
Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın, sosyoloji dünyasına Fatmagül Berktay'ın kazandırdığı özel bir eserdir. Türkçe baskısı Metis Yayıncılık tarafından yayımlanmıştır. Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın'ı okuyan herkesin işaretlediği sözler, aşağıda bir arada.
Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın'dan En Beğenilen Alıntılar
Tunç çağı'ndan sonra kadınlar daima ikinci sınıf vatandaşlar olarak kabul edildiler, ama bunun derecesi yere ve zamana göre elbette farklılık gösterirdi.
Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın, Fatmagül Berktay
Kuran' da, Havva'nın Adem'in kaburga kemi
📖 Sayfa 74 · Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın, Fatmagül Berktay
ğinden yaratıldığına ilişkin herhangi bir anlatının bulunmadığını pek az Müslümanın bilmesine karşılık, kadının eğri bir kaburgadan yaratıldığını, dolayısıyla da başıboş bırakılmamasını isteyen Peygamber hadisini hemen herkes bilir
Kadınların cinselliği erkeklerin; öncelikle babanın, sonra da kocanın malı olarak belirlendi ve kadının cinsel “saflığı” ( özellikle bekareti), üzerinde pazarlık yapılabilen bir ekonomik değere dönüştü. Bu durum fahişeliğin ortaya çıkmasına ve böylece, cinselliği ve doğurganlığı yalnızca bir tek erkeğe ait olan “saygın” kadın ile, cinselliği “herkese” ait olan fahişe arasında kesin bir ayrımın doğmasına yol açtı.
📖 Sayfa 91 · Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın, Fatmagül Berktay
Eski mezopotamya inanç sisteminde, ad vermenin derin bir anlamı vardır. Ad, onu taşıyanın özünü yansıtır, aynı zamanda sihirli bir güce sahiptir. Bir şeyin adını bilmek, onun gizini ele geçirmek demektir.
Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın, Fatmagül Berktay
Çocuk doğurmak yüzünden kadınlar
📖 Sayfa 142 · Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın, Fatmagül Berktay
bitap düşüyor ya da ölüyorlarsa, bunun hiç zararı yoktur. Bırakın ölene dek çocuk doğursunlar; bütün varlık nedenleri de zaten bundan ibarettir.
“(…) İnsanın bakışında çocuksu olsan hiçbir şey kalmamıştır..”
Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın, Fatmagül Berktay
Nitekim, kadınlar, dinsel dogma ve pratiğin katı ve kendilerini kısıtlayıcı sınırlar içinde bile ifade olanakları aramışlar ve bulmuşlardır.
Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın, Fatmagül Berktay
İşe, başlangıca dönerek başlamalıyız. Başlangıçta ise “söz” değil, Ana Tanrıça vardır!
📖 Sayfa 42 · Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın, Fatmagül Berktay
Erkekler, rasyonel zihinsel yetenekleriyle dünyayı yorumlarlar
Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın, Fatmagül Berktay
ve düzene sokarlar. Kadınlar, çocuk doğurma ve yetiştirme yetenekleri dolayısıyla günlük yaşamın ve türün yeniden üretilmesi işlevini
üstlenirler.
Erkeğin canlı öğeye, tohuma sahip olduğu varsayılarak onun yaratıcı yaşam kıvılcımını sağladığı düşünülürken, kadının tıpkı toprak gibi bu yaşayan özü besleme işlevini yerine
📖 Sayfa 65 · Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın, Fatmagül Berktay
getiren cansız maddeyi sağladığına inanılır.
Erkek ve kadın kutuplaşması, Platon' dan beri bilinen ve ondan etkilenen her düşünce akımının temelinde bulunan
📖 Sayfa 135 · Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın, Fatmagül Berktay
ontolojik ayrım çizgisini izlemektedir: Varlık ile Oluş arasındaki ayrım. Philon, kadın/erkek farklılığının kültürel bir olgu olduğunu
reddederek bu ayrımı doğaya yerleştirir
“Anlam peşinde koşan hayvan”
Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın, Fatmagül Berktay
...erkekler ölümsüz kültür ürünleri yaratırken, kadınlar ölümlü bedenler yaratmakla daha "aşağı" bir iş yapmış olurlar!
📖 Sayfa 27 · Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın, Fatmagül Berktay
Din, içinde yer aldığı farklı toplumlarda, o toplumun özelliklerine uyum sağlayarak ve karşılığında o özelliklerin
Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın, Fatmagül Berktay
bazılarını değiştirerek, farklı biçimlerde eklemleniyor.
