
Tasavvuf ve Tarikat Adabı, Abdülkadir Geylani'nin 2013 tarihli Din (İslam) alanında öne çıkan eseridir. Okurların Tasavvuf ve Tarikat Adabı'dan seçtiği en etkileyici satırlar aşağıda sıralanıyor.
Tasavvuf ve Tarikat Adabı'dan En Beğenilen Alıntılar
“Hiç kuşkusuz Allâh sabredenlerle beraberdir."
Tasavvuf ve Tarikat Adabı, Abdülkadir Geylani Hazretleri
Bakara, 153.
Mürid, yemek yerken oburluk etmemeli; Allâh’tan gafil olmamalı ve kalben Allâh’ı zikretmeli ve onu aslâ aklından çıkarmamalıdır.
Tasavvuf ve Tarikat Adabı, Abdülkadir Geylani Hazretleri
Çünkü bir velînin varabileceği son nokta, bir peygamberin ancak yola başladığı noktadır.
Tasavvuf ve Tarikat Adabı, Abdülkadir Geylani Hazretleri
Müridin gözetmesi gereken diğer âdâb ise şunlardır: Mürid, şeyhinin yanında iken gerekmedikçe konuşmamalı ve ona kendi güzel hallerini (menâkıb) sayıp dökmemelidir.
Tasavvuf ve Tarikat Adabı, Abdülkadir Geylani Hazretleri
Kişinin bir davete giderek ailesini sefil bir halde bırakması ne şeriata uyar, ne de tarikata. Bundan dolayı bu davete gitmemeli ve ailesiyle birlikte kalmalıdır. Ancak davet veren kişi mert biri olup misafirinin ailesi olduğunu da biliyorsa davete sadece onu davet etmesi uygun düşmez. Bunun yerine ailesine ihtiyaçları oranında yemek göndermek ve bunu da misafirine bildirmek sûretiyle onun kafasını rahatlatmalıdır.
Tasavvuf ve Tarikat Adabı, Abdülkadir Geylani Hazretleri
Müridine, bir annenin, yavrusunu; şefkatli ve akl-ı selim bir babanın oğlunu terbiye ettiği gibi yaklaşmalıdır.
Tasavvuf ve Tarikat Adabı, Abdülkadir Geylani Hazretleri
Fakir, çaresiz kalmadığı sürece başkalarından dilenmemelidir. Çaresiz kalır ve istemek zorunda kalırsa ihtiyaç duyduğu kadar ister. İhtiyacı da ona keffâret olur. Dilenmesi ancak bu durumda uygun olur.
Tasavvuf ve Tarikat Adabı, Abdülkadir Geylani Hazretleri
Yukarıda söylediğimiz gibi kendisi için değil; ailesi için dilenmelidir.
Bahşettiği her şey için O’na hamd olsun; nimetler verip doğru yolu gösterdiği için şükürler olsun.
Tasavvuf ve Tarikat Adabı, Abdülkadir Geylani Hazretleri
“Bizim yolumuzda gayret sarf edenleri biz yollarımıza iletiriz.”
Tasavvuf ve Tarikat Adabı, Abdülkadir Geylani Hazretleri
Ankebût, 69.
"O iyi kulların yâr ve yardımcısıdır.”
Tasavvuf ve Tarikat Adabı, Abdülkadir Geylani Hazretleri
A‘râf, 196.
Doğruya muvaffak kılan Allâh’tır.
Tasavvuf ve Tarikat Adabı, Abdülkadir Geylani Hazretleri
“Ehl-i kemâlin gönülleri sırlara kabir olur.”
Tasavvuf ve Tarikat Adabı, Abdülkadir Geylani Hazretleri
Mürid her daim, şeyhi adına kendi nefsine düşmanlık etmeli ve gerek huzurda iken ve gerek kalben kendini ona karşı çıkmaktan geri tutup engel olmalı ve şu ayet-i kerimeyi sıkça okumalıdır:
Tasavvuf ve Tarikat Adabı, Abdülkadir Geylani Hazretleri
“Rabbimiz! Bizi ve bizden önce iman eden din kardeşlerimizi affeyle.
Kalplerimizde mü’minlere karşı kin ve kıskançlık gibi duygulara yer verme. Rabbimiz! Hiç şüphe yok ki sen mü’minleri çok sevip affedersin, onlara karşı daima merhametlisin.”
Haşr, 10.
“Allâh mü’minlerin yâr ve yardımcısıdır. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır.”
Tasavvuf ve Tarikat Adabı, Abdülkadir Geylani Hazretleri
Bakara, 257.
