
İstanbul İstanbul, klasik edebiyat okurlarının yakından tanıdığı, Orhan Kemal'ın kaleme aldığı eserlerden biridir. Everest Yayınları baskısıyla 312 sayfadır. İstanbul İstanbul adlı eserin okurlar tarafından en çok beğenilen satırları aşağıda.
İstanbul İstanbul'dan En Beğenilen Alıntılar
Ben yeni malzeme değil, kirası ödenebilen bir çatı, kaynayan bir tencere, bol kâğıt ve kaygısız bir zamana muhtaçtım.
📖 Sayfa 49 · İstanbul İstanbul, Orhan Kemal
Bundan sonra ne selam ne de aleykümselam !
İstanbul İstanbul, Orhan Kemal
Ortalığın şu geçim sıkıntısı arttıkça, hepimizdeki bunaltı, kavgacı, sinirli hal sürüp gidecek. Bakıyorum pek çok insan, pantolon ceplerine sokulu elleriyle ortalıkta küfür gibi dolaşıyor.
İstanbul İstanbul, Orhan Kemal
"Eh işte. Ben kendim doktora gitmem. Zaten kolay kolay da hastalanmam ya. Hastalansam bile yutarım aspirini, çekerim yorganı tepeme, bir ter, bir ter... Aspirin dedim de... Bir yerde okumuştum, Sultan Hamid'in güvendiği ilaçmış. Sultan Hamid'e yetişmediniz değil mi?"
📖 Sayfa 252 · İstanbul İstanbul, Orhan Kemal
"Hayır."
"Söylenenlere kulak asmayın, çok akıllı padişahtı. Ben kendi nefsime, 'Padişahım çok yaşa!' dediğim yılları arıyorum!"
"?.."
“Hazreti Mevlana ne demiş: Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol!'Olduğu gibi görünmeyen insan bence insandan başka şeydir, insandan başka şeye de insan gözüyle bakmak..."
İstanbul İstanbul, Orhan Kemal
Sabırla, kinle, inatla bekliyor. Biliyor ki bir gün gelecek, o gün bütün dilekçeler hasır altından çıkacak, hasırların tozu altında kalmış haklar sahiplerine iade edilecek.
📖 Sayfa 117 · İstanbul İstanbul, Orhan Kemal
Mustariplerin arasında saadete imkân var mı?
📖 Sayfa 144 · İstanbul İstanbul, Orhan Kemal
Düşman tanımam, herkesi dost bilirim. Düşman, anlayışımızın yarattığı korkulardır.
📖 Sayfa 50 · İstanbul İstanbul, Orhan Kemal
Bakıyorum pek çok insan pantolon ceplerine sokulu elleriyle ortalıkta küfür gibi dolaşıyor..
İstanbul İstanbul, Orhan Kemal
Ağzından lokma düşmüş bir insan içinse, ne Allah, ne de ahlak mühimdir!
📖 Sayfa 55 · İstanbul İstanbul, Orhan Kemal
“Efendim,” dedi, “memleketi ve halkı yakından, çok iyi tanımak lazım. Tahsil, bilgi, görgü fazla bir şey vermiyor halka. Bırakın okusunlar. Sonunda hiçbir şey değişmeyecektir.”
📖 Sayfa 165 · İstanbul İstanbul, Orhan Kemal
Mihneti kendine zevk etmedir âlemde hüner.
📖 Sayfa 124 · İstanbul İstanbul, Orhan Kemal
Bu da bir oy sahibi, ben de!
📖 Sayfa 303 · İstanbul İstanbul, Orhan Kemal
‘Kadınlar, insanın kendi kızı da olsa; bazen çok tuhaf mahlûklardır.’
📖 Sayfa 44 · İstanbul İstanbul, Orhan Kemal
“Bir cigara yakıyorum.Cigarammın dumanı. (Yoktur yarin imanı)İmansız yar.İmansız yar da kötü olur.Yarin imansız olabilmesi için güzel olması şart.”
