CANLI

Yüzeysellik: İnternet Bizi Aptal mı Yapıyor?: Nicholas Carr'ın Teknoloji Üzerine Öne Çıkan Alıntılar

Yüzeysellik: İnternet Bizi Aptal mı Yapıyor? - Nicholas Carr kitap alıntıları ve sözleri

Nicholas Carr'ın 2012'de yayımlanan Yüzeysellik: İnternet Bizi Aptal mı Yapıyor? adlı eseri, Araştırma-İnceleme türünün önemli örneklerindendir. İbrahim Kapaklıkaya çevirisiyle Ufuk Yayınları tarafından Türkçeye kazandırılmıştır. Kitabın en çok işaretlenen cümleleri, sayfa bilgileriyle birlikte aşağıda.

Yazar:Nicholas Carr
Çevirmen:İbrahim Kapaklıkaya
İlk Yayın:2012
Yayınevi:Ufuk Yayınları
Sayfa Sayısı:280
Dil:Türkçe
ISBN:9786055314040
Okuma Süresi:7 sa. 56 dk.
Türler:Araştırma-İnceleme, Bilgisayar-İnternet, İnsan ve Toplum

Yüzeysellik: İnternet Bizi Aptal mı Yapıyor?'dan En Beğenilen Alıntılar

Djiksterhuis’e göre, eğer aklımızda belli bir entelektüel hedef yoksa “bilinçaltı düşünce ortaya çıkmaz.”

Yüzeysellik: İnternet Bizi Aptal mı Yapıyor?, Nicholas Carr

Tarihçi ve romancı James Carrol’un dikkat çektiği üzere, “Sessiz okuma hem kendinin farkına varma aracı hem de bu bilincin işaretidir. Bilen bildiğinin sorumlulugunu üstlenir.“

Yüzeysellik: İnternet Bizi Aptal mı Yapıyor?, Nicholas Carr

Yirminci yüzyıl boyunca, nörobilimciler ve psikologlar, insan beyninin hayret verici karmaşıklığını daha iyi anlamayı başardılar. Kafatasımızın içinde farklı uzunluklarda ve farklı şekillerde 100 milyar nöron bulunduğunu keşfettiler.

Yüzeysellik: İnternet Bizi Aptal mı Yapıyor?, Nicholas Carr

Yaşamım Analog Gençlikle başladı ve hemen ardından sahne dekorundaki eşyaların yerleri hızla değişti ve Dijital Yetişkinlik dönemine girdim.

Yüzeysellik: İnternet Bizi Aptal mı Yapıyor?, Nicholas Carr

“Kitapların bize sunduğu etiği reddettik. Gönlümüzü, oradan oraya atlayan hokkabaza kaptırdık.”

Yüzeysellik: İnternet Bizi Aptal mı Yapıyor?, Nicholas Carr

Kişisel hafıza, kültürün altında yatan “kolektif hafıza “yı şekillendirmekte ve ayakta tutmaktadır.

Yüzeysellik: İnternet Bizi Aptal mı Yapıyor?, Nicholas Carr

Atalarımız haritaları, kavramsal düşünce kapasitelerini genişletmek veya dünyanın gizli yapılarını gün yüzüne çıkarmak maksadıyla geliştirmediler. Mekanik saatleri de daha bilimsel düşünce tarzının benimsenmesini hızlandırması için üretmediler. Bunlar teknolojilerin yan ürünleridir. Ama ne yan ürünler!

Son tahlilde bizi en derinden etkileyen, bir icadın entelektüel etiğidir. Entelektüel etik, bir iletişim aygıtının veya bir aracın, kullanıcılarının zihinlerine ve kültürlerine aktardığı mesajdır.

Yüzeysellik: İnternet Bizi Aptal mı Yapıyor?, Nicholas Carr

Yirminci yüzyılda James Joyce ve William Burroughs gibi yazarların doğrusal olmayan anlatımda yaptıkları büyük deneyler, sanatçıların dikkatli ve sabırlı okuyucuları olduğu ön kabulü olmaksızın düşünülemezdi bile. Bilincin akışı bir sayfaya döküldüğünde, yazınsal ve doğrusal hâle gelmektedir.

Yüzeysellik: İnternet Bizi Aptal mı Yapıyor?, Nicholas Carr

Evans’ın tanımadığı üzere, ulaşabilir bilgi dağarcığını genişlemesi,” “biliminin ve akademisyenliğin daralmasına” yol açmıştı.

