CANLI

Araştırma ile İlgili Ulusların Düşüşü Kitabından Akılda Kalan Sözler — James A. Robinson, Daron Acemoğlu

Ulusların Düşüşü - James A. Robinson, Daron Acemoğlu kitap alıntıları ve sözleri

James A. Robinson, Daron Acemoğlu'nun imzasını taşıyan Ulusların Düşüşü, Araştırma-İnceleme alanının dikkat çeken yapıtlarındandır. Türkçede Doğan Kitap Yayınları etiketiyle yayımlanmıştır. Eserden akılda kalan bölümleri, beğeni sırasına göre aşağıya derledik.

Yazar:James A. Robinson, Daron Acemoğlu
İlk Yayın:2013
Yayınevi:Doğan Kitap Yayınları
Sayfa Sayısı:496
Orijinal Adı:Why Nations Fail: The Origins of Power, Prosperity, and Poverty
Orijinal Dil:İngilizce
Dil:Türkçe
ISBN:9786050918120
Okuma Süresi:14 sa. 3 dk.
Türler:Araştırma-İnceleme, Siyaset-Politika

Ulusların Düşüşü'den En Beğenilen Alıntılar

Eşitsizlikler dünyasında yaşıyoruz. Aslında uluslar arasındaki farklılıklar Nogales’in iki yakası arasındakine benzerdir ve biraz daha büyük ölçeklisidir. Zengin ülke insanları çukursuz yollarda araba kullanır, tuvaleti, elektriği, suyu olan evlerde rahat bir yaşam sürerler. Hükümetleri onları genelde keyfi olarak tutuklamaz, taciz etmez; aksine eğitim, sağlık, yol, güvenlik hizmetleri sunar. Dikkate değer bir diğer nokta ise vatandaşların seçimlerde oy kullanmaları ve ülkelerinin siyasi yönünü belirlemekte söz sahibi olmalarıdır.”

📖 Sayfa 44 · Ulusların Düşüşü, James A. Robinson, Daron Acemoğlu

Kitaplar fikirlerin yayılmasına neden olurlar ve böylece nüfusu kontrol altında tutmak güçleşir. Bu fikirlerin bazıları ekonomik refahı artırmak için yeni ve değerli yollar sunabilir fakat bazıları da yıkıcı olabilir ve mevcut siyasal ve sosyal durum için tehdit oluşturabilirler. Ayrıca, kitaplar okuma yazma öğrenen herkes için bilgiyi ulaşılır hale getirdiğinden şifahi bilgiyi kontrol edenlerin iktidarını da sarsabilirler.

📖 Sayfa 243 · Ulusların Düşüşü, James A. Robinson, Daron Acemoğlu

Yolsuzluk, baskı ve kötü eğitim. İçinde yaşadığımız bu yozlaşmış düzen değişmeli.

Ulusların Düşüşü, James A. Robinson, Daron Acemoğlu

Şehirler terk edildi, yollar otlarla kaplandı.

📖 Sayfa 165 · Ulusların Düşüşü, James A. Robinson, Daron Acemoğlu

Sıradan vatandaşın gerçek siyasi gücü ele geçirmesi ve toplum düzenini değiştirmesi zordur ancak mümkündür.

Ulusların Düşüşü, James A. Robinson, Daron Acemoğlu

“Yoksul ülkelerin yoksul olmasının sebebi iktidarda olanın yoksulluğa yol açan seçimler yapmasıdır. Yanlışlıkla ya da cehaletten değil bile bile yanlış yaparlar. Geleneksel olarak ekonomi siyaseti görmezden gelir ancak dünya eşitsizliğini anlamak için siyaseti anlamak gerekir.”

📖 Sayfa 70 · Ulusların Düşüşü, James A. Robinson, Daron Acemoğlu

1800'de İngiltere'de erkeklerin %60'ı okuryazarken Osmanlı'da bu sayı yalnızca %2'ydi.

Ulusların Düşüşü, James A. Robinson, Daron Acemoğlu

Zengin ülkelerde tüm toplumu gözeten demokratik kurumlar bulunurken, fakir ülkelerde seçkin bir sınıfın gücüne güç katan otoriter ve sömürücü kurumlar vardır.

