
Kolektif'in 2017'de yayımlanan Yazarın Odası 1 adlı eseri, Deneme-İnceleme türünün önemli örneklerindendir. Öznur Ayman çevirisiyle Timaş Yayınları tarafından Türkçeye kazandırılmıştır. Bu sayfada Yazarın Odası 1'dan seçilmiş alıntılar sayfa numaralarıyla yer alıyor.
Yazarın Odası 1'dan En Beğenilen Alıntılar
“Otuz üç yıldır romanlarımı kareli kâğıtlara elle yazıyorum. Bazan kareli kâğıt benim yazma alışkanlıklarıma iyi uyduğu için diye düşünürüm… Bazan da sevdiğim iki yazarın, Thomas Mann’ın ve Jean Paul Sartre’ın romanlarını kareli kâğıda yazdıklarını o günlerde öğrendiğim için…”
📖 Sayfa 12 · Yazarın Odası 1, Kolektif
Orhan Pamuk
Ama yine de en iyi âşıkken yazılır. Sizin için sakıncası yoksa bu konuda daha uzun konuşmak istemiyorum.
📖 Sayfa 89 · Yazarın Odası 1, Kolektif
"Sık düşünülen hiçbir zaman iyi ifade edilemez."
Yazarın Odası 1, Kolektif
‘’Bernard Shaw’un üslupla ilgili söylediği bir şey geldi aklıma; bir yazarın üslubu kendi inancının ona bahşettiği kadardır, daha fazla değil.’’
Yazarın Odası 1, Kolektif
“Bir yazar eğer kendi yazdıklarına inanmıyorsa, okurlarının inanmasını nasıl bekleyebilir?”
📖 Sayfa 31 · Yazarın Odası 1, Kolektif
Jorge Luis Borges
“Açıklama yaparsan” demişti bir defasında “bu öyküyü zayıflatır çünkü alternatif açıklamalar gözden çıkarılmış olur.
📖 Sayfa 37 · Yazarın Odası 1, Kolektif
Otuz üç yıldır romanlarımı kareli kâğıtlara elle yazıyorum.
📖 Sayfa 13 · Yazarın Odası 1, Kolektif
“Her zaman yazacağım kitapların bir tür kişisel saldırı gibi olması gerektiğini düşündüm ki, bence her romancı böyle yapmalı. Masanın karşı tarafından biri uzanıp iki eliyle yakanıza yapışmış ve sizi tartaklamış gibi bir his bırakmalı. Aklınızı başına getirmeli…
📖 Sayfa 118 · Yazarın Odası 1, Kolektif
Eğer bir okurdan ‘yemeğim boğazımdan geçmedi’ diye bir mektup alırsam, o anki hissiyatımı ancak ‘harika’ sözcüğü özetleyebilir.”
Stephen King
“Gücünüz arttıkça kimin yalan kimin doğru söylediğini anlamak zorlaşır.Sınırsız güce ulaşınca, gerçekle hiçbir bağınız kalmaz ve bu en kötü yalnızlıktır.Çok güçlü bir insan, bir diktatör, sonuçta kendisini gerçeklerden izole etmeyi amaçlayan insanlar ve çıkarlarıyla kapana kısılmıştır, her şey onu izole etmek üzere uyum içindedir.”
📖 Sayfa 168 · Yazarın Odası 1, Kolektif
syf 168
Dürüst şair yazdıklarının kalıcı değerinden asla emin olamaz. Bütün zamanını ziyan etmiş ve bir hiç için hayatını alt üst etmiş olabilir.
📖 Sayfa 295 · Yazarın Odası 1, Kolektif
Eliot
“Etrafta çalışmayı aksatanlar olmadığı sürece yazabilirsiniz. Ya da her şartta yazacak kadar gözü kara olabilirsiniz. Ama yine de en iyi âşıkken yazılır.”
📖 Sayfa 88 · Yazarın Odası 1, Kolektif
Ernest Hemingway
Amacım çalışmayı sürdürmek. Küçük dünyamdaki her şeyi keşfetmiş olduğum düşüncesini kabul etmiyorum.
📖 Sayfa 151 · Yazarın Odası 1, Kolektif
Yazar adaylarına önerebileceğiniz en iyi zihinsel egzersiz nedir?