Yüzeysellik: İnternet Bizi Aptal mı Yapıyor?, Nicholas Carr

Kitap okuyucusu ile kitabı yazan arasındaki bağ, daima sıkı, sembiyotik bir bağ; bir entelektüel ve sanatsal çapraz beslenme aracı olmuştur. Yazarın sözleri, okuyucunun aklında bir katalizör işlevi görmekte, ona yeni ipuçları, ilişkilendirmeler, algılamalar ve hatta bazen ani kavrayışlar ilham etmektedir. Ve dikkatli, eleştirel bir okuyucunun varlığı, yazarın çalışması için bir dürtü oluşturur.

Yüzeysellik: İnternet Bizi Aptal mı Yapıyor?, Nicholas Carr

Teknolojinin entelektüel etiği, mucitleri tarafından pek bilinmez. Genellikle belli bir sorunu çözme ya da bazı sıkıntılı bilimsel veya mühendislik ikilemlerini halletme amacına o kadar yoğunlaşırlar ki, yaptıkları icadın geniş sonuçlarını göremezler. Teknoloji kullanıcıları da çoğu zaman teknoloji etiğinden habersizdir. Onlar da sadece, o aracı kullanmakla elde edecekleri pratik kazanımlarla ilgilenir.

Yüzeysellik: İnternet Bizi Aptal mı Yapıyor?, Nicholas Carr

Dünyanın her yerindeki kütüphanelerden alınan dijital kitapların internete yüklenmesi ile, bu dijital kütüphane uzun süredir raflarda saklanan fiziksel kitapların bir çoğunu yerine alacaktır. Kitapları “online olarak ulaşılabilir ve araştırılabilir “hale getirmenin pratik yararları o kadar büyüktür ki, herhangi bir kimsenin bu çabaya karşı çıkacağını düşünmek güçtür. Eski kitapların ve aynı zamanda etnik yazıtlar ve diğer belgelerin dijitalleştiriilmesi, şimdiden geçmişe yönelik araştırmalar için heyecan verici yeni kapılar açıyor.

Yüzeysellik: İnternet Bizi Aptal mı Yapıyor?, Nicholas Carr

internet, eğitimciler tarafından öğrenmeyi en üst düzeye çıkarmak için inşa edilmedi. İnternet bilgiyi dikkatli biçimde dengelenmiş haliyle değil, yoğunlaştırılmış ve parçalanmış bir yığın halinde sunacak şekilde tasarlandı.

İnternet tasarımı itibariyle, bir dikkat dağıtma sistemi, dikkati bölmeye ayarlanmış bir makinedir.

Yüzeysellik: İnternet Bizi Aptal mı Yapıyor?, Nicholas Carr

Bir zamanlar insan düşüncesinin en etkin filtresinin zaman olduğu düşünülürdü.

Yüzeysellik: İnternet Bizi Aptal mı Yapıyor?, Nicholas Carr

Sokrates haklıydı. İnsanlar fikirlerini yazmaya ve başkalarının yazdığı fikirleri okumaya alıştıkça, kendi hafızalarının içeriğine daha az bağımlı hale geldiler.

Yüzeysellik: İnternet Bizi Aptal mı Yapıyor?, Nicholas Carr

Google ne Tanrı'dır, ne de Şeytan. Eğer Googleplex'te gölgeler varsa, bunlar ihtişamın aldatmacalarından başka bir şey değildir. Şirketin kurucuları hakkında rahatsız edici yön, onların Yaratıcılarına nazire yaparcasına şaşırtıcı derecede havalı bir makine yaratmaya yönelik çocuksu arzuları değil, insan aklına dair çok sığ bir fikre sahip olmalarıdır.

Yüzeysellik: İnternet Bizi Aptal mı Yapıyor?, Nicholas Carr

“Delete tuşu, kaydırma çubuğu, kes yapıştır fonksiyonları, geri al tuşu olmaksızın kendimi kaybolmuş hissetmeye başladım.”

Yüzeysellik: İnternet Bizi Aptal mı Yapıyor?, Nicholas Carr

İhtiyacımız olan her şeyi bir saniye içinde Google'da bulmak mümkünken, neden uğraşalım? Burada gördüğümüz, metaforik anlamda medeniyetin izlediği yolun tersine dönmesidir: Kişisel bilgiyi yetiştiren çiftçiler olmaktan çıkıp, elektronik veri ormanında dolaşan avcı ve toplayıcılara dönüşüyoruz.