Kadının büyüsel-dinsel prestiji ve buna bağlı olarak toplumsal üstünlüğü, kozmik bir modele sahiptir: Toprak Ana," demektedir
📖 Sayfa 45 · Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın, Fatmagül Berktay
Bütün tektanrılı dinler kadınlara ana olarak saygı gösterilmesini öngörürler.
📖 Sayfa 108 · Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın, Fatmagül Berktay
Günümüzde kadınların karşı çıktıkları ve mücadele etmek zorunda kaldıkları birçok sorun, kadın ve erkek kimlikleri ve rolleri
📖 Sayfa 16 · Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın, Fatmagül Berktay
konusunda toplum ve kültür tarafından belirlenmiş önkabuller ve kalıpyargılarla, başka bir deyişle toplumsal cinsiyetle (gender) ilişkilidir.
Bir mitos, yalnızca ona inanmayanlar için ‘mitos’tur ve ona ilk inananlar en başta onu ‘icat’ edenlerdir.
📖 Sayfa 26 · Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın, Fatmagül Berktay
Ama kadınlar kendi tarihlerini öğrenmekten ve kendi bilgi dağarcıklarını inşa etmekten alıkondukları için , bu haykırıştan 70 yıl sonra , İran'da yaptıkları gibi ataerkil kalıpları benimseyerek ve ataerkil simgeleri kabullenmenin ne denli belirleyici olduğunu unutarak , peçeli direniş' e giriştiler. Özgürlük ve demokrasi talep ediyorlar ve şah rejiminin zulmüne başkaldırıyorlardı.
Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın, Fatmagül Berktay
Bap 2: 1 8-25'te, Tann Havva'yı Adem'in kaburgasından yaratırken; Bap 1 :27-29'da, "Ve Allah insanı kendi suretinde yarattı; onları erkek ve dişi olarak yarattı," denir. Bu versiyon, çeşitli ayrıntıları ve olayların sırası bakımından Mezopotamya Enuma
📖 Sayfa 55 · Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın, Fatmagül Berktay
Eliş efsanesiyle paralellikler taşır; yaratılışa ilişkin daha eşitlikçi anlatımını da bu etkiyle açıklamak mümkündür
Örtünme ve peçe, İslamiyet'ten çok önce Yahudilerde, Yunanlılarda ve Bizans'ta, yani tüm Doğu Akdeniz uygarlığında özellikle üst sınıflar arasında yaygın bir uygulamadır.
📖 Sayfa 84 · Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın, Fatmagül Berktay
Hiçbir günah kadınınki kadar büyük değildir diyorlar ama, kadınlar adam
Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın, Fatmagül Berktay
öldürmezler, kentleri yakıp yıkmazlar, halkı ezmezler, toprakları yağmalamazlar, kundakçılık yapmazlar ya da sahte sözleşmeler düzenlemezler. Kadınlar
şefkatli, nazik, yardımsever, alçakgönüllü, basiretli varlıklardır.
Toprak, insanların ihtiyacı olan herşeyi sunan dişil maddedir; dolayısıyla toprak kadın bedeni için, kadın bedeni de toprak için bir
📖 Sayfa 58 · Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın, Fatmagül Berktay
metafordur
Aile şerefi adına ahlaki değerleri belirlenen, başta cinsellliği olmak üzere yaşamı denetlenen ve sınırlanan cins, erkek değil, sadece kadındır.
📖 Sayfa 128 · Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın, Fatmagül Berktay
Mülkiyetin miras yoluyla babadan oğula geçmesini güvence altına alan ve dolayısıyla kadınların cinselliğinin denetimini erkeklere
📖 Sayfa 81 · Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın, Fatmagül Berktay
veren ataerkil aile kurumlaştı, yasalara geçirildi ve devlet güvencesine kavuşturuldu
“Kıyamet gününde kadın evvela namazından, sonra da kocasının itaatından sorulacaktır.”
📖 Sayfa 138 · Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın, Fatmagül Berktay
Kadınlar, egemen kültürün oluşturduğu " kadın imgeleri' ni kendi içlerinde taşırlar ve değişim yolunda ilerlerken yalnızca dışsal baskı ve engellerle değil, kendi içlerinde taşıdıkları bu egemen kültür tanımlarıyla da mücadele etmek zorunda kalırlar.
Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın, Fatmagül Berktay
Kuran'a göre kadınlara düşen miras payı, erkeklere düşenin yansıdır; ne var ki, Kuran'ın tümüne egemen olan ve eşlere karşı iyi davranılmasına yönelik öğütler, Muhammed'in kadınlann durumunu iyileştirdiğini öne sürenlerin savlanna belli bir ağırlık da kazandırmaktadır
📖 Sayfa 111 · Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın, Fatmagül Berktay
"İnsanlar, dinsel simgelere, yalnızca dünyayı yorumlamak için değil, aynı zamanda yorumlanabilirlik sorunuyla başetmek için
📖 Sayfa 19 · Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın, Fatmagül Berktay
de başvururlar".
Kadınlarda yüceltilen erdemler yumuşak başlılık ve sessizlikti.
Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın, Fatmagül Berktay
“Taciz eden"in değil de, "taciz edilen"in sınırlanması ve denetlenmesi, özne ile nesne (kadın, erkek) arasındaki egemenlik ilişkisine işaret etmektedir.
📖 Sayfa 152 · Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın, Fatmagül Berktay
Tanrılar önünde insanların kadın-erkek farkı olmaksızın eşit sayılmasının, kaçınılmaz olarak, günlük yaşamda da etkisi vardı.
📖 Sayfa 51 · Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın, Fatmagül Berktay
Kadınlar, kendi kimliklerini özgürce tanımlamak ve toplumda özerk bireyler haline gelmek istiyorlarsa “lanetli Havva” ya da “fitne yaratan kadın” imgelerinden kurtulmak zorundadırlar; bunu yapabilmek için de özellikle tektanrılı dinler ve onların kültürün her alanına sinmiş verili toplumsal cinsiyet kalıplarıyla hesaplaşmaları zorunludur. Bu nedenle, dinin doğasını ve işlevini anlamak, belki de en başta kadınlar açısından önemlidir.
📖 Sayfa 22 · Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın, Fatmagül Berktay
“Aklın istediği, bedenden özgür olmaktı; olmadığına göre, kötünün iyisi, kendi amaçlarına tabi olan bir bedendi. Daha açık bir ifadeyle, aklım bedeni, aklın amaçlarının denetimli bir aracıydı.
📖 Sayfa 152 · Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın, Fatmagül Berktay
Cinsiyet ayrımıyla kutuplaşmış ve bir cinsin diğeri karşısında böylesine eşitsiz bir konumda olduğu bir dünyada, "kadın yaratılmadığı için" şükredenlerin, "selamet"e bilmiyoruz ama, mutluluğa kavuşmaları mümkün olabilir mi?
📖 Sayfa 97 · Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın, Fatmagül Berktay
Kadınların mahrem alana ait sayılarak burada tutulmaya çalışılmaları, dışarı çıktıkları zaman da bunu sürekli hatırlatacak biçimde örtünmeleri, erkeğin “baştan çıkması”nın ( arzularına ve bedenine teslim olarak aklın denetiminden çıkmasının) sorumluluğunu da kadına yükleyen bir anlayış sergilemektedir.
📖 Sayfa 173 · Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın, Fatmagül Berktay
Her söylem, dünyayı kendi öncelik ve amaçlarına uygun olarak yeniden “yaratır” ve biçimlendirir.
📖 Sayfa 165 · Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın, Fatmagül Berktay
Kuran'da, "kadınlarınız sizin tarlanızdır; tarlalarınızı dilediğiniz gibi ekin" (2. Sure:223) "direktif"i verildiğinde, Allah ile erkek arasında, kadınların aradan çıkarıldığı bir iletişim oluşur. Erkek, bu iletişimin öznesiyken, kadın nesneleştirilir.
Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın, Fatmagül Berktay
Bütün dinsel sistem, kadınların yaşamı yaratma ve sürdürme gücünün ayrıntılı bir inkarı ve üstünün örtülmesi, aynı zamanda bu gücün gaspedilmesi , kanalize ve kontrol edilmesi çabası olarak yorumlanabilir.
📖 Sayfa 75 · Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın, Fatmagül Berktay
Köktendincilerin zihni, gereksiz sorgulamalardan uzak ve huzur içindedir.
📖 Sayfa 207 · Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın, Fatmagül Berktay
Sessizlik, kadının izzetidir, ama aynı şey erkek için geçerli değildir," der Aristoteles.