📖 Sayfa 90 · Yazarın Odası 1, Kolektif
Hemingway: İyi yazmayı güç bulduğu için gitsin kendini tavandan assın derim. Sonra da hiç acımadan ipi kesip kendini yazmaya zorlamalı. Bu durumda yazmaya başlarken elinde en azından ipe çekilme hikâyesi olur.
Bazıları, iki üç kere okuduktan sonra bile, yazdıklarınızı anlamadıklarını söylüyor. Onlara ne önerirsiniz?
📖 Sayfa 241 · Yazarın Odası 1, Kolektif
Faulkner: Dört kere okusunlar.
“İlk romanı yazmak, insanın kendi hikâyesini bir başkasının hikâyesi gibi anlatmayı öğrenmesi değildir yalnızca. Aynı zamanda insanın kendini, bir romanı baştan sona tutarlı bir şekilde hayal edebilecek ve bu hayal ettiği şeyi de kelimelere, cümlelere geçirebilecek bir kişiye dönüştürmesidir…”
📖 Sayfa 11 · Yazarın Odası 1, Kolektif
Orhan Pamuk
“Yazmak en ağır günahınız ve en büyük zevkiniz olmuşsa, tek engel ölümdür.”
📖 Sayfa 89 · Yazarın Odası 1, Kolektif
Ernest Hemingway
(...) önemsenecek bir genelleme ancak bir nesil sonra yapılacak bir saptama olabilir.
📖 Sayfa 290 · Yazarın Odası 1, Kolektif
Bir yazar eğer kendi yazdıklarına inanmıyorsa okurların inanmasını nasıl bekleyebilir?
Yazarın Odası 1, Kolektif
... yazmak en ağır günahınız ve en büyük zevkiniz olmuşsa tek engel ölümdür.
📖 Sayfa 89 · Yazarın Odası 1, Kolektif

Bir yazar eğer kendi yazdıklarına inanmıyorsa okurlarının inanmasını nasıl bekleyebilir?
📖 Sayfa 31 · Yazarın Odası 1, Kolektif
“Her zaman asıl işimin gazetecilik olduğuna inanmışımdır. Şimdi, roman yazarı olarak çalıştıktan ve maddi özgürlük sağladıktan sonra benim ilgimi çeken ve fikirlerimle uyuşan konular seçebiliyorum.”
📖 Sayfa 156 · Yazarın Odası 1, Kolektif
Gabriel Garcia Marquez
Dickens kendi yazdıklarıyla kahkahalara boğulup ve yine kahramanlarından biri öldüğünde gözyaşlarını tutamazmış.
📖 Sayfa 69 · Yazarın Odası 1, Kolektif
... yazdıklarımı asla okumam. Yazdıklarımı okuyunca sonuçta çok utanç duymaktan korkuyorum.
📖 Sayfa 49 · Yazarın Odası 1, Kolektif
“Bir yazarın yazdıkları bir şekilde otobiyografiktir. ‘Çimen Türküsü’ yazdığım tek gerçek şeydir ama herkes hikâyeyi tamamen kurgu sanmıştır.”
📖 Sayfa 78 · Yazarın Odası 1, Kolektif
Truman Capote
Çünkü insanlar sadece yaşamın içinde varoluyorlar, yaşamlarını sadece hayatta kalmaya adıyorlar. Yaşam bir devinimdir ve devinim insanın neyin devam ettirdiğiyle ilgilidir -yani hırs, güç ve zevkle.
Yazarın Odası 1, Kolektif
Bir gün, bulunmayı bekleyen hayatta, bizi çok daha mutlu edecek çok basit bir şey vardır belki de, bir yerlerde.
Yazarın Odası 1, Kolektif
Ben bir yazarın nasıl yazdığını anlatmasını çok yanlış buluyorum. Yazar okunsun diye yazar, açıklamalara ya da üzerinde yazılmış tezlere hiç gerek yoktur. Kitapla ilgili açıklamalara girmek hiç de yazarın alanı değildir ya da sanki bir yeri yabancılara tanıtan tur rehberi gibi de olmamalı yazar.