Yüzeysellik: İnternet Bizi Aptal mı Yapıyor?, Nicholas Carr

Modern kütüphaneye egemen olan ses, sayfa çevirme sesi değil, klavye tuşlarının sesidir.

Yüzeysellik: İnternet Bizi Aptal mı Yapıyor?, Nicholas Carr

"Geçen yirmi yıl boyunca yapılan bir dizi psikolojik araştırma, sessiz kırlarda, doğa ile iç içe zaman geçiren insanların daha yoğun bir dikkat, daha güçlü bir hafıza ve genel olarak gelişmiş bir biliş sergilediklerini ortaya çıkarmıştır. Dikkat Restorasyonu Teorisi'ne göre insanlar dışarıdan uyarı bombardımanına tabi tutulmadıkları zaman, beyinleri rahatlıyor.''

📖 Sayfa 263 · Yüzeysellik: İnternet Bizi Aptal mı Yapıyor?, Nicholas Carr

İnternette gezinmek, yoğun bir zihinsel çoklu görev biçiminin icrasını gerektirmektedir. İşte bu birçok işi aynı anda yapma hokkabazlığı, aktif hafızamızın bilgi ile dolup taşmasına ilave olarak, bilincimize beyin bilimcilerin ifadesiyle "sürekli bir şeyden diğerine geçişin maliyetini" yükler durur. Dikkatimizi bir şeyden başka bir şeye her yönelttiğimizde, beynimiz kendisini yeniden yönlendirmek zorunda kalmakta ve o da zihinsel kaynaklarımızı daha fazla zorlamaktadır

Yüzeysellik: İnternet Bizi Aptal mı Yapıyor?, Nicholas Carr

Kısacası, uzun süreli hafızaya hatırlatacak şeyleri depoladığımızda zihinsel gücümüzü sınırlamış olmuyoruz, aksine onu güçlendirmiş oluyoruz. Hafızamızın her genişlemesi, zekamızın da genişlemesini sonuç veriyor.

Yüzeysellik: İnternet Bizi Aptal mı Yapıyor?, Nicholas Carr

internet, ancak zekâyı internetin kendi standartlarına göre tanımlamamız halinde, bizi daha zeki kılıyor. Eğer zekâya ilişkin daha geniş ve daha geleneksel bir görüşü benimsersek (eğer düşüncemizin yalnızca hızını değil derinliğini de dikkate alırsak) farklı ve oldukça kasvetli bir sonuca ulaşıyoruz.

Yüzeysellik: İnternet Bizi Aptal mı Yapıyor?, Nicholas Carr

Kültür, Google’ın “dünyanın bilgisi” olarak tanımladıklarının toplamından daha fazlasıdır. İkili kodlamaya indirgenip internete yüklenebilecek şeylerden de daha fazlasıdır.
Kültürün yaşamsal önemini koruyabilmesi için, her bir kuşağın üyelerinin akıllarında yenilenmesi gerekir. Hafıza dışarıya devredilirse, kültür kuruyup yok olur.

Yüzeysellik: İnternet Bizi Aptal mı Yapıyor?, Nicholas Carr

İnsanlar için değil bilinçli düşüncenin, özellikle de daha yüksek düşünce biçimlerinin ana taşıyıcısı olduğundan, dili yeniden yapılandıran teknolojiler, entelektüel yaşamımız üzerinde de en güçlü etkiyi bırakmaktadırlar.

Yüzeysellik: İnternet Bizi Aptal mı Yapıyor?, Nicholas Carr

Günümüzün gençleri uyanık oldukları saatler boyunca, her birkaç dakikada bir mesaj gönderiyor ya da alıyorlar. Psikoterapist Michael Hasuer’ın dikkat çektiği üzere, on lu yaşlardaki gençler ve genç yetişkinler“ “yaşıtlarının yaşamlarında neler nelerin olup bittiğini öğrenmeye korkunç bir ilgi duyuyorlar. Bu ilgiye, gündemin dışına düşme kaygısı da eşlik ediyor.“ Eğer mesaj göndermeyi bırakırlarsa, görünmez hale geleceklerinden korkuyorlar.