İstanbul İstanbul, Orhan Kemal
Boyu yetişemediği için ters çevrilmiş bir tahta sandığın üzerinden idare ediyordu makineyi. Makineyse çocuğun emri altında sevimli bir hayvan kadar uysal, yere kıvrım kıvrım, pırıl pırıl yongalar döküyordu.
📖 Sayfa 111 · İstanbul İstanbul, Orhan Kemal
Sevilmediği için de sevmemeye alışmıştı.
İstanbul İstanbul, Orhan Kemal
Fikri olmayanlar eşektir! Çünkü eşekler, bir tutam ot, bir parçacık saman karşılığı başkalarının çıkarına bitmez tükenmez yükler taşırlar.
📖 Sayfa 205 · İstanbul İstanbul, Orhan Kemal
Arkadaşlarının aşk maceralarını dinleyip şaşmaya, sevilmediği için de sevmemeye alışmıştı.
📖 Sayfa 205 · İstanbul İstanbul, Orhan Kemal

İşsiz adam alıcı kuştan beter, sırtlan gibi. Aç adamda tövbe merhamet olmuyor!
📖 Sayfa 81 · İstanbul İstanbul, Orhan Kemal
Ortalığın şu geçim sıkıntısı arttıkça, hepimizdeki bunaltı, kavgacı, sinirli hal sürüp gidecek. Bakıyorum pek çok insan, pantolon ceplerine sokulu elleriyle ortalıkta küfür gibi dolaşıyor. En önemsiz bir söz ya da davranışlar, pek çoğumuzu alev almış ispirto gibi parlatıveriyor.
📖 Sayfa 281 · İstanbul İstanbul, Orhan Kemal
“Ne kötü insanlar var şu dünyada.”
İstanbul İstanbul, Orhan Kemal
‘En çok da pazartesileri mendeburlaşırdı adam.’
📖 Sayfa 159 · İstanbul İstanbul, Orhan Kemal
Bu kadar tanıdık arasına onu da katıp hayat macerasını öğrenmek neye yarayacaktı?
📖 Sayfa 49 · İstanbul İstanbul, Orhan Kemal
İşsizler, yoksullar, zavallılar yüreğimde, yüreğimin içinde birer çıbandır. Onları unutmamak, onları hatırlamak mertlik, civanmertliktir. Onları unutursam dünyanı en alçak insanı olayım anladın mı?
📖 Sayfa 302 · İstanbul İstanbul, Orhan Kemal
Annesi, "Ölüyorum,” diyordu, “bana acı oğlum," diyordu, "bırak mektebi de yardım et bana," diyordu. "Sabahın yedisinden, akşamın beşine kadar ayakta dikilmekten bitiyorum, acı bana yavrum," diyordu.
📖 Sayfa 136 · İstanbul İstanbul, Orhan Kemal
Acımasına acıyordu annesine. Annesine acıdığı için okumak istiyordu ya. Hiç olmazsa ortayı bitirse. Öğretmen, "Oku!" diyordu, "mutlaka oku, sonuna kadar!" Haluk bile bir gün, "Ah" demişti, "karnem seninki gibi olsa!"
Marifet ölmemek değil mi? Yaşamak!
📖 Sayfa 109 · İstanbul İstanbul, Orhan Kemal
Sana resim verdiğine, senin için öleceğini söylediğine güvenme! O herkese öyle söyler ve bırakır!
📖 Sayfa 74 · İstanbul İstanbul, Orhan Kemal
Şu pazartesi günleri galiba herkes mendeburlaşır. Cumartesi öğleden sonra, bütün bir pazar, gece yarılarına kadar gez, dolaş, eğlen, çok geç yat. Pazartesi sabahı dinlenmeye vakit bulamadan kalk gel işe.
📖 Sayfa 159 · İstanbul İstanbul, Orhan Kemal
Sigarasızlık da hani ekmeksizlikten beter.
📖 Sayfa 34 · İstanbul İstanbul, Orhan Kemal
Sizin kötülüğünüz size kalsın.Bu dünya kimseye baki değil.
📖 Sayfa 155 · İstanbul İstanbul, Orhan Kemal
Birkaç gün sonra parti lokalinde konuşulurken ciddi ciddi, "Efendim," dedi, "memleketi ve halkı yakından, çok iyi tanımak lazım. Tahsil, bilgi, görgü fazla bir şey vermiyor halka. Bırakın okusunlar. Sonunda hiçbir şey değişmeyecektir."