📖 Sayfa 98 · Yazarın Odası 1, Kolektif
Hemingway
“Yüzyıl sonra insanların kitaplarımdan hangisini okuyacağı konusunda bir tahmin yapmam gerekirse, en başa ‘Mahşer’ ve ‘Medyum’u koyarım. Ve insanlar vampir öykülerinden hoşlandığı için ‘Korku Ağı’nı da eklerim listeye…”
📖 Sayfa 121 · Yazarın Odası 1, Kolektif
Stephen King
“Ben bir öykünün bozuk bir ritimden – özelikle de öykünün sonuna doğru olursa – veya paragraf kurarken bir yanlışlıktan, hatta yanlış noktalama işaretleri yüzünden mahvolabileceğine inanıyorum. Henry James noktalı virgül ustasıdır. Hemingway birinci sınıf bir paragraf kurucusudur. Virginia Woolf kulağa hoş gelmeyecek kötü bir cümle yazmamıştır.”
📖 Sayfa 64 · Yazarın Odası 1, Kolektif
Truman Capote
“Yüzde doksan dokuz yetenek… Yüzde doksan dokuz disiplin… Yüzde doksan dokuz çalışmak… Yaptığıyla hiç yetinmemeli. Hiçbir zaman yapılabilecek kadar iyi olmaz yapılan. Her zaman hayal kurup yapabileceğini düşündüğünden daha yukarıya koy çıtayı. Sadece öncekilerden ya da aynı dönemdekilerden daha iyi olmaya çalışma. Kendinden daha iyi ol. Sanatçı gözünü karartıp kendisini işine kaptırandır. Neden böyle olduğunu bilmez ve çoğunlukla da bunu düşünemeyecek kadar yoğundur.”
📖 Sayfa 230 · Yazarın Odası 1, Kolektif
William Faulkner
Bu dünyadan erken ayrılan yazarları kimse uzun, durağan, acımasız, hiçbir kazanımı olmayan kavgalarında göremeyeceğinden daha çok sevilirler. Her defasında erkenden ölenlere veya yarıda bırakanlara, anlaşılır ve daha insani oldukları düşüncesiyle daha olumlu bakılır. Başarısızlık ve iyi gizlenmiş korkaklık daha insani bulunur ve daha çok sevilir.
📖 Sayfa 107 · Yazarın Odası 1, Kolektif
...adına ne derseniz deyin biliyorum ki kolayca ve akıcılıkla yazabildiğiniz çok özel bir ruh hali var. G. G. Marquez
📖 Sayfa 172 · Yazarın Odası 1, Kolektif
Bildikleriniz kağıda dökülmese de yazdıklarınızda gizlidir ve kendini gösterecektir.
Yazarın Odası 1, Kolektif
Ancak niyetiniz rengi mecazi kullanarak dünyanın yozlaşmasını göstermek değil miydi? (...)
📖 Sayfa 26 · Yazarın Odası 1, Kolektif
Sarıyı kullanmamın bir açıklaması var. Görme yeteneğimi kaybetmeye başlayınca son gördüğüm renk daha doğrusu zihnimde parlayan renk –tabii şimdi paltonuzla, bu masa veya arkanızdaki ahşap eşyanın aynı renk olmadığını biliyorum– sarıydı, çünkü sarı, renkler içinde en canlı olanıdır.
Görme yeteneğimi kaybetmeye başlayınca son gördüğüm renk daha doğrusu zihnimde parlayan tek renk -tabii şimdi paltonuzla, bu masa veya arkanızdaki ahşap eşyanın aynı renk olmadığını biliyorum- sarıydı, çünkü sarı, renkler içinde en canlı olanıdır.
📖 Sayfa 27 · Yazarın Odası 1, Kolektif
Sanatçının eleştirmene kulak verecek zamanı yoktur. Yazar olmak isteyenler eleştirmenleri okur, yazanların eleştiri okuyacak zamanları yoktur. Sanatçı, eleştirmenin üstünde kestirme bir yoldur, yazdıklarıyla eleştirmeni harekete geçirir. Eleştirmen ise yazdıklarıyla sanatçı hariç herkesi harekete geçirir.
