CANLI

Türk-Amerikan İlişkileri 1919-1997: Fahir Armaoğlu'nun Siyasete Bakışından Çarpıcı Sözler

Türk-Amerikan İlişkileri 1919-1997 - Fahir Armaoğlu kitap alıntıları ve sözleri

Fahir Armaoğlu'nun 2017'de yayımlanan Türk-Amerikan İlişkileri 1919-1997 adlı eseri, Araştırma-İnceleme türünün önemli örneklerindendir. Türkçe baskısı Kronik Kitap tarafından yayımlanmıştır. Bu sayfada Türk-Amerikan İlişkileri 1919-1997'den seçilmiş alıntılar sayfa numaralarıyla yer alıyor.

Yazar:Fahir Armaoğlu
İlk Yayın:2017
Yayınevi:Kronik Kitap
Sayfa Sayısı:264
Dil:Türkçe
ISBN:9789752430259
Okuma Süresi:7 sa. 29 dk.
Türler:Araştırma-İnceleme, Siyaset-Politika, Tarih

Türk-Amerikan İlişkileri 1919-1997'den En Beğenilen Alıntılar

Belkemiği önemli olmakla beraber, kemiğin etrafında etlerin de olması aynı derecede önemlidir.

📖 Sayfa 154 · Türk-Amerikan İlişkileri 1919-1997, Fahir Armaoğlu

"Bir Ortadoğu Savunma örgütü konusu, yakın bir ihtimal olmaktan ziyade, ancak geleceğe ait bir iştir. "

📖 Sayfa 157 · Türk-Amerikan İlişkileri 1919-1997, Fahir Armaoğlu

Kendi ifadesine göre, Wilson, Ermeni halkının çıkarlarına en iyi şekilde hizmet etme endişesini taşımakla beraber, bitişik bölgelerdeki Türk Kürt Rum halklara karşı da gayet adaletli davranmaya özen göstermiş.

📖 Sayfa 56 · Türk-Amerikan İlişkileri 1919-1997, Fahir Armaoğlu

Amerikan-Osmanlı ilişkileri Paris Barış Konferansı ile kapanmış ise, Cumhuriyet dönemi Türk-Amerikan ilişkileri de Lozan Konferansı ile başlamıştır.

📖 Sayfa 13 · Türk-Amerikan İlişkileri 1919-1997, Fahir Armaoğlu

Ortadoğu petrolleri ancak Amerika'ya dost ellerde bulunabilir.

📖 Sayfa 22 · Türk-Amerikan İlişkileri 1919-1997, Fahir Armaoğlu

"Nasıl Amerika'nın Keşmir politikasi Pakistan'ı Kamünist Çin'e yakınlaştırdıysa, Amerika'nın Kıbrıs'ta yaptığı hatalar da Türkiye'yi Sovyetler Birliği ile ilişkilerini yeniden gözden geçirme konusunda cesaretlendirmiştir."

📖 Sayfa 251 · Türk-Amerikan İlişkileri 1919-1997, Fahir Armaoğlu

İsrail devletinin kuruluşu, esasında, Amerika'nın eseriydi ve şimdi, İsrail dolayısıyla Amerika da Ortadoğu'ya yakın bir ilgi duymaya başladı. Onun içindir ki, bu yıllarda, Amerikan Dışişleri Bakanlığı'nda, Amerika'nın yeni Ortadoğu politikası için tartışmalar ve arayışlar başlamıştır.

📖 Sayfa 124 · Türk-Amerikan İlişkileri 1919-1997, Fahir Armaoğlu

"Ortadoğu savunmasının gerçek ümidi Türkiye'dir."

📖 Sayfa 134 · Türk-Amerikan İlişkileri 1919-1997, Fahir Armaoğlu

"Konferans'ın başarısızlığının sebebi, Müttefikler arasında oybirliği olmaması, Curzon'ın Türk milliyetçiliğini nazar-ı itibara almaması ve Türklerin... direnmesidir."

