CANLI

53 Hatırlanan Cümleler: Orhan Kemal'ın Klasik Edebiyat Üzerine Yüz Karası Kitabından

Yüz Karası - Orhan Kemal kitap alıntıları ve sözleri

Yüz Karası, klasik edebiyat okurlarının yakından tanıdığı, Orhan Kemal'ın kaleme aldığı eserlerden biridir. Everest Yayınları baskısıyla 180 sayfadır. Klasik edebiyat severlerin Yüz Karası'dan seçtiği en unutulmaz cümleler burada.

Yazar:Orhan Kemal
İlk Yayın:2015
Yayınevi:Everest Yayınları
Sayfa Sayısı:180
Orijinal Adı:Yüz Karası
Dil:Türkçe
ISBN:9789752898639
Okuma Süresi:5 sa. 6 dk.
Türler:Edebiyat, Hikaye (Öykü), Roman

Yüz Karası'dan En Beğenilen Alıntılar

" ... annesini, kardeşlerini çevresine toplayacak, şehrin bu kıyı, bu fakir semtindeki perişan hayattan kurtaracaktı. "

📖 Sayfa 17 · Yüz Karası, Orhan Kemal

Sabır ile koruk helva, dut yaprağı da atlas olmuyor muydu?

📖 Sayfa 15 · Yüz Karası, Orhan Kemal

"Çocukluk, ahh çocukluk. Onun yerinde olmalıydı şimdi! Nerde akşam, orda sabah. Ev, koca, evlat derdinden uzak, yer, içer, uyur, uyanır, tekrar yer, içer, tekrar uyur uyanır..."

📖 Sayfa 33 · Yüz Karası, Orhan Kemal

"İnsanın canı sağ olduktan sonra dünya malını her zaman kazanır!"

📖 Sayfa 120 · Yüz Karası, Orhan Kemal

Hayat, herkesin katıldığı başsız sonsuz bir koşudur. Bacakları kuvvetli, soluğu bol olan kazanır. Ama sonu yoktur gene de. Bacakların dilediği kadar kuvvetli, soluğun istediğin kadar çok olsun. Günün birinde hem bacakların yorulacak hem de soluğun tükenecek.

📖 Sayfa 35 · Yüz Karası, Orhan Kemal

"Demek yalnızsınız şimdi?"
"Yalnız gibi bir şey.."
"Yalnızlık Allah'a mahsus be komşum!"

📖 Sayfa 42 · Yüz Karası, Orhan Kemal

Hayat, herkesin katıldığı başsız sonsuz bir koşudur.

📖 Sayfa 35 · Yüz Karası, Orhan Kemal

"Hiç kimsenin gözünün yaşına bakmayacak, hiç kimseye acımayacaktı. Ona acıyan var mıydı?"

📖 Sayfa 51 · Yüz Karası, Orhan Kemal

Sivri burunlu,ufak tefek bir adamdı Abdo.Kör gözü sanki oyulup çıkarılmıştı da,bu iş yapılırken çok acı çekmiş,çok bağırmış,bagirisi öylece donup kalmışti.

Yüz Karası, Orhan Kemal

Bu dünya,yukselmek için birbirinin omuzlarına basılması şart olmuş bir dünyaydı.Yeter ki basılacak omuz olsun!

📖 Sayfa 91 · Yüz Karası, Orhan Kemal

Ama gönül bu, en umulmayanların bile içinde aslan yatan gönül.

📖 Sayfa 47 · Yüz Karası, Orhan Kemal

"Çocuğumuz diyorum, kız mı olsun istersin, erkek mi?"
Bak, buna verilecek karşılığı hazırdı:
"Kız," dedi.
"Kız mı? Niçin?"
"Annesine benzemesi için!"

📖 Sayfa 97 · Yüz Karası, Orhan Kemal

"Hâlâ şaşarım, Orhan Kemal o güzelim kitaplarını bu dert, bu bela içinde nasıl vakit bulur da yazar? Ona her şeyi soracak kadar yakın arkadaşım, ama bu soruyu bir türlü soramadım."

📖 Sayfa 10 · Yüz Karası, Orhan Kemal

Tahsili yarım kalmış mı yüz karası , sözünde durmayan tahsilli mi ?

Yüz Karası, Orhan Kemal

"Bu dünya, yükselmek için birbirinin omuzlarına basılması şart olmuş bir dünyaydı. Yeter ki basılacak omuz olsun!"

