
Yalın Alpay'ın Yapı(t)söküm adlı eseri, sanat alanında öne çıkan çalışmalardan biridir. İlk kez 2020'de yayımlanmıştır. Sanat okurları için Yapı(t)söküm'den derlenen en akılda kalan sözler burada.
Yapı(t)söküm'den En Beğenilen Alıntılar
Tezatların insanıydı. En güçlü bestelerini sağırken, neşeyi betimleyen yapıtlarını ise mutluluktan en uzak olduğu dönemde üretti.
📖 Sayfa 171 · Yapı(t)söküm, Yalın Alpay
Kişinin tüm işletim sistemi, algoritmaları, yaşamı kavrama stratejileri, algı ve anlam ağları, sezgileri kolektif bilinçdışının ta kendisidir.
Yapı(t)söküm, Yalın Alpay
Varlıkları yokluklarına işaret eder gibidir.
Yapı(t)söküm, Yalın Alpay
Yaşam ona bunca keder yığınca, Beethoven neşesini ruhuna üfler: Dokuzuncu Senfoni, duymayan kulaklarıyla hissetmediği neşeyi seslendirir.
📖 Sayfa 169 · Yapı(t)söküm, Yalın Alpay
İnsanın kaçacak, sığınacak hiçbir yeri yoktur.
📖 Sayfa 212 · Yapı(t)söküm, Yalın Alpay
“Özgürlük kişiye şahdamarı uzaklığındadır.”
📖 Sayfa 228 · Yapı(t)söküm, Yalın Alpay
Seneca
Ölüm düşünüldüğünde, geriye kalan her şey saçmalıktır
📖 Sayfa 214 · Yapı(t)söküm, Yalın Alpay
Olmak, Chopin için yitmek. “Olmak ya da olmamak” dizesinde, Chopin yalnızca bir “ ya da”. Varlığı sürsün mü bitsin mi kararsız. Chopin bir “ya da”
📖 Sayfa 150 · Yapı(t)söküm, Yalın Alpay
Yaşamın çıplak halindeki anlamdan sıyrılmış görüntüsü, nitelendirilebilmek için zihnin sınıflandırmalarına ve isimlendirmelerine muhtaç, çaresiz bir şekilde tanımlanmayı bekler. Ancak, her tanım girişimine karşı da bir direnç gösterir ve sürekli olarak tanımdan kaçar. Bilimin ve dinin aksine resim, yaşamı dilsel formlarla sıkıştırarak onu sözle iletebilir temsiller yerine, sözü ortadan kaldıran temsiller şeklinde gerçekleştirir. Resimde dile sıkıştırılmış bir tanım, yerini yorum ve olanaklarına açık görsel bir betimlemeye bırakır.
📖 Sayfa 109 · Yapı(t)söküm, Yalın Alpay
O bulduğunu değil, aradığını icra eder gibidir…Zarar görmüş bir ruhun kırılıp dökülmesini betimler. Güç gösterisi marşlara değil, ruhun kendisine yaktığı ağıtlara yakındır
📖 Sayfa 148 · Yapı(t)söküm, Yalın Alpay
kısa süren bir gülüşü vardı…Bir mutluluk ifadesi değil, yalnızca bir mutsuzluk arası…
📖 Sayfa 170 · Yapı(t)söküm, Yalın Alpay
Gerçeklik yoktur, yorumlar vardır; yorumlar ise güvenilmez ve sonsuzdur
📖 Sayfa 202 · Yapı(t)söküm, Yalın Alpay
Erbil’in (Devrim Erbil) çizgileri bizi bir yola çıkarır fakat yolun sonuna getirmez: yolun ritmini verir.
📖 Sayfa 37 · Yapı(t)söküm, Yalın Alpay
Kendi kötülüğümü istemezsem, özgür irade ne işime yarar.
📖 Sayfa 181 · Yapı(t)söküm, Yalın Alpay
... çalışma masasının en görünür yerine “İnsan yaşamı kısa, fakat ben hep yaşayacağım” notunu bıraktı.
📖 Sayfa 196 · Yapı(t)söküm, Yalın Alpay
Erbil ağaçtan, onu ağaç yapan tüm göstergeleri geri alır fakat geriye yine de bir şey kalır. İşte bu geriye kalan şey, ağacın t/öz’üdür, “idea”sıdır. Ağaca ilişkin değişmeyen tek şey odur.