📖 Sayfa 89 · Türk-Amerikan İlişkileri 1919-1997, Fahir Armaoğlu

Tarafsız bir bloka kaymaktansa, merkezinde Türkiye'nin bulunduğu, üç kıtanın kesişme noktası olan bu bölgedeki uluslararası politikanın karmaşıklığı ve neticesi olan dengesizlik nedeniyle biz Türkler, her zaman kendi güvenliğimiz için tetikte ve uyanık olmalıyız.

📖 Sayfa 255 · Türk-Amerikan İlişkileri 1919-1997, Fahir Armaoğlu

Milli Mücadele sırasında Atatürk, Amerika ile ilişki kurmaya büyük çaba harcamıştır. Bu çabaların sebebi, Navarin'den sonra Osmanlı Devleti'nin 1830 Antlaşması'ndaki politikasına benzemekteydi. Yani, Türk'e karşı birleşmiş olan Avrupa'ya karşı Amerika ile yakın ilişki kurmaya özen gösterirken, ilginçtir, bu ilişkinin şartı olarak, daima Misak-ı Milli ilkelerini ve kapitülasyonların kaldırılması şartını ileri sürmüştür.

📖 Sayfa 12 · Türk-Amerikan İlişkileri 1919-1997, Fahir Armaoğlu

Birleşik Devletler'in Türkiye'nin planlı kalkınmasında sorumluluğu vardır ve Türkiye'ye karşı yükümlülüklerinin yerine getirilmesinde daha fazla zaman ayırmalıdır.

📖 Sayfa 256 · Türk-Amerikan İlişkileri 1919-1997, Fahir Armaoğlu

Ortadoğu'da bir savunma sistemi kurma fikrinin kaynağı, Doğu-Batı mücadelesi olmakla beraber, onun kadar, belki de ondan daha ağırlıklı faktör, İngiltere'nin bölgeden ve özellikle Süveyş Kanalı'ndan çıkmak istemeyişidir.

📖 Sayfa 123 · Türk-Amerikan İlişkileri 1919-1997, Fahir Armaoğlu

Sevr Antlaşması’nın 177. maddesi, Türkiye’ye bırakılan topraklardaki bütün “kalelerin” silahsızlandırılmasını öngördüğü gibi, bir karışıklık halinde, Müttefiklere müdahale hakkı veriyordu. Bunun için de Müffetiklerarası Kontrol Komisyonu kurulacaktı.

Türk-Amerikan İlişkileri 1919-1997, Fahir Armaoğlu

Türkiye, "Bağımsız Kıbrıs" ilkesini benimserken, "adanın bağımsızlığı"nı kabul etmiş, yoksa "halkın bağımsızlığı"ndan söz etmemişti. Türkiye için söz konusu olan "Intipendent Cyprus" idi.

📖 Sayfa 211 · Türk-Amerikan İlişkileri 1919-1997, Fahir Armaoğlu

Doğu Anadolu'muzdan Ermenilere, azınlıkta oldukları toprakların verilmesi öngörülürken, bir de ekonomik bakımdan sıkıntı çekmesinler diye, petrolün bulunduğu ve Türk ve Araplarla meskun bereketli Mezopotamya'nın Ermenilerin ekonomik çıkarlarına tahsis edilmesi düşünülmekteydi. Tabir caizse, Bütün bunlar, yani bağımsız Ermenistan hayali, bir komedinin senaryosundan başka bir şey değildi.

📖 Sayfa 65 · Türk-Amerikan İlişkileri 1919-1997, Fahir Armaoğlu

"Sahibi ile kölesi arasındaki münasebetlere dayanan bir anlaşmanın yararı yoktur. Dolayısıyla, halk kendisini hür hissedinceye kadar, anlaşmalara şüphe ile bakacaktır."

📖 Sayfa 150 · Türk-Amerikan İlişkileri 1919-1997, Fahir Armaoğlu

Kıbrıs'ın temel stratejik önemi, adadaki İngiliz üsleri ve bunların Ortadoğu ve Akdeniz'deki askeri harekat bakımından haiz oldukları önem dolayısıyladır. Kıbrıs'taki İngiliz üsleri, Amerika'nın muhtemel Ortadoğu harekatının dayanağı olacağı gibi, Türkiye'deki Adana üssü içinde bir destek görevi yapacaktır.