Dervişler uyanıkken uyku çökmedikçe uyumamalıdır. Ancak uyku çökerse bir köşeye çekilip uykunun ağırlığı gidene kadar hafif kestirmelidir.
Tasavvuf ve Tarikat Adabı, Abdülkadir Geylani Hazretleri

“Kişiye verilecek en büyük cezalardan biri, kısmetinde olmayan şeyi talep etmesidir.”
Tasavvuf ve Tarikat Adabı, Abdülkadir Geylani Hazretleri
Hasılı kelâm peygamberlere; hadîs ise velîlere özgüdür. Kelâmı reddeden kâfir olur; çünkü o bu reddediş ile Allâh’ın kelâmını ve vahyini reddetmiş olur. Hadîsi/ilhâmı reddeden ise kâfir olmaz; ama şaşkın olur ve kalbi aradığını bir türlü bulamaz. Çünkü o, Allâh’ın sevdiği bir kuluna ilhâm ettiği sözünü reddetmiştir.
Tasavvuf ve Tarikat Adabı, Abdülkadir Geylani Hazretleri
‘Vekil olarak Allâh yeter’
Tasavvuf ve Tarikat Adabı, Abdülkadir Geylani Hazretleri
Nisâ’, 81.
İnsan bedeni ile örtülür; ahlâkı ile ün salar.
Tasavvuf ve Tarikat Adabı, Abdülkadir Geylani Hazretleri
Allâh (c.c.) Kur’ân-ı Kerim’de şöyle buyurmuştur:
Tasavvuf ve Tarikat Adabı, Abdülkadir Geylani Hazretleri
“Azabından korkulup sakınılacak yegâne varlık O’dur. Af ve mağfiretine sığınılacak olan da yalnız O’dur.”
Müddessir, 56.
“Benim kullarım üzerinde senin hiçbir gücün yoktur.”
Tasavvuf ve Tarikat Adabı, Abdülkadir Geylani Hazretleri
Hicr, 42.
Bir kimse bir mala sahip olunca o mal da ona sahip demektir. Çünkü kişi, yuları elinde olan kişinin kölesidir.
Tasavvuf ve Tarikat Adabı, Abdülkadir Geylani Hazretleri
Kişi bilmelidir ki Allâh yeryüzünde Hz.
Tasavvuf ve Tarikat Adabı, Abdülkadir Geylani Hazretleri
Âdem’den kıyamet gününe değin hüküm sürecek bir âdet koymuş olup bu âdet, mürid ile şeyhi, talebe ile hocası, tabi ile tabi olunan kişi arasında daima yürümektedir.
Kitab’ı ve Sünnet’i, Allâh’a giden yolda iki kanat gibi kabul etmelidir.
Tasavvuf ve Tarikat Adabı, Abdülkadir Geylani Hazretleri
“Allâh, iman edenlerin velîsidir.”
Tasavvuf ve Tarikat Adabı, Abdülkadir Geylani Hazretleri
Bakara, 257.
Bütün peygamberlerin rehberlik ettikleri, onların yolunu takip eden ve vefat ettikten sonra onların yerini alan öğrencileri olmuştur. Mesela Mûsâ b. İmran’a kölesi ile yeğeni Yûşâ b. Nûn; Hz. İsâ‘ya havariler; Hz. Peygamber’e Hz. Ebû Bekir, Ömer, Osman, Ali ve diğer sahabiler öğrencilik etmiştir. Yine velîler, sıddık kullar, abdâllar da böyle olup aralarında hep hoca-öğrenci ilişkisi var olagelmiştir. Mesela Hasan-ı Basrî ile öğrencisi Utbe; Seriyy es-Sakatî ile kölesi ve yeğeni ebu’l-Kâsım Cüneyd ve ismini saymakla bitiremeyeceğimiz birçok kişinin durumu böyledir.
Tasavvuf ve Tarikat Adabı, Abdülkadir Geylani Hazretleri
“Gönülden inanıyorsanız bir tek Allâh’a tevekkül ediniz.”
Tasavvuf ve Tarikat Adabı, Abdülkadir Geylani Hazretleri
Mâide, 23.
“Komşu, evden önce gelir.”
Tasavvuf ve Tarikat Adabı, Abdülkadir Geylani Hazretleri
Râbiatü’l-Adeviyye (rh.a.)
“Biz sizi birbiriniz için imtihan vesilesi kıldık. Bakalım sabredecek misiniz?”
Tasavvuf ve Tarikat Adabı, Abdülkadir Geylani Hazretleri
Furkan, 20.
Vekil ise kendisine kim vekâlet vermişse elindeki malda onun emriyle tasarrufta bulunur; gerçekte veren ise vekâletin sahibi, yani Allâh’tır.
