CANLI

Behçet Çelik'in Kaleminden Beğenilen Sözler

Behçet Çelik sözleri ve alıntıları

Behçet Çelik kalemiyle yazılan eserler, okurların favorisi olmayı sürdürüyor. Aşağıda 100 söz, alındığı kitapla birlikte yer alıyor.

En Beğenilen Behçet Çelik Sözleri

Kaybolursan utancını aşar, gider birine sorarsın, kaybettiğin kendinse kim soracak, kim bulacak?

Soluk Bir An, Behçet Çelik

Herkesin kaçtığı yer hapishane olur mu hiç?

Soluk Bir An, Behçet Çelik

Sevişmeyi değil, söyleşmeyi bıraktıklarında bitmişti evlilikleri.

Soluk Bir An, Behçet Çelik

“İnsan kendine acımayagörsün, dünyanın merkezinde olduğunu sanmaya başlıyor. Dünya girdaplardan oluşmuş oysa; herkes kendi girdabında, hortumunda, kuyusunda, bataklığında, balçığında.“

📖 Sayfa 65 · Soluk Bir An, Behçet Çelik

“..ama ortak bir dünyada, edebiyatın insanı kelimelerle içine çekerek değiştirip dönüştürdüğü dünyada, o dünyanın yerleşikleri, yurttaşları olarak birbirimizi yüz yüze tanımadan birlikte bir iş görürüz - bu usta yazarların edebiyat aracılığıyla ifade ettikleri sözleri çoğaltırız.”

📖 Sayfa 15 · Ateşe Atılmış Bir Çiçek, Behçet Çelik

“Bilenmiş ortalama bir zekâ körelmiş dehayı yenerdi.“

Dünyanın Uğultusu, Behçet Çelik

"Oğlum, bir hayatın bir de şiirin büyüsüne inandım ben, evliliğin değil."

Soluk Bir An, Behçet Çelik

“Şu kedinin güzelliğine bak canım, nasıl da güzel gözleri var, sırf bu gözlerdeki ışık oyunlarını görmeye bile gelmiş olabiliriz dünyaya.”

Dünyanın Uğultusu, Behçet Çelik

“Gençken herkesten alacaklı zannediyor insan kendisini, kimseyle arasında herhangi bir sözleşme olmadığını zamanla kavrıyor.”

Patikaların İyi Yanı, Behçet Çelik

“Fikir, çoğulu efkâr. Çoğalmış, üremiş, türemiş, kabarmış, ağırlık kazanmış, kitlesi kütlesi artmış fikir”

Patikaların İyi Yanı, Behçet Çelik

"Ölüm korkusu diyorsun ya, genç görününce Azrail'i kandıracağınızı mı sanıyorsunuz?"

Soluk Bir An, Behçet Çelik

“..görüntüler flu, sarsak, ayarsız; günler ya geçmiyordu ya da yetişilmiyordu hızına.”

Belleğin Girdapları, Behçet Çelik

Gecikmiş âşıklık.

Soluk Bir An, Behçet Çelik

Geçiyor zaman, zamanın geçip gitmesinden başka bir şey beklemeksizin.

Soluk Bir An, Behçet Çelik

“Aynı şeyleri yapmak değil, aynı şeyleri yapamamak daha sağlam dostlukların temelidir ya, pek bilinmez bu, tersinin doğru olduğu sanılır.”

📖 Sayfa 64 · Soluk Bir An, Behçet Çelik

Bazen bir zamanlar yaşadıklarımızın hatırı ertesi gün olacaklardan önemli gelir bize.

Soluk Bir An, Behçet Çelik

“Sadece şaşırmamayı öğrenmişti henüz, az yol değildir buraya varmak..”

Belleğin Girdapları, Behçet Çelik

"Keşke, diyorum..Bazen, keşke beklediğim bir şeyler olsa. Gelmesini beklediğim biri, olmasını beklediğim olay...Gelmeyeceğini, olmayacağını bilsem de beklesem."

Herkes Kadar, Behçet Çelik

Birazcık hareket, yer değiştirmek iyidir, saçmalıklar ağır ilerler havada. Ağır ama derinden!

Soluk Bir An, Behçet Çelik

“Savaşta ya da barışta her zaman seven, sevilen, kimi zaman umudunu yitiren, kötüleşen, yalnız kendini düşünen, yanılan, koşullar yüzünden sevme yeteneklerini bile yitiren ama güzel bir müzikle yeniden doğan, güzel bir insana saatlerce bakabilen insanlar...”