Ulusların Düşüşü, James A. Robinson, Daron Acemoğlu

“Toplumsal iyileşme arayanlar, siyasi yapıdaki şiddet suçlarından kurtulmak kadar iş çevrelerindeki kurnazlıklardan kurtulmayı da amaç edinmelidirler.”

📖 Sayfa 307 · Ulusların Düşüşü, James A. Robinson, Daron Acemoğlu

Sömürü biçimi değişti fakat ne kurumların sömürücü doğası ne de elitin kimliği değişti.

Ulusların Düşüşü, James A. Robinson, Daron Acemoğlu

Ortadoğu’yu fakirleştiren de coğrafyası değildi. Bunun nedeni Osmanlı İmparatorluğu’nun genişleyip güçlenmesiydi ve bugün Ortadoğu’nun fakir kalmasının nedeni de bu imparatorluğun kurumsal mirasıdır.

📖 Sayfa 59 · Ulusların Düşüşü, James A. Robinson, Daron Acemoğlu

Zengin ülkelerde bireyler daha sağlıklı, daha uzun ömürlü ve çok daha iyi eğitimli.

Ulusların Düşüşü, James A. Robinson, Daron Acemoğlu

Komisyon: Çalışmadan da geçimini sağlayabiliyorsa birini nasıl çalışmaya zorlayabilirsiniz?

Albu: O zaman ondan vergi alırım.

📖 Sayfa 260 · Ulusların Düşüşü, James A. Robinson, Daron Acemoğlu

Otoriter rejimler genellikle özgür bir medyanın önemini farkındadır ve onunla mücadele etmek için ellerinden gelen her şeyi yaparlar.

Ulusların Düşüşü, James A. Robinson, Daron Acemoğlu

“Sovyetler’in bazı yenilikleri sürdürebildikleri tek alan, büyük çabalar sonucunda elde ettikleri askeri ve uzay teknolojisi oldu. Sonuçta uzaya ilk köpeği (Leika) ve ilk insanı (Yuri Gagarin) göndermeyi başardılar. AK-47’de dünyaya bıraktıkları miraslardan biri oldu.”

📖 Sayfa 123 · Ulusların Düşüşü, James A. Robinson, Daron Acemoğlu

iktidar için savaşan fraksiyonların çatışmalarıyla ve elitler ile yurttaşlar arasındaki çatışmalarla doludur. Fakat netice her zaman iktidardakini güçlendirecek şekilde olmamıştır.

📖 Sayfa 290 · Ulusların Düşüşü, James A. Robinson, Daron Acemoğlu

Sömürücü kurumlar eliti zenginleştirir, elitin zenginliği de hakimiyetine dayanak oluşturur.

Ulusların Düşüşü, James A. Robinson, Daron Acemoğlu

Bugün uluslar başarısız oluyor çünkü bu ulusların sömürücü kurumları insanların tasarruf, yatırım ve yenilik için duydukları teşvikleri sağlamıyorlar. Sömürücü siyasal kurumlar sömürüden çıkar sağlayanların gücünü pekiştirerek bu ekonomik kurumlara destek sağlıyorlar. Bu başarısızlığın kökeninde, detayları farklı koşullar altında farklılık gösterseler de, daima bu sömürücü ekonomik ve siyasal kurumlar var.

Ulusların Düşüşü, James A. Robinson, Daron Acemoğlu

“Ekonomik büyümeye dair kanıt bulmanın bir diğer ilginç yolu da Kar taneleri düşerken en başta kurşun, gümüş ve bakır olmak üzere atmosferdeki kirin bir miktarını da toplar. Kar donar ve önceki yıllarda yağan karın üzerinde toplanır. Bu süreç binlerce yıl devam eder ve bilim insanlarına binlerce yıl öncesindeki atmosfer kirliliğinin boyutunu anlamaları için eşsiz bir fırsat verir.”

📖 Sayfa 153 · Ulusların Düşüşü, James A. Robinson, Daron Acemoğlu

“ ellerindeki gücü rekabeti sınırlamak, pastadan alacakları payı artırmak, hatta ekonomik ilerlemeyi desteklemek yerine bulacaklardır. Eğer siyasi kurumlar sömürücü olmaktan kapsayıcı olmaya geçiş yapmazlarsa, güç dağılımı ve gücün kullanım yetkisi ekonomik zenginliğin temellerini zayıflatacaktır.”