📖 Sayfa 113 · Yapı(t)söküm, Yalın Alpay
"Kişi yaşamını sürdürdüğü dönemde edindiği deneyimlerden mi ibarettir, yoksa genetik kodlarına işlenmiş, birikmiş bir geçmişle ve değişmez özellikteki bir tözle mi doğar? "
📖 Sayfa 88 · Yapı(t)söküm, Yalın Alpay
Kusursuzluk iddiasında olanı bir kenara bırakmalı diye düşünür ve kusurlu olana yönelir; kusurlularla bir devrim yapmayı seçer. Kendi bakış açısı, estetik beğenisi ve el becerisi dolayımında kusurlu nesnelere yeni bir amaç biçer ve onları yeniden başka bir tamamlanmış “kendinde” nesneye yüceltmeye girişir.
Yapı(t)söküm, Yalın Alpay
Tüm dostlarımı selamlıyorum! Bu uzun gecenin sonunda şafak kızıllığını görmenizi dilerim. Ben, fazlasıyla sabırsız olan ben, önden gidiyorum...
📖 Sayfa 219 · Yapı(t)söküm, Yalın Alpay

Ressam, yaşamın kavrayamadığımız öz’ünde, kendisini duyularımızdan gizleyen bir görünmeyenin kanısındadır: ritim… Her bir yinelenen figürde amaç tekrarlamak değil, ritmi görünür kılmaktır
📖 Sayfa 118 · Yapı(t)söküm, Yalın Alpay
"Olmak ya da olmamak" dizesinde, Chopin yalnızca bir "ya da". Varlığı sürsün mü, bitsin mi kararsız. Chopin bir "ya da". Ve müziği de işte bu arafın sesi.
📖 Sayfa 150 · Yapı(t)söküm, Yalın Alpay
Yürüyen birer düşünce, birer ruhtur Dostoyevski karakterleri ve her birisi düşüncesini sonsuza kadar götürmek ister.
📖 Sayfa 180 · Yapı(t)söküm, Yalın Alpay
Beethoven’ın müziği, herkese, her şeye patlamak üzere kurgulanmıştır. Chopin ne kadar cılızsa, Beethoven o kadar güçlü olmak ve çalmak ister. (…) Onun tarzı bir yaratıcı yıkıcılıktır ve her zaman gürültülüdür. Kendisinden önceki piyanistler dinleyicilere yumuşak, naif, akışkan biçemleriyle zarif bir şekilde kur yaparlarken, Beethoven dinleyicilerin altına bomba yerleştirir.
📖 Sayfa 168 · Yapı(t)söküm, Yalın Alpay
Tanıdığımız, bildiğimiz evrenin tüm kuralları altüst edilir gibi görünür ama aslında bu bizim zihnimizin bir oyunudur.
📖 Sayfa 191 · Yapı(t)söküm, Yalın Alpay
Thomas Bernhard'ın bir röportajında söylediği üzere, "uzun bir süre yalnız olursanız, yalnız olmaya alışırsanız, yalnız olmayı tercih ederseniz, sıradan insanların bir şey keşfedemeyeceği her yerde bir şeyler keşfedersiniz."
📖 Sayfa 52 · Yapı(t)söküm, Yalın Alpay
işte Bubi'nin "öz"ü de budur: Hiçliğin içerisinden her şeyi bulabilmek
📖 Sayfa 52 · Yapı(t)söküm, Yalın Alpay
Deneyimlenmemiş, doyasıya yaşanmamış duygular, onun yoksunlarınca en idealize edilenler olur.
📖 Sayfa 170 · Yapı(t)söküm, Yalın Alpay
“Beyaz bir duvara baktığınızda onun ne beyaz ne de çıplak olduğunu farkedersiniz. Eğer uzun bir süredir yalnızsanız ve yalnızlığa alışmışsanız ve yalnızlığa az çok idmanlıysanız, normal insanlar için çıplak olan yerlerde gittikçe farklı şeyler keşfetmeye başlarsınız. Duvarda çatlaklar, ince çatlaklar, engebeli yamalar, böcekler keşfedersiniz. Duvarlarda muazzam bir hareket vardır - gerçekte bir duvar ve bir kitabın sayfası tamamıyla birbirine benzer” (Thomas Bernhard)
📖 Sayfa 210 · Yapı(t)söküm, Yalın Alpay
Mutluluğa ne varlıkta ne de yoklukta bir yer bulunmaz. Nevhiz için mutluluk bir yok-yerdedir.