İki Deli Derviş - Yazyalnızı, Behçet Çelik

“..iddialı, bilgi ve ilgi kumkuması arkadaşlarından farklı olarak kendisinden farklı düşünenleri anlamaya çalıştığında kanım daha da kaynıyordu. Bunun bir tür yaralanabilirlik olduğunu sezdiğim için sarılıp korumak istiyordum onu başkalarından.”

Belleğin Girdapları, Behçet Çelik

Sırf bu yüzden insan gençken âşık olmalı. Bunca gelgitin yorgunluğu bu yaşta zor. Ama imkânsız değil.

Soluk Bir An, Behçet Çelik

"Ben çocukken böyle değildim."

Soluk Bir An, Behçet Çelik

Aşk böyle bir şey, diye düşünüyor, dağınıklıkları topluyor, kırıklarını alıyor hayatın, çekidüzen veriyor, bir süreliğine de olsa. Nereden biliyor ki aşkın ne olduğunu? Yokluğundan!

Soluk Bir An, Behçet Çelik

Âşık olduğu kadın tarafından güzel bulunmak az kula kısmet olur.

Soluk Bir An, Behçet Çelik

“Herkes her şeyi biliyordu, daha önemlisi bildiğinin bilinmesini istiyordu; herkes haklıydı, ama bu yetmiyordu hiçbirine, başkaları da kendilerine hak versin diye tutuşuyorlardı..”

Belleğin Girdapları, Behçet Çelik

Ruhsal saatinin saniye kolu da takılıp kalmıştı; ne olduğunu bilmediği bir şeyleri beklerken, aynı rakamı biteviye dövüp duruyordu yıllardır.

Soluk Bir An, Behçet Çelik

“.. zamanında okuduğum, belleğimde saklı kalmış ya da unutulup gitmiş, izi, gölgesi hayatıma, yoluma düşmüş cümleler için yazmış olacaktım. Harflerden, kelimelerden, işaret ve dizelerden oluşmuş yazılı bir evrende cümlelerimizin konuşması için, birbirlerini açmaları, anlamaları, birbirlerinin süzgeci olması için.”

Belleğin Girdapları, Behçet Çelik

“Ne çabuk büyüyor çocuklar... Kimse yaşını yaşamıyor. Herkeste bir acele. Bugünden kesmişler umudu. Büyüsek de yarın olsa. Hem yarının belkisi var.”

İki Deli Derviş - Yazyalnızı, Behçet Çelik

Zamana hâkim olmak istiyor, (en büyük iktidara talip, aşağısı kurtarmaz, sultanlık, önderlik, hiçbiri) bütün zamanlarda sarmak, sarılmak istiyor. Arzunun sınırı mı var?

Soluk Bir An, Behçet Çelik

Kalkıp gideceksek bir gün, kaçınılmazsa hücrelerimizin dağılması, nereye kadar durmuş - oturmuş bir hayat mümkün olabilir ki?

Soluk Bir An, Behçet Çelik

Yıllar ona tek bir şey öğretmiş sanki. Sessizce durmayı. Duruyor.

Soluk Bir An, Behçet Çelik

İlk arsızlıklarında boyunun ölçüsünü alıp durgunlanmış, boynunu büküp (dizini kırıp) oturmuş kalmış.

Soluk Bir An, Behçet Çelik

Anımsamak gitgide insani bir faaliyet olmaktan çıkıyor. Bizim yerimize, dijital fotoğraf makineleri, cep telefonları, bilgisayarlar “bellekte” tutuyor. İnsan belleği şiirin, edebiyatın toprağıdır. Her şey oradan boy verir. Belleğin erozyonu şiirin erozyonudur.

Kurbağalara İnanıyorum, Behçet Çelik

Adımını atarsın diken batar, durduğun yerde canını yakan acı değil çürümedir olsa olsa.

Soluk Bir An, Behçet Çelik

Başka bir dünyanın değil, yaşadığımız dünyanın artığı. Almışlar gereken kısımları, kalanı dünya diye sunmuşlar bize. Bir insan bir insana sevdiğini söyleyemiyorsa, söylemeyi aklından bile geçirmiyorsa, "aklından geçirmesi teklif dahi edilemez" diye kurallar, kaideler konmuş, bunlara sıkı sıkıya riayet ediliyorsa, burası dünya olamaz; olsa olsa posasıdır, canı, özsuyu alındıktan sonra kalandır.