📖 Sayfa 94 · Ulusların Düşüşü, James A. Robinson, Daron Acemoğlu

Ekonomik politikalar ve kurumlar eşit şartlar oluşturmak için değil destekçilerine gelir sağlamak için tasarlanmıştı.

Ulusların Düşüşü, James A. Robinson, Daron Acemoğlu

Şiddet karşısında insanoğlunun tüm bilgeliği ve mahareti faydasızdır.

Ulusların Düşüşü, James A. Robinson, Daron Acemoğlu

Ülkeler bulundukları coğrafya ya da sahip oldukları kültür nedeniyle başarısız olmazlar, güç ve zenginliğin devleti idare edenlerin; karışıklığa, çatışmaya ve iç savaşa neden olanların elinde yoğunlaşmasına neden olan sömürücü kurumlar mirası yüzünden başarısız olurlar. Ayrıca sömürücü kurumlar en temel kamu hizmetlerinde bile yatırımların ihmal edilmesine neden olarak devletin yavaş yavaş iflasa sürüklenmesine doğrudan katkıda bulunurlar; tıpkı Sierra Leone'de olduğu gibi.

Ulusların Düşüşü, James A. Robinson, Daron Acemoğlu

Baskı + sosyal adaletin yokluğu + barışçıl değişim yollarının görmezden gelinmesi = bir saatli bomba

Ulusların Düşüşü, James A. Robinson, Daron Acemoğlu

Okuryazarlık belirli bir biçimde geriledi.

📖 Sayfa 165 · Ulusların Düşüşü, James A. Robinson, Daron Acemoğlu

Eşitsiz bir dünyada yaşıyoruz.

Ulusların Düşüşü, James A. Robinson, Daron Acemoğlu

“Yolsuzluk, baskı ve kötü eğitim. İçinde bulunduğumuz bu yozlaşmış sistem değişmeli.”

📖 Sayfa 12 · Ulusların Düşüşü, James A. Robinson, Daron Acemoğlu

“Televizyonu kontrol edemezsek hiçbir şeyi kontrol edemeyiz.”

Ulusların Düşüşü, James A. Robinson, Daron Acemoğlu

Dünya eşitsizliğinin nedenlerine ilişkin genel kabul gören bir kuram, zengin ve fakir ülkeler arasındaki büyük ayrımın coğrafi farklılıklar tarafından belirlendiğini ileri süren coğrafya hipotezidir.

Ulusların Düşüşü, James A. Robinson, Daron Acemoğlu

“Ortadoğu ülkeleri ağırlıklı olarak Müslümandır ve daha önce de belirttiğimiz gibi petrolü olmayanlar çok yoksuldur. Ancak bu beklenmedik zenginlik, Suudi Arabistan ya da Kuveyt’te farklı alanlarda modern ekonomilerin ortaya çıkmasını sağlamamıştır. Dinin bu duruma önemli bir etken olduğunu söyleyebilir miyiz? Mantıklı görünse de bu argüman da doğru değildir. Evet, Suriye ve Mısır gibi ülkeler yoksuldurlar, nüfusları da ağırlıklı olarak Müslümanlardan oluşur. Ancak bu ülkeler zenginlik açısından çok daha önemli olan başka noktalarda sistematik farklılıklar göstermektedirler.”

📖 Sayfa 63 · Ulusların Düşüşü, James A. Robinson, Daron Acemoğlu

İki tekil organizma popülasyonunun bir genetik sürüklenme sürecinde rastlantısal genetik mutasyonların birikimine bağlı olarak birbirlerinden yavaşça uzaklaşmalarında olduğu gibi, diğer yönleriyle birbirine benzeyen iki toplum da kurumsal açıdan yavaşça birbirlerinden uzaklaşacaktır. Yine de, tıpkı genetik sürüklenmede olduğu gibi, kurumsal sürüklenmenin de önceden belirlenmiş bir rotası yoktur ve birikimsel olması bile gerekli değildir; yüzyıllar içinde somut, bazen önemli farklılıklara yol açabilir.

Ulusların Düşüşü, James A. Robinson, Daron Acemoğlu

Örneğin Kuzey Kore'nin ekonomik kurumları, 1940'larda yönetimi ele geçiren komünistler tarafından yurttaşlarına dayatılırken Latin Amerika'dakiler de İspanyol conquistadorlar tarafından dayatıldı. Güney Kore, Kuzey Kore'den çok farklı ekonomik kurumlara sahip oldu, çünkü toplumu nasıl inşa edeceklerine farklı çıkarları ve hedefleri olan farklı insanlar karar verdi. Başka bir ifadeyle, Güney Kore'nin farklı bir siyaseti vardı.