📖 Sayfa 62 · Yapı(t)söküm, Yalın Alpay
“ Uzun bir süre yalnız olursanız, yalnız olmaya alışırsanız, yalnız olmayı tercih ederseniz, sıradan insanların bir şeyler keşfedemeyeceği her yerde bir şeyler keşfedersiniz.”
📖 Sayfa 52 · Yapı(t)söküm, Yalın Alpay
Dostoyevski şöyle demeye getirir: Kendi kötülüğümü istemiyorsam, özgür irade ne işime yarar?
📖 Sayfa 181 · Yapı(t)söküm, Yalın Alpay
NEVZİH
Yapı(t)söküm, Yalın Alpay
Nevzih için, doğumla birlikte dünyaya yuvarlanan insan, mutlak bir anlamsızlık içerisinde, berbat bir ölümü/öldürülmeyi bekleyecektir.
ve doksan yılın sonunda, onu nerede bulacağını anlamıştı: başkalarının olmadığı bir yerde…
📖 Sayfa 226 · Yapı(t)söküm, Yalın Alpay
Bedensel hazlar benliği, benliksel hazlar bedeni sakatlamaya ve utandırmaya programlıdır.
Yapı(t)söküm, Yalın Alpay
“İnsan özgürlüğe mahkûmdur.”
📖 Sayfa 225 · Yapı(t)söküm, Yalın Alpay
Jean P. Sartre
Dostoyevski’nin her karakterinin sonuna kadar götürmek istedikleri fikirleri; ne kendi çıkarlarını maksimize eden “homo economicus”unkiler, ne de yüce bir ideal uğruna her şeyini feda etmeye hazır romantikliğinkidir. Onun karakterleri tek bir şey ister: Kendilerini yok etmek!
📖 Sayfa 181 · Yapı(t)söküm, Yalın Alpay
Yaşamın çıplak halindeki anlamdan sıyrılmış görüntüsü, nitelendirilebilecek için zihnin sınıflandırmalarına ve isimlendirmelerine muhtaç, çaresiz bir şekilde tanımlanmayı bekler. Ancak, her tanım girişimine karşı da bir direnç gösterir ve sürekli olarak tanımdan kaçar. Bilimin ve dinin aksine resim, yaşamı dilsel formlara sıkıştırırak onu sözle iletilebilir temsiller yerine, sözü ortadan kaldıran temsiller şeklinde gerçekleştirir. Resimde dile sıkıştırılmış bir tanım, yerini yorum olanaklarına açık görsel bir betimlemeye bırakır.
📖 Sayfa 109 · Yapı(t)söküm, Yalın Alpay
“İnsan özgürlüğe mahkumdur” (Jean P. Sartre)
📖 Sayfa 225 · Yapı(t)söküm, Yalın Alpay

Bu haritada her şeye gönderme vardır, fakat hiçbir şey yoktur. Bu harita varlık ve yokluktur.
📖 Sayfa 91 · Yapı(t)söküm, Yalın Alpay
Mekân ve yön duygusunu ortadan kaldıran merkezsizlik ilkesiyle Erbil öz’e ve öz’ün ritmine odaklanır. Böylece merkez resmin yüzeyinden kalkar fakat resmin felsefesine yerleşir. Erbil resminin yüzeydeki merkezsizliği, kendisini merkeze öz’ün yerleştirilmesine feda eder.
Yapı(t)söküm, Yalın Alpay
Erbil’in resminde bir merkez yoktur çünkü merkez resmin bütünüdür.
“Cehennem başkalarıdır.”
📖 Sayfa 226 · Yapı(t)söküm, Yalın Alpay
Jean P. Sartre
Murat'ın aklımdan çıkmayan ikinci cümlesi şu oldu: " Türkiye'de okumuşların çoğu ideolojik aydındır, siz ise parlak bir 'kamusal aydın'sınız."
Yapı(t)söküm, Yalın Alpay
39 yıllık yaşamının dokuz yılını sevgili olarak geçirdiği George Sand, “ya da“ olan Chopin’i özetler: “Bu dünyadaki uzun ve zahmetli varoluşumuzu kaldırabilmek için fazla saf, fazla değerli ve fazla kusursuz. (…) Onun için yaşamın ve ölümün fazla bir fark taşımadığını düşünüyorum. Nasıl bir dünyada yaşadığımızın ayırdında bile değil. Bizim algıladığımız yaşam bambaşka, Chopin’in anladığı yaşam bambaşka.”
📖 Sayfa 152 · Yapı(t)söküm, Yalın Alpay
Yaşamla uyuşamıyorsan, ya yaşayanları ya da kendini öldür
📖 Sayfa 199 · Yapı(t)söküm, Yalın Alpay
Sürekli değişen bir gerçeklikte, sahte olan neye göre sahteliğini korur?