Soluk Bir An, Behçet Çelik

“Yazmak da insanlara bakmanın, onları görmenin özel bir yoludur; gördüklerini kaydetmek, gelip geçici gündelik görüntüler olmaktan çıkartmaktır.”

📖 Sayfa 136 · Ateşe Atılmış Bir Çiçek, Behçet Çelik

“Diyebiliriz ki, yazmak onun için bir yaşama biçimi olduğu kadar bir sevme biçimidir de. Bu ikisi iç içedir.”

📖 Sayfa 152 · Ateşe Atılmış Bir Çiçek, Behçet Çelik

Bitmez sandığı nice dostluk, arkadaşlık bitip gitmiş, unutulmuşken inanılır gibi değil ama galiba aşk bu yüzden aşk. Öbür türlü olduğunda başka bir şey oluyor. Bu canına yandığım zırıltıya aşk denmesi bundan. Zamana hükmediyor çünkü, sınırsız, sonsuz olacağına gönül rahatlığıyla inanıyor insan, başka türlü olacağına aklı kesmiyor.

Soluk Bir An, Behçet Çelik

“Ortalama biriydi, her anlamda. Aşağısıyla yukarının arasında dengede durması gerekmişti hep – dengeyi koruması belki de. Bu denge dünyanın dönmesini sağlayan dengeydi.. Bu dünya kendi gibi ortalama insanların yüzü suyu hürmetine dönüyordu.”

Dünyanın Uğultusu, Behçet Çelik

–bazen bir kişi nasıl bir kalabalıktır, herkestir, bilen bilir–

Dünyanın Uğultusu, Behçet Çelik

“Sahte teselliler, karşındakine el uzatır görünürken kendi yazgına şükretmeler yerine, canının nasıl yandığını biliyorum, o ateşe elimi uzatıyorum, diyebilmek; gerçek yücelik –mümkünse– bundan ötede bir yerde değil.”

Kaldığımız Yer, Behçet Çelik

Ah arzu, bazen böyle donuklaştırır adamı. Peşinden bir cümlenin içinden bir kelimeyi özenle seçer, ışık hızıyla analiz eder, her sesin çıkarken ağızda izlediği yolu, değdiği dili, dişi, dudağı gözetir, neden başka türlü değil de tam böyle söylendiğine odaklanır. Vardığı sonucun yanlış çıkması halinde neler olacağı bir yana, böyle bir olasılığın akla gelmesine bile engel olur; bağlantıları keser, cesaret kırıcı hiçbir şeyin geçişine izin vermez kâfir.
Zamanıdır, (değilse de hissedilen odur, tam zamanıdır) gelmiş de geçiyordur.

Soluk Bir An, Behçet Çelik

“Bir yemeği güzelleştiren yapan değil, yiyenlerdir.”

Düğün Birahanesi, Behçet Çelik

"Yaşamış olmanın hazzı ile yitirmiş olmanın acısı arasında gidip geliyordum."

Herkes Kadar, Behçet Çelik

“Tomris Uyar gibi yazarların yapıtları birer insan araştırmasıdır, onun deyişiyle insan gerçekliğinin görünür hale geldiği metinlerdir bunlar. Rakamların, istatistiklerin ötesine geçerek insanlık durumlarını somut kişilerin zihin dünyaları ve değer yargılarıyla birlikte sunarlar bize. Tek bir kişinin tekil, biricik öyküsünde dünyanın yeni halinin, değerlerinin yansımasını sezdiğimiz olur.”

📖 Sayfa 217 · Ateşe Atılmış Bir Çiçek, Behçet Çelik

Sadece kan pompalamıyor bedenine kalbi, bazen de gözyaşı pompalıyor gözlerine.

Soluk Bir An, Behçet Çelik

"Hepimiz sevdik zamanında, şimdi ya vaktimiz yok ya şiir yazılmıyor memlekette."

Soluk Bir An, Behçet Çelik

İki yokluk arası geçici bir soluk da niye?

Soluk Bir An, Behçet Çelik

Her acı öncekileri silikleştirdikçe insanın canını daha çok yakıyor. Üst üste değil, iç içe birikiyor.