📖 Sayfa 165 · İstanbul İstanbul, Orhan Kemal
Ben yeni malzeme değil,kirası ödenebilen bir çatı,kaynayan bir tencere,bol kağıt ve kaygısız bir zamana muhtaçtım.
İstanbul İstanbul, Orhan Kemal
‘Bir çeşmede karnını suyla doldurmuştu ama iki suyun bir ekmek yerini tuttuğu, yalandı. Ekmeğin yerini ne tutabilirdi.’
📖 Sayfa 79 · İstanbul İstanbul, Orhan Kemal
‘-Şimdi diyorum, on yaşımızda olmalıyız!
📖 Sayfa 152 · İstanbul İstanbul, Orhan Kemal
-N’olurdu?
-Soba gürül gürül yanar, babam kesekağıtlarıyla bir şeyler getirmiştir. Annem sofrayı hazırlar..’
"Şu Diyanet İşleri Başkanı'nın vazifesinden alınmak istenmesine ne diyorsun?"
📖 Sayfa 204 · İstanbul İstanbul, Orhan Kemal
Herhalde cebimdeki bono dürtecek. Çünkü vereceğim karşılık adamı kızdırabilir.
Bonoya hak verecektim:
"Valla ne diyeyim? Hükümet galiba açmaza düştü!"
Muhalefet partilerinden birinden, belki de ana muhalefettendi, yerinden sevinçle kalkıp oturacaktı:
"Hem de nasıl açmaz! Seçimlerde ektiklerini şimdi biçiyorlar. Bizim partiyi vurmak için din adamlarını okşarlar mı?"
“Terbiye ve kültür sayesinde hayvanların insanlaşabileceğine inanmaz mısınız?”
İstanbul İstanbul, Orhan Kemal
İnsanların insanlaşma fırsatını henüz bulamadıkları bir dünyada…”
"Bu gözün niye böyle oldu?"
📖 Sayfa 22 · İstanbul İstanbul, Orhan Kemal
Bütün neşesi uçtu gitti.
"Babam," dedi. "Bir gece sarhoştu gene, sopayla vurdu, sonra hastaneye kaldırmışlar, doktor bıçakla oyup çıkarmış."
"Canın çok yandı mı?"
"Haberim olmadı ki, bayılmışım. Bir ayıldım, karyolada yatıyorum, sırtüstü, küçükhanımlar gibi. Güzel bir abla süt verdi bana, bedavadan. Doktor da kocaman bir çikolata getirmişti. Ben çikolatayı çok severim. Çikolatayı neden yapıyorlar, biliyor musun?"
Kısaca anlattım. Dikkatle dinledi.
"Bir liram olsa, hepsine çikolata alsam, yesem, yesem, yesem..."

“Mihneti kendine zevk etmedir alemde hüner.”
İstanbul İstanbul, Orhan Kemal
"Sizi çok yoruyor. Sokağa sık sık çıkarılmadığı belli."
📖 Sayfa 43 · İstanbul İstanbul, Orhan Kemal
"Terbiyesizliğin arttığı bu devirde nasıl çıkarırsınız? Şuna bakın. İnsan her önüne gelen köşede durur mu?"
"O insan değil ki..."
Gözlerinin çini mavisi bulandı.
"Onun gördüğü terbiye ve itinayı insanlar görür mü sanıyorsunuz? Terbiye ve kültür sayesinde hayvanların insanlaşabileceğine inanmaz mısınız?"
İnsanların insanlaşma fırsatını henüz bulamadıkları bir dünyada...
“Güzel kadınların küfürü, zamparaya iltifattır!”
İstanbul İstanbul, Orhan Kemal
“Sizin kötülüğünüz size kalsın.Bu dünya kimseye baki değil. Bugün siz zilsiniz, yarın ben kalabilirim. İnsan olan, arkadaşını alarga tutmaz”
İstanbul İstanbul, Orhan Kemal
“Günahlarını bile bırakmak istemezler fukaraya!”