📖 Sayfa 247 · Yazarın Odası 1, Kolektif
Faulkner
"...Gücünüz arttıkça kimin yalan kimin doğru söylediğini anlamak zorlaşır.Sınırsız güce ulaşınca gerçekle hiçbir bağınız kalmaz ve bu en kötü yalnızlıktır.Çok güçlü bir insan, bir diktatör,sonuçta kendisini gerçeklerden izole etmeyi amaçlayan insanlar ve çıkarlarıyla kapana kısılmıştır, her şey onu izole etmek üzere uyum içindedir..."(s.168 )
📖 Sayfa 168 · Yazarın Odası 1, Kolektif
Gabriel Garcia Marquez/Yazarın Odası I
Yazmak en ağır günahınız ve en büyük zevkiniz olmuşsa tek engel ölümdür. Endişe yazma yeteneğini yok eder.
📖 Sayfa 89 · Yazarın Odası 1, Kolektif
Hemingway

Okurla kitap arasındaki şahsi bağın bozulmamasını tercih ederim. Aklıma iyi bir romandan çıkmış bir tek iyi film gelmiyor, ancak kötü romanlardan yapılmış birçok iyi film biliyorum.
📖 Sayfa 179 · Yazarın Odası 1, Kolektif
Etrafta çalışmayı aksatanlar olmadığı sürece yazabilirsiniz. Ya da her şartta yazacak kadar gözü kara olabilirsiniz. Ama yine de en iyi aşıkken yazılır. Sizin için sakıncası yoksa bu konuda daha uzun konuşmak istemiyorum.
📖 Sayfa 89 · Yazarın Odası 1, Kolektif
…uygulamayı çok iyi öğrenmeden, kuralları bozmaya kalkışmanın hiç de akıllıca bir iş olmadığına inandım.
Yazarın Odası 1, Kolektif
Biz insanlar neden korkarız demek istediyseniz. Cevap kaos. Yabancılar. Sonra değişiklikten korkuyoruz. Beklenmedik aksaklıklardan korkuyoruz.
📖 Sayfa 119 · Yazarın Odası 1, Kolektif
S. King
Her zaman yazacağım kitapların bir tür kişisel saldırı gibi olması gerektiğini düşündüm ki bence her romancı böyle yapmalı.
📖 Sayfa 118 · Yazarın Odası 1, Kolektif
Gerçekten de hiç kimse dünyanın gerçek mi düşsel mi olduğunu, yani dünyanın doğal bir oluşum mu yoksa bir tür düş mü olduğunu bilemez.
📖 Sayfa 43 · Yazarın Odası 1, Kolektif
Jorge Luis Borges
Kadınların mesleklerini yapması sizce kolaylaştı mı?
📖 Sayfa 233 · Yazarın Odası 1, Kolektif
Bilmiyorum çok güç. Hep yazmamı engelleyen aile içi görevlerim oldu. Daha iyi ve çok fazla yazabilirdim. Erkekler ne derlerse desinler, kendileriyle yaptıkları iş arasında hiçbir engel yoktur, benim kesinlikle vardı.
Black Lamb and Gray Falcon'da şöyle yazdı: "Mutluluğu sokağa atmak için güvenilecek erkek hiç eksilmez."
📖 Sayfa 184 · Yazarın Odası 1, Kolektif
Stevenson "İyi yazılmış bir sayfada bütün sözcükler aynı yöne dönük olmalı," diye yazmıştı. Eğer tuhaf, şaşırtıcı ya da arkaik bir sözcük yazarsanız kural bozulmuş olur.
📖 Sayfa 47 · Yazarın Odası 1, Kolektif
İnsan yok edilemez çünkü özgürlüğe tutkudur.
📖 Sayfa 233 · Yazarın Odası 1, Kolektif
... Bir yazar gençken söyleyeceklerinin aptalca veya zaten bilinen bir şey olduğunu ya da sıradan olduğunu düşünür. Dolayısıyla bunları barok süslemelerin altına gizlemeye çalışır, on yedinci yüzyıl yazarlarının sözcüklerinin altına örneğin. Eğer olmadıysa o zaman da modern olmaya çalışıyor, tam tersini yapıp yeni sözcükler uyduruyor ya da uçaklara, trenlere, telgrafa, telefona telmih yapıyor. Zaman geçtikçe iyi ya da kötü düşüncenizi açıkça ifade etmek istiyorsunuz çünkü bu düşüncenizi hissinizi veya o ruh halinizi okurla paylaşmak istiyorsunuz.