Soluk Bir An, Behçet Çelik

İnsan yeryüzünde yer kaplıyormuş, kaçamazmış bundan.

Soluk Bir An, Behçet Çelik

Kurcalandıkça hissizleşiyor hassas yerler.

Soluk Bir An, Behçet Çelik

Hep düşlediğinin aksine yalnızlık çekip gittiğinde değil, kaldığında karşılayacak onu -soysuz bir yalnızlık. Geçmişi didikleyip duracak o soysuz durakta, oyalanmak için, zaman geçsin diye; pişmanlık bile duymayacak, soluk alamayacak, kaçamayacak.

Soluk Bir An, Behçet Çelik

Elde ettiğin hiçbir şeyin önemi yoktur, daha büyüğü yeni hedefin olarak önündedir.

Soluk Bir An, Behçet Çelik

Arkadaşlık böyle bir şey. Arkadaşını mutsuz edeni düşman bilirsin, sevmezsin, tiksinirsin.

Soluk Bir An, Behçet Çelik

Sıkıldım öznenin her zamanki yerinden, gizlenmesinden, saklanmasından. Varlığından ayrı, yokluğundan ayrı. Yüklemler özne olsun, sevmekler dolaşsın caddelerde, "seviştim" ler konuşsun "nefes almıştım" larla, hep birlikte bizi yapsınlar, biz yapsınlar.

Soluk Bir An, Behçet Çelik

Umut canını yakar mı insanın?

Soluk Bir An, Behçet Çelik

Büsbütün hormonlarla ilgili bir şey değil aşk, daha başka bir delilik. Sinirsel, fiziksel değil o kadar; ancak yanıtını bilmediğimiz bütün sorularla birlikte anlayacağız ne olduğunu, nasıl başlayıp bittiğini.

Soluk Bir An, Behçet Çelik

"Aldanma ki şair sözü elbette yalandır."

Soluk Bir An, Behçet Çelik

(Yapmak başka bir şey, yapabilmek, o bambaşka.)

Soluk Bir An, Behçet Çelik

Kaçacağı yerde de aynı havayı soluyup aynı suyu içecek sonra; öyleyse ne gerek var adım atmaya, debelenmeye. Ha burası ha orası! Sürekli bir kandırmaca, büyük bir oyalanma.

Soluk Bir An, Behçet Çelik

Belleğimizde bir yanılsama daha - bütün mümkünler bir gün gerçekleşecek.

Soluk Bir An, Behçet Çelik

"Biz kadınlar bazen sadece kendimiz için süslenip püslenmez miyiz? Hiç kimseyi görmeyecek olsak, kimseye kendimizi beğendirmek istemesek de şık şıkırdım çıkmaz mıyız bazen dışarıya?"

Soluk Bir An, Behçet Çelik

Duran zamanın içindeyken bile insan durmayan zamandan ürkebiliyor.

Soluk Bir An, Behçet Çelik

"Geçmişi yaşandığı zamanda bırakmak, bugüne getirmemek lazım."

Soluk Bir An, Behçet Çelik

Bizden ayrı bir şey mi sanki? Biz olmasak da zaman gene olur, gene gelir, gene geçer sanıyoruz; oysa zaman biziz. Saati değil, zamanı kurmuş birileri - zamanında. O günden beri dünyanın kirini pasını zamana sığınarak örtüp saklıyor, ipe sapa gelmez, ucuz, bayağı sözleri zamane cilalarıyla parlatıp duruyoruz. En çok yinelenen söz en doğru, en aydınlık ya da en hikmetli oluyor. Sonuç: Savaş nağmeleri sakız oluyor dillerde. Öyleyse susmalı.

Soluk Bir An, Behçet Çelik

“Dünyaya, hayattan zevk almaya ve karşısına çıkan zorluklara pratik çareler bulmaya gelmiş, bunların da en incelikli yolunu uzun araştırmalar, yorucu uğraşlar sonunda keşfetmişti..”

Yolun Gölgesi, Behçet Çelik

İnsan, bir yere yerleşmeye karar verince, demirleri olabildiğince derine atmak istiyor.

📖 Sayfa 15 · Herkes Kadar, Behçet Çelik

Bir gün her şey yok olduğunda, bir keder bulutu kalacak. Yeni bir hayat o buluttan doğacak, daha önceki gibi, öncekiler gibi.