📖 Sayfa 213 · Türk-Amerikan İlişkileri 1919-1997, Fahir Armaoğlu

Halbuki Amerika'nın tarihinde hürriyet, insan hakları, insanlık, bağımsızlık açısından neler (!) yoktu ki!

📖 Sayfa 188 · Türk-Amerikan İlişkileri 1919-1997, Fahir Armaoğlu

Tel-Aviv-Kudüs, 13-14 Mayıs 1953: Esasında, İsrail Hükümeti ile yapılan görüşmelerde, MEDO'dan ziyade, İsrail'in Araplarla olan münasebetleri ve sorunları ele alınmıştır. MEDO'ya çok kısa olarak, Başbakan Ben Gurion ile 14 Mayıs günü Kudüs'te yapılan görüşmede değinilmiştir. Ben Gurion, İsrail'in, Türkiye'den sonra bölgenin en kuvvetli devleti olduğunu belirterek, "şekli önemli olmamakla beraber", İsrail'in tek başına dövüşmemesini sağlayacak bir düzenleme yapılmasını ve askerî ve endüstriyel kapasitesinin arttırılmasını istemiştir.

📖 Sayfa 146 · Türk-Amerikan İlişkileri 1919-1997, Fahir Armaoğlu

Kısacası, bugün Türkiye bir Rus tehlikesi söz konusu olmasa bile, bir Rusya sorunu vardır. Lakin, Türkiye'nin Rusya faktörü'ne karşı Amerika faktörü'ne dayanması eskisi kadar ağırlıklı bir "zaruret" olmaktan çıkmıştır.

📖 Sayfa 22 · Türk-Amerikan İlişkileri 1919-1997, Fahir Armaoğlu

Türkiye, Arap dünyasına karşı yaklaşıcı bir politika izlemesine rağmen, karşı tarafın "şüphecilik" faktöründen kendisini kurtaramayacaktır. Hele Türkiye'nin ekonomik kalkınma hamleleri ve milletlerarası politikadaki etkinliğini artırması, Arap dünyasında "Osmanlı İmparatorluğu imajı" gibi bir fobi de yaratmıştır. Bugünün gerçeği budur.

📖 Sayfa 172 · Türk-Amerikan İlişkileri 1919-1997, Fahir Armaoğlu

Nasıl Amerika'nın Keşmir politikası Pakistan'ı komünist Çin'e yakınlaştırdıysa Amerika'nın Kıbrıs'ta yaptığı hatalar da Türkiye'yi Sovyetler Birliği ile ilişkilerini yeniden gözden geçirme konusunda cesaretlendirmiştir.

📖 Sayfa 251 · Türk-Amerikan İlişkileri 1919-1997, Fahir Armaoğlu

El malı ile dost kazanılmaz!

📖 Sayfa 112 · Türk-Amerikan İlişkileri 1919-1997, Fahir Armaoğlu

Averoff'un Atina'daki Amerikan Büyükelçisi'ne söylediğine göre, Zorlu geçici bir çözüm yerine, kesin bir çözüm istemekteydi ve yine Averoff'a göre, Türkler bir çözüm istemekte samimiydiler. Keza, her iki taraf da "enosis" veya "taksim" istemiyordu. "Bağımsızlık" tek çözümdü.

📖 Sayfa 210 · Türk-Amerikan İlişkileri 1919-1997, Fahir Armaoğlu

Türkiye bugün dışarıdan gelecek tehlikeleri dengeleyecek kendi gücüne sahip olmadığı için bir süreliğine bir dış güce yaslanmak zorundadır. Bu NATO veya herhangi bir ittifak olabilir. Fakat Türkiye'nin NATO üyeliğini isterken aynı zamanda Birleşik Devletler ile bir ittifak arayışı içerisinde olduğunu da göz ardı etmemeliyiz.

📖 Sayfa 254 · Türk-Amerikan İlişkileri 1919-1997, Fahir Armaoğlu

Yunanistan yıllardan beri adada karışıklıkları tahrik edip durmaktadır. Bu dönemde 30 tane Kıbrıslı Türk öldürülmüştür. Şimdi dört tane Kıbrıslı rum öldürüldü diye dünya kamuoyu ayağa kalkıyor.

