
Yağmur Yüklü Bulutlar, klasik edebiyat okurlarının yakından tanıdığı, Orhan Kemal'ın kaleme aldığı eserlerden biridir. Bilgi Yayınevi baskısıyla 330 sayfadır. Bu sayfada, eserden akılda kalan bölümler okur beğenisine göre sıralı.
Yağmur Yüklü Bulutlar'dan En Beğenilen Alıntılar
Evet dünya değişiyordu, değişecekti elbette.
📖 Sayfa 73 · Yağmur Yüklü Bulutlar, Orhan Kemal
- E, dünya, kahpe dünya işte. Elinde olursa herkes etrafında pervane. Yok mu? Nankörler çeker çeker giderler!
📖 Sayfa 159 · Yağmur Yüklü Bulutlar, Orhan Kemal
Malum ya , meşhur meseldir : Bir kızı kendi haline bırakırsan ya davulcuya varır, ya da zurnacıya!
📖 Sayfa 242 · Yağmur Yüklü Bulutlar, Orhan Kemal
-Allahım... bu kadar vicdansız mısınız?..
📖 Sayfa 10 · Yağmur Yüklü Bulutlar, Orhan Kemal
-Nedir o vicdan? Yenir mi, içilir mi?..
- Bu zamanda hiç kimsenin işine karışmıyacaksın!
📖 Sayfa 56 · Yağmur Yüklü Bulutlar, Orhan Kemal
Dünya'da harp vardı!
📖 Sayfa 330 · Yağmur Yüklü Bulutlar, Orhan Kemal
Dünyadaki harbe alkış tutan yalancı rotatifler, baskı makineleri, radyolar, bütün bunları alkışlıyan aldatılmış kalabalıklar vardı!
Dünya adeta gri. Soğuk gri, esen rüzgar gri, kara kargaların acı gıcırtılarından ibaret sesleri gri, çocuk çığlıkları bile gri.
📖 Sayfa 283 · Yağmur Yüklü Bulutlar, Orhan Kemal
Demek hayvanlık, insanlığımızı yuttu ve biz, mermerden bir heykel vurdumduymazlığı içine yuvarlandık?
📖 Sayfa 238 · Yağmur Yüklü Bulutlar, Orhan Kemal
… benim bildiğim erkeği avucunun içinde tutmanın şartı, onu kıskandırmaktır!
📖 Sayfa 18 · Yağmur Yüklü Bulutlar, Orhan Kemal
İnsanın insanı insandır. İnsanın gavuru, müslümanı olmuyor.
📖 Sayfa 93 · Yağmur Yüklü Bulutlar, Orhan Kemal
Daha tuhafı, ağlamak geliyor içimden. Bir kıyıya çekilip, sessiz sessiz değil, herkesin içinde, bağıra bağıra, eşekler gibi zırlaya zırlaya ağlamak!
📖 Sayfa 234 · Yağmur Yüklü Bulutlar, Orhan Kemal
Okuyamaması önemli değil. Onlar okumuşlar da ne olmuştur? Akıl ne yaşta, ne de memuriyettedir onca. Akıl, baştadır başta!
📖 Sayfa 186 · Yağmur Yüklü Bulutlar, Orhan Kemal
Baktığı herkesin ama herkesin Içinde bir yerlere dokunur, insana onu ele geçirmek, sarmak, okşamak, öpmek, tekrar tekrar öpmek hissi verirdi . Öpmek ama, kötülüğüne değil! Okşamak ama, incitmeden, kırmadan!
📖 Sayfa 101 · Yağmur Yüklü Bulutlar, Orhan Kemal
- Allahım güzel Allahım . . . sen yuzume bak!
📖 Sayfa 30 · Yağmur Yüklü Bulutlar, Orhan Kemal
Lanet olsun,.. diye söylendi, ..Lanet olsun böyle dünya'ya! ..
📖 Sayfa 244 · Yağmur Yüklü Bulutlar, Orhan Kemal
Kafkas eğerler, Kafkas yamçıları, Kafkas kırbaçları. Kafkasya'lıdır o. Şeyh Şamil'in akrabası değil, ama Şeyh Şamil, Şeyh Şamil'ler soyundan.