Ulusların Düşüşü, James A. Robinson, Daron Acemoğlu

Sömürücü siyasal kurumların olduğu rejimlerde iktidar kıymetlidir; çünkü denetime tabi değildir ve ekonomik zenginlik getirir.

Ulusların Düşüşü, James A. Robinson, Daron Acemoğlu

Siyasal gücü kontrol edenler sonunda güçlerini rekabeti sınırlandırmak, pastadan alacakları payı arttırmak ve hatta ekonomik ilerlemeyi desteklemek yerine çalıp yağmalamak için kullanmayı kendileri için daha yararlı bulurlar.

Ulusların Düşüşü, James A. Robinson, Daron Acemoğlu

İktidarda olmanın muazzam menfaatler sağlaması.

Ulusların Düşüşü, James A. Robinson, Daron Acemoğlu

Britanya’nın Mısır’dan daha zengin olmasının nedeninin, Britanya’nın (ya da daha net söylemek gerekirse, İngiltere’nin) 1688’de ülkenin siyasetini ve dolayısıyla ekonomisini dönüştüren bir devrim geçirmiş olmasına dayandığını göreceğiz. İnsanlar daha fazla siyasal hak için mücadele edip kazandılar ve bu hakları ekonomik fırsatlarını genişletmek için kullandılar.

Ulusların Düşüşü, James A. Robinson, Daron Acemoğlu

Okul bittikten sonra herkes 10 yıl askerlik yapmak zorundadır. (Kadınlar 7 yıl)

Ulusların Düşüşü, James A. Robinson, Daron Acemoğlu

Günümüzdeki dünya eşitsizliğinin büyük kısmı, Sanayi Devrimi'nin ardından 18.yüzyılda ortaya çıktı. 18.yüzyılın ortası gibi geç bir tarihe kadar refah düzeyleri arasındaki farkın çok daha az olması bir yana, tarihte daha da geri gittiğimizde o zamandan beri büyük istikrar gösteren sıralamada da aynı olmadığını görürüz.

Ulusların Düşüşü, James A. Robinson, Daron Acemoğlu

Çoğulculuk hukukun üstünlüğü nosyonunu, yani yasaların herkese eşit uygulanması gerektiği ilkesini yüceltir; bu bir mutlak monarşide doğal olarak imkânsız bir şeydir. Fakat öte yandan hukukun üstünlüğü de yasaların basitçe bir grup tarafından bir başka grubun haklarına tecavüz etmek için kullanılamaması demektir. Dahası, hukukun üstünlüğü ilkesi insanların yalnızca yasa önünde değil siyasal sistemde de eşit olmaları gerektiği görüşününü ileri sürerek siyasal süreç için daha fazla katılımın ve daha büyük kapsayıcılığın önünü açar.

Ulusların Düşüşü, James A. Robinson, Daron Acemoğlu

Çin’in bugünkü sömürücü kurumları da Çinli yetkililerin medya üzerinde kurduğu ve daha önce gördüğümüz gibi korkutucu boyutlara varan hakimiyetini sıkı sıkıya bağlıdır. Çinli bir yorumcunun özetlediği gibi, “partinin liderliğini sürdürmek için izlemesi gereken üç prensip var. Bununla, partinin Silahlı kuvvetleri kontrol etmesi, partinin kadroları kontrol etmesi ve partinin haber akışını kontrol etmesidir.”

Ulusların Düşüşü, James A. Robinson, Daron Acemoğlu

Nasıl Latin Amerika’nın siyasal ve ekonomik kurumları 500 yıl boyunca İspanyol sömürgeciliği tarafından şekillendirildiyse, Orta Doğu‘nunkiler de Osmanlı sömürgeciliği tarafından şekillendirildi.

Ulusların Düşüşü, James A. Robinson, Daron Acemoğlu

Bazı ülkelerin zengin bazılarınınsa yoksul olmalarının nedenine ilişkin son popüler kuram, dünya eşitsizliğinin nedenini insanların ya da yöneticilerin fakir ülkeleri nasıl zengin hale getireceklerini bilmemesine bağlayan cehalet hipotezidir.