Yüzeysellik: İnternet Bizi Aptal mı Yapıyor?, Nicholas Carr

“internet kullanımındaki artışla birlikte azalmaya başlayan zaman, basılı yayınları okumaya ayırdığımız zamandır.”

Yüzeysellik: İnternet Bizi Aptal mı Yapıyor?, Nicholas Carr

Bir kimse ister romantik bir hikayeye ister bir ilahi kitaba dalsın, bunların beyinde oluşturdukları sinaptik etkiler büyük ölçüde aynı oluyordu.

Yüzeysellik: İnternet Bizi Aptal mı Yapıyor?, Nicholas Carr

Bütün bu kitapların ketumluğunda, doğru okuyucunun gelmesini ve onları yerlerinden çekip almasını yıllar boyu, hatta onlarca yıl boyunca bekleme istekliliğinde rahatlatıcı bir şeyler vardı. Acele etme diye fısıldıyordu kitaplar.(...)

Yüzeysellik: İnternet Bizi Aptal mı Yapıyor?, Nicholas Carr

İnsanlar bilgisayar programlarının açık rehberliğine ne kadar çok yaslanırlarsa, kendilerini o kadar daha az göreve veriyor ve sonuçta daha az öğrenmiş olarak görevi tamamlıyorlardı. Van Nimwegen'in bundan çıkardığı sonuç, sorun çözmeyi ve bunun gibi diğer kognitif küçük işleri bilgisayarlarımıza "devrettikçe", beynimizin sorun çözme, daha sonra "yeni durumlara uygulanabilecek" istikrarlı bilgi yapıları (bir başka deyişle şemalar) inşa etme yeteneğinin zayıfladığıydı. Bir tartışmacı bunu şu keskin bir cümleyle ifade edebilirdi: Program ne kadar parlaksa, kullanıcı o kadar sönüktür.

Yüzeysellik: İnternet Bizi Aptal mı Yapıyor?, Nicholas Carr

“Delete” tuşu, kaydırma çubuğu, kesyapıştır fonksiyonları, geri al tuşu olmaksızın kendimi kaybolmuş hissetmeye başladım. Artık tüm düzeltmelerimi ekranda yapmak zorundaydım. Kelime işlemcisini (word processor) kullanırken, kendim bir tür kelime işlemcisi haline gelmiştim.

Yüzeysellik: İnternet Bizi Aptal mı Yapıyor?, Nicholas Carr

(...)Herhangi bir şeye birkaç dakikadan fazla dikkatimi odaklayamamamı sorun etmeye başladım. İlk başta bu sorunun bir orta yaş zihin yorgunluğu belirtisi olduğunu düşünmüştüm. Ama beynimin veriminde bir düşüş olmadığını fark ettim. Zihnim açtı, fakat internetin doyurduğu şekilde doyurulmak istiyordu ve ne kadar doyurulursa o kadar çok acıkıyordu.

Yüzeysellik: İnternet Bizi Aptal mı Yapıyor?, Nicholas Carr

Hafıza yalnızca kutsallığını kaybetmekle kalmadı, aynı zamanda İnsani yönünü de kaybetme yolunda.

Yüzeysellik: İnternet Bizi Aptal mı Yapıyor?, Nicholas Carr

Google'ın kurmak için acele ettiği büyük kütüphane, şimdiye kadar bildiğimiz kütüphanelerle karıştırılmamalıdır. Bu kütüphane kitap kütüphanesi değildir. Yalnızca bilgi lokmacıkları kütüphanesidir.

Yüzeysellik: İnternet Bizi Aptal mı Yapıyor?, Nicholas Carr

Şirketin (Google) ana işi online reklamlar satmak ve yayınlamaktır. Bu işi "tamamlayan" çok sayıda ilave iş yapılmaktadır. Bu tamamlayıcı işler, ekonomik bağlamda sosisli sandviç ve hardal gibi ya da lamba ve ampul gibi birlikte satın alınan ya da tüketilen ürün veya hizmetlerdir. Google için internette olup biten her şey ana işinin tamamlayıcısıdır. İnsanlar online olarak daha fazla zaman harcadıkça ve daha çok şey yaptıkça, daha çok reklam görmekte ve kendileri hakkında daha çok bilgi vermektedir (ve elbette Google daha çok para kazanmaktadır).