📖 Sayfa 259 · Yağmur Yüklü Bulutlar, Orhan Kemal
Zanaatımın hakkını vermezsem, kaytarırsam, aldığım para haram kaçar!
📖 Sayfa 43 · Yağmur Yüklü Bulutlar, Orhan Kemal
Bir cigara yakıyorum. Cigaramın dumanı (Yoktur yarin imanı) imansız yar. İmansız yar da kötü olur. Yarin imansız olabilmesi için güzel olması şart.
📖 Sayfa 119 · Yağmur Yüklü Bulutlar, Orhan Kemal
Çağdaş iş yaşamının yarattığı stresle başa çıkmak için hem kadının, hem de erkeğin birbirinin desteğine ihtiyacı vardır.
📖 Sayfa 11 · Yağmur Yüklü Bulutlar, Orhan Kemal

Ulan ne kepaze insanlar vardı şu dünyada!
📖 Sayfa 12 · Yağmur Yüklü Bulutlar, Orhan Kemal
Sevmiyorum efendim, zorla mı? Ölüyü, ölümü, cenazeyi sevmiyorum!
📖 Sayfa 144 · Yağmur Yüklü Bulutlar, Orhan Kemal
Yaşlarımız on sekizi geçti. Ne karışırlar bize?
📖 Sayfa 31 · Yağmur Yüklü Bulutlar, Orhan Kemal
Düşünmek, düşünebilmek için duymak gerekti. Duymuyordu ki!
📖 Sayfa 202 · Yağmur Yüklü Bulutlar, Orhan Kemal
Azizim gayet iyi anlıyorum ki namus, şeref, haysiyyet ve vekar her şeyin üstündedir . Nakuşsuz, şerefsiz yaşamaktansa . . .
📖 Sayfa 173 · Yağmur Yüklü Bulutlar, Orhan Kemal
Sebepsiz hiç bir şey olmaz! Mutlaka bir sebebi vardır!
📖 Sayfa 127 · Yağmur Yüklü Bulutlar, Orhan Kemal
Sevmiyordu, sevemiyordu, sevemiyecekti.
📖 Sayfa 248 · Yağmur Yüklü Bulutlar, Orhan Kemal
- Kırkından sonra azanı teneşir paklar. . .
📖 Sayfa 85 · Yağmur Yüklü Bulutlar, Orhan Kemal
Gece şarıl şarıl yağan yağmurdan sonra, sabahleyin hava açmıştı. Pembe pembe parke taşları da tertemiz. Böyle sabahlara bayılırım. Dünya gıcır gıcır yıkanmışçasına tertemizdir.
📖 Sayfa 82 · Yağmur Yüklü Bulutlar, Orhan Kemal
Şu yaş günleri, ah şu yaş günleri... Ne diye kaldırmıyorlardı şu yaş günlerini sanki?
📖 Sayfa 243 · Yağmur Yüklü Bulutlar, Orhan Kemal
Şu devirlerin piçleşmesine ne dersin? Bey bellisiz, meydan ıssız olmuş. Kime canım desen canın çıksın diyor.
📖 Sayfa 129 · Yağmur Yüklü Bulutlar, Orhan Kemal
Demek ezilenler, onları ezenlere karşı pervasızca kafa kaldıracak, haklarını söküp alırken pısırıklığı bir yana bırakacaklardı?
📖 Sayfa 132 · Yağmur Yüklü Bulutlar, Orhan Kemal
Girmeliydiler yatağa, sarılmalıydılar sıkı sıkı.
📖 Sayfa 310 · Yağmur Yüklü Bulutlar, Orhan Kemal
Görmeden bakıyordu miyop miyop.
📖 Sayfa 272 · Yağmur Yüklü Bulutlar, Orhan Kemal
Şimdiki gençlerde adap, erkân ne gezer desene...