📖 Sayfa 114 · Yüz Karası, Orhan Kemal

"Ağası belki de kendi gibi doktor yapardı bacısını da. Olmayacak ne vardı? Sabır ile koruk helva, dut yaprağı da atlas olmuyor muydu?"

📖 Sayfa 32 · Yüz Karası, Orhan Kemal

“Bir koşu atıdır o koşacak, koşacak,
koşacak.Yoruluncaya, yorulup bir kenara devrilinceye kadar.Hayat, herkesin katıldığı başsız sonsuz bir koşudur. Bacakları kuvvetli, soluğu bol olan kazanır.Ama sonu yoktur gene de. Bacakların dilediği kadar kuvvetli soluğun istediğin kadar çok olsun…”

Yüz Karası, Orhan Kemal

Arkadaşların insana yakın olabileceğini hiçbir zaman inanamamıştı.

📖 Sayfa 57 · Yüz Karası, Orhan Kemal

"Bunu yapamazsın!"
Genç Tıplı küstahça sordu:
"Kim mani olabilir?"
"Sende vicdan, Allah korkusu yok mu?"
Bir kahkaha attı:
"Vicdan mı dedin?"
"Evet."
"Geçen hafta Sarıyer'e gelin gitti o!"

📖 Sayfa 132 · Yüz Karası, Orhan Kemal

"Ne olursa olsun. Aşk, dünyanın en güzel avareliği!"

📖 Sayfa 160 · Yüz Karası, Orhan Kemal

"Tahsili yarım kalmakla insan yüz karası olmaz. Asıl yüz karası hem tahsilli olmak hem de tükürdüğü tükrüğü yalayıp, en sıkıntılı günlerinde elini tutmuş, çeyiz parasını esirgememiş sana vermiş masum bir genç kızı yüzüstü bırakıp gitmektir. Yüz karası sensin!"

📖 Sayfa 124 · Yüz Karası, Orhan Kemal

"Adam olanlar analarının karnından adam çıkmıyorlar ya!"

📖 Sayfa 26 · Yüz Karası, Orhan Kemal

"Tahsili yarım kalmakla insan yüz karası olmaz. Asıl yüz karası hem tahsilli olmak hem de tükürdüğü tükrüğü yalayıp, en sıkıntılı günlerinde elini tutmuş, çeyiz parasını esirgememiş sana vermiş masum bir genç kızı yüzüstü bırakıp gitmekdir. Yüz karası sensin!"

📖 Sayfa 100 · Yüz Karası, Orhan Kemal

"Memet, korkuyorum!"
"Neden?"
"Zenginlerden!"
"Niçin?"
"Zenginlerin her şeyi var. Mal, mülk, para, güzellik. Bizimse, kupkuru bir namusumuzdan başka neyimiz var?"
Memet sertçe:
"Yetmiyor mu? dedi. "Para ve namus. Bence namus insanlığın başı ve sonudur. Para kazanılır, bulunabilir, ama namus?"

📖 Sayfa 130 · Yüz Karası, Orhan Kemal

"Hayat, herkesin katıldığı başsız sonsuz bir koşudur. Bacakları kuvvetli, soluğu bol olan kazanır. Ama sonu yoktur gene de. Bacakların dilediğin kadar kuvvetli, soluğun dilediğin kadar çok olsun. Günün birinde hem bacakların yorulacak, hem de soluğun tükenecek. Tükendi de yıkıldın mı, yum gözlerini. Ne doktor ne ilaç.. Doktor da ilaç da teselliden başka bir şey değildir."

📖 Sayfa 53 · Yüz Karası, Orhan Kemal

İçelim. Neden olmasın?Dünya,üstelik İstanbul bunun burası.Ne o.....u çocukları var,benden iyisini bilirsin!
Az sonra gelen Yandan Çarklı'ya açtılar. Evet,burası İstanbul'du,analarindan çıkarken bir avuç cam kırığı atıp çıkanlar çoktu ama,Tıbbiyeli,İstanbullu değildi.

Yüz Karası, Orhan Kemal

Tahsili yarım kalmakla insan yüz karası olmaz. Asıl yüz karası hem tahsilli olmak hem de tükürdüğü tükrüğü yalayıp, en sıkıntılı günlerde elini tutmuş, çeyiz parasını esirgememiş sana vermiş masum bir genç kızı yüzüstü bırakıp gitmektir. Yüz karası sensin!