Tasavvuf ve Tarikat Adabı, Abdülkadir Geylani Hazretleri

İnsan dalsa bile o dalmaz ve uykuda veya uyanıkken, tek başına veya insanlar arasındayken onun helâki için uğraşır. İbadetini boşa çıkarmayı ve günaha düşürmeyi amaçlar. İnsana tuzak kurmak konusunda elinden geleni ardına koymaz. Gerek ibadetler, gerek günahlar konusunda onun kurduğu tuzaklar öylesine haz verici-dir ki Allâh’ın kullarından aldanmış ve gafil olan pek çoğu bu tuzaklara hiç farkına bile varmadan düşer. O, insanoğlunu, sadece günaha düşürmekle ve kendini beğendirmekle rahat etmez.
Tasavvuf ve Tarikat Adabı, Abdülkadir Geylani Hazretleri
Avamdan olan insanlara aldırış edilmez; havastan olanlar ise her zaman tehlikededir.
Tasavvuf ve Tarikat Adabı, Abdülkadir Geylani Hazretleri
Nesebi Hz. Peygamber’in torunu Hz. Hasan’a dayanır.
Tasavvuf ve Tarikat Adabı, Abdülkadir Geylani Hazretleri
“Sabredenlere mükâfâtları hesapsız olarak eksiksiz bir şekilde verilecektir.”
Tasavvuf ve Tarikat Adabı, Abdülkadir Geylani Hazretleri
Müzzemmil, 10.
Ebû Osman el-Mâzinî (rh.a.) şöyle demiştir:
Tasavvuf ve Tarikat Adabı, Abdülkadir Geylani Hazretleri
“Şükür, kişinin şükretmekten aciz olduğunu idrâk edebilmesidir.”
Şeyh, kendisine mürid olacak kimseleri özel olarak seçmemeli ve bunun için Allâh’ın fiilini ve kaderini beklemelidir. Kendisinin hiçbir özel gayreti ve talebi olmaksızın Allâh tarafından her kim gönderilirse onu kabul edip terbiye etmelidir. O zaman müridinin terbiyesinde başarıya ulaşır ve mürid de hızla gelişim gösterir. Müridini özel olarak kendisi seçmekten kaçınmalıdır; aksi halde mürid hakkında başarıya ulaşma ve onu koruma imkânı kalmaz.
Tasavvuf ve Tarikat Adabı, Abdülkadir Geylani Hazretleri
"[Ey Peygamber]sen sen ol, Rablerinin rızasını kazanmak arzusuyla (iradesiyle) her daim O’na yalvarıp yakaranlarla birlikte olmaya devam et.
Tasavvuf ve Tarikat Adabı, Abdülkadir Geylani Hazretleri
Şu üç günlük hayatın cazibesine aldanıp da onlarla ilgilenmek yerine başkalarına meyletme.”
Kehf, 28.
Nasrâbâdî (rh.a.) şöyle demiştir:
Tasavvuf ve Tarikat Adabı, Abdülkadir Geylani Hazretleri
“Senin zindanın nefsindir. Ondan çıktığın zaman sonsuz rahata kavuşursun.”
Hiç kuşkusuz O, kullarına çok yakın ve onların dualarını kabul edendir. Kulunu kendisine döndürmek için ona bir sıkıntı verir; çünkü O, duada ısrarcı olanları sever. Zira Rab ile Rabbin bağlıları, efendi ile köle ve zengin ile fakir bu yolla birbirinden ayrılır. Kul, kibrinden ve kendini önem-seme duygusundan tevazu ve alçak gönüllüğe böyle geçiş yapar. Kul bunu başarınca duası da derhal kabul olur ve âhirette de onun için nice sevap biriktirilir.
Tasavvuf ve Tarikat Adabı, Abdülkadir Geylani Hazretleri
Behlûl Dânâ’ya “Bir kul ne zaman tevekkül etmiş olur?” diye sorulunca şöyle cevap vermiştir:
Tasavvuf ve Tarikat Adabı, Abdülkadir Geylani Hazretleri
“Nefsiyle insanlar arasında garip ve kalbiyle Hakk’a yakın olduğu zaman.”
Cüneyd-i Bağdâdî’ye mürid ve murâdın ne demek olduğu sorulunca şöyle cevap vermiştir:
Tasavvuf ve Tarikat Adabı, Abdülkadir Geylani Hazretleri
“Mürid ilmin yönetimi altındadır; murâd ise Hakk’ın gözetimi altındadır.
Çünkü mürid yürürken murâd uçar. Yürüyen birinin uçan birine yetişmesi kâbil-i imkân mıdır!”