📖 Sayfa 192 · Türk-Amerikan İlişkileri 1919-1997, Fahir Armaoğlu

Bugünün Türkiye'sinde, sol çevreler ve tarafsız olduğunu iddia eden bazı aydınlar, her biri kendi görüş açısından olmak üzere hem Türk-Amerikan ilişkilerine hem de NATO'ya acımasızca saldırmaktadırlar. Biz samimi olarak Türkiye ile Birleşik Devletler arasındaki askeri bağların, dar ikili ilişkiler yerine, NATO'nun kolektif çerçevesi altında gelişmesine inanıyoruz.

📖 Sayfa 256 · Türk-Amerikan İlişkileri 1919-1997, Fahir Armaoğlu

"Benim kanaatime göre, Ortadoğu Savunma Teşkilatı kurulamaz. Bugünkü tutumları ile Arap ülkelerinin, yarın da bizim yanımızda olacağına inanmıyorum; biz bunlara silah versek bile."

📖 Sayfa 155 · Türk-Amerikan İlişkileri 1919-1997, Fahir Armaoğlu

"Arap ülkeleri, milliyetçiliklerini ispat etmek için birbirleriyle yarışıyorlar ve her biri diğerinden 'daha sert' olduğunu göstermenin çabasında."

📖 Sayfa 155 · Türk-Amerikan İlişkileri 1919-1997, Fahir Armaoğlu

Kıbrıs sorununda da Türkiye için esas sorun, Amerika'nın, görünüşte, Türkiye ile Yunanistan arasında aptalca bir denge veya eşitlik politikası gütmek istemesiydi. Lakin bugüne kadar yayınlanan Amerikan diplomatik belgelerinin ortaya koyduğu gerçek ise Amerika'nın ikili oynaması, daha doğrusu Türkiye aleyhine bir Kıbrıs politikası izlemiş olmasıdır.

📖 Sayfa 17 · Türk-Amerikan İlişkileri 1919-1997, Fahir Armaoğlu

Arap ülkeleri Sovyet tehlikesini değil, kendini sorunlarını, özellikle İsrail sorununu düşünmekteydiler. Dolayısıyla Araplarla bir şey yapılmazdı. Dulles, bu arada ilginç bir açıklama yaparak Arap ülkelerinin, eski Türk yönetimi (yani Osmanlı İmparatorluğu) dolayısıyla Türkiye'den çok korktuklarını da söylemiştir.

📖 Sayfa 156 · Türk-Amerikan İlişkileri 1919-1997, Fahir Armaoğlu

Özellikle Johnson Mektubu, Türk-Amerikan ittifakını yıkmamış ise de bu ittifaka ağır bir darbe indirmiştir. Çünkü, Türk kamuoyu, bu mektupla beraber, Amerika ile ittifaka ne kadar güvenilebileceği sorusunu tartışmaya başlamıştır. Bu tartışmanın ilk sonucu, detant imkânlarından da yararlanılarak, Sovyet faktörünün, reddedici veya itici olarak değil, kabul edici veya çekici olarak, Türk dış politikasında kullanılmaya başlanması olmuştur. Bu paradoksal bir gelişmedir. Türkiye, müttefikinin karşısında yer almış olan bir unsurla, müttefikine karşı bir denge kurmaya çalışıyordu.

📖 Sayfa 16 · Türk-Amerikan İlişkileri 1919-1997, Fahir Armaoğlu

"Ermeniler mazlum imiş, onlara yurt, istikbal verilmeliymiş! Biz bunlara kaniiz. Ancak dünyada mazlum millet bir tane değildir. Mısır hürriyeti için bir kaç def'adır ve daha dün kan içinde çalkandı. Hindistan, Tunus, Cezayir, Fas, hürriyetini, yurdunu istiyor. Hatta Irlandalılar yurtları, istiklâlleri için kaç asırdır, ne kadar kan döktüler. Siz bunlara istiklâllerini, yurtlarını verin, biz de Ermenilere derhal verelim. Bütün bu okuduklarınız keenlemyekúndur.