Yüzeysellik: İnternet Bizi Aptal mı Yapıyor?, Nicholas Carr

İnternet kullanımımız, birçok paradoksu da içinde barındırıyor. Ama bu paradokslardan birisi düşünme tarzımız üzerinde en uzun vadeli etkiyi yapacak olandır: İnternet, dikkatimizi kontrol ediyor ve aslında bunu, onu dağıtmak için yapıyor. İnternetin birbiriyle yarışan mesajları ve uyarıları dikkatimizi dağıtıyor. İnternete nerede ve ne zaman bağlanırsak bağlanalım, bize inanılmaz derecede ayartıcı bir karmaşa sunuyor.

Yüzeysellik: İnternet Bizi Aptal mı Yapıyor?, Nicholas Carr

Sakin, odaklanmış, dikkati dağılmayan, doğrusal akıl, kısa, kesintili, çoğu zaman kesişen patlamalarla parça parça bilgi almak isteyen ve buna ihtiyacı olan yeni bir akıl türü tarafından bir kenara itildi. Artık daha hızlı daha iyi anlamına geliyor.

Yüzeysellik: İnternet Bizi Aptal mı Yapıyor?, Nicholas Carr

Sinaps, bir nöronun bir elektriksel veya kimyasal sinyali bir diğer hücreye geçirmesine imkân veren kavşaktır

Yüzeysellik: İnternet Bizi Aptal mı Yapıyor?, Nicholas Carr

Bilgisayarı nasıl kullanacağımıza ilişkin, bilinçli ya da bilinçsiz olarak yaptığımız tercihler sonucu, tek bir şeye odaklanma üzerine kurulu entelektüel geleneği, yani kitapların bize sunduğu etiği reddettik. Gönlümüzü, oradan oraya atlayan hokkabaza kaptırdık.

Yüzeysellik: İnternet Bizi Aptal mı Yapıyor?, Nicholas Carr

Sokrates, yazmanın etkileri konusunda yanılmış olabilir, ama bizi hafızamızın hâzinelerini hep kalıcıymış gibi görmememiz hususunda uyarmakta haklıydı. Onun zihne "unutkanlığı eken", hafıza için bir reçete değil, yalnızca bir anımsatıcı" sağlayan bir aracın çıkacağına ilişkin kehaneti, internetin gelişiyle yeni bir anlam kazandı. Bu kehanet onun devri için belki prematüre idi, ama yanlış değildi. Evrensel medya aygıtımız olarak internete bağlandığımızda, yaptığımız tüm fedakârlıklar arasında en büyüğü, zihnimiz içindeki bağlantı zenginliğini feda etmektir.

Yüzeysellik: İnternet Bizi Aptal mı Yapıyor?, Nicholas Carr

Online olduğumuzda, üstün körü okumayı, aceleci ve dikkatsizce düşünmeyi ve yapay öğrenmeyi teşvik eden bir ortama girmiş oluyoruz. İstisnalar elbette var. Tıpkı kitap okurken sığ düşünmenin mümkün olması gibi, internette sörf yaparken de derin düşünülebilir. Ancak bu yeni teknolojinin teşvik ettiği düşünme tarzı, kesinlikle derin düşence değildir.

Yüzeysellik: İnternet Bizi Aptal mı Yapıyor?, Nicholas Carr

Çoklu görev icra ederken yaptığımız, "sathi bir düzeyde ustalık kazanmaktır". Romalı filozof Seneca, iki bin yıl önce bunu şu sözleriyle çok güzel ifade etmişti:
"Her yerde olmak, hiçbir yerde olmamaktır,"

Yüzeysellik: İnternet Bizi Aptal mı Yapıyor?, Nicholas Carr

İnternetin sunduğu, olayları izleme, otomatik olarak mesajlar ve uyarılar gönderme olanağının, iletişim teknolojisinin en güçlü yönlerinden birisi olduğunu vurgulamak önemlidir. Sistemlerin çalışmalarını kişiselleştirirken, uçsuz bucaksız veri tabanını bizim özgün ihtiyaçlarımıza, ilgi alanlarımıza ve arzularımıza karşılık verecek şekilde programlarken, internetin bu kapasitesine güveniyoruz. Dikkatimizin kesintiye uğratılmasına, her bir kesinti bize değerli bir bilgi parçası sağladığı için göz yumuyoruz

Yüzeysellik: İnternet Bizi Aptal mı Yapıyor?, Nicholas Carr

Rutin olarak bağlantılar arasında sekip durduğumuz internette, yalnızca iki değil birkaç zihinsel görevi birden gerçekleştirdiğimiz için, ödediğimiz zihni bedel de epey yüksek olmaktadır.