Buna örnek olarak Peygamberimiz Hz. Muhammed ile Hz. Mûsâ‘yı verebiliriz. Hz. Mûsâ bir mürid idi. Peygamberimiz ise murâd idi.
Mûsâ’nın yolcuğuyla Tûr-i Sînâ dağına kadar varabildi; Peygamberimiz ise Arş’a ve Levh-i Mahfûz’a kadar kanatlanıp uçtu.
“Şeytan, kendine uyanları cehennemlikler arasına sürükler.”
Tasavvuf ve Tarikat Adabı, Abdülkadir Geylani Hazretleri
Fâtır, 6.
Ebû Ali ed-Dakkâk şöyle demiştir:
Tasavvuf ve Tarikat Adabı, Abdülkadir Geylani Hazretleri
“Her kim dışını mücâhede ile süslerse Allâh onun içini müşâhede ile (yani basiretini açarak ve bazı hakikatleri göstererek) güzelleştirir."
“Allâh yolunda karşılaştığın sıkıntı ve zorluklara göğüs ger ve (bil ki) sana sabretme gücünü veren Allâh’tır.”
Tasavvuf ve Tarikat Adabı, Abdülkadir Geylani Hazretleri
Nahl, 127.
“Tasavvuf, Hakk’a karşı özü sözü bir olmak ve halka karşı güzel ahlâklı olmaktır.”
Tasavvuf ve Tarikat Adabı, Abdülkadir Geylani Hazretleri
Mutasavvıf ile sûfî arasındaki fark ise şudur: Sülûkun başlarında olana mutasavvıf, yolun sonuna varmış olana ise sûfi denir. Mutasavvıf, vuslat yoluna yeni başlamıştır; sûfî ise yolun tamamını aşmış ve menzil-i maksuda ulaşmıştır.

Allâh’a karşı güzel ahlâk, O’nun emirlerini tutmak, yasaklarından kaçmak, herhangi bir karşılık beklemeksizin her hâl ve kârında ona itaat etmek, kaderde olan hiçbir şeyi suçlamayıp gönülden kabullenmek, Allâh’a şirk koşmayıp tevhîd etmek ve hiç kuşku duymadan vaadine güvenmektir.
Tasavvuf ve Tarikat Adabı, Abdülkadir Geylani Hazretleri
Nefsini, Rabbini, düşmanını ve yaptığı ameli hakkıyla tanımak sûretiyle bir amel yapıyorsa o zaman ibadeti geçerli olur. Ameller konusunda bilgi sahibi olup onları tartacak bir kavrayış kazandığında bakar: Zâhir veya bâtın bir ameli sırf Allâh rızası için yapmışsa Allâh onu kabul edecek ve ona karşılık kuluna sevap verecektir: Başkasının rızasını gözeterek yaptığında ise Allâh onu geri çevirecek ve yapmakla yükümlü olduğu iş onun uhde-sinden düşmeyecektir.
Tasavvuf ve Tarikat Adabı, Abdülkadir Geylani Hazretleri
Hz. Mûsâ (a.s.) “Ya Rabbî! Seni nerede arayayım?” diye sorunca Allâh ona şöyle cevap vermiştir:
Tasavvuf ve Tarikat Adabı, Abdülkadir Geylani Hazretleri
“Ey Mûsâ! Beni hangi ev içine alabilir ve hangi mekân benim ağırlığımı taşıyabilir? Ama benim nerede olduğumu bilmek istiyorsan söyleyeyim. Ben dünyayı
terk edip ona veda eden ve kanaatkâr olan kulumun kalbindeyim.”
Aksine güç ve kudretin Allâh’tan bir lütuf olduğunu ve bu amelleri yaratanın Allâh olduğunu, kendilerinin ise bunları ancak kesbettiklerini/kazandıkları bilirler. Böylece bu akîde ile hidâyet sınırlarının dışına çıkmazlar.
Tasavvuf ve Tarikat Adabı, Abdülkadir Geylani Hazretleri
Ebû Hafs (rh.a.) şöyle demiştir:
Tasavvuf ve Tarikat Adabı, Abdülkadir Geylani Hazretleri
“Nefs baştan aşağı karanlıktır; kandili sırrıdır; yani samimiyetidir; kandilinin ışığı ise muvaffakiyetidir. Sırrında rabbinden muvaffakiyet nasip olmayan kişi tamamen karanlıkta kalır.”
