
Bahar ve Kelebekler adlı eser, Ömer Seyfettin tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1911'de okurlarla buluşmuştur. Klasik edebiyat okurları için Bahar ve Kelebekler'den derlenen en akılda kalan sözler burada.
Bahar ve Kelebekler'den En Beğenilen Alıntılar
"Dezanşante..."
📖 Sayfa 149 · Bahar ve Kelebekler, Ömer Seyfettin
"Ne demek?"
"'Sevinç ve saadetten mahrum kadınlar'demek."
"Onlar kimmiş?"
"Biz... Türk kadınları..."
Ben hâlâ her gördüğüm şeyde makul bir mana, hakiki bir sebep arayacak kadar masum ve çocuk muydum?
📖 Sayfa 120 · Bahar ve Kelebekler, Ömer Seyfettin
onu büsbütün rahatsız eden, sanki daha ziyade ümitsizliğe sevk eden bir can sıkıntısı vardı.
📖 Sayfa 1 · Bahar ve Kelebekler, Ömer Seyfettin
Can sıkıntısından kaynaklanan dağınık düşünceler içinde kitaplarımı karıştırıyor, elime aldığım kitapların sonlarına, yahut sevdiğim sayfalarına yorgun gözlerimle bakıp tekrar bırakıyordum.
📖 Sayfa 5 · Bahar ve Kelebekler, Ömer Seyfettin
"Hislerimize, fikirlerimize üstün gelmeyi arzu etmek kadar masumane bir hülya olamaz."
📖 Sayfa 144 · Bahar ve Kelebekler, Ömer Seyfettin
Ah on beş sene evvelki çocukluk ve şimdiki ben... Tatsız, neşesiz, muhabbetsiz, aşksız ve heyecansız, her şeysiz, boş bir hiçten daha boş geçen eziyetli, soğuk hayat.
Bahar ve Kelebekler, Ömer Seyfettin
O, kitaplarıyla bana aitti. Dünyada kitaplarından ve benden başka bir şey onu meşgul etmiyordu.
📖 Sayfa 125 · Bahar ve Kelebekler, Ömer Seyfettin
Her şey yalan, her şey sahte, her şey taklit oldu. Saadet uzak bir hayale, yetişilmez bir hülyaya dönüştü...
📖 Sayfa 152 · Bahar ve Kelebekler, Ömer Seyfettin
"Unutmak, maziye kayıtsız kalmak, önem vermemek istiyorum. Fakat mümkün mü?"
📖 Sayfa 144 · Bahar ve Kelebekler, Ömer Seyfettin
"Ah bilsen ki bütün mutluluklar, bütün baharlar, bütün zevkler ne kadar aldatıcı ve geçici rüyalardır!"
📖 Sayfa 46 · Bahar ve Kelebekler, Ömer Seyfettin
"Fakat merak ediyorum! Niçin beni istemeyesin? Benim nem var? Yahut nem eksik?.."
📖 Sayfa 107 · Bahar ve Kelebekler, Ömer Seyfettin
"Her şeyi öğrenmek isteyen hiçbir şeyi öğrenemez."
📖 Sayfa 22 · Bahar ve Kelebekler, Ömer Seyfettin
"Ah yalnız ben, yalnız ben mi ümitsizim?.."
📖 Sayfa 50 · Bahar ve Kelebekler, Ömer Seyfettin
"Yeni bir şey yoktur. Her şey eskidir. Eskiden gerçekleşmiş bir olayın aynı sebepler ve şartlar dahilinde tekrarıdır."
📖 Sayfa 121 · Bahar ve Kelebekler, Ömer Seyfettin
"Bir kadına eziyet etmek kadar duygularıma, eğilimlerime yabancı bir şey yoktur."
📖 Sayfa 85 · Bahar ve Kelebekler, Ömer Seyfettin
Bu gerçek bir aşktı. Sanki tatlı ve kıymetli bir şiir kitabının içinde yaşıyorduk.
📖 Sayfa 143 · Bahar ve Kelebekler, Ömer Seyfettin
"Kalbimden, ruhumdan vurulmuştum..."
📖 Sayfa 139 · Bahar ve Kelebekler, Ömer Seyfettin
.
Bahar ve Kelebekler, Ömer Seyfettin
Masallar derecesine yükselen ateşli
Gülüşlerden uzaktan uzağa selam
Gönderen gözlerinde en mahmur
Seherlerin o derin belirsizlik rengi var..