📖 Sayfa 100 · Yüz Karası, Orhan Kemal

"Bundan sonra benim için yokluk, fakirlik tarihe karıştı. Her zaman söylediğim gibi, bu dünya birtakım merdivenlerden ibaret. Ve insanlar iki kısma ayrılıyor. Merdivenin basamaklarıyla, bu basamaklardan çıkmasını bilerek yükselenlerden."

📖 Sayfa 131 · Yüz Karası, Orhan Kemal

"Hayat, herkesin katıldığı başsız sonsuz bir koşudur. Bacakları kuvvetli, soluğu bol olan kazanır."

📖 Sayfa 53 · Yüz Karası, Orhan Kemal

"Cık," yaptı.
"Niye?"
"Ben anamın kızıyım."

📖 Sayfa 17 · Yüz Karası, Orhan Kemal

"Sen hangi partidensin?"
Memet tereddütsüz cevapladı:
"Hiçbir partiden."
Hoşuna gitmişti. Hiçbir partiden olmak, günün birinde "Vatan sathında görülmemiş kalkınma" yaratacak bir partiye girmesi için sebep değildi. Şayet DP'ye girerse Özcan'ı bile çok görmeyecekti ona. Neden göraüb, DP'li olacaktı. DP'li olmak, "En büyük", " En erişilmez olmak" demekti.

📖 Sayfa 86 · Yüz Karası, Orhan Kemal

Baba İlyas usulunce namaza durdu. Cenabı Allah'ın huzurundaydi gayri. Gafururrahimdi o. Çoğu günler namazlarını kazadan kıldığını biliyor, bağışlıyordu onu. Bagislamasa, işlerini ters çevirir, doktorluk yolunda oğlunu bunca yıl kazasız belasız ilerletmezdi.

Yüz Karası, Orhan Kemal

Esmer, kırış kırış yüzünden süzülen gözyaşlarıni elinin tersiyle sildi:
"Tereler,turplar,maydanozlar, soğanlaaaaar!"

Yüz Karası, Orhan Kemal

"Niçin olmuyor?"
"Bizim kitapta yazmaz.Kadın hesabı görmez.Görürse o erkeği makbul saymayız biz."

📖 Sayfa 69 · Yüz Karası, Orhan Kemal

Tahsili yarım kalmakla insan yuz karası olmaz.Asıl yüz karası hem tahsili olmak hem de tükürdüğü tükrüğu yalayıp,en sıkıntılı günlerinde elini tutmuş,çeyiz parasını esirgememiş sana vermiş masum bir genç kızı yüzüstü bırakıp gitmektir.Yüz karası sensin!

📖 Sayfa 100 · Yüz Karası, Orhan Kemal

“ Sende vicdan, Allah korkusu yok mu?”
Bir kahkaha attı:
“Vicdan mı dedin?”
“Evet”
“Geçen hafta Sarıyer’de gelin gitti o!”

📖 Sayfa 132 · Yüz Karası, Orhan Kemal

“Hayat, herkesin katıldığı başsız sonsuz bir koşudur. Bacakları kuvvetli, soluğu bol olan kazanır. Ama sonu yoktur gene de. Bacakların dilediği kadar kuvvetli, soluğun istediğin kadar çok olsun. Günün birinde hem bacakların yorulacak, hem de soluğun tükenecek. Tükendi de yıkıldın mı, yum gözlerini.”

📖 Sayfa 35 · Yüz Karası, Orhan Kemal

"Marifet aşık olmak değil,kendine bağlamak,kapında kul köle etmek,ardında köpeğin gibi dolaştırmaktır.Amasya'nın bardağı,biri olmazsa biri daha yavrum!"

📖 Sayfa 80 · Yüz Karası, Orhan Kemal

"Tahsili yarım kalmakla insan yüz karası olmaz . Asıl yüz karası hem tahsilli olmak hem de tükürdüğü tükürüğü yalayıp, en sıkıntılı günlerinde elini tutmuş, çeyiz parasını esirgememiş sana vermiş masum bir genç kızı yüzüstü bırakıp gitmektir. Yüz karası sensin! "

📖 Sayfa 100 · Yüz Karası, Orhan Kemal

Onlara göre hava hoş.Çıktık Beyoğluna Beyoğlu da Beyoğlu.Hani Avrupa,Amerika filmlerinde kocaman kocaman binaların arasında insan kaynaşan caddeler vardır ya?Öyle işte.O karılar,o delikanlılar,o kalabalık...İnsan kendini yitiriyor canım.

📖 Sayfa 29 · Yüz Karası, Orhan Kemal

Erkek, bir kadının küçük tanrısıydı.