Yüzeysellik: İnternet Bizi Aptal mı Yapıyor?, Nicholas Carr

Eskiden düşündüğüm gibi düşünmüyorum. Bunu da en çok kitap okurken hissediyorum. Eskiden bir kitaba veya uzun bir makaleye kolayca dalıp gidebiliyordum. Aklım anlatımın akışına veya argümanın inşasına kapılırdı ve saatler boyunca okuyabilirdim. Maalesef artık bunu nadiren yapabiliyorum. Şimdi bir iki sayfa okuduktan sonra konsantrasyonum dağılmaya başlıyor. Huzursuzlanmaya, dikkatimi toplayamamaya, yapacak başka bir şey aramaya başlıyorum. Sanki inatçı beynimi zorla metne geri döndürmeye çalışıyormuşum gibi.

Yüzeysellik: İnternet Bizi Aptal mı Yapıyor?, Nicholas Carr

Google aynı zamanda webin ana seyir araçlarının tedarikçisi olarak, içerikle ilişkimizi de şekillendirmektedir. Öncülük ettiği akıllı teknolojiler, bilgiye hızlı ve sathi bir şekilde göz atılmasını teşvik etmekte ve münferit bir argümanla, fikirle ya da anlatıyla derin, uzun vadeli ilgilenmenin önüne set çekmektedir, irene Au, "hedefimiz kullanıcıların gerçekten hızlı bir şekilde girip çıkmasını sağlamak. Tüm tasarım kararlarımız bu stratejiye dayanıyor" diyor.

Yüzeysellik: İnternet Bizi Aptal mı Yapıyor?, Nicholas Carr

Google dünyasında, derin okumanın düşünceli sessizliğine veya tefekkürün muğlak yönsüzlüğüne pek yer yoktur. Bu dünyada muğlaklık bir işgörü kapısı değil, onarılması gereken bir hatadır. İnsan beyni de daha hızlı bir işlemciye daha büyük bir hard diske (ve düşünce sürecini yönetecek daha iyi algoritmalara) ihtiyacı olan modası geçmiş bir bilgisayardan ibarettir.

Yüzeysellik: İnternet Bizi Aptal mı Yapıyor?, Nicholas Carr

Genera isimli bir araştırma ve danışma grubu, internet kullanımının gençlik üzerindeki etkilerine dair bir araştırma sonuçlarını yayınladı. Şirket, “İnternet Kuşağı” adı verilen kuşaktan, yani interneti kullanarak büyüyen çocuklardan, altı biniyle mülakat yapmıştı. Baş araştırmacı “Dijital dünyaya dalış, bilgileri özümseme yöntemlerini bile etkiledi. Gençler bir sayfayı soldan sağa ve yukarıdan aşağıya doğru okumuyor. Bunun yerine ilgilerini çeken bilgiyi bulmak için satırlarda sekerek göz gezdiriyorlar” diyor.

Yüzeysellik: İnternet Bizi Aptal mı Yapıyor?, Nicholas Carr

Hafızamızı bir makineye devrettiğimizde, aynı zamanda zekâmızın ve hatta kimliğimizin çok önemli bir kısmını da devretmiş oluruz.

Yüzeysellik: İnternet Bizi Aptal mı Yapıyor?, Nicholas Carr

Sıkça Sorulan Sorular

Yüzeysellik: İnternet Bizi Aptal mı Yapıyor? kimin eseridir?

Yüzeysellik: İnternet Bizi Aptal mı Yapıyor?, Nicholas Carr tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2012'de yayımlanmıştır. Türkçeye İbrahim Kapaklıkaya çevirmiştir.

Yüzeysellik: İnternet Bizi Aptal mı Yapıyor? kaç sayfadır?

Yüzeysellik: İnternet Bizi Aptal mı Yapıyor?, 280 sayfadır (Ufuk Yayınları baskısı).

Yüzeysellik: İnternet Bizi Aptal mı Yapıyor?'un en ünlü sözü nedir?

“Djiksterhuis’e göre, eğer aklımızda belli bir entelektüel hedef yoksa “bilinçaltı düşünce ortaya çıkmaz.””

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Yüzeysellik: İnternet Bizi Aptal mı Yapıyor? — Nicholas Carr. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4