Ulusların Düşüşü, James A. Robinson, Daron Acemoğlu

Kuzey Kore'de özel mülkiyet yoktur.

Ulusların Düşüşü, James A. Robinson, Daron Acemoğlu

Dünya eşitsizliğinin yarattığı büyük farklılıklar herkes için, hatta çoğunun televizyonu ya da internet erişimi olmayan yoksul ülkelerin insanları için bile aşikârdır. İnsanları zengin ülkelerin yaşam standartlarına ve fırsatlarına kavuşma şansı bulmak için yasadışı yollarla Rio Grande’yi ya da Akdeniz’i geçmeye iten, bu farklılıkların farkında olmalarıdır. Eşitsizlik yalnızca yoksul ülkelerde yaşayan halkların yaşamlarını etkileyen sonuçlar doğurmakla kalmaz; ayrıca yakınmalara ve infiale yol açar ki, bu hem Birleşik Devletler’de hem de başka ülkelerde muazzam siyasal sonuçlar doğurmuştur.

Ulusların Düşüşü, James A. Robinson, Daron Acemoğlu

Büyük Fransız siyaset felsefecisi Montesquieu daha 19. yüzyıl sonlarında zenginlik ve yoksulluğun coğrafi yoğunlaşmasından söz etti ve tropikal iklimlerdeki insanların tembelliğe eğilimli ve merak duygusundan yoksun olduklarını savundu. Bu nedenle, sıkı çalışmıyorlardı, yenilikçi değillerdi, bu yüzden de fakirdiler. Montesquieu ayrıca, tropikal konumun yalnızca yoksulluğu değil aynı zamanda yaygın despotizm gibi ekonomik başarısızlıkla ilişkili bazı siyasal olguları da açıklayabileceğini öne sürerek tembel insanların despotlar tarafından idare edilmeye eğilimli olduğu yorumunda bulundu.

Ulusların Düşüşü, James A. Robinson, Daron Acemoğlu

Ekonomik yönden varlığını sürdürebilir bir sömürge için tek seçenek, sömürgecileri yatırım yapmaya ve çok çalışmaya teşvik eden kurumlar yaratmaktı.

📖 Sayfa 31 · Ulusların Düşüşü, James A. Robinson, Daron Acemoğlu

Sanayileşmenin tek kaybedeni aristokrasi değildi. El becerilerinin yerini makineleşmenin aldığı zanaatkarlar da sanayinin yayılmasına karşı çıktılar. Pek çoğu bu durum karşısında örgütlendi; ayaklandılar ve geçim şartlarındaki gerilemeden sorumlu tuttukları makineleri tahrip ettiler. Onlar "Luddistler"di(makine kırıcılarıydı) ; bu sözcük bugün teknolojik değişime karşı direnişle eşanlamlı hale geldi.

Ulusların Düşüşü, James A. Robinson, Daron Acemoğlu

İngiliz hayırsever Robert Owen Avusturya hükümetini yoksul insanların koşullarını iyileştirmek için bazı sosyal reformlar yapmaya ikna etmeye çalıştığında Metternich’in yardımcılarından Friedrich von Gentz, “Geniş kitlelerin varlıklı ve bağımsız bir hale gelmelerini hiç de istemeyiz [...] Aksi takdirde onlara nasıl hükmederdik?” yanıtını alacaktı.

Ulusların Düşüşü, James A. Robinson, Daron Acemoğlu

Toplumlar sürekli olarak ekonomik ve siyasal çatışmalara maruz kalacak ve bu çatışmalar belirli tarihsel farklılıklar, bireysel roller ya da yalnızca rastlantısal etkenler nedeniyle farklı biçimlerde çözüme kavuşacaktır.

Ulusların Düşüşü, James A. Robinson, Daron Acemoğlu

İktisat genellikle siyaseti göz ardı eder fakat siyaseti anlamak dünya eşitsizliğini açıklamak için elzemdir.

Ulusların Düşüşü, James A. Robinson, Daron Acemoğlu

Büyük Britanya ya da Birleşik Devletler gibi ülkeler, yurttaşları gücü ellerinde tutan elitleri devirdikleri ve siyasal hakların çok daha yaygınlaştırıldığı; hükümetin yurttaşlara karşı sorumlu ve duyarlı olduğu; geniş halk kitlelerinin ekonomik fırsatlardan yararlanabildiği bir toplum yarattıkları için zengindirler.