📖 Sayfa 153 · Yüz Karası, Orhan Kemal

En iyisi boş vermek ama şu ineğe bozuldum.Sen kim o kimmiş.Biz insan değil miyiz.

📖 Sayfa 83 · Yüz Karası, Orhan Kemal

Hayat, herkesin katıldığı başsız sonsuz bir koşudur. Bacakları kuvvetli, soluğu bol olan kazanır. Ama sonu yoktur gene de. Bacakların dilediği kadar kuvvetli, soluğun istediğin kadar çok olsun. Günün birinde hem bacakların yorulacak, hem de soluğun tükenecek. Tükendi de yıkıldın mı, yum gözlerini. No doktor ne ilaç... Doktor da, ilaç da teselliden başka bir şey değildir. Avuntu.

📖 Sayfa 35 · Yüz Karası, Orhan Kemal

Ama gönül bu,en umulmayanların bile içinde yatan aslan gönül.

📖 Sayfa 47 · Yüz Karası, Orhan Kemal

Doktor babası olacaktı,doktor babası! Laf mı? Jandarma kumandanı,vali gibi büyük adam.

📖 Sayfa 2 · Yüz Karası, Orhan Kemal

Eskiden böyle iş dönüşleri,avlu halkına, "Kolay gelsin!" der zaman zaman çamaşır yıkayanlara yardım eder,şakalaşırdı.Şu son aylarda iyice nemrutlaşmıştı.

📖 Sayfa 22 · Yüz Karası, Orhan Kemal

"Hoş geldin.Nereye böyle düşünceli düşünceli?"
"Başımı aldım şöyle gidiyordum."
"Nereye?"
"Efkarlandım be!"

📖 Sayfa 25 · Yüz Karası, Orhan Kemal

“Tahsili yarım kalmakla insan yüz karası olmaz. Asıl yüz karası hem tahsilli olmak hem de tükürdüğü tükrüğü yalayıp, en sıkıntılı günlerinde elini tutmuş, çeyiz parasını esirgememiş sana vermiş masum bir genç kızı yüzüstü bırakıp gitmektir. Yüz karası sensin! “

Kitabın bu kısmı bütün doğruluğuyla birlikte, kalbimde derin bir yara ve üzücü bir gerçek olarak kalacaktır...

📖 Sayfa 100 · Yüz Karası, Orhan Kemal

Tahsili yarım kalmakla insan yüz karası olmaz. Asıl yüz karası hem tahsilli olmak hem de tükürdüğü tükrüğü yalayıp, en sıkıntılı günlerinde elini tutmuş, çeyiz parasını esirgememiş sana vermiş masum bir genç kızı yüzüstü bırakıp gitmektir.

Yüz Karası, Orhan Kemal

''Futbola mutbola boş ver. Karın doyurmaz futbol. Bir zamanlar ben de oynadım. Sonra bileğime bir tekme, aylarca yattım. Bizim gibi ekmeğini taştan çıkararak yaşayan insanlara göre değil o. Zengin çocuğu olacaksın, ekmek derdin olmayacak. O zaman anlarım. Yoksa bizim gibi oldun mu...''

📖 Sayfa 31 · Yüz Karası, Orhan Kemal

''Hepsinin kafasında mahalleliye, oda komşuları Çolak Hıdır'a, Kör Abdo'ya varana kadar hepsinin umudu ondaydı. Olsun, kızmıyordu, ağasıyla o da övünürdü ama, neden onu ayırıyorlardı sanki? Herkes ağasının apartmanına layıktı da bir o mu değildi? Yüz karası mıydı?'' Birden anasının sergisi başında niçin oturduğunu hatırlayarak, caddeden geçenlere seslendi: ''Tereler, turplar, maydonozlar, soğanlaaar.''

Yüz Karası, Orhan Kemal

O günleri getir de bugünleri yakalım.

Yüz Karası, Orhan Kemal

Yok canım aşk kim , biz kim !!

Yüz Karası, Orhan Kemal

Sıkça Sorulan Sorular

Yüz Karası kimin eseridir?

Yüz Karası, Orhan Kemal tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2015'te yayımlanmıştır.

Yüz Karası kaç sayfadır?

Yüz Karası, 180 sayfadır (Everest Yayınları baskısı).

Yüz Karası'nın en ünlü sözü nedir?

“" ... annesini, kardeşlerini çevresine toplayacak, şehrin bu kıyı, bu fakir semtindeki perişan hayattan kurtaracaktı. "”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Yüz Karası — Orhan Kemal. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4