📖 Sayfa 128 · Yağmur Yüklü Bulutlar, Orhan Kemal
Onbeş kuruş bu, boru mu? Harca harca bitmez!
📖 Sayfa 95 · Yağmur Yüklü Bulutlar, Orhan Kemal
Aklı başında bir insan hiçe güler mi? Bir
📖 Sayfa 137 · Yağmur Yüklü Bulutlar, Orhan Kemal
sebebi olmalı...
- Bok memleket - dedi -, bok insanlar. . .
📖 Sayfa 218 · Yağmur Yüklü Bulutlar, Orhan Kemal
Abla da biliyordu çikolatanın keten helvasiyle koz helvasından daha tatlı olduğunu. Alırlar, bölüşürler, yiye yiye giderlerdi ama şu kız, şu pis kız, yoğurtçunun pis kızı. Hem parası yok, hem de ayrılmıyordu yanlarından, “Git" deseler, "Niye?" derdi; “Çikolata alacağız!" deseler,.. “Bana ne?" der. Alsalar, aptal aptal bakar. Verseler, kendilerine bir şey kalmaz, vermeseler… Babaları tozlu sakallarının traşlı sabahlarında çokluk lafını ettiği gibi "imrendirmek günah”tı. Cehennem vardı. Cehennemde katran kazanları, zebaniler.
📖 Sayfa 277 · Yağmur Yüklü Bulutlar, Orhan Kemal

Pis herif.. Suratına bak. Ya burnu? Hiç meymenet görmüş mü? Cenab-ı Allah suratından nur-u ilahisini silmiş. O ne burun o?
📖 Sayfa 140 · Yağmur Yüklü Bulutlar, Orhan Kemal
—Dedeciğim, bu aptal: Tavuk mu yumurtadan çıkar, yumurta mı tavuktan diyor!
📖 Sayfa 144 · Yağmur Yüklü Bulutlar, Orhan Kemal
iç bade güzel sev var ise akl-ü şuurun/Dünya var imiş, ya ki
📖 Sayfa 198 · Yağmur Yüklü Bulutlar, Orhan Kemal
yok olmuş, ne umurun!
Yahya Kemal Bayatlı
Söylediği lafa bak şu zibidinin! Hakaret ediyormuşum. Ulan sen nesin ki ben sana hakaret edeyim? Kaç paralık adamsın? Hangi irapta mahallin var? Benim hakaret edeceğim insanın en azdan üç evi, atı, atarabası, çifti, çubuğu olmalı! Sen nesin ki......
📖 Sayfa 128 · Yağmur Yüklü Bulutlar, Orhan Kemal
- Sen değil, senin pederin devr-i şebabetinden beri, altmış senedir oynarım bu boku altmış senedir!
📖 Sayfa 228 · Yağmur Yüklü Bulutlar, Orhan Kemal
Türkiye henüz Almanya değildi.
📖 Sayfa 326 · Yağmur Yüklü Bulutlar, Orhan Kemal
Ortalığın şu geçim sıkıntısı arttıkça, hepimizdeki bunaltı, kavgacı, sinirli hal sürüp gidecek. Bakıyorum pek çok insan, pantolon ceplerine sokulu elleriyle ortalıkta küfür gibi dolaşıyor. En önemsiz bir söz, ya da davranışlar, pek çoğumuzu alev almış ispirto gibi parlatıveriyor.
📖 Sayfa 74 · Yağmur Yüklü Bulutlar, Orhan Kemal
-Dünya değişiyor kardeş değişiyor. Yaşıyan görür. Durun bakalım daha ne icatlar çıkacak.
📖 Sayfa 71 · Yağmur Yüklü Bulutlar, Orhan Kemal
"Karınca kanatlanmayınca zeval bulmaz!"
📖 Sayfa 156 · Yağmur Yüklü Bulutlar, Orhan Kemal
Ortalığın şu geçim sıkıntısı arttıkça, hepimizdeki bunaltı, kavgacı, sinirli hal sürüp gidecek. Bakıyorum pek çok insan, pantolon ceplerine sokulu elleriyle ortalıkta küfür gibi dolaşıyor. En önemsiz bir söz, ya da davranışlar, pek çoğumuzu alev almış ispirto gibi parlatıveriyor.