📖 Sayfa 87 · Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın, Fatmagül Berktay
Türkiye'de İslamcıların ünlü isimlerinden İsmet Özel de "İslami ölçülere sadık kalındığı takdirde çok kadınlı evlilik, toplum hayatında sakıncalar doğurmak bir yana, o toplumun daha sağlıklı işlemesinin bir zarureti olur," demektedir.İsmet Özel, inanan bir Müslüman olarak Kuran'ın hükümlerine uymak zorunluluğunu zikrederek, "kadınların dininin
📖 Sayfa 122 · Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın, Fatmagül Berktay
noksan olduğunu" belirtmektedir
Saban tarımının gelişmesi ve onunla birlikte güçlenen militarizmin, akrabalık ve toplumsal cinsiyet ilişkilerinde önemli de
📖 Sayfa 37 · Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın, Fatmagül Berktay
ğişmelere -kadınların kabileler arasında değiştokuş edilmesi, bunun
giderek kadınların nesneleşmesine yol açması ve bu olgunun köleliğin ortaya çıkışını kolaylaştırması- yol açmış olması gibi, sözkonusu toplumlarda güçlü krallıkların ve ilk devletlerin doğuşu da dinsel
inanç ve mitoslarda değişiklikler yarattı.
Bu “doğal” cinsiyet rolleri,ayrıca, kadının “korunması” nı da gerektirmekte ve kadının geçimini temin görevini kocaya yüklemektedir. Böylece kadına, baba ya da koca ailesinin dışında kendi başına var olma hakkı tanınmadığı gibi, kadının ekonomik özgürlük peşinde koşması, kendi ayakları üzerinde durmaya çalışması, önce aile kurumunun, oradan da toplum düzeninin bozulmasının esas nedeni sayılmaktadır.
📖 Sayfa 139 · Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın, Fatmagül Berktay
Biyolojik zaman boyutunda kadın erkeği doğurur, kutsallık boyutunda ise bunun tersi söz konusudur. Kadın, erkekten sonra ve onun bedeninden yaratılmıştır. Yani Allah önce erkekleri yaratmış, sonra da kadınları onların bedeninden çekip çıkarmıştır.
📖 Sayfa 73 · Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın, Fatmagül Berktay
Kuran’da pek çok ayette kadınlar ve çocuklar maddi zenginliklerle bir tutulur. Allah, bu “zenginlikleri” aynı amaç için, yani yetişkin erkek mümini hoşnut etmek için yaratmıştır.
📖 Sayfa 74 · Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın, Fatmagül Berktay
Kadınlar, kendi kimliklerini özgürce tanımlamak ve toplumda özerk bireyler haline gelmek istiyorlarsa "lanetli Havva" ya da "fitne yaratan kadın" imgelerinden kurtulmak zorundadırlar; bunu yapabilmek için de özellikle tektanrılı dinler ve onların kültürün her alanına sinmiş verili toplumsal cinsiyet kalıplarıyla hesaplaşmaları zorunludur.
📖 Sayfa 22 · Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın, Fatmagül Berktay
Erkekler “doğal olarak” daha güçlü ve akılcıdırlar, dolayısıyla egemen olmak ve hükmetmek için yaratılmışlardır. Buradan, erkeklerin siyasal olanı,devleti temsil etmeye daha elverişli oldukları sonucuna varılır. Kadınlar ise, “doğal olarak” daha zayıf akıl ve rasyonel Yetenekler açısından daha aşağı, duygusal bakımdan dengesizdirler, bu da onları güvenilmez ve siyasal katılım açısından elverişsiz kılar. Dolayısıyla Siyasal/kamusal alanın dışında kalmaları gerekir
📖 Sayfa 32 · Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın, Fatmagül Berktay
Eski Yunan'da , genç kızların bekâreti konusuna verilen fanatik önemi de yansıtıyordu . Tecavüze uğramış bekâr bir Atinalı genç kız ancak ya köle olarak satılabilir ya da evde - evlendirilmeksizin - tutulabilirdi ayrıcı, kadınların zinası şiddetle yasaklanmıştı.
Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın, Fatmagül Berktay
Babalık otoritesini (ve mülkiyeti) güvence altına almak için de kadınların evlilik öncesinde bakireliğini, evlilik içinde ise mutlak sadakatini şart koştular.
📖 Sayfa 65 · Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın, Fatmagül Berktay
Rönesans'a, Reformasyon'a ve Bilimsel Devrim'e karşın, Havva’nın zihni hâlâ Havva’nın bedeninin hükmü altındaydı ve Havva’nın kendisi bile, ne yazık ki, buna inandırılmış durumdaydı!
📖 Sayfa 163 · Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın, Fatmagül Berktay
Yahudi erkeklerinin her gün “beni kadın yaratmayan Tanrıya şükürler olsun” diye dua ettiklerini belirtmekle yetinelim. Cinsiyet ayrımıyla kutuplaşmış ve bir cinsin diğerini böylesine eşitsiz bir konumda olduğu bir dünyada, “kadın yaratılmadığı için” şükredenlerin, “selamet”e bilmiyoruz ama, mutluluğa kavuşmaları mümkün olabilir mi?