📖 Sayfa 46 · Yazarın Odası 1, Kolektif
Sanatçı gözünü karartıp kendisini işine kaptırandır. Neden böyle olduğunu bilmez ve çoğunlukla bunu düşünemeyecek kadar yoğundur. İşini yapabilmek için gerekirse soygun yapar, ödünç para alır, dilenir veya birinden ve herkesten çalacak kadar da bütünüyle ahlaki değerlerden yoksundur.
📖 Sayfa 230 · Yazarın Odası 1, Kolektif
Kendi yazdıklarınız, hakkınızda yazılanlardan çok daha önemli.
📖 Sayfa 177 · Yazarın Odası 1, Kolektif
-Gabriel Garcia Marquez
Her sanatçının amacı, devinimi yani yaşamı, suni yollarla durdurup sabit kılmaktır ki yüzyıl sonra bir yabancı ona baktığında, hayatın kendisi olduğu için yeniden canlansın.
📖 Sayfa 248 · Yazarın Odası 1, Kolektif
Faulkner
Bir yazar, eğer biraz iyiyse, tarif etmeye kalkışmaz. Kendi kişisel ve kişisel olmayan bilgilerinden bir şey icat eder ya da ortaya çıkarır, bazen de farkında olmadığı unutulmuş ırkından veya ailesinden gelen kimi bilgilere sahiptir.
📖 Sayfa 106 · Yazarın Odası 1, Kolektif
Hemingway
Dikkatlice incelendiğinde kısa öykü en zor ve en disiplin gerektiren düz yazı türüdür. Sahip olduğum hangi kontrol ve teknik varsa, onları bu alanda çalışmış olmaya borçluyum.
📖 Sayfa 64 · Yazarın Odası 1, Kolektif
Capote
Yaşadığım her şeyin edebi bir değeri varmış. Genç bir yazara öğüt verecek olsam başından geçen bir şeyi yazmasını söylerim.
📖 Sayfa 161 · Yazarın Odası 1, Kolektif
Marquez
Çimen Türküsü yazdığım tek gerçek şeydir ama herkes hikâyeyi tamamen kurgu sanmıştır. Başka Sesler Başka Odalar'ın da otobiyografik olduğunu düşünmüşlerdir.
📖 Sayfa 78 · Yazarın Odası 1, Kolektif
“Bir romancı, insanları inandırdığı sürece her istediğini yapabilir.” G. Garcia Marquez
Yazarın Odası 1, Kolektif

Öldükten sonra yeniden dünyaya gelsem şahin olarak gelmeyi isterdim. Hiç kimse şahinden nefret etmez, ona imrenmez, onu arzu etmez veya ona ihtiyaç duymaz. Hiçbir zaman rahatsız edilmez veya tehlikede değildir ve her şeyi yiyebilir.
📖 Sayfa 236 · Yazarın Odası 1, Kolektif
-William Faulkner
Hemingway’in başından beri sürdürdüğü bir çalışma alışkanlığı ayakta yazmak.
📖 Sayfa 82 · Yazarın Odası 1, Kolektif
Yazı, metafizik ya da felsefi bile olsa akıcı bir şekilde okunabilir olmalı.
📖 Sayfa 47 · Yazarın Odası 1, Kolektif
Sıkça Sorulan Sorular
Yazarın Odası 1 kimin eseridir?
Yazarın Odası 1, Kolektif tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2017'de yayımlanmıştır. Türkçeye Öznur Ayman çevirmiştir.
Yazarın Odası 1 kaç sayfadır?
Yazarın Odası 1, 304 sayfadır (Timaş Yayınları baskısı).
Yazarın Odası 1'ın en ünlü sözü nedir?
““Otuz üç yıldır romanlarımı kareli kâğıtlara elle yazıyorum. Bazan kareli kâğıt benim yazma alışkanlıklarıma iyi uyduğu için diye düşünürüm… Bazan da sevdiğim iki yazarın, Thomas Mann’ın ve Jean Paul Sartre’ın romanlarını kareli kâğıda yazdıklarını o günlerde öğrendiğim için…” Orhan Pamuk”