📖 Sayfa 74 · Yağmur Yüklü Bulutlar, Orhan Kemal
İndi, inerken de arabaya çökmüş ağırlığını birlikte götürdü ve hiç suçu olmayan araba kapısını var gücüyle çaat diye çarparak kapattı.
Yağmur Yüklü Bulutlar, Orhan Kemal
"Kırılan kırıldığı yerde kalsın ! "
Yağmur Yüklü Bulutlar, Orhan Kemal
Her an, her an dikkat halinde olmak ne büyük bir azaptır!
📖 Sayfa 223 · Yağmur Yüklü Bulutlar, Orhan Kemal
Adembabalar, hapishanelerin en fakir, en harap, lakin en kurnaz insanlandir. Onlar iki ayak üstüne kalkmis, konusan
📖 Sayfa 64 · Yağmur Yüklü Bulutlar, Orhan Kemal
birer solucandırlar..!
İş bilenin, kılıç kuşananındı. İş bilen kılıç kuşananlar yüzbin yüzbin kazanıyorlardı.
📖 Sayfa 326 · Yağmur Yüklü Bulutlar, Orhan Kemal
Hani öyle günler gelse de, insanlar dirlik düzenlik içinde yaşasalar, hakimler,
📖 Sayfa 150 · Yağmur Yüklü Bulutlar, Orhan Kemal
savcılar işsizl ikten boyuna esneseler. Ceza evlerine tutuklu götüren candarmaların kelepçeleri paslansa, canları sıkılsa, uyuklasalar. Ne vuran, ne
vurulan, ne çalan, ne çalınan. Yani " Sebeb-i dava .. ortadan kalksa!
Yedek parçacı'nın yeğeni santrafor Oktay'ın içinden Fenerbahçe geçer. Sarı lacivert formayla Fenerbahçe takımında santrafordur. Bir Karagümrük kahvesinde bir millî maçtan sonra saçı başı ak pak olmuş bir eski Vefa'lının anlattığı Zeki Rıza gibi bir santrafor olmak ister. işgalde mi ne, İngiliz kumandanı Harrington kupasını aldıkları maçta. Vay anam vay...
📖 Sayfa 46 · Yağmur Yüklü Bulutlar, Orhan Kemal
"Elinin körü olmuş. Utan utan. Kırk beşine girdin. Senin bu yaşta alnının seccadeden kalkmaması lazım. Gözlerin öyle kararmış ki, dilencilere sataşıyorsun artık. Senin bu azgınlığını teneşir paklar teneşir!"
📖 Sayfa 12 · Yağmur Yüklü Bulutlar, Orhan Kemal
Azrail sıra sıra, dizi dizi harp makineleri kılığına girmiş, Avrupa'nın altını üstüne getiriyor, insanlar kitleler halinde fırınlarda yakılıp, külleri bütün dünyaya savruluyordu.
📖 Sayfa 325 · Yağmur Yüklü Bulutlar, Orhan Kemal

Ölüm kaşla göz arasında pusu kurmuş...
Yağmur Yüklü Bulutlar, Orhan Kemal
Nesil azıyor. Gün gelecek büyük küçük bilinmeyecek!
Yağmur Yüklü Bulutlar, Orhan Kemal
Çoluk çocuk insanın belini büker, düşmanına avuç açtırır diyor . . .
Yağmur Yüklü Bulutlar, Orhan Kemal
Sıkça Sorulan Sorular
Yağmur Yüklü Bulutlar kimin eseridir?
Yağmur Yüklü Bulutlar, Orhan Kemal tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1974'te yayımlanmıştır.
Yağmur Yüklü Bulutlar kaç sayfadır?
Yağmur Yüklü Bulutlar, 330 sayfadır (Bilgi Yayınevi baskısı).
Yağmur Yüklü Bulutlar'ın en ünlü sözü nedir?
“Evet dünya değişiyordu, değişecekti elbette.”