İstanbul İstanbul, Orhan Kemal
Ortalığın şu geçim sıkıntısı arttıkça, hepimizdeki bunaltı, kavgacı, sinirli hal sürüp gidecek. Bakıyorum pek çok insan, pantolon ceplerine sokulu elleriyle ortalıkta küfür gibi dolaşıyor. En önemsiz söz ya da davranışlar, pek çoğumuzu alev almış ispirto gibi parlatıveriyor.
İstanbul İstanbul, Orhan Kemal
‘Bey bellisiz, meydan ıssız.’
📖 Sayfa 195 · İstanbul İstanbul, Orhan Kemal
Şehrin karanlık çizgisi üstünde kırmızı kırmızı, yeşil yeşil, mavi mavi kırpışıp duran ışıkların gerisinde boydan boya bir yıldız aktı. Bu bana, çocukluğumun Çukurova göklerini hatırlattı. Çukurova'da gökler mi yakındı, yoksa Çukurovalılar göklere mi yakındılar? Geceleri evlerinin damlarında yattıkları için, yıldız dolu göklere daha yakındılar galiba.
📖 Sayfa 145 · İstanbul İstanbul, Orhan Kemal
“İşşiz adam alıcı kuştan beter ,sırtlan gibi.Aç adam da tövbe merhamet olmuyor.!”
İstanbul İstanbul, Orhan Kemal
“İnsanın gavuru,Müslümanı olmuyor arkadaş. İnsanın insanı insan oluyor!”
İstanbul İstanbul, Orhan Kemal
“İstemesini bilmezseniz Allah ne diye versin? Öyle değil mi ama?Kul istemezse Cenabı Allah verir mi?”
İstanbul İstanbul, Orhan Kemal
Dosyalarım dertli insanların maceralarıyla doluydu. Ben yeni malzeme değil, kirası ödenebilen bir çatı, kaynayan bir tencere, bol kağıt ve kaygısız bir zamana muhtaçtım. Gök çini mavi, ağaçlar halsiz, kuşlar yorgundu. Ağustos güneşi parkın tam tepesindeydi.
İstanbul İstanbul, Orhan Kemal
Düşman, anlayışımızın yarattığı korkulardır.
📖 Sayfa 50 · İstanbul İstanbul, Orhan Kemal
Neden olacak, günahlarını bile bırakmak istemezler fukaraya!
📖 Sayfa 31 · İstanbul İstanbul, Orhan Kemal
"Dosyalarım dertli insanların maceralarıyla doluydu. Ben yeni malzeme değil, kirası ödenebilen bir çatı, kaynayan bir tencere, bol kağıt ve kaygısız bir zamana muhtaçtım."
İstanbul İstanbul, Orhan Kemal
"Ahlak dışı buldun değil mi?"
📖 Sayfa 55 · İstanbul İstanbul, Orhan Kemal
"Muhakkak!"
İki yanını kolladıktan sonra, usullacık, "Ahlak Allah'tan evvel değildir!" dedi. "Ağzından lokma düşmüş bir insan içinse, ne Allah, ne de ahlak mühimdir!"
Başucundaki çerçevede Arap harfleriyle yeşil yazılı "Tevekkeltü al-Allah"* levhasına baktım.
Güldü:
"Evet," dedi, "doğrudur... Şimdi artık ona ihtiyacım var!"
‘’Namık Kemal: Merkezi arzı patlatır çıkarım, demiş. Biz de hiç olmazsa kaderimizi parçalamalıyız.’
📖 Sayfa 51 · İstanbul İstanbul, Orhan Kemal
Sıkça Sorulan Sorular
İstanbul İstanbul kimin eseridir?
İstanbul İstanbul, Orhan Kemal tarafından yazılmıştır.
İstanbul İstanbul kaç sayfadır?
İstanbul İstanbul, 312 sayfadır (Everest Yayınları baskısı).
İstanbul İstanbul'un en ünlü sözü nedir?
“Ben yeni malzeme değil, kirası ödenebilen bir çatı, kaynayan bir tencere, bol kâğıt ve kaygısız bir zamana muhtaçtım.”