Ulusların Düşüşü, James A. Robinson, Daron Acemoğlu

Mısırlılara göre geri kalmışlıklarının başlıca nedenleri arasında etkisiz ve yozlaşmış bir devlet; hırs, yetenek ve becerilerini kullanamadıkları bir toplum ve aldıkları eğitim yer alıyor. Ama aynı zamanda bu sorunların kökeninde siyasal nedenlerin yattığının da farkındalar.

Ulusların Düşüşü, James A. Robinson, Daron Acemoğlu

Otoriter rejimler genellikle özgür bir medyanın öneminin farkındadır ve onunla mücadele etmek için ellerinden gelen her şeyi yaparlar.

Ulusların Düşüşü, James A. Robinson, Daron Acemoğlu

Kapsayıcı Ekonomik kurumların olduğu koşullarda zenginlik, ekonomik gücünü orantısız bir Siyasal güç oluşturmak için kullanacak küçük bir grubun elinde toplanması. Dahası, kapsayıcı ekonomik kurumlar varken Siyasal gücü elde tutmakla sağlanacak menfaatler daha sınırlıdır, böylelikle devletin kontrolünü ele geçirmeye çalışacak gruplar ve hırslı zengin bireyler için daha az teşvik söz konusudur.

Ulusların Düşüşü, James A. Robinson, Daron Acemoğlu

Fakir ülkelerin düşük eğitim düzeyi, ebeveynlere çocuklarını eğitmeleri için teşvik yaratmayı başaramayan ekonomik kurumlardan ve devleti okullar inşa etmesi, onların finanse edip desteklenmesi ve ebeveynlerle çocukların taleplerini karşılaşması için hükümeti harekete geçirmeyi başaramayan siyasal kurumlardan kayaklıdır.

Ulusların Düşüşü, James A. Robinson, Daron Acemoğlu

“Kitaplar çok pahalıydı.”

Ulusların Düşüşü, James A. Robinson, Daron Acemoğlu

"Biz halkın zenginleşmesini ve bağımsız olmasını istemiyoruz... Yoksa onlara nasıl hükmedebiliriz?"

📖 Sayfa 209 · Ulusların Düşüşü, James A. Robinson, Daron Acemoğlu

Yoksul ülkelerin yoksul olmasının sebebi iktidarda olanın yoksulluğa yol açan seçimler yapmasıdır. Yanlışlıkla ya da cehaletten değil, bile bile yanlış yaparlar.

📖 Sayfa 70 · Ulusların Düşüşü, James A. Robinson, Daron Acemoğlu

Kitaplar fikirlerin yayılmasına sebep olur ve böylece nüfusu kontrol altında tutmak güçleşir.

Ulusların Düşüşü, James A. Robinson, Daron Acemoğlu

"Geleceği gördüm, çok iyiydi"

📖 Sayfa 120 · Ulusların Düşüşü, James A. Robinson, Daron Acemoğlu

Sıkça Sorulan Sorular

Ulusların Düşüşü kimin eseridir?

Ulusların Düşüşü, James A. Robinson, Daron Acemoğlu tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2013'te yayımlanmıştır.

Ulusların Düşüşü kaç sayfadır?

Ulusların Düşüşü, 496 sayfadır (Doğan Kitap Yayınları baskısı).

Ulusların Düşüşü'nün en ünlü sözü nedir?

“Eşitsizlikler dünyasında yaşıyoruz. Aslında uluslar arasındaki farklılıklar Nogales’in iki yakası arasındakine benzerdir ve biraz daha büyük ölçeklisidir. Zengin ülke insanları çukursuz yollarda araba kullanır, tuvaleti, elektriği, suyu olan evlerde rahat bir yaşam sürerler. Hükümetleri onları genelde keyfi olarak tutuklamaz, taciz etmez; aksine eğitim, sağlık, yol, güvenlik hizmetleri sunar. Dikkate değer bir diğer nokta ise vatandaşların seçimlerde oy kullanmaları ve ülkelerinin siyasi yönünü belirlemekte söz sahibi olmalarıdır.””

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Ulusların Düşüşü — James A. Robinson, Daron Acemoğlu. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4