Celal Sahir
.
“Desenchanté...”
Bahar ve Kelebekler, Ömer Seyfettin
“Ne demek?”
“`Sevinçten, saadetten mahrum kadınlar` demek.”
“Onlar kimmiş?”
“Biz... Türk kadınları...”

“Türkler az söyler, çok yaparlar.”
Bahar ve Kelebekler, Ömer Seyfettin
Maktul İbrahim Paşa
"Şimdi düşünüyorum ki, hayatta bu mecbur ve şefkatsiz geçmişlerin hiç olmamış gibi geçişinden meydana gelen ne garip bir hiçlik, ne yok oluş düşkünü ve hayal dolu bir boşunalık, ne belirsiz, ne gizemli bir sürat var!.."
📖 Sayfa 20 · Bahar ve Kelebekler, Ömer Seyfettin
"Fikrim yorgun, fikrim kavramak istediği şeylerin çeşitliliğinin sıkıştırması karşısında bitap..."
📖 Sayfa 75 · Bahar ve Kelebekler, Ömer Seyfettin
Uyumayan genç ve uyuyan ihtiyar hastadır.
Bahar ve Kelebekler, Ömer Seyfettin
Sevmek, ah sevebilseydim, birisini, yalnız birisini sevebilseydim; belki mesut olur, belki hep dertlerimi unuturdum.
📖 Sayfa 50 · Bahar ve Kelebekler, Ömer Seyfettin
Fakat o... Size nasıl anlatayım? Bir hadise, bir harikaydı. Uzunca bir boy, hayal edilemeyecek kadar güzel bir çehre, mutlaka bir dâhinin sanatkâr elinden çıkmış zannolunacak bir vücut tahayyül ediniz. O kadar düzgün, o kadar güzel, o kadar yüce ki Venüs'ün en eski ve çekici heykeli onun yanında hasta ve âciz kalır.
📖 Sayfa 124 · Bahar ve Kelebekler, Ömer Seyfettin
"İlerlemek sadece eskilikten sıyrılmak değil mi?"
📖 Sayfa 34 · Bahar ve Kelebekler, Ömer Seyfettin
"Ben hâlâ her gördüğüm şeyde makul bir mana, hakiki bir sebep arayacak kadar masum ve çocuk muydum? Hayır, hayır, hayır... Hiçbir vakit hiçbir şeyde hiçbir sebep, hiçbir mana yoktur."
📖 Sayfa 120 · Bahar ve Kelebekler, Ömer Seyfettin
"Fakat sevmek nedir? Bunu biliyor musun?.. Sevmek herkes için başka bir şeydir."
📖 Sayfa 107 · Bahar ve Kelebekler, Ömer Seyfettin
"Ah bu hayal gücü ne kadar mahzun ve tatlıdır, bilir misiniz?"
📖 Sayfa 71 · Bahar ve Kelebekler, Ömer Seyfettin
"Kendimi âşık gösterdiğim bir kadının elini tutarken sevmekten en uzak şeyleri düşünür, o zavallının gözlerine gözlerimi diker ve kıpırdamazdım."
📖 Sayfa 22 · Bahar ve Kelebekler, Ömer Seyfettin
"Duygularımla düşüncelerimin dengelendiğini zannediyordum. Artık ne mutlu ne de kederliydim."
📖 Sayfa 117 · Bahar ve Kelebekler, Ömer Seyfettin
Bir an oldu ki onun mavi ve derin gözlerinin belirli belirsiz bir dönüşüyle benim gözlerim karşılaştılar. Onun ruhunun sınırını aşmış ve hakkını yemiş bir haydut gibi, mahcup ve perişan, gözlerimi indirdim.
📖 Sayfa 28 · Bahar ve Kelebekler, Ömer Seyfettin
İnkâr ettiğim şeylerin içinde aşk da vardı. Ona da bütün ahlak kanunları, bütün toplumsal inançlar gibi düzmece ve asılsız bir yalan diyordum.
