dolayı, yasağa boyun eğmekten ziyade yasaklı alana uzak durma hürriyetlerini kullandıklarını düşünmek mümkündür.
📖 Sayfa 52 · Şov ve Mahrem, Fatma Barbarosoğlu
Sokaklar sahnedir. İnsanlar oyuncu. Oyun yazarları modacılardır. Sokakların kimliğine, hangi renklerin hangi amaçla ortaya çıkacağına karar verirler.
📖 Sayfa 27 · Şov ve Mahrem, Fatma Barbarosoğlu
Tarih boyunca kıyafetler, özellikle de kadın kıyafetleri, dine ve ahlaka aykırı bulundukları için eleştirilip yasaklanırken, Türkiye'de dini ya da siyasi sembol oldukları gerekçesiyle yasaklanmıştır.
📖 Sayfa 30 · Şov ve Mahrem, Fatma Barbarosoğlu
Çünkü moda, varlığını sınır tanımamazlığa borçludur.
📖 Sayfa 112 · Şov ve Mahrem, Fatma Barbarosoğlu
"Her birimizin yaptığı, rolünü oynamaktır sade.
Şov ve Mahrem, Fatma Barbarosoğlu
Hepimiz aktörüz...maskeliyiz ve komiğiz."
Var olduğunu, başkaları kendisini seyrettiği oranda, yani başkalarının dünyasında yer etmeye başladığında hissedebilen postmodern insan, mümkün olduğunca az insana görünerek kendi iç dünyası içinde yaşamayı "sağlıksız" bir durum olarak algılamaktadır.
📖 Sayfa 15 · Şov ve Mahrem, Fatma Barbarosoğlu
"Bende Mecnun'dan füzun âşıklık istidadı var
📖 Sayfa 131 · Şov ve Mahrem, Fatma Barbarosoğlu
Âşık-ı sadık menem Mecnun'un sade adı var"
Modern dünyada ve özellikle postmodern anlayışta var olma biçimi "görünme"dir.
Şov ve Mahrem, Fatma Barbarosoğlu
"Modern kadınların reçel ya da kuru fasulye yapamamasını gelenekten kopuş olarak değerlendiren erkekler, kendi kurbanlarını kesemediklerini; ehliyetini, amelini hiç bilmedikleri kasaplara "kurban kesimini emanet" ederek, bir mümin olarak "kurbanını kesemeyen"e dönüştüklerini fark edemiyorlar."
📖 Sayfa 165 · Şov ve Mahrem, Fatma Barbarosoğlu
Osmanlı toplumunda tesettüre riayet etmeyiş, fermanlar yoluyla yasaklanırken bu defa Cumhuriyet ile birlikte "gereğinden fazla örtünmek" yasaklanma yoluna gidilmiştir.
📖 Sayfa 51 · Şov ve Mahrem, Fatma Barbarosoğlu
"İnsanlar, babalarından ziyade zamanlarına benzerler."
📖 Sayfa 169 · Şov ve Mahrem, Fatma Barbarosoğlu
Hadis-i Şerif
Sıkça Sorulan Sorular
Şov ve Mahrem kimin eseridir?
Şov ve Mahrem, Fatma Barbarosoğlu tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2006'da yayımlanmıştır.
Şov ve Mahrem kaç sayfadır?
Şov ve Mahrem, 202 sayfadır (Profil Yayıncılık baskısı).
Şov ve Mahrem'in en ünlü sözü nedir?
“"İnsanlar elbiseleri ile karşılanır, fikirleriyle uğurlanır" görüşürüz, postmodern dünyada geçerliliğini kaybetmiştir. Fikirler ve tecrübelerin yerini medyanın sunduğu görüşler ve reklam sloganları almıştır.”