📖 Sayfa 188 · Yapı(t)söküm, Yalın Alpay
Artık müşterilerini ya da sanat timsarlarını dinlemeyi bırakmıştır. Tatmin edeceği tek kişi kendisidir.
📖 Sayfa 26 · Yapı(t)söküm, Yalın Alpay
Erbil’in kompozisyonlarında her türlü entropik çizgi girdisinin sonucunda elde edilmek istenen nihai sonuç aynıdır: armonik bir kozmos. Bu kozmosun taşıyıcısı ve öz’ü ise düzenli kıpırtılar ve titreşimlerdir: öz’ün ritmi.
Yapı(t)söküm, Yalın Alpay
Yoksulluğun da güzel bir yanı var.
📖 Sayfa 32 · Yapı(t)söküm, Yalın Alpay
Yabancı olmanın ağırlığı Chopin'i eziyor, belki de Chopin ruhunu ezmek için bahane arıyor.
📖 Sayfa 150 · Yapı(t)söküm, Yalın Alpay
Nevhiz'de yaşam, tutunamamaktır
📖 Sayfa 59 · Yapı(t)söküm, Yalın Alpay
“Belki bir gün 15 dakikalığına kendimiz oluruz?”
📖 Sayfa 190 · Yapı(t)söküm, Yalın Alpay
Murat Menteş
Erbil’in (Devrim Erbil) resminde bir merkez yoktur çünkü merkez resmin bütünüdür.
📖 Sayfa 42 · Yapı(t)söküm, Yalın Alpay
Nevhiz'in vatanı, tüm bilinçsizliği ile tuvalle birleşmektir. Bilinç, Nevhiz'de sürgündür.
📖 Sayfa 54 · Yapı(t)söküm, Yalın Alpay
Deneyimlenmemiş, doyasıya yaşanmamış duygular, onun yoksunlarınca en idealize edilenler olur. Bilinmeyen şeylere duyulan merak ve hayranlık, genellikle o bilinmeyenin hiç olmadığı kadar yüceltilmesine, uğurunda efsaneler üretilmesine yol açar.
📖 Sayfa 170 · Yapı(t)söküm, Yalın Alpay
Gelecek de, geçmiş de, kişinin, kurumların, toplumların, halihazırdaki şimdilerinin sonsuza uzatmak istediği algılarına uygun şekilde inşa edilmiş düş(ünce)lerdir. Her zaman eksik, yanlış, çarpıtılmış ve uydurulmuş…
📖 Sayfa 258 · Yapı(t)söküm, Yalın Alpay
Anlamın olmadığı yerde yaşamda manasızlaşıyor, yaşayabilmek için uğrunda savaşılmasına ya da yaşanmasına değer bir şeyin yokluğu hissi insanları birbirine yabancılaştırıyor, kişinin kendisini bu dünyada dönemin ünlü Fransız felsefecisi Satre'nin söylemiyle fazladan (de trop) bir şey haline getiriyordu.
Yapı(t)söküm, Yalın Alpay
İşte Bubi'nin "öz"ü de budur: Hiçliğin içerisinden her şeyi bulabilmek
Yapı(t)söküm, Yalın Alpay

var olmak, düşmek, alçalmaktır
📖 Sayfa 60 · Yapı(t)söküm, Yalın Alpay
Thomas Bernhard'ın bir röportajında söylediği üzere, "uzun bir süre yalnız olursanız, yalnız olmaya alışırsanız, yalnız olmayı tercih ederseniz, sıradan insanların bir şeyler keşfedemeyeceği her yerde bir şeyler keşfedersiniz".
Yapı(t)söküm, Yalın Alpay
“İnsan dünyaya fırlatılmıştır.”
📖 Sayfa 224 · Yapı(t)söküm, Yalın Alpay
Martin Heidegger
Sıkça Sorulan Sorular
Yapı(t)söküm kimin eseridir?
Yapı(t)söküm, Yalın Alpay tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2020'de yayımlanmıştır.
Yapı(t)söküm kaç sayfadır?
Yapı(t)söküm, 320 sayfadır (Destek Yayınları baskısı).
Yapı(t)söküm'ün en ünlü sözü nedir?
“Tezatların insanıydı. En güçlü bestelerini sağırken, neşeyi betimleyen yapıtlarını ise mutluluktan en uzak olduğu dönemde üretti.”