Nakledilmiştir ki İdris Peygamber (a.s.) günahlarının bağışlandığı müjdesini alınca Allâh’tan uzun ömür dilemiş; sebebi sorulunca ise “Ömrüm boyunca bağışlanmak için çalışıp çabaladım. Şimdi de bağışlanmamın şükrünü eda etmek istiyorum” demiştir. Bunun üzerine melek kanadını açıp onu semaya yükseltmiştir.
Tasavvuf ve Tarikat Adabı, Abdülkadir Geylani Hazretleri
Cüneyd-i Bağdâdî (rh.a.) şöyle demiştir:
Tasavvuf ve Tarikat Adabı, Abdülkadir Geylani Hazretleri
“Ben Hâris el-Muhâsibî’nin şöyle dediğini duymuştum: Biz üç şeyi kaybettik: sıyânetle (korumak) birlikte yüz güzelliği, emanetle birlikte söz güzelliği ve güzelce kardeşlik edip vefakâr olmak.”
Şeytan, kula ibadetten tam yüz kapı açar; ama amelini yerle bir edeceği en aşağı makama düşürmeyi kasteder. Bu yüzden şeytana karşı her daim tetikte olmalıdır.
Tasavvuf ve Tarikat Adabı, Abdülkadir Geylani Hazretleri
Dindarlığımızın gerilemesine sebep olacak bir şeyi yapmaktan ve dindarlığımızın yara almasına yol açacak ve mallarının sahte ışığı ve dünyalıklarının pırıltısı ile imanımızın nurunu söndürecek olan insanlarla düşüp kalkmaktan Allâh’a sığınırız.
Tasavvuf ve Tarikat Adabı, Abdülkadir Geylani Hazretleri
Bir başkası ise şöyle demiştir:
Tasavvuf ve Tarikat Adabı, Abdülkadir Geylani Hazretleri
“Tevekkül, mü’minlerin vasfıdır; teslim olmak velilerin vasfıdır; tefviz-i umûr ise muhavvidlerin/hakîkî ehl-i tevhîd olanların vasfıdır.”
O, bedeniyle insanlar arasındadır; ama fiilleri, amelleri, sırları ve kalbinden geçirdiği duygular bakımından onlardan ayrıdır. İşte o zaman ona sûfî denir.
Tasavvuf ve Tarikat Adabı, Abdülkadir Geylani Hazretleri
Kalbine hangi düşünce, vesvese, irade ya da gizli veya açık bir hareket gelse bu düşünceler gelmeden önce Allâh düşüncesi onun kalbindedir. Bu, Allâh’tan lâyıkıyla korkan, ârif ve muttakî kulların makamıdır.
Tasavvuf ve Tarikat Adabı, Abdülkadir Geylani Hazretleri
“Her kim nefsine değer verirse kendinin hiçbir değeri yok demektir; her kim nefsine bir ağırlık verirse kendisinin hiçbir ağırlığı yok demektir.”
Tasavvuf ve Tarikat Adabı, Abdülkadir Geylani Hazretleri
İbrahim b. Edhem ise şöyle demiştir:
Tasavvuf ve Tarikat Adabı, Abdülkadir Geylani Hazretleri
“Bir kişi altı engebeyi aşmadan salih kulların mertebesini elde edemez:
1) Lüks ve refah kapısını kapatıp sıkıntı ve meşakkat kapısını açmak
2) Kibir kapısını kapatıp tevazu kapısını açmak
3) Dinlenme kapısını kapatıp gayret kapısını açmak
4) Uyku kapısını kapatıp uyanıklık kapısını açmak
5) Zenginlik kapısını kapatıp fakirlik/dervişlik kapısını açmak
6) Tûl-i emel kapısını kapatıp ölüme hazırlık kapısını açmak."
Zünnûn-i Mısrî (rh.a.) şöyle demiştir:
Tasavvuf ve Tarikat Adabı, Abdülkadir Geylani Hazretleri
“Sabır, her türlü muhalefetten uzaklaşmak, musibetin üzüntüsünü yudumladığında sakin kalabilmek ve geçim sahasına fakirlik indiği halde kendini zengin gösterebilmektir.”
Sıkça Sorulan Sorular
Tasavvuf ve Tarikat Adabı kimin eseridir?
Tasavvuf ve Tarikat Adabı, Abdülkadir Geylani Hazretleri tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2013'te yayımlanmıştır. Türkçeye Osman Güman çevirmiştir.
Tasavvuf ve Tarikat Adabı kaç sayfadır?
Tasavvuf ve Tarikat Adabı, 118 sayfadır (Gelenek Yayınları baskısı).
Tasavvuf ve Tarikat Adabı'nın en ünlü sözü nedir?
““Hiç kuşkusuz Allâh sabredenlerle beraberdir." Bakara, 153.”