📖 Sayfa 109 · Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın, Fatmagül Berktay
İslam, maddi realiteyi asla inkar etmez; maddi arzulara karşı vurdumduymaz değildir. İslam’ın bizden istediği maddi arzuları doyurmak, ancak bunu hayatın amacı haline getirmemektir.
📖 Sayfa 165 · Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın, Fatmagül Berktay
Yazı seçkinler tarafından kullanılıyordu ve onların elinde paha biçilmez güçte bir ideolojik araca dönüşmüştü. Böylelikle, olayların resmî, değişmez ve kalıcı bir versiyonunu elde etmek mümkün oluyordu… Yazı yazabilenler, yani yazıcılar ve rahipler… vergilendirdikleri, baskı altına aldıkları ve aldattıklarının tutumlarını yansıtan kayıtlar bırakmaya da hiç hevesli değillerdi.
📖 Sayfa 57 · Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın, Fatmagül Berktay
Gerçekten de, amacımız barış olduğu zaman, savaşı anlamsız kılmanın yolu, karşı silahlar üretmek değil, tümüyle silahlardan arınmış bir dünya kurmaya cesaret etmektir!
Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın, Fatmagül Berktay
Durkheim için din, insanın kendi dışında algıladığı ve onu hem
Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın, Fatmagül Berktay
kısıtlayan, hem de destekleyen bir güçtür.
Bu "güç" aslında toplumun kendi gücüdür; dolayısıyla din de, toplumun kendi kendisi
hakkındaki bilinci olmaktadır
bir toplum derinden laikleştiğinde, bir cinsin öteki üzerindeki iktidarı, en değerli meşrulaştırma araçlarından birini yitirir. İktidarın tanrısal dayanağı ortadan kaldırıldığında, erkeğin kadın üzerindeki “doğal” üstünlüğü efsanesinin yıkılması yolu da açılmış olur.
📖 Sayfa 242 · Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın, Fatmagül Berktay
“Allah’ın bazısını bazısına üstün kılması ve onların kendi mallarından harcaması nedeniyle erkekler, kadınlar üzerinde “sorumlu-yöneticilerdir”
📖 Sayfa 176 · Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın, Fatmagül Berktay
Bazı İslamcı yazarlar, burada erkeğe bir yükümlülük ve kadına bir “hak” getirilmiş olduğunu söyleyerek, bunu İslam’da kadın haklarının önemli bir örneği sayarlar. Oysa, bu sözümona “hak”, kadının bağımlı, edilgin ve tüketici konumunu pekiştirdiği gibi, “itaat” etmeyen kadının yasal olarak cezalandırılmasının yanı sıra, toplumsal vicdan ve kamuoyu tarafından kolayca “nankörlük”le damgalanmasına da yol açar.
Rahipler, artık, eski efsaneleri kendi siyasal amaçlarına hizmet edecek biçimde değiştirmeye başlamışlardır. Nitekim, daha önceden evrenin yaratıcısı ve tanrıların anası olarak tapınılan Ana Tanrıça Namu’nun adını , Tanrılar Listesi’nden siliverirler. Bu noktada, Michel Foucault’un eleştirdiği, bugünkü amaçlar açısından “tarihi yeniden yazmak” geleneğinin ne kadar uzun bir geçmişi bulunduğunu düşünmemek mümkün değil.
📖 Sayfa 56 · Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın, Fatmagül Berktay
(….)
Kutsal’ın kadında da cisimleşebileceğini ve aşkınlığın mutlaka erkeklikle özdeş olmadığını unutturmaya çalışanların acelesi vardır!
Kadınların toplumlardaki ikincil statüsünü biyolojiye ve "doğa"ya dayandıran, dolayısıyla bunun ezeli ve ebedi değişmez bir olgu olduğunu öne süren görüşlerin aksine, arkeolojik ve diğer kanıtlar, kent devletlerinin ortaya çıkışından önce kadınların konumunun yüksek olduğuna işaret etmektedir.
📖 Sayfa 44 · Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın, Fatmagül Berktay
Sıkça Sorulan Sorular
Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın kimin eseridir?
Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın, Fatmagül Berktay tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2014'te yayımlanmıştır.
Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın kaç sayfadır?
Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın, 280 sayfadır (Metis Yayıncılık baskısı).
Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın'ın en ünlü sözü nedir?
“Tunç çağı'ndan sonra kadınlar daima ikinci sınıf vatandaşlar olarak kabul edildiler, ama bunun derecesi yere ve zamana göre elbette farklılık gösterirdi.”