📖 Sayfa 112 · Türk-Amerikan İlişkileri 1919-1997, Fahir Armaoğlu

.... Bitlis ve Muş'un "Ermeni" şehirleri olduğunu söylüyor, fakat bu iddiasını rakamlara ve belgelere dayandırmaktan kaçmıştır. Tarih hocalığı yapan ve 1890'da Princeton Üniversitesi'nden Profesör unvanını alan, yani güya bilim adamı olan bu zat, Ermeni propagandası ağzı ile, Bitlis ve Muş'un "Ermeni" şehirleri olduğunu söyleyip işin içinden sıyrılıveriyor. Herhalde, " milliyetler ilkesi"nin ciddi ve bilimsel uygulaması bu değildir.

📖 Sayfa 58 · Türk-Amerikan İlişkileri 1919-1997, Fahir Armaoğlu

Osmanlı-Amerikan ilişkilerinin son safhası, 1919-1920'deki Paris Barış Konferansı'dır. Bu Konferansın, Türk-Amerikan ilişkileri bakımından en büyük özelliği, Başkan Wilson'ın korkunç bir Türk düşmanlığı sergilemiş olmasıdır. Buna karşılık Wilson, sınırsız bir Yunan hayranı ve Ermenistan bağımsızlığının en hararetli avukatı olmuştur. Bu Konferansta Wilson'ın konuşmaları, Türk milletine hakaretlerle doludur.

📖 Sayfa 12 · Türk-Amerikan İlişkileri 1919-1997, Fahir Armaoğlu

Necip, İngiltere'nin 1926 antlaşması ile Mısır'a modern bir ordu sağlamayı vaat ettiği halde, sağladığı silah kuvvetlerin, ancak cenaze merasimlerinde kullanılabilecek bir kuvvetten ibaret olduğunu ifade etmiştir.

📖 Sayfa 150 · Türk-Amerikan İlişkileri 1919-1997, Fahir Armaoğlu

1950-1960 arasında, Türk dış politikasında çok önemli gelişme olmuştur. Birincisi, 1952 Şubat’ında Türkiye’nin NATO’ya üye olması, ikincisi, 1954-1959 arasında NATO’nun Türkiye ve Yunanistan’dan meydana gelen güneydoğu kanadını tahrip edip etkilerini günümüze kadar uzatan Kıbrıs sorunu ve üçüncüsü de 1955 Şubat’ında imzalanan Bağdat paktı ve bunu meydana getiren gelişmelerdir.

📖 Sayfa 121 · Türk-Amerikan İlişkileri 1919-1997, Fahir Armaoğlu

Wilson'ın üzerinde çok durduğu Milletler Cemiyeti ve Versay Antlaşması 1919 Kasım'ında Amerikan Senatosu tarafından reddedilmekle beraber, "Bağımsız Ermenistan" konusu, Wilson için, siyasal kaderini bağladığı bir tutku olarak devam etti. Bu tutkuya, Ingiltere'nin, Ermenistan sorununu Amerika'nın sırtına yükleme politikası da eklenince, 1919 yaz aylarından itibaren Amerika ve Wilson, Ermenistan bataklığının içine girmeğe başladı. 1919 Ağustos-Ekim aylarında General Harbord Misyonu'nun Anadolu ve Kafkasya'ya gönderilmesinin sebebi de bu Ermenistan mandası konusuydu.

📖 Sayfa 28 · Türk-Amerikan İlişkileri 1919-1997, Fahir Armaoğlu

Roosevelt ve Atatürk, hiçbir zaman bir araya gelemediler. Her ikisinin de samimi arzularına rağmen, Büyük Atatürk 10 Kasım 1938’de hayata veda ederken, Başkan Roosevelt 12 Nisan 1945’dr fani ömrünü tamamladı.

📖 Sayfa 40 · Türk-Amerikan İlişkileri 1919-1997, Fahir Armaoğlu

Curzon’ın Türkiye’de mahkemeler, cezaevleri ve kanunlar bugünkü şekliyle kaldığı sürece, hiçbir yabancının Türkiye’de iş yapmayacağını söylemesi üzerine İsmet Paşa, gayet soğukkanlı bir şekilde, “Bunlar zamanla düzelir” deyince, Curzon son derece sinirlenmiş ve bu durum üzerine de İsmet Paşa, yine soğukkanlıyı kaybetmeden odadan çıkmıştır.