📖 Sayfa 123 · Bahar ve Kelebekler, Ömer Seyfettin
Türk kadınları asla sevinç ve saadetten mahrum değildiler. Sevinç ve saadetten mahrum olanlar sizsiniz. Şimdiki kadınlar... Siz bozuldunuz. Siz büyükannelerinize benzemediniz. Ah biz...Gençken ne kadar mesuttuk. Bütün meşguliyetimiz eğlence ve neşeydi. Bahar, şu arkamdaki bahar bizi sevinçten deli ederdi. Şimdi siz bunları görmüyorsunuz, siz bu zehirleyici kitaplar üzerine düşünüyor, kararıyor, soluyor, hırçın, berbat, tahammül olunmaz bir mâhluk oluyorsunuz...
📖 Sayfa 150 · Bahar ve Kelebekler, Ömer Seyfettin
Ah bu kadın kalpleri ne kadar da hassastır.
📖 Sayfa 56 · Bahar ve Kelebekler, Ömer Seyfettin
Dört beş asır evvel yaşamak.. Bu ne tatlı bir hayattı! Şan, şöhret, zorbalık, başarı, aşk, hırs, despotluk... Hayatı hissettiren ve şimdi maalesef bir masal, bir tarih konusundan başka bir şey olmayan bu tatlı ve hakiki heyecanlar vardı.
📖 Sayfa 90 · Bahar ve Kelebekler, Ömer Seyfettin
"Lakin söyleyiniz, okumayayım da ne yapayım?"
📖 Sayfa 150 · Bahar ve Kelebekler, Ömer Seyfettin
Benim kadınlığa ifrât-ı hürmetim vardır.
📖 Sayfa 26 · Bahar ve Kelebekler, Ömer Seyfettin

İnsanların hayvanlığına nihayet yoktur !
📖 Sayfa 158 · Bahar ve Kelebekler, Ömer Seyfettin
Bana ıstırap verebilecek bir şeyi zorla unutabilmek, ondan unutuş ile intikam alabilmek özelliğine sahip olmakla övünürüm. Onun için, geçmişin hiçbir üzüntüsü bende ciddi bir kedere yol açmamıştır.
📖 Sayfa 26 · Bahar ve Kelebekler, Ömer Seyfettin
Nasıl okumadan, insanlığımın gıdasını vermeden yaşarım?
📖 Sayfa 42 · Bahar ve Kelebekler, Ömer Seyfettin
"Gideceğiz, burada yaşadığımız mutluluk ânını da bütün geçen ve geçecek mutluluklar gibi geçmişin hatıralarına terk edeceğiz."
📖 Sayfa 46 · Bahar ve Kelebekler, Ömer Seyfettin
Ah, bu toprakların üzerinde benim ecdadım zaferin şimşekli kasırgası gibi akıncılık ederken ne kadar mesut, mağrurdurlar... Kahramanlık, yiğitlik ve saf cesaret içinde geçen gençlikleri onlara ihtiyarlıkları için ne teselli edici hatıralar, ne aldatıcı iftiharlar bırakıyordu. Halbuki biz, silahsız, kansız, azametsiz olduğu kadar yorucu, harap edici olan medeniyet mücadelesinin biçare savaşçıları, ne kadar sefiliz...
📖 Sayfa 90 · Bahar ve Kelebekler, Ömer Seyfettin
“Odamda her şey bana ümitsiz görünüyor. İşte kitaplarım, işte hatıra defterim, işte gazetelerim, hep kederli birer zavallı kimsesizliğiyle düşünüyorlar.”
📖 Sayfa 50 · Bahar ve Kelebekler, Ömer Seyfettin
Ben onu her sabah kalbimin öpücükleriyle şımarttım.
📖 Sayfa 13 · Bahar ve Kelebekler, Ömer Seyfettin
Ah bu kadınların kalpleri ne kadar da hassastır.
📖 Sayfa 56 · Bahar ve Kelebekler, Ömer Seyfettin
Sevmek, ah sevebilseydim, birisini, yalnız birisini sevebilseydim; belki mesut olur, belki hep dertlerimi unuturdum, heyhat!
Bahar ve Kelebekler, Ömer Seyfettin
Gelecekten bir şey ümit edemezler miydi? Türk kadınlığı bir gün yüksek anlayışla, altı asırlık rastlantısal ve doğal ayıklanma sayesinde harika haline gelen güzelliğiyle, zekâsıyla, insanlık sahnesine çıkarak saygılar ve tapınmalar önünde yükselmeyecek miydi?.. Bugünkü tevekkül daha ne kadar devam edebilirdi?