Soluk Bir An, Behçet Çelik

Her şey tartışılır ama herkesle tartışılmaz.

Soluk Bir An, Behçet Çelik

İnsan tragedya’sının özü bilinmezlik oysa. Hangi ölçüte vurursan vur doğru ya da yanlış seçenekleri kestiremezsin.*

📖 Sayfa 191 · Ateşe Atılmış Bir Çiçek, Behçet Çelik

Birbirlerinin yaptıklarıyla hem kıvanan hem de hasetten çatlayan tuhaf bir cemaat erkek cemaati.

Soluk Bir An, Behçet Çelik

(Bedeni isyan ediyor ruhuna; "Yap artık bir şeyler," diyor, "ya sakinleş, unutmaya başla ya da hareketlen.")

Soluk Bir An, Behçet Çelik

Okulda okumak, iş aramak, belki bir gün iş bulmak, çalışmak, Allah yazdıysa bozsun evlenmek... belki de nefes alıp vermenin kendisi bile... hatta çeyrek yüz yıl önce doğduğuna inanmak da... hepsi oyundu.

Dünyanın Uğultusu, Behçet Çelik

"İnsan sizin yanınızda kendisini zamanın dışında hissediyor. Zamanın ağırlığından sıyrılıyor"

📖 Sayfa 37 · Herkes Kadar, Behçet Çelik

'Biz görmediğimiz, farkında olmadığımız bir savaşın kuşağıyız.'

Dünyanın Uğultusu, Behçet Çelik

Acı avutucudur.

Soluk Bir An, Behçet Çelik

Belki bir gün seninle de herhangi iki kişi gibi rastlaşırız. Ne sevinç, ne öfke olur gözlerimizde, oturur konuşuruz. Bütün sözcükler gıcır gıcır olur o zaman. Yanlış anlamlarını çoktan unutmuşuzdur. Masaya "masa" deriz, gülümsemeye "gülümseme"...

📖 Sayfa 76 · Herkes Kadar, Behçet Çelik

Kendini bilmekmiş, hah, bildikçe tutsak ediyoruz kendimizi. Kavga ettiği sevgilisine, “Sen de böylesin zaten,” diyerek onu kaskatı, sabit bir çembere sıkıştıranlardan ne farkı vardı kendini bildiğini iddia edenlerin? Onlar da kendilerini bir başka çembere sabitliyorlar.

Soluk Bir An, Behçet Çelik

"Oldum, oldum... Âşık olmak aşı olmak gibidir, bağışıklık kazanırsın; bir daha olmazsın."

Dünyanın Uğultusu, Behçet Çelik

Kimsenin işine karışmasına tahammülü yok; ne yaptığına ya da yapmadığına dair tek söz işitmek istemiyor başkalarından, kendi gürültüsünden yorgun kulakları.

Soluk Bir An, Behçet Çelik

İnsan ömrünü kendine bir benlik, kişilik oluşturmakla geçiriyor, sonra gün geliyor önündeki en büyük engelin bunlar olduğunu fark ediyor.

Soluk Bir An, Behçet Çelik

“Başkalarının prim verdiği, önemsediği, uğruna öbür insanları itip kaktığı hiçbir şeye yetişmemekle hiçbir şey kaybetmeyeceğine inanmak hoşuna gidiyor.”

Dünyanın Uğultusu, Behçet Çelik

“İnsan bu, kaptırıp gitmeye meyyal bir varlıktı eninde sonunda. İki gün mahsuscuktan bir şey yapsın, üçüncü gün nasıl da ciddiye alırdı yapıp ettiğini.”

Dünyanın Uğultusu, Behçet Çelik

İlk zamanlar sızlıyor insanın içinde bir şeyler, sonra alışılıyor. Zamanla, çekilen sıkıntılar, küskünlükler, kavgalar için de çok fazla suçluluk duymamaya başlıyor insan.

Soluk Bir An, Behçet Çelik

"Dinleyenini bulduğunda yetineceksin. Anlattığında da anlamaz ya, en azından kendi kendine konuşmazsın. Seni dinlemek yerine, sana neyin ne olduğunu anlatan adamlardan uzak duracaksın."