📖 Sayfa 86 · Türk-Amerikan İlişkileri 1919-1997, Fahir Armaoğlu

İsmet Paşa, genel kapitülâsyonlar konusunda gösterdiği direnmeden çok daha fazlasını adlî kapitülâsyonlarda göstermiş, Türkiye’deki yabancıların hukukî statüsünün, Türk kanunları ve Türl Hükümeti tarafından düzenlenmesinde ısrar etmiş ve bu da Müttefikler’in protestosuna sebep olmuş

📖 Sayfa 85 · Türk-Amerikan İlişkileri 1919-1997, Fahir Armaoğlu

Görülüyor ki, Türklerin Ermeni meselesindeki kararlı tutumları, Amerika'yı tam bir açmaza düşürmüş, Amerikan yöneticilerini tek seçenek olarak Türkiye ile bir savaş karşısında bırakmış ve sade Amerikan Hükümeti değil, bu meseleyi hararetle savunanlar bile bir "savaş" sözünü ağızlarına almaya cesaret edememişlerdir. Esasında, Lozan bir "Zafer" sayılırsa, bu zaferin temel unsuru, her meselede gösterilen "kararlılık"tır.

📖 Sayfa 114 · Türk-Amerikan İlişkileri 1919-1997, Fahir Armaoğlu

Amerikan-Osmanlı ilişkileri nasıl Paris Barış Konferansı ile kapanmış ise, Cumhuriyet dönemi Türk-Amerikan ilişkileri de Lozan Konferansı ile başlamıştır.

📖 Sayfa 13 · Türk-Amerikan İlişkileri 1919-1997, Fahir Armaoğlu

Lozan Konferansı'nda Türk delegasyonunun en çok direndiği konulardan biri kapitülasyonlar. Ankara'daki Milli Hükümet, kapitülasyonların kaldırılmasında kesin kararlı idi. Türklerin bu konuda duyguları o derece kesin idi ki, egemenlik haklarını sınırsız bir şe le kullanmaya alışmış diğer ülkelerin antlaşmalarla kabul ettiği egemenlik sınırlamalarını bile kabul etmemekteydiler." Görünen odur ki, Müttefikler de Lozan'a gelirken, kapitülasyonların devam ettirilemeyeceğini onlar da anlamışlardı. Çünkü Milli Hükümet bu konudaki kararlılığını, bütün Milli Mücadele boyunca her vesilede göstermişti.

📖 Sayfa 79 · Türk-Amerikan İlişkileri 1919-1997, Fahir Armaoğlu

Amerikan diplomasisinin, Türkiye ile ilgili projesi, en yüksek noktasına, Türkiye'nin 1952'de NATO'ya katılması ile ulaşmıştır. 1949 ile 1952 arasındaki süre, Türkiye ile Amerika arasında bir çıkar anlaşmazlığının ifadesi değil, İngiltere'nin egoist ve emperyalist tasalarının Türkiye'yi ve hatta Amerika'yı kösteklemesinin hikâyesidir.

📖 Sayfa 15 · Türk-Amerikan İlişkileri 1919-1997, Fahir Armaoğlu

Sıkça Sorulan Sorular

Türk-Amerikan İlişkileri 1919-1997 kimin eseridir?

Türk-Amerikan İlişkileri 1919-1997, Fahir Armaoğlu tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2017'de yayımlanmıştır.

Türk-Amerikan İlişkileri 1919-1997 kaç sayfadır?

Türk-Amerikan İlişkileri 1919-1997, 264 sayfadır (Kronik Kitap baskısı).

Türk-Amerikan İlişkileri 1919-1997'in en ünlü sözü nedir?

“Belkemiği önemli olmakla beraber, kemiğin etrafında etlerin de olması aynı derecede önemlidir.”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Türk-Amerikan İlişkileri 1919-1997 — Fahir Armaoğlu. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4