📖 Sayfa 155 · Bahar ve Kelebekler, Ömer Seyfettin
Ne vakit ki insan edebiyattan nefret hissetmeye, kafiyeler, mısralar gözüne boş, anlamsız, bıkkınlık verici görünmeye başlar, ihtiyarlığın soğuk ve kemikten iskelet elleri onun kalbine uzanmış demektir.
📖 Sayfa 61 · Bahar ve Kelebekler, Ömer Seyfettin
Çalışanlar aç kalıyor, öğrenenler aşağılanıyor, bilim aşığı olanlara genel bir nefret besleniyor, bilgi affolunmaz bir küfür sayılıyordu.
📖 Sayfa 64 · Bahar ve Kelebekler, Ömer Seyfettin
Fikrim yorgun, zihnim kavramak istediği şeylerin çeşitliliğinin sıkıştırması karşısında bitap…
📖 Sayfa 75 · Bahar ve Kelebekler, Ömer Seyfettin
Bu hissi elimde olmadan aşk zannediyor ve aldanıyorum.
📖 Sayfa 24 · Bahar ve Kelebekler, Ömer Seyfettin
Ey Aşk! sen yalnız şairlerin hayalinde misin?
Bahar ve Kelebekler, Ömer Seyfettin
Ah, gençliğin o bir daha asla geri dönmeyecek olan sarhoş edici ve ışıklı ilkbaharı!...
📖 Sayfa 94 · Bahar ve Kelebekler, Ömer Seyfettin
Ne kadar girgin, ne kadar cesur, ne kadar kahramandım...
Ah bu hediye, bütün sinirlerimi yatıştıran bu gül... ve yolda giderken düşünüyordum: Bir gül, birkaç saniye, en fazla bir bahar güzel kokacak ve beni sevindirecekti. Lakin bu, bütün hayatımı çiçekleyecek, bu gül bana ebedi bir zevk ve saadet olacak...
📖 Sayfa 11 · Bahar ve Kelebekler, Ömer Seyfettin
"Her şeyi öğrenmek isteyen hiçbir şey öğrenemez. "
📖 Sayfa 22 · Bahar ve Kelebekler, Ömer Seyfettin
Ben vahşi miyim, nasıl okumadan, insanlığımın gıdasını vermeden yaşarım?
📖 Sayfa 42 · Bahar ve Kelebekler, Ömer Seyfettin

Yeni bir şey yoktur. Her şey eskidir. Eskiden gerçekleşmiş bir olayın aynı sebepler ve şartlar dahilinde tekrarıdır. İlimler ve fenler bile eskidir. Mesela fiziğin, tıbbın ilk kuralları geçmişte konmuş; yalnız bazı ayrıntılarında keşif ve yenilikler gerçekleşmiştir. Asırlarca evvel gelen Buda, bütün dinlerin, bütün felsefelerin bir ağızdan dile getirdikleri bilgelik ve erdem efsanesini dile getirmiş; sonrakiler, hatta şimdikiler hep onun düşüncelerini tekrar etmişlerdir.
📖 Sayfa 121 · Bahar ve Kelebekler, Ömer Seyfettin
Kadın güzelliğinin en gizli, en mahrem, en heyecan verici nüanslarını ortaya koyan bu çıplak heykel resimlerine bakarken hep karımı düşünüyordum. Hiçbirisi onun kadar güzel değildi. En mükemmel olmak üzere yapılanlarında bile sanki gözle görülmeyen bir kusur vardı.
📖 Sayfa 127 · Bahar ve Kelebekler, Ömer Seyfettin
"Onu sevmekliğim o kadar umulmadık, o kadar olağandışı mıydı?"
📖 Sayfa 24 · Bahar ve Kelebekler, Ömer Seyfettin
Sıkça Sorulan Sorular
Bahar ve Kelebekler kimin eseridir?
Bahar ve Kelebekler, Ömer Seyfettin tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1911'de yayımlanmıştır.
Bahar ve Kelebekler kaç sayfadır?
Bahar ve Kelebekler, 180 sayfadır (Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları baskısı).
Bahar ve Kelebekler'in en ünlü sözü nedir?
“"Dezanşante..." "Ne demek?" "'Sevinç ve saadetten mahrum kadınlar'demek." "Onlar kimmiş?" "Biz... Türk kadınları..."”