Soluk Bir An, Behçet Çelik

İnsanı geçmişi takip ediyor her an, her yerde. Değişmek istese de değişemiyor; ne tuhaf, ne acı. Hele ki onun yaşına geldiğinde. İnsan gençken daha rahat makas değiştirebiliyor.

Soluk Bir An, Behçet Çelik

Çoktandır anlamsız bulup yapmayı bıraktığı hesaplaşmayı sil baştan, tek kalemde yapıp çiziyor üzerini: Elde var sıfır.
Yeniden başlamak mümkün sanki; eldeki sıfıra bakarsan.

Soluk Bir An, Behçet Çelik

Herkesin birbirine yalan söylemek zorunda olduğu bir düzeni vardı dünyanın. "Yalan dünya" dedikleri bundan başka bir şey değildi.

Soluk Bir An, Behçet Çelik

Nasıl yürüdüğümüzle ilgili. Bu katılıklar gezegeninde ender zamanlarda duyuyoruz uçucu olmanın başkalığını; içtiğimizde, seviştiğimizde, âşık olduğumuzda. Anılar biriktirmek de mümkün değil, biriken anıları saklayacak bir torbamız, kutumuz, kuytumuz yok; bellek sadece izini tutuyor anıların.
Tutuyor tutmasına da, izi mi kalır havada, hızla kaçıp giden tavşanın?

Soluk Bir An, Behçet Çelik

Bazıları da böyle yaşıyor olabilirdi aşkı, taşarak, taşırarak. Herkes onun gibi içine atıp ışıksız loşluklarda büyütmeye çalışmıyordur ya sevincini, heyecanını.

Soluk Bir An, Behçet Çelik

Her zaman her adımımızı bilinçle atmıyoruz. Sezgilerimiz de itekliyor bizi, yönlendiriyor. Bilmeden yaptığımızı sandığımız seçimlerimiz o kadar da cahilane, körlemesine değil. Neyin ne olduğu zamanla çıkıyor ortaya. Yılların ötesinden bakınca birbirini tamamlıyor parçalar. Sezmişiz aslında.

Soluk Bir An, Behçet Çelik

Söz değil, söyleyen önemliydi.

Dünyanın Uğultusu, Behçet Çelik

Başka kadınların bedenleri ya da yasak ilişkilerdeki heyecan günlük rutinin kırılmasına, içinde bulundukları halden çıkmalarına yetiyor olmalıydı birileri için.

Soluk Bir An, Behçet Çelik

Alan eden yoktu aynayı. Ayna da, aynaya bakan da değişmeyen, sıkıcı görüntüden sıkılmışlardı. Aynanın önünden çekilmişti bir gün; ayna da sırtını dönmüştü, karşısına geçse göreceği boş bir çerçeve artık. (Belki de en gerçekçi görüntü.)

Soluk Bir An, Behçet Çelik

Kimsenin kimseye ilaç olmayacağından adı gibi emin; bir insanın bir başkası için yapabileceği tek şeyin ona dert, yük olmamak olduğuna inanıyor.

Soluk Bir An, Behçet Çelik

Herkesin yaptığını yapmaya karar vermek, karar vermek midir?

📖 Sayfa 24 · Soluk Bir An, Behçet Çelik

Aldatılmayı yeğleyeceğini düşündü karısının; üşendiği için sadık kalmış bir koca daha üzücü, daha yaralayıcıydı herhalde.

Soluk Bir An, Behçet Çelik

Sakınılan, insanın kendisini koruduğu sevdası olur mu? Sevdalandın mı dünyayı alacaksın karşına, pısıp saklanarak sevilir mi? Böyle sevda olur mu?

Yazyalnızı - İki Deli Derviş, Behçet Çelik

İnsanları bir hayalle zehirliyorlar. Aşk diye bir hayal mahsulü yaratmışlar; herkes onu arıyor, bulduğunu sanıyor. Bulanların hali de ortada. Evlenirler, hayatları kayar. Evlenmeyenler? Kendisi gibi ortada dımdızlak kalanlar? Bir yerlerde başka türlü yaşayanlar var. Şu entel muhitlerindekiler evlenmiyorlardır. Onların da canı cehenneme! Onlar da ayrı ukalalar. Solcular, devrimciler, devrimle evlenenler... Kaldı mı onlardan?

Dünyanın Uğultusu, Behçet Çelik
Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Her sözün altında alındığı eser belirtilmiştir.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓
“

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4